İcra Mahkemesi Kararına İstinaf ve Temyiz (İİK 363-364)
24 Temmuz 2026

İcra Mahkemesi Kararına İstinaf ve Temyiz (İİK 363-364)

İcra mahkemesinden ödeme emrine itirazın kaldırılması, ihalenin feshi, kıymet takdiri, şikayet gibi bir karar aldınız. Karar aleyhinize çıktı — ne yapabilirsiniz? İİK m.363 ve 364, icra mahkemesi kararlarına karşı istinaf ve temyiz yollarını düzenler. Ancak bu düzenleme HMK’daki genel istinaf-temyizden farklıdır: süreler ve kesinlik rejimi farklıdır (istinaf iki hafta — 7499 s.K. ile 1 Haziran 2024’ten itibaren, temyiz iki hafta), kesinlik sınırları özeldir, temyiz yolu sadece belirli konularda açıktır ve temyiz yolu satış dışındaki icra işlemlerini durdurmaz. Bu yazıda hangi karara karşı ne kadar sürede, nereye başvurulacağını, süre tutum dilekçesi ile parasal sınırların 2026 tutarlarını detaylı ele alıyoruz.

İcra Mahkemesi Kararlarına Karşı Kanun Yolları

2004 sayılı İİK m.4 uyarınca icra mahkemesi, icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı yapılan şikayetler ile itirazları inceleyen özel bir mahkemedir. Bu mahkemenin verdiği kararlara karşı kanun yolları İİK’nın 5311 sayılı Kanun ile değişik 363, 364, 365 ve 366’ncı maddelerinde özel hükümlerle düzenlenmiştir. Bu düzenleme HMK’daki genel istinaf-temyiz kurallarından farklıdır ve icra hukukunun kendine özgü özelliklerini yansıtır.

İİK m.363 icra mahkemesinin hangi kararlarına karşı istinaf yolunun kapalı olduğunu düzenler. Yani kural olarak istinaf yolu AÇIKTIR; istisnaen bazı işlemler kesin nitelikte kabul edilmiştir. İİK m.364 ise bölge adliye mahkemesi (BAM) kararlarına karşı temyiz yolunu düzenler; ancak temyiz yolu istinaftan daha sınırlıdır. İİK m.366 istinaf ve temyiz incelemelerinin HMK’ya göre yapılacağını hükme bağlar. İcra ve iflas hukukunun genel bilgisi için İcra ve İflas Hukuku Rehberi yazımıza bakabilirsiniz.

İstinaf Süresi: İki Hafta (İİK 363/1, 7499 s.K. ile değişik)

Bu konuda internette dolaşan “10 gün” bilgisi 1 Haziran 2024’ten beri geçerli değildir. İİK m.363/1, 7499 sayılı Kanun’un 37. maddesiyle değiştirilmiş ve iki temel unsuru birden değişmiştir.

Değişiklik 1 — süre uzadı: maddedeki “on gün” ibaresi “iki hafta” olarak değiştirilmiştir. İstinaf başvuru süresi artık iki haftadır ve HMK’daki genel istinaf süresiyle aynıdır.

Değişiklik 2 — başlangıç anı değişti: maddede yer alan “tefhim veya” ibaresi metinden çıkarılmıştır. Bunun sonucu şudur: kararın duruşmada tarafların yüzüne karşı açıklanması (tefhim) artık süreyi başlatmaz. Süre yalnızca tebliğden itibaren işler.

İkinci değişiklik uygulamada birincisinden daha önemlidir. Eski rejimde kısa karar yüzünüze karşı açıklandığı anda saat işlemeye başlıyor, gerekçeli kararı beklemek hak kaybına yol açabiliyordu. Yeni rejimde duruşmadan çıktığınızda süre henüz başlamamıştır; başlangıç için kararın usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi gerekir.

Hangi kararlara uygulanır? Değişiklik 1 Haziran 2024’te yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten önceki döneme ilişkin dosyalarda eski rejim (on gün, tefhim veya tebliğden) değerlendirilir. Bu nedenle 2024 öncesi tarihli Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarında görülen “tefhimden itibaren on gün” yaklaşımı, sonraki kararlar bakımından uygulanmaz.

Adli tatil kuralı değişmedi: icra mahkemesine arz edilen hususlar ivedi işlerden sayıldığından süreler adli tatilde uzamaz. İki haftalık süre 20 Temmuz – 31 Ağustos döneminde de kesintisiz işler.

Süre Tutum Dilekçesi

Süre tutum dilekçesi, gerekçeli karar elde edilmeden istinaf iradesini ortaya koymak için verilen kısa bir dilekçedir. 7499 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik bu kurumun icra mahkemesi kararları bakımından pratik önemini büyük ölçüde azaltmıştır.

Neden azaldı? Eski rejimde kısa kararın yüze karşı tefhimi süreyi başlatıyordu; gerekçeli karar aylar sonra tebliğ edilse dahi on günlük süre çoktan işlemiş olabiliyordu. Bu nedenle duruşmadan çıkar çıkmaz süre tutum dilekçesi vermek zorunluydu. 1 Haziran 2024’ten sonra ise tefhim süreyi başlatmadığından bu aciliyet ortadan kalkmıştır: süre, kararın tebliğinden itibaren işler.

Yine de tümüyle işlevsiz değildir. Uygulamada tebligatın usulsüz yapıldığı, tebliğ tarihinin tartışmalı olduğu ya da vekilin dosyayı geç öğrendiği durumlar yaşanabilir. Böyle hâllerde iradenizi erken ortaya koymuş olmak, ileride yapılacak süre değerlendirmesinde lehinize bir kayıt oluşturur.

Dilekçenin içeriği kısadır: “Sayın Mahkemenin … tarih ve … sayılı kararına karşı istinaf yoluna başvurmak istiyoruz; gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra istinaf sebeplerimizi ayrıntılı olarak sunacağız.”

Asıl dikkat edilmesi gereken: artık kritik olan tefhim tarihi değil, tebliğ tarihidir. Tebligat mazbatasının usulüne uygun olup olmadığı, kime ve nasıl tebliğ edildiği titizlikle incelenmelidir; tebligat usulsüzse süre hiç başlamamış sayılır.

İstinaf Kesinlik Sınırı

İİK m.363/1 gereği “İcra mahkemesince verilen tazminata ve para cezasına ilişkin kararlara karşı istinaf yolu açıktır.” Kesinlik sınırı bakımından ise 363. maddede gösterilmeyen icra mahkemesi kararlarına karşı ait olduğu hak, alacak veya malın değer veya miktarının parasal sınırı geçmesi şartıyla istinaf yolu açıktır. Bu parasal sınır her yıl yeniden değerleme oranıyla güncellenir. 2026 yılı için icra mahkemesi kararlarında istinaf sınırı 119.000 TL, temyiz sınırı ise 682.000 TL‘dir. Bu tutarların altında kalan şikâyet, itirazın kaldırılması ve istihkak gibi icra uyuşmazlıklarına ilişkin kararlar kesindir. İcra istinaf sınırının hukuk mahkemelerindeki istinaf sınırından (2026 için 50.000 TL) yüksek olması, icra takiplerinin sürüncemede kalmasını engelleme amacına dayanır. Kesin sınırlar için Adalet Bakanlığı’nın güncel Resmi Gazete duyurusuna başvurmak gerekir.

Belirli konularda ise değere bakılmaksızın istinaf yolu açık veya kapalı olabilir. Örneğin İİK m.363/1 uyarınca tazminata ve para cezasına ilişkin kararlar için değer bakılmaksızın istinaf açıktır. Şikayetin süreden reddine ilişkin kararlar için ise pratikte istinaf açık ancak temyiz sınırlıdır. Karar türüne göre değişiklik olduğu için karar aleyhinize çıktığında dikkatli değerlendirilmelidir.

Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) Kararına Karşı Temyiz (İİK 364)

İİK m.364, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolunu düzenler. BAM kararına karşı temyiz süresi TEBLİĞDEN itibaren 2 HAFTADIR (14 gün). Bu süre HMK’daki genel temyiz süresi ile aynıdır ancak BAM tarafından reddedilen taleplerde farklı hususlar gündeme gelebilir. Bir Yargıtay uygulamasında BAM kararının temyiz edene 23.07.2025 tarihinde tebliğ edildiği halde temyiz dilekçesinin 08.09.2025 tarihinde verildiği durumda temyizin süresinde olmadığı ve reddedildiği hükme bağlanmıştır.

Temyiz sadece belirli kararlara karşı açıktır. Her BAM kararı temyiz edilemez. Örneğin İİK m.363’te sayılan kalemlerden olmayan işlemlere ilişkin kararlar (kıymet takdirine itiraz gibi) temyiz edilebilir olmayabilir. Yargıtay içtihatları uyarınca “İİK’nın 363. maddesinde sayılan temyizi kabil kararlardan olmayıp bu kararların temyiz kabiliyeti olduğuna ilişkin olarak kanunda ayrık bir düzenleme de bulunmadığından” o karar temyize kapalıdır. Adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin ilamsız icra takibinde temerrüt nedeniyle tahliye isteminde temyiz kesinlik sınırının tespitinde 1 yıllık kira bedeli toplamı esas alınır.

Temyizin İcra İşlemlerine Etkisi (İİK 363/3)

İİK m.363/3 uyarınca temyiz yoluna başvuru satış dışında icra işlemlerini DURDURMAZ. Bu, alacaklı için önemli bir güvencedir: BAM aleyhine karar verse ve temyiz yoluna gidilse bile alacaklı satış dışı işlemleri (haciz, muhafaza, sıra cetveli düzenlemesi gibi) yürütmeye devam edebilir. Sadece satış işlemi durur.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 21.02.1968 tarihli 1966/23 E., 1968/5 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere temyiz kanuni süre geçtikten sonra yapılmış veya temyizi kabil olmayan bir karara taalluk etmiş ise merci hakiminin yalnız bu sebeplerle temyiz isteğini reddi halinde temyiz dilekçesinin Yargıtay’a sevk edilmiş olması hiçbir icra işlemini durdurmaz.

İİK m.363/4 ise farklı bir hüküm getirir: şikayet hakkında verilen icra mahkemesi kararı kesinleşmeden icra müdürlüğünce satış işlemi yapılamaz. Ancak istinaf yoluna başvurulması, alacaklının satış isteme süresini durdurmaz. Bu inceliğin somut sonuçları uygulamada önemlidir: alacaklı istinaf sonucunu beklemek zorunda değil, satış süresini (İİK m.106) takip etmelidir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

İstinaf ve Temyize Konu Edilebilen Kararlar

Uygulamada sık istinafa ve temyize konu olan icra mahkemesi kararları şunlardır:

Şikayet kararları (İİK 16): İcra memurunun işlemlerine karşı yapılan şikayetler. Karar aleyhine tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf; süresi ve değeri elverirse temyiz mümkündür.

İtirazın kaldırılması (İİK 68, 68/a): Ödeme emrine yapılan itirazın icra mahkemesince kaldırılması veya reddi. İstinaf açıktır.

İhalenin feshi (İİK 134): Açık artırmayla yapılan ihalenin fesih taleplerinin karar altına alınması. Değer sınırı bu kararlarda önemlidir.

Kıymet takdirine itiraz (İİK 128/a): Bilirkişi tarafından belirlenen kıymete karşı yapılan itiraz sonucu verilen kararlar. Yargıtay içtihadı uyarınca kıymet takdirine itiraz kararları İİK 363’te sayılmadığı için TEMYİZ EDİLEMEZ; sadece istinaf açıktır.

Haczedilmezlik şikayeti (İİK 82): Belirli malların haczedilmezliğine ilişkin şikayet kararları. Ancak dikkat: Haczedilmezlik şikayetinin icra mahkemesince tedbir kararı verilmedikçe satış isteme süresini kendiliğinden durdurmayacağı Yargıtay içtihatlarında vurgulanmıştır.

Menfi tespit / İstirdat kararları: İİK 72 kapsamında verilen kararlar. Bu ana mahkeme (asliye hukuk/ticaret) tarafından verilir; kanun yolları genel HMK hükümlerine tabidir.

İstinaf ve Temyiz Nasıl Yapılır?

İstinaf yoluna başvuru, kararı veren icra mahkemesine dilekçe ile yapılır. Dilekçe icra mahkemesinden BAM’a gönderilir. BAM karara karşı ise temyiz dilekçesi kararı veren BAM’a verilir; BAM Yargıtay’a gönderir. Süre içinde başvuru için tebliğ tarihi ve tefhim tarihi tam olarak kaydedilmelidir.

Başvuru dilekçesinde şu unsurlar bulunmalıdır: kararı veren mahkeme, dosya ve karar numarası; kararın tarih ve içeriği; istinaf/temyiz sebepleri (usul hataları, hukuka aykırılık, deliller); talep (kararın kaldırılması, değiştirilmesi, gönderilmesi); harç ve masrafların ödenmesi. Harç istinafta nispi (davanın değeri üzerinden) veya maktu olabilir; 2026 rakamları güncel olarak Adalet Bakanlığı harç tarifesinden kontrol edilmelidir.

Adli Tatilde Süreler

Adli tatil süresinde (Temmuz 20 – Ağustos 31 dönemi) icra mahkemesine ilişkin işler İVEDİ İŞLERDEN sayılır ve adli tatilde süreler UZAMAZ. Bu, HMK’daki genel adli tatil kuralından bir istisnadır. Yargıtay bu hususu net olarak vurgulamıştır: “İcra mahkemesine arz edilen hususların ivedi işlerden olduğu, adli tatilde sürelerin uzamayacağı” hükmedilmiştir.

Dolayısıyla icra mahkemesi kararına karşı istinaf/temyiz süresi Temmuz 20’de başlarsa Ağustos 31’i beklemeksizin son gün ne ise o gün süre son bulur. Bu husus özellikle uzun tatil dönemlerinde önemlidir; süreler kaçırılırsa istinaf/temyiz düşer.

Kesin Kararlara Kötüniyetle İstinaf ve Temyiz

İİK m.363/2 ve m.364/3 kesin bir karara karşı kötüniyetle istinaf veya temyiz yoluna başvurulmasını yaptırıma bağlar. Kötüniyetli başvuru halinde başvuran taraf tazminata ve para cezasına mahkum edilebilir. Bu düzenleme, işlemlerin uzatılması amacıyla süresi geçmiş veya kabil olmayan istinaf/temyiz başvurularına engel olmak amacındadır. Kötüniyetle temyiz yaptırımı yaklaşık 500-3000 TL arası (yıllara göre değişen) idari para cezası olarak uygulanabilir.

İstinaf/Temyiz Karar Süreçleri

BAM istinaf başvurusunu inceleyerek şu üç kararlardan birini verir: (a) kararı ONAR (istinaf reddedilir); (b) kararı KALDIRIR ve yeni karar verir; (c) usul yönünden BOZAR ve dosyayı ilk derece mahkemesine gönderir. BAM’ın kararı süresi içinde temyiz edilmezse kesinleşir.

Yargıtay temyiz başvurusunu inceleyerek şu kararları verebilir: (a) ONAMA (BAM kararı onaylanır); (b) BOZMA (BAM’a yeniden inceleme için gönderilir); (c) DÜZELTEREK ONAMA (özellikle usul hataları için). Yargıtay bozma kararı verirse BAM kararı ortadan kalkar ve yeniden inceleme yapılır.

Sonuç

İcra mahkemesi kararlarına karşı kanun yolları İİK m.363-366 ile HMK’dan farklı özel hükümlere tabidir. İstinaf süresi iki haftadır ve yalnızca tebliğden itibaren işler (İİK m.363/1, 7499 s.K. ile değişik, yür. 1 Haziran 2024); BAM kararına karşı temyiz süresi de iki haftadır (tebliğden itibaren). İstinaf yolu 363. maddede sayılanlar dışındaki tüm icra mahkemesi kararlarına karşı parasal sınır aşılırsa açıktır. Temyiz yolu daha sınırlıdır; sadece belirli konularda ve değer bakımından belirli sınırın üzerinde açıktır. Temyiz satış dışı icra işlemlerini durdurmaz; ancak şikayet halinde icra mahkemesi kararı kesinleşmeden satış yapılamaz. Süre tutum dilekçesi ile gerekçeli karara kadar hak korunabilir. Adli tatilde icra işleri ivedi sayıldığı için süreler uzamaz. Kesin karara kötüniyetle başvuru tazminat ve para cezasına konu olabilir. Doğru sürenin hesaplanması, dilekçenin usulüne uygun hazırlanması ve gerekçelerin somut biçimde sunulması istinaf/temyiz başarısı için kritiktir.

1 Haziran 2024 Öncesi ve Sonrası: Karşılaştırma

Dosyanızda hangi rejimin uygulanacağını belirlemek için tek ölçüt vardır: sürenin işlemeye başladığı an 1 Haziran 2024’ten önce mi sonra mı?

1 Haziran 2024 öncesi (7499 öncesi rejim): istinaf süresi on gündü ve süre “tefhim veya tebliğden” işlerdi. Karar duruşmada yüze karşı açıklanmışsa süre o anda başlardı; gerekçeli kararın sonradan tebliği süreyi değiştirmezdi.

1 Haziran 2024 sonrası (yürürlükteki rejim): istinaf süresi iki haftadır ve yalnızca tebliğden işler. Duruşmada kararın açıklanması süreyi başlatmaz.

Bu ayrım, eski tarihli içtihatların okunmasında da belirleyicidir. 2024 öncesi verilmiş Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarında “yüze karşı tefhim edilen kararın on gün içinde istinaf edilmemesi” gerekçesiyle verilen süre ret kararları, o dönemin hukukuna göre doğrudur; ancak bugünkü dosyalara doğrudan uygulanamaz.

Süre Tebliğden İşliyorsa, Tebligatı Denetleyin

Sürenin başlangıcı tek bir olguya bağlandığı için, o olgunun hukuka uygunluğu her şeyden önemli hâle gelmiştir: tebligat usulüne uygun mu?

Usulsüz tebligat hâlinde süre hiç başlamamış sayılır. Uygulamada en sık rastlanan usulsüzlükler şunlardır: adreste bulunmama şerhinin gerekli araştırma yapılmadan düşülmesi, komşuya veya kapıcıya teslimde beyanın tutanağa geçirilmemesi, muhatabın o adreste oturmadığı hâlde tebliğ yapılmış sayılması, tüzel kişilerde yetkisiz kişiye teslim, vekille takip edilen dosyada tebliğin vekile değil asile yapılması.

Tebligatın usulsüz olduğunu öğrendiğiniz tarihi beyan ederek şikâyet yoluna gidebilirsiniz; bu şikâyet İİK m.16’daki yedi günlük süreye tabidir ve süre öğrenme tarihinden işler. Şikâyet kabul edilirse tebliğ tarihi düzeltilir ve iki haftalık istinaf süresi yeniden işlemeye başlar.

İstinaf Dilekçesini Nereye ve Nasıl Verirsiniz?

Merci: istinaf dilekçesi kararı veren icra mahkemesine verilir; mahkeme dosyayı bölge adliye mahkemesine gönderir. Doğrudan BAM’a verilen dilekçe usul yönünden sorun yaratabilir.

Dilekçede bulunması gerekenler: kararı veren mahkeme ile dosya ve karar numarası, kararın tarihi, tebliğ tarihi (süre denetimi buradan yapılır), istinaf sebepleri ve talep sonucu.

Harç ve gider: başvuru harcı ile istinaf kanun yolu giderleri süresinde yatırılmalıdır; eksiklik hâlinde verilecek kesin süre içinde tamamlanmazsa başvuru reddedilir.

İcra dosyalarında kullanılan diğer dilekçe örnekleri ve merci ayrımı için icra hukuku örnek dilekçeler ve şablonlar sayfamıza bakabilirsiniz.

Hangi Kararlarda Bu Süre İşler? Sık Karşılaşılan Örnekler

İki haftalık istinaf süresi, icra mahkemesinin verdiği ve istinafa açık olan kararların tamamı bakımından geçerlidir. Uygulamada en çok karşılaşılanlar:

Şikâyet kararları (İİK m.16): icra memurunun işlemine karşı yapılan şikâyet üzerine verilen kararlar. Haczedilmezlik ve meskeniyet şikâyetleri bu gruptadır; örnek dilekçe için meskeniyet şikâyet dilekçesi örneği ve kapsam için haczi caiz olmayan mal ve gelirler (İİK 82-83) sayfalarımıza bakabilirsiniz.

İtirazın kaldırılması kararları (İİK m.68, 68/a): ödeme emrine yapılan itirazın kaldırılması veya talebin reddi.

İhalenin feshi kararları (İİK m.134) ve kıymet takdirine itiraz üzerine verilen kararlar.

Kambiyo takibinde itiraz ve şikâyet üzerine verilen kararlar (İİK m.168 vd.).

Her hâlde önce kararın istinafa açık olup olmadığı ve parasal sınırın aşılıp aşılmadığı kontrol edilmelidir; kesin kararlara karşı kötüniyetle başvuru İİK m.363/2 uyarınca tazminat ve para cezasına yol açabilir.

İcra Mahkemesine Götürülen Uyuşmazlıklar

Kanun yoluna konu olan kararlar, icra mahkemesinin görev alanından doğar.

Görev alanı
KonuKuralDayanak
Şikâyetİcra dairesi işlemlerine karşı başvuruİİK m.16
Kararİşlemin iptali veya düzeltilmesiİİK m.17
Usulİnceleme usulüİİK m.18
İtirazın kaldırılmasıBelgeye dayalı başvuruİİK m.68
Kambiyoİtirazın incelenmesiİİK m.169/a
Geri bırakmaİtfa, imhal veya zamanaşımıİİK m.33
İhalenin feshiSatışa ilişkin usulsüzlüklerİİK m.134
İstihkakÜçüncü kişinin mülkiyet iddiasıİİK m.97

Dördüncü ve yedinci satırlar birlikte okunmalıdır: icra mahkemesi hem takibin başındaki itiraz uyuşmazlıklarını hem satış aşamasındaki fesih taleplerini inceler; her biri kendi süresine tabidir.

Kesinlik sınırı denetlenmelidir. İcra mahkemesi kararlarının bir kısmı, konusu itibarıyla kanunda öngörülen parasal sınırın altında kaldığında kesin nitelik taşır. Bu nedenle kanun yoluna başvurmadan önce kararın konusu ve tutarı denetlenmeli; kesin karara karşı yapılan başvurular esasa girilmeden reddedilir.

Başvuru Süreci ve Süreler

Kanun yolu başvurusu icrayı kendiliğinden durdurmaz.

Süreç tablosu
KonuKuralDayanak
İstinafİcra mahkemesi kararına başvuruİİK m.363
TemyizKanunda sayılan hâllerdeİİK m.364
EtkiBaşvurunun icrayı durdurmamasıİİK m.36
Tehiri icraTeminatla durdurma imkânıİİK m.36
TeminatKanunda öngörülen şartlarİİK m.36
Geri bırakmaBelgeye dayalı ayrı yolİİK m.33
SatışSüreçte satış işlemlerinin devamıİİK m.106
İzlemeDosya sürelerinin takibiİİK m.110

Üçüncü ve dördüncü satırlar birlikte okunmalıdır: kanun yoluna başvurulmuş olması icrayı durdurmaz; durdurma için teminat gösterilerek tehiri icra kararı alınması gerekir.

Tehiri icra için tehiri icra talebi rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

İcra mahkemesi kararına istinaf süresi ne kadar?

İki haftadır. İİK m.363/1’de 7499 sayılı Kanun’la yapılan ve 1 Haziran 2024’te yürürlüğe giren değişiklikle süre on günden iki haftaya çıkarılmış ve maddedeki “tefhim veya” ibaresi metinden çıkarılmıştır; bu nedenle süre yalnızca tebliğden itibaren işler, kararın yüze karşı açıklanması süreyi başlatmaz. Adli tatilde uzamaz çünkü icra işleri ivedi işlerdendir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararına temyiz süresi?

2 haftadır (14 gün). Süre tebliğden itibaren işler. HMK’daki genel temyiz süresi ile aynıdır.

Temyiz icra işlemlerini durdurur mu?

Hayır. İİK m.363/3 uyarınca temyiz yoluna başvuru satış dışındaki icra işlemlerini durdurmaz. Alacaklı satış hariç işlemlere devam edebilir.

Süre tutum dilekçesi nedir?

Gerekçeli karar elinizde olmadan istinaf iradesini ortaya koyan kısa dilekçedir. 1 Haziran 2024’ten sonra tefhim süreyi başlatmadığı için pratik önemi azalmıştır; süre kararın tebliğinden işler. Yine de tebligatın usulsüz veya tebliğ tarihinin tartışmalı olduğu dosyalarda erken irade beyanı lehinize bir kayıt oluşturur.

Hangi icra kararlarına istinaf açıktır?

İİK m.363/1 uyarınca 363. maddede sayılanlar dışındaki icra mahkemesi kararlarına, ait olduğu hak/alacak/malın değerinin parasal sınırı geçmesi şartıyla istinaf açıktır. Tazminata ve para cezasına ilişkin kararlar için değere bakılmaz.

Kesin karara kötüniyetle temyiz cezalandırılır mı?

Evet. İİK m.363/2 ve m.364/3 uyarınca kesin bir karara kötüniyetle istinaf/temyiz başvurusu tazminata ve para cezasına konu olur. İşlemleri uzatma amaçlı başvurular hedef alınır.

Kıymet takdirine itiraz kararı temyiz edilebilir mi?

Hayır. Yargıtay içtihatları uyarınca kıymet takdirine itiraz kararları İİK m.363’te sayılan temyizi kabil kararlardan olmadığından temyize kapalıdır; sadece istinaf yolu açıktır.

İstinaf süresi neden 10 gün diye biliniyor?

Çünkü 1 Haziran 2024’e kadar öyleydi. İİK m.363/1’de 7499 sayılı Kanun’un 37. maddesiyle yapılan değişiklikle süre on günden iki haftaya çıkarılmıştır. İnternette ve eski içtihat özetlerinde yer alan on günlük bilgi, bu tarihten sonraki kararlar bakımından geçerli değildir.

Karar duruşmada yüzüme karşı açıklandı, süre başladı mı?

Hayır. 7499 sayılı Kanun’la İİK m.363/1’deki “tefhim veya” ibaresi metinden çıkarılmıştır; süre yalnızca tebliğden itibaren işler. Kararın duruşmada açıklanması artık süreyi başlatmaz.

2024 öncesi bir kararım var, hangi süre uygulanır?

Değişiklik 1 Haziran 2024’te yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten önceki döneme ilişkin dosyalarda eski rejim (on gün, tefhim veya tebliğden) değerlendirilir. Bu nedenle 2024 öncesi tarihli kararlarda görülen “tefhimden itibaren on gün” yaklaşımı sonraki dosyalara doğrudan uygulanamaz.

Tebligatım usulsüzse ne olur?

Süre hiç başlamamış sayılır. Usulsüz tebligat şikâyeti İİK m.16’daki yedi günlük süreye tabidir ve süre, tebliği fiilen öğrendiğinizi beyan ettiğiniz tarihten işler. Şikâyet kabul edilirse tebliğ tarihi düzeltilir ve iki haftalık istinaf süresi yeniden işlemeye başlar.

Süre tutum dilekçesi hâlâ gerekli mi?

Zorunluluğu büyük ölçüde ortadan kalkmıştır; tefhim süreyi başlatmadığı için gerekçeli kararın tebliğini beklemek hak kaybı doğurmaz. Yine de tebligatın usulsüz olduğu veya tebliğ tarihinin tartışmalı olduğu dosyalarda erken irade beyanı lehinize kayıt oluşturur.

İstinaf dilekçesini hangi mahkemeye veririm?

Kararı veren icra mahkemesine verilir; dosya oradan bölge adliye mahkemesine gönderilir. Dilekçede kararın tarihi ve numarasının yanı sıra tebliğ tarihinin de açıkça yazılması gerekir, çünkü süre denetimi bu tarihten yapılır.

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme

Hukukçular Evi — Ankara

📞 Hemen Ara💬 WhatsApp

🗺️ İcra Takibi Konu Haritası

İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

🔒 Haciz İşlemleri

📁 Takip Süreci

⚖️ İtiraz ve Dava

💰 Ödeme, Harç ve Faiz

🏛️ Satış ve Paraya Çevirme

📌 Özel Alacak Türleri

📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

İlgili Rehberler

Post by Av. Fatma Öztürk