Haciz Usulü Nedir? İİK m.78-92 Haciz Emri, Taşınır-Taşınmaz Sırası ve Üçüncü Kişi Haczi
Kesinleşen icra takibi, alacaklının haciz istemesiyle malvarlığı üzerinde fiilen el koymaya dönüşür. Haciz; borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki alacak ve haklarına, alacağın anapara, faiz ve masraflarını karşılayacak miktarda hukuki olarak el konulmasıdır. İcra ve İflas Kanunu’nun 78 ila 92 nci maddeleri arasında haczin ne zaman istenebileceği, hangi saatlerde yapılabileceği, hangi malların haczedilemeyeceği, maaş üzerinden ne oranda kesinti yapılabileceği, taşınır-taşınmaz arasındaki sıra ve üçüncü kişideki malın nasıl haczedileceği ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Uygulamada haczin usulüne aykırı yapılması, borçlu tarafından açılan haczedilmezlik şikâyetlerine ve ihalenin feshi davalarına kadar uzayan geri dönülmez sonuçlar doğurur. Bu rehber, haciz usulüne ilişkin İİK m.78-92 arası hükümleri ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin yerleşik yaklaşımını sistematik biçimde ele almaktadır.
Haciz Talebi ve Haciz Emri — İİK m.78
Ödeme emrinin kesinleşmesinin ardından alacaklı, malların haczini isteme yetkisi kazanır. İİK m.78 hükmüne göre haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer. İtiraz veya dava hâlinde bunun vukuundan hüküm katileşinceye kadar veya alacaklıyla borçlu arasında icra dairesinde yapılan taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen zaman bu süreye dâhil edilmez.
Alacaklı yasal süre içinde haciz talebinde bulunmazsa veya talebini geri alıp bu süre içinde yenilemezse dosya işlemden kaldırılır. Yeni bir haciz istenmesi, alacaklının yenileme talebinde bulunmasına ve bu talebin borçluya tebliğine bağlıdır. İlama dayalı olmayan takiplerde yenileme talebi harca tabidir; ilamlı takiplerde ise yenileme harca tabi değildir. Alacaklı isterse haciz talebini içerir bir belge kendisine verilir ve bu belge harç ve resimden muaftır.
Haciz talebini alan icra müdürü, en geç üç gün içinde haczi yapmaya veya yaptırmaya mecburdur. Uygulamada icra müdürünün haczin yerinde yapılması için mahalline gitmesi, keşif niteliğinde işlem olduğundan bu üç günlük süreye ulaşımın gerektirdiği makul süre eklenir. Haciz emri, borçluya ayrıca tebliğ edilmez; borçlu haczin fiilen yapıldığı sırada varsa öğrenir, yoksa haciz tutanağının kendisine tebliğiyle bilgi sahibi olur.
Haciz Zamanı, Konutta Haciz ve Zor Kullanma — İİK m.80
İİK m.80 hükmü, haciz yapan memurun yetkilerini ve haciz zamanını düzenler. İcra müdürü haczi bizzat yapabileceği gibi yardımcı veya kâtiplerinden birine de yaptırabilir. Talep vukuunda borçlu; kilitli yerleri, dolapları ve kasaları açmaya, taşınırların bulunduğu her türlü eşyayı memura göstermeye mecburdur. Borçlu bu yükümlülüğü yerine getirmezse kilitli yerler zorla açtırılır ve gerektiğinde çilingir çağrılır.
Kural olarak gece vakti haciz yapılamaz. Ancak gündüz başlanan hacze gece vakti devam edilebilir; keza gece iş görülen yerlerde (barlar, kulüpler, gece açık üretim tesisleri gibi) gece vakti hasılat haczi mümkündür. Resmî tatil ve pazar günleri de haciz yapılmaz; bu günlerde ancak istisnaen zaruret hâlinde ve mahkeme kararıyla haciz yapılabilir. Konutta haciz uygulamasında memur, borçlunun konut dokunulmazlığına özen göstermek zorundadır; polis marifetiyle zor kullanma yetkisi vardır ancak bu yetki orantılı biçimde kullanılır.
Haciz sırasında borçluya karşı fiziki güç kullanılması veya konutun makul olmayan biçimde aranması, icra memurunun disiplin ve tazminat sorumluluğunu doğurur. Aynı şekilde borçlunun memura fiili mukavemet göstermesi, İİK m.80/son ve TCK m.265 kapsamında ayrı bir suç oluşturur ve derhal Cumhuriyet savcılığına bildirilmesi gerekir.
Haczedilmezlik ve Temel İhtiyaç Eşyaları — İİK m.82
Borçlunun ve ailesinin insan onuruna yaraşır bir hayat sürdürebilmesi için gerekli varlıklar, hiçbir koşulda haczedilemez. İİK m.82 hükmü haczi caiz olmayan malları sınırlı sayıda değil, kategoriler hâlinde sıralamıştır. Bu kategoriler haczedilmezlik ilkesinin çekirdeğini oluşturur.
İİK m.82 kapsamında haczi caiz olmayan başlıca mal ve haklar şunlardır: Devlet malları ile kanunda haczi caiz olmadığı gösterilen mallar; ekonomik faaliyeti mecburen kişisel emeğine bağlı olan borçlunun mesleğini icra için gerekli olan her türlü eşya, alet, kitap ve taşıtlar; borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerine ait kişisel eşya ile aile ihtiyaçları için lüzumlu her türlü ev eşyası; borçlunun haline uygun evi; para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere borçlu ve ailesinin iki aylık geçimi için lüzumlu yiyecek ve yakacak; tarım araçları, tohum ve hayvan yemleri; bedensel çalışmasından elde edilen tazminatlar; ölüm, malullük ve hastalık aylıkları ile öğrenci bursları.
Bu kategorilerin bir kısmı mutlak, bir kısmı ise koşulludur. İİK m.82/2 hükmü, temel eşyaya ilişkin haczedilmezliğin, borcun bu eşyalar sebebiyle doğmamış olması hâlinde uygulanacağını belirtir. Örneğin buzdolabı satan bir borçlunun buzdolabı taksitlerinden doğan borçlar için, aynı marka buzdolabı üzerinde haczedilmezlik ileri sürülemez. Borçlu, kendisine haczedilmez malın haczedildiğini öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde İİK m.16 uyarınca icra mahkemesine şikâyette bulunabilir. Süre hak düşürücü niteliktedir.
Maaş ve Ücret Haczi — İİK m.83 ve Dörtte Bir Kuralı
Ücret, maaş, tekaüt maaşı, sigorta veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar; borçlunun ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar indirildikten sonra haczolunabilir. Ancak İİK m.83/1 hükmü açık bir asgari eşik koyar: haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz.
Bu düzenlemenin pratik sonucu, maaşın kural olarak en fazla 1/4’ünün haczedilebileceği; kalan 3/4 tutarın borçlu ve ailesinin geçimi için ayrılmak zorunda olduğudur. İcra memuru geçim indirimi için 1/4’ten daha az bir tutar takdir edemez. Uygulamada icra dairelerinin maaşın 1/4’ünü haczetmesi olağan; 3/4’ünü haczedebilmesi kural dışıdır ve ancak borçlunun aile geçimi bulunmadığını gösterdiği belge yoksa gündeme gelir.
Birden fazla alacaklı için maaş üzerinde birden çok haciz konulmuşsa, hacizler sıraya konulur ve önceki haciz kalkmadıkça sonraki hacze başlanamaz. Sırada bekleyen alacaklının hakkı düşmez; öndeki dosya bittiğinde otomatik olarak devreye girer. Nafaka alacakları özel statüdedir: nafaka için 1/4 sınırı uygulanmaz ve nafaka alacaklısı diğer alacaklıların önünde yer alır. Ayrıca özel kanunlarla getirilen bazı istisnalar (örneğin ihbar ve kıdem tazminatı haczi rejimi) ayrıca değerlendirilir.
Emekli maaşları bakımından 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi özel bir rejim öngörmektedir: borçlunun yazılı muvafakati olmadan emekli maaşına haciz konulamaz; ancak nafaka borçları ve SGK’nın kendi alacakları bu yasağın istisnasıdır. Bankada emekli maaş hesabı üzerine konulan blokelerin kaldırılması, bu düzenlemeden hareketle icra mahkemesinde şikâyet yoluyla mümkündür.
Taşınır ve Taşınmaz Malların Haciz Sırası — İİK m.85
İİK m.85 hükmü, hem hacizde miktar hem de sıra ilkelerini birlikte düzenler. Fıkraya göre borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır malları ile taşınmazlarından ve alacak ve haklarından, alacaklının anapara, faiz ve masrafları da dâhil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı haczolunur. Alacağın tahsili için gerekli olandan fazla mal haczedilirse buna taşkın haciz denir; taşkın haciz İİK m.85/1’e aykırıdır ve icra mahkemesinde şikâyet yoluyla kısmen kaldırılabilir.
Haczin miktarı belirlendikten sonra hangi malların önce haczedileceği sorusu gündeme gelir. Kanun, icra müdürüne belirli bir esneklik tanımakla birlikte “yokluğu borçluya en az zarar verecek ve haczi, saklanması, satışı en kolay olan mal” ölçütünü koyar. Bu ilkeden hareketle uygulamada şu sıralama yerleşmiştir: önce nakit para, banka mevduatı ve kolayca paraya çevrilebilir menkul kıymetler; sonra ticari mal, stok, araç ve iş makineleri gibi taşınırlar; en son olarak da taşınmazlar haczedilir. Meslek aletlerinin bulunduğu iş yerinde önce bunların dışındaki eşya haczedilir.
Borçlu, malları arasında haciz sırası belirleme talebini haciz sırasında ileri sürebilir. İİK m.85/son uyarınca alacaklının haklarını haleldar etmemek şartıyla, borçluya ait mahcuz mallardan hangilerinin önce satılacağı hususundaki teklifini yerine getirmek zorundadır. Yani borçlu, “önce şu aracı satın, taşınmaza dokunmayın” gibi bir tercih ileri sürebilir; ancak bu tercih, alacaklının tahsilat menfaatini zedelemiyorsa dikkate alınır. Üçüncü kişi tarafından ihtiyaten haciz konulmuş veya istihkak iddia edilmiş malların haczi ise en sona bırakılır.
Üçüncü Kişideki Mal ve Alacak — İİK m.89 Haciz İhbarnamesi
Borçlunun malvarlığı yalnız kendi elinde bulunanlardan ibaret değildir. Bankalarda mevduatı, işverenden alacağı ücreti, müteahhitten alacağı hak edişi veya kira alacağı gibi üçüncü kişiler nezdinde bulunan mal ve alacaklar da haciz konusu edilebilir. İİK m.89 hükmü, bu tür alacakların haczi için özel bir mekanizma öngörür: haciz ihbarnamesi.
Alacaklı, üçüncü kişideki alacağın haczini talep ettiğinde icra müdürlüğü, üçüncü kişiye birinci haciz ihbarnamesi gönderir. İhbarname, üçüncü kişiden şunları ister: borçluya olan borcunu artık borçluya değil icra dairesine ödemesi; borçluya ait taşınırları icra dairesine teslim etmesi; borçluya borcu yoksa veya taşınır malı elinde bulundurmadığını iddia ediyorsa 7 gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bunu bildirmesi.
Üçüncü kişi 7 gün içinde itiraz etmezse, borcu ihbarnameyi tebellüğ ettiği tarihte kabul etmiş sayılır. Bu, hukuki bir farazi kabuldür ve önemli sonuçları vardır. Farazi kabulden sonra icra dairesi ikinci haciz ihbarnamesini gönderir; bu ihbarnamede birinci ihbarnameye itiraz edilmediği ve borcun zimmetinde sayıldığı, üçüncü kişinin bu durumu 7 gün içinde reddedebileceği bildirilir. İkinci ihbarnameye de itiraz edilmezse üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğ edilir ve üçüncü kişi 15 gün içinde borcu icra dairesine ödemeye veya menfi tespit davası açmaya davet edilir. Bu son süreye kadar itiraz edilmezse borç kesin olarak üçüncü kişinin uhdesinde doğar ve icra takibi doğrudan üçüncü kişiye karşı sürdürülebilir.
Üçüncü kişi ihbarnameye 7 gün içinde itiraz ederse, alacaklı üçüncü kişinin itirazının haksız ve borcun mevcut olduğuna dair İİK m.89/4 kapsamında dava açabilir. Alacaklı bu davayı kazanırsa üçüncü kişi haksız itirazından ötürü tazminat ve gerçek borcu ödemekle yükümlü kılınır; dahası ihbarnameye gerçeğe aykırı itirazın cezai sonucu olarak İİK m.89/4 üç aydan bir yıla kadar hapis cezasını da öngörür. Bu ağır yaptırım, banka ve işveren gibi kurumsal üçüncü kişilerin ihbarnameyi savsaklamamalarını sağlamaya yöneliktir.
Taşınmaz Haczi ve Tapu Kütüğüne Şerh — İİK m.91-92
Taşınmaz haczi, taşınırdan farklı bir usule tabidir. Taşınmaz malın haczi, İİK m.91 uyarınca icra dairesinin tapu siciline yapacağı bildirimle gerçekleşir. Bildirimde haczin miktarı, hangi alacaklı adına yapıldığı ve alacaklının tebliğe yarar adresi belirtilir. Tapu sicil müdürlüğü, bu bildirim üzerine taşınmazın kütüğüne haciz şerhini işler. Şerh, Türk Medeni Kanunu m.1010 anlamında borçlunun tasarruf yetkisini kısıtlar; şerhten sonra malı satın alan üçüncü kişi haczi bilmemesini ileri süremez.
Taşınmaz haczinin fiili durumu, taşınıra göre daha basittir: memurun mahalline gitmesi, kilitli yer açılması, muhafazaya alınması gerekmez. Ancak taşınmazın bir bölümünün veya eklentisinin, üçüncü kişinin kullanımında olduğu (kira, intifa, sükna) durumlar bakımından İİK m.92 devreye girer: bir taşınmazın haczi, hâsılat ve menfaatlerine de şamildir. İcra dairesi, taşınmaz kendilerine rehinli olan alacaklılar ile kiracılara hacizden haber verir. Kiracı, bundan sonra kira bedelini kiraya verene değil icra dairesine ödemek zorundadır; aksi hâlde çifte ödemek durumunda kalır. İdare ve işletme için gerekli tedbirleri almak icra dairesinin görevidir; gerekirse taşınmazın idaresi için üçüncü kişi vekil tayin edilebilir.
Haciz şerhi taşınmazın satışının önünde bir engeldir; ancak takyit varlığı, mülkiyetin devri karşısında yeni malikin taşınmazı borç yükü ile devralmasına yol açar. Bu nedenle taşınmaz satın alacak olan üçüncü kişilerin, satış öncesi tapu kütüğünde takyit sorgusu yaptırmaları hukuki güvenliğin ön koşuludur.
Yediemin ve Muhafaza Tedbirleri — İİK m.88
Haczedilen taşınır malın muhafazası, alacaklının menfaatinin temini için kritik önemdedir. İİK m.88 hükmü uyarınca haczolunan paralar, banknotlar, hamiline yazılı senetler, poliçeler ve cirosu kabil senetlerle altın, gümüş ve diğer kıymetli şeyler icra dairesi kasasında muhafaza edilir. Diğer taşınır mallar ise masrafı peşinen alacaklıdan alınmak suretiyle yediemin depolarında muhafaza altına alınır.
Alacaklı muvafakat ederse, istenildiği zaman iade edilmek şartıyla mahcuz mal borçlunun yedinde veya üçüncü şahıs nezdinde muvakkaten bırakılabilir. Üçüncü şahsın elinde bulunan mahcuz mal, üçüncü şahsın kabulü hâlinde ona yediemin sıfatıyla bırakılır. Yediemin, malı olduğu gibi korumak, kullanmamak ve icra dairesinin talebinde teslim etmekle yükümlüdür. Yediemine bırakılan malı kullanan veya izinsiz devreden borçlu ya da üçüncü kişi, ayrıca TCK m.289 kapsamında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan cezalandırılır.
2003 sonrasındaki düzenlemelerle birlikte haczedilen taşınırlar, Adalet Bakanlığı tarafından yetkilendirilen lisanslı yediemin depolarında muhafaza edilmekte; İİK m.88/A uyarınca muhafazasına gerek kalmayan mallar için tasfiye rejimi getirilmiştir. Yediemin ücretleri, harç tarifesine göre alacaklıdan peşinen tahsil edilir; sonuçta borçlunun tahsilat kalemine yansır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin Yerleşik Yaklaşımı
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, haciz uyuşmazlıklarında istikrarlı bir içtihat çizgisine sahiptir. Dairenin yerleşik yaklaşımında öne çıkan başlıca ilkeler şu şekilde özetlenebilir: Haczedilmezlik şikâyetinde İİK m.82 hükmü lafzıyla değil, ruhu ve amacıyla yorumlanır; borçlu ve ailesinin insan onuruna yaraşır yaşam standardını sağlayacak eşya, aynı sınıftan lüks nitelikte olmadıkça haczedilemez. Aynı türden birden fazla eşya (örneğin iki televizyon, iki buzdolabı) bulunduğunda bir tanesinin haczedilebileceği kabul edilir.
Taşkın haciz iddialarında, mahcuzun kıymet takdiri esas alınır ve borç miktarını belirgin biçimde aşan haciz kısmen kaldırılır. Maaş haczinde 1/4 sınırının aşılması bakımından borçlunun aile geçimine ilişkin belgelerin ve kanuni istisnaların birlikte değerlendirilmesi gerektiği, salt talep üzerine 3/4’ün haczedilemeyeceği vurgulanır.
Üçüncü kişi haciz ihbarnamesine ilişkin uyuşmazlıklarda 12. HD, birinci haciz ihbarnamesine itiraz eden üçüncü kişinin salt “borç yoktur” beyanının yeterli olduğunu; alacaklının ise bu itirazın haksızlığını dava yoluyla ispatla yükümlü tutulduğunu belirtir. Konutta haciz uygulamasında gündüz vaktinin fiili yorumu bakımından güneş doğuşu ve batışı arası zaman dilimi esas alınır; bu dışında yapılan haczin usule aykırılığı ihalenin feshi nedeni oluşturabilir. Bu ilkeler, mahkemelerin haciz denetiminde başvurduğu ölçütleri şekillendirmektedir.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
İlgili İcra Hukuku Rehberleri
Haciz ve icra takibi süreciyle ilgili diğer rehberler için hub sayfamıza ve kardeş içeriklerimize göz atabilirsiniz:
- İcra Hukuku Ana Rehber Sayfası
- Banka Hesabına Haciz, E-Haciz ve Bloke Kaldırma
- Haciz İhbarnamesine İtiraz — Üçüncü Kişi İİK m.89/1 ve 7 Günlük Süre
- Hacizli Malın Satışı — İİK m.106-135 Elektronik Satış Rehberi
Sıkça Sorulan Sorular
Haciz talebi ne zamana kadar yapılabilir? Süre kaçırılırsa dosya ne olur?
İİK m.78 uyarınca haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıldır. İtiraz veya dava varsa bu süre işlemez; kesin karara veya taksit sözleşmesi ihlaline kadar geçen zaman süreye eklenmez. Bir yıllık süre içinde haciz talep edilmez ya da talep geri alınıp yenilenmezse dosya işlemden kaldırılır. Yeniden haciz için yenileme talebi ve borçluya tebliğ gerekir; ilamsız takipte yenileme talebi harca tabidir.
Gece haciz yapılabilir mi? Konutta hangi saatler içinde haciz uygulanır?
Kural olarak gece vakti haciz yapılamaz. Ancak gündüz başlayan hacze gece devam edilebilir ve gece iş görülen yerlerde (barlar, üretim tesisleri) gece hasılat haczi mümkündür. Konutta haciz uygulaması güneş doğuşu ile batışı arasındaki zaman diliminde yapılır. Bu ilkelere aykırı haciz, İİK m.16 kapsamında icra mahkemesinde şikâyet konusudur.
Maaşın ne kadarı haczedilebilir? Emekli maaşı için durum farklı mıdır?
İİK m.83 uyarınca maaşın haczedilecek miktarı, borçlu ve ailesinin geçimine yetecek kısım indirildikten sonra kalan tutardır; ancak bu tutar dörtte birden az olamaz. Uygulamada maaşın en fazla 1/4’ü haczedilir; kalan 3/4 borçlu ve ailesinin geçimine ayrılır. Nafaka alacakları bu sınıra tabi değildir ve önceliklidir. Emekli maaşı için 5510 sayılı Kanun m.93 özel rejim getirir: borçlunun yazılı muvafakati olmadan haciz konulamaz; nafaka ve SGK alacakları bunun istisnasıdır.
Ev eşyalarım haczedilebilir mi? Aynı türden birden fazla eşya olması durum değiştirir mi?
İİK m.82 uyarınca borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerine ait kişisel eşya ile aile ihtiyaçları için lüzumlu ev eşyası haczedilemez. Yargıtay 12. HD yerleşik yaklaşımına göre lüks nitelik taşımayan tek adet buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon, koltuk takımı gibi eşya haciz dışı kalır. Ancak aynı türden birden fazla eşya varsa (iki televizyon, iki buzdolabı) fazla olanların haczi mümkündür. Borçlu, haczin ardından 7 gün içinde icra mahkemesine haczedilmezlik şikâyeti yapabilir.
Alacaklı önce hangi malı hacze koymalı, taşınmaz mı yoksa taşınır mı?
İİK m.85 uyarınca haciz sırasında icra müdürü, yokluğu borçluya en az zarar verecek ve haczi, saklanması ile satışı en kolay olan mallara öncelik tanır. Uygulamada sıra genel olarak şöyledir: nakit ve banka mevduatı, kolay paraya çevrilebilir menkul kıymetler, ticari mal ve araç gibi taşınırlar, en son taşınmazlar. Borçlu, haciz sırasında hangi malın önce haczedileceği konusunda teklif ileri sürebilir; teklif alacaklının menfaatini zedelemiyorsa dikkate alınır.
Bankaya gelen İİK 89 haciz ihbarnamesine 7 gün içinde itiraz edilmezse ne olur?
Üçüncü kişi (banka, işveren, kiracı) İİK m.89 uyarınca kendisine tebliğ edilen birinci haciz ihbarnamesine 7 gün içinde itiraz etmezse, borcu tebellüğ tarihinde kabul etmiş sayılır. Bu farazi kabul üzerine ikinci haciz ihbarnamesi gönderilir; ona da itiraz edilmezse üçüncü ihbarname ile 15 gün içinde ödemeye veya menfi tespit davası açmaya davet edilir. Bu süreler geçirilirse borç kesin olarak üçüncü kişinin uhdesinde doğar. Haksız veya gerçeğe aykırı itiraz hâlinde İİK m.89/4 uyarınca üç aydan bir yıla kadar hapis cezası da öngörülür.


