🔸 Güncel ve kapsamlı rehber: Bu konunun en güncel, ayrıntılı ve örneklerle açıklanmış hâli için İtirazın Kaldırılması: Kesin ve Geçici (İİK 68) sayfamızı öneririz. Aşağıdaki içerik de konuyla ilgili tamamlayıcı bilgi sunar.
İtirazın kaldırılması, borçlunun ödeme emrine itirazı üzerine duran ilamsız icra takibini, alacaklının İİK 68’de sayılan güçlü belgelere dayanarak icra mahkemesinde yeniden işler hâle getirmesidir. Talep, itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde yapılmalı; haksız çıkan taraf yüzde yirmi tazminat riskini göze almalıdır.
Borçlunun itirazı takibinizi mi durdurdu?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.
İtiraz Takibi Durdurunca Alacaklının Önündeki İki Yol
İlamsız takipte borçlu 7 gün içinde itiraz ederse takip durur. Alacaklının önünde iki seçenek vardır: genel mahkemede itirazın iptali davası (1 yıl içinde, İİK m.67) veya elinde güçlü belge varsa çok daha hızlı olan itirazın kaldırılması yolu (İİK m.68-68/a). Kaldırma yolu icra mahkemesinde görülür, basit ve süratli bir yargılamadır; ancak yalnızca kanunda sayılan belgelere dayanabilir.
İtirazın Kesin Kaldırılması: Hangi Belgeler Gerekir? (İİK 68)
Kesin kaldırma isteyebilmek için alacağın şu belgelerden birine dayanması gerekir: imzası borçlu tarafından ikrar edilmiş adi senet, imzası noterlikçe onaylı senet, resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dâhilinde usulüne uygun verdikleri belgeler ve kredi kurumlarının usulüne uygun düzenlenmiş belgeleri. Borçlu bu belgelere karşı ancak aynı güçte yazılı belgeyle (ödeme, ibra gibi) savunma yapabilir; tanık dinletilemez. Bu dar delil rejimi, kaldırma yolunu hızlı ama teknik bir yol hâline getirir.
İtirazın Geçici Kaldırılması: İmza İnkârı Hâli (İİK 68/a)
Borçlu, adi senetteki imzayı reddetmişse alacaklı itirazın geçici kaldırılmasını isteyebilir. İcra mahkemesi imza incelemesi yapar; gerektiğinde bilirkişiye başvurur. İmzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa itiraz geçici olarak kaldırılır ve borçlu ayrıca para cezası ile tazminat yaptırımlarıyla karşılaşabilir. Geçici kaldırma kararı üzerine borçlu, 7 gün içinde borçtan kurtulma davası açabilir; açmazsa geçici kaldırma kesinleşir ve alacaklı takibe devam edip haciz isteyebilir.
6 Aylık Süre Kuralı
İtirazın kaldırılması, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 6 ay içinde icra mahkemesinden istenmelidir. Bu süre hak düşürücüdür: kaçırılırsa artık yalnızca 1 yıllık süreye tabi itirazın iptali davası açılabilir. Uygulamada en sık hak kaybı, bu iki sürenin birbirine karıştırılmasından doğar.
%20 Tazminat: Kazanan ve Kaybeden İçin Sonuçlar
İcra mahkemesi talebi esasa ilişkin nedenlerle kabul ederse borçlu, reddederse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Kaldırma kararıyla takip kaldığı yerden devam eder; alacaklı haciz isteyebilir. Ret kararı ise takibi o dosyada sona erdirir; alacaklının genel mahkemede dava açma hakkı saklıdır.
İtirazın Kaldırılması mı, İtirazın İptali mi?
Elinizde İİK 68 kapsamında güçlü belge varsa kaldırma yolu hızlı ve masraf açısından avantajlıdır; duruşmalar sınırlıdır, sonuç aylar içinde alınabilir. Belgeniz bu nitelikte değilse (örneğin alacak faturaya, e-postalara veya tanık anlatımına dayanıyorsa) genel hükümlere göre itirazın iptali davası tek yoldur. İki yol arasındaki seçim, belge analiziyle yapılmalıdır; yanlış yol seçimi hem süre hem tazminat riski doğurur.
Geçici Kaldırmadan Sonra: Borçtan Kurtulma Davası
İtirazın geçici kaldırılması kararı borçlu için yolun sonu değildir; kanun yedi günlük bir pencere tanır.
Kanunun ifadesi: itirazın muvakkaten kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçlu, takibin yapıldığı yer veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde borçtan kurtulma davası açabilir.
Süre kaçırılırsa sonuç ağırdır: dava açılmazsa itirazın geçici kaldırılması kararı kesin kaldırma kararına dönüşür ve borçlunun mallarına konulmuş geçici haciz de kesin hacze dönüşür.
Yetkili mahkeme seçimlidir: takibin yapıldığı yer mahkemesi ile alacaklının yerleşim yeri mahkemesi arasında borçlu tercih yapabilir.
Bu dava genel mahkemede görülür, icra mahkemesinde değil; bu nedenle inceleme sınırlı değil, genel hükümlere göre yapılır.
Geçici ve kesin kaldırmanın farkı için itirazın kaldırılması: kesin ve geçici kaldırma (İİK 68-70) sayfamıza bakabilirsiniz.
Özel Dava Şartı: Yüzde On Beş Teminat
Bu dava, olağan davalardan ayrılan bir ön şart içerir ve şartın kaçırılması davayı esasa girmeden bitirir.
Kural: davanın dinlenebilmesi için borçlunun, dava konusu alacağın yüzde on beşini ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo etmesi veya mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham ve tahvilat yahut banka teminat mektubu tevdi etmesi şarttır. Aksi takdirde dava reddolunur.
Ek süre yoktur: ilk duruşma gününe kadar gerekli güvenceyi göstermemiş olan borçluya ikinci bir süre verilmez.
Bir tesellisi vardır: davanın teminat koşulunun yerine getirilmemesi nedeniyle reddi hâlinde, davalı yararına nispî değil maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Yani ret hâlinde ödenecek vekâlet ücreti alacak tutarına göre değil, sabit tarifeye göre belirlenir.
Pratik planlama: dava açmadan önce teminat kaynağı hazır edilmelidir; duruşma gününü beklemek riskli bir tercihtir.
Dava Haczi Kaldırmaz — Yalnızca Kesinleşmesini Engeller
Bu, borçluların en çok yanıldığı noktadır ve beklentiyi baştan doğru kurmak gerekir.
Geçici kaldırma kararı üzerine: alacaklının talebiyle borçlunun mallarına haciz konulmasında yasaya aykırı bir yön bulunmaz.
Süresinde açılan borçtan kurtulma davası ise hacizlerin kaldırılması sonucunu doğurmaz; yalnızca geçici hacizlerin kesin hacze dönüşmesini engeller.
Bunun anlamı şudur: dava açsanız da mallarınız üzerindeki haciz devam eder. Kazanmadan haciz kalkmaz.
Ancak kesin hacze dönüşmemesi önemlidir: kesin haciz satış aşamasının kapısını açar; geçici hacizde bu adım atılamaz.
Beklenti yönetimi: “dava açarım, hacizler kalkar” varsayımıyla hareket eden borçlu, dava süresince mallarının bloke kalacağını hesaba katmalıdır.
İspat Yükü Taraf Değişimiyle Yer Değiştirmez
Bu davada borçlu davacı, alacaklı davalı konumundadır; ancak bu, ispat düzenini tersine çevirmez.
Kural: alacaklı ve borçlunun taraf rollerinin değişmiş olması, ispat yükü bakımından bir değişiklik getirmez.
Sıra şöyle işler: alacağın ispatı davalı alacaklıdadır. Alacaklı alacağını ispat ederse, bu kez borçlu; borçlu olmadığını, borcu ödediğini, borcun muaccel olmadığını veya zamanaşımına uğradığını ispat etmek zorundadır.
Borçlu için sonuç: davayı açmış olmak, alacağın varlığını ispat yükünü size geçirmez; önce alacaklının belgesini ortaya koyması beklenir.
Ve bir avantaj daha: icra mahkemesinde imza incelemesi yapılmış olsa bile, icra hâkimi imza incelemesi konusunda hukuk hâkimi kadar geniş yetkili olmadığından, imza inkârında ısrar edilmesi hâlinde mahkemenin yeniden bilirkişi incelemesi yaptırması gerekir.
İmza incelemesinin icra mahkemesindeki usulü için borca itiraz ile imzaya itiraz arasındaki fark ve sonuçları sayfamıza bakabilirsiniz.
Menfi Tespit Davasıyla İlişkisi
İki dava sık karıştırılır; oysa aralarındaki ilişki kanunda ve içtihatta netleştirilmiştir.
Nitelik: borçtan kurtulma davası bir tür menfi tespit davası niteliğindedir. Bu nedenle ayrıca menfi tespit davası açmakta borçlunun hukuki yararı yoktur.
Daha önce menfi tespit davası açılmışsa: bu dava, geçici kaldırma kararının tefhim veya tebliğinden sonraki ilk duruşma gününe kadar yüzde on beş teminat yatırılırsa borçtan kurtulma davasına dönüşür.
Teminat yatırılmazsa dönüşmez: davaya normal bir menfi tespit davası olarak devam edilir; icra takibini durdurma etkisi doğmaz.
Bir istisna vardır: borçlu teminatı yatırmamış veya süresinde borçtan kurtulma davası açmamışsa, sahtelik nedenine dayanarak menfi tespit davası açabilir.
Alacaklı Bakımından: Geçici Kaldırma Ne Kazandırır?
Bu aşama alacaklı için de bir ara duraktır; kazanımları ve sınırları bilinmelidir.
Kazanım — haciz imkânı doğar. Geçici kaldırma kararı üzerine alacaklının talebiyle borçlunun mallarına haciz konulabilir.
Sınır — satış yapılamaz. Haciz geçici niteliktedir; kesin hacze dönüşmeden paraya çevirme aşamasına geçilemez.
Bekleme süresi bellidir: borçlu yedi gün içinde dava açmazsa karar kesin kaldırmaya, geçici haciz de kesin hacze dönüşür ve takip normal seyrine girer.
Dava açılırsa: alacaklı, genel mahkemedeki yargılamanın sonucunu beklemek zorundadır; ancak hacizleri korur.
Alacaklı için risk: davada haksız çıkılması hâlinde alacaklı da yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminatla mahkûm edilebilir. Bu nedenle geçici kaldırma talebi de belgeye dayandırılmalıdır.
Karar Öncesi Kontrol Listesi
Geçici kaldırma kararı elinize geçtiğinde, yedi gün içinde şu beş soruyu cevaplamanız gerekir.
1. Kararın tefhim veya tebliğ tarihi nedir? Süre bu tarihten işler; duruşmada tefhim edildiyse süre o gün başlar.
2. Teminatı karşılayabiliyor musunuz? Alacağın yüzde on beşi ilk duruşmaya kadar hazır olmalıdır; ek süre verilmez.
3. Savunmanız hangi eksende? İmza inkârında ısrar edecekseniz genel mahkemede yeniden bilirkişi incelemesi mümkündür; ödeme veya zamanaşımı savunmasında belgeler hazırlanmalıdır.
4. Zaten menfi tespit davanız var mı? Varsa, ilk duruşmaya kadar yüzde on beş teminat yatırarak onu borçtan kurtulma davasına dönüştürebilirsiniz.
5. Hacizlerin devam edeceğini kabul ediyor musunuz? Dava hacizleri kaldırmaz; yalnızca kesinleşmesini engeller.
Ve maliyet: haksız çıkan taraf yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminatla mahkûm edilir; bu risk her iki yönde işler.
Yedi Günü Kaçırdıysanız Hangi Yollar Kalır?
Süre hak düşürücüdür; ancak borçlunun eli tamamen boş kalmaz.
Dava süre geçtikten sonra açılmışsa: Yargıtay uygulamasına göre bu dava, İİK m.72’de düzenlenen menfi tespit davası olarak görülür.
Ancak etkisi zayıftır: süre geçtikten sonra açılan normal bir tespit davası icra takibini durdurmaz.
Kalan iki yol: borçlu, İİK m.71’e göre icra takibinin iptal veya ertelenmesini sağlayabilir; borcu ödemişse istirdat davası açabilir.
Bu nedenle yedi günlük süre kritiktir: takibi durdurma etkisini yalnızca süresinde açılan borçtan kurtulma davası sağlar.
Kaybeden taraf için maliyet: borçtan kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava veya hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere münasip bir tazminatla mahkûm edilir. Bu yaptırım her iki taraf için de işler.
Alacaklının alternatif yolu için itirazın iptali davası (İİK 67), kanun yolu için icra mahkemesi kararlarına karşı istinaf ve temyiz (İİK 363-364) ve itirazın kendisi için ödeme emrine itiraz: borca, imzaya ve yetkiye (İİK 62) sayfalarımıza bakabilirsiniz.
🗺️ İcra Takibi Konu Haritası
İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
🔒 Haciz İşlemleri
- Banka Hesabına Haciz ve E-Haciz: Bloke Nasıl Kaldırılır?
- Borç Ödendikten Sonra Haczin Kaldırılması (Haciz Fekki)
- Haciz İhbarnamesi (89/1) Geldi: Üçüncü Kişi Ne Yapmalı?
- Maaş Haczi: 1/4 Kuralı ve Haczedilemeyen Ödemeler
- Tek Ev Haczedilir mi? Meskeniyet İddiası
- İhtiyati Haciz Nedir? Şartları ve Uygulanması (İİK 257)
📁 Takip Süreci
- İcra Dosyası Nasıl Kapatılır? Kapak Hesabı ve Tahsil Harcı
- İcra Takibinden Vazgeçme (Feragat) ve Haricen Tahsil
- İcra Borcunda Zamanaşımı: 10, 5 ve 3 Yıl Kuralları
- İcra Dosyasının Yenilenmesi: Düşen Dosya Nasıl Canlanır?
- İcra Takibinde Yetki İtirazı: Hangi Daire Yetkili?
- Adıma İcra Takibi Var mı? e-Devlet ve UYAP Sorgulama
⚖️ İtiraz ve Dava
- İcra Takibine İtiraz: Ödeme Emrine 7 Gün İçinde İtiraz
- Ödeme Emrine İtiraz: Borca, İmzaya ve Yetkiye İtiraz
- İtirazın Kaldırılması: Kesin ve Geçici Kaldırma (İİK 68)
- İtirazın İptali Davası (İİK 67)
- İstihkak Davası: Başkasının Malı Haczedilirse
- Sıra Cetveline Şikâyet ile İtiraz Arasındaki Fark
💰 Ödeme, Harç ve Faiz
- Haricen Tahsil Ne Demek? Harcı, Oranı ve Bildirimi
- İcra Borcuna Faiz Nasıl Hesaplanır? Faiz Türleri
- İcra Borcunu Taksitle Ödeme (İİK m.111)
- İcra Harç ve Masrafları: Kim Öder, Ne Kadar?
- Ödeme Emri Geldi, Ne Yapmalı? 7 Günde 3 Seçenek
- Mal Beyanı Nedir? Vermezsem Ne Olur? (İİK 74)
🏛️ Satış ve Paraya Çevirme
- UYAP e-Satıştan İcradan Ev veya Araç Nasıl Alınır?
- İcra İhalesi ve İhalenin Feshi
- Satış Talebi Süresi: Hacizde 1 Yıl, Rehinde 6 Ay
- Kıymet Takdirine İtiraz: Malım Düşük Değerlendiyse
- İhale Bedelini Ödemezsem Ne Olur?
- Mehil Vesikası ve Satışın Durdurulması (İİK m.36)
📌 Özel Alacak Türleri
- 2026 İcra Affı Çıkacak mı? Güncel Gerçek
- Kira Borcu ve Tahliye: İcra Yoluyla Kiracı Tahliyesi
- Kredi Kartı Borcum İcraya Verildi: Takip Süreci
- Kambiyo Senedi (Çek-Bono) Takibi: 5 Günde Ne Yapılır?
- Yabancı Para (Döviz) Alacağında İcra Takibi
- Abonelik/Fatura Borcu İcraya Verildi: MTS Takibi
📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
İtiraz Sonrası Yolların Karşılaştırması
İtiraz üzerine alacaklının önünde iki yol vardır; hangisinin seçileceği elde bulunan belgeye ve süreye göre belirlenir.
| Ölçüt | İtirazın kaldırılması (m.68) | İtirazın iptali (m.67) |
|---|---|---|
| Merci | İcra mahkemesi | Genel mahkeme |
| Süre | İtirazın tebliğinden itibaren altı ay | İtirazın tebliğinden itibaren bir yıl |
| Belge şartı | Kanunda sayılan belgelere dayanılması gerekir | Her türlü delille ispat mümkündür |
| İnceleme | Belge üzerinden dar inceleme | Tam yargılama; tanık dinlenebilir |
| Karar | Yalnızca itirazın kaldırılmasına karar verilir | Alacağın esası hakkında hüküm kurulur |
| Kesin hüküm | Oluşturmaz | Alacağın varlığı bakımından oluşturur |
| Tazminat | Şartları varsa hükmedilir | İcra inkâr tazminatı |
| Sonuç | Kabul hâlinde takibe devam | Kabul hâlinde takibe devam |
Altıncı satır, iki yol arasındaki en önemli farktır: itirazın kaldırılması kararı alacağın esası bakımından kesin hüküm oluşturmaz ve taraflar sonradan genel mahkemede dava açabilir. İtirazın iptali davasındaki hüküm ise alacağın varlığını kesin olarak belirler.
Kesin ve geçici kaldırma farklı sonuçlar doğurur. Borca itiraz hâlinde kanunda sayılan belgelere dayanılarak itirazın kesin kaldırılması istenir. İmzaya itiraz hâlinde ise inceleme sonucunda itirazın geçici olarak kaldırılmasına karar verilebilir; bu durumda borçluya borçtan kurtulma davası açma imkânı tanınır (İİK m.68/a, m.69). İki kararın sonuçları ve sonraki yolları birbirinden ayrıdır.
Kesinleşme Sonrası İşleyen Rejim
İtiraz kaldırıldığında takip kesinleşir ve genel hükümler işlemeye başlar.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Mal beyanı | Kanunda öngörülen süre içinde beyan yükümlülüğü | İİK m.74 |
| Yaptırım | Beyanda bulunmayan borçlu hakkında tazyik hapsi | İİK m.76 |
| Haciz | Borçlunun malvarlığı üzerine haciz | İİK m.78 |
| Haczedilmezlik | Haline münasip ev ve temel ihtiyaç eşyaları | İİK m.82 |
| Maaş | Kanuni kesinti sınırı | İİK m.83 |
| Satış isteme | Hacizden itibaren bir yıl | İİK m.106 |
| Haczin düşmesi | Süresinde satış istenmezse | İİK m.110 |
| Taksit | Haciz sonrası taksit taahhüdü imkânı | İİK m.111 |
Altıncı ve yedinci satırlar, alacaklı bakımından en sık ihmal edilen süredir: itiraz kaldırıldıktan sonra haciz uygulansa dahi, bir yıl içinde satış istenmezse haciz kalkar ve süreç baştan kurulmak zorunda kalır.
İtirazın iptali için itirazın iptali davası rehberimize bakabilirsiniz.
Dayanılabilecek Belgeler
İtirazın kesin kaldırılmasında hangi belgelere dayanılabileceği kanunda belirlenmiştir.
| Belge | Değerlendirme |
|---|---|
| İmzası ikrar edilmiş senet | Borçlunun imzayı kabul ettiği adi senet |
| Noterlikçe onaylı belge | Resmî şekilde düzenlenmiş veya onaylanmış belge |
| Resmî daire kaydı | Yetkili makamlarca verilen belgeler |
| Kabul beyanı | Borçlunun borcu kabul ettiği belge |
| Belge dışı iddia | Dar incelemede değerlendirilememesi |
| Süre | Altı aylık başvuru süresi (İİK m.68) |
| Merci | İcra mahkemesi |
| Tazminat | Şartları varsa hükmedilmesi |
Beşinci satır, bu yolun sınırını gösterir: geniş yargılama gerektiren iddialar dar incelemede sonuç vermez. Elde kanunda sayılan nitelikte bir belge yoksa itirazın iptali davası yolu tercih edilmelidir.
Altı aylık süre hak düşürücüdür. İtirazın kaldırılması talebi, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır. Süre kaçırıldığında bu yol kapanır; ancak bir yıllık süre dolmamışsa itirazın iptali davası açılabilir. Bu nedenle itirazın tebliğ tarihi dosyada kaydedilmelidir.
Tazminat Rejimi
İtirazın kaldırılması yolunda her iki taraf bakımından tazminat gündeme gelebilir.
| Konu | Değerlendirme |
|---|---|
| Talep | Tazminata ancak talep hâlinde hükmedilmesi |
| Alacaklı lehine | Borçlunun haksız çıkması hâlinde |
| Borçlu lehine | Talebin reddi hâlinde |
| Likidite | Alacağın belirli veya belirlenebilir olması |
| Oran | Kanunda öngörülen asgari oran |
| Hesap | Kabul veya ret edilen kısım üzerinden |
| Kesin hüküm | Kararın esasa etkisinin sınırlı olması |
| Sonraki dava | Genel mahkemede dava imkânının saklılığı |
Yedinci ve sekizinci satırlar birlikte okunmalıdır: itirazın kaldırılması kararı alacağın esası bakımından kesin hüküm oluşturmadığından, taraflar sonradan genel mahkemede dava açabilir ve bu durum tazminat kararının etkisini de sınırlar.
Talep edilmeyen tazminata hükmedilmez. Hem alacaklı hem borçlu bakımından tazminat, dilekçede açıkça istenmedikçe kendiliğinden hükmedilmez. Talebin miktar ve dayanak gösterilerek yazılması; sonradan hak kaybını önler.
Başvuru Dilekçesinde Denetlenecekler
Talebin kabulü, dilekçenin ve eklerinin eksiksizliğine bağlıdır.
| Unsur | İçerik |
|---|---|
| Takip dosyası | Takip talebi ve ödeme emri |
| İtiraz | İtirazın kapsamı ve tarihi |
| Tebliğ | İtirazın alacaklıya tebliğ tarihi |
| Süre | Altı aylık sürenin hesabı |
| Belge | Dayanılan belgenin aslı veya onaylı örneği |
| Talep | İtirazın kaldırılmasının istenmesi |
| Tazminat | Şartları varsa tazminat talebi |
| Harç | Başvuru harcının yatırılması |
Üçüncü satır, sürenin başlangıcını belirler: altı aylık süre itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten işler. İtiraz alacaklıya tebliğ edilmemişse süre işlemeye başlamaz.
Belge aslı veya onaylı örneği sunulmalıdır. Dar inceleme yapıldığından, dayanılan belgenin niteliği ve gerçekliği dosya üzerinden değerlendirilir. Fotokopi belgeyle yapılan başvurular sonuç vermeyebilir. Bu nedenle senedin aslı veya usulüne uygun onaylı örneği dosyaya sunulmalıdır.
Yol Seçiminde Değerlendirme
Alacaklının hangi yolu seçeceği, birkaç ölçüte göre belirlenir.
| Ölçüt | Değerlendirme |
|---|---|
| Belge | Elde kanunda sayılan nitelikte belge bulunması |
| Süre | Altı ay mı bir yıl mı kaldığı |
| Hız | İcra mahkemesinde sürecin daha kısa olması |
| Kesin hüküm | Esas hakkında hüküm ihtiyacı |
| İspat | Tanık gibi delillere ihtiyaç duyulup duyulmadığı |
| Tazminat | Her iki yolda da talep edilebilmesi |
| Masraf | Harç ve gider farkı |
| Risk | Talebin reddi hâlinde doğacak sonuçlar |
Dördüncü satır, uzun vadeli değerlendirmeyi gerektirir: alacağın varlığı bakımından kesin hüküm elde edilmek isteniyorsa itirazın iptali davası tercih edilmelidir; itirazın kaldırılması kararı bu etkiyi doğurmaz.
Süre bitmeden karar verilmelidir. Altı aylık süre geçtikten sonra itirazın kaldırılması istenemez; ancak bir yıllık süre dolmamışsa itirazın iptali davası açılabilir. Bu nedenle itirazın tebliğinden itibaren geçen süre düzenli izlenmeli ve yol tercihi süre bitmeden yapılmalıdır.
Borçlu Bakımından Savunma
İtirazın kaldırılması talebine karşı borçlunun ileri sürebileceği hususlar sınırlıdır.
| Konu | Değerlendirme |
|---|---|
| Süre | Altı aylık sürenin geçmiş olması |
| Belge | Dayanılan belgenin kanuni niteliği taşımaması |
| İmza | İmzanın inkâr edilmesi |
| Ödeme | Borcun ödendiğini gösteren belge |
| İtfa | Borcun başka bir şekilde sona ermesi |
| Zamanaşımı | Sürenin dolmuş olması |
| Yetki | Takibin yetkisiz dairede başlatılması |
| Tazminat | Talebin reddi hâlinde tazminat talebi |
İkinci satır, bu yolda en etkili savunmadır: dayanılan belge kanunda sayılan nitelikte değilse talep reddedilir ve alacaklının genel mahkemede dava açması gerekir.
Savunma da belgeye dayanmalıdır. Dar inceleme yapıldığından, borçlunun ödeme veya itfa iddiası da belgeyle desteklenmelidir. Sözlü beyan veya tanık gibi deliller bu aşamada değerlendirilemez. Geniş yargılama gerektiren savunmalar için genel mahkemede dava yolu açıktır.
Karar Sonrası İşlemler
İtirazın kaldırılması kararından sonra izlenecek adımlar bellidir.
| Adım | İçerik |
|---|---|
| Karar | Kararın kesinleşme durumunun izlenmesi |
| Dosya | Kararın icra dosyasına sunulması |
| Kesinleşme | Takibin kesinleşmesi |
| Mal beyanı | Borçlunun beyan yükümlülüğü (İİK m.74) |
| Haciz | Haciz talebinde bulunulması (İİK m.78) |
| Satış | Hacizden itibaren bir yıl içinde satış (İİK m.106) |
| Gider | Giderin on beş gün içinde yatırılması (İİK m.110) |
| Kanun yolu | Karara karşı başvuru süresinin izlenmesi |
İkinci satır, uygulamada gecikmeye yol açan adımdır: mahkeme kararının icra dosyasına sunulması gerekir; aksi hâlde icra dairesi takibe devam edemez.
Karar kesin hüküm oluşturmaz. İtirazın kaldırılması kararı alacağın esası bakımından kesin hüküm oluşturmadığından, borçlu sonradan genel mahkemede menfi tespit veya istirdat davası açabilir (İİK m.72). Bu nedenle takip kesinleşse dahi uyuşmazlığın tamamen sona ermediği gözetilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
İtirazın kaldırılması için süre kaç aydır?
İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 6 aydır; bu süre hak düşürücüdür ve kaçırılırsa yalnızca 1 yıllık itirazın iptali davası yolu kalır.
İtirazın kaldırılması hangi mahkemeden istenir?
İcra mahkemesinden istenir; basit ve süratli yargılama usulü uygulanır.
Hangi belgelerle itirazın kesin kaldırılması istenebilir?
İmzası ikrar edilmiş adi senet, noter onaylı senet, resmî makamların usulüne uygun belgeleri ve kredi kurumu belgeleriyle istenebilir.
Borçlu imzayı inkâr ederse ne olur?
Alacaklı geçici kaldırma ister; mahkeme imza incelemesi yapar. İmza borçluya aitse itiraz geçici kaldırılır, borçlu 7 gün içinde borçtan kurtulma davası açabilir.
İtirazın kaldırılmasında tazminat var mı?
Evet; talebin esastan kabulünde borçlu, reddinde alacaklı, yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilebilir.
Borçtan kurtulma davası kaç gün içinde açılır?
İtirazın muvakkaten kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde. Dava, takibin yapıldığı yer veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.
Teminat şartı nedir?
Davanın dinlenebilmesi için borçlunun, dava konusu alacağın yüzde on beşini ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo etmesi veya mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham ve tahvilat yahut banka teminat mektubu tevdi etmesi şarttır; aksi takdirde dava reddolunur.
Teminat için ek süre alabilir miyim?
Hayır. İlk duruşma gününe kadar gerekli güvenceyi göstermemiş olan borçluya ikinci bir süre verilmez.
Dava açarsam hacizler kalkar mı?
Hayır. Süresinde açılan borçtan kurtulma davası hacizlerin kaldırılması sonucunu doğurmaz; yalnızca geçici hacizlerin kesin hacze dönüşmesini engeller.
Dava açmazsam ne olur?
İtirazın geçici kaldırılması kararı kesin kaldırma kararına dönüşür ve borçlunun mallarına konulmuş geçici haciz de kesin hacze dönüşür.
Davacı ben olduğuma göre ispat yükü bende mi?
Hayır. Taraf rollerinin değişmiş olması ispat yükü bakımından değişiklik getirmez: alacağın ispatı davalı alacaklıdadır. Alacaklı alacağını ispat ederse, bu kez borçlu ödeme, muacceliyet veya zamanaşımı gibi savunmalarını ispat eder.
Ayrıca menfi tespit davası açmalı mıyım?
Gerekmez. Borçtan kurtulma davası bir tür menfi tespit davası niteliğinde olduğundan ayrıca menfi tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmaz. Ancak teminat yatırılmamış veya süresinde dava açılmamışsa, sahtelik nedenine dayanarak menfi tespit davası açılabilir.
Yedi günü kaçırdım, ne yapabilirim?
Süre geçtikten sonra açılan dava İİK m.72’deki menfi tespit davası olarak görülür ve icra takibini durdurmaz. Bundan sonra İİK m.71’e göre takibin iptal veya ertelenmesi istenebilir; borç ödenmişse istirdat davası açılabilir.
📚 İlgili Rehberler
İtirazın kaldırılması talebi veya aleyhinize açılan taleplere karşı savunma için
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.


