Güveni Kötüye Kullanma Suçu Nedir, Hangi Hâllerde Oluşur?
09 Haziran 2026

Güveni Kötüye Kullanma Suçu Nedir, Hangi Hâllerde Oluşur?

🔸 Güncel ve kapsamlı rehber: Bu konunun en güncel, ayrıntılı ve örneklerle açıklanmış hâli için Güveni Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası (TCK 155) sayfamızı öneririz. Aşağıdaki içerik de konuyla ilgili tamamlayıcı bilgi sunar.

Güveni kötüye kullanma, malvarlığına karşı suçlar arasında yer alan ve iş, ticaret, aile, sosyal ilişkilerde sıkça karşılaşılan bir suç türüdür. Belirli bir amaç için kişiye verilen malın veya değerin, o amaca aykırı olarak kullanılması veya iade edilmemesi durumunda söz konusu olur. Bu yazıda güveni kötüye kullanma suçunun kanuni tanımı, unsurları, hırsızlıktan farkı, nitelikli halleri, cezaları, uzlaşma, savunma stratejileri ve pratik uygulama esasları ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Net Cevap: Muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilen başkasına ait mal üzerinde, devir amacı dışında tasarrufta bulunan veya devri inkâr eden kişi, şikâyet üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası alır (TCK m.155/1). Suç meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisi ya da başkasının mallarını idare yetkisi gereği teslim edilen eşya hakkında işlenirse ceza bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıdır; bu hâl re’sen soruşturulur (m.155/2). 7571 sayılı Kanunla eklenen m.155/3’e göre suçun konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtıysa ceza bir kat artırılır. Birinci ve ikinci fıkra uzlaştırmaya tabidir; motorlu taşıt hâli uzlaştırma dışındadır (CMK m.253/1-b). Zarar kovuşturmadan önce tamamen giderilirse cezanın üçte ikisine kadarı indirilir (TCK m.168/1). Borcun ödenmemesi ise kural olarak suç değil, hukuki uyuşmazlıktır.

1) Kanuni Dayanak — TCK m.155

Güveni kötüye kullanma suçu TCK m.155 hükmünde tanımlanmıştır. Birinci fıkra uyarınca “başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkâr eden kişi, şikâyet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır.”

Bu tanımda güveni kötüye kullanma suçunun temel unsurları belirlenmiştir: (i) mal başkasına ait olmalıdır, (ii) malın zilyetliği belirli bir amaç (muhafaza veya belirli şekilde kullanma) için faile devredilmiş olmalıdır, (iii) fail bu amaca aykırı tasarrufta bulunmalıdır veya devir olgusunu inkâr etmelidir. Suçun temel özelliği, malın faile zilyetlik olarak zaten teslim edilmiş olmasıdır; yani fail malı çalmamıştır, hukuka uygun biçimde kendisine verilmiştir. Ancak sonradan bu güveni kötüye kullanarak malı amacına aykırı biçimde kullanır veya iade etmez.

Madde bugün üç fıkradan oluşur. Üçüncü fıkra, 24 Aralık 2025’te kabul edilen 7571 sayılı Kanunun 18. maddesiyle eklenmiştir:

Tablo 1 — TCK m.155 fıkra fıkra (yürürlükteki metin)

FıkraDüzenlemeCeza
m.155/1Muhafaza veya belirli şekilde kullanma amacıyla zilyetliği devredilen başkasına ait mal üzerinde amaç dışı tasarruf veya devrin inkârı; şikâyet üzerine6 ay–2 yıl hapis ve adli para cezası
m.155/2Meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi1–7 yıl hapis ve 3.000 güne kadar adli para cezası
m.155/3 (7571 s.K., 24.12.2025)Suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olmasıYukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır

Üçüncü fıkra özellikle kiralanan veya emanet verilen araçların iade edilmeyip satılması, rehnedilmesi ya da başkasına devredilmesi gibi dosyalarda önem taşır. Cezayı ağırlaştıran bu hüküm, yürürlüğünden önce işlenen fiillere uygulanmaz; suç tarihindeki kanun ile sonraki kanun farklıysa failin lehine olan uygulanır (TCK m.7/2). Emanet aracın iade edilmemesine ilişkin ayrıntılar için emanet aracın iade edilmemesi (TCK 155) yazımıza bakabilirsiniz.

2) Suçun Unsurları ve Hırsızlıktan Farkı

Güveni kötüye kullanma ile hırsızlık suçlarının temel farkı, malın nasıl fail eline geçtiğidir. Hırsızlıkta fail, malı sahibinin rızası olmadan bulunduğu yerden alır. Güveni kötüye kullanmada ise fail, malı hukuka uygun biçimde ve sahibinin rızası ile alır; ancak sonradan bu emaneti veya yükümlülüğü kötüye kullanır. Bu ayrım pratik uygulamada önemlidir çünkü aynı somut olay her iki suç açısından da değerlendirilebilir ve doğru sınıflandırmanın yapılması gerekir. Kuyumcunun kaçması veya emanet altınları iade etmemesi hâlinde şikâyet, ihtiyati haciz ve iflas yolları için kuyumcu kaçtı, altınlarımı nasıl alırım rehberimize bakılabilir.

Örnek vermek gerekirse: Bir kişi arkadaşından telefonunu ödünç aldı ve iade etmedi. Bu durum güveni kötüye kullanma suçunu oluşturur çünkü telefon başlangıçta rıza ile faile teslim edilmiştir. Eğer aynı kişi arkadaşının telefonu masada iken izinsiz alıp götürseydi bu hırsızlık olurdu. Başka bir örnek: Bir mağaza sahibi çalışanına belirli bir müşteriye teslim etmesi için para verdi; çalışan bu parayı kendine ayırdı. Bu güveni kötüye kullanmadır. Ancak çalışan mağaza kasasından parayı çalsaydı, bu hırsızlık olurdu. Bu ayrımlar somut olayın koşullarına göre yapılır ve failin başlangıçtaki niyeti önemlidir; başından beri malı ele geçirme amacı ile aldıysa dolandırıcılık da söz konusu olabilir.

3) Nitelikli Güveni Kötüye Kullanma — TCK m.155/2

TCK m.155/2 hükmü güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli hallerini düzenler. Bu düzenleme uyarınca “suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.”

Bu nitelikli hallerin kapsamı geniştir. Meslek ve sanat ilişkisi kapsamında; avukatlar, muhasebeciler, doktorlar, mühendisler gibi meslek sahiplerinin müvekkillerinin veya hastalarının varlıklarını kötüye kullanmaları bu kapsamdadır. Ticaret ilişkisi; ticari muhataplar arasındaki güven ilişkisini kötüye kullanmayı ifade eder. Hizmet ilişkisi ise çalışanların işverenin veya müşterilerin mallarını kötüye kullanmasını kapsar. Yönetim yetkisi ise vasilerin, kayyımların, şirket yöneticilerinin güveni kötüye kullanmasıdır. Nitelikli hallerde ceza önemli ölçüde artırılır (bir yıldan yedi yıla kadar hapis). Ayrıca adli para cezası da yüksek düzeydedir. Bu düzenleme, mesleki güvenin ve iş ilişkilerinin korunması amacındadır.

4) Uygulamadaki Karşılaşılan Durumlar

Güveni kötüye kullanma suçunun günlük yaşamda çok çeşitli tezahürleri vardır. Öncelikle emanet malın iade edilmemesi durumları yaygındır. Ödünç alınan eşyaların (telefon, laptop, otomobil vb.) iade edilmemesi bu kapsamdadır. Depozito veya para emanet vermek de bu suçun konusu olabilir; birine parasının saklanması için verildiğinde ve saklayan kişi parayı kendi hesabına aktardığında suç oluşur.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15 💬 WhatsApp

İşletme içi güveni kötüye kullanma vakaları da yaygındır. Kasiyerin tahsil ettiği parayı kendine ayırması, mağaza görevlisinin ürünleri kendi kullanımına ayırması, muhasebe çalışanının şirket parasını başka amaçla harcaması gibi durumlar hizmet ilişkisi gereği teslim edilen mal hakkında işlendiğinden m.155/2 kapsamında değerlendirilir. Günlük dilde “zimmete geçirme” denilse de, hukuki anlamda zimmet yalnızca kamu görevlisinin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilen malı zimmetine geçirmesidir ve ayrı bir suçtur (TCK m.247; beş yıldan on iki yıla kadar hapis). Kira depozitosunun iade edilmemesi ise kural olarak sözleşmeden doğan bir alacak uyuşmazlığıdır. Açığa imzalanarak belirli bir şekilde doldurulmak üzere verilen bir kâğıdın verilme nedeninden farklı doldurulması ise güveni kötüye kullanma değil, ayrı bir suç olan açığa imzanın kötüye kullanılmasıdır (TCK m.209/1: şikâyet üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis).

5) Cezalar ve Adli Para Cezası

Güveni kötüye kullanma suçunun temel cezası TCK m.155/1 uyarınca altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Nitelikli hallerde ise ceza bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıdır (m.155/2). Suçun konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtıysa bu cezalar bir kat artırılır (m.155/3). Ceza takdirinde; malın değeri, failin niyeti, mağdurun uğradığı gerçek zarar, ilişkinin niteliği (mesleki, aile, ticari vb.) gibi faktörler göz önünde bulundurulur.

Adli para cezası, güveni kötüye kullanma suçunda hapis cezasıyla birlikte verilir; seçimlik değildir. Tutar, tam gün sayısı ile bir gün karşılığı miktarın çarpılmasıyla bulunur; bir gün karşılığı 7499 sayılı Kanunla 1 Haziran 2024’ten itibaren en az 100, en fazla 500 TL’dir (TCK m.52/2), bu tarihten önce işlenen suçlarda eski 20–100 TL aralığı uygulanır. Hesabın ayrıntısı için adli para cezası nasıl hesaplanır yazımıza bakabilirsiniz. Hükmolunan bir yıl veya daha az süreli hapis cezası TCK m.50 uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilebilir; iki yıl veya daha az süreli hapiste erteleme (TCK m.51) veya koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m.231/5) değerlendirilebilir. HAGB için zararın tamamen giderilmesi veya denetim süresince taksitle giderilmesi şarttır (CMK m.231/6-c, 231/9). Suçtan elde edilen malvarlığı değerleri bakımından kazanç müsaderesi (TCK m.55) de gündeme gelebilir.

6) Şikâyet, Uzlaşma ve Etkin Pişmanlık

Güveni kötüye kullanma suçu TCK m.155/1 uyarınca şikâyete bağlıdır. Mağdurun şikâyeti olmadan takibat başlatılmaz. Şikâyet süresi TCK m.73/1-2 uyarınca fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı aydır; şikâyetten vazgeçme, kabul eden sanık bakımından davayı düşürür (m.73/4, 73/6). Nitelikli haller (TCK m.155/2) için ise durum farklıdır; bu haller kural olarak resen takip edilir ve şikâyet aranmaz. Bu ayrım, suçun ağırlığına göre yapılmıştır; mesleki güvenin kötüye kullanılması gibi ağır durumlarda toplumsal menfaat, şikâyet aranmaksızın takibi gerektirir.

Uzlaştırma bakımından; CMK m.253/1-b’deki listede güveni kötüye kullanma “(üçüncü fıkra hariç, madde 155)” olarak sayılmıştır. Bu ifade 7571 sayılı Kanunun 24. maddesiyle getirilmiştir. Sonuç olarak basit hâl (m.155/1) ile nitelikli hâl (m.155/2) uzlaştırmaya tabidir; motorlu taşıt hâli (m.155/3) ise uzlaştırma kapsamı dışındadır. Nitelikli hâl şikâyete bağlı olmasa da uzlaştırma yoluyla sonuçlanabilir; uzlaşma sağlanır ve edim yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararı verilir. Etkin pişmanlık TCK m.168’e göre değerlendirilir: zarar kovuşturma başlamadan önce aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilirse cezanın üçte ikisine kadarı (m.168/1), kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce giderilirse yarısına kadarı (m.168/2) indirilir. Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde indirim için mağdurun rızası aranır (m.168/4); rıza yoksa kısmi ödeme bu indirimi sağlamaz. Ayrıntı için etkin pişmanlık ve zararın giderilmesi ve uzlaştırma rehberimize bakabilirsiniz.

7) Savunma Stratejileri ve Yargılama

Güveni kötüye kullanma davalarında sanığın savunmasında birçok argüman ileri sürülebilir. Öncelikle, malın gerçekten başkasına ait olmadığı veya faile devredilmediği iddia edilebilir. Zilyetlik devri gerçekten yapılmış mıydı, hangi koşullarla devredilmişti, tarafların anlaşması neydi gibi hususlar tartışılabilir. İkinci olarak, malın kullanımının veya iadenin amaca uygun olduğu ileri sürülebilir; yani “kötüye kullanma” iddiasının doğru olmadığı savunulabilir. Örneğin ödünç alınan otomobilin kullanım süresinin doğal olduğu, iadenin gecikmesinin kabul edilebilir bir sebebe (arıza, yol koşulları vb.) dayandığı iddia edilebilir.

Üçüncü savunma stratejisi, olayın hukuki bir uyuşmazlık olduğu ve ceza hukukunun kapsamı dışında kaldığıdır. Ticari uyuşmazlıklar, kira anlaşmazlıkları, iş sözleşmesi ihlalleri bazı hallerde ceza suçu olarak değerlendirilmesi ve hukuki (medeni) yolla çözülmesi gerekebilir. Yani olayın “suç” değil “sözleşme ihlali” olduğu ileri sürülebilir. Bu ayrım özellikle önemlidir çünkü ceza yolu ile medeni yol farklı sonuçlar doğurur. Yargılama süreci CMK’nın genel usulüne göre yürür. Deliller; sözleşmeler, mesajlaşmalar, banka kayıtları, tanık beyanları, güvenlik kamerası görüntüleri gibi belgelerdir. Sanığın avukat desteği alması hem soruşturma aşamasında hem yargılama sırasında haklarının korunması için önemlidir. Ayrıca sanığın mağdur ile ilişkisinin sürdürülmesi arzu ediliyorsa uzlaştırma yolu tercih edilebilir; ceza yargılaması ilişkiyi kalıcı olarak zedeleyebilir.

Hangi Hâllerde Oluşur? Somut Senaryolar

Suçun özü şudur: mal, muhafaza edilmek veya belirli şekilde kullanılmak üzere rızayla teslim edilmiştir; suç, devir amacı dışında tasarrufta bulunulmasıyla sonradan oluşur.

Güveni kötüye kullanmanın görünüm biçimleri (TCK m.155)

SenaryoDeğerlendirmeHâl
Emanet araç iade edilmiyorDevir amacı dışında tasarrufBasit hâl
Kiralanan eşyanın satılmasıAmaç dışı tasarrufBasit hâl
Devir olgusunun inkârı“Bana böyle bir şey verilmedi”Ayrıca suç oluşturur
Şirket parasının kişisel kullanımıMal idare yetkisiNitelikli hâl
Muhasebecinin tahsilatı aktarmamasıHizmet ilişkisiNitelikli hâl
Vekilin tahsil ettiği parayı vermemesiYetki gereği teslimNitelikli hâl
Yönetici veya kasiyerin zimmete geçirmesiMeslek ve hizmet ilişkisiNitelikli hâl
Borcun ödenmemesiKural olarak suç değilHukuki uyuşmazlık
Ödünç alınan paranın iade edilmemesiKural olarak hukuki uyuşmazlıkZilyetlik devri farklı

Sekizinci ve dokuzuncu satırlar en önemli sınırı çizer: bir borcun ödenmemesi veya ödünç alınan paranın iade edilmemesi kural olarak suç değil, hukuki uyuşmazlıktır. Suçun oluşması için malın muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere teslim edilmiş olması gerekir.

Üçüncü satır ise az bilinen fiildir; malı iade etmemek kadar teslim olgusunu inkâr etmek de bu suçu oluşturur.

Takip Usulü ve Savunma

Basit ve nitelikli hâl arasındaki fark yalnızca cezada değil, takip usulünde de belirleyicidir.

Basit ve nitelikli hâlin karşılaştırması

KonuBasit hâlNitelikli hâl
İlişkiKişisel emanetMeslek, sanat, ticaret, hizmet ilişkisi veya mal idare yetkisi
TakipŞikâyete bağlıRe’sen
VazgeçmeDava düşerDava düşmez
Şikâyet süresiÖğrenmeden itibaren altı ay—
Ceza6 ay–2 yıl hapis ve adli para cezası1–7 yıl hapis ve 3.000 güne kadar adli para cezası
Savunma — hukuki ilişkiAlacak-borç ilişkisi olduğunun gösterilmesiSuç değil, uyuşmazlık
Savunma — teslim amacıMalın hangi amaçla verildiğiBelge önemli
Etkin pişmanlıkZararın giderilmesiKovuşturmadan önce üçte ikiye kadar indirim
Aile içiBelirli yakınlar için cezasızlık veya indirimTCK m.167/1-2

İkinci ve üçüncü satırlar beklentiyi doğru kurar: basit hâl şikâyete bağlıdır ve vazgeçme dava düşürür; nitelikli hâl ise re’sen soruşturulur ve şikâyetten vazgeçme dosyayı kapatmaz. Bununla birlikte nitelikli hâl de uzlaştırma kapsamında olduğundan (CMK m.253/1-b), uzlaşmanın gerçekleşmesi ve edimin yerine getirilmesi dosyayı sonuçlandırabilir. Altıncı satır ise savunmanın merkezidir; ilişkinin aslında bir alacak-borç ilişkisi olduğunun belgelerle gösterilmesi hâlinde fiil suç değil hukuki uyuşmazlık olarak değerlendirilir. Dolandırıcılıkla farkı için güveni kötüye kullanma ile dolandırıcılık arasındaki fark rehberimize bakabilirsiniz.

Kişiye ve malvarlığına karşı suçlar rehberlerimiz: silahla ve bıçakla yaralama · kasten öldürme · konut dokunulmazlığı · hırsızlıkta basit ve nitelikli hâl · bilişim sistemine girme

Kanun Metnine Göre Unsurlar: Şikâyet ve Savunma Bu Başlıklarla Kurulur

Güveni kötüye kullanma dosyası, kanun metnindeki her ifadenin ayrı ayrı ispatına dayanır. Aşağıdaki tablo, birinci fıkradaki ifadeleri ve bunların dosyada nasıl karşılandığını gösterir:

Tablo 2 — Kanun metnine göre suçun unsurları (TCK m.155/1)

UnsurKanundaki ifadeDosyada ne aranır?
Konu“Başkasına ait … mal”Malın failin değil, başkasının mülkiyetinde olduğu
Zilyetlik devri“muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş”Teslim belgesi, sözleşme veya yazışmalarla teslim amacı
Hareket 1“zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan”Satma, rehnetme, harcama, başkasına devretme gibi amaç dışı işlem
Hareket 2“bu devir olgusunu inkâr eden”Teslimin hiç yapılmadığının ileri sürülmesi
Yarar“kendisinin veya başkasının yararına olarak”Tasarrufun faile veya üçüncü kişiye yarar sağlaması
Takip şartı“şikâyet üzerine”Basit hâlde altı ay içinde şikâyet (TCK m.73/1)

Kanun hırsızlıktan farklı olarak “taşınır mal” ifadesini kullanmaz; hırsızlıkta konu “başkasına ait taşınır bir mal”dır (TCK m.141/1), güveni kötüye kullanmada ise kanun “başkasına ait … mal” demekle yetinir. Suçun iki ayrı seçimlik hareketi vardır: amaç dışı tasarruf ve devrin inkârı. Uygulamada en sık rastlanan savunma, teslimin muhafaza amacıyla değil satış, kira veya ödünç (para) ilişkisi içinde yapıldığıdır; bu nedenle teslim amacını gösteren belge, dosyanın en önemli delilidir.

Görevli mahkeme ve süreç: Şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılır (CMK m.158/1). Basit ve nitelikli hâlde dosya önce uzlaştırmaya gönderilir (CMK m.253). Uzlaşma olmazsa ve toplanan deliller yeterli şüphe oluşturursa iddianame düzenlenir (CMK m.170/2). Ağır ceza mahkemesi kural olarak on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlara baktığından (5235 sayılı Kanun m.12), basit ve nitelikli güveni kötüye kullanma davaları asliye ceza mahkemesinde görülür.

Ceza, Şikâyet, Uzlaştırma ve Zamanaşımı Tablosu

Güveni kötüye kullanmada dosyanın seyri, fiilin hangi fıkraya girdiğine göre tamamen değişir. Aşağıdaki tablo dört ihtimali birlikte gösterir:

Tablo 3 — Ceza, şikâyet, uzlaştırma ve dava zamanaşımı

HâlCezaŞikâyetUzlaştırmaDava zamanaşımı
Basit (m.155/1)6 ay–2 yıl hapis ve adli para cezasıŞikâyete bağlı (6 ay)Var (CMK m.253/1-b)8 yıl
Nitelikli (m.155/2)1–7 yıl hapis ve 3.000 güne kadar adli para cezasıAranmazVar (CMK m.253/1-b)15 yıl
Motorlu taşıt — basit hâl üzerinden (m.155/1 ve 3)Ceza bir kat artırılır (hapis bakımından 1–4 yıl)m.155/1’e göreYok (7571 s.K. m.24)8 yıl
Motorlu taşıt — nitelikli hâl üzerinden (m.155/2 ve 3)Ceza bir kat artırılır (hapis bakımından 2–14 yıl)AranmazYok (7571 s.K. m.24)15 yıl

Zamanaşımı süreleri kanundaki cezanın üst sınırına göre hesaplanmıştır (TCK m.66/1-d ve e): üst sınırı beş yılı aşmayan suçlarda sekiz yıl, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az olanlarda on beş yıl. Şikâyete bağlı basit hâlde ise ayrıca altı aylık şikâyet süresi vardır (TCK m.73/1). Zamanaşımının kesilmesi ve durması için dava ve ceza zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.

Benzer Suçlardan Ayrım Tablosu

Güveni kötüye kullanmada belirleyici olan, malın faile rızayla ve belirli bir amaçla teslim edilmiş olmasıdır. Aynı olay, malın nasıl el değiştirdiğine göre farklı suç tiplerine girebilir:

Tablo 4 — Güveni kötüye kullanma ve benzer suçlar

SuçMal faile nasıl geçer?CezaDayanak
Güveni kötüye kullanmaMuhafaza veya belirli kullanım amacıyla rızayla devredilir; sonradan amaç dışı tasarruf6 ay–2 yıl hapis ve adli para cezası (nitelikli: 1–7 yıl)TCK m.155
HırsızlıkZilyedin rızası olmadan, taşınır mal bulunduğu yerden alınır1–3 yıl hapisTCK m.141/1
DolandırıcılıkMağdur hileli davranışla aldatılır ve malı kendi iradesiyle verir1–5 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıTCK m.157
ZimmetKamu görevlisine görevi nedeniyle devredilen mal zimmete geçirilir5–12 yıl hapisTCK m.247
Açığa imzanın kötüye kullanılmasıBelirli şekilde doldurulmak üzere verilen imzalı boş kâğıt farklı doldurulurŞikâyet üzerine 3 ay–1 yıl hapisTCK m.209/1
Borcun ödenmemesiPara mülkiyeti devredilir; iade borcu doğarKural olarak suç değilTBK hükümleri

Başlangıçta hile varsa, yani mal zaten aldatma yoluyla elde edilmişse fiil dolandırıcılık olarak değerlendirilir; hile yoksa ve malın amaç dışı kullanımı sonradan gerçekleşmişse güveni kötüye kullanma söz konusudur. Karşılaştırma için dolandırıcılık suçu (TCK 157-158) ve hırsızlıkta basit ve nitelikli hâl yazılarımıza bakabilirsiniz.

Akrabalar Arasında Güveni Kötüye Kullanma (TCK m.167)

Güveni kötüye kullanma, malvarlığına karşı suçlar bölümünde yer aldığından akrabalık hükmü uygulanır. Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümdeki suçların haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyunun ya da bu derecede kayın hısımlarından birinin, evlat edinen veya evlatlığın ya da aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına işlenmesi hâlinde ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz (TCK m.167/1). Ayrılık kararı verilmiş eş, aynı konutta yaşamayan kardeş veya aynı konutta beraber yaşayan amca, dayı, hala, teyze, yeğen ya da ikinci derece kayın hısmı zararına işlenmesi hâlinde ise suç şikâyete bağlıdır ve ceza yarı oranında indirilir (m.167/2). Aile içindeki emanet ve mal idaresi uyuşmazlıklarında bu nedenle önce taraflar arasındaki yakınlık derecesi tespit edilmelidir.

Emanet malınız iade edilmiyor mu, hakkınızda şikâyet mi var?
Fıkrayı, şikâyet süresini ve uzlaştırma imkânını birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15

Hemen ArayınWhatsApp’tan Yazın

Mağdur Ne Yapmalı? Ceza ve Hukuk Yolu Birlikte

  • Şikâyet ve süre: Basit hâlde fiil ve faili öğrenmeden itibaren altı ay içinde Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa şikâyette bulunun (TCK m.73/1; CMK m.158/1). Teslim belgesini, sözleşmeyi ve teslim amacını gösteren yazışmaları ekleyin.
  • Teslim amacını belgeleyin: Suçun kurulması, malın “muhafaza” veya “belirli şekilde kullanma” amacıyla verildiğinin gösterilmesine bağlıdır; para ödünç verildiyse bu çoğu zaman alacak ilişkisidir.
  • Hukuk yolu: Ceza dosyasından bağımsız olarak malın iadesi veya tazminat için dava açılabilir (TBK m.49); tazminat istemi zararı ve faili öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl içinde ileri sürülmelidir, fiil daha uzun zamanaşımına tabi bir suçsa o süre uygulanır (TBK m.72/1). Vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş para alacakları için ihtiyati haciz istenebilir (İİK m.257).
  • Katılma: Kamu davası açılırsa ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar davaya katılabilirsiniz (CMK m.237/1).

Kuyumcuya emanet bırakılan altınların iade edilmemesi gibi özel durumlar için kuyumcu kaçtı, emanet altınlar, hizmet ilişkisinden doğan dosyalar için hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma yazılarımıza bakabilirsiniz.

Kontrol Listesi: Şikâyetçi ve Şüpheli İçin

Şikâyetçi iseniz:

  1. Malın size ait olduğunu ve teslim tarihini gösteren belgeyi (sözleşme, teslim tutanağı, fatura, mesaj) hazırlayın.
  2. Teslimin muhafaza veya belirli kullanım amacıyla yapıldığını gösteren yazışmaları ayırın; satış veya borç ilişkisi görüntüsü veren belgeler dosyayı zayıflatır.
  3. İade talebinizi yazılı olarak bildirin ve cevabı saklayın; devrin inkârı da suçun seçimlik hareketidir.
  4. Basit hâlde altı aylık şikâyet süresini (TCK m.73/1), motorlu taşıt söz konusuysa m.155/3’ü dilekçede ayrıca belirtin.

Hakkınızda şikâyet varsa:

  1. Teslimin hangi hukuki ilişkiye dayandığını (satış, kira, ödünç para, ortaklık) belgeleyin; alacak-borç ilişkisi suç değildir.
  2. Şikâyetin altı aylık süre içinde yapılıp yapılmadığını kontrol edin (basit hâl).
  3. Zararı gidermeyi düşünüyorsanız bunu iddianamenin kabulünden önce yapmak en geniş indirimi sağlar (TCK m.168/1; CMK m.2/1-f).
  4. Uzlaştırma teklifini motorlu taşıt hâli dışında değerlendirin (CMK m.253/1-b); edimin yerine getirilmesi dosyayı sonuçlandırabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Güveni kötüye kullanma suçu nedir?

TCK m.155/1 uyarınca başkasına ait olup muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak devir amacı dışında tasarrufta bulunma veya bu devir olgusunu inkâr etme suçudur.

Hırsızlıktan farkı nedir?

Hırsızlıkta fail taşınır malı zilyedin rızası olmadan bulunduğu yerden alır (TCK m.141/1). Güveni kötüye kullanmada ise mal rızayla ve belirli bir amaçla faile teslim edilmiştir; suç, sonradan amaç dışı tasarrufla oluşur.

Dolandırıcılıktan farkı nedir?

Dolandırıcılıkta mağdur baştan hileli davranışlarla aldatılır ve malı bu yüzden verir (TCK m.157). Güveni kötüye kullanmada teslim anında hile yoktur; güven ilişkisi sonradan kötüye kullanılır.

Ödünç aldığım eşyayı iade etmezsem suç işlemiş olur muyum?

Belirli bir şekilde kullanmak üzere ödünç verilen eşyanın iade edilmeyip amaç dışı tasarrufa konu edilmesi veya teslimin inkâr edilmesi suç oluşturabilir. Basit hâl şikâyete bağlıdır; tarafların anlaşması ve iade süresi somut olayda değerlendirilir.

Borç aldığım parayı ödeyemezsem güveni kötüye kullanma olur mu?

Kural olarak hayır. Ödünç verilen paranın mülkiyeti borçluya geçer ve iade yükümlülüğü bir alacak ilişkisidir. Suç için malın muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere teslim edilmiş olması gerekir.

Ceza ne kadardır?

Basit hâlde altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası (TCK m.155/1); nitelikli hâlde bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası (m.155/2). Suçun konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtıysa ceza bir kat artırılır (m.155/3).

Kiralık aracı iade etmemek hangi ceza gerektirir?

7571 sayılı Kanunla eklenen TCK m.155/3 uyarınca suçun konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olduğunda ilgili fıkraya göre verilecek ceza bir kat artırılır. Bu hâl uzlaştırma kapsamı dışındadır ve yürürlüğünden önce işlenen fiillere uygulanmaz.

Nitelikli haller nelerdir?

Suçun meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesidir (TCK m.155/2).

Güveni kötüye kullanma şikâyete bağlı mı?

Basit hâl (TCK m.155/1) şikâyete bağlıdır ve şikâyet süresi fiil ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır (TCK m.73/1-2). Nitelikli hâl (m.155/2) şikâyet aranmaksızın soruşturulur.

Güveni kötüye kullanmada uzlaştırma var mı?

Evet. CMK m.253/1-b’de güveni kötüye kullanma “(üçüncü fıkra hariç, madde 155)” olarak sayılmıştır; basit ve nitelikli hâl uzlaştırmaya tabidir, motorlu taşıt hâli (m.155/3) ise uzlaştırma dışındadır.

Zararı iade edersem indirim olur mu?

Evet. Zarar kovuşturma başlamadan önce tamamen giderilirse cezanın üçte ikisine kadarı (TCK m.168/1), kovuşturma başladıktan sonra hükümden önce giderilirse yarısına kadarı (m.168/2) indirilir. Kısmi iadede indirim için mağdurun rızası aranır (m.168/4).

Şirket çalışanının parayı kendine ayırması zimmet midir?

Özel sektör çalışanı bakımından hayır; hizmet ilişkisi gereği teslim edilen mal hakkında işlendiğinden nitelikli güveni kötüye kullanmadır (TCK m.155/2). Zimmet, kamu görevlisinin görevi nedeniyle devredilen malı zimmetine geçirmesidir (TCK m.247).

Boş imzalı senedi farklı doldurmak güveni kötüye kullanma mı?

Hayır, ayrı bir suçtur. Belirli bir tarzda doldurulmak üzere teslim edilen imzalı boş kâğıdı verilme nedeninden farklı dolduran kişi, şikâyet üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası alır (TCK m.209/1).

Eşim veya çocuğum güveni kötüye kullanırsa ceza alır mı?

Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eş, üstsoy, altsoy, bu derecede kayın hısımları, evlat edinen veya evlatlık ya da aynı konutta yaşayan kardeş zararına işlenmesi hâlinde cezaya hükmolunmaz (TCK m.167/1). Daha uzak akrabalarda suç şikâyete bağlıdır ve ceza yarı oranında indirilir (m.167/2).

Dava zamanaşımı kaç yıldır?

Basit hâlde sekiz yıl, nitelikli hâlde on beş yıldır (TCK m.66/1-d ve e). Motorlu taşıt hâlinde üst sınır arttığından süre, esas alınan fıkraya göre belirlenir.

Avukat veya muhasebeci tahsil ettiği parayı vermezse hangi suç oluşur?

Meslek ilişkisi gereği teslim edilen veya tahsil edilen para hakkında amaç dışı tasarruf, nitelikli güveni kötüye kullanma olarak değerlendirilir (TCK m.155/2): bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası.

Güveni kötüye kullanma davası hangi mahkemede görülür?

Basit ve nitelikli hâlde asliye ceza mahkemesinde görülür. Ağır ceza mahkemesi kural olarak on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlara bakar (5235 sayılı Kanun m.12).

Güveni kötüye kullanmada HAGB verilebilir mi?

Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ise ve diğer şartlar varsa verilebilir (CMK m.231/5). HAGB için zararın tamamen giderilmesi veya denetim süresince aylık taksitle giderilmesi şarttır (CMK m.231/6-c, 231/9).

Ceza davasını beklemeden malımı geri isteyebilir miyim?

Evet. Ceza dosyasından bağımsız olarak iade veya tazminat davası açılabilir (TBK m.49); koşulları varsa ihtiyati haciz de istenebilir (İİK m.257).

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın

Hukukçular Evi — Av. Fatma Öztürk

📞 Hemen Ara 💬 WhatsApp ile Yaz

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk