Darp Raporunda Ne Yazar? Basit Tıbbi Müdahale, Yaşamsal Tehlike, Kırık ve Cezaya Etkisi (TCK 86-87), Rapora İtiraz (2026)
24 Temmuz 2026

Darp Raporunda Ne Yazar? Basit Tıbbi Müdahale, Yaşamsal Tehlike, Kırık ve Cezaya Etkisi (TCK 86-87), Rapora İtiraz (2026)

Halk arasında “darp raporu” denen belge, yaralanmanın varlığını ve derecesini tespit eden adli muayene raporudur. Raporun hukuken en önemli bölümü sonuç kısmıdır; çünkü orada yazan birkaç cümle, olayın hangi suç olarak nitelendirileceğini, şikâyete bağlı olup olmadığını, uzlaştırmaya gidilip gidilmeyeceğini ve cezanın ne kadar olacağını doğrudan belirler. “Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilir” ifadesi yaralamayı şikâyete bağlı ve daha hafif cezalı TCK m.86/2 kapsamına sokar. Bu ifadenin bulunmaması m.86/1’e, “yaşamsal tehlike”, “yüzde sabit iz” veya “organ işlevinde sürekli zayıflama” ifadeleri cezanın bir kat artırıldığı m.87/1’e, kemik kırığı veya çıkığı ise cezanın yarısına kadar artırıldığı m.87/3’e götürür. Bu yazıda raporda ne yazdığını, her sonuç cümlesinin ceza davasındaki karşılığını, rapora nasıl itiraz edileceğini ve bir itiraz dilekçesini kanun metinleri üzerinden anlatıyoruz. Raporun nereden ve nasıl alınacağına ilişkin ayrıntılı yol haritası ise ayrı rehberimizde yer alıyor.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

⚡ Net Cevap: Raporun sonuç kısmında üç soruya cevap aranır: yaralanma basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir mi, yaşamsal tehlike var mı, kalıcı sonuç (kırık, sabit iz, organ işlev kaybı) var mı? “Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” ise suç şikâyete bağlıdır ve ceza 6 ay – 1 yıl 6 ay hapis veya adli para cezasıdır (TCK m.86/2). Değilse ceza 1 yıl 6 ay – 3 yıldır (m.86/1). Yaşamsal tehlike veya sabit izde ceza bir kat, kırıkta yarısına kadar artırılır (m.87). Rapora itiraz edilebilir (CMK m.67). Destek için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.

📌 Ana rehber: Darp Raporu (Adli Rapor) Nasıl Alınır? Geçici ve Kesin Rapor. Raporun hangi sağlık kuruluşundan, nasıl ve ne zaman alınacağına ilişkin adım adım yol haritası orada anlatılıyor.

Darp Raporunda Neler Yazar?

Adli muayene raporu, hekimin serbestçe kaleme aldığı bir metin değil, belirli bölümlerden oluşan standart bir belgedir. Her bölümün hukuki bir işlevi vardır ve rapor okunurken her biri ayrı ayrı kontrol edilmelidir.

Darp raporunun bölümleri
BölümİçerikNeden önemli?
Kimlik ve muayene zamanıKişinin kimliği, muayene tarihi ve saatiOlay ile muayene arasındaki süre, bulguların olayla bağlantısını gösterir
Öykü (anamnez)Kişinin olayı nasıl anlattığıAnlatım ile bulguların uyumu sonradan tartışılabilir
BulgularLezyonların yeri, boyutu ve niteliğiYaralanmanın varlığının ve dağılımının delili
TetkiklerRöntgen, tomografi ve konsültasyon sonuçlarıKırık ve iç yaralanmalar ancak tetkikle ortaya çıkar
Sonuç kanaatiBasit tıbbi müdahale, yaşamsal tehlike, kırık ve kalıcı sonuçlara ilişkin değerlendirmeSuçun nitelendirmesini ve cezayı belirler

Öykü bölümünde kişinin olayı nasıl anlattığı yazılır; burada eksik veya yanlış bir anlatım, sonradan ifadeyle çelişki iddiasına yol açabilir. Bu nedenle muayene sırasında olayın kısa ve doğru anlatılması, bütün ağrı ve şikâyetlerin hekime tek tek söylenmesi gerekir. Bulgular bölümünde lezyonların anatomik yeri ve büyüklüğü tarif edilmelidir. Tetkik yapılmadan kırık ihtimali dışlanmışsa ya da konsültasyon sonucu beklenmeden kesin kanaat bildirilmişse, rapor bu yönüyle tartışmaya açıktır.

Rapor Nereden Alınır? Kısaca

Darp raporu, kamu hastanelerinin acil servislerinden ve adli muayene yapmaya yetkili sağlık kuruluşlarından alınabilir. Kişi olaydan sonra doğrudan sağlık kuruluşuna başvurabileceği gibi, kolluğa şikâyette bulunduğunda kolluk tarafından muayeneye de sevk edilebilir. Mağdurun rızası bulunduğundan doğrudan başvuruda savcı veya hâkim kararı gerekmez. Başvuru yerleri, süreler ve adım adım yol haritası için darp raporu nasıl alınır rehberimize bakabilirsiniz; bu yazı ise raporun içeriğine ve hukuki sonuçlarına odaklanmaktadır.

Sonuç Cümleleri ve Hukuki Karşılıkları

Rapordaki ifade ve ceza davasındaki karşılığı
Rapordaki ifadeSuç ve cezaŞikâyet ve uzlaştırma
Basit tıbbi müdahale ile giderilebilirTCK m.86/2: 6 ay – 1 yıl 6 ay hapis veya adli para; kadına karşı alt sınır 9 ayŞikâyete bağlı; uzlaştırma kapsamında
Basit tıbbi müdahale ile giderilemezTCK m.86/1: 1 yıl 6 ay – 3 yıl hapisŞikâyet aranmaz; uzlaştırma kapsamında
Yaşamsal tehlikeTCK m.87/1-d: ceza bir kat artırılır; en az 4 yıl (nitelikli hâlde 6 yıl)Şikâyet aranmaz; uzlaştırma yok
Yüzde sabit izTCK m.87/1-c: ceza bir kat artırılırŞikâyet aranmaz; uzlaştırma yok
Duyu veya organ işlevinde sürekli zayıflamaTCK m.87/1-a: ceza bir kat artırılırŞikâyet aranmaz; uzlaştırma yok
Kemik kırığı veya çıkığıTCK m.87/3: ceza, hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar artırılırŞikâyet aranmaz; uzlaştırma yok
Organ işlevinin yitirilmesi, yüzün sürekli değişikliğiTCK m.87/2: ceza iki kat artırılır; en az 6 yıl (nitelikli hâlde 9 yıl)Şikâyet aranmaz; uzlaştırma yok
ÖlümTCK m.87/4: 10 – 14 yıl (nitelikli hâlde 14 – 18 yıl)Resen

Uzlaştırma kapsamındaki kasten yaralama, CMK m.253/1-b’de “üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88” olarak sayılmıştır. Bu nedenle m.86/1 ve m.86/2 uzlaştırma kapsamındadır; m.86/3’teki nitelikli hâller ile m.87’deki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama ise kapsam dışında kalır. Tablo, raporun sonuç cümlesindeki tek bir ifadenin dosyanın kaderini nasıl değiştirdiğini açıkça gösterir. Kasten yaralamanın temel ve nitelikli hâlleri için kasten yaralama suçu ve cezası, neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâller için kasten yaralama suçu ve ağırlaşan neticeler rehberlerimize bakabilirsiniz.

Raporunuzdaki sonuç cümlesinin anlamını birlikte değerlendirelim
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

“Basit Tıbbi Müdahale” Ne Demek?

Kanun, kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olmasını ayrı bir hâl olarak düzenler (TCK m.86/2). Yüzeysel bir sıyrık, küçük bir ezik veya pansuman ya da basit bir ilaç tedavisiyle iyileşen bir kızarıklık tipik olarak bu kapsamda değerlendirilir. Buna karşılık dikiş gerektiren bir kesi, kırık veya iç organ yaralanması genellikle basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte kabul edilmez. Bu ayrımın somut dosyadaki karşılığını hekim, adli tıp alanında kullanılan yaralama değerlendirme ölçütlerine göre belirler. Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir yaralamanın hukuki rejimi için basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralama rehberimize bakabilirsiniz.

Bu ayrımın en önemli sonucu şikâyete bağlılıktır. m.86/2 kapsamındaki yaralama mağdurun şikâyetine bağlıdır ve şikâyet süresi fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır (TCK m.73/1). Buna karşılık m.86/3’teki hâllerde, örneğin eşe, kardeşe, üstsoya veya altsoya karşı, silahla ya da kamu görevi nedeniyle işlenen yaralamada, yaralanma hafif olsa bile şikâyet aranmaz ve ceza yarı oranında artırılır. Bu nedenle aile içi olaylarda mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi davayı düşürmez.

Ceza Hesabı Örnekleri

Aşağıdaki tablo, temel cezanın alt sınırdan belirlendiği ve başka bir artırım veya indirim uygulanmadığı varsayımıyla, raporun sonuç cümlesinin cezaya etkisini göstermektedir.

Rapora göre ceza örnekleri (alt sınır varsayımı)
Rapordaki durumHesapSonuç
Basit tıbbi müdahale ile giderilebilirm.86/2 alt sınırı6 ay hapis veya adli para cezası
Basit tıbbi müdahale ile giderilemezm.86/1 alt sınırı1 yıl 6 ay
Yaşamsal tehlike1 yıl 6 ay × 2 = 3 yıl; kanuni alt sınır 4 yıl4 yıl
Silahla yaralama ve yaşamsal tehlike1 yıl 6 ay + yarısı = 2 yıl 3 ay; × 2 = 4 yıl 6 ay; kanuni alt sınır 6 yıl6 yıl
Kemik kırığı, etkisi ağır1 yıl 6 ay + en çok yarısıEn çok 2 yıl 3 ay

Tablo, raporun bir satırının cezayı dört katına kadar değiştirebildiğini gösterir; ayrıca iki yıllık eşiğin aşılıp aşılmaması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme imkânlarını doğrudan belirler. Bu nedenle hem mağdur hem sanık açısından raporun doğruluğu, dosyanın en kritik meselesidir. Kasten yaralamanın cezaları 4/6/2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunla artırılmıştır; bu tarihten önceki fiillerde lehe olan önceki cezalar uygulanır.

Taksirle Yaralamada Aynı Rapor, Farklı Sonuç (TCK m.89)

Trafik kazası veya iş kazası gibi taksirle yaralama dosyalarında da darp raporuyla aynı nitelikte bir adli rapor düzenlenir; ancak raporun sonuç cümleleri farklı bir cezai sonuca bağlanır. Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır (TCK m.89/1). Bu aralık 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunla üç aydan bir yıla kadar olan önceki aralıktan artırılmış ve 25/12/2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Taksirle yaralamada raporun etkisi
Rapordaki durumCezaDayanak
Yaralanma (temel hâl)4 ay – 2 yıl hapis veya adli para cezasıTCK m.89/1
Organ işlevinde sürekli zayıflama, kemik kırığı, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, yaşamsal tehlikeCeza yarısı oranında artırılırTCK m.89/2
İyileşmesi olanaksız hastalık, organ işlevinin yitirilmesi, yüzün sürekli değişikliğiCeza bir kat artırılırTCK m.89/3
Birden fazla kişinin yaralanması9 ay – 5 yıl hapisTCK m.89/4
ŞikâyetKural olarak şikâyete bağlıdır; bilinçli taksirde (birinci fıkra hariç) şikâyet aranmazTCK m.89/5

Taksirle yaralamada kemik kırığı, kasten yaralamadan farklı olarak yaşamsal tehlike ve sabit izle aynı fıkrada sayılmış ve cezanın sabit olarak yarısı oranında artırılmasına bağlanmıştır; kasten yaralamadaki “hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar” artırım esnekliği burada yoktur. Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi hâlinde ise verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir (m.88/1). Taksirle yaralama uzlaştırma kapsamındadır (CMK m.253/1-b-2).

Geçici Rapor ve Kesin Rapor

Uygulamada rapor çoğu zaman iki aşamada düzenlenir. İlk muayeneyi yapan hekim olay anındaki bulguları ve acil tetkikleri içeren bir rapor düzenler; kırık, iç yaralanma veya kalıcı sonuç ihtimali varsa kesin değerlendirme, tedavi süreci tamamlandıktan veya gerekli tetkik ve konsültasyonlar yapıldıktan sonra verilir. Tanı kesinleşmeden kesin rapor düzenlenmesi, raporun sonradan tartışılmasına yol açan başlıca nedenlerdendir. İlk raporda basit tıbbi müdahale ile giderilebilir denmişken tedavi sürecinde kırık veya kalıcı hasar ortaya çıkarsa, kesin raporla suçun nitelendirmesi değişebilir. Bu durumda yargılama sırasında suçun şikâyete bağlı veya uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması ya da tersinin gerçekleşmesi, CMK m.158/7 ve m.254/1 hükümlerini gündeme getirir. Raporun ne zaman çıktığı ve süreler için adli tıp raporu ne zaman çıkar yazımıza bakabilirsiniz.

En Çok Tartışılan Kavram: Yaşamsal Tehlike

“Yaşamını tehlikeye sokan bir durum” ifadesi, kasten yaralamada cezayı bir kat artıran ve en az dört yıllık bir alt sınır doğuran en kritik sonuç cümlesidir (TCK m.87/1-d). Bu nedenle uygulamada en çok tartışılan rapor unsurudur. Yaşamsal tehlike, yaralanmanın kişinin hayatını fiilen tehlikeye sokan bir durum yaratıp yaratmadığına ilişkin tıbbi bir değerlendirmedir; yaralanmanın görünümüne veya kullanılan aracın niteliğine göre değil, somut klinik bulgulara göre belirlenir. Örneğin iç kanama, önemli bir organın yaralanması veya acil cerrahi müdahale gerektiren durumlar bu kapsamda değerlendirilebilirken, yalnızca yaralanmanın vücudun hassas bir bölgesinde olması tek başına yeterli değildir.

Yaşamsal tehlike kanaatinin, tetkik ve klinik takip sonuçlarına dayanması ve gerekçelendirilmesi gerekir. Gerekçesiz veya muğlak bir yaşamsal tehlike kanaati, hem sanık hem mağdur açısından itiraz konusu yapılmalıdır; tartışmalı dosyalarda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması istenir. Kasten öldürmeye teşebbüs ile yaralama arasındaki ayrımda da yaşamsal tehlike değerlendirmesi önemli bir veridir, ancak tek başına belirleyici değildir; failin kastı, kullanılan araç, hedef alınan bölge ve fiilin sürdürülüp sürdürülmediği birlikte değerlendirilir.

Muayene ve Rıza (CMK m.76)

Bir suça ilişkin delil elde etmek amacıyla mağdurun vücudu üzerinde beden muayenesi yapılması, kural olarak hâkim veya mahkeme kararına, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararına bağlıdır (CMK m.76/1). Ancak mağdurun rızası varsa bu işlemler için karar alınmasına gerek yoktur (m.76/2). Bu nedenle olaydan sonra doğrudan sağlık kuruluşuna başvuran kişi, kendi rızasıyla muayene olur ve rapor alır. Mağdur, tanıklıktan çekinme sebeplerinin bulunduğu hâllerde muayeneden kaçınabilir; çocuk ve akıl hastasının çekinmesi konusunda kanuni temsilcisi karar verir (m.76/4). Sağlık kuruluşu ise muayene sırasında bir suç belirtisiyle karşılaştığında durumu yetkili makamlara bildirmekle yükümlüdür; bildirmeyen veya geciktiren sağlık mesleği mensubu cezalandırılır (TCK m.280).

Rapora itiraz etmek mi istiyorsunuz?
Hukukçular Evi Ankara | 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Rapora İtiraz: Ceza Davasında Yollar

Adli muayene raporu, ceza muhakemesinde bir bilirkişi incelemesi niteliğindedir ve rapora karşı taraflara kanunda açık imkânlar tanınmıştır. Bilirkişi incelemeleri tamamlandığında Cumhuriyet savcısına, katılana, vekiline, şüpheliye veya sanığa ve müdafiine, yeni bilirkişi incelemesi yapılması veya itirazların bildirilmesi için süre verilir; bu istemler reddedilirse üç gün içinde gerekçeli bir karar verilir (CMK m.67/5). Taraflar ayrıca olayla ilgili olarak veya bilirkişi raporu hakkında uzmanından bilimsel mütalaa alabilir (m.67/6). Mahkeme her zaman bilirkişinin duruşmada dinlenmesine karar verebilir; ilgililerden birinin istemesi hâlinde de bu yol açıktır (m.68/1). Raporların çelişkili olduğu veya tartışmalı bir kanaat içerdiği durumlarda dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi istenir. Bilirkişi raporuna itirazın genel yöntemi için bilirkişi raporuna itiraz rehberimize bakabilirsiniz.

Rapora itiraz gerekçeleri
GerekçeÖrnekSonuç
Tetkik eksikliğiKırık ihtimaline rağmen görüntüleme yapılmadan kesin raporYeni muayene ve tetkik istenir
Konsültasyon beklenmeden kanaatUzman değerlendirmesi olmadan yaşamsal tehlike kanaatiRapor kesin kabul edilmez
Bulgu ile sonuç arasında çelişkiBulgular ağır olduğu hâlde basit tıbbi müdahale kanaatiYeniden değerlendirme
Oluş mekanizmasına ilişkin nitelendirme“Bıçak yarası” gibi mekanizma nitelemesiHekimin yetki alanı dışında değerlendirme tartışılır
Raporlar arası çelişkiGeçici ve kesin rapor ya da iki ayrı kurum raporu farklıAdli Tıp Kurumundan rapor istenir
Raporu okurken kontrol listesi
KontrolSoruNeden önemli?
ZamanMuayene olaydan ne kadar sonra yapılmış?Bulguların olayla bağlantısı
ÖyküOlay doğru ve eksiksiz anlatılmış mı?İfadeyle çelişki riski
BulgularBütün lezyonlar yer ve boyutuyla yazılmış mı?Eksik bulgu sonradan ispat edilemez
TetkikKırık veya iç yaralanma ihtimali tetkikle araştırılmış mı?Tetkiksiz kesin kanaat tartışmalıdır
Basit tıbbi müdahaleAçıkça belirtilmiş mi?Şikâyete bağlılık ve ceza aralığı
Yaşamsal tehlike ve kalıcı sonuçDeğerlendirilmiş mi, geçici mi kesin mi?TCK m.87 uygulanması
KesinlikRapor geçici mi, kesin mi?Nitelendirmenin sonradan değişme ihtimali

Çocuk Mağdurlarda Rapor

Mağdur çocuksa muayene ve rapor süreci ek güvencelere tabidir. Çocuğun muayeneden kaçınması konusunda kanuni temsilcisi karar verir; çocuk hukuki sonuçları algılayabilecek durumdaysa görüşü de alınır ve kanuni temsilci aynı zamanda şüpheliyse bu konuda hâkim karar verir (CMK m.76/4). Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki kişiye karşı işlenen yaralamada şikâyet aranmaz ve ceza yarı oranında artırılır (TCK m.86/3-b). Aile içinde çocuğa yönelik şiddette sağlık kuruluşunun bildirim yükümlülüğü özellikle önem taşır; çocuğun muayenesinde bulguların fotoğraflanması ve pediatri ile adli tıp değerlendirmesinin birlikte yapılması istenmelidir.

Rapor ve Tazminat

Darp raporu ceza davasının yanında hukuk mahkemesinde açılacak tazminat davasının da temel delilidir. Tedavi giderleri, iş göremezlik süresi ve manevi zarar, raporda tespit edilen yaralanmanın ağırlığıyla doğrudan bağlantılıdır. Kalıcı bir sonuç bulunan dosyalarda ise çalışma gücü kaybının belirlenmesi için ayrıca maluliyet değerlendirmesi yapılır; ceza dosyasındaki adli rapor ile hukuk dosyasındaki maluliyet raporu farklı amaçlara hizmet eden ayrı belgelerdir. Tazminat talebi bakımından tedavi sürecine ait bütün belgelerin, reçete ve fatura dahil, saklanması gerekir.

Sık yapılan hatalar
HataSonucuDoğrusu
Muayeneye geç gitmekYüzeysel bulgular kaybolurOlaydan hemen sonra muayene olmak
Bazı şikâyetleri söylememekRaporda yer almayan bulgu sonradan ispat edilemezBütün ağrı ve şikâyetleri tek tek söylemek
Tetkik istememekKırık gözden kaçabilirGerekli görüntülemenin yapılmasını istemek
İlk rapora itiraz etmemekHafif nitelendirme kesinleşebilirTedavi belgeleriyle yeni rapor istemek
Kesin rapor çıkmadan uzlaşmakSonradan ortaya çıkmayan zararlar için dava açılamazKalıcı sonuç netleşmeden uzlaşmamak
Raporu tek delil sanmakFail ispatlanamayabilirKamera ve tanık delillerini derhâl istemek

Rapor Faili Göstermez: Diğer Deliller

Darp raporu yaralanmanın varlığını ve derecesini gösterir; yaralanmanın kim tarafından yapıldığını göstermez. Failin belirlenmesi için kamera kayıtları, tanık beyanları, olay yeri tutanakları, mesajlaşma kayıtları ve karşı tarafın kendi adli muayene raporu gibi deliller gerekir. Mağdur soruşturma evresinde delillerin toplanmasını isteyebilir (CMK m.234/1-a-1); kamera kayıtlarının saklama süresi kısa olduğundan bu talep derhâl ve yazılı olarak yapılmalıdır. Olayın ilk anlarında yapılacaklar için darp edildim, yaralandım rehberimize bakabilirsiniz.

Sanık Açısından: Rapor Nasıl Tartışılır?

Sanık açısından darp raporu, suçlamanın ağırlığını belirleyen belge olduğu kadar savunmanın da önemli bir dayanağıdır. İlk olarak raporun olay tarihiyle uyumu değerlendirilmelidir: muayenenin olaydan günler sonra yapılması, bulguların başka bir nedenle oluşmuş olma ihtimalini gündeme getirebilir. İkinci olarak mağdurun anlatımı ile bulguların uyumu karşılaştırılmalıdır; anlatılan saldırı biçimiyle uyuşmayan bulgular dikkat çekicidir. Üçüncü olarak yaşamsal tehlike veya kemik kırığı kanaatinin tetkik sonuçlarına dayanıp dayanmadığı denetlenmelidir. Sanık da bilirkişi raporuna karşı yeni inceleme isteyebilir ve uzman mütalaası sunabilir (CMK m.67/5-6). Olay sırasında sanığın kendisinin de yaralanmış olması hâlinde, kendi adli raporunun alınması ve dosyaya sunulması meşru savunma veya haksız tahrik değerlendirmesi bakımından önemlidir. Raporun nitelendirmeyi ağırlaştıran bir sonuca varması hâlinde, bu sonucun cezaya etkisi ve iki yıllık eşiğin aşılıp aşılmadığı da savunma stratejisinin belirlenmesinde dikkate alınmalıdır.

Raporu Destekleyen Belgeler

Rapor tek başına her bulguyu kalıcı olarak kayıt altına almaz; özellikle morarma ve şişlik gibi bulgular zamanla değişir. Bu nedenle olaydan hemen sonra ve takip eden günlerde yaralanmaların tarihli fotoğraflarının çekilmesi, kontrol muayenelerine ait belgelerin, reçete ve faturaların, röntgen ve tomografi görüntülerinin saklanması gerekir. Tedavi sırasında yapılan her işlem ve alınan her rapor, kesin raporun düzenlenmesinde ve itiraz aşamasında kullanılabilecek delillerdir. Bu belgelerin bir dosyada düzenli olarak toplanması, hem ceza dosyasında hem de tazminat davasında ispatı kolaylaştırır. Fotoğraflarda yaralanmanın yanında bir ölçü aracının veya tarih bilgisinin görünmesi, bulguların büyüklüğünün ve zamanının sonradan tartışılmasını önler. İşyerinden alınan raporlar, izin belgeleri ve işe gidilemeyen günlere ilişkin kayıtlar da iş göremezlik süresinin ispatında kullanılabilir; bu belgelerin tarihleri raporla birlikte değerlendirildiğinde tedavi sürecinin bütünü açık, tutarlı ve eksiksiz biçimde mahkemenin önüne konulmuş olur.

Karşılıklı Kavgada Raporlar

Karşılıklı kavgalarda her iki taraf da rapor alır ve dosya karşılıklı şikâyete dönüşür. Bu dosyalarda raporlar yalnızca yaralanmayı değil, olayın seyrini de gösterir: yaralanmaların yeri ve ağırlığı, kimin saldırdığı ve kimin savunmada kaldığı konusunda önemli bir göstergedir. Saldırıyı başlatan tarafın durumu haksız tahrik indirimi bakımından, savunma amacıyla hareket eden tarafın durumu ise meşru savunma bakımından değerlendirilir. Meşru savunma iddiası ilk ifadeden itibaren tutarlı biçimde ileri sürülmelidir. Bu kurumlar için haksız tahrik indirimi ve meşru savunma rehberlerimize bakabilirsiniz.

Aile İçi Şiddette Rapor

Aile içi şiddette darp raporu hem ceza soruşturmasında hem de koruyucu tedbir talebinde kullanılır. Eşe veya kardeşe karşı yaralama şikâyet aranmaksızın soruşturulduğundan, raporun sonucu ne olursa olsun savcılık resen harekete geçer. Kadına karşı işlenen basit yaralamada cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz (TCK m.86/2). Raporla birlikte koruma ve uzaklaştırma tedbirleri talep edilebilir; bu tedbirler ceza soruşturmasından bağımsız ve çok daha hızlı işler. Koruma kararı talebi için 6284 koruma kararı talebi dilekçesi örneğimize bakabilirsiniz.

Uzlaştırma ve Şikâyetten Vazgeçmede Raporun Rolü

Rapor, uzlaştırma ve şikâyetten vazgeçme kararlarının da temel dayanağıdır. Basit yaralamada vazgeçme davayı düşürür; ancak rapor nitelikli bir yaralamayı gösteriyorsa vazgeçme sonuç doğurmaz. Uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar hariç ayrıca tazminat davası açılamaz (CMK m.253/19); bu nedenle kesin rapor alınmadan ve kalıcı sonuç ihtimali netleşmeden uzlaşmaya varılması mağdur açısından risklidir. Bu konular için uzlaştırma nedir ve şikâyetimden vazgeçmek istiyorum yazılarımıza bakabilirsiniz.

Dilekçe Örneği: İlk Rapora İtiraz ve Adli Tıp Kurumundan Rapor Alınması Talebi

Aşağıdaki örnek, ilk muayenede “basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” denilmesine rağmen sonraki kontrollerde burun kemiğinde kırık tespit edilen bir mağdur adına, soruşturma evresinde hazırlanmıştır. Bilgiler dosyaya göre düzenlenmelidir.

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINASORUŞTURMA NO: …/… MÜŞTEKİ: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …) VEKİLİ: Av. … ŞÜPHELİ: Ad Soyad KONU: Dosyadaki ilk adli muayene raporuna itirazlarımız ile Adli Tıp Kurumundan kesin rapor alınması istemimizin sunulmasıdır.AÇIKLAMALAR1- CMK m.67/5 bakımından: Müvekkil hakkında olay günü … Devlet Hastanesi acil servisinde düzenlenen …/…/2026 tarihli raporda yaralanmanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte olduğu belirtilmiştir. Ancak bu rapor, olay anında burun bölgesinde şişlik ve kanama bulunmasına rağmen herhangi bir görüntüleme tetkiki yapılmadan düzenlenmiştir. Müvekkilin …/…/2026 tarihinde yapılan kontrol muayenesinde çekilen tomografide burun kemiğinde deplase kırık tespit edilmiş ve müvekkil …/…/2026 tarihinde ameliyat edilmiştir. Tomografi raporu ve epikriz ekte sunulmuştur.2- TCK m.86/1 ve m.87/3 bakımından: Tespit edilen kemik kırığı, yaralanmanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olmadığını açıkça göstermektedir. Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına neden olması hâlinde ceza, kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılır. İlk rapora dayanılarak suçun TCK m.86/2 kapsamında şikâyete bağlı basit yaralama olarak değerlendirilmesi, olayın gerçek ağırlığını yansıtmamaktadır.3- CMK m.67/6 bakımından: Müvekkilin ameliyatı yapan kulak burun boğaz uzmanından alınan …/…/2026 tarihli bilimsel görüş de kırığın olay tarihiyle uyumlu olduğunu belirtmekte olup ekte sunulmuştur.4- CMK m.234/1-a-1 bakımından: Müvekkilin tüm tedavi kayıtları, tomografi görüntüleri ve ameliyat notlarıyla birlikte Adli Tıp Kurumuna gönderilerek yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceği, kemik kırığının bulunup bulunmadığı, varsa hayat fonksiyonlarına etkisinin derecesi ve yüzde sabit iz oluşup oluşmadığı hususlarında kesin rapor alınmasını talep ederiz. Olay yerindeki işyerinin kamera kayıtlarının muhafaza altına alınmasını ve tanık …’nin dinlenmesini de ayrıca talep ederiz.EKLER: İlk adli muayene raporu, tomografi raporu, epikriz ve ameliyat notu, uzman görüşü, fotoğraflar.HUKUKİ SEBEPLER: 5237 sayılı TCK m.86, m.87; 5271 sayılı CMK m.67, m.68, m.160, m.234 ve ilgili mevzuat.SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle, müvekkil hakkında Adli Tıp Kurumundan kesin rapor alınmasına, suçun kesin rapor doğrultusunda TCK m.86/1 ve m.87 kapsamında değerlendirilmesine ve talep edilen delillerin toplanmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. …/…/2026Müşteki Vekili Av. … İmza

Kovuşturma aşamasında aynı itiraz mahkemeye hitaben yapılır; bu durumda CMK m.67/5 uyarınca yeni bilirkişi incelemesi istenir ve rapor düzenleyen hekimin duruşmada dinlenmesi de ayrıca talep edilebilir (m.68/1). Yeni raporla suçun şikâyete bağlı olmaktan çıkması hâlinde, mağdurun daha önce şikâyet süresini kaçırmış olması soruşturmaya engel oluşturmaz; çünkü nitelikli yaralama resen soruşturulur.

Sık Sorulan Sorular

Darp raporunda en önemli kısım neresi?

Sonuç kanaati: basit tıbbi müdahale, yaşamsal tehlike ve kalıcı sonuç değerlendirmesi suçun niteliğini ve cezayı belirler.

“Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” ne demek?

Yaralanmanın hafif olduğu anlamına gelir; suç şikâyete bağlıdır ve ceza 6 ay – 1 yıl 6 ay hapis veya adli para cezasıdır (TCK m.86/2).

Basit tıbbi müdahaleyle giderilemezse ne olur?

TCK m.86/1 uygulanır: 1 yıl 6 ay – 3 yıl hapis; şikâyet aranmaz.

Raporda yaşamsal tehlike yazıyorsa ceza ne olur?

Ceza bir kat artırılır ve temel hâlde en az 4 yıl olur (TCK m.87/1).

Kemik kırığı cezayı nasıl etkiler?

Ceza, kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılır (TCK m.87/3).

Yüzde iz kalırsa ne olur?

Yüzde sabit iz hâlinde ceza bir kat, yüzün sürekli değişikliğinde iki kat artırılır (TCK m.87/1-2).

Kadına karşı basit yaralamada ceza farklı mı?

Evet. Cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz (TCK m.86/2).

Basit yaralamada şikâyet süresi ne kadar?

Fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı ay (TCK m.73/1).

Eşimin darbından sonra şikâyetten vazgeçersem dava düşer mi?

Hayır. Eşe karşı yaralama şikâyet aranmaksızın soruşturulur (TCK m.86/3).

Rapor için savcılık kararı gerekir mi?

Mağdurun rızası varsa muayene için karar gerekmez (CMK m.76/2).

Rapora itiraz edebilir miyim?

Evet. Yeni bilirkişi incelemesi isteyebilir, uzman mütalaası sunabilir ve bilirkişinin dinlenmesini talep edebilirsiniz (CMK m.67-68).

İlk raporda basit denip sonra kırık çıkarsa ne olur?

Kesin raporla suçun nitelendirmesi değişebilir; yeni rapor ve tetkik sonuçları dosyaya sunulmalıdır.

Rapor faili ispatlar mı?

Hayır. Yaralanmanın varlığını gösterir; fail için kamera, tanık ve diğer deliller gerekir.

Hastane darp vakasını polise bildirir mi?

Evet. Suç belirtisini bildirmeyen sağlık mesleği mensubu cezalandırılır (TCK m.280).

Basit yaralamada uzlaştırma var mı?

Evet. Üçüncü fıkra hariç kasten yaralama uzlaştırma kapsamındadır (CMK m.253/1-b-1).

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamada uzlaştırma var mı?

Hayır. TCK m.87 uzlaştırma kapsamında sayılmamıştır.

Kesin rapor çıkmadan uzlaşmalı mıyım?

Riskli olabilir; uzlaşmada tespit edilebilen zararlar için sonradan tazminat davası açılamaz (CMK m.253/19).

Yaralama sonucu ölümde ceza nedir?

10 – 14 yıl; nitelikli hâlde 14 – 18 yıl hapis (TCK m.87/4).

Trafik kazasındaki raporun etkisi farklı mı?

Evet. Taksirle yaralamada kırık ve yaşamsal tehlikede ceza yarısı oranında artırılır; temel ceza 4 ay – 2 yıldır (TCK m.89).

Taksirle yaralama cezası artırıldı mı?

Evet. 7571 sayılı Kanunla 25/12/2025’ten itibaren 4 ay – 2 yıl; birden fazla kişinin yaralanmasında 9 ay – 5 yıl.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki TCK ve CMK hükümleri 25 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk