Aile hukukunda hak kaybının en yaygın sebebi delil eksikliği değil, süre kaçırmaktır. Bazı süreler hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve kaçırıldığında dava esasa girilmeden reddedilir. Bu sayfa, aile ve boşanma hukukundaki başlıca süreleri tek tabloda toplar; hangi sürenin ne zaman başladığını ve hangilerinin uzatılabildiğini gösterir.
Önce bu ayrımı bilin
Hak düşürücü süre: Hâkim re’sen gözetir, taraflar ileri sürmese bile uygulanır, durmaz ve kesilmez. Geçtiyse dava esasa girilmeden reddedilir.
Zamanaşımı: Karşı tarafın def’i olarak ileri sürmesi gerekir; hâkim kendiliğinden dikkate almaz. Durabilir ve kesilebilir.
Boşanma ve Boşanmaya Bağlı Süreler
Boşanma ve boşanmaya bağlı süreler
| Konu | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Zina sebebiyle dava hakkı | 6 ay ve her hâlde 5 yıl (hak düşürücü) | Öğrenmeden / zina eyleminden | TMK m.161/2 |
| Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış | 6 ay ve her hâlde 5 yıl (hak düşürücü) | Öğrenmeden / sebebin doğumundan | TMK m.162/2 |
| Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme | Süre yok; her zaman dava açılabilir | — | TMK m.163 |
| Terk sebebiyle boşanma — ayrılık | En az 6 ay sürmüş ve devam ediyor olmalı | Terkten | TMK m.164/1 |
| Terkte ihtar istemi | Dördüncü ay bitmeden istenemez | Terkten | TMK m.164/2 |
| İhtarda dönüş süresi ve dava | 2 ay; ihtardan sonra 2 ay geçmedikçe dava açılamaz | İhtardan | TMK m.164/2 |
| Akıl hastalığı sebebiyle boşanma | Kanunda süre öngörülmemiştir; hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmelidir | — | TMK m.165 |
| Anlaşmalı boşanmada evlilik süresi | En az 1 yıl | Evlenme tarihinden | TMK m.166/3 |
| Reddedilen boşanma davasından sonra fiili ayrılık | 1 yıl (7532 s.K. ile üç yıldan indirildi) | Ret kararının kesinleşmesinden | TMK m.166/4 |
| Boşanmadan doğan dava hakları (tazminat, nafaka) | 1 yıl (zamanaşımı) | Boşanma hükmünün kesinleşmesinden | TMK m.178 |
TMK 178’deki bir yıllık süre en çok hak kaybettiren süredir. Dikkat edilecek nokta: süre karar tarihinden değil kesinleşme tarihinden işler.
Ayrılık ve Yargılama Süreleri
Ayrılık ve yargılama süreleri
| Konu | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Ayrılık kararı süresi | 1 yıldan 3 yıla kadar; ayrılık kararının kesinleşmesiyle işler | TMK m.171 |
| Ayrılık süresinin bitimi | Ayrılık kendiliğinden sona erer; ortak hayat kurulmamışsa boşanma davası açılabilir | TMK m.172 |
| Cevap dilekçesi verme süresi | 2 hafta (dava dilekçesinin tebliğinden) | HMK m.127 |
| Cevap için ek süre | Bir defaya mahsus, 1 ayı geçmemek üzere | HMK m.127 |
| Duruşmalar arası süre (üst sınır) | 3 ay (7589 s.K.) | HMK m.147/3 |
| Kısmi davada talep artırımı | Bir defaya mahsus (7589 s.K.) | HMK m.109/4 |
| Adli yardım talebinin reddine itiraz | 1 hafta (tebliğden) | HMK m.337 |
| İstinaf başvuru süresi | 2 hafta (ilamın tebliğinden) | HMK m.345 |
| Temyiz başvuru süresi | 2 hafta (kararın tebliğinden) | HMK m.361 |
Süresi yaklaşan bir işiniz mi var? Hemen değerlendirelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Soybağı Süreleri: İki Anayasa Mahkemesi İptali
Bu başlık, internette en çok hatalı bilgi bulunan alandır. İki ayrı iptal kararı süreleri değiştirmiştir; eski süreleri yazan kaynaklar güncel değildir.
Soybağı süreleri
| Dava / Davacı | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Soybağının reddi — koca | 1 yıl (beş yıllık üst sınır iptal edildi) | Doğumu ve baba olmadığını öğrenmeden | TMK m.289/1 |
| Soybağının reddi — çocuk | 1 yıl | Ergin olduğu tarihten | TMK m.289/2 |
| Soybağının reddi — kocanın altsoyu, anası, babası veya baba olduğunu iddia eden | 1 yıl | Kocanın süre dolmadan ölümü, gaipliği veya sürekli ayırt etme gücünü kaybettiğini öğrenmeden | TMK m.291/1 |
| Soybağının reddi — ergin olmayan çocuğa atanan kayyım | 1 yıl | Atama kararının tebliğinden | TMK m.291/2 |
| Babalık davası — ana | 1 yıl | Doğumdan | TMK m.303/1 |
| Babalık davası — çocuk | Hak düşürücü süre yok | — | AYM E.2010/71, K.2011/143 |
| Tanımanın iptali — tanıyan | 1 yıl, her hâlde 5 yıl | Sebebi öğrenmeden veya korkunun etkisinin kalkmasından / tanımadan | TMK m.300/1 |
| Tanımanın iptali — ilgililer | 1 yıl, her hâlde 5 yıl | Tanımayı ve tanıyanın baba olamayacağını öğrenmeden / tanımadan | TMK m.300/2 |
| Tanımanın iptali — çocuk | 1 yıl | Ergin olmasından | TMK m.300/3 |
| Tanımanın iptalinde haklı sebep | 1 ay | Sebebin ortadan kalkmasından | TMK m.300/4 |
| Evlatlık ilişkisinin kaldırılması | 1 yıl, her hâlde 5 yıl | Sebebi öğrenmeden / evlat edinmeden | TMK m.319 |
İki Anayasa Mahkemesi kararı bu tabloyu doğrudan etkiler. Kocanın soybağının reddi davasındaki “her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl” ibaresi, Anayasa Mahkemesinin 25.06.2009 tarihli, E.2008/30, K.2009/96 sayılı kararıyla iptal edilmiştir (RG 07.10.2009); koca bakımından yalnızca öğrenmeden itibaren bir yıllık süre uygulanır. Babalık davasında çocuğa ilişkin hak düşürücü süre ise Anayasa Mahkemesinin 27.10.2011 tarihli, E.2010/71, K.2011/143 sayılı kararıyla iptal edilmiştir; çocuk tarafından veya çocuk adına açılan babalık davalarında hak düşürücü süre bulunmamaktadır.
Haklı sebep kuralı: soybağı davalarında bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, süre sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar (TMK 289/3). Babalık davasında (TMK m.303/4) ve tanımanın iptalinde (TMK m.300/4) ise haklı sebep hâlinde sebebin kalkmasından itibaren bir ay içinde dava açılabilir.
Evlilik, Butlan ve Bekleme Süreleri
Evlilik, butlan ve bekleme süreleri
| Konu | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları | 1 yıl (zamanaşımı; sona ermeden) | TMK m.123 |
| Kadın için bekleme süresi | 300 gün (evliliğin sona ermesinden); doğurmakla biter; mahkeme kaldırabilir | TMK m.132 |
| Babalık karinesi | Evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün içinde doğan çocuk | TMK m.285 |
| Nispi butlan (iptal) davası | 6 ay (öğrenmeden veya korkunun etkisinin kalkmasından), her hâlde 5 yıl (evlenmeden) | TMK m.152 |
| Ad değişikliğinden zarar görenin dava hakkı | 1 yıl (öğrenmeden) | TMK m.27 |
6284, Vesayet ve İcra Süreleri
6284, vesayet ve icra süreleri
| Konu | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| 6284 tedbir kararı süresi (ilk defa) | En çok 6 ay | 6284 s.K. m.8/1 |
| 6284 tedbir kararına itiraz | 2 hafta (tefhim veya tebliğden) | 6284 s.K. m.9 |
| İtiraz merciinin karar süresi | En geç 1 hafta; karar kesin | 6284 s.K. m.9 |
| Zorlama hapsi — ilk ihlal | 3-10 gün | 6284 s.K. m.13 |
| Zorlama hapsi — tekrarında | 15-30 gün; toplam 6 ayı geçemez | 6284 s.K. m.13 |
| Vesayet makamı kararına itiraz | 10 gün (tebliğden, denetim makamına) | TMK m.461/2 |
| Vesayetin kaldırılması — savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim | En az 1 yıldan beri şikâyete meydan vermemiş olmak | TMK m.475 |
| Kayyıma karşı tazminat davası | Kesin hesabın tebliğinden 1 yıl; her hâlde 10 yıl | TMK m.492-493 |
| Tanımada mahkeme ve noterin bildirim süresi | 10 gün (tanımadan) | 5490 s.K. m.28/1 |
| Evlat edinme kararının bildirimi | 10 gün (mahkemece) | 5490 s.K. m.29 |
Süre hesabınızı dosyanıza göre birlikte kontrol edelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Nafaka ve Mal Rejimi Süreleri
Bu iki alanda süreler dava türüne göre değişir ve bir kısmı süreye bağlı değildir. Karıştırılan noktaları ayırmak gerekir.
Nafaka ve mal rejimi süreleri
| Konu | Süre | Not / Dayanak |
|---|---|---|
| Boşanma sonrası nafaka davası açma | 1 yıl (kesinleşmeden) | TMK m.178 kapsamındadır |
| Nafaka artırım, azaltma ve kaldırma | Süreye bağlı değil | Koşullar değiştiği sürece açılabilir (TMK m.176) |
| Yardım nafakası | Süreye bağlı değil | Yoksulluk hâli sürdüğü sürece istenebilir (TMK m.364) |
| Birikmiş nafaka alacağı | Tartışmalı | Dosyaya özgü değerlendirilmelidir |
| Nafaka ödememe — şikâyet | Öğrenmeden 3 ay, her hâlde fiilden 1 yıl | İİK m.347 |
| Mal rejimi tasfiyesi (katılma alacağı) | Uygulamada 10 yıl | Genel zamanaşımı (TBK m.146); rejimin sona ermesinden |
| Aile konutu işlemine karşı dava | Süre değil durum koşulu | Aile konutu niteliği sürerken açılmalıdır (TMK m.194) |
Dikkat: nafaka artırım ve azaltma davaları TMK 178’deki bir yıllık süreye tabi değildir. Bir yıllık süre, boşanma sırasında hiç talep edilmemiş bir hakkın sonradan istenmesine ilişkindir. Var olan nafakanın miktarının değiştirilmesi ise koşullar değiştiği sürece her zaman istenebilir.
Aile konutu davasındaki durum ise süre değil durum koşuludur: TMK m.194 koruması konutun aile konutu niteliğine bağlıdır ve bu nitelik evliliğin boşanmayla sona ermesiyle ortadan kalkar. Bu nedenle rıza alınmadan yapılan işleme karşı dava, konutun aile konutu vasfı sürerken açılmalı ve boşanma sürecinin seyri de dikkate alınarak takip edilmelidir.
Mal Rejimi Tasfiyesinde Kanuni Tarihler ve Süreler
Mal rejimi tasfiyesinde sürelerden çok, hangi tarihin esas alınacağı belirleyicidir ve bu tarihlerin karıştırılması doğrudan hesap hatasına yol açar. Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde mal rejimi, karar tarihinden değil dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225/2). Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar ise tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır; edinilmiş mallara hesapta eklenecek olanların değeri malın devredildiği tarih esas alınarak hesaplanır (TMK m.235). Böylece malların kapsamı dava tarihine göre, değeri ise tasfiye tarihine göre belirlenir.
Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar edinilmiş mallara değer olarak eklenir (TMK m.229/1). Borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamazsa bu kazandırmalardan yararlanan üçüncü kişilere karşı açılacak davanın süresi, hakların zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinden itibaren beş yıldır (TMK m.241). Katılma alacağının derhâl ödenmesi ciddi güçlükler doğuracaksa borçlu eş ödemenin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir; aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak alacağa faiz yürütülür (TMK m.239/2-3). Mal paylaşımı davalarında zamanaşımı için Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı rehberimize bakabilirsiniz.
Mal rejimi, nafaka ve ölüm hâlinde esas alınan tarih ve süreler
| Konu | Tarih veya süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Boşanmada mal rejiminin sona ermesi | Dava tarihi | TMK m.225/2 |
| Edinilmiş malların değerlendirilmesi | Tasfiye anındaki değer | TMK m.235/1 |
| Eklenecek karşılıksız kazandırmalar | Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl | TMK m.229/1 |
| Üçüncü kişiye karşı dava | Öğrenmeden 1 yıl; her hâlde rejimin sona ermesinden 5 yıl | TMK m.241 |
| Katılma alacağına faiz | Aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden | TMK m.239/3 |
| İrat nafakanın kendiliğinden kalkması | Alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü | TMK m.176/3 |
| İrat nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılması | Fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun kalkması, haysiyetsiz hayat | TMK m.176/3 |
| Dava sürerken davacının ölümü | Mirasçının davaya devamı ve davalının kusurunun ispatı hâlinde mirasçılık sona erer | TMK m.181/2 |
| Mirasın reddi | 3 ay (yasal mirasçı için ölümü öğrenmeden) | TMK m.606 |
| Tenkis davası | Öğrenmeden 1 yıl; her hâlde 10 yıl | TMK m.571 |
Son Değişiklikler: 7532 ve 7589 Sayılı Kanunlar
Aile hukukundaki sürelerin bir kısmı son iki yılda değişmiştir. Anayasa Mahkemesi, reddedilen boşanma davasının kesinleşmesinden sonra aranan üç yıllık bekleme süresini 22.02.2024 tarihli E.2023/116, K.2024/56 sayılı kararıyla iptal etmiş; ardından 27.11.2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7532 sayılı Kanunla TMK m.166/4’teki süre bir yıla indirilmiştir. Buna göre boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.
31.07.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun ise usul sürelerini etkilemiştir: duruşmalar arasındaki süre için üç aylık üst sınır getirilmiş (HMK m.147/3), belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107 yürürlükten kaldırılmış ve kısmi davada talebin bir defaya mahsus artırılmasına imkân tanınmıştır (HMK m.109/4). Maddi tazminat ve mal rejimi alacaklarında talep sonucunun belirlenmesi bu nedenle dava açılırken daha dikkatli yapılmalıdır. Değişikliklerin aile davalarına etkisi için 7589 Sayılı Kanun’un Aile Davalarına Etkisi rehberimize bakabilirsiniz.
Kanun Yolu Süreleri ve Kesinleşme
Aile hukukunda birçok süre kararın kesinleşmesinden itibaren işlediğinden kanun yolu süreleri ayrıca önem taşır. İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır ve ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar (HMK m.345). Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi de kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m.361). Boşanma kararı, kanun yoluna başvurulmaksızın bu sürelerin geçmesiyle veya kanun yolu incelemesinin tamamlanmasıyla kesinleşir; TMK m.178’deki bir yıllık zamanaşımı ile kadının bekleme süresi ve ayrılık süresi de bu tarihten itibaren hesaplanır.
Kanun yolu sürelerinin nafaka, velayet ve soybağına ilişkin kısımlar bakımından adli tatilde uzamayacağı hatırlanmalıdır (HMK m.103/1-b). Ayrıca boşanmanın fer’i sonuçlarına ilişkin kısımlara karşı kanun yoluna başvurulması, boşanma hükmünün kesinleşmesini engellemeyebilir; bu durumda boşanma kararına bağlı süreler, fer’i kısımların incelemesi sürerken işlemeye başlamış olabilir. Kesinleşme şerhli karar örneğinin alınması ve şerhte hangi hüküm fıkralarının kesinleştiğinin kontrol edilmesi bu nedenle zorunludur. Kesinleşme süreci için Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? rehberimize bakabilirsiniz.
Süre Hesabında Dikkat Edilecek Noktalar
1. Başlangıç: Tebliğ mi, Kesinleşme mi?
Süreler farklı olaylardan işlemeye başlar ve bu en sık yapılan hatadır:
- Tebliğden: Cevap dilekçesi (HMK 127), 6284 itirazı, adli yardım itirazı.
- Kesinleşmeden: TMK 178 boşanmadan doğan dava hakları, ayrılık süresi (TMK 171), kadının bekleme süresi (TMK 132).
- Öğrenmeden: Zina ve TMK 162 sebepleri, soybağının reddi, tanımanın iptali.
Karar tarihi ile kesinleşme tarihi arasında aylar geçebilir. Kesinleşme şerhli karar örneğini mutlaka temin edin.
2. Adli Tatil
Adli tatil her yıl 20 Temmuz’da başlar, 31 Ağustos’ta sona erer; yeni adli yıl 1 Eylül’de başlar. Adli tatile tabi dava ve işlerde, kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır (HMK m.102-104).
Aile hukukunda bu kuralın önemli bir istisnası vardır: her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler ve nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri adli tatilde de görülür (HMK m.103/1-b, c). Adli tatile tabi olmayan bu işlerde sürelerin tatile rastlaması hâlinde bir haftalık uzama uygulanmaz. Örneğin nafaka veya velayet kararına karşı istinaf süresinin adli tatil içinde dolması hâlinde süre uzamış sayılmaz. Buna karşılık boşanma davası bu listede yer almadığından adli tatile tabidir; ancak aynı dosyada nafaka veya velayete ilişkin kısımların bulunması, süre hesabının ihtiyatla yapılmasını gerektirir.
3. Hak Düşürücü Süre Durmaz
Zamanaşımı durabilir ve kesilebilir; hak düşürücü süre durmaz ve kesilmez. Ayrıca hak düşürücü süreyi hâkim re’sen gözetir. Bu nedenle “karşı taraf ileri sürmedi” savunması hak düşürücü sürelerde işe yaramaz.
4. Haklı Sebep Bazı Süreleri Erteler, Hepsini Değil
Soybağı davalarında haklı sebep süreyi erteler (TMK 289/3). Buna karşılık TMK 178’deki bir yıllık süre bakımından böyle genel bir erteleme öngörülmemiştir. Her sürenin kendi rejimi ayrıca kontrol edilmelidir.
5. Süre Nasıl Sayılır? Başlangıç Günü, Son Gün ve Resmî Tatil
Usul sürelerinin hesaplanmasında Hukuk Muhakemeleri Kanunu belirleyicidir. Gün olarak belirlenen sürelerde, işlemeye başladığı gün hesaba katılmaz ve süre son günün tatil saatinin bitiminde sona erer (HMK m.92/1). Hafta, ay veya yıl olarak belirlenen süreler, başladığı güne son hafta, ay veya yıl içinde karşılık gelen günün tatil saatinde biter; son ayda karşılık gelen gün yoksa süre o ayın son günü biter (HMK m.92/2). Resmî tatil günlerine rastlayan süre, tatili izleyen ilk iş gününün çalışma saati bitiminde sona erer (HMK m.93). Örneğin 10 Mart’ta tebliğ edilen bir karara karşı iki haftalık istinaf süresi 24 Mart günü sona erer; bu gün pazar ise süre 25 Mart pazartesi günü mesai bitiminde dolar.
Maddi hukuktaki hak düşürücü süreler ve zamanaşımı bakımından da benzer kurallar uygulanır; ancak bu sürelerin başlangıcı tebliğe değil çoğu zaman öğrenme veya kesinleşme tarihine bağlıdır. Öğrenme tarihinin ispatı süreyi ileri süren tarafa değil, çoğu zaman davanın süresinde açıldığını savunan tarafa zorluk çıkarır; bu nedenle öğrenmeye ilişkin mesaj, tutanak ve tanık gibi delillerin baştan korunması gerekir. Süreleri pratik olarak hesaplamak için Boşanma Sebepleri ve Hak Düşürücü Süre Hesaplama Aracı ve 6284 Tedbir Süreleri Hesaplama Aracı sayfalarımızı kullanabilirsiniz.
Affetme ve Zamanaşımının Kesilmesi
Zina ve hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebepleriyle açılacak davalarda sürenin yanında affetme de dava hakkını ortadan kaldırır: affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m.161/3, m.162/3). Affetme açık bir beyanla olabileceği gibi, sebebi öğrendikten sonra olayı unutmuş gibi ortak hayata devam etmek gibi davranışlardan da çıkarılabilir; bu nedenle altı aylık süre dolmamış olsa bile affetme savunması dosyanın sonucunu belirleyebilir. Özel sebeplerde dava hakkının düşmesi, aynı olguların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine (TMK m.166/1) dayanak yapılmasını ise her durumda engellemez.
Hak düşürücü sürelerin aksine TMK m.178’deki bir yıllık süre zamanaşımıdır ve kesilebilir. Borçlunun borcu ikrar etmesi, alacaklının dava açması, def’i ileri sürmesi veya icra takibi yapması zamanaşımını keser ve kesilmeden itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar (TBK m.154, m.156). Evlilik devam ettiği sürece eşler arasındaki alacaklar için zamanaşımı işlemez (TBK m.153); bu kural boşanma hükmünün kesinleşmesiyle sona erer. Boşanmadan doğan tazminat veya nafaka talebi boşanma davasında ileri sürülmemişse, kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde ayrı bir davayla istenmesi gerekir.
Bu tablo genel bilgilendirme amaçlıdır. Süre hesabı dosyanın kendi koşullarına, tebligat tarihlerine ve varsa haklı sebeplere göre değişir. Süresi yaklaşan bir işiniz varsa gecikmeksizin avukatınıza danışın; kaçırılan hak düşürücü süre geri kazanılamaz.
Süre tablosundaki her satır, dosyanın somut koşullarına göre farklı bir başlangıç tarihine bağlanabilir; tebligat, öğrenme ve kesinleşme tarihlerinin belgeyle tespit edilmesi bu nedenle hesaplamanın ilk adımıdır.
Dosyanızdaki hak düşürücü süreleri, kesinleşme tarihini ve adli tatil etkisini birlikte hesaplamak için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.
Zamanaşımı ile Hak Düşürücü Sürenin Farkı
Aile hukukundaki sürelerin çoğu hak düşürücü niteliktedir ve bu, zamanaşımından çok daha katıdır.
Zamanaşımı ile hak düşürücü sürenin karşılaştırması
| Ölçüt | Zamanaşımı | Hak düşürücü süre |
|---|---|---|
| Dikkate alınma | Def’i olarak ileri sürülmeli | Hâkim resen gözetir |
| Sonuç | Borç eksik borca dönüşür | Hak tamamen sona erer |
| Kesilme | Mümkün | Kural olarak kesilmez |
| Durma | Mümkün | Sınırlı |
| Aile hukukunda | Çoğunlukla hak düşürücü süre uygulanır | Katı |
| Örnek — zina | Öğrenmeden altı ay, her hâlde beş yıl | Hak düşürücü |
| Örnek — soybağının reddi | Kanunda öngörülen süreler | Hak düşürücü |
| Örnek — tanımanın iptali | Süreye tabi | Hak düşürücü |
| Pratik sonuç | Süre kaçarsa dava reddedilir | Telafi yok |
Birinci ve ikinci satırlar farkın özüdür: hak düşürücü süreyi hâkim kendiliğinden gözetir ve süre geçmişse hak tamamen sona erer — zamanaşımında olduğu gibi karşı tarafın ileri sürmesi beklenmez.
Beşinci ve dokuzuncu satırlar aile hukukuna özgü riski gösterir; bu daldaki sürelerin çoğu hak düşürücü olduğundan gecikmenin telafisi bulunmaz. Bu nedenle öğrenme tarihinin belgelenmesi ve takvimin baştan kurulması gerekir. Ayrıntı için Boşanma Sebepleri ve Hak Düşürücü Süre Hesaplama Aracı sayfamıza bakabilirsiniz.
Vesayet, soybağı ve usul rehberlerimiz: kayyım ile vasi farkı · tanıma ile soybağı · aile hukukunda süreler · boşanmada adli yardım · zina sebebiyle boşanma · aile konutu şerhi
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanmadan sonra tazminat ve nafaka için ne kadar süre var?
TMK m. 178 uyarınca evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Süre karar tarihinden değil kesinleşme tarihinden işler; bu nedenle kesinleşme şerhli karar örneği temin edilmelidir.
Hak düşürücü süre ile zamanaşımı arasındaki fark nedir?
Hak düşürücü süreyi hâkim re’sen gözetir; taraflar ileri sürmese bile uygulanır, durmaz ve kesilmez, geçtiyse dava esasa girilmeden reddedilir. Zamanaşımı ise karşı tarafın def’i olarak ileri sürmesini gerektirir, hâkim kendiliğinden dikkate almaz ve durabilir, kesilebilir.
Soybağının reddinde beş yıllık süre hâlâ var mı?
Hayır. TMK m. 289/1’deki ‘her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl’ ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2009 tarihli, E. 2008/30, K. 2009/96 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Koca bakımından yalnızca öğrenmeden itibaren bir yıllık süre uygulanır.
Babalık davasında çocuk için süre var mı?
Yoktur. TMK m. 303/2’deki çocuğa ilişkin hak düşürücü süre, Anayasa Mahkemesi’nin 27.10.2011 tarihli, E. 2010/71, K. 2011/143 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Çocuk tarafından veya çocuk adına açılan babalık davalarında herhangi bir hak düşürücü süre bulunmamaktadır. Ananın süresi ise doğumdan itibaren bir yıldır.
Cevap dilekçesi süresi kaç gün, uzatılabilir mi?
HMK m. 127 uyarınca cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu süre içinde mahkemeye başvurularak bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek süre istenebilir; ek süre talebi hakkındaki karar taraflara derhâl bildirilir.
Adli tatil süreleri nasıl etkiler?
Adli tatil her yıl 20 Temmuz’da başlar ve 31 Ağustos’ta sona erer. Adli tatile tabi dava ve işlerde kanunun tayin ettiği sürelerin bitimi tatile rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.
6284 tedbir kararına itiraz süresi nedir?
6284 sayılı Kanun m. 9 uyarınca tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz mercii kararını en geç bir hafta içinde verir ve bu karar kesindir; temyiz yolu kapalıdır.
Süreyi kaçırdım, yapabileceğim bir şey var mı?
Sürenin niteliğine bağlıdır. Soybağı davalarında gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa süre, sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar. Babalık davasında haklı sebep hâlinde sebebin kalkmasından itibaren bir ay içinde dava açılabilir. Buna karşılık her süre için böyle bir erteleme öngörülmemiştir; dosyanız özelinde değerlendirilmesi gerekir.
Akıl hastalığı sebebiyle boşanmada hastalığın belli bir süre devam etmesi gerekir mi?
Hayır. TMK m.165 belirli bir hastalık süresi aramaz. Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilirse boşanma davası açılabilir.
Nafaka veya velayet dosyasında adli tatil süreyi uzatır mı?
Hayır. Her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler adli tatilde de görülür (HMK m.103/1-b). Adli tatile tabi olmayan bu işlerde sürenin tatile rastlaması hâlinde bir haftalık uzama uygulanmaz.
Zina sebebiyle boşanmada altı aylık süre ne zaman başlar?
Süre, davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlar ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer (TMK m.161/2). Bu süreler hak düşürücü olduğundan hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir. Ayrıca affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m.161/3); öğrenme tarihinden sonra ortak hayata olağan biçimde devam edilmesi affetme olarak değerlendirilebilir.
Sürenin son günü hafta sonuna veya resmî tatile denk gelirse ne olur?
Resmî tatil günlerine rastlayan süre, tatili izleyen ilk iş gününün çalışma saati bitiminde sona erer (HMK m.93). Hafta, ay veya yıl olarak belirlenen süreler ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içinde karşılık gelen günün tatil saatinde biter (HMK m.92/2). Adli tatil ise ayrı bir kuraldır ve yalnızca adli tatile tabi işlerde süreyi bir hafta uzatır (HMK m.104).
Reddedilen boşanma davasından sonra ne kadar beklemek gerekir?
7532 sayılı Kanunla değişik TMK m.166/4 uyarınca, boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi ve ortak hayatın yeniden kurulamamış olması hâlinde eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Bu süre önceden üç yıldı.
📘 İlgili Rehberler
Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi ve Aile Hukuku Örnek Dilekçeler sayfalarına bakabilirsiniz.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun — mevzuat.gov.tr
- 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu — mevzuat.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.


