Ne yaşandı?
Bir kişi, eşiyle yıllarca yalnızca dini nikâhla birlikte yaşamış, resmî nikâh yapmamıştır. Birliktelik sona erince, “Ben de boşanan biri gibi nafaka ve mal paylaşımı isteyebilir miyim? Çocuklarımın durumu ne olur?” sorularıyla karşılaşır.
Evlilik, nikâh ve nüfus işlemlerinde destek alın
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Kişi, resmî olmayan bu birlikteliğin hukukta nasıl değerlendirildiğini öğrenmek ister.
Bu durumda ne yapmalısınız?
- Hukuken evli sayılmadığınızı bilin: Türk hukukunda yalnızca resmî nikâh evlilik doğurur. Dini nikâh tek başına, boşanmaya bağlı nafaka ve mal rejimi haklarını sağlamaz.
- Çocukların haklarını ayrı değerlendirin: Anne ile çocuk arasındaki soybağı doğumla kurulur. Baba yönünden ise tanıma veya babalık davası ile soybağı kurulabilir; soybağı kurulunca çocuk için nafaka ve velayet/kişisel ilişki gündeme gelir.
- Malvarlığı taleplerini genel hükümlere göre kurgulayın: Mal rejimi uygulanmasa da, birlikte edinilen mallara yaptığınız katkıyı genel hukuk kuralları (alacak, sebepsiz zenginleşme, adi ortaklık benzeri ilişkiler) çerçevesinde talep etmeniz mümkün olabilir.
- Katkınızı belgeleyin: Banka kayıtları, faturalar ve tanıklar, ortak edinimlere katkınızı ispatlamada kritik öneme sahiptir.
- Mutlaka avukata danışın: Bu dosyalar evlilik hukukundan farklı yürür; haklarınızı doğru hukuki temele oturtmak için profesyonel destek şarttır.
Resmî nikâhın olmaması, hiçbir hakkınızın olmadığı anlamına gelmez; özellikle çocuklar ve maddi katkılar yönünden hukuki imkânlar vardır. Ancak bu haklar evlilik hükümlerinden değil, genel hukuk kurallarından doğar; bu yüzden uzman desteği önemlidir.
Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.
Bu sayfadaki anlatım, Türkiye’de sıkça yaşanan durumlardan yola çıkılarak hazırlanmış temsilî bir senaryodur; gerçek kişilere ait kimlik bilgisi içermez. Bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür.
⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim
Anayasa Mahkemesi’nin TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı (E.2025/156, K.2026/131, karar tarihi 4 Haziran 2026) 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı: ne değişti ve geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun — mevzuat.gov.tr
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
Önce Net Cevap: Evlilik Hukuken Kurulmamıştır
Dini nikâh, inanç bakımından manevi bir değer taşır; ancak Türk hukukunda tek başına evlilik kurmaz. Evlilik, Türk Medeni Kanunu’na göre yalnızca resmî nikâh ile kurulur.
Bunun sonucu şudur: evlilik hukuken hiç kurulmamış sayıldığından, evliliğe bağlanan hakların hiçbiri doğmaz. Aşağıdaki tablo neyin olmadığını net biçimde gösterir.
Resmî nikâh olmadan doğmayan haklar ve kanuni dayanakları
| Hak | Durum | Kanuni dayanak ve gerekçe |
|---|---|---|
| Boşanma davası | Açılamaz | Boşanma, hukuken kurulmuş bir evliliği sona erdirir (TMK m.161-166) |
| Yoksulluk nafakası | İstenemez | Boşanma yüzünden yoksulluğa düşen eşe tanınır (TMK m.175) |
| Maddi ve manevi tazminat | İstenemez | Boşanma sebebiyle zarar gören eşe tanınır (TMK m.174) |
| Mal rejimi tasfiyesi | İstenemez | Edinilmiş mal, mal rejiminin devamı süresince elde edilen değerdir (TMK m.219); rejim resmî evlilikle başlar (TMK m.202) |
| Aile konutu koruması | Yoktur | Konut üzerindeki tasarrufun eşin rızasına bağlanması yalnızca eşler için geçerlidir (TMK m.194) |
| Yasal mirasçılık | Yoktur | Yasal mirasçılar kan hısımları ve sağ kalan eştir (TMK m.495-499) |
| Eş sıfatıyla ölüm aylığı | Bağlanmaz | Hak sahibi olarak sayılan eş, resmî evlilikle eş olan kişidir (5510 s.K. m.34) |
| Evliliğe bağlı 6284 tedbirleri | Uygulanmaz | Ayrı yerleşim yeri belirlenmesi Kanunda evli olmaya bağlanmıştır; aile konutu şerhi evlilik ilişkisini gerektirir (6284 s.K. m.4/1-b, c) |
Bu tabloyu yumuşatan bir istisna yoktur: birlikte geçirilen sürenin uzunluğu sonucu değiştirmez. Nikâhsız geçen kırk yıl da mal rejimi kapsamına girmez.
Kanuni Dayanak: Evlilik Nasıl Kurulur?
Türk Medeni Kanunu evliliğin kurulmasını şekle bağlamıştır. Evlenecek kadın ve erkek evlendirme memuruna birlikte başvurur (TMK m.134); evlenme töreni evlendirme memurunun huzurunda, iki tanık hazır bulunarak alenen yapılır. Kanunun dinî törene ilişkin hükmü de açıktır: evlenme töreni biter bitmez evlendirme memuru eşlere bir aile cüzdanı verir, aile cüzdanı gösterilmeden evlenmenin dinî töreni yapılamaz ve evlenmenin geçerli olması dinî törenin yapılmasına bağlı değildir (TMK m.143). Dolayısıyla dini nikâh, resmî evliliğe eklenebilecek bir tören olabilir; ama resmî evliliğin yerine geçemez.
Resmî nikâhı kıymaya yetkili makamlar bakımından da bir değişiklik yapılmıştır. 7039 sayılı Kanunla Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 22. maddesinde yapılan değişiklikle il ve ilçe müftüleri de evlendirme memuru olarak yetkilendirilmiştir. Müftülükte kıyılan nikâh, belediyede kıyılan nikâhla aynı hukuki sonucu doğuran resmî evliliktir; dini nikâhla karıştırılmamalıdır. Evlenme ehliyeti bakımından ise erkek veya kadın on yedi yaşını doldurmadıkça evlenemez; olağanüstü durumlarda hâkim çok önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş kişinin evlenmesine izin verebilir (TMK m.124).
Resmî evlilik ile nikâhsız birliktelik arasındaki farkı bilmek, ayrılık gündeme geldiğinde hangi mahkemeye, hangi hükme dayanılarak gidileceğini belirler. Boşanma, nafaka ve mal rejimi talepleri aile mahkemesinde evlilik hükümlerine göre görülür. Nikâhsız birliktelikten doğan malvarlığı talepleri ise Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine dayanır ve görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir (HMK m.2).
Dini Nikâh Suç mu?
Hayır. Resmî nikâh olmadan dini nikâh kıyılması geçmişte Türk Ceza Kanunu’nun 230. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları kapsamında suç sayılıyor ve hapis cezası öngörülüyordu. Anayasa Mahkemesi 27 Mayıs 2015 tarihli kararıyla bu fıkraları iptal etmiştir; böylece cezai yaptırım kalkmıştır.
Ancak buradaki tablo yanıltıcı olmamalıdır: cezai yaptırımın kalkması, hukuki koruma sağlandığı anlamına gelmez. Aksine, yaptırım hakların elde edilememesi biçiminde ortaya çıkar ve bu çoğu zaman daha ağır sonuç doğurur.
Cezai yaptırımın kalkması, TMK m.143’teki kuralı ortadan kaldırmamıştır; aile cüzdanı gösterilmeden evlenmenin dinî töreninin yapılamayacağı hükmü yürürlüktedir, yalnızca bu kurala aykırılık artık ceza hukuku yaptırımına bağlı değildir. Önemli bir sınır da vardır: dini nikâh, reşit olmayan bir çocukla kurulan ilişkiyi hiçbir şekilde hukuka uygun hâle getirmez. Evlenme yaşının altındaki bir çocukla “nikâh” adı altında kurulan birliktelik, çocukların cinsel istismarı ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçları (TCK m.103-104) bakımından fiilin suç niteliğini değiştirmez; ayrıca çocuk, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamındaki koruyucu ve destekleyici tedbirlerden yararlanır.
Peki Neyiniz Var? Kullanılabilecek Yollar
Evlilik hukukunun kapıları kapalı olsa da elinizde tümüyle boş bir dosya yoktur. Genel hükümler üzerinden yürüyen dört ayrı hat vardır.
1. Çocuklar Bakımından Haklar Tamdır
Bu, en önemli başlıktır. Çocuğun hakları anne babanın nikâh durumuna değil, soybağına bağlıdır. Soybağı kurulduktan sonra çocuk, evlilik içinde doğmuş çocukla aynı haklara sahip olur.
- Ana ile soybağı doğumla kendiliğinden kurulur.
- Baba ile soybağı iki yoldan kurulur: babanın tanıması (TMK m. 295) veya ana ya da çocuğun açacağı babalık davası (TMK m. 301).
- Soybağı kurulunca çocuk için iştirak nafakası istenebilir; çocuk baba yönünden yasal mirasçı olur.
- Velayet: Ana ile baba evli değilse velayet anaya aittir. Baba, çocukla kişisel ilişki kurulmasını talep edebilir.
Tanıma dava değildir; nüfus müdürlüğüne veya notere yapılacak beyanla gerçekleşir ve hızlıdır. Baba tanımaktan kaçınıyorsa babalık davası açılır; bu davada çocuk bakımından hak düşürücü süre bulunmamaktadır.
Soybağının kurulma yollarını Kanun tek maddede sayar: çocuk ile ana arasındaki soybağı doğumla; çocuk ile baba arasındaki soybağı ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur (TMK m.282). Ana ile evli olmayan baba, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusuyla, resmî senetle ya da vasiyetnameyle çocuğu tanıyabilir (TMK m.295).
Babalık davasında süreler ana ile çocuk bakımından farklıdır. Dava doğumdan önce veya sonra açılabilir; ananın dava hakkı doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer (TMK m.303). Çocuk için Kanunda öngörülen süreler ise Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, çocuğun açacağı babalık davası bir süreye bağlı değildir. Yetkili mahkeme, taraflardan birinin dava veya doğum anındaki yerleşim yeri mahkemesidir (TMK m.283). Ana, babalık davasıyla birlikte veya ayrı olarak doğum giderlerinin, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderlerinin ve gebelik ile doğumun gerektirdiği diğer giderlerin ödenmesini isteyebilir (TMK m.304).
Nikâhsız birliktelikten doğan çocuğun hakları
| Hak | Kanuni dayanak | Koşul ve açıklama |
|---|---|---|
| Ana ile soybağı | TMK m.282/1 | Doğumla kendiliğinden kurulur |
| Baba ile soybağı | TMK m.282/2; m.295; m.301 | Tanıma veya babalık davasıyla kurulur |
| Babalık davası süresi | TMK m.303 | Ana için doğumdan itibaren bir yıl; çocuk bakımından süre sınırı yok |
| Ananın doğum giderleri | TMK m.304 | Doğum giderleri ile doğum öncesi ve sonrası altışar haftalık geçim giderleri |
| Velayet | TMK m.337 | Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir; koşulları varsa hâkim velayeti babaya verebilir |
| Kişisel ilişki | TMK m.323 | Velayeti bulunmayan ana veya baba çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteyebilir |
| İştirak nafakası | TMK m.327-330 | Bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar sürer; nafaka çocuğun ihtiyaçlarına ve ana babanın durumuna göre belirlenir |
| Mirasçılık | TMK m.498 | Ana tarafından evlilik içi hısımlar gibi; baba tarafından tanıma veya hâkim hükmüyle soybağı kurulmuşsa mirasçı olur |
| Ölüm aylığı | 5510 s.K. m.34 | Soybağı kurulmuş çocuk, ölen ebeveyninin hak sahibi çocuğu olarak değerlendirilir |
Ana ve babanın sonradan birbiriyle resmî olarak evlenmesi, çocuğun soybağına ilişkin sorunları büyük ölçüde çözer; ancak baba ile soybağının ayrıca kaydedilmesi gerekip gerekmediği nüfus kaydının durumuna göre değerlendirilmelidir. Tanıma işlemleri için Tanıma (TMK m.295-300), dava süreci için Babalık Davası Rehberi ve Babalık Davası Dilekçesi Örneği, çocuğun soybağının kurulma yolları için Çocuğun Soybağı Nasıl Kurulur? sayfalarımıza bakabilirsiniz.
2. Malvarlığı: Genel Hükümler
Mal rejimi hükümleri uygulanamasa da, birlikte edinilen malvarlığı bakımından genel hükümlere dayanmak mümkündür. Uygulamada başvurulan hukuki dayanaklar:
- Adi ortaklık: Taraflar ortak bir amaç için emek ve sermaye koymuşsa, aralarındaki ilişki adi ortaklık olarak nitelendirilebilir ve tasfiye istenebilir.
- Sebepsiz zenginleşme: Bir tarafın malvarlığına yaptığınız katkı, karşı tarafın haklı bir sebep olmaksızın zenginleşmesine yol açmışsa iade talep edilebilir.
- Alacak ve katkı iddiası: Taşınmaz alımına yaptığınız ödemeler, kredi taksitleri ve masraflar belgeye dayandırılarak talep edilebilir.
Bu yolların ortak zorluğu ispattır. Mal rejiminde geçerli olan karineler burada işlemez; her ödemenin ve katkının belgelenmesi gerekir. Bu nedenle banka dekontları, havale kayıtları, fatura ve sözleşmeler özenle saklanmalıdır.
Bu yolların her biri Türk Borçlar Kanunu’nda ayrı bir kurala dayanır ve her birinin zamanaşımı süresi farklıdır. Adi ortaklık, iki veya daha çok kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir (TBK m.620); birliktelik sona erdiğinde ortaklığın tasfiyesi istenebilir. Sebepsiz zenginleşmede, haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen kişi bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür (TBK m.77). Bu istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TBK m.82).
Tapu karşı tarafın adına kayıtlıysa, katkının karşılığı kural olarak taşınmazın devri değil, katkıya karşılık gelen para alacağıdır. Bu nedenle dava dilekçesinde talebin hangi hukuki sebebe dayandığı ve katkının hangi ödemelerden oluştuğu tek tek gösterilmelidir. İspat bakımından da dikkat gerekir: belli bir miktarı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı kuraldır (HMK m.200). Kanun bu kurala bazı istisnalar tanımıştır (HMK m.203); ancak nikâhsız birlikteliğin bu istisnalar içinde değerlendirilip değerlendirilmeyeceği somut olaya göre belirlenir. Banka üzerinden yapılan ödemelerin açıklama kısmına ödemenin amacını yazmak, ileride en güçlü delil olur.
Nikâhsız birliktelikte malvarlığı talepleri
| Talep | Kanuni dayanak | Görevli mahkeme | Zamanaşımı |
|---|---|---|---|
| Adi ortaklığın tasfiyesi | TBK m.620 vd. | Asliye hukuk mahkemesi | Genel on yıllık süre (TBK m.146) |
| Sebepsiz zenginleşmenin iadesi | TBK m.77-82 | Asliye hukuk mahkemesi | Öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde on yıl (TBK m.82) |
| Ödünç verilen paranın iadesi | TBK m.386 vd. | Asliye hukuk mahkemesi | Genel on yıllık süre (TBK m.146) |
| Kendisine ait eşyanın geri alınması | TMK m.683 | Asliye hukuk mahkemesi | Mülkiyet hakkına dayanır |
Düğünde takılan altınlar ve kişisel eşyalar bakımından da mal rejimi hükümleri uygulanmaz. Kişi kendisine ait olan eşyayı, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiden mülkiyet hakkına dayanarak geri isteyebilir (TMK m.683). Genel hükümlere dayalı alacak davalarının hesap mantığını görmek için Katkı Payı ile Katılma Alacağı Arasındaki Fark rehberimize bakabilirsiniz; nikâhsız birliktelikte bu hesap mal rejimine göre değil, somut katkıya göre yapılır. Ev, araba ve birikimlerin paylaşımına ilişkin somut örnekler Nikâhsız Birliktelik Sona Erince Mallar Nasıl Paylaşılır? sayfamızda yer alıyor.
Birliktelik ayrılıkla değil de partnerin bir haksız fiil sonucu ölümüyle sona ermişse farklı bir yol açılır. Ölüm hâlinde uğranılan zararlar arasında ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar da sayılmıştır (TBK m.53). Kanun bu kişileri eş veya hısım olmakla sınırlamadığından, ölenin fiilen desteğinde yaşayan nikâhsız partnerin destekten yoksun kalma tazminatı istemesi gündeme gelebilir; desteğin varlığı ve kapsamı ispat edilmelidir. Ayrıntılar için İmam Nikâhlı Eşin Ölümünde Kadının Hakları rehberimize bakabilirsiniz.
3. Şiddet Hâlinde Koruma Vardır
Bu, çoğu kişinin bilmediği ve hayati önem taşıyan bir noktadır. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma, resmî evlilik bağı aranmaksızın şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişileri kapsar.
Yani nikâhınız olmasa dahi uzaklaştırma kararı, konutun size tahsisi, barınma yeri sağlanması ve geçici maddi yardım gibi tedbirleri talep edebilirsiniz. Koruma kararı için delil sunma zorunluluğu bulunmaz ve başvuru kolluk, mülkî amir, Cumhuriyet başsavcılığı veya hâkime yapılabilir.
Ceza hukuku bakımından da mağdur sıfatınız tamdır: kasten yaralama, tehdit, hakaret ve ısrarlı takip suçlarında şikâyet hakkınız vardır.
6284 sayılı Kanun, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınları, çocukları, aile bireylerini ve tek taraflı ısrarlı takibin mağduru olan kişileri korur. Tedbirler üç gruptadır. Mülki amir; uygun barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım yapılması, psikolojik, mesleki, hukuki ve sosyal rehberlik verilmesi, hayati tehlike varsa geçici koruma altına alınma ve kreş imkânı gibi koruyucu tedbirlere karar verebilir (6284 s.K. m.3). Hâkimin vereceği önleyici tedbirler arasında şiddet uygulayanın müşterek konuttan derhâl uzaklaştırılması ve konutun korunan kişiye tahsisi ile korunan kişiye, konutuna, okuluna ve iş yerine yaklaşmaması yer alır (6284 s.K. m.5/1).
Nikâhsız birliktelikte bazı tedbirlerin uygulanmadığını bilmek gerekir. Hâkimin koruyucu tedbirleri arasındaki müşterek konuttan ayrı yerleşim yeri belirlenmesi Kanunda açıkça evli olma şartına bağlanmıştır (6284 s.K. m.4/1-b); aile konutu şerhi de TMK m.194’e dayandığından evlilik ilişkisini gerektirir (6284 s.K. m.4/1-c). Buna karşılık uzaklaştırma ve yaklaşmama tedbirleri evlilik şartı aranmaksızın verilebilir. Koruyucu tedbir kararı için delil veya belge aranmaz, önleyici tedbir kararı ise geciktirilmeksizin verilir (6284 s.K. m.8/3); tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilir ve gerekirse uzatılabilir (6284 s.K. m.8/2). Tedbir kararına aykırı davranan hakkında her ihlalde üç günden on güne kadar zorlama hapsine karar verilir (6284 s.K. m.13).
Nikâhsız birliktelikte 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler
| Tedbir | Karar mercii | Dayanak | Nikâhsız birliktelikte |
|---|---|---|---|
| Barınma yeri ve geçici maddi yardım | Mülki amir | 6284 s.K. m.3 | Uygulanır |
| Geçici koruma altına alınma | Mülki amir; gecikmede sakınca varsa kolluk | 6284 s.K. m.3 | Uygulanır |
| Müşterek konuttan uzaklaştırma ve konutun tahsisi | Hâkim | 6284 s.K. m.5/1 | Uygulanır |
| Yaklaşmama ve iletişim yasağı | Hâkim | 6284 s.K. m.5/1 | Uygulanır |
| Ayrı yerleşim yeri belirlenmesi | Hâkim | 6284 s.K. m.4/1-b | Evli olmaya bağlıdır |
| Aile konutu şerhi | Hâkim | 6284 s.K. m.4/1-c; TMK m.194 | Evlilik ilişkisini gerektirir |
Başvuru ve itiraz süreci için 6284 Koruma Kararı Talebi Dilekçesi ve tedbirin ihlali hâlinde izlenecek yol için 6284 Tedbir Kararının İhlali sayfalarımıza bakabilirsiniz.
4. Vasiyetname ile Kazandırma
Yasal mirasçı olmamanız, size hiçbir şey bırakılamayacağı anlamına gelmez. Birlikte yaşadığınız kişi, vasiyetname veya miras sözleşmesiyle size kazandırmada bulunabilir. Bu kazandırma, yasal mirasçıların saklı payları ile sınırlıdır ve saklı payı zedeleyen kısım tenkise tabi olur.
Karşılıklı güvence isteniyorsa, resmî vasiyetname düzenlenmesi en sağlam yoldur.
Saklı pay oranları Kanunda sabittir: altsoy için yasal miras payının yarısı, ana ve babadan her biri için dörtte biri, sağ kalan eş için altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı olduğunda yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde dörtte üçüdür (TMK m.506). Mirasbırakanın saklı paylar dışında kalan kısmı, yani tasarruf edebileceği kısım üzerinde serbestçe tasarruf yetkisi vardır (TMK m.505). Nikâhsız partnere yapılan kazandırma saklı payları aşarsa, saklı payı zedelenen mirasçılar tenkis davası açabilir (TMK m.560).
Vasiyetname üç şekilde yapılabilir: resmî, el yazılı veya sözlü (TMK m.531). El yazılı vasiyetname, yapıldığı yer, yıl, ay ve gün de dâhil olmak üzere baştan sona mirasbırakanın el yazısıyla yazılmalı ve imzalanmalıdır (TMK m.538). Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir (TMK m.532). Miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde yapılması ve sözleşmenin taraflarınca memurun önünde aynı anda imzalanması gerekir (TMK m.545). Karşılıklı bağlayıcı bir güvence isteniyorsa miras sözleşmesi, tek taraflı olarak dönülebilir vasiyetnameden daha güçlü bir araçtır.
Nikâhsız partnere ölüme bağlı kazandırma yolları
| Araç | Kanuni dayanak | Şekil | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|---|
| Resmî vasiyetname | TMK m.532 | Resmî memur ve iki tanık | Mirasbırakan dilediği zaman dönebilir |
| El yazılı vasiyetname | TMK m.538 | Tamamı el yazısıyla, tarih ve imza | Kaybolma ve iptal davası riski daha yüksektir |
| Miras sözleşmesi | TMK m.545 | Resmî vasiyetname şekli, tarafların birlikte imzası | Tek taraflı dönme kural olarak mümkün değildir |
| Tasarruf nisabı sınırı | TMK m.505-506 | — | Saklı payı aşan kısım tenkise tabidir (TMK m.560) |
Vasiyetname örnekleri için Vasiyetname Örneği, saklı pay hesabı için Saklı Pay Oranları ve miras sözleşmesi için Miras Sözleşmesi Örneği sayfalarımıza bakabilirsiniz.
En Doğru Çözüm: Resmî Nikâh
Yukarıdaki yollar birer telafi mekanizmasıdır; hiçbiri evliliğin sağladığı güvenceyi karşılamaz. İlişki devam ediyorsa resmî nikâh kıymak tüm bu sorunları tek adımda çözer.
Resmî nikâhın geriye etkisi bulunmadığını da bilmek gerekir: edinilmiş mallara katılma rejimi nikâh tarihinden itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle nikâh ne kadar geciktirilirse, korumasız geçen dönem o kadar uzar.
Daha önce doğmuş çocuklar bakımından ise sorun yoktur: soybağı tanıma veya babalık davasıyla kurulduğunda çocuk tüm haklara sahip olur.
Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir (TMK m.219). Nikâhtan önce, birliktelik döneminde edinilen mallar bu tanıma girmez. Eşler mal rejimi sözleşmesini evlenmeden önce veya sonra yapabilir (TMK m.205); ancak bu sözleşme, nikâhsız dönemde edinilmiş malları kendiliğinden evlilik malı hâline getirmez. Birliktelik döneminde yapılan katkıların nikâh sırasında yazılı bir belgeyle kayıt altına alınması, ileride doğabilecek uyuşmazlıkta en güvenilir delil olur.
Resmî nikâh aynı zamanda sosyal güvenlik bakımından da koruma sağlar. Resmî eş, ölen eşinden hak sahibi olarak ölüm aylığı alabilir ve genel sağlık sigortası bakımından bakmakla yükümlü olunan kişi olarak değerlendirilebilir; nikâhsız partner bu korumalardan yararlanamaz. Resmî nikâha geçişin adımları için İmam Nikâhı Resmî Nikâh Yerine Geçer mi? rehberimize bakabilirsiniz.
Ayrılık Hâlinde Yapılacaklar
- Çocuğun soybağını güvenceye alın: Tanıma yapılmamışsa gecikmeden babalık davası açılmalıdır. Nafaka ve miras hakkı buna bağlıdır.
- Nafaka talebini soybağı üzerinden kurun: Kendiniz için nafaka isteyemezsiniz; ancak çocuk için iştirak nafakası talep edebilirsiniz.
- Katkı belgelerinizi toplayın: Banka kayıtları, havale dekontları, faturalar ve tapu ödemeleri; genel hükümlere dayalı talebin tek dayanağı bunlardır.
- Şiddet varsa 6284’e başvurun: Nikâh aranmaz; konut tahsisi ve uzaklaştırma istenebilir.
- Barınma sorununu ayrı ele alın: Aile konutu koruması uygulanamayacağından, konut karşı tarafın adınaysa kalma hakkı doğmaz. Bu risk önceden planlanmalıdır.
Nikâhsız birlikteliğin sona ermesinde çocuğun soybağı, malvarlığı talepleri ve koruma tedbirleri için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.
Diğer taraftan bakış: Evli bir erkekle imam nikâhı kıyılmışsa ilk eşin boşanma, tazminat ve miras bakımından hakları için Eşim İmam Nikâhıyla İkinci Bir Kadınla Yaşıyor (Kuma) yazısını okuyun.
Dini nikâhtan doğan çocuk: Dini nikâhtan doğan çocuğun velayetinin annede olması ve babanın velayet talebi için Evlilik Dışı Doğan Çocuğun Velayeti Babaya Verilebilir mi? yazımıza bakın.
Mehir senedi: Yalnız dinî nikâhla kurulan birliktelikte düzenlenen mehir senedinin durumu ve mehir alacağı dilekçesi için Mehir Alacağı Dava Dilekçesi Örneği yazımıza bakın.
Sıkça Sorulan Sorular
Dini nikâh Türk hukukunda evlilik sayılır mı?
Hayır. Evlilik yalnızca resmî nikâh ile kurulur. Dini nikâh inanç bakımından manevi değer taşısa da tek başına hukuki bağlayıcılığa sahip değildir; bu nedenle evliliğe bağlanan haklar doğmaz.
Dini nikâh kıymak suç mu?
Hayır. Resmî nikâh olmadan dini nikâh kıyılması geçmişte Türk Ceza Kanunu’nun 230. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları kapsamında suç sayılıyordu; Anayasa Mahkemesi 27 Mayıs 2015 tarihli kararıyla bu fıkraları iptal etmiştir. Ancak cezai yaptırımın kalkması hukuki koruma sağlandığı anlamına gelmez.
Ayrılırken nafaka isteyebilir miyim?
Kendiniz için yoksulluk nafakası isteyemezsiniz; çünkü TMK m.175 bu hakkı boşanma yüzünden yoksulluğa düşen eşe tanır ve hukuken kurulmamış bir evlilik boşanmayla sona erdirilemez. Buna karşılık soybağı kurulmuş çocuk için iştirak nafakası (TMK m.327-330), ana için de babalık davasıyla birlikte doğum ve geçim giderleri (TMK m.304) talep edilebilir.
Birlikte aldığımız evden pay alabilir miyim?
Mal rejimi tasfiyesi istenemez; edinilmiş mallara katılma rejimi yalnızca resmî nikâh tarihinden itibaren işler. Ancak adi ortaklık, sebepsiz zenginleşme veya katkı iddiası gibi genel hükümlere dayanılabilir. Bu yollarda ispat yükü ağırdır; banka dekontları, havale kayıtları ve faturalar belirleyicidir.
Çocuklarımın hakları ne olur?
Çocuğun hakları anne babanın nikâh durumuna değil soybağına bağlıdır. Ana ile soybağı doğumla kurulur; baba ile soybağı tanıma (TMK m. 295) veya babalık davası (TMK m. 301) ile kurulur. Soybağı kurulduktan sonra çocuk evlilik içinde doğmuş çocukla aynı haklara sahip olur; nafaka ve yasal mirasçılık dâhil.
Mirasçı olabilir miyim?
Yasal mirasçı olamazsınız; mirasçılık kan bağı veya resmî evlilik bağı gerektirir. Buna karşılık birlikte yaşadığınız kişi vasiyetname veya miras sözleşmesiyle size kazandırmada bulunabilir. Bu kazandırma yasal mirasçıların saklı paylarıyla sınırlıdır.
Şiddet görüyorum, koruma alabilir miyim?
Evet. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma resmî evlilik bağı aranmaksızın şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişileri kapsar. Uzaklaştırma, konutun size tahsisi, barınma yeri sağlanması ve geçici maddi yardım talep edilebilir; koruma kararı için delil sunma zorunluluğu bulunmaz.
Şimdi resmî nikâh kıysak geçmiş dönem sayılır mı?
Hayır. Edinilmiş mallara katılma rejimi nikâh tarihinden itibaren işlemeye başlar; geriye etkisi yoktur. Bu nedenle nikâh geciktikçe korumasız geçen dönem uzar. Daha önce doğmuş çocuklar bakımından ise sorun yoktur; soybağı kurulduğunda çocuk tüm haklara sahip olur.
Babalık davasını ne zamana kadar açabilirim?
Ana için babalık davası açma hakkı doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer (TMK m.303). Çocuk bakımından Kanunda öngörülen süreler Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden çocuğun açacağı babalık davası bir süreye bağlı değildir. Ana ayrıca doğum giderlerini ve doğum öncesi ile sonrası altışar haftalık geçim giderlerini isteyebilir (TMK m.304).
Birlikte yaşadığım kişi ölürse ölüm aylığı alabilir miyim?
Hayır. 5510 sayılı Kanunun 34. maddesinde hak sahibi olarak sayılan eş, resmî evlilikle eş olan kişidir; nikâhsız partner eş sıfatıyla ölüm aylığı alamaz. Buna karşılık ölen kişiyle soybağı kurulmuş çocuklar, kanundaki koşulları taşıyorsa hak sahibi çocuk olarak aylık alabilir.
Nikâhsız birliktelikte hangi 6284 tedbirleri uygulanmaz?
Hâkimin koruyucu tedbirlerinden müşterek konuttan ayrı yerleşim yeri belirlenmesi Kanunda evli olma şartına bağlanmıştır (6284 s.K. m.4/1-b); aile konutu şerhi de TMK m.194’e dayandığından evlilik ilişkisini gerektirir. Uzaklaştırma, konutun korunan kişiye tahsisi, yaklaşmama yasağı, barınma yeri ve geçici maddi yardım gibi tedbirler ise evlilik şartı aranmaksızın verilebilir.
📚 İlgili Rehberler
- 📘 Boşanma ve Aile Hukuku Davaları (Ana Kategori)
- Çocuk Teslimi ve Kişisel İlişki Kurma: Güncel Sistem (5395 Sayılı Kanun)İlgili konu anlatımı
- Eşim Çocuğu Görme Günlerinde Geri Getirmiyor, Ne Yapabilirim?
- Eşimi Aldatan Kişiye (Üçüncü Şahsa) Tazminat Davası Açabilir miyim? İçtihadı Birleştirme Kararı Ne Diyor?
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi ile değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime Geçinİlgili Rehberler
Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.
Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


