🔸 Güncel ve kapsamlı rehber: Bu konunun en güncel, ayrıntılı ve örneklerle açıklanmış hâli için Kasten (Adam) Yaralama Suçu ve Cezası 2026 (TCK 86-87) sayfamızı öneririz. Aşağıdaki içerik de konuyla ilgili tamamlayıcı bilgi sunar.
Kasten yaralama, kişinin vücut bütünlüğüne veya sağlığına kasıtlı olarak zarar vermek suretiyle işlenen ve Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenmiş temel suçlardan biridir. Basitten ağır neticelere kadar geniş bir yelpazede uygulanabilen bu suç, yaralanmanın ağırlığına ve suçun işleniş biçimine göre farklı cezalarla karşılanır. Bu yazıda kasten yaralamanın kanuni tanımı, basit ve nitelikli halleri, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, cezalar, uzlaşma, meşru müdafaa savunması ve pratik uygulama esasları ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
1) Kanuni Dayanak — TCK m.86
Kasten yaralama suçu TCK m.86 hükmünde tanımlanmıştır. Bu düzenleme uyarınca “kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Bu tanım, kasten yaralamanın temel unsurlarını belirler: (i) kasıtlı fiil, (ii) mağdurun vücut bütünlüğüne veya sağlığına zarar vermek, (iii) mağdurun vücuduna acı vermek, sağlığını bozmak veya algılama yeteneğini etkilemek.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında yaralamanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olması hâli düzenlenmiştir. Bu durumda ceza dört aydan bir yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası olarak öngörülmüştür. Yaralamanın niteliğinin belirlenmesi Adli Tıp Kurumu raporu veya devlet hastanesi raporu ile yapılır. Basit tıbbi müdahale; küçük yaralar, hafif çürükler, geçici acılar gibi kolayca ve kısa sürede iyileşen durumları kapsar. Daha ağır yaralar ise TCK m.86/1 kapsamında değerlendirilir ve daha yüksek ceza gerektirir.
2) Nitelikli Kasten Yaralama — TCK m.86/3
TCK m.86/3 hükmü nitelikli kasten yaralama hallerini düzenler. Bu düzenleme kapsamında ceza artırılan başlıca haller şunlardır: (i) üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı işlenmesi, (ii) beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi, (iii) kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenmesi, (iv) kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi, (v) silahla işlenmesi, (vi) canavarca hisle işlenmesi.
Aile içi şiddet vakalarında bu düzenleme özellikle önemlidir. Eşe, çocuğa, ana babaya karşı işlenen kasten yaralama nitelikli sayılır ve cezalar artırılır. Bu düzenleme aile içi şiddetin önlenmesi ve mağdurların korunması amacındadır. Ayrıca 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun çerçevesinde koruyucu tedbir kararları da uygulanabilir; uzaklaştırma, yaklaşma yasağı gibi tedbirler mağduru koruyacak biçimde alınabilir. Silahla işlenen yaralamalar da nitelikli sayılır; bıçak, sopa, tabanca, taş gibi araçların kullanılması cezayı artırır. Silah sayılan araçlar TCK m.6/1-f hükmünde ayrıntılı biçimde tanımlanmıştır.
3) Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama — TCK m.87
TCK m.87 hükmü, yaralamanın belirli ağır neticelere yol açması durumunda cezanın artırılmasını düzenler. Bu düzenleme; yaralama fiilinin failin öngörebileceği ancak istemediği ağır neticelere yol açması durumunu kapsar. Ağır netice halleri şunlardır: (i) mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması, (ii) konuşmasında sürekli zorluk, (iii) yüzünde sabit bir esere neden olma, (iv) yaşamını tehlikeye sokan bir duruma yol açma, (v) gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına neden olma.
Daha ağır netice halleri de düzenlenmiştir. Bunlar arasında; mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi, konuşma veya çocuk yapma yeteneklerinin kaybı, yüzünde sürekli bir değişiklik, gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine neden olma yer alır. Bu tür ağır neticeler halinde cezalar önemli ölçüde artırılır. Ölüm neticesi ise ayrı bir düzenlemeye tabidir; TCK m.87/4 hükmü uyarınca yaralama fiili sonucunda mağdurun ölmesi hâlinde, kasten yaralama suçu değil “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” veya duruma göre “kasten öldürme” suçu oluşabilir. Failin kastının ölüme yönelik olup olmadığı ayrımı önemli olup somut olayda değerlendirme yapılır.
4) İhmal Suretiyle Kasten Yaralama — TCK m.88
TCK m.88 hükmü ihmal suretiyle kasten yaralama halini düzenler. Bu düzenleme uyarınca “kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir.” Bu düzenleme, aktif bir davranış yerine gerekli önlemi almama, gerekli müdahaleyi yapmama gibi ihmal ile yaralanmaya neden olan hallerde uygulanır.
Uygulamada bu düzenleme örneğin sağlık personelinin gerekli bakımı yapmaması, iş güvenliği önlemlerini almayan işverenin çalışanının yaralanmasına yol açması gibi durumlarda gündeme gelebilir. Ancak dikkat edilmelidir ki ihmalin kasten yaralama suçu oluşturabilmesi için failin yaralamayı istememiş ancak öngörülebilir olmasına rağmen gerekli özeni göstermemiş olması gerekir. Bilinçli ihmal ile ceza uygulanır; ancak taksirli ihmal halinde TCK m.89 hükmü uyarınca “taksirle yaralama” suçu oluşur. Kasten ihmal ve taksirli ihmal ayrımı önemlidir ve failin manevi tutumu değerlendirmede belirleyicidir.
5) Cezalar ve Ceza Hesaplaması
Kasten yaralama suçunun temel cezası TCK m.86 uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralarda ise dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür. Nitelikli hallerde cezalar artırılır; TCK m.86/3 hükmü uyarınca temel cezaya bir kat artırım uygulanır. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamalarda ise daha yüksek cezalar öngörülmüştür.
Ceza takdirinde TCK m.61 hükmü çerçevesinde çeşitli faktörler değerlendirilir. Suçun işleniş biçimi (planlı mı, ani mi), kullanılan alet (silah, sopa, yumruk vb.), yaralamanın ağırlığı (basit müdahale mi, ağır sonuçlar mı), mağdurun durumu (yaşlı, çocuk, engelli mi), failin geçmişi ve pişmanlık göstergeleri değerlendirilir. Adli para cezasına çevirme (TCK m.50) bazı hallerde mümkündür; kısa süreli hapis cezaları kamuya yararlı işte çalışma, hafta sonu tutuklama gibi seçenek yaptırımlara dönüştürülebilir. Erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) de belirli koşullarda uygulanabilir.
6) Uzlaşma, Şikâyet ve Etkin Pişmanlık
Kasten yaralama suçlarında uzlaştırma önemli bir yer tutar. CMK m.253 hükmü uyarınca temel kasten yaralama suçu (TCK m.86/1) uzlaştırma kapsamındadır. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralamalarda (TCK m.86/2) da uzlaştırma mümkündür. Ancak nitelikli kasten yaralama halleri ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama uzlaştırma kapsamı dışındadır. Bu ayrım, suçun ağırlığına göre yapılmıştır.
Uzlaştırma sürecinde taraflar bir uzlaştırmacı huzurunda anlaşarak uyuşmazlığı çözebilir. Sanığın mağdurun zararını gidermesi (tedavi masraflarının ödenmesi, manevi tazminatın karşılanması vb.) genellikle uzlaştırmanın temel şartıdır. Anlaşma sağlanırsa sanık hakkında ceza yaptırımı uygulanmaz ve dava düşer. Şikâyet bakımından ise durum farklıdır; kasten yaralama suçları kural olarak resen takip edilir, ancak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralamalarda (TCK m.86/2) ve TCK m.86/1’in kastî nitelikli olmadığı hallerde şikâyete bağlıdır. Etkin pişmanlık için özel bir düzenleme kasten yaralamada yoktur; ancak sanığın pişmanlığı ve mağdurun haklarını tanıması, hâkim tarafından ceza takdirinde göz önünde bulundurulur.
7) Meşru Müdafaa ve Diğer Savunmalar
Kasten yaralama davalarında en sık ileri sürülen savunmalardan biri meşru müdafaadır (meşru savunma). TCK m.25 hükmü uyarınca “gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.” Meşru müdafaanın koşulları: (i) saldırının haksız olması, (ii) saldırının gerçekleşmesi veya tekrarının muhakkak olması, (iii) savunmanın saldırı ile orantılı olması.
Meşru müdafaa iddiasında ispat yükü savunmayı ileri süren sanığa aittir. Sanığın olayın başlangıcından beri saldırgan konumda olmaması, saldırıya karşı orantılı savunma yapması gerekir. Savunmanın sınırının aşılması hâlinde ceza indirimi mümkündür ancak beraat söz konusu olmaz. Diğer savunmalar arasında; hukuka uygunluk sebepleri (görev, hak kullanımı, ilgilinin rızası vb.), kusur yeteneğinin bulunmaması (akıl hastalığı, sarhoşluk vb.), yaralama fiilinin başkası tarafından yapıldığı gibi iddialar yer alabilir. Yargılama sürecinde deliller (tanık ifadeleri, güvenlik kamerası görüntüleri, sağlık raporları, olay yeri incelemesi, uzman görüşü) belirleyici rol oynar. Sanığın avukat desteği alması, doğru savunma stratejisinin belirlenmesi ve haklarının korunması için önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kasten yaralama suçu nedir?
TCK m.86 uyarınca kasten başkasının vücuduna acı verme, sağlığını bozma veya algılama yeteneğini etkileme suçudur. Temel ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralarda dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası.
Nitelikli kasten yaralama nedir?
TCK m.86/3 uyarınca cezayı artıran özel hallerdir. Aile içi (eş, çocuk, ana baba, kardeş), engelli veya savunamayacak durumdaki kişiye, kamu görevlisine, silahla veya canavarca hisle işlenen yaralamalar niteliklidir. Ceza bir kat artırılır.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama nedir?
TCK m.87 uyarınca yaralama fiilinin failin öngörebileceği ancak istemediği ağır neticelere yol açması durumudur. Duyu veya organ işlevi kaybı, yüzde sabit eser, yaşamı tehlikeye sokma gibi neticeler halinde ceza önemli ölçüde artırılır.
Aile içi yaralamada ceza daha ağır mı?
Evet. TCK m.86/3 uyarınca eşe, altsoya (çocuk), üstsoya (ana baba) veya kardeşe karşı işlenen kasten yaralama niteliklidir ve cezası artırılır. Ayrıca 6284 sayılı Kanun çerçevesinde koruyucu tedbir kararları da alınabilir.
Silahla yaralama nitelikli midir?
Evet. TCK m.86/3 uyarınca silahla işlenen yaralama niteliklidir. Silah kavramı TCK m.6/1-f hükmü uyarınca geniş yorumlanır; bıçak, sopa, tabanca, taş gibi araçların kullanılması bu kapsamdadır.
Kasten yaralamada uzlaşma mümkün mü?
Temel kasten yaralama (TCK m.86/1) ve basit tıbbi müdahale halleri (m.86/2) uzlaştırma kapsamındadır. Ancak nitelikli haller (m.86/3) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (m.87) uzlaştırma kapsamı dışındadır.
Meşru müdafaa varsa ceza verilir mi?
Meşru müdafaa koşulları oluştuğunda (TCK m.25) faile ceza verilmez. Koşullar: haksız saldırının gerçekleşmesi veya tekrarının muhakkak olması, savunmanın orantılı olması. Sınırın aşılması hâlinde ceza indirimi mümkündür ancak beraat söz konusu olmaz.
⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın
Ankara’da Uzman Avukat — Av. Fatma Öztürk
📞 Hemen Ara 💬 WhatsApp ile Yazİlgili: Suçun tüm hâlleri için ana rehber: Kasten Yaralama Suçu ve Cezası (TCK 86-87)
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ İnternette Tanıştığım Kişi Para İstiyor: Duygusal Dolandırıcılık (Romance Scam) ve Yapılacaklar
- ▸ Emniyet Kemeri ve Çocuk Koltuğu Zorunluluğu: 7574 Sayılı Kanun Sonrası Kurallar ve Cezalar
- ▸ IBAN Dosyasında Beraat mi, TCK 158/4 İndirimi mi? Kast ve İştirak Ayrımı
- ▸ TCK 158/4 Uyarlama Dilekçesi Örneği: Hangi Mahkemeye, Nasıl Yazılır?
Bu konuda hukuki destek almak için


