Darp (Adli) Raporu Nasıl Alınır? Nereden Alınır, Raporda Ne Yazar?
24 Temmuz 2026

Darp (Adli) Raporu Nasıl Alınır? Nereden Alınır, Raporda Ne Yazar?

Halk arasında “darp raporu” denen belgenin tıbbi adı genel adli muayene raporudur. Bu rapor, yaralanmanın varlığını ve derecesini belgeleyerek suçun niteliğini, şikâyete tabi olup olmadığını ve verilecek cezayı doğrudan etkiler. En kritik cümle raporun sonundadır: yaralanmanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olup olmadığı.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Darp raporu aldınız ama süreçte ne yapacağınızı bilmiyor musunuz?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Darp Raporu Nedir, Nereden Alınır?

Darp raporu; fiziksel bir saldırı sonucunda kişinin vücudunda oluşan iz, ezik, morarma, kesik veya kırık gibi bulguları tıbben tespit eden ve bunların derecesini değerlendiren sağlık raporudur.

Alınabileceği yerler:

  • Kamu hastanelerinin acil servisleri — en yaygın ve en hızlı yol.
  • Adli tıp birimleri — sağlık muayenesi yapmaya ve rapor düzenlemeye yetkili birimler.
  • Yetkili özel sağlık kuruluşları — adli rapor düzenleyebilen kuruluşlar.

Başvuru iki şekilde yapılabilir: doğrudan sağlık kuruluşuna gitmek ya da kolluk aracılığıyla sevk edilmek. Karakola gidip şikâyetçi olduğunuzda kolluk sizi muayeneye sevk eder; ancak beklemeden doğrudan hastaneye gitmek de mümkündür ve çoğu zaman daha hızlıdır.

Ne Kadar Sürede Alınmalı?

Kanunda belirli bir süre yoktur; ancak tıbbi gerçeklik bir süre dayatır. Yüzeysel morluk ve kızarıklıklar birkaç gün içinde kaybolur; bu nedenle raporun olaydan hemen sonra alınması esastır.

Geç kalınmışsa umutsuz olmayın: kalıcı bulgular (kırık, dikiş izi, doku hasarı) sonradan da tespit edilebilir. Ayrıca olay sonrası çekilmiş tarihli fotoğraflar, tanık beyanları ve varsa aynı gün alınan tedavi kayıtları destekleyici delil olur.

Şu ayrımı da bilmek gerekir: rapor almak ile şikâyetçi olmak farklı işlemlerdir. Rapor almak tek başına soruşturma başlatmayabilir; ancak sağlık kuruluşunun adli vaka bildirimi üzerine savcılık resen harekete geçebilir.

Raporda Ne Yazar? Sonuç Kısmının Anlamı

Adli muayene raporunda genellikle şu bilgiler yer alır: muayene tarihi ve saati, kişinin anlatımı, tespit edilen bulguların yeri ve niteliği, yapılan tetkikler ve sonuçları, varsa alkol veya madde etkisine ilişkin gözlem ve sonuç kanaati.

Hukuken belirleyici olan sonuç kanaatidir ve şu üç değerlendirmeyi içermelidir:

  • Yaralanma basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte midir? Bu ifade, suçun şikâyete tabi olup olmadığını ve ceza aralığını belirler.
  • Yaşamsal tehlike var mıdır? Varsa suç, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama kapsamına girer.
  • Kalıcı sonuçlar oluşmuş mudur? Yüzde sabit iz, duyu veya organ işlevinin zayıflaması ya da yitirilmesi, kemik kırığı gibi sonuçlar cezayı ciddi biçimde ağırlaştırır.

Bu değerlendirmeler için Adli Tıp Kurumu ve adli tıp meslek kuruluşlarınca hazırlanan ortak kılavuz kullanılır; amaç, farklı hekimlerin benzer bulgularda benzer sonuçlara ulaşmasıdır.

Geçici Rapor ve Kesin (Kati) Rapor Farkı

Uygulamada iki aşamalı bir yapı işler:

  • Geçici rapor: ilk muayene ve tedaviyi yapan hekim tarafından düzenlenir. Acil müdahale anındaki tespitleri içerir.
  • Kesin (kati) rapor: soruşturma sürecinde, gerekirse adli tıp uzmanlarınca düzenlenir. Yaralanmanın nihai derecesini ve kalıcı sonuçlarını ortaya koyar.

Bu ayrım savunma ve mağdur tarafı için ayrı ayrı önemlidir. İlk raporda “basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” denmişken, tedavi sürecinde kırık veya kalıcı hasar tespit edilirse kesin raporla nitelik değişebilir. Bu yüzden tedavi sürecindeki tüm belgeler (kontrol muayeneleri, film raporları, ameliyat kayıtları) saklanmalı ve dosyaya sunulmalıdır.

Rapordaki kanaate itiraz edilebilir: mahkeme, raporu düzenleyen hekimi dinleyebileceği gibi dosyayı Adli Tıp Kurumuna göndererek yeniden rapor aldırabilir.

Şikâyete Tabi mi, Resen mi Soruşturulur?

Bu, raporun sonuç cümlesine bağlıdır ve pratikte her şeyi değiştirir:

  • Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralanmalarda suç, kural olarak şikâyete tabidir. Mağdur şikâyetçi olmazsa veya şikâyetinden vazgeçerse soruşturma yürütülmez. Bu fiiller ayrıca uzlaştırma kapsamındadır.
  • Daha ağır yaralanmalarda (kırık, doku hasarı, organ işlev kaybı, yaşamsal tehlike) suç resen soruşturulur; şikâyetten vazgeçme dosyayı sona erdirmez.
  • Kanunda sayılan nitelikli hâllerde — örneğin silahla, canavarca hisle veya belirli kişilere karşı işlenmesi hâllerinde — şikâyet aranmaz ve ceza artırılır.

Ayrıca kadına karşı işlenen kasten yaralamada kanun ayrı bir alt sınır öngörmüştür. Aile içi şiddet söz konusuysa, ceza soruşturmasından bağımsız olarak koruma ve uzaklaştırma tedbirleri talep edilebilir; bu, ayrı ve çok daha hızlı işleyen bir yoldur.

Rapor Tek Başına Yeterli mi?

Hayır — ve bu, en sık yaşanan hayal kırıklığıdır. Darp raporu yaralanmanın varlığını ispatlar; o yaralanmanın kim tarafından yapıldığını ispatlamaz.

Failin belirlenmesi için gereken diğer deliller:

  • Kamera kayıtları — işletme, site, belediye veya trafik kameraları. Kayıt saklama süreleri kısadır; savcılıktan derhâl talep edilmelidir.
  • Tanık beyanları.
  • Mesajlaşma ve arama kayıtları — özellikle olay öncesi tehdit veya olay sonrası itiraf içeriyorsa.
  • Olay yeri tespiti ve varsa kolluk tutanakları.
  • Failin üzerindeki karşı bulgular ve kendi adli muayene raporu.

Bu delillerin toplanmasını istemek, mağdurun kanunla tanınmış hakkıdır ve talep yazılı yapılmalıdır.

Karşılıklı Kavgada Rapor: Dikkat Edilecekler

Uygulamadaki dosyaların önemli bölümü karşılıklı yaralama şeklindedir ve burada rapor iki yönlü çalışır. Karşı taraf da rapor alacağından, tablo çoğu zaman “karşılıklı şikâyet” hâline gelir.

Bu durumda belirleyici olan hususlar:

  • Kim başlattı? Haksız tahrik indirimi ve meşru savunma değerlendirmesi buna bağlıdır.
  • Orantı: savunma amacıyla yapılan hareketin saldırıyla orantılı olup olmadığı.
  • Yaralanmaların ağırlık farkı: raporlar arasındaki fark, olayın seyrine ilişkin güçlü bir gösterge sayılabilir.

Meşru savunma iddiası varsa bunun ilk ifadeden itibaren tutarlı biçimde ileri sürülmesi gerekir; sonradan üretildiği izlenimi veren savunmalar zayıf kalır.

Darp Raporu Almak: Adım Adım

  1. Vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna gidin — İzler zamanla kaybolur. Olaydan hemen sonra hastanenin acil servisine başvurun; morluk ve şişlik gibi bulgular en net ilk saatlerde tespit edilir.
  2. Adli vaka olduğunu belirtin — Yaralanmanın bir saldırı sonucu oluştuğunu açıkça söyleyin. Sağlık kuruluşu adli vakayı kolluğa bildirmekle yükümlüdür; bu bildirim dosyanın başlangıcını oluşturur.
  3. Bütün şikâyetlerinizi tek tek anlattırın — Görünmeyen ağrılar, baş dönmesi, kulak çınlaması gibi bulguları da söyleyin. Raporda yazılmayan bir şikâyet, sonradan ispat edilemez.
  4. Gerekli tetkiklerin yapılmasını isteyin — Röntgen, tomografi gibi incelemeler hem tedaviniz hem de yaralanmanın derecesinin belirlenmesi için önemlidir.
  5. Raporu okuyun ve bir örneğini alın — Sonuç kısmında yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olup olmadığı ve yaşamsal tehlike bulunup bulunmadığı yazmalıdır.
  6. Şikâyetinizi süresinde yapın — Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralamalar şikâyete tabidir; şikâyet süresi kaçırıldığında soruşturma yapılamaz.
  7. Fotoğraf ve tanık bilgisi toplayın — İzleri tarihli olarak fotoğraflayın, olayı gören kişilerin iletişim bilgilerini alın; rapor yaralanmanın varlığını gösterir, faili tek başına ispatlamaz.

Raporun Dayandığı Standart: Adli Tıp Rehberi

Adli raporlar hekimin serbest takdirine bırakılmış değildir; ülke çapında kullanılan standart bir kılavuza dayanır. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Adli Tıp Uzmanları Derneği ve Adli Tıp Derneği ortak çalışmasıyla hazırlanan ve Haziran 2019’da güncellenen “Türk Ceza Kanunu’nda Tanımlanan Yaralama Suçlarının Adli Tıp Açısından Değerlendirilmesi Rehberi”, hekimlerin standart ve karşılaştırılabilir rapor düzenlemesini amaçlar.

Rehberin varlığı savunma ve mağdur tarafı için somut bir imkân doğurur: raporun sonucu tartışmalıysa, rehberdeki ölçütlere uygunluk üzerinden itiraz kurulabilir. Özellikle “yaşamsal tehlike” değerlendirmesinin adli tıp kriterlerine aykırı, muğlak veya çelişkili yapılması, dosyanın yeniden adli tıbba gönderilmesine yol açan en yaygın sebeplerden biridir.

Raporun cevaplaması gereken soruHukuki karşılığı
Yaralanma basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif mi?Evet ise TCK m.86/2 — şikâyete bağlı hâl gündeme gelir
Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum var mı?Evet ise TCK m.87/1 kapsamında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
Duyu veya organ işlevinde kayıp, kemik kırığı veya çıkığı, yüzde sabit iz var mı?TCK m.87’nin ilgili fıkrası devreye girer; artırım oranı değişir

Rapor yazımında hekime düşen iki teknik kural — ki bunlar itiraz gerekçesi de olabilir: Tanı kesin değilse veya konsültasyona ihtiyaç duyuluyorsa kati rapor yazılmamalıdır. Ayrıca lezyonlar anatomik konum ve büyüklük olarak tarif edilmeli; “bıçak yarası”, “tırnak izi” gibi oluş mekanizmasına ilişkin nitelemelerden kaçınılmalıdır. Raporunuzda bu tür bir niteleme varsa, hekimin tıbbi bulgudan hukuki sonuca atladığı ileri sürülebilir.

Raporda Bulunması Gereken Kalemler

Usulüne uygun bir genel adli muayene raporu şu unsurları içerir. Eksik kalan her kalem, raporun delil değerini zayıflatır:

  • Muayene tarihi ve saati — olay ile muayene arasındaki sürenin hesaplanmasını sağlar
  • Olayın tarihi ve kısa özeti — mağdurun beyanı esas alınarak, iddia biçiminde kaydedilir
  • Yaralanmaların ayrıntılı tarifi — vücudun hangi bölgesinde, hangi tür ve hangi ölçüde bulgu bulunduğu tek tek yazılır (örneğin belirli bir bölgede santimetre cinsinden ölçüsüyle birlikte)
  • Tıbbi değerlendirme — basit tıbbi müdahale ölçütü ve yaşamsal tehlike değerlendirmesi açıkça belirtilir
  • Alkol veya uyuşturucu madde etkisi — varsa buna ilişkin bilgi
  • İmza ve kaşe — resmî geçerlilik için zorunludur

Rapor genellikle tek sayfa olarak düzenlenir; bir nüshası sağlık kuruluşunda kalır, bir nüshası kişiye verilir ve bir tutanakla birlikte kolluğa teslim edilir. Kendi nüshanızı mutlaka alın — sonradan yapılacak itirazın dayanağı bu belgedir.

Süre, İspat Gücü ve Raporun Sınırı

Üç noktanın net biçimde bilinmesi gerekir:

  1. Kanuni bir süre sınırı yoktur. Hukuken darp raporu almak için belirlenmiş bir süre öngörülmemiştir. Ancak bu, gecikmenin sonuçsuz olduğu anlamına gelmez: raporun alınabilmesi için vücutta iz bulunması gerekir ve morarma, şişlik gibi bulgular zamanla kaybolur. Yani hukuki süre yoksa da tıbbi süre vardır.
  2. Rapor faili göstermez. Darp raporu, o tarihte bir yaralanmanın bulunduğunu ortaya koyar; yaralanmanın kim tarafından gerçekleştirildiğini ispatlamaz. Bu nedenle savcılık rapor dışında tanık beyanları, kamera kayıtları, mesajlaşma kayıtları ve fotoğraf-video kayıtları gibi delilleri de toplar. Rapor tek başına mahkûmiyet için yeterli sayılmaz.
  3. Rapor tek dosyada kullanılmaz. Aynı belge ceza soruşturmasının yanında boşanma davasında kusur değerlendirmesinde, koruma tedbiri taleplerinde ve tazminat davalarında da delil olarak kullanılabilir. Bu nedenle nüshanın saklanması yalnızca ceza dosyası için değildir.

Son olarak şikâyet boyutu: yaralanma basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikteyse suç kural olarak şikâyete tabidir ve şikâyet süresi fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Buna karşılık TCK m.86/3’te sayılan nitelikli hâllerden biri varsa — örneğin fiil eşe, boşanılan eşe, üstsoy veya altsoya karşı ya da silahla işlenmişse — şikâyet aranmaz ve savcılık re’sen soruşturur. Bu ayrım için kasten yaralama nitelikli hâller rehberimize, ağır neticelerin doğduğu durumlarda uygulanacak artırım rejimi için neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Darp raporu nereden alınır?

Kamu hastanelerinin acil servislerinden, adli tıp birimlerinden ve adli rapor düzenlemeye yetkili özel sağlık kuruluşlarından alınabilir. Doğrudan başvurabileceğiniz gibi kolluk aracılığıyla da sevk edilebilirsiniz.

Darp raporu kaç gün içinde alınmalı?

Kanunda belirli bir süre yoktur; ancak morluk ve kızarıklık gibi bulgular kısa sürede kaybolduğundan raporun olaydan hemen sonra alınması gerekir. Kalıcı bulgular sonradan da tespit edilebilir.

“Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” ne demek?

Yaralanmanın hafif nitelikte olduğunu gösterir. Bu hâlde suç kural olarak şikâyete tabidir ve uzlaştırma kapsamındadır; daha ağır yaralanmalarda ise soruşturma resen yürütülür.

Geçici rapor ile kesin rapor farkı nedir?

Geçici rapor ilk muayeneyi yapan hekimce düzenlenir; kesin rapor ise soruşturma sürecinde gerekirse adli tıp uzmanlarınca hazırlanır ve yaralanmanın nihai derecesini ortaya koyar.

Darp raporu tek başına faili ispatlar mı?

Hayır. Rapor yaralanmanın varlığını ve derecesini gösterir; failin kim olduğunu ispatlamaz. Kamera kaydı, tanık ve mesajlaşma kayıtları gibi deliller ayrıca toplanmalıdır.

Şikâyetimden vazgeçersem dava düşer mi?

Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralamalarda suç şikâyete tabi olduğundan vazgeçme sonuç doğurur. Daha ağır yaralanmalarda ve nitelikli hâllerde soruşturma şikâyetten bağımsız yürür.

Raporun içeriği, dosyanın hukuki kaderini baştan belirler
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın



Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk