Nişanlanmanın Bozulması ve Hediyelerin İadesi (TMK 118-123)
10 Temmuz 2026

Nişanlanmanın Bozulması ve Hediyelerin İadesi (TMK 118-123)

Nişanlanma, Türk Medenî Kanunu m.118 uyarınca evlenme vaadiyle kurulan bir aile hukuku ilişkisidir; ancak evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez ve evlenmeden kaçınma hâli için kararlaştırılan cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez (TMK m.119). Nişan bozulduğunda kusurlu taraftan maddi tazminat (TMK m.120) ve manevi tazminat (TMK m.121) istenebilir; alışılmışın dışındaki hediyeler ise kusura bakılmaksızın geri istenebilir (TMK m.122). Nişanlılığın sona ermesinden doğan bütün dava hakları sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.123). Bu rehberde nişanlılık hükümlerini TMK m.118-123 sırasıyla, madde madde ele alıyor; nişanlılığın evlilikten farkını, sona erme sebeplerine göre doğan sonuçları, görevli mahkemeyi, ispatı ve dilekçe örneğini kanun metni üzerinden açıklıyoruz. Sevgiliye, eşe veya bir yakına hediye edilen altının hangi hâllerde geri istenebileceği için hediye edilen altın geri alınır mı rehberimize bakılabilir.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Nişanlanmanın Kuruluşu ve Hukuki Niteliği (TMK m.118)

TMK m.118/1, nişanlanmanın evlenme vaadiyle olacağını düzenler. Nişanlanma, iki kişinin ileride birbiriyle evleneceklerine dair karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla kurulur. Kanun nişanlanma için özel bir şekil şartı öngörmemiştir; nişan sözlü olarak, yüzük takılması veya bir tören düzenlenmesi gibi geleneksel davranışlarla ve hatta örtülü irade açıklamasıyla da kurulabilir. Tören, yüzük veya aile büyüklerinin katılımı nişanın varlığını gösteren olgulardır; kurucu unsur değildir. Bu nedenle nişanın kurulduğunun ispatı uyuşmazlıklarda genellikle fotoğraf, video ve tanık beyanlarıyla yapılır.

TMK m.118/2 uyarınca nişanlanma, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz. Kanun burada nişanlanmayı yok saymamakta, yalnızca küçüğün veya kısıtlının yasal temsilcinin rızası olmadan nişanlanmakla bağlanmayacağını öngörmektedir. Yasal temsilcinin rızası bulunmayan bir nişanın sona ermesi hâlinde küçüğün tazminat sorumluluğu bu nedenle somut olayın koşullarına göre ayrıca değerlendirilir. Nişanlanma taraflara birlikte yaşama yükümlülüğü yüklemez ve evliliğin kişisel ve mali sonuçlarını doğurmaz.

Nişanlılık hükümleri: TMK m.118-123 madde madde
MaddeDüzenlemeKusurKim isteyebilir?
TMK m.118Nişanlanma evlenme vaadiyle olur; küçük ve kısıtlı yasal temsilcinin rızası olmadıkça bağlanmazAranmaz—
TMK m.119Evlenmeye zorlamak için dava hakkı yoktur; cayma tazminatı ve ceza şartı dava edilemez, yapılan ödemeler geri istenemezAranmaz—
TMK m.120Haklı sebep olmaksızın bozma veya bozulmaya sebep olma hâlinde harcamalar ve maddi fedakârlıklar için tazminatAranırDiğer nişanlı; ana ve babası veya onlar gibi davrananlar
TMK m.121Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafa manevi tazminatAranırKişilik hakkı saldırıya uğrayan nişanlı
TMK m.122Evlenme dışında sona ermede alışılmışın dışındaki hediyelerin geri verilmesiAranmazHediyeyi veren nişanlı, ana ve baba veya onlar gibi davrananlar
TMK m.123Sona ermeden doğan dava hakları bir yılda zamanaşımına uğrar—Bütün talepler için ortak süre

Nişanlılık Evlilik Değildir — Hangi Sonuçlar Doğar, Hangileri Doğmaz?

Nişanlılık bir aile hukuku ilişkisi olsa da evliliğin sonuçlarını doğurmaz. Nişanlılar arasında mal rejimi kurulmaz; nişanlılık süresince edinilen mallar evlilik birliği içinde edinilmiş mal sayılmaz. Nişanlı, diğer nişanlının yasal mirasçısı değildir ve nişanlılar arasında nafaka yükümlülüğü doğmaz. Nişanlılık süresince bir nişanlının adına alınan ev, araç veya eşya bakımından uyuşmazlık çıktığında, bu malların aidiyeti mal rejimi hükümlerine göre değil, genel hükümlere ve TMK m.122’deki hediye kuralına göre çözülür.

Buna karşılık kanun nişanlılığa bazı usul sonuçları da bağlamıştır. Taraflardan birinin nişanlısı hukuk yargılamasında tanıklıktan çekinebilir (HMK m.248/1-a); ceza muhakemesinde de şüpheli veya sanığın nişanlısı tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir (CMK m.45/1-a). Nişanlının bir kaza sonucu ölmesi hâlinde diğer nişanlının destekten yoksun kalma tazminatı isteyip isteyemeyeceği ise fiilî destek ilişkisinin varlığına göre değerlendirilir; bu konu için Destek İlişkisinde Fiili Destek: Nişanlı ve Evlilik Dışı Birliktelik rehberimize bakabilirsiniz. Resmî nikâh kıyılmadan yalnızca dinî törenle birlikte yaşayan çiftlerin durumu da nişanlılıktan farklıdır; bunun için Nikâhsız Birliktelik rehberimize bakılabilir.

Nişanı Bozma Serbestisi, Cayma Tazminatı ve Ceza Şartı (TMK m.119)

Türk hukukunda nişandan dönmek serbesttir. TMK m.119/1 uyarınca nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez; nişanlılardan biri diğerini evlenmeye mecbur bırakamaz ve evlenme cebri icrayla sağlanamaz. Evlenme iradesinin nikâh anına kadar serbestçe oluşması gerektiğinden kanun koyucu bu sonucu bilinçli olarak tercih etmiştir. Nişanı bozan tarafın sorumluluğu ise ancak TMK m.120 ve m.121’deki kusura dayalı tazminatlarla sınırlıdır.

TMK m.119/2 bu serbestiyi para yoluyla dolanmayı da engeller: evlenmeden kaçınma hâli için öngörülen cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez; ancak yapılan ödemeler de geri istenemez. Bu nedenle “nişanı bozarsan şu kadar ödersin” şeklinde düzenlenen bir senet veya taahhüt, nişanın bozulması hâlinde dava yoluyla istenemez. Buna karşılık böyle bir taahhüt kapsamında ödeme kendiliğinden yapılmışsa, ödeyen taraf bunu geri isteyemez. Senedin icra takibine konu edilmesi hâlinde borçlunun bu hükme dayanması gerekir. Konu için Nişan Bozulursa Diye İmzalatılan Senet ve Cezai Şart Geçerli mi? rehberimize bakabilirsiniz.

Sona Erme Sebebine Göre Hangi Talepler Doğar?

Nişanlılık; evlenmeyle, taraflardan birinin tek taraflı olarak nişanı bozmasıyla, tarafların ortak iradeyle nişandan vazgeçmesiyle veya nişanlılardan birinin ölümüyle sona erer. Hangi talebin ileri sürülebileceği sona erme sebebine ve kusura göre değişir. Tazminat talepleri kusura dayanırken hediyelerin iadesi kusurdan bağımsızdır. TMK m.120’nin lafzı, nişanı fiilen bozan taraf ile bozulmaya sebep olan tarafın aynı kişi olmayabileceğini de gözetir: nişan, taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulmuşsa, nişanı fiilen bozan değil kusuru olan taraf tazminatla yükümlüdür. Örneğin nişanlısının sadakatsizliği nedeniyle nişanı bozan kişi tazminat ödemez; aksine bozulmaya sebep olan diğer taraftan tazminat isteyebilir.

Sona erme sebebine göre doğan talepler
Sona ermeMaddi tazminat (m.120)Manevi tazminat (m.121)Hediye iadesi (m.122)
Haklı sebep olmaksızın tek taraflı bozmaBozan taraf kusurluysa diğer nişanlı ve ana-babası isteyebilirKişilik hakkı saldırıya uğradıysa istenebilirHer iki taraf verdiğini geri isteyebilir
Diğer tarafın kusuru yüzünden bozmaBozulmaya sebep olan kusurlu taraf öderKusurlu taraftan istenebilirHer iki taraf verdiğini geri isteyebilir
Ortak iradeyle sona ermeKural olarak doğmazKural olarak doğmazHer iki taraf verdiğini geri isteyebilir
Evlenmeyle sona ermeDoğmazDoğmazTMK m.122 uygulanmaz

Haklı Sebep ve Kusur Değerlendirmesi

Maddi ve manevi tazminatın ön koşulu, nişanın haklı bir sebep olmaksızın bozulması veya bozulmanın taraflardan birine yükletilebilmesidir (TMK m.120/1, m.121). Kanun haklı sebepleri saymamıştır; hâkim, somut olayın koşullarına göre evlenmenin diğer taraftan beklenip beklenemeyeceğini değerlendirir. Uygulamada nişanlının sadakatsizliği, şiddet veya tehdit içeren davranışları, evlilik için önemli bir hususun, örneğin önceki bir evliliğin, ağır bir borcun veya ciddi bir hastalığın bilerek gizlenmesi ve nişanlının ailesinin ilişkiyi sürdürülemez kılan ağır müdahaleleri haklı sebep olarak tartışılır. Buna karşılık yalnızca “anlaşamadık” gerekçesi veya düğün tarzına ilişkin sıradan anlaşmazlıklar çoğu zaman haklı sebep sayılmaz.

Her iki tarafın da kusurlu olduğu durumlarda kusurlar karşılaştırılır ve bu karşılaştırma tazminatın varlığına ve miktarına yansır. Kusuru daha ağır olan tarafın tazminat istemesi güçleşir; eşit kusur hâlinde tazminat taleplerinin reddi gündeme gelebilir. Kusur ispatı tazminatı isteyen taraftadır (TMK m.6). Bu nedenle nişanın bozulma sürecini gösteren yazışmalar, mesajlar ve olaylara tanıklık eden kişiler dava açılmadan önce belirlenmeli; hukuka uygun yolla elde edilmeyen kayıtların delil olarak kullanılamayacağı da unutulmamalıdır (HMK m.189/2).

Maddi Tazminat: Harcamalar ve Maddi Fedakârlıklar (TMK m.120)

TMK m.120/1 uyarınca nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde, kusuru olan taraf diğerine dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı maddi fedakârlıklar karşılığında uygun bir tazminat vermekle yükümlüdür; aynı kural nişan giderleri hakkında da uygulanır. TMK m.120/2 ise tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babasına veya onlar gibi davranan kimselere de aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için uygun bir tazminat isteme hakkı tanır. Bu nedenle düğün hazırlıklarını aile üstlenmişse, dava ana ve baba tarafından kendi adlarına açılır.

Uygulamada maddi tazminat kapsamında değerlendirilen başlıca kalemler şunlardır:

  • Düğün salonu, davetiye, çiçek ve organizasyon giderleri
  • Nişan ve düğün kıyafeti, kuaför ve gelin arabası masrafları
  • Ortak konut için alınan eşya ve mobilya ile ödenen kira, depozito ve kaporalar
  • Balayı için önceden yapılan ulaşım ve konaklama rezervasyonlarının iade edilmeyen bedeli
  • Nişan töreni ve nişan yemeği giderleri

Tazminatın miktarı, harcamanın dürüstlük kuralına uygun olması ve evlenme amacıyla yapılmış bulunması ölçütlerine göre belirlenir. Aşırı, gösterişe yönelik veya evlenme amacıyla bağdaşmayan harcamalar “uygun” tazminatın kapsamına girmez. Evlilik nedeniyle işinden ayrılma veya şehir değiştirme gibi katlanılan maddi fedakârlıklar da somut olayın koşullarına göre bu kapsamda değerlendirilebilir. Alınan eşya iade edilebiliyor veya kullanılmaya devam ediliyorsa bu durum tazminatın hesabında dikkate alınır. Harcamaların ispatında fatura, banka dekontu, sözleşme örnekleri ve tanık beyanları önem taşır. Masrafların geri istenmesine ilişkin uygulama için Düğün ve Nişan Masraflarını Ben Karşıladım, Ayrılınca Geri İsteyebilir miyim? rehberimize bakabilirsiniz.

Ailelerin Hukuki Konumu: Kim Davacı, Kim Davalı?

Nişanlılık iki kişi arasında kurulsa da kanun, evlilik hazırlığında fiilen yükü taşıyan ailelere de talep hakkı tanımıştır. TMK m.120/2 uyarınca tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler, aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için uygun bir tazminat isteyebilir. TMK m.122/1 de ana ve babanın veya onlar gibi davrananların diğer nişanlıya verdiği alışılmışın dışındaki hediyeleri geri isteme hakkını düzenler. “Onlar gibi davranan” kimseler, çocuğu fiilen büyüten ve ana-baba rolünü üstlenen büyükanne, büyükbaba, amca veya teyze gibi yakınlardır; bu sıfat somut olayda ispat edilmelidir.

Bu düzenlemenin usul bakımından sonucu, her talebin kendi sahibi tarafından ileri sürülmesidir. Nişanlının kendi harcamaları ve kendi verdiği hediyeler için nişanlı, ailenin harcamaları ve ailenin verdiği hediyeler için ana ve baba davacı olur; bu talepler aynı dava dilekçesinde birlikte ileri sürülebilir. Hediye iadesi talebi, hediyeyi alan nişanlıya yöneltilir; tazminat talepleri ise nişanın bozulmasında kusuru bulunan nişanlıya karşı açılır. Diğer nişanlının ailesine yöneltilen talepler, kanunun bu talepleri nişanlılar arasında düzenlemesi nedeniyle husumet itirazıyla karşılaşabilir.

Manevi Tazminat: Kişilik Hakkının Korunması (TMK m.121)

TMK m.121 uyarınca nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat için nişanlılığın geçerli olarak kurulmuş ve sona ermiş olması, karşı tarafın kusurlu olması ve nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkına bir saldırının gerçekleşmiş bulunması gerekir. Nişanın bozulmasının doğurduğu olağan üzüntü tek başına yeterli görülmez; kişilik hakkına yönelen somut bir saldırı aranır.

Uygulamada nişanın düğüne günler kala ve kamuya açık biçimde bozulması, nişanlıyı sosyal çevresinde küçük düşürecek beyanlarda bulunulması, sadakatsizlik veya nişan sürerken bir başkasıyla evlenilmesi gibi davranışlar somut olayın koşullarına göre manevi tazminatı gerektirebilir. Miktar; tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kusurun ağırlığı, saldırının niteliği ve olayın gelişimi dikkate alınarak hâkim tarafından takdir edilir; bu takdirde manevi tazminata ilişkin genel hükümlerin ölçütlerinden (TBK m.58) yararlanılır. Nişan bozulduktan sonra süren kişilik hakkı ihlalleri için ayrıca TMK m.24-25’teki genel koruma yollarına başvurulabilir; bkz. Kişilik Hakkına Saldırı ve Manevi Tazminat. Tazminat taleplerinin ayrıntısı için Nişan Bozulduğunda Maddi ve Manevi Tazminat rehberimize bakabilirsiniz.

Hediyelerin Geri Verilmesi (TMK m.122)

TMK m.122/1 uyarınca nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir. Bu talepte kusur aranmaz; nişanın kimin kusuruyla bozulduğu önemli değildir. Nişanı bozan ve tamamen kusurlu olan taraf da verdiği alışılmışın dışındaki hediyeleri geri isteyebilir. Talep hakkı hediyeyi verene aittir; ana ve babanın verdiği hediyeler için dava ana ve baba tarafından kendi adlarına açılır.

TMK m.122/2 uyarınca hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır (TBK m.77 vd.). Mislen iade imkânı özellikle altında önem taşır: aynı ayar ve gramajda altın iade edilerek borç yerine getirilebilir. Hediye tüketilmiş, satılmış veya elden çıkarılmışsa iade sebepsiz zenginleşme kurallarına göre yapılır. Hangi hediyenin “alışılmışın dışında” sayılacağı; hediyenin değerine, tarafların ekonomik ve sosyal durumuna ve yöresel âdetlere göre belirlenir. Yüzük ve takıların iadesine ilişkin ayrıntılar için Nişan Bozulursa Yüzük ve Takılar Geri İstenebilir mi? ve Nişan Bozulursa Hediyeler Geri İstenebilir mi? rehberlerimize bakabilirsiniz.

Hangi hediye geri istenebilir?
Hediye veya giderDeğerlendirmeDayanak
Altın ve ziynet eşyası, nişan takılarıUygulamada alışılmışın dışındaki hediye sayılır; aynen veya mislen iade edilirTMK m.122/1-2
Nişan yüzüğü, değerli saat, mücevherDeğerine göre çoğunlukla alışılmışın dışında sayılırTMK m.122/1
Araç, taşınmaz, yüksek tutarlı paraAlışılmışın dışındadır; iade edilemezse sebepsiz zenginleşme uygulanırTMK m.122/2; TBK m.77 vd.
Giyecek, çiçek, kozmetik, gündelik hediyelerAlışılmış hediye sayılır; geri istenemezTMK m.122/1
Nişan töreni, yemek ve organizasyon giderleriHediye değildir; kusura dayalı maddi tazminatın konusudurTMK m.120/1

Nişan Hediyeleri ile Düğün Takıları Arasındaki Fark

TMK m.122 yalnızca nişanlılığın evlenme dışındaki bir sebeple sona ermesi hâlinde uygulanır. Nişanın ardından evlilik gerçekleşmişse nişanlılık evlenmeyle sona ermiş olur ve nişanda verilen hediyeler bakımından TMK m.122 artık uygulanmaz. Bu durumda nişanda ve düğünde takılan ziynet eşyasına ilişkin uyuşmazlıklar, boşanma hâlinde ziynet alacağına ilişkin kurallara göre çözülür. Uygulamada düğünde takılan ziynet eşyasının, aksi kanıtlanmadıkça kadına bağışlanmış sayıldığı kabul edilmektedir.

Bu ayrım ispat yükünü ve süreyi de değiştirir. Nişan bozulmuşsa hediyeyi veren, hediyenin varlığını ve alışılmışın dışında olduğunu ispat eder ve bir yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Evlilik gerçekleşmişse ziynet alacağı boşanma davasıyla birlikte veya ayrıca istenir ve farklı süre ve ispat kurallarına tabidir. Hangi rejimin uygulanacağı, nikâhın kıyılıp kıyılmadığına göre belirlenir; dinî tören tek başına evlenme sayılmaz. Düğün takılarının kime ait olduğu için Düğün Takıları ve Ziynet Kime Kalır? rehberimize bakabilirsiniz.

Nişanlılık Süresince Alınan Ev, Araç ve Eşya Kime Kalır?

Nişanlılar evliliğe hazırlık sürecinde çoğu zaman ev eşyası alır, konut kiralar, hatta birlikte araç veya taşınmaz edinir. Nişanlılık mal rejimi doğurmadığından bu malların akıbeti genel hükümlere göre belirlenir. Taşınmazda mülkiyetin kazanılması tescille olur (TMK m.705/1); bu nedenle tapuda kimin adına kayıtlıysa malik kural olarak odur. Tapuda iki nişanlı birlikte malik olarak görünüyorsa paylı mülkiyet söz konusudur (TMK m.688) ve anlaşma sağlanamazsa ortaklığın giderilmesi istenebilir. Taşınır eşyada ise eşyayı kimin satın aldığı, kimin adına fatura düzenlendiği ve eşyanın kime hediye edildiği belirleyicidir.

Bir nişanlının diğerinin adına kayıtlı taşınmaz veya araç için ödeme yapmış olması ayrıca değerlendirilir. Bu ödeme diğer nişanlıya yapılmış alışılmışın dışında bir hediye niteliğindeyse TMK m.122 uyarınca geri istenebilir. Ödeme evlilik amacıyla ortak bir yuva kurmak için yapılmış ve bu amaç gerçekleşmemişse, gerçekleşmeyen bir sebebe dayanan edim olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine (TBK m.77 vd.) başvurulabilir. Her iki yolda da talep TMK m.123’teki bir yıllık süre içinde ileri sürülmelidir. Ödemelerin banka havalesiyle ve açıklamalı yapılması, ileride doğacak uyuşmazlıkta ispatı büyük ölçüde kolaylaştırır.

Zamanaşımı: Bir Yıllık Süre (TMK m.123)

TMK m.123 uyarınca nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Maddi tazminat, manevi tazminat ve hediyelerin geri verilmesi taleplerinin tümü bu ortak süreye tabidir. Hediyelerin iadesinde sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulansa da süre bakımından TMK m.123’teki özel kural esas alınır. Süre, nişanın sona erdiği tarihten başlar; bu nedenle nişanın hangi tarihte ve nasıl bozulduğu, yazışmalar ve tanıklarla ispat edilebilir biçimde belgelenmelidir.

Bu süre hak düşürücü değil zamanaşımı süresidir. Zamanaşımı hâkim tarafından re’sen dikkate alınmaz; davalının süresi içinde zamanaşımı def’ini ileri sürmesi gerekir. Def’i ileri sürülürse bir yılı geçirdikten sonra açılan dava reddedilir. Bu nedenle nişanın bozulmasının ardından delillerin toplanması ve dava açılması bir yıl içinde tamamlanmalıdır; uzlaşma görüşmelerinin sürmesi zamanaşımını kendiliğinden durdurmaz.

Dava Öncesi İhtarname, Uzlaşma ve Zamanaşımının Kesilmesi

Nişan bozulduktan sonra hediyelerin iadesi çoğu zaman dava açılmadan, ailelerin aracılığıyla çözülür. Bu yolun güvenli olması için iade edilen ve alınan her hediyenin yazılı bir tutanakla ve fotoğraflanarak teslim edilmesi, eksik kalan kalemler için ayrıca uzlaşılması gerekir. İade talebi noter aracılığıyla gönderilecek bir ihtarnameyle de yapılabilir. İhtarnamede hediyelerin dökümü, iade için verilen süre ve iadenin yapılacağı yer açıkça yazılmalıdır.

Ancak ihtarname göndermek zamanaşımını kesmez. Zamanaşımını kesen hâller TBK m.154’te sayılmıştır: borçlunun borcu ikrar etmesi ile alacaklının dava açması, def’i yoluyla ileri sürmesi veya icra takibi yapması bunların başında gelir. Bu nedenle karşı tarafın iade sözü vermesi yazılı ve borcu tanıyan bir ifadeyle alınmadıkça, görüşmelerin sürmesi bir yıllık süreyi durdurmaz. Uzlaşma ihtimali bulunsa bile süre dolmadan dava açılması, hakkın kaybedilmesini önlemenin en güvenli yoludur. Taraflar uyuşmazlığı ihtiyari arabuluculuk yoluyla da çözmeyi deneyebilir; bu durumda varılan anlaşma tutanağa bağlanmalıdır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme, Harç ve İspat

Nişanlılık ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar aile hukukuna ilişkin olduğundan görevli mahkeme 4787 sayılı Kanun uyarınca aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Yetkili mahkeme, genel yetki kuralı uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6). Maddi tazminat, manevi tazminat ve hediye iadesi talepleri aynı dava dilekçesinde birlikte ileri sürülebileceği gibi ayrı davalar olarak da açılabilir. Para ve bedele ilişkin talepler nispi harca tabidir; bu nedenle her talep kalemi dilekçede ayrı ayrı miktarlandırılmalıdır.

İspat bakımından her talebin kendi olguları vardır. Hediye iadesinde hediyenin verildiği, alışılmışın dışında olduğu ve karşı tarafta bulunduğu; maddi tazminatta harcamanın yapıldığı, evlenme amacıyla ve dürüstlük kuralına uygun olduğu ve karşı tarafın kusuru; manevi tazminatta ise kişilik hakkına saldırı ve kusur ispat edilir. Nişanda takılan altınlar çoğu zaman herkesin gözü önünde verildiğinden fotoğraf, video ve tanık beyanları uygulamada temel delildir. Harcamalar için fatura ve banka kayıtları, bozulma tarihi ve sebebi için yazışmalar sunulmalıdır. Dava dilekçesinde altınların türü, adedi, gramı ve ayarı açıkça gösterilmelidir.

Dilekçe Örneği — Nişanın Bozulması Nedeniyle Tazminat ve Hediye İadesi

Aşağıdaki örnek, haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozan nişanlıya karşı açılacak dava için hazırlanmıştır. Talepler TMK m.120, m.121 ve m.122’ye göre ayrı ayrı gösterilmiş ve her talep kalemi miktarlandırılmıştır.

… AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE

DAVACI: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …), Adres: …

VEKİLİ: Av. … (Adres: …)

DAVALI: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …), Adres: …

KONU: Nişanın bozulması nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile hediyelerin geri verilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. TMK m.118 bakımından: Taraflar …/…/2025 tarihinde ailelerinin katılımıyla düzenlenen törenle nişanlanmıştır. Tören fotoğraf ve videoları ile tanık beyanları nişanın varlığını göstermektedir.

2. TMK m.120 bakımından: Davalı …/…/2026 tarihinde, düğüne … gün kala ve herhangi bir haklı sebep göstermeden nişanı bozmuştur. Müvekkil evlenme amacıyla düğün salonu, ev eşyası ve kıyafet için toplam … TL harcama yapmış olup bu harcamalar ekli fatura ve dekontlarla sabittir. Kapora ve rezervasyon bedellerinin iadesi mümkün olmamıştır.

3. TMK m.121 bakımından: Nişanın düğün davetiyeleri dağıtıldıktan sonra ve sosyal çevrede duyulacak biçimde bozulması, müvekkilin onur ve saygınlığını zedelemiş, kişilik hakkına saldırı oluşturmuştur.

4. TMK m.122 bakımından: Müvekkil ve ailesi tarafından davalıya nişanda … adet 22 ayar bilezik, … adet çeyrek altın ve … gram set takılmıştır. Bu hediyeler alışılmışın dışındadır ve nişanın evlenme dışında bir sebeple sona ermesi nedeniyle aynen veya mislen, bu mümkün olmazsa sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre bedelleriyle geri verilmelidir. Dava, nişanın sona erdiği tarihten itibaren bir yıllık süre içinde açılmıştır (TMK m.123).

HUKUKİ SEBEPLER: TMK m.118-123; TBK m.58, m.77 vd.; HMK m.6; 4787 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: Nişan ve tören fotoğrafları ile videoları, fatura, dekont ve sözleşmeler, taraflar arasındaki yazışmalar, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle … TL maddi tazminatın ve … TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, dökümü yapılan altın ve hediyelerin aynen veya mislen iadesine, bu mümkün olmazsa toplam … TL bedelin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekâleten saygıyla arz ederim.

Davacı Vekili
Av. …

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

  • Bir yıllık zamanaşımı süresini kaçırmak. Süre nişanın sona ermesinden başlar ve görüşmeler sürerken de işler (TMK m.123).
  • Hediye iadesi için kusur ispatına çalışmak. TMK m.122’de kusur aranmaz; dosya hediyenin varlığı ve niteliği üzerine kurulmalıdır.
  • Nişan giderlerini hediye iadesi olarak istemek. Tören ve organizasyon giderleri hediye değil, kusura bağlı maddi tazminatın konusudur (TMK m.120/1).
  • Ailenin yaptığı harcama veya verdiği hediye için davayı yalnızca nişanlı adına açmak. Bu talepler ana ve babaya veya onlar gibi davrananlara aittir (TMK m.120/2, m.122/1).
  • “Nişanı bozarsan ödersin” senedine dayanarak dava açmak. Cayma tazminatı ve ceza şartı dava edilemez (TMK m.119/2).
  • Altınları dilekçede tür, adet, gram ve ayar göstermeden genel ifadelerle saymak; bu durum hem harcı hem de hükmün infazını belirsizleştirir.

Nişanın bozulması hem duygusal hem hukuki bakımdan tarafları etkileyen bir süreçtir. TMK m.118-123 çerçevesinde maddi tazminat, manevi tazminat ve hediye iadesi taleplerinin birlikte ya da ayrı ayrı yönlendirilmesi mümkündür. 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde delillerin — harcama makbuzları, banka kayıtları, nişan fotoğrafları, tanık listesi ve hediye envanteri — özenle toplanması ve dava dilekçesinin somut vakalara dayanan biçimde hazırlanması sonucu doğrudan etkiler. Nişanın sona ermesinin ardından resmi süreçlere ilişkin diğer başlıklar için Resmi Nikah – Dini Nikah ve kişilik haklarının korunması bakımından Kişilik Hakkına Saldırı ve Manevi Tazminat (TMK 24-25) rehberlerimiz de incelenebilir.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Dilekçe örnekleri: Hediye iadesi, maddi ve manevi tazminat ile cevap ve karşı dava dilekçesi örnekleri için Nişan Bozulması Tazminat ve Hediyelerin İadesi Dilekçesi Örneği yazımıza bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Nişan atıldığında yüzük ve takılar geri istenebilir mi?

Evet. Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir (TMK m.122/1); altın ve ziynet eşyası uygulamada bu kapsamda değerlendirilir. Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır (TMK m.122/2). Hediye iadesi bakımından kusur aranmaz.

Nişanı bozan taraf her durumda tazminat öder mi?

Hayır. Maddi ve manevi tazminat için kusur gerekir. Nişan haklı bir sebeple bozulmuşsa, nişanı fiilen bozan değil bozulmaya sebep olan kusurlu taraf tazminatla yükümlüdür (TMK m.120). Ortak iradeyle sona eren nişanda kural olarak tazminat doğmaz; hediye iadesi ise kusurdan bağımsız olarak istenebilir.

Aile bireylerinin verdiği hediyeler de iadeye tabi midir?

Evet. TMK m.122/1 uyarınca ana ve babanın veya onlar gibi davrananların diğer nişanlıya verdiği alışılmışın dışındaki hediyeler de geri istenebilir. İade davasını hediyeyi veren kişi kendi adına açar; gündelik ve alışılmış hediyeler iade kapsamı dışında kalır.

Nişan bozulduktan sonra kaç yıl içinde dava açmam gerekir?

Nişanlılığın sona erdiği tarihten itibaren bir yıl içinde. TMK m.123 uyarınca nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Karşı taraf zamanaşımı def’ini ileri sürerse süre geçtikten sonra açılan dava reddedilir.

Bu davaya hangi mahkeme bakar?

Aile mahkemesi bakar; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davayı görür. Yetkili mahkeme kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6).

Nişan bozulursa diye imzalatılan senet geçerli mi?

Dava yoluyla istenemez. TMK m.119/2 uyarınca evlenmeden kaçınma hâli için öngörülen cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez; ancak bu kapsamda kendiliğinden yapılmış ödemeler de geri istenemez.

Nişanlı, diğer nişanlı aleyhine tanıklıktan çekinebilir mi?

Evet. Hukuk yargılamasında taraflardan birinin nişanlısı tanıklıktan çekinebilir (HMK m.248/1-a); ceza muhakemesinde de şüpheli veya sanığın nişanlısı tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir (CMK m.45/1-a).

Nişanlıyken birlikte alınan ev eşyası veya araç kime kalır?

Nişanlılık mal rejimi doğurmaz; mal kimin adına kayıtlıysa veya kim tarafından satın alındıysa kural olarak ona aittir. Diğer nişanlının bu mal için yaptığı ödeme, alışılmışın dışında bir hediye ise TMK m.122 uyarınca, evlilik amacıyla yapılmış bir katkı ise sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebilir; talep bir yıllık süre içinde ileri sürülmelidir (TMK m.123).

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk