İcra takibine düşen bir borcu tek seferde ödemek çoğu zaman mümkün olmaz. Bu durumda kanun, borçluya borcunu taksitler hâlinde ödeyerek mallarının satılmasını önleme imkânı tanır. Bu rehberde icra borcunu taksitle ödemenin iki yolunu, şartlarını ve dikkat edilmesi gereken sonuçlarını sade bir dille açıklıyoruz.
İki Farklı Taksitlendirme Yolu
İcra borcunu taksitle ödemenin, haczin yapılıp yapılmadığına göre değişen iki yolu vardır. Birincisi, henüz haciz yapılmadan alacaklı ile borçlunun icra dairesinde yaptığı taksit sözleşmesi; ikincisi ise hacizden sonra, satış talebinden önce borçlunun İİK m.111 kapsamında verdiği taksit taahhüdüdür. İkisinin şartları ve sonuçları farklıdır.
Hacizden Sonra Taksit Taahhüdü (İİK m.111) ve Şartları
İİK m.111’e göre borçlu, alacaklının satış talebinden önce borcunu muntazam taksitlerle ödemeyi taahhüt eder ve birinci taksiti derhal öderse icra muamelesi durur. Bu yolun kanuni şartları şunlardır:
- Borçlunun yeterli (kâfi) miktarda malı haczedilmiş olmalıdır,
- Her taksit, borcun dörtte birinden az olamaz (yani en fazla dört taksit yapılabilir),
- Taksitler aydan aya ödenmelidir,
- Toplam süre üç aydan fazla olamaz.
Yargıtay uygulamasına göre ilk taksidin (peşinatın) nakden ve defaten ödenmesi gerekir; çek veya senetle ödeme teklifi kabul edilmez. Bu şartlar sağlandığında hacizden sonra taksit için alacaklının ayrıca onayı aranmaz; şartların dışına çıkan bir teklif ise ancak alacaklının rızasıyla mümkün olur.
Hacizden Önce Taksit Sözleşmesi
Hacizden önce taksitle ödeme, kanunda açıkça düzenlenmemekle birlikte İİK m.78 ve m.340’tan çıkarılır ve uygulanır. Bu yolda alacaklının rızası şarttır; borçlu tek başına taahhütte bulunamaz. Sözleşme icra müdürü huzurunda yapılır ve taksit miktarları, sayısı, ödeme tarihleri ile faiz gibi hususlar açıkça belirlenir. Taraflar taksit sayısı ve süresini serbestçe kararlaştırabilir (m.111 sınırlarına tabi değildir). Anlaşmaya uygun ödeme sürdükçe icra takibine devam edilemez, haciz isteme süreleri ve satış isteme süreleri işlemez; ancak sözleşmelerin toplam süresi on yılı aşarsa, aşan tarihten itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye başlar.
İcra borcunuzu taksitlendirmek mi istiyorsunuz?
Taahhüdün şartlarını doğru kurup tazyik hapsi riskini önleyelim.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppTaksit Satışı Durdurur, Haczi Kaldırmaz
Önemli bir ayrımı vurgulamak gerekir: taksitler zamanında ödendiği sürece borçlunun malları haczedilemez ve satılamaz. Ancak taksit anlaşması, hâlihazırda konulmuş hacizleri kaldırmaz; yalnızca satış işlemlerini önler. Hacizlerin kalkması için borcun tamamının ödenmesi ve ayrıca haczin kaldırılması (fek) sürecinin yürütülmesi gerekir. Borçlu taksitlerden birini ödemezse, alacaklı borcun tamamı için icra takibine kaldığı yerden devam edilmesini isteyebilir.
Taahhüdü İhlal: Üç Aya Kadar Tazyik Hapsi (İİK m.340)
Taksitle ödemenin en kritik sonucu cezai boyutudur. İİK m.111 gereğince veya alacaklının muvafakatiyle icra dairesinde kararlaştırılan ödeme şartını makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine icra ceza mahkemesince üç aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılır. Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar yatırması gereken tutarı öderse tahliye edilir. Bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez ve aynı borç için birden fazla kez tazyik hapsi verilmez. Hastalık, deprem gibi olağanüstü bir mazeret (makbul sebep) varsa ceza verilmez. Şikâyet, ihlalin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde bir yıl içinde yapılmalıdır.
Geçerli Taahhüdün Şartları
Anayasa m.38 kural olarak borç için hapsi yasaklar; İİK m.340 bunun istisnasıdır ve cebrî icranın etkinliğini korumayı amaçlar. Bu istisnai yaptırımın uygulanabilmesi için taahhüdün geçerli olması gerekir. Yargıtay içtihatlarına göre taahhüt tutanağında kesinleşmiş bir takibin bulunması, toplam borç miktarının, işlemiş ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti ile icra harç ve giderlerinin açıkça gösterilmesi, taksit tarih ve tutarlarının belirli olması ve tutanağın icra dairesinde düzenlenmesi şarttır. Ayrıca taahhüdün borçluya da tebliğ edilmiş olması aranır. Bu unsurları taşımayan, borç miktarı belirsiz bir taahhüde dayanılarak tazyik hapsi verilemez.
Avukat Aracılığıyla Yürütülen Takipte Taksitlendirme
Takip bir avukat (alacaklı vekili) aracılığıyla yürütülüyorsa, İİK m.111’in kanuni sınırları dışında bir taksitlendirme (örneğin daha çok sayıda taksit veya daha uzun süre) ancak alacaklı vekilinin rızasıyla mümkündür. Bu tür bir taahhütte de tazyik hapsi yaptırımının doğabilmesi için borç miktarının kuruşu kuruşuna hesaplanmış, her taksitin tarih ve tutarının kesin biçimde belirtilmiş olması gerekir. Belirsiz bırakılan bir taahhüt, ihlal hâlinde tazyik hapsine dayanak oluşturmaz; bu husus Yargıtay tarafından istikrarlı biçimde vurgulanmaktadır.
Taksitlendirmenin Sağladığı Koruma
Usulüne uygun bir taksit anlaşması, borçluya önemli bir nefes alanı sağlar: anlaşmaya uyulduğu sürece maaş, banka hesabı veya diğer mallar üzerinde yeni haciz işlemi yapılamaz ve mevcut malların satışı durur. Bu sayede borçlu, mallarını kaybetmeden borcunu planlı biçimde kapatma imkânı bulur. Ancak bu korumanın bedeli, taahhüde titizlikle uymaktır; tek bir taksitin makbul sebep olmadan aksatılması hem takibin yeniden hızlanmasına hem de tazyik hapsi riskine yol açar. Bu nedenle taksit planı, borçlunun gerçekçi ödeme gücüne göre kurgulanmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
İcra borcunu taksitle ödemenin şartları nelerdir?
Hacizden sonra İİK m.111’e göre: ilk taksit derhal ödenmeli, her taksit borcun dörtte birinden az olmamalı (en fazla 4 taksit), taksitler aydan aya olmalı ve toplam süre 3 ayı geçmemelidir. İlk taksit nakden ödenir.
Hacizden önce taksitlendirme için alacaklının onayı gerekir mi?
Evet. Hacizden önce taksit sözleşmesi için alacaklının rızası şarttır ve sözleşme icra müdürü huzurunda, taksit tutar ve tarihleri açık olacak şekilde yapılır.
Taksitle ödeme hacizleri kaldırır mı?
Hayır. Taksit anlaşması yalnızca satışı önler; mevcut hacizleri kaldırmaz. Hacizlerin kalkması için borcun tamamının ödenmesi ve ayrıca haczin fekki gerekir.
Taksiti ödemezsem ne olur?
Alacaklı borcun tamamı için takibe devam edilmesini isteyebilir. Ayrıca ödeme şartını makbul sebep olmaksızın ihlal eden borçlu, alacaklının şikâyetiyle 3 aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılabilir (İİK m.340).
Taahhüdü ihlalden tazyik hapsi her durumda verilir mi?
Hayır. Taahhüdün geçerli olması (borç miktarı, faiz, vekâlet, harç ve masrafların açık, taksitlerin belirli, icra dairesinde düzenlenmiş olması) gerekir. Belirsiz taahhütte tazyik hapsi verilemez; makbul mazeret de cezayı kaldırır.
Aynı borç için birden fazla tazyik hapsi verilebilir mi?
Hayır. Bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez ve aynı borç için birden fazla kez tazyik hapsine hükmedilmez.
Taksitlendirme ve taahhüt sürecinizde yanınızdayız
Hukukçular Evi Ankara — dosyanızı birlikte değerlendirelim.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp📚 İlgili Rehberler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.


