Nişan Bozulursa Hediyeler Geri İstenebilir mi, Tazminat Doğar mı?
23 Mart 2026

Nişan Bozulursa Hediyeler Geri İstenebilir mi, Tazminat Doğar mı?

Nişanlanma, iki kişinin evlenme yönündeki karşılıklı vaadidir. Ancak önemli bir nokta vardır: nişan, kimseyi evlenmeye zorlamaz. Yani nişanı bozan tarafa “mecbursun, evlen” denemez. Buna karşılık, nişanın bozulması bazı hukuki sonuçlar doğurabilir.

Tazminat doğar mı?

Maddi tazminat: Nişanın bozulması nedeniyle, dürüstlük kuralına güvenerek yapılan harcamalar ve girişilen yükümlülükler söz konusu olabilir. Örneğin düğün ya da ortak yaşam hazırlığı için yapılan masraflar. Haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozan veya kusuruyla bozulmaya yol açan taraftan, bu masraflar için uygun bir tazminat istenebilir.

Manevi tazminat: Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı ağır biçimde zedelenen taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun bir miktar isteyebilir.

Hediyelerin iadesi

Evlenme gerçekleşmezse, nişanlılar birbirlerine veya ana-babanın verdiği alışılmışın dışındaki hediyeler geri istenebilir; hediye aynen mevcut değilse karşılığının ödenmesi gündeme gelir. Buna karşılık günlük ve kişisel kullanıma yönelik mutat (olağan) küçük hediyeler genellikle bu kapsamın dışında tutulur. Uygulamada, hediyenin “olağan” mı yoksa “alışılmışın dışında” mı olduğu ayrımı önem taşır.

Son olarak süreye dikkat etmek gerekir: nişanın bozulmasından doğan bu istemler, kural olarak bozulma tarihinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir.

Bilgilendirme notu: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuz için bir avukata danışmanız yararınıza olacaktır.

Nişan bozuldu — takı ve tazminat hesabını netleştirelim
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Tek Bakışta: İki Talep, Tek Süre

Nişanın bozulması iki ayrı talep doğurur: ① Hediye iadesi (TMK 122) — alışılmışın dışındaki takı ve armağanlar, kusura bakılmaksızın geri istenir; elden çıkarılmışsa değeri ödenir. ② Tazminat (TMK 120-121) — nişanı haklı sebepsiz bozan taraf, dürüstlüğe uygun hazırlık giderlerini karşılar; kişilik hakkı zedelenmişse manevi tazminat eklenir. İkisinin de ortak paydası acımasız bir takvim: nişanın sona ermesinden itibaren 1 yıl (TMK 123) — süreyi kaçıran, en haklı talebini bile kaybeder.

Derinlemesine İnceleme İçin

Takı ve yüzük iadesinin ayrıntılı rejimi: Yüzük ve Takı İadesi (TMK 122). Maddi-manevi tazminatın şartları ve hesaplaması: Nişan Bozulmasında Tazminat. Nişanlılığın tüm hükümleri: TMK 118-123 Tam Rehber.

1 yıllık süre dolmadan talebinizi dosyalayalım
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp
Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

TMK 122’nin kurduğu ayrım: alışılmış mı, alışılmışın dışında mı

Hediye iadesi tartışmasının tamamı tek bir ayrımda düğümlenir. TMK m.122’ye göre nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse; nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir.

Alışılmış (mutad) hediye

Uygulamada alışılmış hediyeden kastedilen; giyilmekle, kullanılmakla eskiyen ve tüketilen eşyalardır. Günlük kullanım eşyaları, kıyafetler, kozmetik ürünler, çiçek ve benzeri sembolik armağanlar bu kapsamda kalır ve iade edilmez.

Alışılmışın dışındaki hediye

Örf ve âdet gereği olağan sayılmayan, yüksek maddi değere sahip eşyalar bu kapsamdadır. Yargıtay uygulamasında altın takılar, ziynet eşyaları ve benzeri kıymetli hediyelerin mutad dışı kabul edilerek iadesine karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Uygulamada takı ve altınlar, değerli telefon ve elektronik eşya, ev eşyası ve taşıt gibi kalemler bu başlıkta değerlendirilir.

Nişan yüzüğü kuralın istisnasıdır

Bu, uygulamada en çok yanlış bilinen noktadır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulamasına göre nişan yüzüğü dışında kalan tüm altın, takı ve ziynet eşyaları mutad dışı hediye sayılır ve iadesi gerekir; nişan yüzüğünün kendisi ise mutad hediye kabul edilir ve iade edilmez. Daire, 27.01.2014 tarihli 2013/16931 E., 2014/1004 K. sayılı kararında “mutad hediye olan ve iadesi gerekmeyen nişan yüzüğünün iadesi yönünde hüküm tesisi”ni bozma sebebi saymış; 13.01.2014 tarihli 2013/15686 E., 2014/76 K. sayılı kararında ise mutad hediyeler (nişan yüzüğü ve kullanılmakla eskiyen tüketilen eşyalar) yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Dolayısıyla dilekçede nişan yüzüğü iade talebi içine konursa bu kalem reddedilir; talep yüzük dışındaki takı ve ziynet üzerinden kurulmalıdır.

Mutad sayılmanın ikinci ölçütü: değer ve tarafların durumu

Yargıtay kararlarında bir hediyenin mutad sayılabilmesi yalnızca yöresel örf ve âdete göre verilen hediyelerden olmasına değil, maddi değerinin de günün koşullarına göre fazla olmamasına bağlanmıştır; bu da daha çok tarafların malî ve sosyal durumları ile ölçülür. Aynı eşya, farklı ekonomik koşullardaki iki dosyada farklı nitelendirilebilir.

Sınır bir liste değil, değerlendirmedir

Kanun sabit bir eşya listesi vermez. Ayrım; eşyanın değeri, tarafların ekonomik durumu, yörenin örf ve âdeti ile hediyenin veriliş amacı birlikte değerlendirilerek yapılır. Aynı eşya farklı ekonomik koşullardaki iki dosyada farklı nitelendirilebilir.

Kusur aranmaz: tazminattan temel fark

Bu, sayfanın en çok işe yarayan bilgisidir ve nişan dosyalarında en çok yanlış bilinen noktadır.

Kural

Hediyelerin iadesi kusurdan bağımsızdır. Nişanı bozan taraf dahi, verdiği alışılmışın dışındaki hediyelerin iadesini isteyebilir. Kanun burada bir yaptırım değil, evlenme amacı gerçekleşmediği için malvarlığı dengesinin yeniden kurulmasını öngörür.

Tazminattan ayrılan yön

Kusur yalnızca tazminat taleplerinde önem taşır: maddi tazminat için nişanın haklı sebep olmaksızın bozulması ya da bir tarafa yükletilebilen sebeple bozulması, manevi tazminat için ayrıca kişilik hakkı ihlali aranır. Hediye iadesinde ise bu koşulların hiçbiri aranmaz.

Sona erme sebebi

Madde “evlenme dışındaki bir sebeple” sona ermeyi esas alır. Nişanın bozulması dışında, taraflardan birinin ölümü gibi hâllerde de hüküm uygulanır. Buna karşılık nişanlılık evlenmeyle sona ermişse iade söz konusu olmaz.

Kimin verdiği hediyeler kapsamda

Madde, nişanlıların birbirlerine verdikleri hediyeler ile ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya verdiği hediyeleri kapsar. Buna karşılık nişanlıların birbirlerinin kan veya kayın hısımlarına verdiği hediyeler ile hısımların birbirlerine verdikleri hediyeler alışılmışın dışında olsa bile TMK m.122’ye göre istenemez; bunlar ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edilebilir.

Hediye elde yoksa: aynen, mislen, bedelen

Uygulamada hediyeler çoğu zaman satılmış, bozdurulmuş veya harcanmış olur. Kanun bu ihtimali de düzenler.

Kanunun sıralaması

TMK m.122/2’ye göre hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır. Yani sıralama şudur: önce eşyanın kendisi, mümkün değilse aynı nitelikte bir eşya, o da mümkün değilse değerinin para olarak iadesi.

Altın ve ziynet eşyasında

Takı ve altınlarda aynen iade çoğu zaman mümkün olmadığından bedel talebi öne çıkar. Bu hâlde talebin, gram ve ayar bilgisiyle ve karar tarihine en yakın değer üzerinden kurulması gerekir; aksi hâlde hesap eksik kalabilir.

Talebi kademeli kurun

Dava dilekçesinde önce aynen iade, mümkün olmazsa mislen iade, o da mümkün olmazsa bedelinin tahsili şeklinde kademeli talepte bulunulmalıdır. Tek bir talep türüne bağlanmak, karşı tarafın “eşya bende yok” savunmasında dosyayı zayıflatır.

Sebepsiz zenginleşmeye göre iade

Bedel talebine geçildiğinde iade, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre yapılır; bu, iyiniyetli ve kötüniyetli zenginleşen ayrımının da gündeme gelebileceği anlamına gelir.

İspat, mahkeme ve süre

Hediye dosyalarında asıl güçlük hukuki değil ispat güçlüğüdür: hangi hediyenin verildiği ve kimde kaldığı gösterilmelidir.

En güçlü delil: görüntü kayıtları

Hediyelerin verildiği ve iade edilmediği hususu her türlü delille ispat edilebilir. Yargıtay uygulamasında en güçlü delil olarak nişan fotoğrafları ve videoları kabul edilmektedir; bilirkişi bu görüntüleri inceleyerek takılan altınların listesini çıkarır. Bu nedenle tören kayıtlarının eksiksiz biçimde dosyaya sunulması belirleyicidir.

Diğer deliller

Kuyumcu fişleri ve faturalar, banka ve kredi kartı kayıtları, kargo ve teslim belgeleri, mesajlaşma kayıtları ve tanık beyanları. Takı listesinin tören sırasında tutulmuş olması hâlinde bu kayıt da sunulmalıdır.

Görevli ve yetkili mahkeme

Nişanlılıktan doğan davalar Aile Mahkemesinin görev alanına girer; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. Yetki bakımından kural, davalının yerleşim yeri mahkemesidir.

Bir yıllık süre üç talep için de ortaktır

TMK m.123 uyarınca nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu süre maddi tazminat, manevi tazminat ve hediye iadesi taleplerinin tamamı için geçerlidir. Süre hak düşürücü değil zamanaşımı niteliğinde olduğundan, taraflarca ileri sürülmedikçe hâkim kendiliğinden dikkate alamaz. Yine de üç talebin tek dilekçede birlikte ileri sürülmesi hem süre riskini ortadan kaldırır hem harç ve yargılama giderleri bakımından avantaj sağlar.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Başlangıç ve İade Rejimi: TMK m.118, m.119 ile TBK m.77 ve m.79

Taleplerin dayanağı kadar, nişanlılığın nasıl kurulduğu ve bozulması hâlinde neyin dava edilemeyeceği de kanunda yazılıdır. Ayrıca yazının “sebepsiz zenginleşmeye göre iade” dediği rejimin kendi kuralları vardır.

Nişanlanma nasıl kurulur: TMK m.118. Nişanlanma, evlenme vaadiyle olur. Maddenin ikinci fıkrası önemli bir sınır getirir: nişanlanma, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz. Yani rıza yoksa nişanlanmadan doğan taleplerin muhatabı olan bir bağ da doğmaz; bu, küçük veya kısıtlı taraf bakımından ileri sürülebilecek ilk savunmadır.

Dava edilemeyen iki şey: TMK m.119. Kanun, nişanlılığın hukuki gücünü sınırlar: nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez. Daha da önemlisi, nişanın bozulması için öngörülen cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez; ancak yapılmış olan ödemeler geri istenemez. Bu hüküm uygulamada sıkça karşılaşılan iki iddiayı baştan kapatır: sözleşmeyle kararlaştırılan “nişanı bozan şu kadar ödeyecek” kaydı dava edilemez; buna karşılık bu kayda dayanarak gönüllü yapılmış ödeme de geri istenemez.

İade rejimi: TBK m.77. Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür; bu yükümlülük özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğar. Nişanın bozulmasıyla hediyelerin dayandığı sebep sona ermiş sayıldığından iade bu hükümle temellenir.

“Elimde kalmadı” savunması: TBK m.79. İade davasında en sık karşılaşılan savunma budur ve Kanun buna sınırlı bir değer tanır. Kendisine bir şey verilen kişi, bunu geri verme zamanında elinden çıkmış olduğunu ispat ettiği ölçüde geri verme borcundan kurtulur. Ancak zenginleşen kişi bunları iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmışsa veya elden çıkarırken ileride geri vermek zorunda kalabileceğini hesaba katması gerekiyorsa, geri vermekle yükümlüdür. Nişanın bozulmasından sonra satılan ziynet eşyası bakımından bu istisna kural olarak gerçekleşir.

Kademeli talebin karşılığı. Bu iki madde birlikte okunduğunda dilekçedeki sıra netleşir: aynen iade; mümkün değilse mislen iade (aynı ayar ve gramajda altın); o da mümkün değilse bedel. Bedel talebinde değerin hangi tarihe göre hesaplanacağı ayrıca yazılmalıdır; aksi hâlde eski tarihli bir değerleme üzerinden hüküm kurulması riski doğar.

Zenginleşmede zamanaşımı: TBK m.82. Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Buna karşılık nişanlanmadan doğan talepler için TMK m.123‘teki bir yıllık zamanaşımı süresi özel hüküm olarak uygulanır; bu nedenle genel zamanaşımına güvenip beklemek ağır bir hatadır.

Görevli mahkeme: 4787 s.K. m.4. Aile mahkemeleri, Türk Medeni Kanunu’nun ikinci kitabından (Aile Hukuku) doğan bütün dava ve işlere bakmakla görevlidir. Nişanlanma hükümleri Medenî Kanun’un aile hukuku kitabında yer aldığından, hediyelerin iadesi ile nişanın bozulmasından doğan maddi ve manevi tazminat talepleri aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

Hısımlara yöneltilen talepte ayrım. Hediyelerin nişanlının ana ve babası veya onlar gibi davranan kişiler tarafından verilmiş olması hâlinde talep yine nişanlanma hükümlerine dayanır. Buna karşılık nişanlılık ilişkisi dışında kalan üçüncü kişilere yöneltilen iade talepleri, genel hükümlere tabi olur ve görev bakımından farklı sonuç doğurabilir. Bu nedenle muhatapların tek dilekçede birleştirilmesi görevsizlik riski taşır.

KonuKuralDayanak
Nişanlanmanın kurulmasıEvlenme vaadiyleTMK m.118
Küçük veya kısıtlıYasal temsilci rızası olmadıkça bağlamazTMK m.118
Evlenmeye zorlamaDava hakkı vermezTMK m.119
Cayma tazminatı ve ceza şartıDava edilemezTMK m.119
Yapılmış ödemeGeri istenemezTMK m.119
İadenin temeliSebebi sona eren zenginleşmeTBK m.77
Elden çıkarma savunmasıİspat edildiği ölçüde borçtan kurtulmaTBK m.79
İstisnaİyiniyetli değilse veya geri vermeyi hesaba katmalıysaTBK m.79
Zenginleşmede zamanaşımıİki yıl ve on yılTBK m.82
Nişanda özel süreBir yıllık zamanaşımı süresiTMK m.123
Görevli mahkemeAile mahkemesi4787 s.K. m.4
Aile mahkemesi yoksaBu sıfatla asliye hukuk4787 s.K. m.4

Zamanaşımı ve dilekçe: Bir yıllık süre içinde açılacak davanın dilekçesi ve ispat yükü için Nişan Bozulması Tazminat ve Hediyelerin İadesi Dilekçesi Örneği yazımıza bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Nişanı bozana ceza şartı ödetilebilir mi?

TMK m.119 uyarınca nişanlılık evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez ve nişanın bozulması için öngörülen cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez; ancak bu kayda dayanılarak yapılmış olan ödemeler de geri istenemez.

Küçük veya kısıtlı kişinin nişanlanması geçerli mi?

TMK m.118 uyarınca nişanlanma evlenme vaadiyle olur ve yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz. Rıza yoksa nişanlanmadan doğan taleplerin dayanağı olan bağ da doğmaz.

Hediye satılmışsa karşı taraf sorumluluktan kurtulur mu?

TBK m.79 uyarınca kendisine bir şey verilen kişi, bunu geri verme zamanında elinden çıkmış olduğunu ispat ettiği ölçüde borçtan kurtulur; ancak iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmışsa veya elden çıkarırken ileride geri vermek zorunda kalabileceğini hesaba katması gerekiyorsa geri vermekle yükümlüdür.

İade talebinde hangi zamanaşımı uygulanır?

TBK m.82 uyarınca sebepsiz zenginleşmede öğrenmeden iki yıl ve her hâlde on yıllık süre uygulanır. Ancak nişanlanmadan doğan taleplerde TMK m.123’teki bir yıllık zamanaşımı süresi özel hüküm olarak uygulandığından bu kısa süreye göre hareket edilmelidir.

Dava hangi mahkemede açılır?

4787 s.K. m.4 uyarınca aile mahkemeleri, Türk Medeni Kanunu’nun aile hukuku kitabından doğan bütün dava ve işlere bakmakla görevlidir. Nişanlanma hükümleri bu kitapta yer aldığından talepler aile mahkemesinde, bu mahkeme bulunmayan yerlerde ise bu sıfatla asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Nişan bozulunca hangi hediyeler geri verilir?

TMK m.122 uyarınca alışılmışın dışındaki hediyeler. Yargıtay uygulamasında altın takılar, ziynet eşyaları ve benzeri kıymetli hediyeler mutad dışı kabul edilir. Giyilmekle, kullanılmakla eskiyen ve tüketilen eşyalar iade kapsamına girmez.

Nişan yüzüğü iade edilir mi?

Hayır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına göre nişan yüzüğü dışında kalan tüm altın, takı ve ziynet eşyaları mutad dışı sayılıp iade edilirken, nişan yüzüğünün kendisi mutad hediye kabul edilir ve iadesine karar verilemez.

Nişanı bozan taraf da hediyelerini geri alabilir mi?

Evet. Hediye iadesi kusurdan bağımsızdır; nişanı bozan taraf dahi verdiği alışılmışın dışındaki hediyelerin iadesini isteyebilir. Kusur yalnızca tazminat taleplerinde önem taşır.

Hediye satıldıysa veya kaybolduysa ne olur?

TMK m.122/2 uyarınca hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır; yani değeri para olarak istenir. Talep dilekçede kademeli olarak kurulmalıdır.

Hısımlara verilen hediyeler istenebilir mi?

TMK m.122 kapsamına girmez. Nişanlıların birbirlerinin kan veya kayın hısımlarına verdiği hediyeler ile hısımların birbirlerine verdikleri hediyeler alışılmışın dışında olsa bile bu maddeye göre istenemez; ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edilebilir.

Hediyeleri nasıl ispatlarım?

Her türlü delille. Yargıtay uygulamasında en güçlü delil nişan fotoğrafları ve videolarıdır; bilirkişi bu görüntüleri inceleyerek takılan altınların listesini çıkarır. Kuyumcu fişleri, banka kayıtları ve tanık beyanları da kullanılır.

Düğün hazırlık masraflarımı isteyebilir miyim?

Bu talep hediye iadesinden ayrıdır. TMK m.120 uyarınca nişan haklı sebep olmaksızın bozulduysa evlenme amacıyla yapılan harcamalar maddi tazminat olarak istenebilir; kişilik hakkı zedelenmişse TMK m.121 uyarınca manevi tazminat da gündeme gelir.

Bu talepler için süre sınırı var mı?

TMK m.123 uyarınca nişanlılığın sona ermesinden itibaren bir yıl; bu süre hediye iadesi ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin tamamı için ortaktır. Süre zamanaşımı niteliğinde olduğundan ileri sürülmedikçe hâkim kendiliğinden dikkate alamaz.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Mevzuat Çerçevesi: Hangi Hüküm, Hangi Talep?

Tazminat talebinin dayanağı, olayın niteliğine göre değişir. Yanlış hukuki sebep seçimi zamanaşımı, ispat yükü ve talep edilebilecek kalemler bakımından farklı sonuçlar doğurur.

HükümNeyi düzenlerZamanaşımı
TBK m. 49Haksız fiil — genel sorumluluk2 yıl / 10 yıl; suç oluşturuyorsa uzamış süre
TBK m. 49/2Ahlaka aykırı fiilZarar verme kastı aranır
TBK m. 51, 52Tazminatın belirlenmesi ve indirim—
TBK m. 53, 54Ölüm ve bedensel zarar kalemleri—
TBK m. 55Belirlenme esasları7589 s.K. ile faiz ve mahsup eklendi
TBK m. 56, 58Manevi tazminat; kişilik hakkı ihlali—
TBK m. 66Adam çalıştıranın sorumluluğuKusursuz sorumluluk
TBK m. 67Hayvan bulunduranın sorumluluğuKusursuz sorumluluk; kurtuluş kanıtı
TBK m. 112 vd.Sözleşmeye aykırılıkKural olarak 10 yıl
TBK m. 125Borçlu temerrüdünde seçimlik haklarMüspet / menfi zarar ayrımı
TMK m. 24, 25Kişilik haklarının korunması—

Hukuki sebep seçimi neden belirleyici?

Aynı olay hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil oluşturabilir. Sözleşmeye dayanmak zamanaşımı bakımından çoğu zaman avantajlıdır; buna karşılık ispat yükü ve talep edilebilecek kalemler farklılaşır. Sözleşme ilişkilerinde ayrıca müspet ve menfi zarar ayrımı yapılır ve seçimlik hakkın kullanımı hangi zararın isteneceğini belirler.

Ayrıntı: Müspet ve menfi zarar ayrımı (TBK m. 125) · Haksız fiilde maddi ve manevi tazminatın esasları

Kusur Sorumluluğu ile Kusursuz Sorumluluk

Sorumluluk türüKusur aranır mı?Tartışma neyin üzerinden yürür
Haksız fiil (TBK m. 49)EvetKusur, zarar, illiyet bağı
Adam çalıştıran (TBK m. 66)HayırKurtuluş kanıtı
Hayvan bulunduran (TBK m. 67)HayırGerekli özenin gösterildiği ispatı
Yapı malikiHayırYapıdaki bozukluk ve bakım eksikliği
Araç işleteni (KTK m. 85)HayırTehlike sorumluluğu; kurtuluş kanıtı

Kusursuz sorumluluk hâllerinde zarar görenin ispat yükü belirgin biçimde hafifler; tartışma kusur üzerinden değil illiyet bağı ve kurtuluş kanıtı üzerinden yürür.

Görev, Yetki ve Süreler

DavalıGörevli mahkeme
Gerçek kişi veya adi ortaklıkAsliye Hukuk Mahkemesi
Sigorta şirketiAsliye Ticaret Mahkemesi
İşveren (iş kazası)İş Mahkemesi
Sağlık kuruluşu — özelAsliye Hukuk veya Ticaret; kuruluşun niteliğine göre
Kamu hastanesi ve idareİdare Mahkemesi — tam yargı davası
Eşler arası (boşanma kaynaklı)Aile Mahkemesi

Talebin birden fazla muhataba yöneltileceği hâllerde tek dilekçede birleştirme görevsizlik kararına yol açabilir. Muhataplar farklı mahkemelerin görev alanına giriyorsa davalar ayrı açılmalıdır.

📘 Nişanın bozulması bakımından: Nişanlanmadan doğan talepler haksız fiil rejimine değil, Türk Medeni Kanunu’nun nişanlanmaya ilişkin özel hükümlerine dayanır. Hediyelerin geri istenmesi ile maddi ve manevi tazminat farklı hükümlere tabidir ve ayrı ayrı değerlendirilir. Bu taleplerde kısa bir zamanaşımı süresi işlediğinden gecikilmemelidir.

Hesap Yöntemi ve Faiz: 2026 Çerçevesi

Bedensel zarar ve ölüm tazminatlarında hesap, birbirini çarpan değişkenlerle yapılır. Gelecekteki zararın bugünkü değere indirgenmesinde uygulanan yöntem, uzun süreli dosyalarda sonucu belirgin biçimde etkiler.

AşamaUygulanan yöntem
Bilinen (işlemiş) dönemGerçek veriler; iskonto uygulanmaz
Bilinmeyen (işleyecek) dönemYerleşik uygulamada progresif rant yöntemi
Aktif dönemİspatlanan gerçek gelir
Pasif dönemNet asgari ücret
Bakiye ömürGüncel TRH-2010 yaşam tablosu

Anayasa Mahkemesi’nin E. 2019/40, K. 2020/40 sayılı ve 17.07.2020 tarihli kararı ile genel şartlara atıf yapan hükümler iptal edildiğinden, hesap genel şartlar ekindeki cetvellere göre değil Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümlerine göre yapılır.

7589 sayılı Kanun ile gelen faiz düzenlemesi

31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren düzenlemeyle iki değişiklik olmuştur. Oran bakımından yasal faiz, TCMB reeskont oranının yüzde sekseni olarak belirlenmiş ve hesap dönemsel hâle gelmiştir. Başlangıç bakımından ise bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz, bilinen dönem için olay tarihinden, bilinemeyen dönem için karar tarihinden işletilir. Ayrıca tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edilir.

Hâkimin Takdir Yetkisi ve Denetimi

Tazminatın belirlenmesinde hâkime takdir yetkisi tanınmıştır; ancak bu yetki denetimden muaf değildir.

  • Gerekçe zorunluluğu. Takdirin hangi olgulara dayandığı kararda gösterilmelidir.
  • Bilirkişi raporundan ayrılma. Hâkim raporla bağlı değildir; ancak denetime elverişli bir rapordan ayrılmak için gerekçe göstermesi gerekir.
  • İndirim oranı. Müterafik kusur ve hakkaniyet indirimlerinde oranın gerekçelendirilmesi aranır; aşırı indirim bozma sebebidir.
  • Talep sınırı. Talep edilmeyen kaleme ve faize hükmedilemez.

Pratik sonuç: rapora itiraz ederken “tutar düşük” demek zayıf kalır. Güçlü itiraz, raporun hangi olgudan hangi sonuca vardığını göstermediğini, yani denetime elverişli olmadığını ortaya koymaktır.

Talep Kurgusunda Altı Kontrol

  1. Hukuki sebebi belirleyin. Haksız fiil mi, sözleşmeye aykırılık mı? Zamanaşımı ve ispat yükü buna bağlıdır.
  2. Sorumluluk türünü tespit edin. Kusursuz sorumluluk hâli varsa kusur ispatına gerek kalmaz.
  3. Muhatapları ve görevli mahkemeyi ayrıştırın. Farklı mahkemelerin görev alanına giren talepler tek dilekçede birleştirilemez.
  4. Kalemleri tek tek sayın. Sayılmayan kalem hesaba girmez.
  5. Faizi dönem ayrımıyla ve dönemsel oranla talep edin. Talep edilmeyen faize hükmedilmez.
  6. Talep artırım hakkını saklı tutun. 31 Temmuz 2026’dan itibaren belirsiz alacak davası yoluna gidilemediğinden kısmi dava kurgusu kullanılır; HMK m. 109/4 uyarınca artırım bir defaya mahsustur.

Talebinizin hukuki dayanağını birlikte belirleyelim. İlk görüşme ücretsizdir.

📞 0554 648 37 15 💬 WhatsApp

Bu içerik Tazminat ve Sorumluluk Hukuku alanındadır.

Tazminat ve Sorumluluk Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

İlgili Rehberler

Post by Av. Fatma Öztürk