Nişan Bozulursa Yüzük ve Takılar Geri İstenebilir mi? (TMK 122)
27 Haziran 2026

Nişan Bozulursa Yüzük ve Takılar Geri İstenebilir mi? (TMK 122)

Nişanın bozulması, hem duygusal hem de maddi sonuçlar doğurur. Verilen değerli takıların ve hediyelerin akıbeti, tarafların en çok merak ettiği konudur. Türk Medeni Kanunu bu durumu açıkça düzenler. Bu rehberde nişan hediyelerinin iadesini adım adım açıklıyoruz.

Hangi Hediyeler Geri İstenebilir?

Türk Medeni Kanunu’nun 122. maddesine göre, nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple (bozulma veya ölüm) sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana-babanın ya da onlar gibi davrananların verdiği ‘alışılmışın dışındaki’ hediyeler geri istenebilir. Altın, bilezik, kolye, saat, değerli takılar gibi kalıcı ve değerli eşyalar bu kapsamdadır.

İade Edilmeyen Hediyeler

Giymekle, kullanmakla eskiyen ve tüketilen eşyalar (elbise, ayakkabı, parfüm gibi) olağan hediye sayılır ve iadesi istenemez. Ayrıca yerleşik Yargıtay uygulamasına göre nişan yüzüğü ve tek taş yüzük, nişanın sembolü olduğundan kural olarak iade kapsamı dışında değerlendirilir. Diğer tüm ziynet eşyaları ise alışılmışın dışında kabul edilir.

Kusur Aranmaz

Önemli bir nokta: hediyelerin iadesinde kusur şartı aranmaz. Yani nişanı kim bozarsa bozsun, verdiği alışılmışın dışındaki hediyeleri geri isteyebilir. Hediye aynen mevcutsa aynen, değilse mislen (aynı değerde) veya sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre bedeli olarak geri verilir. Hediyenin verildiği her türlü delille ispatlanabilir.

Süre ve Yetkili Mahkeme

Nişanın bozulmasından doğan dava hakları, nişanlılığın sona erdiği tarihten itibaren bir yıllık zamanaşımı süresine tabidir (TMK 123). Bu süre içinde dava açılmalıdır. Görevli mahkeme aile mahkemesidir; yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Şartlar varsa hediye iadesiyle birlikte maddi ve manevi tazminat da talep edilebilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Nişan yüzüğü kuralın istisnasıdır

Takı iadesinde en çok yanlış bilinen ve dilekçeleri en çok zayıflatan nokta budur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulamasına göre nişan yüzüğü dışında kalan tüm altın, takı ve ziynet eşyaları mutad dışı hediye sayılır ve iadesi gerekir; buna karşılık nişan yüzüğünün kendisi mutad hediye kabul edilir ve iadesine karar verilemez.

İki bozma kararı

Daire’nin 27.01.2014 tarihli, 2013/16931 E., 2014/1004 K. sayılı kararında; “mutad hediye olan ve iadesi gerekmeyen nişan yüzüğünün iadesi yönünde hüküm tesisi” bozma sebebi sayılmıştır. 13.01.2014 tarihli, 2013/15686 E., 2014/76 K. sayılı kararında ise mahkemece inceleme yapılarak mutad hediyeler (nişan yüzüğü ve kullanılmakla eskiyen tüketilen eşyalar) yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Aynı ilke Daire’nin 2018/3648 E., 2019/3681 K. ve 2013/900 E., 2013/2605 K. sayılı kararlarında da tekrarlanmıştır.

Dilekçe bakımından sonucu

Talep listesine nişan yüzüğü konursa bu kalem reddedilir ve reddedilen kısım üzerinden karşı taraf lehine vekâlet ücreti doğar. Talep, yüzük dışındaki takı ve ziynet üzerinden kurulmalıdır. Tek taş yüzük bakımından da aynı değerlendirme yapılır; belirleyici olan taşın değeri değil, eşyanın nişanın sembolü olarak verilmiş olmasıdır.

Alyans ve düğün takıları ayrı konudur

Nişan hediyelerinin iadesi TMK m.122’ye tabidir. Buna karşılık evlilik gerçekleşmiş ve sonradan boşanma gündeme gelmişse, düğünde takılan ziynet eşyaları bambaşka bir rejime — mal rejimi ve ziynet alacağı hükümlerine — göre değerlendirilir. İki tabloyu karıştırmamak gerekir.

Mutad ölçütü tek boyutlu değildir

Kanun sabit bir eşya listesi vermez. Bir hediyenin mutad sayılıp sayılmayacağı iki ölçütün birlikte değerlendirilmesiyle belirlenir.

Birinci ölçüt: eşyanın niteliği

Alışılmış (mutad) hediyeden kastedilen, giyilmekle, kullanılmakla eskiyen ve tüketilen eşyalardır. Elbise, ayakkabı, parfüm, kozmetik ürünleri, çiçek ve benzeri sembolik armağanlar bu kapsamdadır ve iadesine karar verilemez.

İkinci ölçüt: değer ve tarafların durumu

Yargıtay kararlarında bir hediyenin mutad sayılabilmesi, yöresel örf ve âdete göre verilen hediyelerden olmasının yanında maddi değerinin de günün koşullarına göre fazla olmamasına bağlanmıştır; bu da daha çok tarafların malî ve sosyal durumları ile ölçülür. Bunun pratik sonucu şudur: aynı eşya, farklı ekonomik koşullardaki iki dosyada farklı nitelendirilebilir. Orta gelirli bir ailede mutad dışı sayılacak bir takı, çok yüksek gelirli bir ailede olağan kabul edilebilir.

Uygulamada mutad dışı sayılanlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, nişan nedeniyle verilen 19,88 gram 22 ayar bir bileziğin niteliği gereği mutad sayılamayacağını belirterek, bu talep yönünden davanın reddini bozmuştur (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 19.02.2014, E. 2013/18104, K. 2014/2447). Uygulamada mutad dışı sayılanlar şunlardır: bilezik, gerdanlık, kolye, künye, altın set, çeyrek ve tam altınlar, küpe ve benzeri ziynet eşyaları; ayrıca değerli saat, elektronik eşya, ev eşyası ve taşıt gibi kalıcı ve yüksek değerli kalemler bu başlıkta değerlendirilir.

Kim verdi, kime verdi

TMK m.122 yalnızca nişanlıların birbirlerine ve ana-babanın ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya verdiği hediyeleri kapsar. Nişanlıların birbirlerinin kan veya kayın hısımlarına verdiği hediyeler ile hısımların birbirlerine verdiği hediyeler, alışılmışın dışında olsa bile bu maddeye göre istenemez; ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edilebilir.

Takı elde yoksa: aynen, mislen, bedelen

Uygulamada takılar çoğu zaman bozdurulmuş, satılmış veya harcanmış olur. TMK m.122/2 bu ihtimali sıraya bağlar.

Kanunun sıralaması

Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır. Yani önce eşyanın kendisi, mümkün değilse aynı nitelikte bir eşya, o da mümkün değilse değerinin para olarak iadesi istenir.

Talep kademeli kurulmalı

Dilekçede tek bir talep türüne bağlanmak, karşı tarafın “eşya bende yok” savunmasında dosyayı zayıflatır. Doğru kurgu: önce aynen iade, mümkün olmazsa mislen iade, o da mümkün olmazsa bedelinin tahsili.

Altında gram ve ayar yazılmalı

Bedel talebine geçildiğinde hesap, takının gram ve ayar bilgisi üzerinden yapılır. Bu nedenle dilekçede her kalem ayrı ayrı — kaç adet, kaç gram, kaç ayar — gösterilmelidir. “Bir miktar altın” biçiminde kurulan talep, bilirkişi incelemesinde karşılıksız kalır.

Bozdurulmuş takıda durum

Takının bozdurulmuş veya harcanmış olması talebi ortadan kaldırmaz; yalnızca aynen iade imkânını ortadan kaldırır ve talep bedele döner. Nereye harcandığı da kural olarak sonucu değiştirmez; belirleyici olan, alışılmışın dışındaki hediyenin karşı tarafa verilmiş olmasıdır.

İspat: fotoğraf ve video en güçlü delildir

Bu dosyalarda asıl güçlük hukuki değil ispat güçlüğüdür: hangi takının verildiği ve kimde kaldığı gösterilmelidir.

Görüntü kayıtları

Hediyelerin verildiği ve iade edilmediği hususu her türlü delille ispat edilebilir. Yargıtay uygulamasında en güçlü delil olarak nişan fotoğrafları ve videoları kabul edilmektedir; bilirkişi bu görüntüleri inceleyerek takılan altınların listesini çıkarır. Bu nedenle tören kayıtlarının kesintisiz ve eksiksiz biçimde dosyaya sunulması belirleyicidir.

Destekleyici belgeler

Kuyumcu fişleri ve faturalar, banka ve kredi kartı kayıtları, kargo ve teslim belgeleri, tören sırasında tutulmuş takı listesi, mesajlaşma kayıtları ve tanık beyanları. Karşı tarafın kabulüne dayanan yazışmalar özellikle değerlidir.

Kusur aranmaz

Nişanın bozulması nedeniyle mutad dışı hediyelerin geri alınmasına ilişkin davalarda kusur aranmaz. Nişanı kim bozarsa bozsun, verdiği alışılmışın dışındaki hediyelerin iadesini isteyebilir. Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tarafların nişanın bozulmasında eşit kusurlu bulunduğu bir dosyada dahi, bilezik ve takıların niteliği itibarıyla mutad olmadığını belirterek bunlara ilişkin istemin reddini bozmuştur (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 16.11.2011, E. 2011/12811, K. 2011/17817). Kusur yalnızca maddi ve manevi tazminat taleplerinde önem taşır.

Süre, mahkeme ve harç

TMK m.123 uyarınca nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Süre hak düşürücü değil zamanaşımı niteliğindedir; taraflarca ileri sürülmedikçe hâkim kendiliğinden dikkate alamaz, ancak karşı taraf zamanaşımı def’inde bulunursa dava reddedilir. Görevli mahkeme Aile Mahkemesi, yetkili mahkeme kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Davalar nispi harca tabidir.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Nişanlanmanın Kurulması ve Sınırı: m.118-119

Nişanlanma, Türk Medenî Kanunu’nun 118 ile 123. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Hediye iadesi tartışması, bu bloğun bütünü içinde anlam kazanır.

Kurulması — TMK m.118/1: nişanlanma, evlenme vaadiyle olur.

Şekil şartı yoktur. Kanun nişanlanma için bir şekil aramaz; sözlü olarak da kurulabilir. Ancak ispat kolaylığı bakımından yazılı beyanlar, davetiye, fotoğraf ve tanıklar uygulamada belirleyicidir.

Ehliyet — TMK m.118/2: nişanlanma, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz.

Temel sınır — TMK m.119: nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez. Evlenmeden kaçınma hâli için öngörülen cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez; ancak yapılan ödemeler de geri istenemez.

Üç kural birden. Madde; evlenmeye zorlama davası açılamayacağını, cayma tazminatı ve ceza şartının dava edilemeyeceğini ve ödenmişse geri istenemeyeceğini birlikte düzenler.

Hukukî niteliği. Alacaklıya, borçluyu dava yoluyla ifaya zorlama yetkisi tanınmadığından; evlenmeden kaçınma amacıyla kararlaştırılan cayma tazminatı ya da cezaî şarttan doğan borcun eksik borç niteliğinde olduğu kabul edilmektedir.

Sözleşmeye konulamaz. Nişan sözleşmesinde, evlilik gerçekleşmediği takdirde belirli bir miktar para ödeneceği ya da bir taşınmazın tescil edileceği yönündeki hükümler geçerli değildir ve dava konusu edilemez.

Nişanlı “yakın” sayılır. Kanunun bazı hükümleri bakımından nişanlılar yakın kabul edilir: mirastan çıkarmaya ilişkin TMK m.510 ve iradeyi sakatlayan sebeplerden korkutmaya ilişkin TBK m.37 bunlara örnektir.

KonuKural
Kurulmam.118 — evlenme vaadiyle
ŞekilAranmaz; sözlü olabilir
Küçük / kısıtlıYasal temsilci rızası
Evlenmeye zorlamam.119 — dava hakkı vermez
Cayma tazminatıDava edilemez; ödenmişse geri istenemez
NiteliğiEksik borç

Maddî Tazminat: TMK m.120

Hediye iadesinden ayrı ve çoğu zaman daha kapsamlı bir talep imkânı bu maddede düzenlenmiştir.

Şartlar. Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf diğerine tazminat vermekle yükümlüdür.

İki ayrı hâl. Madde hem haklı sebep olmaksızın bozma hem de bozulmaya sebebiyet verme hâlini kapsar. İkinci hâlde nişanı fiilen bozan taraf, tazminat isteyen taraf olabilir.

Kapsam. Tazminat; dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ile katlandığı maddî fedakârlıklar karşılığında belirlenir. Ayrıca aynı kural nişan giderleri hakkında da uygulanır.

Hangi zarar karşılanır? Talep edilecek maddî tazminat müspet zararın değil, evliliğin gerçekleşmemesi nedeniyle ortaya çıkan menfi zararın karşılanmasına ilişkindir. Yani evlenmiş olsaydı elde edilecek kazançlar değil, evlenmeye güvenilerek yapılan harcamalar istenebilir.

Somut kalemler. Düğün ve nişan organizasyonu giderleri, ev eşyası alımları, konut için yapılan ödemeler, işten ayrılma gibi maddî fedakârlıklar bu kapsamda değerlendirilir.

Ana babanın bağımsız hakkı. Maddenin son fıkrası uyarınca; tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de, aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için uygun bir tazminat isteyebilirler.

Bu fıkra sıkça atlanır. Düğün ve nişan masraflarını çoğu zaman aileler üstlenir. Kanun, bu kişilere kendi adlarına dava açma hakkı tanımıştır; talebin nişanlı üzerinden kurulması zorunlu değildir.

Takdir — TMK m.4: kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.

KonuKural
Şart — 1Haklı sebep olmaksızın bozma
Şart — 2Yükletilebilen sebeple bozulma
Zarar türüMenfi zarar
KalemlerHarcamalar, maddî fedakârlıklar, nişan giderleri
Ana babaKendi adlarına isteyebilir
Ölçüm.4 — hukuka ve hakkaniyete göre

Manevî Tazminat: TMK m.121

Üçüncü bir talep kalemi, kişilik hakkına yönelen zararı hedef alır.

TMK m.121: nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.

Ölçüt farklıdır. Maddî tazminatta ölçüt harcamalar; manevî tazminatta ise kişilik hakkına yönelmiş saldırıdır. Nişanın bozulmuş olması tek başına yeterli değildir.

Kusur şarttır. Madde “kusurlu olan diğer taraftan” demektedir. Kusursuz tarafa karşı manevî tazminata hükmedilemez.

Hangi hâllerde gündeme gelir? Nişanın küçük düşürücü biçimde ya da onur kırıcı beyanlarla sona erdirilmesi, karşı tarafın toplum içinde itibarını zedeleyen davranışlar bu kapsamda değerlendirilir.

Genel hükümlerle ilişkisi. Kişilik hakkının korunmasına ilişkin TMK m.24 ve m.25 ile TBK m.58 de bu alanda tamamlayıcı işlev görür. TBK m.58 uyarınca kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevî zarara karşılık manevî tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.

Ana babaya tanınmamıştır. m.120‘deki bağımsız talep hakkı yalnız maddî tazminat içindir. Manevî tazminat bakımından böyle bir genişletme öngörülmemiştir; talep, kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafa aittir.

Üç talep birlikte istenebilir. Maddî tazminat (m.120), manevî tazminat (m.121) ve hediyelerin iadesi (m.122) aynı dilekçede ileri sürülebilir; bunlar birbirinin alternatifi değildir.

 m.120m.121
ÖlçütHarcamalarKişilik hakkı
KusurGerekirGerekir
Zarar türüMenfi zararManevî zarar
Ana babaİsteyebilirİsteyemez
Tamamlayıcı—TMK m.24-25, TBK m.58
Birliktem.122 ile aynı dilekçede

TMK m.122: Ölçüt, Taraflar ve Sebepsiz Zenginleşme

Hediye iadesinin kendi maddesi de, göründüğünden daha geniş bir çevreyi kapsar.

TMK m.122: nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir. Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.

Birinci koşul — evlenme dışında sona erme. Nişanlılık evlenme ile sona ermişse iade gündeme gelmez. Madde, ölüm ve bozma gibi diğer sona erme hâllerini kapsar.

İkinci koşul — alışılmışın dışında olmak. Kanun, hediyelerin alışılmışın dışında olması şartını aramış; olağan hediyelerin iadesinin istenemeyeceğini öngörmüştür.

Yüzük istisnası. Yargıtay uygulamasında nişan yüzükleri alışılmış (mutad) hediye olarak değerlendirilmekte ve bu nedenle iadesi istenememektedir.

Ölçüt tek boyutlu değildir. Bir hediyenin alışılmış sayılıp sayılmayacağı; tarafların ekonomik ve sosyal durumu, yöresel örf ve âdet ile hediyenin niteliği birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Kusur aranmaz. m.122, m.120 ve m.121‘den farklı olarak kusur şartı içermez. Nişanı bozan taraf da verdiği alışılmışın dışındaki hediyeleri geri isteyebilir.

Taraf çevresi geniştir. İade hakkı yalnız nişanlılara değil; ana ve babaya ya da onlar gibi davrananlara da tanınmıştır. “Verenler tarafından” ifadesi gereği dava, hediyeyi veren kişi tarafından açılır.

Üç kademeli iade. Madde önce aynen, mümkün değilse mislen iadeyi öngörür; bu da mümkün değilse sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır ve bedel istenir.

Talep terditli kurulmalı — HMK m.111. Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik-ferilik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Aslî talep aynen iade, fer’î talep bedelin tahsili olarak yazılmalıdır.

KonuKural
Şart — 1Evlenme dışında sona erme
Şart — 2Alışılmışın dışında olma
YüzükMutad sayılır; iade edilmez
KusurAranmaz
KimlerNişanlılar, ana baba ve onlar gibi davrananlar
İade biçimiAynen → mislen → sebepsiz zenginleşme

Zamanaşımı, Görev, Yetki ve İspat

Talebin ne zaman ve nereye yöneltileceği, sonucu doğrudan belirler.

Zamanaşımı — TMK m.123: nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Kapsamı geniştir. Bu süre yalnız hediye iadesini değil; m.120 maddî tazminat ve m.121 manevî tazminat taleplerini de kapsar.

Başlangıcı. Süre, nişanın sona erdiği tarihten işlemeye başlar. Bu tarihin ispatı bakımından yazışmalar, tanık beyanları ve davetlerin iptaline ilişkin kayıtlar önem taşır.

Niteliği. Madde “zamanaşımına uğrar” demektedir; bu bir hak düşürücü süre değildir. Sonuç olarak mahkeme bunu re’sen gözetemez; borçlunun zamanaşımı def’ini ileri sürmesi gerekir.

Ne zaman ileri sürülmeli? HMK m.141 uyarınca, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra savunma genişletilemez; bu nedenle def’i en geç ön incelemede ortaya konmalıdır.

Görev. Nişanlılıktan doğan davalar aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar ve kararında bu sıfatı belirtir. Görev kamu düzenindendir ve re’sen gözetilir.

Yetki — HMK m.6/1: genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.

Ek seçenek — HMK m.10. Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.

Belge tanımı — HMK m.199. Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler bu Kanuna göre belgedir.

Nişan ve düğün kayıtları. Bu tanım gereği, törende çekilen fotoğraf ve video kayıtları doğrudan belge niteliğindedir ve takıların cinsini, adedini ve kime takıldığını göstermesi bakımından en güçlü delillerdendir.

Tanık dinlenebilir — HMK m.203/1. Madde, senetle ispat zorunluluğunun istisnalarını sayar. Bunlar arasında (b) bendi uyarınca işin niteliğine ve tarafların durumlarına göre, senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukukî işlemler de yer alır. Nişan hediyeleri bu kapsamdadır.

Tanık listesi — HMK m.240. Tanık gösteren taraf, tanık dinletmek istediği vakıayı ve tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi sunar; listede gösterilmemiş olan kimseler dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez.

KonuKural
Sürem.123 — bir yıl; tüm talepler
NiteliğiZamanaşımı; def’i gerekir
Ne zamanEn geç ön incelemede
GörevAile mahkemesi
YetkiHMK m.6; ayrıca m.10
İspatm.199 belge; m.203 ile tanık

Sıkça Sorulan Sorular

Nişan bozulunca takılar geri istenebilir mi?

Evet. TMK m.122 uyarınca alışılmışın dışındaki hediyeler geri istenebilir. Yargıtay uygulamasında bilezik, gerdanlık, kolye, künye, altın set ve çeyrek-tam altınlar mutad dışı sayılır ve iadesi gerekir.

Nişan yüzüğü geri verilir mi?

Hayır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına göre nişan yüzüğü dışında kalan tüm altın, takı ve ziynet eşyaları mutad dışı sayılırken, nişan yüzüğünün kendisi mutad hediye kabul edilir ve iadesine karar verilemez.

Tek taş yüzük için durum farklı mı?

Aynı değerlendirme yapılır. Belirleyici olan taşın değeri değil, eşyanın nişanın sembolü olarak verilmiş olmasıdır. Talep listesine yüzük konursa bu kalem reddedilir ve reddedilen kısım üzerinden vekâlet ücreti riski doğar.

Bir hediyenin mutad olup olmadığı neye göre belirlenir?

İki ölçüt birlikte değerlendirilir: eşyanın giyilmekle, kullanılmakla eskiyen ve tüketilen nitelikte olup olmadığı ile maddi değerinin günün koşullarına göre fazla olup olmadığı. İkincisi tarafların malî ve sosyal durumlarıyla ölçülür.

Nişanı bozan taraf da hediye isteyebilir mi?

Evet. Mutad dışı hediyelerin geri alınmasına ilişkin davalarda kusur aranmaz; nişanı kim bozarsa bozsun verdiği alışılmışın dışındaki hediyelerin iadesini isteyebilir. Kusur yalnızca tazminat taleplerinde önem taşır.

Takılar bozdurulmuşsa ne olur?

Talep ortadan kalkmaz, bedele döner. TMK m.122/2 uyarınca hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır. Dilekçede aynen, mislen ve bedel talebi kademeli olarak kurulmalıdır.

Takıları nasıl ispatlarım?

Her türlü delille. Yargıtay uygulamasında en güçlü delil nişan fotoğrafları ve videolarıdır; bilirkişi bu görüntüleri inceleyerek takılan altınların listesini çıkarır. Kuyumcu fişleri, banka kayıtları ve tanık beyanları destekleyicidir.

Hediye iadesi davası ne kadar sürede açılır?

TMK m.123 uyarınca nişanlılığın sona ermesinden itibaren bir yıl. Süre hak düşürücü değil zamanaşımı niteliğindedir; ileri sürülmedikçe hâkim resen dikkate alamaz, ancak def’i ileri sürülürse dava reddedilir.

Dosyanız için değerlendirme

Nişan davalarında süre yalnızca bir yıldır ve deliller hızla kaybolur. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

İşleminizi doğru usulle yürütelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk