Aciz Vesikası (İİK 143): Sonuçları ve 20 Yıllık Zamanaşımı
24 Temmuz 2026

Aciz Vesikası (İİK 143): Sonuçları ve 20 Yıllık Zamanaşımı

İcra takibiniz sonuçlandı ama alacağınızın tamamını tahsil edemediniz; borçlunun haczedilebilir malı kalmadı. Bu durumda icra dairesi size bir “aciz vesikası” (aciz belgesi) düzenler. Bu belge ne işe yarar, alacağınızı sonsuza kadar mı yoksa 20 yıl mı koruyor, borçlu yeni bir mal edinirse ne olur? Bu yazıda İİK m.143 ve m.105 kapsamında kesin ve geçici aciz vesikasının şartlarını, hukuki sonuçlarını (20 yıllık özel zamanaşımı, faiz durması, ceza hukuku boyutu) ve alacaklının bu belgeyle sonraki yıllarda izleyebileceği stratejileri ele alıyoruz.

10 Saniyede Hukuk · İcra ve İflas Hukuku

Borçlunun hiç malı yok, alacağım ne olur?

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

▶ Videonun sayfası ve tam metni →
Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

Aciz Vesikası Nedir?

Aciz vesikası (borç ödemeden aciz vesikası), alacaklının icra takibi sonucunda alacağının tamamını tahsil edememesi halinde icra dairesi tarafından düzenlenen ve borçlunun o anki malvarlığının alacağı karşılamaya yetmediğini resmi olarak tespit eden belgedir. Yasal dayanağı İİK m.143’tür: “Alacaklı alacağının tamamını alamamış ve aciz vesikasının düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse, icra dairesi kalan miktar için hemen bir aciz vesikası düzenleyip alacaklıya ve bir suretini de borçluya verir; bu belgeler hiçbir harç ve vergiye tâbi değildir.”

Aciz vesikasının bir nüshası her il merkezinde Adalet Bakanlığınca tespit edilen icra dairesi tarafından tutulan ÖZEL SİCİLE kaydedilmek üzere gönderilir. Bu sicil kaydı, borçlunun mali geçmişinde önemli bir iz bırakır ve ileride kredi, ihale gibi süreçlerde sorgulanabilir hale gelir.

Kesin Aciz Vesikası ile Geçici Aciz Vesikası Farkı

Aciz vesikasının iki türü vardır ve bu ayrım hukuki sonuçlar bakımından önemlidir:

Kesin aciz vesikası (İİK m.143): İcra takibinin tüm aşamaları (haciz, satış) tamamlanmasına rağmen alacağın tamamının tahsil edilememesi ve borçlunun geriye kalan borcu karşılayacak başkaca malının bulunmadığının kesin olarak anlaşılması üzerine düzenlenir. Bu, sürecin sonuna gelindiğini ve tahsilat imkanının o an için tükendiğini gösterir.

Geçici aciz vesikası (İİK m.105): Haczi kabil mal hiç bulunmazsa haciz tutanağının kendisi 143. maddedeki aciz vesikası hükmündedir. İcraca takdir edilen kıymete göre haczedilen malların alacağı karşılamaya yetmediği (kifayetsizliği) anlaşıldığı takdirde de tutanak geçici aciz vesikası yerine geçer ve alacaklıya İİK m.277 vd.’de yazılı hakları (tasarrufun iptali davası açma hakkı gibi) verir. Yani geçici aciz vesikası, satış aşamasına gelinmeden, haciz aşamasında borçlunun mal varlığının yetersizliği tespit edildiğinde ortaya çıkar.

Geçici aciz vesikasının en önemli pratik sonucu, alacaklıya İİK m.277 vd. kapsamında TASARRUFUN İPTALİ DAVASI açma hakkı tanımasıdır; yani borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yaptığı devir işlemlerinin iptalini isteyebilme imkanı doğar. Detay için Tasarrufun İptali Davası yazımıza bakabilirsiniz.

Aciz Vesikasının Düzenlenme Şartları

İcra müdürünün aciz vesikası düzenleyebilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir: (1) Geçerli bir icra takibi bulunmalı ve takip kesinleşmiş olmalı; (2) Haciz işlemi usulüne uygun yapılmış olmalı; (3) Haczedilen malların (varsa) satışı gerçekleştirilmiş ve satış bedeli alacağa mahsup edilmiş olmalı; (4) Buna rağmen alacağın bir kısmı veya tamamı karşılanamamış olmalı; (5) Borçlunun başkaca haczedilebilir malı bulunmadığı tespit edilmiş olmalı.

Haciz sırasında hazır bulunmayan borçlulara İİK m.103 uyarınca tebligat yapılması gerekir; bu tebligattan itibaren 3 günlük süre, borçluya haciz tutanağına şikayet hakkının kullanılması için tanınmıştır. Borçlular, haciz tutanaklarının yasal şartları taşımadığını ileri sürerek aciz vesikasının iptali için icra mahkemesine dava açabilir. Yargıtay içtihatları uyarınca “icra müdürlüğünce İİK 143 uyarınca düzenlenen kesin aciz vesikası, taraflardan herhangi birinin şikayeti sonucu icra mahkemesince iptal edilmediği sürece geçerliliğini korur.”

Aciz Vesikasının En Önemli Sonucu: 20 Yıllık Özel Zamanaşımı

Aciz vesikasının en dikkat çekici hukuki sonucu, İİK m.143/6 (bazı kaynaklarda m.143/4 olarak da anılır) hükmüdür: “Bu borç, borçluya karşı, aciz vesikasının düzenlenmesinden itibaren YİRMİ YIL geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” Bu, normal takip zamanaşımı sürelerinden (ilamlı takipte 10 yıl, ilamsız takipte alacağın niteliğine göre değişen kısa süreler) çok daha UZUN özel bir süredir ve alacaklının uzun vadede tahsilat şansını korur.

20 yıllık bu süre boyunca alacaklı, borçlunun mali durumunda bir iyileşme (yeni iş, miras, mal edinme vb.) tespit ettiğinde aciz vesikasına dayanarak YENİDEN takip başlatabilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 07.02.2012 tarihli 2011/16443 E., 2012/2464 K. sayılı kararında belirtildiği üzere kesin aciz vesikası zamanaşımını keser ve borç, belgenin düzenlenmesinden itibaren yeniden 20 yıllık süreye tabi olur.

Ayrıca İİK m.143 uyarınca “alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten bir sene içinde takibe teşebbüs ederse yeniden ödeme emri tebliğine lüzum yoktur” — bu, alacaklı için önemli bir pratik kolaylıktır; aciz vesikası alındıktan sonraki 1 yıl içinde yeni bir takip girişiminde bulunulursa, tekrar ödeme emri tebliğ etmeye gerek kalmadan doğrudan haciz aşamasına geçilebilir.

Faizin Durması

Aciz vesikasına bağlanan alacak için önemli bir başka sonuç, FAİZİN İŞLEMEMESİDİR. İİK m.143 uyarınca “aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez.” Bu, borçlu lehine önemli bir düzenlemedir: borç, aciz vesikası düzenlendiği andaki miktarda “donar” ve borçlu yeni mal edinip icra takibi yeniden başlayana kadar üzerine faiz eklenmez. Bu kural sadece asıl borçlu için geçerlidir; kefiller ve müşterek borçlular için uygulanmaz — yani kefiller, aciz vesikasına bağlı miktar için ödemek zorunda kaldıkları faizlerden dolayı asıl borçluya rücu edemezler (İİK m.143/2).

Borçlunun Ölümü Halinde Zamanaşımı

Aciz vesikasına bağlı borç için borçlunun vefat etmesi özel bir sonuç doğurur: mirasçılar, MURİSİN VEFAT TARİHİNDEN İTİBAREN 1 YIL İÇİNDE alacaklının kendilerine başvurmamış olması halinde, borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürebilirler. Bu, 20 yıllık genel sürenin yanında, mirasçılar için ayrı ve daha kısa bir koruma mekanizmasıdır. Alacaklının bu nedenle borçlunun vefatını öğrendiğinde derhal mirasçılara yönelik işlem başlatması önem taşır.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Aciz Vesikasının Borcu Yenilemediği (Tecdit Etmediği) İlkesi

Önemli bir hukuki incelik: aciz vesikası, borcu TECDİT ETMEZ (yenilemez). Yani aciz vesikası düzenlenmesi, eski borcu sona erdirip yerine yeni bir borç ilişkisi kurmaz; sadece MEVCUT borcun tahsil edilemediğini gösteren ispat belgesidir. Bu ayrımın pratik sonucu: borcun asıl kaynağındaki hukuki nitelikler (örneğin rehin, kefalet gibi teminatlar) aciz vesikası düzenlenmesinden sonra da geçerliliğini korur; aciz vesikası bunları ortadan kaldırmaz.

Borçlu Aciz Vesikasındaki Borcu Nasıl Öder?

İİK m.143/7 uyarınca “borçlu, aciz vesikasını düzenlemiş olan icra dairesine borcunu işlemiş faizleriyle birlikte HER ZAMAN ödeyebilir.” Yani borçlu, 20 yıllık süre içinde istediği zaman gönüllü olarak icra dairesine başvurup borcu öder ve aciz vesikasını kapatabilir. Borç tamamen ödendiğinde, aciz vesikasının kaydedildiği özel sicilden kayıt silinir ve borçluya sicilden silindiğine dair bir belge verilir. Bu, borçlunun mali itibarını yeniden tesis etmesi için önemli bir adımdır.

Ceza Hukuku Boyutu (İİK 331, 332, 338)

Aciz vesikasının ceza hukuku açısından da sonuçları vardır. Borçlu, alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla kendi malvarlığını KASITLI olarak azaltarak, haddinden fazla masraf yaparak veya gerçeğe aykırı beyanda bulunarak alacaklının aciz vesikası almasına sebebiyet verdiyse, İİK m.331, 332 ve 338’de düzenlenen şekillerde cezai sorumluluk doğabilir. Borçlunun malvarlığının azalmasına neden olan işlemleri kasıtlı olarak yaptığı ispatlanırsa 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilir. Bu, borçlunun sahte aciz görüntüsü yaratarak alacaklıyı zarara uğratmasını caydırmayı amaçlar.

Diğer Maddi Hukuk Sonuçları

Aciz vesikasının Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu’nda da özel sonuçları vardır. Örneğin TBK m.245 gereğince, bir kişinin ACZE DÜŞMESİ (aciz vesikası alınması) durumunda, o kişinin daha önce yaptığı bağışlama sözleşmesi (vaad) KENDİLİĞİNDEN ortadan kalkar; yani aciz haline düşen kişi, önceden vaat ettiği bir bağışı artık yerine getirmek zorunda değildir. Bu, borçlar hukukunun genel sisteminde aciz halinin geniş etkilerini gösteren bir örnektir.

Alacaklının Aciz Vesikası Sonrası Stratejisi

Aciz vesikası alan alacaklı için 20 yıllık süre boyunca izlenebilecek stratejiler: (1) Borçlunun mali durumunu periyodik olarak (özellikle iş değişikliği, miras, yeni mal edinimi gibi olaylarda) takip edin; (2) UYAP ve e-Devlet üzerinden borçlunun güncel sicil kayıtlarını (tapu, trafik, banka) düzenli sorgulayın; (3) Borçlu yeni bir mal edindiğinde derhal yeni haciz talebi ile (1 yıl içindeyse ödeme emri tebliğine gerek kalmadan) takibi harekete geçirin; (4) Geçici aciz vesikası aldıysanız tasarrufun iptali davası açma imkanınızı değerlendirin; (5) Borçlunun ölümü halinde mirasçılara 1 yıl içinde başvurmayı unutmayın; (6) 20 yıllık sürenin sonuna yaklaşırken alacağınızın durumunu gözden geçirin.

Borçlu İçin Aciz Vesikasının Anlamı

Borçlu açısından aciz vesikası, o anki mali durumun resmi bir tespiti olsa da, borcun SONA ERMESİ anlamına GELMEZ; sadece tahsilat sürecinin o an için durduğunu gösterir. Borçlu için önemli hususlar: (1) Faiz işlememesi geçici bir avantajdır, borç miktarı sabit kalır; (2) Ancak 20 yıl boyunca yeni edinilecek her mal potansiyel haciz riski taşır; (3) Borcu gönüllü ödeyerek sicildeki kaydı temizlemek mali itibar için önemlidir; (4) Malvarlığını kasıtlı olarak azaltarak aciz görüntüsü yaratmak ciddi cezai risk taşır.

Sonuç

Aciz vesikası (İİK m.143), icra takibi sonucunda alacağın tamamının tahsil edilememesi halinde düzenlenen ve borçlunun o anki mali acizini resmi olarak tespit eden bir belgedir. Kesin aciz vesikası (satış sonrası) ve geçici aciz vesikası (haciz aşamasında, m.105) olmak üzere iki türü vardır; geçici aciz vesikası ayrıca tasarrufun iptali davası açma hakkı doğurur. En önemli sonucu, alacağın normal zamanaşımı sürelerinden çok daha uzun olan 20 YILLIK ÖZEL ZAMANAŞIMINA tabi olmasıdır; bu süre içinde faiz işlemez ve alacaklı 1 yıl içinde yeniden takibe geçerse ödeme emri tebliğine gerek kalmaz. Borçlunun ölümü halinde mirasçılar 1 yıl içinde başvuru olmazsa zamanaşımı def’i ileri sürebilir. Aciz vesikası borcu tecdit etmez; borçlu her zaman gönüllü ödeme yapabilir. Malvarlığını kasıtlı azaltarak aciz görüntüsü yaratmak İİK m.331/332/338 kapsamında cezai sorunluluk doğurabilir. Alacaklının 20 yıllık süre boyunca borçlunun mali durumunu takip etmesi, borçlunun ise sicil kaydını temizlemek için gönüllü ödemeyi değerlendirmesi her iki taraf için de akılcı bir yaklaşımdır.

Aciz Vesikası ile Rehin Açığı Belgesi Karıştırılmamalı

Her iki belge de “tahsil edilemeyen alacağın belgelenmesi” işlevi görür; ancak doğdukları takip türü ve sonuçları farklıdır. Elinizdeki belgenin türünü doğru teşhis etmek, sonraki adımın hukuki zeminini belirler.

Aciz vesikası ile rehin açığı belgesinin karşılaştırması
ÖlçütAciz vesikasıRehin açığı belgesi
Doğduğu takipHaciz yoluyla takipRehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip
Ne zaman verilirHaczedilecek mal bulunamazsa veya satış bedeli alacağı karşılamazsaRehinli malın satış bedeli alacağı karşılamazsa
KapsamAlacağın karşılanmayan kısmıRehinle karşılanmayan kısım
Sonraki yol20 yıllık özel süre içinde yeniden takipKalan tutar için genel haciz yolu
FaizKesin aciz vesikasında işlemezKendi rejimine tabidir
Tasarrufun iptaliDava açma hakkı verirŞartları ayrıca değerlendirilir
Borç ikrarı niteliğiKesin aciz vesikasında vardırAyrıca değerlendirilir

Ayrımın pratik önemi dördüncü satırdadır: aciz vesikası alacaklıya yirmi yıllık özel bir takip penceresi açarken, rehin açığı belgesi kalan alacak için genel haciz yolunu işaret eder. Rehin açığı belgesinin ayrıntısı için rehin açığı belgesi nedir rehberimize bakabilirsiniz.

Borç İkrarı Niteliği ve Yeniden Takip Kolaylığı

Kesin aciz vesikasının en az bilinen ama alacaklı için en değerli özelliği, İİK m.68 anlamında borç ikrarını içeren bir senet niteliği taşımasıdır. Bu nitelik, sonraki takiplerde alacaklının elini belirgin biçimde güçlendirir.

Kesin aciz vesikasının alacaklıya sağladığı imkânlar
KonuKuralAlacaklıya sağladığı
Senet niteliğiİİK m.68 anlamında borç ikrarıİtirazın kaldırılması yolu açılır
Yeniden takip20 yıllık süre içinde mümkünBorçlu mal edinirse haciz uygulanabilir
Bir yıl içinde takipYeniden ödeme emri tebliğine gerek yokSüreç kısalır (İİK m.143/3)
Bir yıl geçtikten sonraYeni ödeme emri tebliği gerekirNormal takip usulü
İtiraz gelirseİcra mahkemesinde kaldırmaBelge üzerinden hızlı inceleme
Tasarrufun iptaliBelge ön koşuldurDava açma hakkı doğar

Üçüncü satır çoğu alacaklının kaçırdığı bir hız avantajıdır: vesikanın alındığı tarihten itibaren bir yıl içinde takibe girişilirse borçluya yeniden ödeme emri tebliğ edilmesi gerekmez. Bu, borçlunun yeni mal edindiği bilgisine ulaşıldığında hızlı hareket etmenin karşılığıdır. Son satır ise ayrı bir kapı açar: aciz belgesi, tasarrufun iptali davasının ön koşuludur ve borçlunun aciz hâline düşmeden önce yaptığı bağış veya değerinin altında satış gibi işlemlerin iptalini sağlayabilir. Ayrıntı için tasarrufun iptali davası (İİK m.277-284) rehberimize bakınız.

Belgeden Kurtulma ve Belgenin İptali

Aciz vesikası borçlunun mali durumunu resmî ve aleni biçimde ortaya koyduğundan ticari itibarını doğrudan etkiler. Borçlunun bu belgeden kurtulmasının iki ayrı yolu vardır ve ikisi birbirine karıştırılmamalıdır.

Aciz vesikasından kurtulma yolları
YolNe zaman kullanılırSonuç
Borcun ödenmesiHer zamanBelge terkin edilir (İİK m.143/7)
Ödeme yeriVesikayı düzenleyen icra dairesiKayıtlara işlenir
Ödenecek tutarBorç + işlemiş faizlerKapak hesabı alınmalı
Şikâyet yoluyla iptalBelge usulüne aykırı düzenlenmişseİcra mahkemesi (İİK m.16)
Tipik iptal sebebiMalvarlığı yeterince araştırılmadan verilmesiBelge iptal edilir
SüreŞikâyet her zaman yapılabilirBelge iptal edilene kadar geçerlidir
İptal edilmezseBelge hüküm doğurmaya devam eder20 yıllık süre işler

Dördüncü ve beşinci satırlar borçlu için gerçek bir savunma imkânı içerir: borçlunun malvarlığı gereğince araştırılmadan düzenlenmiş bir aciz vesikasına karşı icra mahkemesine şikâyet yoluyla iptal istenebilir. Ancak son satırın uyarısı önemlidir — belge iptal edilmediği sürece geçerliliğini korur ve yirmi yıllık süre işlemeye devam eder. Bu nedenle usulsüzlük iddiası varsa beklemeden ileri sürülmelidir.

Borçlu Sonradan Mal Edinirse Ne Olur?

Aciz vesikası borcu sona erdirmez; yalnızca o an tahsil edilemediğini belgeler. Borçlunun mali durumu düzeldiğinde süreç yeniden işler.

Borçlunun mal edinmesi hâlinde izlenecek yollar
DurumAlacaklının imkânıNot
Borçlu taşınmaz edindiYeniden takip ve haciz20 yıllık süre içinde
Borçlu işe girdiMaaş hacziKanunî oranlar dâhilinde
Borçlu miras aldıMiras payına hacizPayın haczi mümkündür
Borçlu araç aldıTrafik siciline haciz
Borçlu mal kaçırdıTasarrufun iptali davasıAciz belgesi ön koşuldur
Borçlu vefat ettiMirasçılara karşı süre kısalırMirasın açılmasından itibaren 1 yıl
20 yıl dolduZamanaşımı def’i ileri sürülebilirResen dikkate alınmaz

Altıncı satır alacaklılar için kritik bir uyarıdır: borçlunun ölümü hâlinde mirasçılara karşı süre çok daha kısadır — mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde hak aranmazsa mirasçılar zamanaşımını ileri sürebilir. Bu nedenle aciz vesikasına bağlı alacaklarda borçlunun durumu belirli aralıklarla takip edilmelidir. Yeniden takip için icra dosyasının yenilenmesi, süre hesabı için icra borcunda zamanaşımı rehberlerimize bakabilirsiniz.

Aciz Vesikasının Doğduğu An ve Sonraki Takip

Aciz vesikası, alacağın tahsil edilememesinin resmî belgesidir; ancak alacağı sona erdirmez, aksine alacaklıya bazı özel imkânlar tanır.

Aciz vesikasının hukuki çerçevesi
KonuKuralDayanak
Kesin acizHaczedilecek mal bulunmaması veya satış bedelinin alacağı karşılamaması hâlinde düzenlenirİİK m.143
Geçici acizHaczedilen malların takdir edilen değeri alacağı karşılamıyorsa geçici aciz vesikası niteliğindeki tutanak düzenlenirİİK m.105
Borç ikrarıAciz vesikası, borç ikrarını içeren bir belge niteliğindedirİİK m.143
ZamanaşımıAciz vesikasına bağlanan alacak, borçluya karşı yirmi yıl geçmekle zamanaşımına uğrarİİK m.143
FaizAciz vesikasına bağlanan alacak için faiz istenemezİİK m.143
Yeni takipBorçlunun sonradan mal edinmesi hâlinde yeniden takip yapılabilir
İptal davasıKesin aciz vesikası, tasarrufun iptali davasında dava şartı niteliğindedirİİK m.277
MirasçılarBorçlunun ölümü hâlinde alacağın akıbeti terekeye ilişkin hükümlere göre belirlenir

Beşinci ve yedinci satırlar birlikte okunmalıdır: aciz vesikasına bağlanan alacakta faiz işlemez; buna karşılık bu belge, borçlunun daha önce yaptığı tasarrufların iptali için açılacak davada aranan şartı sağlar. Bu nedenle vesikanın alınması, alacaklı için yalnızca bir tespit değil, yeni bir dava imkânının kapısıdır.

Geçici ve kesin aciz vesikası aynı sonuçları doğurmaz. Tasarrufun iptali davasında aranan, kural olarak kesin aciz vesikasıdır; haciz tutanağının geçici aciz belgesi niteliği taşıması bazı hâllerde yeterli görülse de, dava açılmadan önce belgenin niteliği tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. Yanlış belgeye dayanılarak açılan dava, dava şartı yokluğundan reddedilir.

Tasarrufun İptali Davasıyla İlişkisi

Aciz vesikasının en önemli işlevi, iptal davasının önünü açmasıdır.

İptal davasının çerçevesi
KonuİçerikDayanak
AmaçBorçlunun alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yaptığı tasarrufların alacaklı bakımından hükümsüz sayılmasıİİK m.277 vd.
Dava şartıElinde kesin aciz vesikası bulunan alacaklı dava açabilirİİK m.277
İvazsız tasarruflarBağışlamalar ve ivazsız tasarruflar bakımından özel hükümİİK m.278
Aciz hâlinde tasarruflarBorcunu ödemeyen borçlunun belirli işlemleri bakımından özel hükümİİK m.279
Zarar verme kastıMalvarlığını eksilterek alacaklıları zarara uğratma kastıyla yapılan tasarruflarİİK m.280
Süreİptal davası, tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde açılırİİK m.284
SonuçDava kabul edilirse alacaklı, o mal üzerinden cebrî icra yoluyla alacağını alabilir
Üçüncü kişiİyiniyetli üçüncü kişilerin durumu ayrıca değerlendirilir

Altıncı satır, en sık kaçırılan süredir: iptal davası, tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Aciz vesikasının geç alınması, bu sürenin dolmasına yol açabileceğinden takip sürecinin sonuçlandırılması geciktirilmemelidir.

Haciz aşaması için haciz usulü rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Aciz vesikası nedir?

İcra takibi sonucunda alacağın tamamı tahsil edilemediğinde icra dairesince düzenlenen, borçlunun o anki mal varlığının alacağı karşılamadığını resmi olarak gösteren belgedir (İİK m.143).

Kesin aciz vesikası ile geçici aciz vesikası arasındaki fark nedir?

Kesin aciz vesikası satış tamamlandıktan sonra düzenlenir. Geçici aciz vesikası ise haciz aşamasında, haczedilebilir mal hiç bulunmadığında veya bulunan malın yetersiz kaldığı anlaşıldığında haciz tutanağının kendisi bu hükmü taşır (İİK m.105) ve tasarrufun iptali davası açma hakkı verir.

Aciz vesikasındaki alacak için zamanaşımı süresi ne kadar?

20 yıldır (İİK m.143/6). Bu, normal takip zamanaşımı sürelerinden çok daha uzun özel bir süredir ve belgenin düzenlenme tarihinden itibaren işler.

Aciz vesikasına bağlı alacağa faiz işler mi?

Hayır. Aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez (İİK m.143). Bu koruma sadece asıl borçlu için geçerlidir; kefiller ve müşterek borçlular bu kuraldan yararlanamaz.

Borçlu vefat ederse aciz vesikasındaki alacak ne olur?

Mirasçılar, murisin vefat tarihinden itibaren 1 yıl içinde alacaklının kendilerine başvurmaması halinde borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürebilir.

Aciz vesikası borcu ortadan kaldırır mı?

Hayır. Aciz vesikası borcu tecdit etmez (yenilemez); sadece o anki tahsil edilemezliği gösteren bir ispat belgesidir. Borçlu 20 yıl içinde her zaman gönüllü olarak ödeme yapabilir.

Borçlu malvarlığını kasıtlı azaltırsa ne olur?

Alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla malvarlığını kasıtlı azaltma, haddinden fazla masraf yapma veya gerçeğe aykırı beyanda bulunma İİK m.331, 332, 338 kapsamında 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasını gerektirebilir.

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme

Hukukçular Evi — Ankara

📞 Hemen Ara💬 WhatsApp

🗺️ İcra Takibi Konu Haritası

İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

🔒 Haciz İşlemleri

📁 Takip Süreci

⚖️ İtiraz ve Dava

💰 Ödeme, Harç ve Faiz

🏛️ Satış ve Paraya Çevirme

📌 Özel Alacak Türleri

📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

İlgili Rehberler

🧮 İlgili Hesaplama Aracı

Post by Av. Fatma Öztürk