Türk hukukunda evlilik, kadın ve erkeğin evlendirme memuru önünde, kanunda öngörülen usule uygun olarak evlenme iradelerini açıklamasıyla kurulur. Bu şekle uyulmadan sürdürülen birliktelikler — halk arasında nikâhsız birliktelik, fiilî birliktelik veya yalnızca dinî nikâhlı birliktelik denilen durumlar — Türk Medeni Kanunu anlamında evliliğin sonuçlarını doğurmaz. Uzun süre birlikte yaşamak, çocuk sahibi olmak, ortak konutta oturmak veya dinî tören yaptırmak evliliğin yerini almaz.
Buna karşın hukuk bu ilişkiler karşısında tümüyle sessiz değildir. Çocukların soybağı ve hakları, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma, sebepsiz zenginleşme ve adi ortaklık talepleri, evlenme vaadi varsa nişanlılık hükümleri, destekten yoksun kalma tazminatı ve sözleşme veya ölüme bağlı tasarrufla kurulabilecek güvenceler ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Bu yazıda nikâhsız birlikteliğin hukuki durumunu kanun maddeleriyle açıklıyoruz.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
Evlenmenin şekli: TMK m.134, 141, 142 ve 143
Türk Medeni Kanunu evliliği sıkı bir şekle bağlar. TMK m.134 uyarınca evlenmek isteyen kadın ve erkek oturdukları yerdeki evlendirme memuruna birlikte başvurur. TMK m.141 uyarınca evlenme töreni evlendirme dairesinde veya evlendirme memurunun uygun gördüğü başka bir yerde, açık olarak ve ergin iki tanık huzurunda yapılır. TMK m.142 uyarınca evlendirme memuru kadın ve erkeğe ayrı ayrı evlenmek isteyip istemediklerini sorar; evlenme, tarafların olumlu cevap vermeleri üzerine memurun kanuna uygun olarak evlendirildiklerini açıklamasıyla gerçekleşir. Bu şekle uyulmadan kurulan hiçbir birliktelik, ne kadar uzun sürerse sürsün, evlilik sayılmaz.
Dinî nikâh da tek başına evlilik kurmaz. TMK m.143 uyarınca evlendirme memuru tarafından evlenmenin yapıldığını gösteren belge verilmedikçe dinsel tören yapılamaz ve evlenmenin geçerliliği dinsel törenin yapılmasına bağlı değildir. Ceza hukuku boyutunda TCK m.230/5, resmî evlenme olmaksızın dinsel tören yaptıranlar için hapis cezası öngörüyordu; bu fıkra ile altıncı fıkra Anayasa Mahkemesinin 27.05.2015 tarihli, E.2014/36, K.2015/51 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Mahkeme, bu düzenlemenin özel hayat, aile hayatı ve din ve vicdan özgürlüğüne ölçüsüz müdahale oluşturduğunu kabul etmiştir. İptalin sonucu, resmî nikâh yaptırmadan dinî tören yapılmasının artık suç olmamasıdır; ancak dinî nikâhın medeni hukuk bakımından geçerliliği yine yoktur ve taraflar nüfusta bekâr görünmeye devam eder.
TCK m.230’un yürürlükteki fıkraları ise önemini korur. Evli olmasına rağmen başkasıyla evlenme işlemi yaptıran ve evli olduğunu bildiği biriyle evlenen kişi altı aydan iki yıla kadar, gerçek kimliğini saklayarak evlenme işlemi yaptıran kişi üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; TCK m.230/4 uyarınca bu suçlarda zamanaşımı evlenmenin iptali kararının kesinleştiği tarihten işlemeye başlar. Resmî nikâhı bulunan birinin başka biriyle yalnızca dinî nikâhla yaşaması birden çok evlilik suçunu oluşturmaz, ancak mevcut evlilikte TMK m.161 veya m.166 kapsamında boşanma sebebi olabilir. Dinî nikâhın durumu için resmî nikâh ve dinî nikâh yazımıza bakabilirsiniz.
Tablo 1 — Evlenmenin kuruluşu ve dinî tören
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Başvuru | Evlenmek isteyen kadın ve erkek oturdukları yerdeki evlendirme memuruna birlikte başvurur | TMK m.134 |
| Tören | Evlendirme dairesinde veya memurun uygun gördüğü yerde, açık biçimde ve ergin iki tanık huzurunda | TMK m.141 |
| İrade açıklaması | Memur kadın ve erkeğe ayrı ayrı evlenmek isteyip istemediklerini sorar; olumlu cevap ve memurun açıklamasıyla evlenme gerçekleşir | TMK m.142 |
| Dinî tören | Evlenmenin yapıldığını gösteren belge verilmedikçe dinî tören yapılamaz; evlenmenin geçerliliği dinî törene bağlı değildir | TMK m.143 |
| Resmî nikâhsız dinî tören | Artık suç değildir; TCK m.230/5-6 iptal edilmiştir | AYM 27.05.2015, 2014/36 E., 2015/51 K. |
| Birden çok evlilik | Evli olduğu hâlde başkasıyla evlenme işlemi yaptırmak altı aydan iki yıla kadar hapis | TCK m.230/1-2 |
| Hileli evlenme | Gerçek kimliğini saklayarak evlenme işlemi yaptırmak üç aydan bir yıla kadar hapis | TCK m.230/3 |
Nafaka, mal paylaşımı ve tazminat: yasal rejim yok, genel hükümler var
Evlenmeyle kendiliğinden uygulanan edinilmiş mallara katılma rejimi (TMK m.202) nikâhsız birliktelikte doğmaz. Taraflardan biri, diğerinin adına kayıtlı taşınmaz veya araç için katılma alacağı ya da TMK m.227 kapsamında değer artış payı isteyemez. Aynı şekilde TMK m.169’daki tedbir nafakası, TMK m.175’teki yoksulluk nafakası, TMK m.174’teki boşanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat ve TMK m.194’teki aile konutu koruması evlilik birliğini şart koştuğundan uygulanmaz.
Bununla birlikte taraflar birbirine karşı genel hükümlere dayanabilir. Birlikte yaşama süresince biri diğerinin malvarlığına para ödeyerek, kredi taksitlerini karşılayarak veya bir taşınmazın alımına katılarak katkı yapmışsa TBK m.77 uyarınca sebepsiz zenginleşme, koşulları varsa TBK m.526 uyarınca vekâletsiz iş görme hükümleriyle iadesini isteyebilir; sebepsiz zenginleşmede TBK m.82’deki iki ve on yıllık süreler uygulanır. Birlikte iş kurma veya ortak yatırım hâlinde ilişki TBK m.620’deki adi ortaklığa dönüşebilir: adi ortaklık, iki veya daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir ve yazılı olmasa da zımnen kurulabilir; sona ermede tasfiye TBK m.639 ve devamına göre yapılır. Ev içi emek ise evli çiftlere özgü değerleme kurallarıyla nikâhsız birliktelikte kural olarak paraya çevrilmez; kişinin işini bırakması gibi somut özverileri olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Taraflar arasında evlenme vaadi bulunuyorsa ayrıca nişanlılık hükümleri gündeme gelir. TMK m.118 uyarınca nişanlanma evlenme vaadiyle olur ve şekle bağlı değildir; bu durumda ilişki evlenmeden sona erdiğinde TMK m.122 uyarınca alışılmışın dışındaki hediyeler geri istenebilir, koşulları varsa TMK m.120-121 uyarınca tazminat talep edilebilir ve TMK m.123 uyarınca bir yıllık zamanaşımı işler. Kişilik hakkını ağır biçimde zedeleyen davranışlar ise TMK m.24-25 ve TBK m.58 kapsamında manevi tazminat konusu olabilir. Ayrılıkta malların paylaşımı için nikâhsız birliktelik bitince mallar, nişan hükümleri için nişanın bozulması yazılarımıza bakabilirsiniz.
Tablo 2 — Evlilikle karşılaştırma: hangi hak var, hangisi yok?
| Alan | Nikâhsız birliktelikte durum | Dayanak veya yol |
|---|---|---|
| Yasal mal rejimi ve katılma alacağı | Yok | TMK m.202 yalnız eşler için; TBK m.77, m.620 vd. genel hükümler |
| Tedbir ve yoksulluk nafakası | Yok | TMK m.169, m.175 evlilik şartına bağlı |
| Boşanmada maddi ve manevi tazminat | Yok | TMK m.174; kişilik hakkı ihlalinde TMK m.24-25, TBK m.58 |
| Aile konutu şerhi | Yok | TMK m.194 eşlere özgü |
| Yasal mirasçılık | Yok | TMK m.499 yalnız resmî eş; vasiyetname veya miras sözleşmesi |
| Evlenme vaadi varsa | Nişanlılık hükümleri uygulanabilir | TMK m.118-123 |
| Çocukla soybağı ve çocuğun hakları | Var | TMK m.282, 295, 301, 327, 337 |
| 6284 koruma | Var; resmî nikâh aranmaz | 6284 s.K. m.2 |
| Destekten yoksun kalma | Somut desteğin ispatıyla mümkün | TBK m.53 |
Çocuk hakları: TMK m.282, 295, 301-304, 321, 327 ve 337
Nikâhsız birliktelikten doğan çocuğun hakları sözleşmeye bağlı değildir ve doğrudan kanundan doğar. TMK m.282/1 uyarınca çocuk ile ana arasındaki soybağı doğumla kurulur; ayrı bir işleme gerek yoktur. Baba ile çocuk arasındaki soybağı ise evlilik dışında iki yoldan kurulur. Birincisi tanımadır: TMK m.295 uyarınca tanıma, babanın nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur; çocuğun başka bir erkekle soybağı bulunmamalıdır. Gerçeğe aykırı tanıma TMK m.297-300 uyarınca iptal ettirilebilir.
İkinci yol babalık davasıdır. TMK m.301 uyarınca ana ve çocuk babalığın hükümle belirlenmesini isteyebilir; dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır ve Cumhuriyet savcısı ile Hazineye ihbar edilir. TMK m.302 uyarınca davalının çocuğun doğumundan önceki üç yüzüncü gün ile yüz sekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması babalığa karine sayılır. TMK m.303 uyarınca ananın dava hakkı doğumdan itibaren bir yıl geçmekle düşer; çocuk için öngörülen süre Anayasa Mahkemesinin 27.10.2011 tarihli, E.2010/71, K.2011/143 sayılı kararıyla iptal edildiğinden çocuğun dava hakkı süreye bağlı değildir. Ana, TMK m.304 uyarınca doğum ve doğum öncesi ile sonrası altışar haftalık geçim giderlerini de isteyebilir.
Soybağı kurulan çocuk evlilik içinde doğmuş çocukla aynı haklara sahip olur. TMK m.327 uyarınca bakım ve eğitim giderleri ana ve baba tarafından karşılanır ve baba için iştirak nafakası istenebilir. TMK m.337 uyarınca ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir; ana küçük, kısıtlı veya ölmüşse ya da velayet kendisinden alınmışsa hâkim çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velayeti babaya verir. TMK m.321’deki “evli değilse ananın” ibaresi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir (AYM, 02.07.2009, E.2005/114, K.2009/105); babayla soybağı kurulmamış çocuk uygulamada ananın soyadıyla kaydedilir, soybağı kurulduktan sonraki soyadı nüfus uygulamasına ve yargı kararlarına göre belirlenir. Mirasçılık bakımından TMK m.498 uyarınca baba tarafından soybağı tanıma veya hâkim hükmüyle kurulmuş çocuk evlilik içi altsoy gibi mirasçı olur. Ayrıntılar için çocuğumun babası kabul etmiyor ve babalık davası yazılarımıza bakabilirsiniz.
Miras ve ölüm hâlinde durum: TMK m.495-501, 506 ve TBK m.53
Yasal mirasçılar kanunla sınırlı olarak belirlenmiştir: TMK m.495 altsoyu, m.496 ana ve baba zümresini, m.497 büyükanne ve büyükbaba zümresini, m.498 evlilik dışı hısımları, m.499 sağ kalan eşi, m.500 evlatlığı ve m.501 Devleti düzenler. Kanundaki “eş” kavramı yalnızca resmî nikâhlı eşi ifade eder. Bu nedenle nikâhsız birlikte yaşayan kişi, ilişki ne kadar uzun sürmüş olursa olsun diğerinin yasal mirasçısı değildir; ölüm sosyal güvenlik mevzuatında eşe tanınan hak sahipliğini de doğurmaz.
Bu boşluk ölüme bağlı tasarruflarla kısmen giderilebilir. Mirasbırakan vasiyetnameyle (TMK m.514 vd.) nikâhsız birlikte yaşadığı kişiyi mirasçı atayabilir veya belirli bir mal bırakabilir; miras sözleşmesiyle (TMK m.527 vd.) de aynı sonuca ulaşılabilir. Ancak bu tasarruflar saklı payları zedeleyemez: TMK m.506 uyarınca altsoy için yasal miras payının yarısı, ana ve baba için dörtte biri saklı paydır ve saklı payı zedelenen mirasçı TMK m.560 uyarınca tenkis davası açabilir. Uzun vadeli güvence için TBK m.611 vd. uyarınca ölünceye kadar bakma sözleşmesi de düzenlenebilir; TBK m.612 uyarınca bu sözleşme miras sözleşmesi şekline tabidir.
Partnerin bir kaza veya haksız fiil sonucu ölümü hâlinde TBK m.53 uyarınca ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler uğradıkları kayıp için tazminat isteyebilir. Yargıtay uygulamasında bu talep evlilik statüsüne değil, ölen kişinin sağlığında düzenli ve sürekli destek sağladığının ispatına dayanır; bu nedenle nikâhsız birlikte yaşayan kişinin talebinin kabul edildiği kararlar vardır. Manevi tazminat için ise TBK m.56/2 kapsamındaki “yakın” sıfatının somut ilişki üzerinden değerlendirilmesi gerekir.
Tablo 3 — Miras ve ölüm hâlinde güvenceler
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Yasal mirasçılar | Altsoy, ana-baba ve büyükanne-büyükbaba zümreleri, evlilik dışı hısımlar, sağ kalan eş, evlatlık, Devlet | TMK m.495-501 |
| Nikâhsız partner | Yasal mirasçı değildir; “eş” yalnız resmî eştir | TMK m.499 |
| Vasiyetname | Mirasçı atama veya belirli mal bırakma | TMK m.514 vd. |
| Miras sözleşmesi | Resmî vasiyetname şeklinde; mirasçı atama veya vasiyet | TMK m.527 vd. · m.545 |
| Saklı pay sınırı | Altsoy için yasal payın yarısı, ana ve baba için dörtte biri | TMK m.506 |
| Tenkis | Saklı payı zedelenen mirasçı tenkis davası açabilir | TMK m.560 |
| Ölünceye kadar bakma | Miras sözleşmesi şekline tabi; bakım karşılığı malvarlığı devri | TBK m.611-612 |
| Destekten yoksun kalma | Ölümle desteğini kaybeden kişi, desteğin ispatı hâlinde tazminat isteyebilir | TBK m.53 |
⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim
Anayasa Mahkemesi’nin TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı (E.2025/156, K.2026/131, karar tarihi 4 Haziran 2026) 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı: ne değişti ve geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.
Şiddete karşı koruma resmî nikâha bağlı değildir: 6284 m.2, 8, 13 ve 19
Nikâhsız birliktelik anlatılırken vurgu genellikle yokluklar üzerinedir; oysa kanunun resmî nikâh aramadığı önemli bir koruma alanı vardır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınları, çocukları, aile bireylerini ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarını korur. Kanunun tanımlar maddesinde ev içi şiddet, şiddet mağduru ve şiddet uygulayanla aynı haneyi paylaşmasa da aile veya hanede ya da aile mensubu sayılan diğer kişiler arasında meydana gelen her türlü fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddet olarak tarif edilir. Uygulamada resmî nikâhsız birliktelik yaşayan kişiler bu kapsamda değerlendirilir.
6284 s.K. m.8/3 uyarınca koruyucu tedbir kararı için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz, önleyici tedbir kararı ise geciktirilmeksizin verilir; karara aykırılık hâlinde m.13 uyarınca zorlama hapsi uygulanır. Kanunun 19. maddesi ayrıca sosyal güvenlik boyutu taşır: hakkında koruyucu tedbir kararı verilen ve genel sağlık sigortalısı olmayan ya da bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamında bulunmayan kişiler, bu hâllerin devamı süresince 5510 sayılı Kanun m.60/1-c-1 kapsamında değerlendirilir. Resmî nikâh bulunmadığı için partnerinin sigortasından yararlanamayan kişi bakımından bu hüküm önemli bir güvencedir. Başvuru yolu için 6284 koruma kararı nasıl alınır yazımıza bakabilirsiniz.
Tablo 4 — 6284 sayılı Kanun ve nikâhsız birliktelik
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Resmî nikâh şartı | Aranmaz; ölçüt aile, hane veya yakınlık ilişkisidir | 6284 s.K. m.1-2 |
| Ev içi şiddet | Aynı haneyi paylaşmasa da aile, hane veya aile mensubu sayılan kişiler arasında her türlü şiddet | 6284 s.K. m.2 |
| Delil | Koruyucu tedbir için delil veya belge aranmaz; önleyici tedbir geciktirilmeksizin verilir | 6284 s.K. m.8/3 |
| Tedbirler | Barınma, geçici koruma, uzaklaştırma, yaklaşmama, iletişim yasağı | 6284 s.K. m.3-5 |
| Aykırılık | Üç günden on güne, tekrarında on beş günden otuz güne zorlama hapsi; toplam altı ayı geçemez | 6284 s.K. m.13 |
| Sağlık güvencesi | Koruyucu tedbir kararı verilen ve GSS kapsamında olmayan kişi, bu hâl devam ettikçe 5510 m.60/1-c-1 kapsamında sayılır | 6284 s.K. m.19 |
Sözleşmeyle güvence: TBK m.26-27, TMK m.688 ve TBK m.620
Türk hukukunda nikâhsız birliktelik için özel bir yaşam ortaklığı statüsü bulunmasa da TBK m.26 uyarınca taraflar bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilir. Yazılı bir yaşam birliği sözleşmesiyle ortak giderlerin paylaşımı, birlikte alınacak mallardaki paylar, ortak konutta oturma düzeni ve ilişkinin sona ermesinde tarafların birbirine ödeyeceği tutarlar düzenlenebilir. TBK m.27 uyarınca kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür; örneğin birlikte yaşamaya zorlayan veya ayrılmayı cezai şarta bağlayan kayıtlar geçerli olmaz.
Birlikte taşınmaz alınıyorsa tapuda TMK m.688 uyarınca paylı mülkiyet kurulması ve payların oranının açıkça yazdırılması, ayrılıkta ispat sorununu baştan önler. Ortak iş veya yatırım varsa TBK m.620 vd. uyarınca yazılı bir adi ortaklık sözleşmesi yapılmalı; sermaye katkısı, yönetim, kâr-zarar dağılımı ve tasfiye usulü belirlenmelidir. Kira sözleşmesinin yalnızca bir partner adına olduğu durumda diğer partnerin TMK m.194/4 kapsamında sözleşmeye taraf olma imkânı bulunmadığından, kira sözleşmesinin iki kişi adına yapılması da düşünülmelidir.
Uygulamada en sık yapılan hatalar şunlardır: uzun birlikteliğin kendiliğinden evlilik hakları doğuracağını sanmak; birlikte alınan malı tek kişi adına tescil ettirmek; ödemeleri elden yapıp belge bırakmamak; çocuk için tanımayı ertelemek; vasiyetname düzenlemeden miras beklemek ve şiddet karşısında resmî nikâh olmadığı için 6284 başvurusundan kaçınmak. Mali güvence, çocuğun soybağı ve miras planlaması için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.
Tablo 5 — Sözleşmeyle kurulabilecek güvenceler
| Araç | Ne sağlar? | Dayanak |
|---|---|---|
| Yaşam birliği sözleşmesi | Ortak gider paylaşımı, ayrılıkta ödenecek tutarlar, konut kullanımı | TBK m.26-27 |
| Paylı mülkiyet tescili | Birlikte alınan taşınmazda payların tapuda açıkça gösterilmesi | TMK m.688 |
| Adi ortaklık sözleşmesi | Ortak işte sermaye, yönetim, kâr-zarar ve tasfiye düzeni | TBK m.620 vd. |
| Vasiyetname veya miras sözleşmesi | Saklı pay sınırında mirasçı atama veya mal bırakma | TMK m.514 vd. · m.527 vd. |
| Ölünceye kadar bakma sözleşmesi | Bakım karşılığı malvarlığı devri | TBK m.611-612 |
| Hayat sigortası lehtarlığı | Partnerin lehtar olarak gösterilmesi | Sigorta sözleşmesi |
Resmî nikâha geçiş: TMK m.124, 134, 203, 220 ve 292
Birlikte yaşayan çiftlerin korunmasının en güçlü yolu resmî nikâhtır. TMK m.124 uyarınca erkek veya kadın on yedi yaşını doldurmadıkça evlenemez; hâkim olağanüstü durumda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş kişinin evlenmesine izin verebilir. TMK m.134 uyarınca taraflar oturdukları yerdeki evlendirme memuruna birlikte başvurur ve kanunda sayılan belgeleri sunar. Evlenme gerçekleştiği andan itibaren TMK m.185 vd. uyarınca evlilik birliğinin hak ve yükümlülükleri, TMK m.202 uyarınca da edinilmiş mallara katılma rejimi işlemeye başlar.
Evlilik öncesi dönem geriye dönük olarak evliliğe dahil olmaz. TMK m.220 uyarınca mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen malvarlığı değerleri kişisel maldır; bu nedenle nikâhtan önce birlikte edinilen mallar, tapudaki paylara ve genel hükümlere göre değerlendirilir. Çiftler dilerse TMK m.203 uyarınca evlenmeden önce veya sonra yapacakları mal rejimi sözleşmesiyle farklı bir rejim seçebilir; TMK m.205 uyarınca sözleşme resmî şekilde düzenlenir veya onaylanır.
Ortak çocuk bakımından resmî nikâhın doğrudan bir etkisi vardır: TMK m.292 uyarınca evlilik dışında doğan çocuk, ana ve babasının birbiriyle evlenmesi hâlinde kendiliğinden evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tabi olur. TMK m.293 uyarınca eşler çocuğu nüfus memuruna bildirmekle yükümlüdür; ancak bildirimin yapılmamış olması bu sonucu engellemez. Soybağı daha önce tanıma veya babalık hükmüyle kurulmuşsa nüfus memuru gerekli işlemi re’sen yapar.
Sosyal güvenlik ve sağlık: nikâhsız partnerin durumu
Sosyal güvenlik mevzuatındaki hak sahipliği resmî evlilik bağına dayanır. 5510 sayılı Kanun kapsamında genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişiler arasında sayılan eş ve ölüm aylığına hak kazanan eş, resmî nikâhlı eştir; nikâhsız partner bu sıfatla sağlık yardımından veya ölüm aylığından yararlanamaz. Buna karşılık ortak çocuk, soybağı kurulmuş olmak koşuluyla ebeveyninin sigortası üzerinden hak sahibi olabilir; bu da tanıma veya babalık davasının geciktirilmemesi için ayrı bir sebeptir.
Bu boşluğu kısmen kapatan iki kanuni köprü vardır. Birincisi, yukarıda anlatılan 6284 s.K. m.19’dur: hakkında koruyucu tedbir kararı verilen ve genel sağlık sigortası bulunmayan kişi bu hâl devam ettiği sürece sağlık güvencesi kapsamına alınır. İkincisi, kişinin kendi adına genel sağlık sigortası tescilidir; geliri belirli bir düzeyin altında olanlar için gelir testi yoluyla prim desteği mümkündür. Nikâhsız birliktelikte her iki partnerin kendi sosyal güvenlik durumunu ayrı ayrı takip etmesi, özellikle ayrılık veya ölüm hâlinde yaşanacak kayıpları önler.
Yaşam birliği sözleşmesi için örnek maddeler
Aşağıdaki maddeler, TBK m.26-27 çerçevesinde nikâhsız birlikte yaşayan tarafların mali ilişkilerini düzenlemek için örnek olarak hazırlanmıştır. Taşınmazlarla ilgili hükümler tapuda ayrıca tescil ettirilmelidir; ölüme bağlı kazandırmalar için vasiyetname veya miras sözleşmesi şekline uyulmalıdır.
Madde 1 – Taraflar ve amaç
[ … ] ve [ … ], …/…/20… tarihinden itibaren [ … ] adresinde birlikte yaşamaktadır. Bu sözleşme, tarafların birlikte yaşama süresince ve ayrılık hâlinde mali ilişkilerini düzenlemek amacıyla yapılmıştır; taraflar arasında evlilik veya nişanlılık hükümleri doğurma amacı taşımaz.
Madde 2 – Ortak giderler
Kira, aidat, fatura ve mutfak giderleri taraflarca gelirleri oranında, [ … ] ve [ … ] paylarıyla karşılanır. Ödemeler taraflardan birinin adına açılan ortak gider hesabı üzerinden yapılır ve hesap hareketleri her iki tarafça görülebilir.
Madde 3 – Birlikte edinilen mallar
Birlikte yaşama süresince taraflarca birlikte edinilecek taşınmazlar tapuda ödeme oranlarına göre paylı mülkiyet olarak tescil ettirilir. Taşınır eşyalar ekli listede kimin tarafından alındığı gösterilerek kayıt altına alınır; listede yer almayan eşyaların aksi ispat edilinceye kadar yarı yarıya ortak olduğu kabul edilir.
Madde 4 – Ayrılık hâlinde
Birlikte yaşamanın sona ermesi hâlinde taraflar birbirlerine ait kişisel eşyaları otuz gün içinde iade eder. Taraflardan birinin diğerinin adına kayıtlı malvarlığına yaptığı ve belgelendirilen ödemeler, ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte altı ay içinde iade edilir.
Madde 5 – Konut
Ortak konutun kira sözleşmesi her iki taraf adına yapılır. Ayrılık hâlinde konutta kalacak taraf, diğer tarafın kira sözleşmesinden çıkarılması için gerekli işlemleri yapar ve depozitonun yarısını diğer tarafa öder.
Madde 6 – Ortak çocuk
Taraflardan doğacak çocuklar bakımından baba, doğumdan itibaren otuz gün içinde nüfus müdürlüğüne başvurarak tanıma beyanında bulunmayı taahhüt eder. Çocuğa ilişkin velayet, kişisel ilişki ve nafaka konuları kanun hükümlerine tabidir.
🔗 Bu Rehberin Alt Başlıkları
Sıkça Sorulan Sorular
Uzun süre birlikte yaşayan çift fiilen evli sayılır mı?
Hayır. TMK m.134, 141 ve 142 uyarınca evlenme ancak evlendirme memuru önünde, iki tanık huzurunda ve tarafların olumlu cevabıyla gerçekleşir. Birlikte yaşama süresi veya çocuk sahibi olmak bu şeklin yerini tutmaz.
Resmî nikâh olmadan dinî nikâh kıymak suç mu?
Hayır. TCK m.230/5 ve m.230/6, Anayasa Mahkemesinin 27.05.2015 tarihli, E.2014/36, K.2015/51 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Ancak dinî nikâhın medeni hukukta geçerliliği yoktur; TMK m.143 dinî törenin resmî nikâhtan sonra yapılabileceğini düzenler.
Nikâhsız birliktelikte ayrılınca mal paylaşımı istenebilir mi?
TMK m.202’deki yasal mal rejimi yalnız eşlere uygulanır. Somut mali katkı ispatlanırsa TBK m.77 sebepsiz zenginleşme, TBK m.526 vekâletsiz iş görme veya TBK m.620 vd. adi ortaklık hükümlerine dayanılabilir.
Nikâhsız partnerden nafaka istenebilir mi?
Hayır. TMK m.169 tedbir ve TMK m.175 yoksulluk nafakası evlilik birliğini şart koşar. Ancak ortak çocuk varsa soybağı kurulduktan sonra TMK m.327 uyarınca çocuk için iştirak nafakası istenebilir.
Evlenme sözü verilerek birlikte yaşandıysa ne olur?
TMK m.118 uyarınca nişanlanma evlenme vaadiyle olur ve şekle bağlı değildir. İlişki evlenmeden sona ererse TMK m.122 uyarınca alışılmışın dışındaki hediyeler geri istenebilir, koşulları varsa TMK m.120-121 uyarınca tazminat talep edilebilir; TMK m.123 uyarınca süre bir yıldır.
Nikâhsız birliktelikten doğan çocuk baba yönünden hangi haklara sahiptir?
Soybağı TMK m.295 tanıma veya TMK m.301 babalık davası ile kurulduktan sonra çocuk nafaka ve mirasçılık dahil evlilik içi çocuğun haklarına sahip olur. TMK m.337 uyarınca velayet kural olarak anadadır.
Nikâhsız partner diğerinin mirasçısı olur mu?
Hayır. TMK m.499’daki sağ kalan eş yalnızca resmî eştir. Vasiyetname veya miras sözleşmesiyle mirasçı atanabilir; ancak TMK m.506 saklı payları korunur ve zedelenirse TMK m.560 uyarınca tenkis davası açılabilir.
Partnerim kazada öldü, tazminat isteyebilir miyim?
TBK m.53 uyarınca ölenin desteğinden yoksun kalan kişi, sağlığında düzenli ve sürekli destek aldığını ispatlarsa destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir; bu talep evlilik statüsüne bağlı değildir.
Nikâhsız birliktelikte 6284 koruma kararı alınabilir mi?
Evet. 6284 sayılı Kanun resmî nikâh aramaz; ev içi şiddet tanımı aynı haneyi paylaşmasa da aile veya hane ilişkisi içindeki kişileri kapsar. Koruyucu tedbirde delil veya belge aranmaz, önleyici tedbir geciktirilmeksizin verilir (m.8/3); m.19 uyarınca sağlık güvencesi sağlanabilir.
Nikâhsız taraflar hukuki güvence için ne yapmalı?
TBK m.26 uyarınca yazılı yaşam birliği sözleşmesi yapmak, birlikte alınan taşınmazda TMK m.688 uyarınca payları tapuya yazdırmak, ödemeleri banka üzerinden yapmak, çocuk varsa tanımayı geciktirmemek ve vasiyetname veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi düzenlemek başlıca adımlardır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olayın koşullarına göre değişebilir; mali güvence, çocuk soybağı ve miras planlaması için bir avukatla değerlendirme yapılması önerilir.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun — mevzuat.gov.tr
- Anayasa Mahkemesi — anayasa.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
İlgili Rehberler
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi
- Mal Ayrılığı Rejimi Seçimi (TMK m.242-243) — Mal Rejimi Sözleşmesi Nas
- Evlilik Dışı İlişkiden Doğan Çocuk ve Soybağı
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir? (Anne ve Baba Tescil
- Babalık Davası Dilekçesi Örneği (2026) — TMK 301-304
- Dini Nikâhla Birlikte Yaşama: Evlilik Dışı Birliktelik ve Hukuki Sonuç


