Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi: Bakım Karşılığı Taşınmaz Devri (TBK 611)
24 Haziran 2026

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi: Bakım Karşılığı Taşınmaz Devri (TBK 611)

Yaşlı veya bakıma muhtaç bir kişi, kendisine ölene kadar bakacak birine malvarlığını (örneğin evini) devretmek isteyebilir. “Ölünceye kadar bakma sözleşmesi” bu ihtiyacı karşılayan özel bir sözleşmedir: bir taraf bakım ve gözetim sağlar, diğer taraf karşılığında bir malvarlığı değeri (genellikle taşınmaz) devreder. Bu rehberde ölünceye kadar bakma sözleşmesini TMK ışığında açıklıyoruz.

10 Saniyede Hukuk · Miras Hukuku

Bakım karşılığı ev devri geçerli mi?

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

▶ Videonun sayfası ve tam metni →
Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi (TBK 611), bir kişinin (bakım alacaklısı) ölümüne kadar bakılıp gözetilmesi karşılığında, bakım borçlusuna bir malvarlığı değeri (genellikle bir taşınmaz) devretmeyi taahhüt ettiği sözleşmedir. Bakım borçlusu; barınma, beslenme, sağlık, gözetim gibi ihtiyaçları karşılamayı üstlenir. Sözleşme, tarafların ölümüne kadar süren karşılıklı bir ilişki kurar.

Aşağıdaki tablo konunun temel ayrımlarını bir arada gösterir.

ÖlçütÖlünceye kadar bakmaBağışlamaVasiyetname
Niteliğiİvazlı (karşılıklı borç)İvazsızÖlüme bağlı tasarruf
ŞekilMiras sözleşmesi şekli (resmî)Taşınmazda resmî şekilÜç türden biri
TenkisKural olarak tabi değilTabiTabi
Sık görülen itirazBakım gerçek değildi—Ehliyet veya şekil

Tarafların Yükümlülükleri

Bakım borçlusu; bakım alacaklısını ailesi gibi kabul ederek ona barınma, beslenme, giyim, hastalıkta bakım ve gözetim sağlar. Bakım alacaklısı ise karşılığında bir taşınmaz veya başka bir malvarlığı değerini devreder. Devredilen taşınmaz tapuda bakım borçlusuna geçer; ancak bakım alacaklısı lehine genellikle kaydi haklar (örneğin oturma hakkı veya satış/devir yasağı şerhi) konulabilir.

Resmî Şekil Şartı: Zorunlu

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, geçerli olabilmesi için miras sözleşmesi şeklinde, resmî şekilde yapılmalıdır. Yani noter veya sulh hâkimi (resmî memur) önünde, iki tanığın katılımıyla düzenlenmelidir. Adi yazılı (elden) yapılan sözleşme geçersizdir. Bu sıkı şekil şartı, hem tarafları hem de diğer mirasçıları korur. Taşınmaz devri ayrıca tapuda gerçekleştirilir.

Mirastan Farkı: İvazlı (Karşılıklı) İşlem

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bir bağış veya vasiyet değildir; ivazlı (karşılıklı) bir işlemdir. Bakım borçlusu, devraldığı malı “bedava” almaz; karşılığında bakım borcu yüklenir. Bu yön, sözleşmeyi muris muvazaasından (mal kaçırma) ayırır: gerçek ve fiilen yerine getirilen bir bakım ilişkisi varsa, işlem geçerlidir. Ancak bakım hiç sağlanmadan, sadece mal kaçırmak için yapılmışsa, diğer mirasçılar dava açabilir.

Diğer Mirasçıların Hakları: Tenkis ve İptal

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi gerçek bir bakım ilişkisine dayanmıyorsa veya saklı payı ihlal ediyorsa, diğer mirasçılar dava açabilir. Eğer sözleşme aslında gizli bir bağışsa (muvazaalı), tapu iptali ve tescil davası gündeme gelir. Sözleşme gerçek olmakla birlikte saklı payı zedeliyorsa, saklı paylı mirasçılar tenkis davası açabilir. Yani bu sözleşme, diğer mirasçıların denetimine açıktır.

Sözleşmenin Sona Ermesi

Sözleşme, kural olarak bakım alacaklısının ölümüyle sona erer. Ancak taraflar yükümlülüklerini yerine getirmezse, sözleşme feshedilebilir. Örneğin bakım borçlusu bakım borcunu yerine getirmiyorsa, bakım alacaklısı sözleşmeyi feshedip devrettiği malı geri isteyebilir. Edimler arasında önemli dengesizlik veya bakımın imkânsız hale gelmesi gibi durumlarda da fesih/uyarlama gündeme gelebilir.

Sözleşme Yapılırken Dikkat Edilecekler

Bu sözleşmede en önemli nokta, resmî şekle uymak ve bakım ilişkisinin gerçek olmasıdır. Ayrıca bakım alacaklısı, devrettiği taşınmaz üzerine lehine oturma hakkı veya devir yasağı şerhi koydurarak kendini güvenceye alabilir. Diğer mirasçıların ileride açabileceği davaları önlemek için, sözleşmenin gerçek bir bakım amacına dayandığının belgelenmesi (tanık, harcama kayıtları vb.) yararlı olur.

Doğru Kanun: TBK m.611-619

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi Türk Medeni Kanunu’nda değil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 611 ilâ 619. maddelerinde düzenlenmiştir. Uygulamada sıkça TMK’ya atıf yapıldığı görülür; bu yanlıştır ve dilekçelerde hatalı dayanak gösterilmesine yol açar.

TBK m.611’e göre sözleşme, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir.

Bakım borçlusu, aldığı malların değerine ve bakım alacaklısının önceden sahip olduğu sosyal duruma bağlı olarak hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde bakım yükümlülüğü altındadır. Yani edim, devredilen malın değeriyle orantılı olmalıdır.

Şekil Şartı Neden Bu Kadar Katı?

TBK m.612’ye göre ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasçı atanmasını içermese bile miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz.

Miras sözleşmesinin geçerliliği ise resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesine bağlıdır. Taraflar arzularını resmî memura aynı anda bildirir ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalar.

Bunun tek istisnası, sözleşmenin Devletçe tanınmış bir bakım kurumu tarafından yetkili makamların belirlediği koşullara uyularak yapılmasıdır; bu hâlde yazılı şekil yeterlidir.

Sonuç açıktır: adi yazılı sözleşmeyle veya sadece tapuda satış göstererek yapılan devirler, ölünceye kadar bakma sözleşmesi olarak geçerlilik kazanmaz. Resmî şekilde düzenlenmeyen bir sözleşmeye dayanarak tapu iptali ve tescil hükmü kurulması hukuken mümkün değildir.

Neden Mirasçılarla Sık Çekişme Konusu Olur?

Bu sözleşme ivazlı, yani karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmedir. Bakım borçlusu bedelsiz bir kazanım elde etmez; bakım ve gözetim edimini üstlenir. Bu nedenle kural olarak bağışlama sayılmaz ve tenkise tabi tutulmaz.

Çekişme tam da burada doğar. Diğer mirasçılar çoğu zaman sözleşmenin gerçekte bakım amacı taşımadığını, mirastan mal kaçırmak için bir örtü olarak kullanıldığını ileri sürer.

Yargı, bu iddiayı değerlendirirken somut ölçütlere bakar: miras bırakanın sözleşme tarihinde gerçekten bakıma ihtiyacı var mıydı, kendisine fiilen kim bakıyordu, devredilen malın miras bırakanın tüm malvarlığına oranı ne, bu oran makul karşılanabilecek bir sınırda kalıyor mu, bakım edimi fiilen yerine getirildi mi.

Miras bırakana zaten tüm çocukları sırayla bakıyorsa ve devredilen mal malvarlığının çok büyük bir bölümünü oluşturuyorsa, sözleşmenin görünürdeki niteliği tartışmaya açılır.

Mirasçıların Başvurabileceği Yollar

Muris muvazaası. Sözleşmenin gerçekte bağışlamayı gizlediği iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açılabilir. Başarılı olursa taşınmaz terekeye döner ve tüm mirasçılar arasında paylaşılır.

Tenkis. Miras bırakan saklı pay kurallarını dolanmak amacıyla, ivazlı işlem görünümü altında bağışlama yapmışsa saklı paylı mirasçılar tenkis davası açabilir. Bu yol, muvazaadan farklı olarak yalnızca saklı payı ihlal eden tutarın iadesini kapsar.

Şekil eksikliği. Sözleşme resmî şekilde düzenlenmemişse geçersizliği ileri sürülebilir. Bu, ispat yükü bakımından en kolay yoldur ve öncelikle incelenmelidir.

Alacaklılar bakımından. İcra ve İflâs Kanunu, ölünceye kadar bakma sözleşmelerini bağışlama hükmünde sayarak tasarrufun iptali davasına konu edilebilmesine imkân tanır. Bu dava tapuyu eski hâline getirmez; alacaklıya malı haczettirip sattırma yetkisi verir.

Bakım Borcu Yerine Getirilmezse

Sözleşmeden doğan borçlara aykırı davranılması sebebiyle sözleşmenin devamı çekilmez hâle gelirse veya başkaca haklı sebepler varsa, taraflardan her biri sözleşmeyi önceden bildirimde bulunmaksızın feshedebilir (TBK m.617).

Hâkim, sözleşmenin iptali yerine, bakım borçlusunun ifa edeceği edimlerden mahsup edilmek üzere, bakım alacaklısının nafaka yükümlüsü olduğu kişilere nafaka ödemesine karar verebilir. Bu, sözleşmeyi tümüyle ortadan kaldırmadan denge kuran bir ara çözümdür.

Bakım alacaklısı, sözleşmeden doğan haklarını başkasına devredemez (TBK m.619). Bakım ilişkisi kişiye sıkı sıkıya bağlıdır.

Ölünceye Kadar Bakma ile Miras Sözleşmesinin Farkı

ÖlçütÖlünceye kadar bakmaMiras sözleşmesi
Niteliğiİvazlı (karşılıklı)Ölüme bağlı tasarruf
KanunTBK m.611 vd.TMK m.527 vd.
Devir zamanıSağlararası olabilirÖlümle
Karşı edimBakım ve gözetimKural olarak yok
ŞekilMiras sözleşmesi şeklindeResmî vasiyetname şeklinde
TenkisOrantısızlık varsa gündeme gelirDoğrudan tenkise tabi

Birinci satır tüm farkın kaynağıdır: ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bir karşı edim vardır. Bu nedenle işlem karşılıksız bir kazandırma sayılmaz.

Altıncı satır ise sınırı gösterir: verilen bakım ile taşınmazın değeri arasında ciddi orantısızlık bulunuyorsa, aradaki fark karşılıksız kazandırma olarak değerlendirilebilir ve TMK m.565 kapsamında tenkise tabi olabilir.

Üçüncü satır ise pratikte belirleyicidir: taşınmaz sağlığında devredilmişse ölüm anında terekede görünmez; mirasçılar ancak dava yoluyla müdahale edebilir.

Beşinci satır ise her iki kurumda da katıdır: şekil kusuru sözleşmeyi geçersiz kılar ve mirasçılar için en kolay ispatlanan iddiadır.

Sözleşme Yapılırken Alınacak Önlemler

ÖnlemNeden
Resmî şekle uyunGeçersizlik iddiasını kapatır
Bakım edimini ayrıntılı yazınOrantısızlık iddiasını zayıflatır
Aynı tarihli sağlık raporu alınEhliyet iddiasına karşı
Tanıkları aile dışından seçinTanık yasağı (TMK m.536)
Bakım kayıtlarını saklayınİfa ispatı
Değer dengesini gözetinTenkis riski
Tapu şerhini değerlendirinAlacağın güvencesi

Üçüncü satır uygulamada en değerli önlemdir: sözleşme tarihiyle aynı günlü sağlık raporu, sonraki ehliyetsizlik iddiasını büyük ölçüde zayıflatır.

Beşinci satır ise ifa tartışmasını çözer: sağlık giderleri, market alışverişleri, hastane kayıtları ve tanık beyanları bakımın gerçekten yapıldığını gösterir.

İkinci ve altıncı satırlar birlikte tenkis riskini azaltır: bakım ediminin kapsamı yazılı olarak belirlenir ve devredilen taşınmazın değeriyle makul bir denge kurulursa, sonraki muvazaa iddiası zayıflar.

Dördüncü satır ise şekil kusurunu önler: TMK m.536 uyarınca mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bunların eşleri tanık olamaz.

Bu Rehberin Özeti

Uzun bir rehberdi; en kritik noktaları bir arada bırakalım.

  • Sözleşme TBK m.611-619’da düzenlenmiştir; TMK’ya atıf yapılması hatalıdır.
  • Geçerlilik için miras sözleşmesi şekli, yani resmî vasiyetname usulü zorunludur; adi yazılı sözleşme geçersizdir.
  • İvazlı bir sözleşme olduğundan kural olarak bağışlama sayılmaz ve tenkise tabi tutulmaz.
  • Bakım ihtiyacının gerçekliği, devredilen malın malvarlığına oranı ve bakımın fiilen yapılıp yapılmadığı belirleyici ölçütlerdir.
  • Mirasçılar muris muvazaası, tenkis veya şekil eksikliği yollarına başvurabilir.
  • Borca aykırılık hâlinde bildirimsiz fesih mümkündür; hâkim iptal yerine nafakaya da hükmedebilir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi uyuşmazlıkları için
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi: Şekil ve Güvence

Bu sözleşme taşınmaz devri içerdiğinde sıkı şekil şartlarına tabidir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi
KonuKuralNot
ŞekilMiras sözleşmesi şeklinde — noterdeResmî memur ve iki tanık
AlternatifResmî şekilde de yapılabilirTapu veya noter
Şekle aykırılıkGeçersizlikSık iptal sebebi
Bakım borçlusuBarınma, beslenme, bakım, tedaviKapsam geniş
Bakım alacaklısıMalvarlığını veya belirli malı devrederKarşılık
GüvenceDevredilen taşınmaz üzerinde kanuni ipotek hakkıTalep edilebilir
Bakım yapılmazsaSözleşmenin feshi istenebilirBakım alacaklısı sağken
Ölümden sonraMirasçılar muvazaa veya tenkis ileri sürerFarklı yollar
İspatBakımın fiilen yapıldığını belgeleyinFatura, tanık, sağlık kaydı

Altıncı satır bakım alacaklısı için en güçlü güvencedir: devredilen taşınmaz üzerinde bakım borcunu teminat altına alan kanuni ipotek hakkı talep edilebilir — bu, devirden sonra bakımın yapılmaması riskine karşı koruma sağlar. Dokuzuncu satır ise bakım borçlusu için kritiktir; ölümden sonra açılacak muvazaa davasında bakımın fiilen yerine getirildiğini gösteren belgeler belirleyici olur.

Vasiyetname rehberlerimiz: vasiyetname türleri · el yazılı vasiyetnamenin şekil şartları · vasiyetnamenin iptali · miras sözleşmesi · ölüme bağlı tasarruf ehliyeti · vasiyetnamenin tenfizi

Şeklin Kaynağı: Miras Sözleşmesi Rejimi

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin resmî şekle tabi olmasının sebebi, sözleşmenin kendi hükümlerinde değil, miras sözleşmesine yapılan atıfta yatar. Bu zincir bilinmeden şekil tartışması doğru kurulamaz.

Şekil zinciri ve ilgili hükümler
KonuKuralDayanak
Temel kuralÖlünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasçı atanmasını içermese bile miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmazTBK m.612/1
Miras sözleşmesinin şekliMiras sözleşmesi, resmî vasiyetname şeklinde düzenlenirTMK m.545
Resmî memurSulh hâkimi, noter veya kanunla yetkili kılınmış görevli önünde düzenlenirTMK m.532
Tanıkİki tanığın hazır bulunması gerekirTMK m.532
İstisnaSözleşme, Devletçe tanınmış bir bakım kurumu tarafından yetkili makamların belirlediği koşullara uyularak yapılmışsa yazılı şekil yeterlidirTBK m.612/2
GüvenceTaşınmazını devreden bakım alacaklısı, haklarını güvence altına almak üzere bu taşınmaz üzerinde satıcı gibi yasal ipotek hakkına sahiptirTBK m.613
SonuçAdi yazılı belge veya sözlü vaat geçerli bir sözleşme kurmaz

Altıncı satır, bakım alacaklısı için en güçlü korumadır ve uygulamada çoğu zaman kullanılmaz: taşınmazını devreden kişi, bakım borcunun yerine getirilmesini güvence altına almak için taşınmaz üzerinde yasal ipotek hakkına sahiptir. Devir sırasında bu ipoteğin tesis edilmesi, sonradan açılacak fesih davasının fiilî sonucunu da güvenceye alır.

Önel vermeksizin fesih, tapu iptalinin kapısını açar. Sözleşmeden doğan borçlara aykırı davranılması sebebiyle sözleşmenin devamı çekilmez hâle gelir veya başka önemli sebepler devamını imkânsız ya da aşırı ölçüde güçleştirirse, taraflardan her biri sözleşmeyi önel vermeksizin feshedebilir; bu hâlde kusurlu taraf aldığı şeyi geri verir ve kusursuz tarafa uygun bir tazminat öder (TBK m.617). Tek bir tartışma veya kısa süreli aksama bu ağırlıkta sayılmaz.

Diğer Mirasçıların Elindeki Yollar

Sözleşme geçerli kurulmuş olsa dahi mirasçıların başvurabileceği ayrı talepler vardır.

Mirasçıların talep seçenekleri
TalepŞartSonuç
MuvazaaSözleşmenin gerçekte mal kaçırma amacıyla yapıldığının ispatıTapu iptali ve tescil
TenkisSaklı payın zedelenmesiSaklı payı tamamlayacak ölçüde indirim
Şekil eksikliğiResmî şekle uyulmamasıSözleşme geçersizdir
EhliyetsizlikBakım alacaklısının ayırt etme gücünün bulunmamasıİşlem geçersizdir
Edimin ifa edilmemesiBakım borcunun yerine getirilmemesiFesih ve iade (TBK m.617)
Nafaka yükümlülüğüBakım alacaklısının nafaka yükümlüsü olduğu kişilerin yoksun kalmasıSözleşmenin iptali veya menfaatlerin onlara ödenmesi (TBK m.615)
Alacaklıların iptaliAlacaklıların zarara uğratılmasıGenel hükümlere göre iptal

Altıncı satır, uygulamada az bilinen bir imkândır: bakım alacaklısı, bakım sebebiyle nafaka yükümlüsü olduğu kişilere karşı yükümlülüğünü yerine getiremez hâle geliyorsa, bundan yoksun kalanlar sözleşmenin iptalini isteyebilir. Mahkeme, iptal yerine öngörülen menfaatlerin nafaka alacaklılarına ödenmesine de karar verebilir.

Muvazaa tarafı için muvazaa ispatı rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi nedir?

Bir kişinin ölümüne kadar bakılıp gözetilmesi karşılığında, bakım borçlusuna bir malvarlığı (genellikle taşınmaz) devretmeyi taahhüt ettiği ivazlı sözleşmedir (TBK 611).

Bu sözleşme hangi şekilde yapılmalı?

Miras sözleşmesi şeklinde, resmî şekilde yapılmalıdır: noter veya sulh hâkimi (resmî memur) önünde, iki tanığın katılımıyla. Adi yazılı (elden) sözleşme geçersizdir.

Bakım borçlusunun yükümlülükleri nelerdir?

Bakım alacaklısına barınma, beslenme, giyim, hastalıkta bakım ve gözetim sağlamayı üstlenir; onu ailesi gibi kabul eder. Karşılığında devredilen taşınmaz tapuda kendisine geçer.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi mal kaçırma sayılır mı?

Gerçek ve fiilen yerine getirilen bir bakım ilişkisi varsa geçerli ve ivazlı bir işlemdir; mal kaçırma değildir. Ancak bakım hiç sağlanmadan sadece mal kaçırmak için yapılmışsa, muvazaa nedeniyle dava açılabilir.

Diğer mirasçılar bu sözleşmeye itiraz edebilir mi?

Evet. Sözleşme gizli bir bağışsa (muvazaalı) tapu iptali ve tescil davası; gerçek olmakla birlikte saklı payı zedeliyorsa tenkis davası açılabilir.

Bakım sağlanmazsa ne olur?

Bakım borçlusu yükümlülüğünü yerine getirmezse, bakım alacaklısı sözleşmeyi feshedip devrettiği malı geri isteyebilir. Bakımın imkânsızlaşması gibi durumlarda fesih/uyarlama gündeme gelebilir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi veya iptali konusunda uzman desteği alın

Hukukçular Evi yanınızda.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi hangi kanunda düzenlenmiştir?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 611 ilâ 619. maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu’na atıf yapılması hatalıdır.

Noterde adi yazılı sözleşme yapsak geçerli olur mu?

Hayır. Sözleşme, mirasçı atanmasını içermese bile miras sözleşmesi şeklinde, yani resmî vasiyetname usulüyle düzenlenmedikçe geçerli olmaz. Devletçe tanınmış bakım kurumları bakımından yazılı şekil yeterlidir.

Bu sözleşmeyle devredilen taşınmaz tenkise tabi mi?

İvazlı bir sözleşme olduğundan kural olarak tenkise tabi değildir. Ancak saklı pay kurallarını dolanmak amacıyla ivazlı işlem görünümü altında bağışlama yapıldığı ispatlanırsa tenkis gündeme gelir.

Bakan kişi bakım borcunu yerine getirmezse ne olur?

Sözleşmenin devamı çekilmez hâle gelmişse veya başkaca haklı sebepler varsa taraflardan her biri önceden bildirimde bulunmaksızın sözleşmeyi feshedebilir. Hâkim iptal yerine nafakaya da hükmedebilir.

Diğer mirasçılar hangi davayı açmalı?

Önce şekil şartına uygunluk incelenmelidir. Sözleşme resmî şekilde yapılmışsa, bakım amacının gerçek olup olmadığına göre muris muvazaası veya tenkis yolu değerlendirilir.

İlgili Rehberler

Bakım borçlusu bakımı bırakırsa taşınmaz geri alınabilir mi?

Sözleşmenin niteliğine ve somut duruma göre sözleşmenin sona erdirilmesi ve iade talepleri gündeme gelebilir. Bakımın yerine getirilip getirilmediği ispat konusudur.

Bakan kişi mirasçılardan biriyse denkleştirme gerekir mi?

Sözleşme karşılıklı edim içerdiğinden kural olarak karşılıksız kazandırma sayılmaz. Ancak edimler arasında açık orantısızlık varsa tenkis ve muvazaa tartışmaları doğabilir.

Bakım süresi çok kısa kalmışsa sözleşme geçersiz sayılır mı?

Kendiliğinden geçersiz olmaz. Ancak edimler arasındaki dengesizlik, sözleşmenin gerçek amacının tartışılmasına ve muvazaa iddiasına dayanak oluşturabilir.


Uygulamada En Sık Yapılan Beş Hata

HataSonucu
Adi yazılı sözleşme yapmakGeçersiz; devir sonucu doğmaz
Tanıkları aileden seçmekŞekil kusuru
Bakım edimini belirsiz bırakmakOrantısızlık iddiası güçlenir
Bakım kayıtlarını saklamamakİfa ispatlanamaz
Şerh veya ipotek koydurmamakTaşınmaz üçüncü kişiye geçebilir

Birinci satır en pahalı hatadır ve tümüyle önlenebilir: TBK m.612 uyarınca sözleşme miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz.

Bu şekle uyulmadığında bakım borçlusu yıllarca bakım yapmış olsa dahi taşınmaz üzerinde hak kazanamaz; elinde yalnızca yaptığı harcamalara ilişkin talep kalır.

Dördüncü satır ise ihtilaf hâlinde belirleyicidir: bakımın gerçekten yapıldığı, sağlık giderleri ve banka hareketleriyle ortaya konur.

Beşinci satır ise bakım alacaklısını korur: şerh bulunmadığında taşınmaz iyiniyetli üçüncü kişiye devredilebilir ve TMK m.1023 uyarınca kazanımı korunur.

Tapuya Şerh ve Alacağın Güvencesi

KonuDeğerlendirme
Bakım alacaklısı lehine şerhSonraki devirlere karşı korur
İpotek tesisiAlacak güvence altına alınır
Şerh yoksaTaşınmaz üçüncü kişiye geçebilir
İyiniyetli devralanKazanımı korunabilir (TMK m.1023)
Fesih hâlinde iadeŞerh varsa kolaylaşır

Üçüncü ve dördüncü satırlar bakım alacaklısı için en büyük risktir: taşınmazı devralan bakım borçlusu onu üçüncü kişiye satarsa, iyiniyetli alıcının kazanımı TMK m.1023 uyarınca korunabilir.

Bu hâlde bakım alacaklısının elinde yalnızca tazminat talebi kalır ve taşınmaz geri alınamaz.

Birinci ve ikinci satırlar bu riski önler: sözleşme kurulurken bakım alacaklısı lehine şerh konulması veya ipotek tesisi, alacağı güvence altına alır.

Beşinci satır ise fesih ihtimalini hesaba katar: bakım borcu yerine getirilmezse TBK m.617 uyarınca fesih istenebilir; şerh bulunması iade sürecini kolaylaştırır.

Aramızda yaptığımız yazılı bakım anlaşması geçerli mi?

Hayır. TBK m.612 uyarınca ölünceye kadar bakma sözleşmesi miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz. Adi yazılı anlaşma taşınmaz devri sonucu doğurmaz.

Bu sözleşme miras sözleşmesi midir?

Hayır. İvazlı (karşılıklı) bir sözleşmedir ve TBK m.611 vd. hükümlerine tabidir. Karşı edim olarak bakım ve gözetim borcu bulunur.

Mirasçılar bu sözleşmeye itiraz edebilir mi?

Edebilir. Şekil kusuru, muvazaa, ehliyetsizlik, tenkis ve sözleşmeye aykırılık gibi farklı gerekçelerle dava açılabilir. Bunlar kademeli olarak ileri sürülmelidir.

Bakım edimi taşınmaz değerinin çok altındaysa ne olur?

Ciddi orantısızlık bulunması hâlinde işlemin gerçekte bağış olduğu ileri sürülebilir. Kabul edilirse kazandırma TMK m.565 kapsamında tenkise tabi hâle gelebilir.

Tenkis süresi geçtiyse mirasçıların hiç yolu kalmaz mı?

Kalır. Muvazaa iddiası ve TMK m.669 kapsamındaki denkleştirme talebi hak düşürücü süreye tabi değildir. Şekil kusuruna dayalı geçersizlik iddiası da ileri sürülebilir.

Bakım borçlusu bakmıyorsa ne yapılabilir?

TBK m.617 uyarınca sözleşmenin feshi veya tazminat talep edilebilir. Ayrıca birlikte yaşama çekilmez hâle gelmişse TBK m.618 uyarınca fesih istenebilir.

Bakım borçlusu önce ölürse sözleşme sona erer mi?

Kendiliğinden sona ermeyebilir. TBK m.619 uyarınca bakım alacaklısına belirli talepler tanınır; sözleşme metni ve somut durum birlikte değerlendirilir.

Bakımın yapıldığını nasıl ispatlarım?

Sağlık giderleri, hastane kayıtları, market ve fatura ödemeleri, banka hareketleri ve tanık beyanları kullanılır. Bu kayıtlar süreç boyunca saklanmalıdır.

Sözleşme yaparken hangi önlem en değerlidir?

Sözleşme tarihiyle aynı günlü sağlık raporu alınması, sonraki ehliyetsizlik iddiasını büyük ölçüde zayıflatır. Ayrıca tanıkların aile dışından seçilmesi gerekir.

Devredilen taşınmaz üçüncü kişiye satılırsa ne olur?

İyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı TMK m.1023 uyarınca korunabilir. Bu riski önlemek için sözleşme kurulurken bakım alacaklısı lehine şerh veya ipotek tesisi değerlendirilmelidir.

Post by Av. Fatma Öztürk