Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma (TCK 155/2): Cezası, 7571 ile Gelen Taşıt Hâli, Uzlaştırma Kapsamı, İş Hukuku Boyutu ve Dilekçe (2026)
10 Temmuz 2026

Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma (TCK 155/2): Cezası, 7571 ile Gelen Taşıt Hâli, Uzlaştırma Kapsamı, İş Hukuku Boyutu ve Dilekçe (2026)

Çalışanın, işverenin kendisine iş gereği teslim ettiği parayı, malı veya aracı kendi yararına kullanması ya da iade etmemesi, TCK m.155/2’de düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabilir. Kanun, suçun meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da başkasının mallarını idare etme yetkisinin gereği olarak teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesini nitelikli hâl sayar ve bir yıldan yedi yıla kadar hapis ile üç bin güne kadar adli para cezası öngörür. Basit hâl (m.155/1) şikâyete bağlıdır ve altı ay ile iki yıl arasında hapis ve adli para cezası gerektirir. 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunla eklenen üçüncü fıkra ise suçun konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtıysa cezanın bir kat artırılacağını öngörür. Uygulamada sık yapılan bir hataya da dikkat çekmek gerekir: hizmet nedeniyle nitelikli hâl şikâyete bağlı değildir, ancak 2019’dan bu yana uzlaştırma kapsamındadır; 7571 sayılı Kanunla yalnızca taşıt hâli uzlaştırma dışına çıkarılmıştır. Bu yazıda suçun unsurlarını, işçi-işveren ilişkisindeki görünümünü, uzlaştırma ve etkin pişmanlık imkânlarını, iş hukukuyla ilişkisini ve bir savunma dilekçesini kanun metinleri üzerinden anlatıyoruz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

⚡ Net Cevap: Hizmet ilişkisi nedeniyle teslim edilen malda güveni kötüye kullanma (TCK m.155/2): 1 – 7 yıl hapis ve 3.000 güne kadar adli para cezası; şikâyet aranmaz. Basit hâl (m.155/1) şikâyete bağlıdır: 6 ay – 2 yıl. Konu motorlu taşıtsa ceza bir kat artırılır (m.155/3, 7571). Uzlaştırma 155/1 ve 155/2’de vardır; yalnız 155/3’te yoktur (CMK m.253/1-b-7). Zarar giderilirse etkin pişmanlık uygulanır (TCK m.168). Destek için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.

📌 Ana rehber: Güveni Kötüye Kullanma Suçu (TCK 155). Suçun genel çerçevesi orada anlatılıyor; emanet aracın iade edilmemesi örneği için emanet aracın iade edilmemesi yazımıza bakabilirsiniz.

Kanun Metni

“(1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (3) Suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.” (TCK m.155)

TCK m.155’in üç hâli
HâlCezaŞikâyetUzlaştırma
Basit hâl (m.155/1)6 ay – 2 yıl hapis ve adli paraŞikâyete bağlıVar
Hizmet, meslek, ticaret ilişkisi (m.155/2)1 – 7 yıl hapis ve 3.000 güne kadar adli paraAranmazVar (2019’dan beri)
Konu motorlu taşıt (m.155/3)Yukarıdaki cezalar bir kat artırılır155/1’e bağlıysa şikâyet; 155/2’ye bağlıysa aranmazYok (7571 ile çıkarıldı)

Üçüncü fıkra 7571 sayılı Kanunla eklenmiş ve 25/12/2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir; fail aleyhine olduğundan bu tarihten önceki fiillere uygulanamaz (TCK m.7). Suçun genel unsurları ve basit hâl için güveni kötüye kullanma suçu nedir rehberimize bakabilirsiniz.

Hizmet Nedeniyle Nitelikli Hâlin Unsurları

TCK m.155/2’nin unsurları
UnsurİçerikUygulamadaki anlamı
Güven ilişkisiMeslek ve sanat, ticaret, hizmet ilişkisi veya malları idare yetkisiİş sözleşmesi, vekâlet, komisyon, acentelik, yöneticilik
Tevdi ve teslimMalın bu ilişkinin gereği olarak faile teslim edilmesiKasadaki para, tahsilat, şirket aracı, emanet mal
FiilDevir amacı dışında tasarruf veya devri inkârParayı kendi borcuna kullanma, malı satma, aracı iade etmeme
YararFailin veya başkasının yararınaKişisel yarar şart değil, üçüncü kişi yararı da yeterli
KastMalı devir amacı dışında kullanma bilinci ve iradesiHesap hatası veya karışıklık kastı dışlar

Nitelikli hâlin özü, suçun sıradan bir emanet ilişkisinde değil, meslek, ticaret veya hizmet ilişkisinin doğurduğu daha yoğun bir güven ortamında işlenmesidir. Bu nedenle malın faile bu ilişkinin gereği olarak teslim edilmiş olması gerekir. İlişkinin varlığı iş sözleşmesi, SGK kaydı, vekâletname, acentelik veya komisyon sözleşmesi gibi belgelerle; teslimin kapsamı ise zimmet tutanakları, görev tanımları ve iş akışı kayıtlarıyla ortaya konulur. Örneğin mağazada kasadan sorumlu çalışanın gün sonu hasılatını teslim etmemesi, tahsilat elemanının müşteriden aldığı parayı şirkete yatırmaması, şirket aracını kullanan çalışanın işten ayrıldıktan sonra aracı iade etmemesi veya muhasebecinin müşterisinin vergi ödemesi için verdiği parayı kendi ihtiyacında kullanması bu kapsamda değerlendirilir. Buna karşılık çalışanın işyerinde kendi görev alanı dışında bulunan ve kendisine teslim edilmemiş bir malı alması, güveni kötüye kullanma değil hırsızlık tartışmasını gündeme getirir. Teslimin yazılı bir zimmet belgesine dayanması zorunlu değildir; ancak malın faile hangi görev çerçevesinde bırakıldığı tanık beyanları, görev tanımları veya iş akışı belgeleriyle somut olarak gösterilmelidir. Birden fazla çalışanın aynı mal veya kasa üzerinde ortak yetkisinin bulunduğu durumlarda, tasarrufun hangi çalışan tarafından yapıldığı ayrıca ispatlanmalıdır.

İşvereniniz hakkınızda güveni kötüye kullanma şikâyetinde mi bulundu?
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın
Nitelikli hâlin uygulandığı başlıca ilişkiler
İlişkiÖrnekTeslim edilen
Hizmet ilişkisiKasiyer, tahsildar, depo sorumlusu, şoförHasılat, tahsilat, stok, şirket aracı
Meslek ve sanatAvukat, mali müşavir, muhasebeciMüvekkil veya müşteri parası, vergi ödemesi
TicaretKomisyoncu, acente, bayiSatış bedeli, konsinye mal
Malları idare yetkisiŞirket müdürü, vekil, vasiŞirket veya temsil edilenin malvarlığı
Sermaye piyasasıAracı kurum çalışanıMüşteri varlıkları (ayrıca özel hükümler)

Tablodaki ilişkilerin ortak noktası, malın faile belirli bir işin gereği olarak ve o işin yürütülmesi amacıyla teslim edilmiş olmasıdır. Avukatın müvekkil adına tahsil ettiği parayı müvekkiline vermemesi, mali müşavirin vergi ödemesi için aldığı parayı yatırmaması veya komisyoncunun sattığı malın bedelini mal sahibine aktarmaması bu kapsamda tipik örneklerdir. Sermaye piyasasında aracı kurum çalışanlarının müşteri varlıklarını kullanması bakımından ise ayrıca özel düzenlemeler bulunmaktadır; bu konuda aracı kurum çalışanı paramı kullandı yazımıza bakabilirsiniz.

Şirket Yöneticileri ve Ortaklar

Kanun, “hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak” teslim edilen eşyayı da nitelikli hâl kapsamına alır. Bu nedenle şirket müdürleri, yönetim kurulu üyeleri, vekiller ve vasiler gibi başkasının malvarlığını yönetme yetkisi bulunan kişilerin bu malvarlığı üzerinde devir amacı dışında tasarrufta bulunması da m.155/2 kapsamında değerlendirilebilir. Şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklarda ise dikkatli olunmalıdır: ortakların şirket kaynaklarının kullanımına ilişkin görüş ayrılıkları, her zaman ceza hukukunun konusu değildir; şirket işlemlerinin ticari bir karar mı yoksa şirket malının kişisel yarar için kullanılması mı olduğu somut olarak ortaya konulmalıdır. Ticari uyuşmazlıkların ceza şikâyetine dönüştürülmesi yaygın bir durumdur ve bu tür dosyalarda kastın ve kişisel yararın varlığı özellikle sorgulanmalıdır. Genel kurul veya ortaklar kurulu kararları, şirket içi onay süreçleri ve muhasebe kayıtları, yöneticinin tasarrufunun şirket adına ve şirket yararına mı yoksa kişisel yarar için mi yapıldığının belirlenmesinde temel delillerdir.

Suç Ne Zaman Tamamlanır? İade Talebi ve İnkâr

Güveni kötüye kullanma, fail malı devir amacı dışında kullandığı veya devir olgusunu inkâr ettiği anda tamamlanır. Uygulamada suçun tamamlanma anı çoğu zaman malın iade edilmesi istendiği hâlde iade edilmemesiyle belirginleşir: işten ayrılan bir çalışanın şirket aracını veya bilgisayarını iade talebine rağmen teslim etmemesi, malı kendisine mal edinme iradesinin göstergesi olarak değerlendirilir. Bu nedenle işverenin iade talebini yazılı olarak, örneğin noter aracılığıyla bir ihtarnameyle yapması, hem suçun tamamlanma anının tespiti hem de ispat bakımından önemlidir. Devir olgusunu inkâr ise failin malın kendisine hiç teslim edilmediğini ileri sürmesidir; bu durumda teslimin belgelerle ispatı, örneğin zimmet tutanağı veya teslim belgesi, belirleyici olur. Çalışan açısından ise iade talebine süresinde cevap verilmesi, malın iadesi için makul bir teklif yapılması ve bu teklifin belgelenmesi, kastın bulunmadığını gösteren önemli olgulardır. İşveren malı teslim almaktan kaçınıyorsa, bu durumun da belgelenmesi ve malın örneğin noter huzurunda veya bir tutanakla teslimi için girişimde bulunulması önerilir.

Ticari İlişkilerde Hukuki Uyuşmazlık mı, Suç mu?

Konsinye satış, bayilik, acentelik ve komisyon ilişkilerinde, satılan malın bedelinin zamanında aktarılmaması sıklıkla güveni kötüye kullanma şikâyetine dönüşür. Bu dosyalarda her ödeme gecikmesinin suç oluşturmadığı unutulmamalıdır. Taraflar arasında cari hesap ilişkisi, mahsup ve takas uygulaması veya bedelin belirli bir vadeyle ödenmesine ilişkin bir anlaşma varsa, ödemenin geciktirilmesi ticari bir borç uyuşmazlığı niteliğindedir ve hukuk yargılamasının konusudur. Suçun oluşması için malın veya bedelin belirli bir amaçla teslim edildiğinin ve failin bu amaca aykırı olarak kendi yararına tasarrufta bulunduğunun gösterilmesi gerekir. Ticari defterler, sözleşmeler ve taraflar arasındaki yazışmalar bu ayrımın yapılmasında temel delillerdir. Özellikle taraflar arasında uzun süredir devam eden bir cari hesap ilişkisi varsa, hesabın kapatılmadığı ve karşılıklı alacakların mahsup edilmediği bir durumda, belirli bir tutarın “zimmete geçirildiği” iddiası çoğu zaman kanıtlanamaz. Bu dosyalarda önce hesap mutabakatının sağlanması veya mali bilirkişi incelemesiyle cari hesabın netleştirilmesi, ceza soruşturmasının sağlıklı yürütülmesi için de gereklidir.

Hırsızlık, Dolandırıcılık ve Zimmetten Farkı

Benzer suçlarla karşılaştırma
SuçAyırt edici unsurCeza
Güveni kötüye kullanma (m.155/2)Mal faile hizmet ilişkisi gereği rızayla teslim edilmiştir1 – 7 yıl + adli para
Hırsızlık (m.141/1)Mal faile teslim edilmemiştir; zilyedin rızası dışında alınır1 – 3 yıl
Dolandırıcılık (m.157)Malın teslimi hileyle sağlanmıştır1 – 5 yıl + 5.000 güne kadar adli para
Zimmet (m.247/1)Fail kamu görevlisidir; mal görevi nedeniyle devredilmiştir5 – 12 yıl

Ayrımın anahtarı, malın faile nasıl geçtiğidir. Bu ayrım yalnızca teorik değildir; ceza aralığını, şikâyete bağlılığı, uzlaştırma imkânını ve etkin pişmanlık oranlarını doğrudan belirler. Mal hizmet ilişkisinin gereği olarak rızayla teslim edilmişse ve fail teslimden sonra devir amacı dışında tasarrufta bulunuyorsa güveni kötüye kullanma; teslim hile ile sağlanmışsa dolandırıcılık; mal hiç teslim edilmeden alınmışsa hırsızlık söz konusudur. Fail kamu görevlisiyse ve mal görevi nedeniyle kendisine devredilmişse güveni kötüye kullanma değil zimmet suçu gündeme gelir. Bu ayrımlar için güveni kötüye kullanma ile dolandırıcılık farkı ve zimmet suçu rehberlerimize bakabilirsiniz.

Uzlaştırma: Nitelikli Hâl de Kapsamda

Basit güveni kötüye kullanma şikâyete bağlı olduğundan zaten uzlaştırma kapsamındadır (CMK m.253/1-a). 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunla ise güveni kötüye kullanma, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırma kapsamına alınan suçlar arasına eklenmiştir (m.253/1-b-7). Bu nedenle hizmet nedeniyle nitelikli hâl de, şikâyete bağlı olmamasına rağmen uzlaştırma kapsamındadır. 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunla bu alt bent “üçüncü fıkra hariç” şeklinde değiştirilmiş ve yalnızca suçun konusunun motorlu taşıt olduğu hâl uzlaştırma dışına çıkarılmıştır. Uygulamada nitelikli hâlin uzlaştırma kapsamında olmadığına ilişkin görüşlere rastlanabilir; güncel kanun metni bunun aksini açıkça öngörür. Mağdurun şirket olması uzlaştırmaya engel değildir; kanun, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek ya da özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılmasını öngörür. Uzlaşma ediminin tutarı, çoğu zaman bilirkişi incelemesiyle belirlenen zarar tutarı esas alınarak kararlaştırılır. Uzlaşma sağlanır ve edim bir defada yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin ileri bir tarihe bırakılması veya taksitlendirilmesi hâlinde ise kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir ve edim yerine getirildiğinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; bu seçenek, zararı bir defada ödeyemeyen çalışan için önemli bir imkândır (CMK m.253/19). Erteleme süresince zamanaşımı işlemez; uzlaşmanın gerekleri yerine getirilmezse kamu davası açılır. Uzlaştırma süreci için uzlaştırma nedir rehberimize bakabilirsiniz.

İşverenle uzlaşma mümkün; süreci birlikte planlayalım
Hukukçular Evi Ankara | 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Etkin Pişmanlık

Güveni kötüye kullanma, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı malvarlığı suçları arasındadır (TCK m.168/1). Fail, kovuşturma başlamadan önce bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderirse cezası üçte ikisine kadar, kovuşturma başladıktan sonra ve hükümden önce giderirse yarısına kadar indirilir; kısmi ödemede mağdurun rızası aranır. İşveren ile çalışan arasındaki uyuşmazlıklarda zararın giderilmesi, uzlaşma ve etkin pişmanlık birlikte değerlendirilmelidir. Zararın tutarı konusunda anlaşmazlık varsa, bilirkişi incelemesiyle tespit edilen tutarın ödenmesi hem etkin pişmanlık hem de uzlaşma bakımından en güvenli yoldur. Ödemenin suçlamanın kabulü anlamına gelmediği, ödeme belgesinde veya dilekçede ayrıca belirtilebilir. Taşıt hâlinde uzlaştırma yolu kapalı olsa da etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaya devam eder; aracın iadesi ve varsa değer kaybının karşılanması bu bakımdan önemlidir. Zararın giderilmesinin bütün etkileri için zararı gidersem ceza azalır mı ve etkin pişmanlık yazılarımıza bakabilirsiniz.

İş Hukuku Boyutu: Haklı Fesih ve Süreler

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma iddiası, ceza soruşturmasının yanında iş sözleşmesinin feshini de gündeme getirir. İşçinin işverenin güvenini kötüye kullanması, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar arasında sayılır ve işveren için haklı fesih nedenidir (4857 s.K. m.25/II-e). Ancak bu fesih yetkisi, işverenin olayı öğrendiği günden itibaren altı iş günü içinde ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır; işçinin olayda maddi çıkar sağlaması hâlinde bir yıllık süre uygulanmaz (m.26). Ceza yargılamasının sonucu iş hukuku değerlendirmesini doğrudan bağlamaz; beraat eden bir çalışanın feshinin haklı olup olmadığı iş mahkemesinde ayrıca değerlendirilir. İşçinin işyerinde yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi de ayrı bir haklı fesih nedenidir (m.25/II-f). Güveni kötüye kullanma iddiasıyla işten çıkarılan çalışan, feshin haksız olduğunu düşünüyorsa kıdem ve ihbar tazminatı gibi haklarını iş mahkemesinde ayrıca talep edebilir. Kuyumcularda altın eksiği gibi özel durumlar için kuyumcuda altın eksiği ve haklı fesih rehberimize bakabilirsiniz.

Usul: Görev, Zamanaşımı ve Hüküm

Usul kuralları
KonuKuralDayanak
Şikâyet155/1’de şikâyete bağlı (6 ay); 155/2’de aranmazTCK m.155, m.73
Görevli mahkeme155/1 ve 155/2’de asliye ceza; 155/2 ile 155/3 birlikte ise üst sınır 14 yıl olduğundan ağır ceza5235 s.K. m.12
Dava zamanaşımı155/1: 8 yıl; 155/2: 15 yılTCK m.66
Uzlaştırma155/1 ve 155/2’de var; 155/3’te yokCMK m.253/1-b-7
HAGBHükmolunan ceza iki yıl veya daha azsa ve zarar giderilmişseCMK m.231
Etkin pişmanlıkZarar giderilirse 2/3 veya 1/2 indirimTCK m.168

Nitelikli hâl ile motorlu taşıt hâlinin birlikte gerçekleşmesi, uygulamada özellikle önem taşır: şirket aracını iş ilişkisi sona erdikten sonra iade etmeyen bir çalışan için ceza iki yıldan on dört yıla kadar çıkar; üst sınır on yılı aştığından dava ağır ceza mahkemesinde görülür (5235 s.K. m.12) ve uzlaştırma yolu kapalıdır. Zamanaşımının belirlenmesinde de dosyadaki deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri göz önünde bulundurulur (TCK m.66/3). HAGB için zararın giderilmesi şarttır; derhâl ödenemiyorsa denetim süresince aylık taksitlerle ödeme imkânı vardır (CMK m.231/6-c, 231/9). Hapis cezasıyla birlikte adli para cezası da öngörüldüğünden, mahkûmiyet hâlinde her iki cezanın da ayrı ayrı belirleneceği ve adli para cezasının gün sayısının ve bir gün karşılığı miktarının kararda ayrıca gösterileceği unutulmamalıdır. Bu konuda HAGB rehberimize bakabilirsiniz.

Ceza hesabı örnekleri (alt sınır varsayımı)
DurumHesapSonuç
Basit hâlm.155/1 alt sınır6 ay hapis ve adli para
Hizmet ilişkisim.155/2 alt sınır1 yıl hapis ve adli para
Hizmet ilişkisi, soruşturmada zarar giderildi (2/3)1 yıl − 8 ay4 ay
Hizmet ilişkisi + motorlu taşıt1 yıl × 22 yıl; uzlaştırma yok
Hizmet ilişkisi + motorlu taşıt, kovuşturmada zarar giderildi (1/2)2 yıl − 1 yıl1 yıl

Alacak Nedeniyle Malı Alıkoyma Savunması

Uygulamada çalışanların sıkça ileri sürdüğü bir savunma, işverenden ödenmemiş ücret veya başka bir alacağı bulunduğu için malı veya parayı alıkoyduğudur. Bu savunma, suçun manevi unsuru olan kastın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir; çünkü failin malı kendisine mal edinme değil, bir alacağı güvence altına alma amacıyla hareket ettiği ortaya konulursa devir amacı dışında tasarruf kastı tartışmalı hâle gelir. Ancak bu savunmanın ciddiye alınabilmesi için alacağın gerçekten var olduğunun, miktarının alıkonulan malla orantılı olduğunun ve failin durumu işverene bildirdiğinin belgelerle gösterilmesi gerekir. Alacağın varlığı tek başına her tasarrufu hukuka uygun hâle getirmez; özellikle alacağı aşan bir alıkoyma veya malın satılması gibi tasarruflar bu savunmanın sınırlarını aşar. Ücret alacağı olan bir çalışanın doğru yolu, alacağını iş mahkemesinde veya icra yoluyla talep etmektir; emanet malı alıkoymak, alacağın tahsili için kanunen öngörülmüş bir yol değildir ve ceza soruşturması riskini beraberinde getirir.

İşveren Açısından: Şikâyetten Önce

Bir çalışanın emanet malı veya parayı kullandığından şüphelenen işveren, ceza şikâyetinde bulunmadan önce delilleri sağlam biçimde toplamalıdır. Sayım tutanağının çalışanın da katılımıyla ve imzasıyla düzenlenmesi, kasa devir tutanakları, kamera kayıtları, satış sistemi dökümleri ve çalışanın teslim aldığı mallara ilişkin zimmet belgeleri, dosyanın temel delilleridir. Kasayı birden fazla kişinin kullandığı veya devir tutanağı tutulmayan işyerlerinde eksikliğin belirli bir çalışana yüklenmesi güçtür. Nitelikli hâl şikâyete bağlı olmasa da işverenin suç duyurusu ile soruşturma başlar; uzlaştırma aşamasında işverenin zararının karşılanması da ayrıca değerlendirilebilir. Maddi zararın tahsili için ceza soruşturmasından bağımsız olarak hukuk yolları da vardır. İş sözleşmesinin feshine ilişkin sürelerin ceza şikâyeti nedeniyle beklenmeden işlediği de unutulmamalıdır. Fesih bildiriminde feshin dayandığı olayın açıkça ve somut olarak yazılması, ileride açılabilecek bir işe iade veya tazminat davasında işverenin durumunu güçlendirir. Emanet altın gibi özel durumlar için kuyumcu kaçtı, emanet altın yazımıza bakabilirsiniz.

Soruşturma Süreci

Suç duyurusunun ardından Cumhuriyet savcılığı öncelikle malın faile hangi ilişki çerçevesinde teslim edildiğini ve devir amacı dışında tasarrufun somut olarak gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırır. Bu dosyalarda çoğu zaman mali bilirkişi incelemesi yaptırılır: kasa kayıtları, banka hareketleri, satış sistemi verileri ve muhasebe kayıtları karşılaştırılarak eksikliğin tutarı ve kaynağı tespit edilir. Şüphelinin ifadesi alınır; bu aşamada teslim ilişkisini, kasa düzenini ve varsa hesap karışıklıklarını belgelerle anlatması önemlidir. Suç uzlaştırma kapsamındaysa, kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunduğunda dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Uzlaşma sağlanamazsa iddianame düzenlenir. Soruşturma sırasında şüpheli, lehine olan delillerin toplanmasını isteyebilir; kasa devir düzeni, diğer çalışanların kasaya erişimi ve sistem kayıtlarının bütünü bu bakımdan önemlidir. İşverenin tek taraflı olarak hazırladığı sayım tutanakları ve iç denetim raporları, bağımsız bir bilirkişi incelemesiyle denetlenmedikçe tek başına yeterli delil sayılmamalıdır.

Savunmada Kontrol Listesi

Çalışan açısından savunma kontrol listesi
SoruNeden önemli?
Mal size hizmet ilişkisi gereği mi teslim edildi?Değilse 155/2 uygulanmaz
Eksik, hesap hatası veya kayıt karışıklığından mı kaynaklanıyor?Kast yoksa suç oluşmaz
İşverenin size borcu var mı?Hapis hakkı ve mahsup iddiası kastı etkileyebilir
Malı iade etme imkânınız engellendi mi?İade teklifinin reddi savunmada önemlidir
Konu motorlu taşıt mı ve fiil 25/12/2025 sonrası mı?155/3’ün uygulanması
Uzlaşma teklif edildi mi?155/2 uzlaştırma kapsamındadır
Zarar giderilebilir mi?Etkin pişmanlık ve HAGB

Sık Yapılan Hatalar

Çalışan tarafında en sık yapılan hata, nitelikli hâlin uzlaştırma kapsamında olmadığını düşünerek uzlaşma imkânını hiç değerlendirmemektir. İkinci hata, ifadede kasa düzenini, devir tutanaklarının bulunmayışını ve ortak kullanımı anlatmamak ve bunları belgelememektir. Üçüncü hata, zararı hüküm verildikten sonra gidermek ve böylece etkin pişmanlık indirimini kaçırmaktır. İşveren tarafında ise en sık hata, sayım ve tespitleri çalışanın katılımı olmadan yapmak, kamera kayıtlarını ve sistem verilerini zamanında korumamak ve iş sözleşmesinin feshine ilişkin altı iş günlük süreyi kaçırmaktır. Son olarak, şirket aracına ilişkin dosyalarda fiilin 25/12/2025 öncesinde mi sonrasında mı işlendiğinin tespit edilmemesi, taşıt hâlinin ve uzlaştırmanın uygulanıp uygulanmayacağı konusunda ciddi yanılgılara yol açar. İade talebinden sonra aracın hangi tarihte teslim edilmediğinin belirlenmesi, suçun işlendiği tarihin tespiti bakımından özellikle önemlidir.

Dilekçe Örneği: Hesap Karışıklığı Savunması ve Uzlaştırma Talebi

Aşağıdaki örnek, işten ayrıldıktan sonra yapılan sayımda kasa açığı çıktığı gerekçesiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmadan şikâyet edilen bir mağaza çalışanı adına, soruşturma evresinde hazırlanmıştır. Bilgiler dosyaya göre düzenlenmelidir.

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINASORUŞTURMA NO: …/… ŞÜPHELİ: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …) MÜDAFİİ: Av. … MÜŞTEKİ: … Ticaret Ltd. Şti. SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK m.155/2) KONU: Şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, aksi hâlde dosyanın uzlaştırmaya gönderilmesi istemimizin sunulmasıdır.AÇIKLAMALAR1- TCK m.155/2 bakımından: Müvekkil, müşteki şirketin mağazasında …/…/2024 ile …/…/2026 tarihleri arasında satış danışmanı olarak çalışmıştır. Mağazada kasa, müvekkil dışında vardiya sorumlusu … ve diğer iki çalışan tarafından da ortak olarak kullanılmakta, kasa devir tutanağı düzenlenmemektedir. Müştekinin iddia ettiği açık, müvekkilin işten ayrılmasından … gün sonra yapılan sayımda tespit edilmiştir. Suçun oluşması için malın müvekkile hizmet ilişkisinin gereği olarak münhasıran teslim edilmiş olması ve müvekkilin bu mal üzerinde devir amacı dışında tasarrufta bulunduğunun somut olarak gösterilmesi gerekir. Birden fazla kişinin ortak kullandığı bir kasada, devir tutanağı bulunmaksızın ortaya çıkan bir eksiğin müvekkile yüklenmesi mümkün değildir.2- Kast unsuru bakımından: Eksiğin, satış sistemi ile kasa kayıtları arasındaki uyumsuzluktan kaynaklandığı müvekkilin çalıştığı dönemde de şirket yönetimine yazılı olarak bildirilmiştir; bu yazışmalar ekte sunulmuştur. Hesap karışıklığından doğan bir farkın, devir amacı dışında tasarruf kastıyla ilgisi yoktur. Kasa kayıtları, satış sistemi dökümleri ve mağaza kamera kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ederiz.3- CMK m.253/1-b-7 bakımından: Güveni kötüye kullanma suçu, üçüncü fıkra hali hariç olmak üzere şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırma kapsamındadır. Somut olayda suçun konusu motorlu taşıt değildir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi yönündeki talebimiz saklı kalmak üzere, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesini talep ederiz.EKLER: İş sözleşmesi, kasa düzenine ilişkin yazışmalar, vardiya çizelgeleri.HUKUKİ SEBEPLER: 5237 sayılı TCK m.155, m.168; 5271 sayılı CMK m.172, m.253 ve ilgili mevzuat.SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle; bilirkişi incelemesi yaptırılarak müvekkil hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesini, aksi kanaatte dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. …/…/2026Şüpheli Müdafii Av. … İmza

Dilekçeye eklenen yazışmalar, çalışanın hesap uyumsuzluğunu olaydan önce bildirmiş olduğunu gösterdiğinden kastın bulunmadığına ilişkin en güçlü delillerdendir. Bilirkişi incelemesi talebinin somut olarak hangi kayıtların karşılaştırılacağını göstermesi, incelemenin kapsamını belirler. Uzlaştırma talebi ise asıl savunmayı zayıflatmaz; kovuşturmaya yer olmadığı kararı istemi saklı tutularak ileri sürülür ve olası bir uzlaşmada edimin tutarının bilirkişi incelemesi sonucuna göre belirlenmesi önerilebilir.

Şirket nakdini kişisel menfaat karşılığında fona aktaran çalışanın iş hukuku ve tazminat bakımından durumu şirket hazinesini fona yatıran finans müdürünün sorumluluğu ve fesih yazımızda anlatıldı.

Sık Sorulan Sorular

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmanın cezası nedir?

1 – 7 yıl hapis ve 3.000 güne kadar adli para cezası (TCK m.155/2).

Basit güveni kötüye kullanmanın cezası nedir?

6 ay – 2 yıl hapis ve adli para cezası; şikâyete bağlıdır (TCK m.155/1).

Nitelikli hâl şikâyete bağlı mı?

Hayır; resen soruşturulur.

Nitelikli hâlde uzlaştırma var mı?

Evet; 2019’dan beri uzlaştırma kapsamındadır, yalnız 155/3 hariç (CMK m.253/1-b-7).

Şirket aracını iade etmezsem ne olur?

Konu motorlu taşıt olduğundan ceza bir kat artırılır ve uzlaştırma yoktur (TCK m.155/3).

155/3 ne zaman yürürlüğe girdi?

25/12/2025; öncesindeki fiillere uygulanmaz.

Kasa açığı her zaman suç mu?

Hayır; malın münhasıran teslimi ve kast gösterilmelidir.

Güveni kötüye kullanma ile hırsızlık farkı nedir?

Güveni kötüye kullanmada mal faile rızayla teslim edilmiştir; hırsızlıkta edilmemiştir.

Kamu görevlisi için hangi suç uygulanır?

Görevi nedeniyle devredilen malda zimmet (TCK m.247).

Zararı ödersem ceza düşer mi?

Etkin pişmanlıkla 2/3 veya 1/2 indirilir; uzlaşmada edim yerine getirilirse KYOK verilir.

İşveren beni işten çıkarabilir mi?

Güveni kötüye kullanma haklı fesih nedenidir (4857 s.K. m.25/II-e).

Haklı fesih için süre var mı?

Öğrenmeden itibaren 6 iş günü, her hâlde 1 yıl; maddi çıkar varsa 1 yıl uygulanmaz (m.26).

Beraat edersem fesih haksız mı olur?

Ceza kararı iş mahkemesini doğrudan bağlamaz; fesih ayrıca değerlendirilir.

Hangi mahkeme bakar?

Kural olarak asliye ceza; 155/2 ile 155/3 birlikte ise ağır ceza.

Zamanaşımı ne kadar?

155/1’de 8 yıl, 155/2’de 15 yıl (TCK m.66).

HAGB alınabilir mi?

Ceza iki yıl veya daha az ve zarar giderilmişse; taksit imkânı vardır (CMK m.231).

Basit hâlde şikâyet süresi ne kadar?

Fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı ay (TCK m.73).

Muhasebecinin müşteri parasını kullanması hangi suç?

Meslek ilişkisi gereği teslim edildiğinden TCK m.155/2 kapsamında değerlendirilebilir.

Maaşım ödenmediği için malı alıkoydum, suç mu?

Alacağın varlığı ve orantılılık kastın değerlendirilmesinde önemlidir; ancak alacağı aşan tasarruflar savunmanın sınırlarını aşar.

Şirket müdürü de bu suçu işleyebilir mi?

Evet; başkasının mallarını idare yetkisi gereği teslim edilen eşya da m.155/2 kapsamındadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki TCK, CMK, 4857 sayılı İş Kanunu ve 5235 sayılı Kanun hükümleri 25 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk