Menfi Tespit ve İstirdat Davası: Borçlu Olmadığını İspat Etmek
09 Haziran 2026

Menfi Tespit ve İstirdat Davası: Borçlu Olmadığını İspat Etmek

🔸 Güncel ve kapsamlı rehber: Bu konunun en güncel, ayrıntılı ve örneklerle açıklanmış hâli için Menfi Tespit Davası: Borçlu Olmadığınızı Nasıl İspatlarsınız? (İİK 72) sayfamızı öneririz. Aşağıdaki içerik de konuyla ilgili tamamlayıcı bilgi sunar.

Menfi tespit ve istirdat davaları, icra takibinde borçlu için önemli iki hukuki savunma aracıdır. Menfi tespit davası, borcun aslında mevcut olmadığının tespiti amacıyla açılırken; istirdat davası, icra baskısı altında ödenen paranın geri alınması için açılır. Her ikisi de İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu yazıda menfi tespit ve istirdat davalarının hukuki dayanağı, farkları, açılma şartları, süre, ispat yükü, yargılama süreci ve pratik uygulama esasları ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

1) Kanuni Dayanak — İİK m.72

Menfi tespit ve istirdat davaları İİK m.72 hükmünde düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca “borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının tespitini isteyebilir.” Bu hüküm menfi tespit davasını düzenler ve borçluya, borcun mevcut olmadığının resmen tespiti hakkını tanır. Aynı maddenin son fıkrası ise istirdat davasını düzenler: “menfi tespit davasının açıldığı fakat borç ödendiği takdirde, ödenen para, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde açılacak istirdat davasında istenebilir.”

Bu iki dava türü, borçlunun icra takibi karşısında hukuki savunma imkânlarını genişletir. Menfi tespit ile borçlu, borcun mevcut olmadığını hukuki güvence ile tespit ettirir ve icra takibinden korunur. İstirdat ile ise takip baskısı altında ödemek zorunda kaldığı parayı geri alabilir. İki dava farklı zamansal ve süreçsel koşullarda açılır; menfi tespit dava zamanında borçlu henüz ödeme yapmamıştır, istirdat davasında ise ödeme fiilen yapılmıştır. Bu farklılık davaların hukuki niteliğini de etkiler.

2) Menfi Tespit Davasının Hukuki Niteliği

Menfi tespit davası bir tespit davasıdır. Bu dava ile borçlu, borcunun aslında mevcut olmadığının mahkeme tarafından resmi olarak tespitini ister. Tespit davasının özelliği, dava sonucunda somut bir edim (para ödemesi, mal teslimi vb.) hükmedilmemesidir; sadece hukuki bir durum tespit edilir. Ancak bu tespit hukuki sonuçlar doğurur ve borçlu, elindeki tespitli kararla icra takibinden korunur.

Menfi tespit davası iki farklı zamanda açılabilir. Birincisi, icra takibinden önce açılan menfi tespit davası; alacaklının takip başlatmadan önce borçlu, mahkemeye başvurarak borcunun mevcut olmadığının tespiti isteyebilir. Bu, koruyucu ve önleyici bir tedbirdir. İkincisi, icra takibi sırasında açılan menfi tespit davası; alacaklı takip başlatmışsa borçlu, ödeme yapmadan önce menfi tespit davası açabilir. Bu davanın açılmasıyla birlikte, hâkim gerekli görürse takibin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verebilir. Bu tedbir, mahkeme kararı verilene kadar borçlunun mal varlığının korunmasını sağlar; ancak tedbir kararı için borçlunun teminat göstermesi genellikle istenir.

3) Menfi Tespit Davasının Açılma Şartları

Menfi tespit davasının açılabilmesi için birkaç koşulun karşılanması gerekir. Öncelikle, borçlu borcun mevcut olmadığına dair somut hukuki gerekçelere sahip olmalıdır. Bu gerekçeler arasında; borç ilişkisinin hiç kurulmamış olması, kurulmuşsa geçersiz olması, borcun daha önce ödenmiş olması, borcun zamanaşımına uğramış olması, senedin sahte olması gibi durumlar yer alır. Gerekçelerin somut belgelerle desteklenebilmesi davanın başarısı için önemlidir.

İkinci koşul, davanın hukuki menfaatinin bulunmasıdır. Menfi tespit davası soyut bir tespit davası değildir; borçlunun somut bir hukuki menfaati olmalıdır. Bu menfaat genellikle icra takibinin varlığı veya yakın bir tehdit oluşumu ile kanıtlanır. Örneğin alacaklının borçluya karşı gerçek dışı bir borç iddia etmesi ve icra takibi ile tehdit etmesi menfi tespit davası için yeterli hukuki menfaat sağlar. Üçüncü koşul, mahkemenin görev ve yetkisidir. Menfi tespit davası kural olarak asliye hukuk mahkemesinde açılır; ancak borcun niteliğine göre farklı mahkemeler (ticaret, tüketici vb.) görevli olabilir. Yetkili mahkeme kural olarak davalı alacaklının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6).

4) İhtiyati Tedbir ve Takibin Durdurulması

Menfi tespit davası açıldığında borçlu, mahkemeden icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı isteyebilir. Bu tedbir kararı, dava sonuçlanana kadar borçlunun mal varlığını korumak için önemlidir. Aksi hâlde alacaklı, dava devam ederken haciz uygular ve satış yapar; borçlu, dava kazansa bile mal varlığını kaybetmiş olur.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15 💬 WhatsApp

İhtiyati tedbir kararı almak için borçlu; (i) hukuki iddiasının haklılık göstergelerinin bulunduğunu, (ii) tedbirin geri alınamaz zararı önlediğini, (iii) genellikle teminat gösterebileceğini ispat etmelidir. Teminat, alacaklının haksız yere dava açılmasından doğabilecek zararlarını karşılamak amacındadır ve genellikle borç miktarının %10-20’si civarında belirlenir. Teminat parasal, banka teminat mektubu veya değerli mal olabilir. Mahkeme, tedbir kararı verirken tarafların karşılıklı menfaatlerini değerlendirir; borçlunun tedbir olmadığı takdirde uğrayacağı zarar ile alacaklının haksız tedbir sonucu uğrayacağı zarar arasında denge kurulur. Tedbir kararına karşı alacaklı da itiraz edebilir; itiraz sürecinde kararın kaldırılması veya değiştirilmesi mümkündür.

5) İstirdat Davası ve Menfi Tespitten Farkı

İstirdat davası, menfi tespit davasından farklı olarak borcun ödenmesinden sonra açılır. Bu dava, icra takip baskısı altında ödenen paranın geri alınması amacıyla açılır. Menfi tespit davası açmakla birlikte borçlu, mal varlığının korunması için ödeme yapmak zorunda kalabilir (özellikle ihtiyati tedbir alınamadığı durumlarda). Bu ödemenin geri alınması için istirdat yolu tanınmıştır.

İki dava arasındaki temel farklar şunlardır: (i) menfi tespit ödeme öncesi, istirdat ödeme sonrasıdır, (ii) menfi tespit bir tespit davası, istirdat bir eda davasıdır (para iadesi hükmedilir), (iii) menfi tespitin süresi kural olarak sınırsız, istirdatın süresi bir yıldır, (iv) menfi tespit borçlu için önleyici, istirdat düzeltici niteliktedir. Bu farklılıklar davanın stratejisini etkiler. Borçlu, mümkün olduğunca ödemenin önüne geçmek için önce menfi tespit yolunu denemelidir; ancak ödeme kaçınılmaz olduysa istirdat yolu ile hakkını korur. İhtiraz kaydı ile yapılan ödeme, istirdat davası açısından önemlidir; ödeme yaparken borçlunun “ihtirazi kayıtla” ödediğini belirtmesi, istirdatın kabul edilme olasılığını artırır. İhtiraz kaydı olmadan yapılan ödemelerde de istirdat mümkündür ancak ispat daha zor olur.

6) İspat Yükü ve Yargılama Süreci

Menfi tespit ve istirdat davalarında ispat yükü kural olarak davacı borçluya aittir. Borçlu, borcun mevcut olmadığını (menfi tespit) veya ödemenin baskı altında yapıldığını (istirdat) ispat etmelidir. İspat için kullanılan başlıca deliller; (i) sözleşmeler, faturalar, banka kayıtları gibi belgesel deliller, (ii) tanık beyanları, (iii) uzman bilirkişi görüşleri, (iv) elektronik yazışmalar, (v) icra takip dosyası bilgileri.

Yargılama süreci HMK’nın genel usulüne göre yürür. Ön inceleme aşamasında dava dilekçesindeki hususlar netleştirilir, delil talepleri değerlendirilir. Tahkikat aşamasında deliller toplanır, tanıklar dinlenir, bilirkişi görüşleri alınır. Karar aşamasında hâkim, kararını verir. Yargılama süresi karmaşıklığa göre değişir; genellikle 1-3 yıl arasında sürebilir. Karmaşık ticari uyuşmazlıklarda daha uzun sürebilir. Karar sonrası taraflar, istinaf yoluna başvurabilir; bölge adliye mahkemesinin kararı bazı hâllerde temyize götürülebilir. İçtihatlar bu alanda önemli rol oynar; Yargıtay kararları icra hukuku uygulamasında rehber niteliği taşır. Uygulamada başarılı bir menfi tespit veya istirdat davası için hem hukuki hem de mali hazırlık gerekir; avukat desteği ve uzman görüşleri kritik önemdedir.

7) Kötü Niyetli Menfi Tespit Davası ve Yaptırımlar

Menfi tespit davasının kötüye kullanılmasını önlemek için kanun bazı yaptırımlar öngörmüştür. Borçlu, gerçek dışı ve sırf takip baskısını erteleyerek zaman kazanmak amacıyla menfi tespit davası açmışsa alacaklıya karşı sorumluluk taşır. Davanın haksız çıkması durumunda İİK m.72/5 hükmü uyarınca alacaklıya %20 oranında icra inkar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.

Bu tazminat, asılsız menfi tespit davalarına karşı caydırıcı bir yaptırım olarak işlev görür. Ayrıca haksız yere ihtiyati tedbir aldıran borçlu, alacaklının bu tedbir nedeniyle uğradığı zararları karşılamakla da yükümlüdür. Bu düzenleme, borçlunun sadece süreç kazanmak amacıyla menfi tespit davası açmasını engellemek ve alacaklı hakkını korumak amacındadır. Buna karşılık gerçek ve haklı iddialara dayanan menfi tespit davaları hukukun tanıdığı önemli bir savunma aracıdır ve borçlunun haklı çıkması durumunda alacaklıya karşı hukuki tazminat isteme hakkı doğabilir. Örneğin haksız icra takibi başlatan alacaklının fazla ödeme yaptırdığı, itibar kaybına yol açtığı gibi zararlar için tazminat davası açılabilir. Bu tür karmaşık hukuki değerlendirmeler için icra hukuku alanında avukat desteği alınması büyük fayda sağlar.

🗺️ İcra Takibi Konu Haritası

İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

🔒 Haciz İşlemleri

📁 Takip Süreci

⚖️ İtiraz ve Dava

💰 Ödeme, Harç ve Faiz

🏛️ Satış ve Paraya Çevirme

📌 Özel Alacak Türleri

📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Menfi Tespit ve İstirdat Rejimi

Borçlu olmadığının tespiti için açılan dava, takibin hangi aşamasında açıldığına göre farklı sonuçlar doğurur.

İİK m.72 çerçevesi
KonuKuralDayanak
Takipten önceBorçlu, takipten önce borçlu bulunmadığının tespitini isteyebilirİİK m.72
Takipten sonraTakip başladıktan sonra da menfi tespit davası açılabilirİİK m.72
Takibe etkisiTakipten sonra açılan dava kural olarak takibi durdurmazİİK m.72
TedbirMahkeme, kanunda öngörülen şartlarla tedbir kararı verebilirİİK m.72
İstirdatBorç ödendikten sonra ödemenin geri alınması için davaİİK m.72
Süreİstirdat davası ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde açılırİİK m.72
TazminatHaksız takipte borçlu lehine tazminatİİK m.72
Karşı tazminatDavanın reddi hâlinde davacı aleyhine tazminatİİK m.72

Üçüncü satır, en sık yanlış bilinen kuraldır: takip başladıktan sonra açılan menfi tespit davası tek başına takibi durdurmaz. Takibin durması için mahkemeden ayrıca tedbir kararı alınması gerekir.

Ödeme davanın niteliğini değiştirir. Takip sürerken borç ödenmişse, menfi tespit davası istirdat davasına dönüşür ve ödenen tutarın geri alınması istenir. Bu dava, ödeme tarihinden itibaren bir yıllık süre içinde açılmalıdır. Sürenin kaçırılması hâlinde iade talebi genel hükümlere göre değerlendirilir ve ispat yükü ağırlaşır.

Dava Hazırlığında Denetlenecekler

Davanın kabulü ve tazminat talebinin sonuç vermesi, dosyadaki verilere bağlıdır.

Kontrol listesi
KonuNe kontrol edilir
Takip dosyasıTakip talebi, ödeme emri ve tebliğ tarihleri
AşamaDavanın takipten önce mi sonra mı açıldığı
TedbirTakibin durdurulması talebinin dilekçede yer alması
TeminatTedbir için teminat aranabileceği
ÖdemeÖdeme yapılmışsa istirdat davasına dönüşüm
Süreİstirdat davasında bir yıllık süre
Kötü niyetAlacaklının borcun yokluğunu bildiğine dair veriler
DelillerÖdeme belgeleri, ibraname ve yazışmalar

Yedinci satır, tazminat talebinin dayanağıdır: alacaklının borcun mevcut olmadığını bilerek takip başlattığının ortaya konması, kötü niyet tazminatının şartını oluşturur.

Menfi tespit için menfi tespit davası rehberimize bakabilirsiniz.

Tedbir Talebinin Değerlendirilmesi

Takibin durdurulması talebi, davanın en kritik bölümüdür.

Tedbir başlıkları
KonuDeğerlendirme
TalepDilekçede açıkça ileri sürülmesi
TeminatTedbir için teminat aranabilmesi
KapsamTakibin tamamının mı bir kısmının mı durdurulacağı
SatışHacizli malın satışının engellenmesi
ÖdemeDosyada toplanan paranın alacaklıya ödenmemesi
GerekçeTelafisi güç zararın somut olarak açıklanması
KararTedbirin süresi ve kapsamı
İtirazTedbir kararına karşı başvuru

Beşinci satır, uygulamada en etkili tedbirdir: takip durdurulamasa dahi dosyada toplanan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde karar alınması, davanın sonucuna kadar telafisi güç zararı önler.

Tedbir talebi iki yönlü risk taşır. Talep edilmezse satış süreci işlemeye devam eder; talep edilir ve dava reddedilirse alacaklının gecikmeden doğan zararı bakımından sorumluluk gündeme gelir. Bu nedenle tedbir talebi, davanın dayandığı belgelerin gücü değerlendirilerek ileri sürülmelidir.

İtiraz ile Karşılaştırma

Menfi tespit davası ile ödeme emrine itiraz farklı kurumlardır.

Karşılaştırma
Ölçütİtiraz (m.62)Menfi tespit (m.72)
Merciİcra dairesiGenel mahkeme
SüreYedi günTakipten önce veya sonra
EtkiTakibi durdurması (İİK m.66)Kendiliğinden durdurmaması
ŞekilBasit beyan yeterliDava dilekçesi
İncelemeSöz konusu olmamasıTam yargılama
Kesin hükümOluşturmamasıAlacağın yokluğu bakımından oluşturması
TazminatSonraki aşamadaHaksız takipte borçlu lehine
TercihSüre içindeyseSüre kaçmışsa veya kesin hüküm gerekiyorsa

Üçüncü satır, iki yol arasındaki en pratik farktır: süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdururken, menfi tespit davası için ayrıca tedbir kararı alınması gerekir.

İtiraz süresi içindeyse önce itiraz edilmelidir. Yedi günlük süre henüz geçmemişse, itiraz en hızlı ve masrafsız yoldur ve takibi kendiliğinden durdurur. Menfi tespit davası, süre kaçırıldığında veya alacağın yokluğu bakımından kesin hüküm elde edilmek istendiğinde gündeme gelir.

İtiraz için ödeme emri geldiğinde yapılacaklar rehberimize bakabilirsiniz.

İspat Yükü ve Deliller

Menfi tespit davasında ispat yükünün kimde olduğu, alacağın dayanağına göre değişir.

İspat başlıkları
KonuDeğerlendirme
Senetli alacakSenedin varlığının alacağı karinelendirmesi
BedelsizlikSenedin karşılıksız kaldığı iddiası
Teminat senediSenedin teminat amacıyla verildiği iddiası
ÖdemeBorcun ödendiğini gösteren belge
İbranameAlacaklının ibra beyanı
YazışmaTaraflar arasındaki iletişim kayıtları
BankaÖdeme akışının gösterilmesi
TanıkDelil serbestisi kapsamında değerlendirme

Üçüncü satır, uygulamada en çok tartışılan iddiadır: senedin teminat amacıyla verildiği savunması, senet metnindeki kayıtlar ve taraflar arasındaki sözleşmeyle desteklenmelidir.

Tam yargılama delil serbestisi sağlar. Menfi tespit davası genel mahkemede görüldüğünden, icra mahkemesindeki dar incelemeden farklı olarak her türlü delille ispat mümkündür ve tanık dinlenebilir. Bu imkân, belgeye dayanmayan savunmalar bakımından bu yolu değerli kılar.

Tazminat Rejimi

Her iki taraf bakımından tazminat gündeme gelebilir.

Tazminat başlıkları
KonuDeğerlendirme
TalepAncak talep hâlinde hükmedilmesi
Borçlu lehineHaksız takipte tazminat (İİK m.72)
Kötü niyetAlacaklının borcun yokluğunu bilmesi
Alacaklı lehineDavanın reddi hâlinde
OranKanunda öngörülen asgari oran
HesapTalep edilen tutar üzerinden
TedbirTedbir alınmışsa gecikmeden doğan zarar
Kanun yoluKarara karşı başvuru

Dördüncü satır, dava açmadan önce hesaba katılması gereken risktir: davanın reddi hâlinde davacı aleyhine tazminata hükmedilebilir. Bu nedenle dava, borcun bulunmadığını gösteren belgelerin gücü değerlendirilerek açılmalıdır.

Talep edilmeyen tazminata hükmedilmez. Hem alacaklı hem borçlu bakımından tazminat, dilekçede açıkça istenmedikçe kendiliğinden hükmedilmez. Talebin miktar ve dayanak gösterilerek yazılması, sonradan hak kaybını önler.

Dava Sonrası Süreç

Kararın yönüne göre takibin akıbeti belirlenir.

Sonuçlar
DurumSonuç
KabulBorcun bulunmadığının tespiti
TakipTakibin iptali
HacizlerHacizlerin kaldırılması
TazminatŞartları varsa alacaklı aleyhine
İstirdatÖdenen tutarın iadesi (İİK m.72)
RetTakibin devam etmesi
Karşı tazminatDavacı aleyhine değerlendirme
KararKararın icra dosyasına sunulması

Sekizinci satır, kararın uygulanması için zorunlu adımdır: mahkeme kararının icra dosyasına sunulmaması hâlinde hacizler kaldırılmaz ve kayıtlar görünmeye devam eder.

Karar kesinleşmeden sonuç doğurmayabilir. Menfi tespit davasında verilen kararın icra dosyasına etkisi, kararın kesinleşme durumuna ve içeriğine göre değerlendirilir. Bu nedenle karar alındığında kanun yolu süresi izlenmeli ve kesinleşme şerhi alındıktan sonra dosyaya sunulmalıdır.

İtiraz için ödeme emrine itiraz rehberimize bakabilirsiniz.

Uygulamada Sık Sorulanlar

Menfi tespit ve istirdat davalarında tekrarlanan sorular sınırlı sayıdadır.

Başlık bazında
SoruCevap
ZamanTakipten önce veya sonra açılabilmesi (İİK m.72)
DurmaDavanın takibi kendiliğinden durdurmaması
TedbirDurdurmanın ayrıca istenmesi
TeminatTedbir için teminat aranabilmesi
ÖdemeDavanın istirdata dönüşmesi
Süreİstirdatta bir yıllık süre
MerciGenel mahkeme
TazminatHaksız takipte borçlu lehine

Beşinci ve altıncı satırlar birlikte okunmalıdır: takip sürerken borç ödenmişse dava istirdat davasına dönüşür ve bu dava ödeme tarihinden itibaren bir yıllık süre içinde açılmalıdır.

Ödeme ihtirazi kayıtla yapılmalıdır. Haciz baskısı altında ödeme yapılırken borcun kabul edilmediğinin açıkça belirtilmesi, sonraki istirdat davasında borcun ödendiği ancak kabul edilmediği yönündeki iradeyi ortaya koyar. Bu kaydın ödeme belgesine yazdırılması gerekir.

Dava Sonrası Süreç

Kararın yönüne göre takip ve alacak bakımından farklı sonuçlar doğar.

Sonuç senaryoları
DurumSonuç
KabulBorcun bulunmadığının tespiti
TakipTakibin iptali
HacizlerHacizlerin kaldırılması
İstirdatÖdenen tutarın iadesi (İİK m.72)
TazminatHaksız takipte borçlu lehine
RetTakibin devam etmesi
Karşı tazminatDavacı aleyhine tazminat ihtimali
KararKararın icra dosyasına sunulması

Sekizinci satır, kararın uygulanması için zorunlu adımdır: mahkeme kararının icra dosyasına sunulmaması hâlinde hacizler kayıtlarda görünmeye devam eder ve süreç işleyebilir.

Hacizlerin kalkması ayrı talep gerektirir. Davanın kabulü hâlinde kararın dosyaya sunulması ve hacizlerin kaldırılmasının ayrıca istenmesi gerekir. Ayrıca kaldırma yazısının tapu, trafik veya bankaya gönderildiği ve kayıtların fiilen düştüğü teyit edilmelidir.

Haciz fekki için haczin kaldırılması talebi rehberimize bakabilirsiniz.

Uygulamada Sık Sorulanlar

Menfi tespit ve istirdat davalarında tekrarlanan sorular belirli başlıklarda toplanır.

Başlık bazında
SoruCevap
ZamanTakipten önce veya sonra açılabilmesi (İİK m.72)
DurmaTakibi kendiliğinden durdurmaması
TedbirAyrıca istenmesi gereği
TeminatTedbir için teminat aranabilmesi
İstirdatÖdeme sonrası iade davası
SüreÖdemeden itibaren bir yıl
TazminatHaksız takipte borçlu lehine
MerciGenel mahkeme

Altıncı satır, en sık hak kaybına yol açan süredir: istirdat davası ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Sürenin kaçırılması hâlinde iade talebi genel hükümlere göre değerlendirilir.

Ödeme ihtirazi kayıtla yapılmalıdır. Takip baskısı altında ödeme yapılacaksa, ödemenin borcu kabul anlamına gelmediğinin belirtilmesi ve bu kaydın belgeye geçirilmesi yerinde olur. Bu kayıt, sonradan açılacak istirdat davasında ödemenin niteliğinin değerlendirilmesinde dikkate alınır.

Kesinleşme Sonrası İşleyen Rejim

Dava sürerken takip kesinleşmişse paraya çevirme zinciri işlemeye devam eder.

Paraya çevirme rejimi
KonuKuralDayanak
Haciz istemeÖdeme emrinin tebliğinden itibaren bir yılİİK m.78
Satış istemeHacizden itibaren bir yılİİK m.106
Haczin düşmesiSüresinde satış istenmez veya gider on beş gün içinde yatırılmazsaİİK m.110
Kıymet takdiriRaporun ilgililere tebliğiİİK m.128
ŞikâyetTebliğden itibaren yedi gün; masraf da yedi gün içindeİİK m.128/a
Rızaen satışKıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi günİİK m.111/a
Elektronik artırmaPortalda yedi günlük teklif süresiİİK m.111/b
İhale bedeliSonuç tutanağının ilanından itibaren yedi günİİK m.118

İkinci ve üçüncü satırlar, dava süresince de işleyen sürelerdir: menfi tespit davası açılmış olsa dahi satış isteme süresi durmaz. Bu nedenle tedbir kararı alınmadıysa mal satılabilir ve dava sonucu pratik değerini yitirir.

Tedbir alınmazsa satış tamamlanabilir. Menfi tespit davası takibi kendiliğinden durdurmadığından, dava devam ederken haciz ve satış işlemleri sürer. Dava kazanılsa dahi bu arada tamamlanmış bir ihale bakımından sonuç değişmeyebilir. Bu nedenle satış aşamasına gelmiş dosyalarda tedbir talebi dilekçenin en kritik bendidir.

Satış süreci için icra satışı ve elektronik ihale rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Menfi tespit davası nedir?

İİK m.72 uyarınca borçlunun, borcunun aslında mevcut olmadığının tespiti için açtığı davadır. Tespit davası olup somut bir edim hükmedilmez; sadece hukuki durum tespit edilir. İcra takibinden önce veya takip sırasında açılabilir.

Menfi tespit ile istirdat arasındaki fark nedir?

Menfi tespit ödeme öncesi, istirdat ödeme sonrasıdır. Menfi tespit bir tespit davası, istirdat bir eda davasıdır (para iadesi hükmedilir). Menfi tespitin süresi sınırsız, istirdatın süresi bir yıldır. İkisi de aynı kanun maddesi (İİK m.72) ile düzenlenmiştir.

Menfi tespit davası ile takip durdurulur mu?

Otomatik olarak durdurulmaz. Ancak mahkemeden ihtiyati tedbir kararı istenerek takibin durdurulması mümkündür. Tedbir kararı için borçlu haklılık göstergeleri sunmalı ve genellikle borç miktarının %10-20’si civarında teminat göstermelidir.

İstirdat davası ne zaman açılır?

İstirdat davası, icra takip baskısı altında ödemenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Süresinde açılmayan istirdat davası reddedilir; ancak sebepsiz zenginleşme davası (TBK m.77 vd.) alternatifi değerlendirilebilir.

İhtiraz kaydı zorunlu mu?

Mutlak zorunlu değildir ama önerilir. İhtiraz kaydı ile ödeme yapıldığında istirdat davasının kabul edilme olasılığı artar. Borçlu, ödeme yaparken “ihtirazi kayıtla” ödediğini beyan etmelidir. Bu beyan, ödemenin borcu kabul anlamına gelmediğini gösterir.

Menfi tespit davası nerede açılır?

Kural olarak asliye hukuk mahkemesinde açılır; ancak borcun niteliğine göre farklı mahkemeler (ticaret, tüketici vb.) görevli olabilir. Yetkili mahkeme genellikle davalı alacaklının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6).

Haksız yere dava açarsam ne olur?

İİK m.72/5 uyarınca menfi tespit davasının haksız çıkması durumunda borçlu, alacaklıya %20 oranında icra inkar tazminatı öder. Ayrıca haksız yere ihtiyati tedbir aldıran borçlu, alacaklının uğradığı zararlarını karşılamakla yükümlüdür.

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın

Hukukçular Evi — Av. Fatma Öztürk

📞 Hemen Ara 💬 WhatsApp ile Yaz
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Av. Fatma Öztürk