Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bir kişinin sağlığında bakılıp gözetilmesi karşılığında bir mal varlığı devrini konu edinen, taraflarına karşılıklı borç yükleyen özel bir sözleşmedir. Türk Borçlar Kanunu’nun 611 ile 619. maddeleri arasında düzenlenen bu sözleşme, hem borçlar hukuku hem de miras hukuku boyutuyla değerlendirilir. Şekil şartına uyulmadığında geçersiz sayılır; bakım yükümlülüğü ihlal edildiğinde feshedilebilir; muris muvazaası aracı olarak kullanıldığında ise diğer mirasçılar tapu iptal ve tescil davası açabilir. Bu yazıda ölünceye kadar bakma sözleşmesinin tanımı, geçerlilik koşulları, sona erme halleri, muris muvazaası boyutu ve saklı paylı mirasçıların tenkis hakkı bir arada ele alınmaktadır.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin Tanımı ve Hukuki Niteliği (TBK 611)
TBK m.611 hükmüne göre ölünceye kadar bakma sözleşmesi; bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini bakım borçlusuna devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Uygulamada en yaygın biçimi, yaşlı ya da hasta bir kimsenin evini, tarlasını veya belirli menkul değerlerini kendisine bakacak kişiye devretmesi biçiminde ortaya çıkar.
Sözleşmenin hukuki niteliği şu unsurlarla belirlenir:
- İki tarafa borç yükleyen sözleşme: Bakım borçlusunun bakım edimi ile bakım alacaklısının mal devri edimi karşılıklı ve birbirine bağlıdır.
- İvazlı sözleşme: Karşılıklı edimler bulunduğundan bağış (hibe) sayılmaz. Ancak edimler arasında açık dengesizlik varsa kısmen bağış niteliği tartışılır.
- Sürekli edimli sözleşme: Bakım yükümlülüğü, alacaklının ölümüne kadar devam eden bir edim olduğundan sözleşme sürekli borç ilişkisi doğurur.
- Ölüme bağlı tasarruf niteliği: Devir borçlunun ölümü şartına bağlı yapıldığında miras sözleşmesi karakteri güçlenir; bu durum tenkis davası bakımından belirleyicidir.
- Kişisel güven ilişkisi: Bakım edimi kişiye bağlı olduğundan bakım borçlusu edimini kural olarak devredemez.
Sözleşme kurulduğu anda bakım alacaklısı, bakım borçlusunun aile topluluğuna katılmış sayılır (TBK m.614). Bu durum, borçlunun sadece maddi değil, sosyal ve manevi yükümlülükler üstlendiği anlamına gelir.
Şekil Şartı: Resmi Vasiyetname Biçiminde Noter Huzurunda Düzenleme (TBK 612)
TBK m.612 uyarınca ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasçı atanmasını içermese bile miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli değildir. TMK m.545 gereğince miras sözleşmeleri resmi vasiyetname biçiminde düzenlenir; bu biçim de noter, sulh hakimi veya kanunla yetkili kılınmış görevli önünde iki tanığın katılımıyla oluşturulmayı gerektirir.
Sözleşmenin geçerliliği için aşağıdaki koşullara özen gösterilmelidir:
- Sözleşme resmi memur (uygulamada çoğunlukla noter) huzurunda düzenlenmelidir.
- Sözleşmenin yapıldığı anda iki tanık hazır bulunmalı ve imza atmalıdır.
- Adi yazılı veya sözlü olarak düzenlenen ölünceye kadar bakma sözleşmeleri geçersizdir; bu sözleşmelere dayanılarak tapu iptali ve tescili istenemez.
- Devletçe tanınmış bir bakım kurumu tarafından yetkili makamların belirlediği koşullara uyulmuşsa yazılı şekil yeterlidir; bu istisnadır.
Şekil eksikliği, sözleşmeyi kesin hükümsüz kılar. Yargıtay uygulamasında da geçersiz şekilde yapılmış bir sözleşmeye dayanarak tapunun devrinin talep edilemeyeceği istikrarlı biçimde kabul edilmektedir. Vasiyetname türleri ve resmi vasiyetnamenin oluşum aşamaları bakımından vasiyetname türleri rehberimize göz atabilirsiniz.
Aile Konutu, Eş Rızası ve Bakım Alacaklısının Yasal İpotek Güvencesi
Devir konusu taşınmaz aile konutu ise TMK m.194 hükmü devreye girer. Aile konutu üzerinde hak sahibi olan eş, diğer eşin açık rızası olmadıkça konutu devredemez, konut üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu kural, ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle yapılan aile konutu devrinde de geçerlidir; eş rızası alınmadan yapılan devir işlemleri iptal riskiyle karşılaşır.
TBK m.613 ise bakım alacaklısı lehine önemli bir güvence düzenler: Bakım borçlusuna bir taşınmazını devretmiş olan bakım alacaklısı, haklarını güvence altına almak üzere bu taşınmaz üzerinde satıcı gibi yasal ipotek hakkına sahiptir. Bu ipotek, bakım borçlusunun ileride bakım yükümlülüğünü savsaklaması ya da sözleşmenin feshi halinde alacaklının maddi zararının tapu üzerinden karşılanmasını sağlar.
Uygulama açısından şu noktaların altını çizmek gerekir:
- Yasal ipotek kendiliğinden doğmaz; tapu siciline tescil ettirilmesi gerekir ve bu tescil, satıcının kanuni ipoteğinde olduğu gibi mülkiyetin devrinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde istenmelidir (TBK m.613, TMK m.893-895).
- Bakım alacaklısı, taşınmaz devrine rağmen konutta oturma hakkını sözleşmeyle güvence altına alabilir.
- Bakım borçlusu, üzerine devredilen taşınmazı satsa dahi bakım yükümlülüğü kişisel niteliktedir; borç sona ermez.
Taşınmaz devri sonrasında yolsuz tescil iddiaları gündeme geldiğinde başvurulacak yol için tapu iptali ve tescili davası rehberimizde ayrıntılı bilgi bulunmaktadır.
Bakım Borçlusunun Yükümlülükleri ve Sözleşmenin Feshi (TBK 614, 616, 617)
TBK m.614 hükmü, bakım borçlusunun edim kapsamını tanımlar. Borçlu; aldığı malların değerine ve bakım alacaklısının önceden sahip olduğu sosyal duruma göre hakkaniyetin gerektirdiği edimleri yerine getirmekle yükümlüdür. Bu çerçevede özellikle şu edimler öne çıkar:
- Uygun gıda ve konut sağlamak.
- Hastalık halinde gerekli özenle bakmak ve tıbbi tedaviyi organize etmek.
- Alacaklıyı aile topluluğunun bir üyesi gibi ağırlamak, sosyal ve manevi ihtiyaçlarını gözetmek.
- Gerektiğinde temizlik, giyim ve gündelik yaşam giderlerini karşılamak.
Bakım yükümlülüğünün önemli ölçüde ihlali durumunda TBK m.617 önelsiz fesih hakkı tanır. Karşı tarafın sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle sözleşmenin devamı kendisinden beklenemez hâle gelen taraf, herhangi bir ihbar süresi öngörmeksizin sözleşmeyi feshedebilir. Bu durumda taraflar aldıklarını iade etmekle yükümlü olur; kusurlu taraf ise ayrıca tazminata mahkûm edilebilir.
TBK m.616 ise edimler arasındaki oransızlık nedeniyle önel vererek fesih imkânı verir. Sözleşme gereği fazla kazanç elde eden tarafın bu fazlalığı bağış amacıyla üstlendiğini kanıtlayamaması halinde diğer taraf sözleşmeyi altı aylık önelle feshedebilir. TBK m.618 uyarınca bakım borçlusu ölürse, bakım alacaklısı bir yıl içinde sözleşmenin feshini isteyebilir; borçlunun mirasçıları sözleşmeyi kural olarak devam ettiremez.
Muris Muvazaası: 1974/1-2 İçtihadı Birleştirme Kararı Çerçevesinde Tapu İptali
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, uygulamada çoğu zaman miras bırakanın gerçekten bakıma ihtiyaç duymadığı halde, taşınmazını belirli bir mirasçısına veya üçüncü kişiye devretmek amacıyla görünürde işlem olarak kurulabilmektedir. Bu durumda Yargıtay’ın 01.04.1974 tarih ve 1974/1 E. 1974/2 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı devreye girer.
Söz konusu karara göre; miras bırakanın gerçek iradesi mirasçılardan mal kaçırmak olduğu halde, tapuda satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi biçiminde görünürde bir işlem yapılmışsa muris muvazaası doğar. Bu tespit karşısında saklı paylı olsun olmasın tüm yasal mirasçılar, muvazaayı ileri sürerek tapu iptal ve tescil davası açabilir. Davada muvazaa iddiası tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir.
Muris muvazaasının varlığında hakim, aşağıdaki emareleri birlikte değerlendirir:
- Miras bırakanın gerçekten bakıma muhtaç durumda olup olmadığı (yaş, sağlık, gelir düzeyi).
- Bakım borçlusunun gerçek anlamda bakım yapıp yapmadığı ya da aynı çatı altında yaşayıp yaşamadığı.
- Devredilen taşınmazın miras bırakanın malvarlığındaki oranı ve mirasçılara bırakılan malın yeterliliği.
- Devir tarihi ile miras bırakanın ölüm tarihi arasındaki süre.
- Miras bırakanın diğer mirasçılarla arasındaki gerginlik veya mal kaçırma yönündeki söylemler.
Muvazaa iddiası kabul edildiğinde tapu iptal edilerek taşınmaz miras bırakanın terekesine döner ve yasal mirasçılık payları oranında paylaştırılır. Muris muvazaasında zamanaşımı işlemez; dava her zaman açılabilir.
Sözleşmenin İptali İçin Hangi Yol?
Ölünceye kadar bakma sözleşmesine karşı birden fazla hukuki yol vardır ve seçim ispat durumuna göre yapılır.
İptal yolları
| Konu | Kural | Not |
|---|---|---|
| Muris muvazaası | Bakım hiç yapılmamış, gerçek amaç bağış | Süreye tabi değil |
| Tenkis | Saklı payı zedeliyorsa | Süreye tabi |
| Ehliyetsizlik | Muris ayırt etme gücünden yoksundu | Sağlık raporu |
| Sözleşmenin feshi | Bakım borcuna aykırılık | Bakım alacaklısı sağken |
| Bakımın ispatı | Fiilen bakılıp bakılmadığı | Belirleyici |
| Delil | Tanık, sağlık kaydı, harcama belgeleri | Karşılıklı |
| Bakım süresi | Çok kısa sürmüşse şüphe artar | Değerlendirilir |
| Karşı taraf için | Bakımı belgeleyin | Fatura, tanık, rapor |
| Terditli dava | Önce muvazaa, olmazsa tenkis | Yaygın uygulama |
Beşinci ve yedinci satırlar davanın merkezindedir: sözleşmenin ayakta kalması bakımın fiilen yerine getirildiğinin ispatına bağlıdır; devirden kısa süre sonra ölüm gerçekleşmişse muvazaa şüphesi güçlenir. Sekizinci satır ise devralan taraf için uyarıdır — bakım hizmetinin belgelenmesi ileride açılacak davada belirleyici olur.
Zilyetlik ve kazanma rehberlerimiz: kazandırıcı zamanaşımı · zilyetlikle tescil · satış vaadi sözleşmesi · harici satış · kadastro tespitine itiraz · muvazaa mı tenkis mi
Saklı Paylı Mirasçıların Tenkis Davası ve Zamanaşımı (TMK 560)
Muris muvazaası ispatlanamasa dahi, ölünceye kadar bakma sözleşmesi ölüme bağlı tasarruf niteliği taşıdığından saklı payı ihlal ettiği ölçüde tenkise tabidir. TMK m.560 hükmü, saklı paylarını alamayan mirasçıların, saklı paylarının karşılığını elde edinceye kadar tasarrufun tenkisini dava edebileceğini öngörür.
Tenkis davasında dikkate alınması gereken temel esaslar şunlardır:
- Davacı sıfatı: Saklı paylı mirasçılar (altsoy, sağ kalan eş, ana ve baba) tenkis davası açabilir. Saklı paylı olmayan mirasçılar bu davayı açamaz.
- Davalı sıfatı: Sözleşme gereği taşınmazı devralan bakım borçlusu davalı olarak gösterilir.
- Terekenin belirlenmesi: Mahkeme, önce miras bırakanın ölüm anındaki tereke değerini hesaplar; sonra tenkise tabi kazandırmaları buna ekler.
- Denkleştirme: Bakım borçlusunun fiilen yaptığı bakım harcamaları hesaplamada dikkate alınır.
- Zamanaşımı: TMK m.571 uyarınca tenkis davası, mirasçıların saklı paylarının ihlal edildiğini öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer.
Tenkis davası ile muris muvazaasına dayalı tapu iptal davası birbirinden farklı hukuki sebeplere dayanır; koşulları uyduğunda birlikte ya da terditli olarak açılabilir. Ayrıntılı bilgi için tenkis davası ve saklı pay rehberimize göz atabilirsiniz. Miras planlaması sürecinde mirastan feragat sözleşmesi de değerlendirilebilir; mirastan feragat sözleşmesi yazımızda koşullar ve sonuçlar açıklanmıştır.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
TBK m.611-619 Madde Madde: Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin Kanuni Yapısı
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir; bakım borçlusu bakım alacaklısı tarafından mirasçı atanmışsa sözleşmeye miras sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanır (TBK m.611). Doktrinde, malvarlığının devrinin sağlararası bir tasarrufla hemen yapıldığı sözleşmeler borçlar hukuku nitelikli, devrin ölüme bağlı tasarrufla ölümden sonraya bırakıldığı sözleşmeler ise miras hukuku nitelikli ölünceye kadar bakma sözleşmesi olarak ayrılır. Bu ayrım, tenkis davasında kazandırmanın hangi hükümlere göre değerlendirileceğini doğrudan etkiler.
Kanun, sözleşmenin şeklinden sona ermesine kadar bütün aşamaları dokuz maddede düzenler. Sözleşme mirasçı atamasını içermese bile miras sözleşmesinin şekline tabidir; devletçe tanınmış bir bakım kurumuyla yetkili makamların belirlediği koşullarla yapılan sözleşmelerde yazılı şekil yeterlidir (TBK m.612). Bakım alacaklısının güvencesi (TBK m.613), bakım borçlusunun borçları (TBK m.614), nafaka alacaklılarının iptal hakkı (TBK m.615), önel vererek fesih (TBK m.616), önel vermeksizin fesih (TBK m.617), bakım borçlusunun ölümü (TBK m.618) ile devredilemezlik, iflas ve haciz (TBK m.619) ayrı ayrı düzenlenmiştir.
TBK m.611-619’un yapısı
| Madde | Konu | Temel kural |
|---|---|---|
| TBK m.611 | Tanım | Bakım karşılığı malvarlığı devri; mirasçı atanmışsa miras sözleşmesi hükümleri |
| TBK m.612 | Şekil | Miras sözleşmesi şekli; tanınmış bakım kurumunda yazılı şekil |
| TBK m.613 | Güvence | Devredilen taşınmaz üzerinde satıcı gibi yasal ipotek |
| TBK m.614 | Bakım borçlusunun borçları | Aile topluluğuna kabul; hakkaniyete uygun bakım |
| TBK m.615 | İptal | Nafaka yükümlülüğü yerine getirilemez hâle gelirse yoksun kalanların iptal hakkı |
| TBK m.616 | Önel vererek fesih | Önemli oransızlıkta altı ay önceden bildirimle |
| TBK m.617 | Önel vermeksizin fesih | Devamı çekilmez hâle gelen tarafın önemli sebeple feshi |
| TBK m.618 | Bakım borçlusunun ölümü | Bakım alacaklısı bir yıl içinde fesih isteyebilir |
| TBK m.619 | Devredilemezlik, iflas, haciz | Bakım alacaklısının hakkı devredilemez; iflasta masaya kayıt |
Nafaka Alacaklılarının İptal Hakkı ve Saklı Paylı Mirasçılar: TBK m.615
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi yalnızca mirasçıların değil, bakım alacaklısının nafaka yükümlüsü olduğu kişilerin haklarını da etkileyebilir. Bakım alacaklısı, ölünceye kadar bakma sözleşmesi yüzünden kanuna göre nafaka yükümlüsü olduğu kişilere karşı yükümlülüğünü yerine getirme imkânını kaybediyorsa, bundan yoksun kalanlar sözleşmenin iptalini isteyebilir (TBK m.615). Böylece, örneğin boşandığı eşine yoksulluk nafakası veya çocuğuna iştirak nafakası ödemekle yükümlü olan bir kişinin bütün malvarlığını bakım karşılığında devrederek bu yükümlülükten kaçınması engellenir.
Saklı paylı mirasçılar bakımından ise korumanın dayanağı tenkis hükümleridir. Mirasbırakanın saklı payların bağlanması yasağını çiğnemek amacıyla açıkça yaptığı kazandırmalar ile sağlararası karşılıksız kazandırmalar tenkise tabidir (TMK m.565). Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ivazlı bir sözleşme olduğundan, tenkis bakımından esas alınacak değer, devredilen malvarlığı ile bakım borçlusunun fiilen yerine getirdiği bakımın değeri arasındaki farktır; bakımın değerini aşan kısım karşılıksız kazandırma niteliği taşıyabilir. Bu nedenle tenkis davasında bilirkişi incelemesiyle bakımın süresi, niteliği ve piyasa karşılığı ile devredilen taşınmazın değeri ayrı ayrı belirlenmelidir.
Sözleşmeye karşı iptal ve tenkis hakları
| Hak sahibi | Şart | Dayanak |
|---|---|---|
| Nafaka alacaklıları | Bakım alacaklısının nafaka yükümlülüğünü yerine getirme imkânını kaybetmesi | TBK m.615 |
| Saklı paylı mirasçılar | Saklı payı ihlal eden kazandırma | TMK m.560, m.565 |
| Tenkise esas değer | Devredilen malvarlığı ile bakımın değeri arasındaki fark | TMK m.565 |
| Tenkis zamanaşımı | Öğrenmeden bir yıl, her hâlde on yıl | TMK m.571 |
| Bütün yasal mirasçılar | Muris muvazaası; süreye tabi değil | YİBK 01.04.1974, E.1974/1, K.1974/2 |
Feshin Türleri ve Sonuçları: TBK m.616-617
Kanun ölünceye kadar bakma sözleşmesinin sona erdirilmesini iki farklı yola bağlamıştır. Tarafların edimleri arasında önemli ölçüde oransızlık bulunur ve fazla alan taraf kendisine bağışta bulunulma amacı güdüldüğünü ispat edemezse, diğer taraf altı ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir (TBK m.616). Bu yol, kusura dayanmayan ve edim dengesinin bozulmasına dayanan bir fesih imkânıdır; örneğin bakım alacaklısının beklenenden çok uzun yaşaması veya devredilen malın değerinin olağanüstü artması bu kapsamda tartışılabilir.
Sözleşmenin devamı önemli sebeplerle kendisi için çekilmez hâle gelen taraf ise sözleşmeyi önel vermeksizin feshedebilir (TBK m.617). Bakım borçlusunun bakım alacaklısıyla ilgilenmemesi, onu yalnız bırakması, kötü muamelede bulunması veya bakım alacaklısının bakım borçlusunun aile hayatını çekilmez hâle getirmesi bu kapsamdadır. Doktrinde vurgulandığı üzere bu fesih, sürekli borç ilişkisi olmasına rağmen sözleşmeyi geçmişe etkili olarak sona erdirir; taraflar aldıklarını geri verir ve kusurlu taraf karşı tarafın zararını gidermekle yükümlü olabilir. Hâkim, feshi yerinde bulmayarak bakım alacaklısına bakım borçlusunun ödeyeceği ömür boyu bir gelir bağlanmasına da karar verebilir. Bakım alacaklısı fesih nedeniyle devrettiği taşınmazın iadesini, tapu iptali ve tescil davasıyla isteyebilir.
Fesih yolları
| Konu | Önel vererek fesih | Önel vermeksizin fesih |
|---|---|---|
| Dayanak | TBK m.616 | TBK m.617 |
| Sebep | Edimler arasında önemli oransızlık | Devamı çekilmez hâle getiren önemli sebep |
| Süre | Altı ay önce bildirim | Önelsiz |
| Savunma | Fazla alanın bağış amacını ispatı | Önemli sebebin bulunmaması |
| Etki | İleriye etkili | Geçmişe etkili; karşılıklı iade |
| Hâkimin yetkisi | — | Fesih yerine ömür boyu gelir bağlama |
Bakım Borçlusunun Ölümü, Devredilemezlik, İflas ve Haciz: TBK m.618-619
Bakım yükümlülüğü kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğundan, bakım borçlusunun ölümü sözleşmenin akıbetini doğrudan etkiler. Bakım borçlusunun ölümü hâlinde bakım alacaklısı, ölümden başlayarak bir yıl içinde sözleşmenin feshini isteyebilir (TBK m.618). Bu hâlde bakım alacaklısı, bakım borçlusunun iflası hâlinde iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir paranın kendisine ödenmesini bakım borçlusunun mirasçılarından isteyebilir. Bakım ediminin kişisel niteliği nedeniyle bu süre içinde sözleşmenin akıbetinin açıkça belirlenmesi, bakım alacaklısının bakımsız kalmaması bakımından önemlidir.
Bakım alacaklısının sözleşmeden doğan hakkı başkasına devredilemez (TBK m.619). Bakım borçlusunun iflası hâlinde bakım alacaklısı, kendisine bağlanması gereken dönemlik gelirin sermaye değerini iflas masasına alacak olarak kaydettirme hakkına sahiptir; bakım borçlusu hakkında haciz yoluyla takip yapılması durumunda da bakım alacaklısı bu miktar için hacze iştirak edebilir. Bu düzenleme, bakım borçlusunun mali çöküşünün bakım alacaklısını büsbütün güvencesiz bırakmasını önler ve TBK m.613’teki yasal ipotekle birlikte bakım alacaklısının iki temel güvencesini oluşturur.
Ölüm, iflas ve haciz
| Durum | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Bakım borçlusu öldü | Bakım alacaklısı bir yıl içinde fesih isteyebilir | TBK m.618 |
| Fesih hâlinde mirasçılara karşı | İflas masasından istenebilecek miktara eşit para | TBK m.618 |
| Hakkın devri | Bakım alacaklısının hakkı devredilemez | TBK m.619 |
| Bakım borçlusunun iflası | Dönemlik gelirin sermaye değeri masaya kaydedilir | TBK m.619 |
| Bakım borçlusu hakkında haciz | Hacze iştirak | TBK m.619 |
| Taşınmaz üzerinde güvence | Yasal ipotek; tescil gerekir | TBK m.613, TMK m.893-895 |
Muris Muvazaası ve Tapu İptali Davasında Usul
Muris muvazaasına dayanan tapu iptali ve tescil davası, mirasbırakanın gerçekte bağış amacıyla yaptığı devri ölünceye kadar bakma sözleşmesi görünümüne büründürdüğü iddiasına dayanır. Görünüşteki işlem tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı için muvazaalı ve geçersizdir; gizlenen bağış işlemi ise taşınmaz bağışının resmî şekle bağlı olmasına karşın bu şekilde yapılmadığından geçersizdir (TBK m.19, TMK m.706). Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu davayı yasal mirasçıların her biri, saklı paylı olup olmadığına bakılmaksızın miras payı oranında açabilir ve davanın açılması için diğer mirasçıların katılımı veya terekeye temsilci atanması gerekmez (YİBK 01.04.1974, E.1974/1, K.1974/2).
Mirasçı, mirasbırakanın yaptığı muvazaalı işlem bakımından üçüncü kişi konumunda olduğundan muvazaayı tanık dahil her türlü delille ispat edebilir; senetle ispat kuralı bu durumda mirasçıya karşı uygulanmaz. Davada özellikle bakım alacaklısının sözleşme tarihindeki sağlık durumu, bakıma ihtiyacı olup olmadığı, bakım borçlusunun fiilen bakım yapıp yapmadığı, sözleşme ile ölüm arasındaki süre ve devredilen taşınmazın mirasbırakanın malvarlığındaki oranı araştırılır. Aynı dava içinde muris muvazaası kabul edilmezse tenkis istemi terditli olarak ileri sürülebilir; ayrıca mirasbırakanın sözleşme sırasında ayırt etme gücünden yoksun olduğu iddiası varsa, ehliyetsizlik nedeniyle iptal talebi de ayrıca değerlendirilir (TMK m.15). Tapu iptali ve tescil davaları asliye hukuk mahkemesinde görülür ve taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12).
Tapu iptali davasının usul unsurları
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Davacı | Her yasal mirasçı, miras payı oranında | YİBK 01.04.1974, E.1974/1, K.1974/2 |
| İspat | Tanık dahil her türlü delil | Mirasçının üçüncü kişi konumu |
| Terditli talep | Önce muvazaa, olmazsa tenkis | HMK m.111 |
| Ehliyetsizlik | Ayırt etme gücünün yokluğu | TMK m.15 |
| Görev ve yetki | Asliye hukuk; taşınmazın bulunduğu yer | HMK m.2, m.12 |
| Zamanaşımı | Muris muvazaasında süre yok; tenkiste TMK m.571 | TMK m.571 |
Sözleşmenin Kurulması: Resmî Görevli, Tanıklar ve Taşınmazın Devri
Miras sözleşmesi, resmî vasiyetname şeklinde yapılır ve sözleşmenin tarafları arzularını resmî memura aynı zamanda bildirerek düzenlenen sözleşmeyi onun ve iki tanığın önünde imzalar (TMK m.545). Resmî vasiyetname sulh hâkimi, noter veya kanunla yetkili kılınmış diğer bir resmî görevli tarafından iki tanığın katılmasıyla düzenlenir (TMK m.532); tapu müdürlükleri de taşınmaz devrini içeren ölünceye kadar bakma sözleşmelerini bu kapsamda resmî senet olarak düzenleyebilmektedir. Tanıklarda, fiil ehliyetine sahip olmama veya taraflarla belirli derecede hısımlık gibi kanunda sayılan engellerin bulunmaması gerekir (TMK m.536).
Sözleşmenin sağlararası devri öngördüğü hâllerde, devrin gerçekleşmesi için taşınmazın tapuda bakım borçlusu adına tescil edilmesi gerekir (TMK m.705). Noterde düzenlenen bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi, tescil yapılmadıkça bakım borçlusuna yalnızca devri isteme hakkı verir; bakım alacaklısı devirden kaçınırsa bakım borçlusu tescile zorlama davası açabilir (TMK m.716). Bakım alacaklısının taşınmazda oturmaya devam etmek istemesi hâlinde, devirle birlikte lehine intifa veya sükna hakkı kurulması ve bu hakkın tapuya tescil edilmesi, sonradan taşınmazın üçüncü kişilere devri riskine karşı en etkili güvencedir (TMK m.794, m.823).
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, şeklin, bakımın ve dengenin sözleşmesidir; üçünden biri eksikse dava kapısı açılır.
Sözleşme resmî vasiyetname şeklinde yapılmalı, devredilen taşınmaz üzerinde yasal ipotek tescil ettirilmelidir; oransızlıkta altı aylık önelle, çekilmezlikte önelsiz ve geçmişe etkili fesih mümkündür. Nafaka alacaklıları iptal, saklı paylı mirasçılar tenkis, bütün yasal mirasçılar ise süreye bağlı olmaksızın muris muvazaası nedeniyle tapu iptali isteyebilir. Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin hazırlanması, feshi veya iptali için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.
Konuyla ilgili diğer rehberlerimiz: tapu iptali sebepleri · tapu iptali ve tescil davası · intifa ve sükna hakkı · aile konutu ve eşin rızası · tescile zorlama ve şerh · mal rejimi ve eklenecek değerler
Sık Sorulan Sorular
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi noterde mi yapılır?
Evet. TBK m.612 ve TMK m.545 gereğince ölünceye kadar bakma sözleşmesi resmi vasiyetname biçiminde, yani noter (ya da sulh hakimi) huzurunda iki tanık katılımıyla düzenlenmelidir. Adi yazılı olarak yapılan sözleşme geçersizdir ve tapu devrine dayanak oluşturmaz.
Bakma karşılığı tapu devri sonrasında bakıcı yükümlülüğünü yerine getirmezse ne yapılır?
TBK m.617 uyarınca bakım alacaklısı, sözleşmenin devamı beklenemez hâle geldiği için sözleşmeyi önelsiz feshedebilir. Fesih sonrasında verilen edimlerin iadesi ve kusur bulunduğunda tazminat talep edilebilir. Ayrıca TBK m.613’e dayalı yasal ipotek hakkı da güvence sağlar.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle yapılan tapu devri muris muvazaasına konu olabilir mi?
Evet. Miras bırakanın gerçekte bakıma ihtiyacı bulunmadığı ve amacın mirasçılardan mal kaçırmak olduğu ispatlanırsa, 01.04.1974 tarihli 1974/1-2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde tapu iptal ve tescili davası açılabilir. Bu davada tanık dahil her türlü delil kullanılabilir.
Saklı paylı mirasçılar bakım sözleşmesine karşı tenkis davası açabilir mi?
Evet. Sözleşme ölüme bağlı tasarruf niteliği taşıdığı ve saklı payları ihlal ettiği ölçüde TMK m.560 uyarınca tenkise tabidir. Dava, mirasın açılmasından itibaren belirli süreler içinde açılmalıdır (TMK m.571).
Aile konutu olan taşınmaz eş rızası alınmadan bakma sözleşmesine konu edilebilir mi?
Hayır. TMK m.194 hükmü aile konutu üzerindeki tasarrufları eşin açık rızasına bağlar. Rıza alınmadan yapılan devir, aile konutu şerhi olsun olmasın, rıza vermeyen eşin talebiyle geçersiz kılınabilir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, doğru şekilde kurulduğunda bakım alacaklısına güvence, bakım borçlusuna ise ölüme bağlı bir kazandırma sağlayan işlevsel bir hukuki araçtır. Ancak resmi şekle uyulmaması, sözleşmenin gerçek dışı biçimde kurulması veya saklı payların gözetilmemesi durumunda ciddi ihtilaflara yol açar. Sözleşmenin hazırlanması, feshi veya sonrasında tapu iptal ve tenkis davalarında hak kaybı yaşamamak için miras hukuku alanında deneyimli bir avukat ile önceden değerlendirme yapılması yararlı olacaktır.
- Ehliyetsizlik Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Dilekçesi (TMK m.15)
- Vekâletin Kötüye Kullanılması ile Tapu İptali ve Tescil Dilekçesi (TBK m.504)
- 📚 Hukuki Rehberler (Ana Rehber)
- Gayrimenkul Hukuku Rehberi
- İcra ve İflas Rehberi
- Nafaka Rehberi
- Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi: Bakım Karşılığı Taşınmaz Devri (TMK 611)
- Gabin (Aşırı Yararlanma) ve İptal Davası


