Güveni Kötüye Kullanma TCK 155 Cezası ve Şikayet 2026
10 Temmuz 2026

Güveni Kötüye Kullanma TCK 155 Cezası ve Şikayet 2026

Güveni kötüye kullanma suçu, iş hayatının, aile içi mal paylaşımının ve ticari ilişkilerin en sık ceza yargılamasına konu olan uyuşmazlıklarından biridir. Türk Ceza Kanunu’nun 155. maddesi, basit halde 6 ay – 2 yıl arasında hapis ve adlî para cezası öngörürken; hizmet, meslek, sanat veya ticaret ilişkisinden doğan nitelikli halde ceza 1 yıldan 7 yıla kadar çıkmakta, adlî para cezası ise 3.000 güne kadar uygulanabilmektedir. Bu rehberde güveni kötüye kullanma TCK 155 unsurlarını, hizmet nedeniyle nitelikli halin sınırlarını, dolandırıcılıktan farkını, şikayet süresini ve uzlaştırma prosedürünü Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin yerleşik uygulaması ışığında ele alıyoruz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

TCK 155/1 Basit Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Unsurları

Türk Ceza Kanunu’nun 155/1 fıkrası, “başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkâr eden kişi” için 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adlî para cezasına hükmolunacağını düzenlemektedir. Suç, klasik mal edinme suçlarından farklı olarak malın rızayla teslim edildiği bir zilyetlik ilişkisinin devir amacı dışına çıkarılması ile oluşur; yani fiil, kural olarak malın alınması aşamasında değil sonrasında meydana gelmektedir.

Suçun oluşumu için dört temel unsurun bir arada bulunması aranır:

  • Zilyetliğin geçerli hukuki ilişki ile devredilmesi: Malın faile emanet, ariyet, saklama, taşıma, kira, satış vaadi gibi bir sözleşmesel ilişki içerisinde teslim edilmiş olması gerekir. Geçersiz veya hukuka aykırı bir ilişki (kumar borcunun teminatı, uyuşturucu emaneti vb.) suçun temelini oluşturmaz. Bu ilkeye “aralarındaki hukuki ilişkinin geçerli olması” ilkesi denir.
  • Malın başkasına ait olması: Fail, mal üzerinde yalnızca zilyet konumundadır; malikin ta kendisi olamaz. Ortak veya iştirak halinde mülkiyette diğer paydaşların rızası dışındaki tasarruflar da suç oluşturur.
  • Devir amacı dışında tasarruf veya devri inkâr: Emanet edilen bilgisayarın satılması, kiralanan aracın devri, saklanmak üzere verilen paranın kendi ihtiyacında kullanılması ya da “böyle bir mal bende yok” biçiminde teslimi inkâr etmek tipik örneklerdir.
  • Kast: Failin, malı sahiplenme veya devir amacına aykırı kullanma iradesi bulunmalıdır. Taksirle işlenmez; olası kast yeterlidir.

Basit güveni kötüye kullanma şikayete bağlı suç niteliğindedir. Uzlaştırma kapsamına girer; soruşturmanın ilk durağı Cumhuriyet Başsavcılığı uzlaştırma bürosudur. Şikayetten vazgeçme durumunda dava düşer.

TCK 155/2 Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma — Nitelikli Hal

Kanun’un 155/2 fıkrası, suçun “meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında” işlenmesini nitelikli hal olarak tanımlar. Bu halde ceza 1 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 3.000 güne kadar adlî para cezasıdır. Ağırlaştırıcı sebep, failin görev veya konumu itibariyle mağdur tarafından duyulan güvenin daha yoğun ve kurumsal nitelikte olmasına dayanır.

Nitelikli halin uygulanabilmesi için failin, mağdurla arasında bir güven ilişkisi doğuran hizmet, meslek veya vekalet bağının bulunması gerekir. Bu ilişki yazılı sözleşmeye dayanabileceği gibi sözlü ya da fiili bir hizmet ilişkisi de olabilir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin yerleşik uygulamasında; kasa görevlisi, muhasebeci, tahsildar, mağaza müdürü, şoför, kargo çalışanı, otel resepsiyonisti, avukat, mali müşavir, komisyoncu, sigorta acentesi gibi konumlarda çalışan kişilerin işverene veya müvekkile ait malı zimmete geçirmesi bu fıkra kapsamında değerlendirilmektedir.

Nitelikli hal şikayete tabi değildir; suçtan haberdar olan Cumhuriyet Savcısı tarafından resen soruşturulur. Aynı şekilde CMK 253 anlamında uzlaştırma kapsamı dışındadır. Şikayetten vazgeçme dosyayı düşürmez; ancak fail lehine mağdurun zararının giderilmesi TCK 168 kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına imkân verebilir. Buna ek olarak 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanun ile eklenen TCK 155/3 uyarınca suçun konusu motorlu taşıt olduğunda ceza bir kat artırılır; bu düzenleme uygulamada önemli bir sertleşme getirmiştir.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Güveni Kötüye Kullanma ile Dolandırıcılık (TCK 157) Arasındaki Farklar

Uygulamada en sık karıştırılan iki suç güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılıktır. Ayrım, temel olarak hilenin varlığı ve malın devir anındaki iradenin sakat olup olmadığı üzerinden yapılır.

  • Malın devri: Güveni kötüye kullanmada mağdur, malı özgür iradesiyle ve hukuken geçerli bir sebeple faile teslim eder. Dolandırıcılıkta ise mağdurun teslim iradesi failin hilesi ile sakatlanmıştır.
  • Hile unsuru: TCK 155’te hile aranmaz; suç, devirden sonra ortaya çıkan aykırı tasarrufla oluşur. TCK 157’de ise objektif olarak aldatıcı davranışın (hile) bulunması zorunludur.
  • Kastın zamanı: Güveni kötüye kullanmada suç kastı devir sonrası; dolandırıcılıkta ise devirden önce, teslim iradesini şekillendiren aşamada mevcuttur.
  • Hukuki ilişkinin geçerliliği: Yerleşik Yargıtay uygulaması, güveni kötüye kullanma için “aralarındaki hukuki ilişkinin geçerli olması” ilkesini benimser. Malın devri baştan hile ile sağlanmışsa dolandırıcılık suçu oluşur.
  • Ceza aralığı: Dolandırıcılık basit halde 1-5 yıl, nitelikli hallerde ise 3-10 yıl arasında değişir. Konunun detayları için dolandırıcılık suçu TCK 157-158 ve nitelikli haller yazımıza bakabilirsiniz.

Örnek: Yol kenarında araç satan bir kişinin, aracın kilometresini oynatarak sahte belgeyle satması dolandırıcılıktır; oysa aracı geçici olarak kullanmak üzere ödünç alan bir tanışın iade etmeyerek satması güveni kötüye kullanmadır. İki suç aynı fiil örgüsünde kolayca karışabilir; bu nedenle ilk şikayet dilekçesinin ve iddianamedeki nitelendirmenin isabetli olması, yargılama sürecinin seyri açısından belirleyicidir.

Şikayet Süresi, Uzlaştırma ve Zamanaşımı

TCK 155/1 basit güveni kötüye kullanma suçu şikayete tabidir. TCK 73 uyarınca mağdur, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayet hakkını kullanmak zorundadır. Süresi içinde şikayette bulunulmazsa dava düşme kararı ile sonuçlanır. Şikayet dilekçesinde suçun konusu mal, teslim tarihi, teslimi doğuran sözleşmesel ilişki ve devir amacına aykırı tasarrufun somutlaştırılması gerekir.

Basit hal, CMK 253 kapsamında zorunlu uzlaştırmaya tabidir. Şikayet üzerine soruşturma dosyası önce uzlaştırma bürosuna gönderilir; taraflar arasında anlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Kovuşturma aşamasında da mahkeme, önce dosyayı uzlaştırma bürosuna sevkeder. Uzlaşma raporunun mahkeme onayı ile dava düşer, sabıka kaydı oluşmaz.

Hizmet nedeniyle nitelikli hal (TCK 155/2) hem şikayete tabi olmadığı hem de uzlaştırma kapsamında bulunmadığı için bu yolla çözüm mümkün değildir; ancak zararın azami ölçüde giderilmesi halinde TCK 168 etkin pişmanlık indirimi uygulanabilir. Dava zamanaşımı, TCK 66 uyarınca basit halde 8 yıl, nitelikli halde de üst sınırı 7 yıl olduğundan yine 8 yıldır. Ceza zamanaşımı ise TCK 68 uyarınca daha uzun sürelere yayılır.

Yerleşik Uygulamadan Örnekler — Yargıtay 15. Ceza Dairesi

Yerleşik uygulamada güveni kötüye kullanma suçunun sınırları şu tipik olaylarla belirlenmiştir:

  • “Kendi malı sanma” savunması: Ortak kullanıma ait olduğu iddia edilen bir eşyanın satılması halinde failin savunmasında “kendi malı sandığı” beyanı, somut delil (tapu, fatura, sözleşme, ortaklık belgesi) ile desteklenmedikçe kastı ortadan kaldırmaz. Yerleşik uygulama, ortak veya iştirak halinde mülkiyette diğer paydaşların rızası dışındaki tasarrufun suç oluşturduğu yönündedir.
  • İşveren emanet parası: Kasa görevlisinin, tahsildarın veya banka çalışanının müşteriden aldığı parayı işverene teslim etmeyip kişisel harcamalarında kullanması, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (155/2) olarak değerlendirilir. Bu durum, bazı kararlarda özel hukuk kapsamı ile ceza hukuku kapsamının kesişimini oluşturmaktadır.
  • Taşınmaz devri örneği: Vekaletname ile taşınmazı devretmeye yetkilendirilen kişinin, vekalet sınırlarını aşarak taşınmazı kendi yakınına veya piyasa değerinin altında üçüncü kişiye devretmesi, “malların idaresi yetkisi” ölçütü içinde 155/2’yi tetikler.
  • Kiralık araç: Kira sözleşmesiyle teslim aldığı aracı süresi bittiği halde iade etmeyip başkasına devreden veya satan kişi 155/1 kapsamındadır. Motorlu taşıt olması halinde 155/3 uyarınca ceza bir kat artırılır.
  • Ariyet defter/belge: İncelenmesi için verilen ticari defter veya senedin geri verilmemesi ya da inkar edilmesi de “devir olgusunun inkarı” biçiminde bu suça vücut verir; özellikle noter huzurunda ihtar sonrası inkar, kastı ortaya koyar.
  • Aile içi olaylar: Aile üyeleri arasında saklama amacıyla bırakılan altın, döviz veya taşınır malın devri de suça vücut vermekle birlikte, TCK 167 uyarınca yakın akrabalar arasında bazı hallerde şahsi cezasızlık sebebi ya da ceza indirimi uygulanmaktadır.

Yargılama, Delil ve Etkili Savunma

Güveni kötüye kullanma suçunda görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Yetkili mahkeme, suçun işlendiği yer mahkemesidir (CMK 12). Dosyada aranan başlıca deliller şunlardır:

  • Zilyetliği doğuran sözleşme, teslim tutanağı, WhatsApp/e-posta yazışmaları
  • Kasa raporu, tahsilat makbuzu, banka hareketleri, bordro, imzalı tutanak
  • Kamera kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi raporu (kasa açığı hesabı, muhasebe incelemesi)
  • Mağdurun ihtarname ve iade talebi belgeleri; noter ihtarnameleri
  • Tapu kayıtları, araç tescil kayıtları, resmi devir belgeleri

Savunma tarafında öne çıkan tez başlıkları şunlardır: zilyetliğin devir amacına uygun kullanıldığı; malın hukuki yollarla (haciz, alacak takası, hapis hakkı) elde tutulduğu; kastın bulunmadığı; hukuki uyuşmazlık olduğu ve konunun ceza değil özel hukuk kapsamında çözümlenmesi gerektiği; suçun 155/2 değil 155/1 kapsamına girdiği. Özellikle işçi-işveren ya da ortaklık ilişkilerinde alacak-borç ilişkisiyle karıştırılan olaylarda, ihtarname öncesi yaşananların HMK deliller ışığında incelenmesi büyük önem taşır.

Yargılamanın erken safhasında hazırlanacak hukuki mütalaa ve delil toplama stratejisi, hem şikayetçi hem de sanık açısından belirleyicidir. Şikayet nitelikli hale dönüşen olaylarda uzlaşma imkanı kapandığından, avukat yönetiminde savunma kritik önem kazanır. Benzer suç tiplerinde savunma yaklaşımı için hırsızlık suçu TCK 141-142 nitelikli cezası ve haksız yere şikayet ihtimali karşısında iftira suçu TCK 267 cezası ve savunma rehberlerimize göz atabilirsiniz. Genel ceza savunma çerçevesi için Ceza Davaları ve Savunma hub sayfamızda tüm başlıklar toplu halde bulunmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Güveni kötüye kullanma suçunun cezası nedir?

TCK 155/1 basit halde 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adlî para cezası; TCK 155/2 hizmet nedeniyle nitelikli halde 1 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 3.000 güne kadar adlî para cezası öngörülmektedir. 7571 sayılı Kanun ile eklenen TCK 155/3 uyarınca suçun konusu motorlu taşıt olduğunda ceza bir kat artırılır.

Hizmet nedeniyle nitelikli hal (TCK 155/2) hangi durumlarda uygulanır?

Failin mağdurla arasında hizmet, meslek, sanat, ticaret ilişkisi veya başkasının mallarını idare etme yetkisinden doğan bir güven bağı bulunması gerekir. Kasa görevlisi, muhasebeci, avukat, mali müşavir, tahsildar, vekaletname ile mal idare eden kişilerin bu ilişkiden yararlanarak malı zimmete geçirmesi hallerinde 155/2 uygulanır.

Güveni kötüye kullanma ile dolandırıcılık arasındaki temel fark nedir?

Güveni kötüye kullanmada mağdur, malı hukuken geçerli bir sözleşmeyle ve özgür iradesiyle faile teslim eder; hile yoktur. Dolandırıcılıkta ise mağdurun teslim iradesi baştan itibaren failin hilesi ile sakatlanmıştır. Kısaca “malın rızayla teslimi + sonradan kötüye kullanım” güveni kötüye kullanma; “baştan hile ile mal alma” dolandırıcılıktır.

Güveni kötüye kullanma suçunda şikayet süresi ne kadardır?

TCK 155/1 basit hal şikayete tabi olup, TCK 73 uyarınca mağdur fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayette bulunmak zorundadır. Bu süre içinde şikayette bulunulmazsa dava düşer. TCK 155/2 nitelikli hal şikayete tabi değildir; savcılık resen soruşturur.

Güveni kötüye kullanma suçunda uzlaşma mümkün mü?

Yalnızca TCK 155/1 basit hal uzlaştırma kapsamındadır (CMK 253). Şikayet üzerine dosya öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilir; taraflar anlaşırsa dava düşer. TCK 155/2 hizmet nedeniyle nitelikli hal uzlaştırma kapsamı dışındadır; ancak zararın giderilmesi halinde TCK 168 etkin pişmanlık indirimi uygulanabilir.

Güveni kötüye kullanma davasında hangi mahkeme yetkilidir?

Görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Yetkili mahkeme, CMK 12 uyarınca suçun işlendiği yer mahkemesidir. Ancak birden fazla yerde işlenmiş fiiller varsa ilk soruşturmayı başlatan yer savcılığı yetkili sayılır.

{ “@context”: “https://schema.org”, “@type”: “FAQPage”, “mainEntity”: [ { “@type”: “Question”, “name”: “Güveni kötüye kullanma suçunun cezası nedir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “TCK 155/1 basit halde 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adlî para cezası; TCK 155/2 hizmet nedeniyle nitelikli halde 1 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 3.000 güne kadar adlî para cezası öngörülmektedir. 7571 sayılı Kanun ile eklenen TCK 155/3 uyarınca suçun konusu motorlu taşıt olduğunda ceza bir kat artırılır.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Hizmet nedeniyle nitelikli hal (TCK 155/2) hangi durumlarda uygulanır?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Failin mağdurla arasında hizmet, meslek, sanat, ticaret ilişkisi veya başkasının mallarını idare etme yetkisinden doğan bir güven bağı bulunması gerekir. Kasa görevlisi, muhasebeci, avukat, mali müşavir, tahsildar, vekaletname ile mal idare eden kişilerin bu ilişkiden yararlanarak malı zimmete geçirmesi hallerinde 155/2 uygulanır.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Güveni kötüye kullanma ile dolandırıcılık arasındaki temel fark nedir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Güveni kötüye kullanmada mağdur, malı hukuken geçerli bir sözleşmeyle ve özgür iradesiyle faile teslim eder; hile yoktur. Dolandırıcılıkta ise mağdurun teslim iradesi baştan itibaren failin hilesi ile sakatlanmıştır. Kısaca malın rızayla teslimi ve sonradan kötüye kullanım güveni kötüye kullanma; baştan hile ile mal alma dolandırıcılıktır.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Güveni kötüye kullanma suçunda şikayet süresi ne kadardır?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “TCK 155/1 basit hal şikayete tabi olup, TCK 73 uyarınca mağdur fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayette bulunmak zorundadır. Bu süre içinde şikayette bulunulmazsa dava düşer. TCK 155/2 nitelikli hal şikayete tabi değildir; savcılık resen soruşturur.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Güveni kötüye kullanma suçunda uzlaşma mümkün mü?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Yalnızca TCK 155/1 basit hal uzlaştırma kapsamındadır (CMK 253). Şikayet üzerine dosya öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilir; taraflar anlaşırsa dava düşer. TCK 155/2 hizmet nedeniyle nitelikli hal uzlaştırma kapsamı dışındadır; ancak zararın giderilmesi halinde TCK 168 etkin pişmanlık indirimi uygulanabilir.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Güveni kötüye kullanma davasında hangi mahkeme yetkilidir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Yetkili mahkeme, CMK 12 uyarınca suçun işlendiği yer mahkemesidir. Ancak birden fazla yerde işlenmiş fiiller varsa ilk soruşturmayı başlatan yer savcılığı yetkili sayılır.” } } ] }

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk