Çocuk Teslimi ve Kişisel İlişkinin İcrası: Adli Destek Sistemi
10 Mayıs 2026

Çocuk Teslimi ve Kişisel İlişkinin İcrası: Adli Destek Sistemi

Boşanma sonrası çocuk teslimi ve kişisel ilişki hakkının kullanılması, birçok aile için çatışma yaratan bir alandır. Velayet kararına ve kişisel ilişki düzenlemesine rağmen çocuğun teslim edilmemesi, kişisel ilişki gününün engellenmesi ya da geciktirilmesi durumlarında hukuk devreye girer. Türkiye’de bu konudaki uygulama, “Adli Destek Sistemi” adı verilen özel bir düzenleme ile yürütülmektedir. Bu yazıda çocuk teslimi ve kişisel ilişkinin icrasının hukuki dayanağı, kanunda yapılan son değişiklikler, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın rolü, teslim sürecinin nasıl işlediği, aykırılıkların yaptırımları ile pratik öneriler ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

1) Hukuki Dayanak ve Adli Destek Sistemi

Çocuk teslimi ve kişisel ilişki hakkının icrası, uzun süre İİK m.25/a hükümlerinde düzenlenmişti. Ancak bu düzenleme, çocuğun icra memurları eşliğinde teslim alınmasını öngörmekteydi ve çocuk üzerinde travmatik etkiler yaratabiliyordu. Bu sorun üzerine kanun koyucu, çocuk teslimi süreçlerinin daha çocuk dostu ve psikolojik olarak daha az travmatik bir biçimde gerçekleşmesi için düzenleme yapmıştır. Yeni düzenleme ile “Adli Destek Sistemi” (kısaca ADS veya ADSS) oluşturulmuş ve çocuk teslimi süreçleri Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri tarafından yürütülür hâle gelmiştir.

Yeni sistemin temel amacı; çocuk teslimi ve kişisel ilişki hakkının kullanılması sırasında çocuğun psikolojik ve duygusal ihtiyaçlarının korunmasıdır. Bunun için icra memuru yerine uzman kişilerin (sosyal hizmet uzmanı, psikolog, çocuk gelişimci vb.) süreçte görev alması sağlanmıştır. Bu uzmanlar, çocuğun teslim sürecinde yanında yer alır, gerektiğinde ebeveynler arasında iletişim köprüsü kurar ve çocuğun güvenli hissetmesini sağlar. Bu yaklaşım, hem çocuk hakları perspektifinden hem de sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından modern bir çözümdür.

2) Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü

Çocuk teslimi ve kişisel ilişki hakkının icrası için başvuru, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü’ne yapılır. Bu müdürlük, mahkeme kararı ile hükmedilmiş çocuk teslimi veya kişisel ilişki düzenlemesinin fiilen uygulanmasında yetkilidir. Müdürlük her il ve bazı büyük ilçelerde bulunur; kararın verildiği yer veya çocuğun bulunduğu yer müdürlüklerine başvurulabilir.

Başvuru dilekçesinde şu unsurlar yer almalıdır: (i) başvurucunun kimlik ve iletişim bilgileri, (ii) çocuğun kimlik bilgileri ve mevcut bulunduğu yer, (iii) diğer ebeveynin kimlik ve iletişim bilgileri, (iv) mahkeme kararı bilgileri (mahkeme, karar tarihi, esas/karar no, kararın kısa özeti), (v) kişisel ilişki günleri ve teslim düzenlemesi, (vi) mevcut sorunlar (teslim edilmeme, engelleme, gecikme durumları), (vii) talep. Mahkeme kararının onaylı örneği başvuruya eklenmelidir. Başvuru üzerine müdürlük süreç başlatır ve gerekli işlemleri yürütür. Başvuru için harç veya ücret genellikle söz konusu değildir; sistem çocuk hakları perspektifinden ücretsiz olarak tasarlanmıştır.

3) Çocuk Teslimi Süreci

Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü, başvuru sonrası öncelikle her iki ebeveyni davet ederek ön görüşme yapar. Bu görüşmede tarafların durumu değerlendirilir, çocuğun ihtiyaçları anlaşılır ve sağlıklı bir teslim süreci için plan yapılır. Görüşmeler sırasında müdürlük, tarafları uzlaşmaya teşvik eder ve çocuk üzerindeki gerilimin azaltılmasını hedefler. Bazı vakalarda sadece bilgilendirme ve rehberlik yeterli olur ve teslim süreci sağlıklı biçimde başlar.

Anlaşma sağlanamaz veya taraflardan biri sürece uymazsa müdürlük daha aktif rol alır. Uzman görevlisi, teslim gününde çocuğu almak için velayet sahibi ebeveynin evine gider ve çocuğu diğer ebeveyne teslim eder. Teslim sırasında çocuğun psikolojik durumu değerlendirilir ve gerektiğinde uzman destek sağlanır. Kişisel ilişki gününün sonunda çocuk yine uzman görevlisi eşliğinde velayet sahibi ebeveyne teslim edilir. Bu düzenleme, çocuğun ebeveynler arasındaki çatışmadan mümkün olduğunca uzak tutulmasını sağlar. Uzman görevlisinin varlığı, ebeveynlerin çocuğu manipüle etmeye çalışmasını da engeller.

4) Aykırılıkların Yaptırımları

Mahkeme kararı ile hükmedilmiş çocuk teslimi veya kişisel ilişki düzenlemesine aykırı davranan velayet sahibi ebeveyn için çeşitli yaptırımlar öngörülmüştür. Öncelikle Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü, aykırılık durumunu tespit eder ve bunu tutanağa geçirir. Aykırılığın devam etmesi hâlinde çeşitli hukuki adımlar atılabilir. Bunlar arasında; velayet sahibi ebeveyne uyarıda bulunma, sosyal hizmet çalışmasına katılım zorunluluğu getirme, gerekirse velayet değişikliği davası açılması gibi seçenekler yer alır.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15 💬 WhatsApp

Ceza hukuku bakımından da yaptırım mümkündür. Türk Ceza Kanunu m.234 hükmü, velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın çocuğu, kendisine teslim yükümlülüğü olan kişinin yanından kaçırması veya alıkoyması durumunda üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörür. Bu ceza, boşanmada velayet almayan ancak çocuğu iade etmeyen ebeveyn için değil, velayet sahibi olup diğer ebeveynin kişisel ilişki hakkını engelleyen ebeveyn için de uygulama alanı bulabilir. Ayrıca velayet sahibi ebeveynin aykırı davranışları, velayet değişikliği davası için de gerekçe oluşturabilir. Ağır ve tekrarlanan aykırılıklarda mahkeme, çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa velayeti diğer ebeveyne aktarabilir.

5) Kişisel İlişki Düzenlemesi

Kişisel ilişki hakkı, çocuk ile velayet sahibi olmayan ebeveyn arasındaki ilişkinin sürdürülmesi için mahkeme tarafından belirlenen düzenlemedir. TMK m.323 uyarınca “ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir.” Bu hak, çocuğun her iki ebeveynle sağlıklı ilişki kurma hakkının bir yansımasıdır ve çocuğun üstün yararı doğrultusunda düzenlenir.

Kişisel ilişki düzenlemesi genellikle şu unsurları içerir: (i) haftalık veya on beş günlük görüşme günleri, (ii) yaz tatili döneminde uzun süreli birlikte kalma imkânı, (iii) resmi tatil ve dini bayramlarda görüşme düzeni, (iv) çocuğun okulda olduğu dönemler için özel düzenlemeler. Kişisel ilişki günleri kural olarak çocuğun eğitimini ve rutin yaşam düzenini bozmayacak biçimde belirlenir. Küçük çocuklar için daha kısa ve daha sık görüşmeler, büyük çocuklar için daha uzun süreli buluşmalar tercih edilir. Uzak mesafede yaşayan ebeveynler için tatil dönemlerinde uzun süreli görüşmeler öngörülebilir. Video görüşme (görüntülü konuşma) da modern düzenlemelerde yer alabilir.

6) Çocuğun Psikolojik Refahının Korunması

Çocuk teslimi ve kişisel ilişki süreçlerinde çocuğun psikolojik refahı en üst öncelik olmalıdır. Boşanma zaten çocuk için sarsıcı bir olaydır; teslim süreçlerinde yaşanan çatışmalar, çocuğun psikolojik gelişimini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Adli Destek Sistemi çerçevesinde uzman desteği sağlanır ve gerektiğinde çocuk için psikolojik danışmanlık hizmetleri de sunulabilir.

Ebeveynlerin dikkat etmesi gereken hususlar şunlardır: (i) çocuğun diğer ebeveyni hakkında olumsuz konuşmaktan kaçınmak, (ii) çocuğu ebeveynler arasındaki mesajlaşma aracı olarak kullanmamak, (iii) kişisel ilişki günlerini kesintisiz ve verimli hâle getirmek, (iv) çocuğun her iki ebeveyne sevgi göstermesini olumlu karşılamak, (v) çocuğun psikolojik durumundaki değişikliklere dikkat etmek ve gerektiğinde uzman desteği almak. “Ebeveyn yabancılaştırma sendromu” (PAS – Parental Alienation Syndrome) adı verilen ve bir ebeveynin çocuğu diğer ebeveynden soğutması durumu, çocuk psikolojisine ciddi zarar verir. Bu tür durumlar sosyal inceleme raporlarında değerlendirilir ve gerekli tedbirlerin alınmasına yol açabilir.

7) Pratik Öneriler ve Alternatif Çözüm Yolları

Çocuk teslimi ve kişisel ilişki süreçlerinde sağlıklı bir ilişki sürdürmek için pratik öneriler şunlardır: (i) net ve ayrıntılı bir düzenleme yapmak (teslim saatleri, konumları, hangi kişilerin katılabileceği vb. protokolde açıkça belirtilmelidir), (ii) diğer ebeveyn ile iletişimi çocuğun mesajlaşma aracı olmadan sürdürmek için yazılı iletişim tercih etmek (e-posta, mesaj vb.), (iii) çocuğun görüşünü ve tercihlerini yaşına uygun biçimde dikkate almak, (iv) mümkünse ortak ebeveynlik danışmanlığı gibi profesyonel desteklerden yararlanmak, (v) beklenmedik durumlar için esneklik göstermek.

Alternatif çözüm yolları da değerlendirilebilir. Arabuluculuk, ebeveynler arasında müzakere edilerek çözüm bulunmasına imkân tanır ve mahkeme yolundan daha az çatışmalı bir süreçtir. Aile terapisi, ebeveyn-çocuk ilişkilerinin sağlıklı sürdürülmesi için etkili bir yoldur. Ayrıca değişen koşullara göre kişisel ilişki düzenlemesinin uyarlanması için mahkemeye başvurulabilir; çocuğun büyümesi, ebeveynlerin taşınması gibi durumlarda mevcut düzenleme yeterli olmayabilir. Uzman avukat desteği hem sürecin doğru yönetilmesi hem de olası hukuki riskler için hazırlıklı olunması bakımından önemlidir. Aile hukuku alanında uzman avukatlar, çocuk hakları perspektifinden en uygun çözümü belirlemede yardımcı olur.

📖 İlgili Rehberler

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuk teslimi kim tarafından yapılır?

Türkiye’de çocuk teslimi ve kişisel ilişki icrası, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri tarafından yürütülür. Uzman görevliler (sosyal hizmet uzmanı, psikolog vb.) süreçte yer alır. Bu düzenleme, çocuk dostu bir yaklaşım için oluşturulmuştur.

Adli Destek Sistemi’ne başvuru nasıl yapılır?

Başvuru Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü’ne dilekçe ile yapılır. Dilekçede başvurucunun bilgileri, çocuğun bilgileri, mahkeme kararı bilgileri ve talep yer almalıdır. Mahkeme kararının onaylı örneği eklenmelidir.

Çocuğu teslim etmeyen ebeveyn ne olur?

Adli Destek Müdürlüğü aykırılık durumunu tutanağa geçirir. Devam eden aykırılıklarda uyarı, sosyal hizmet çalışmasına katılım zorunluluğu, gerekirse velayet değişikliği davası açılması gibi yaptırımlar öngörülür. TCK m.234 hükmü uyarınca ceza sorumluluğu da doğabilir.

Kişisel ilişki hakkı nasıl belirlenir?

TMK m.323 uyarınca mahkeme, çocuğun üstün yararı doğrultusunda düzenler. Genellikle haftalık veya on beş günlük görüşme günleri, yaz tatili uzun süreli birlikte kalma, resmi tatil ve bayramlarda görüşme düzeni içerir. Çocuğun eğitimini ve rutin yaşam düzenini bozmayacak biçimde belirlenir.

Kişisel ilişki günleri değiştirilebilir mi?

Evet. Koşulların değişmesi durumunda (çocuğun büyümesi, ebeveynlerin taşınması, çalışma saatlerinin değişmesi vb.) mahkemeye başvurarak kişisel ilişki düzenlemesinin uyarlanması istenebilir. Uyarlama çocuğun üstün yararı çerçevesinde değerlendirilir.

Adli Destek Sistemi’nde uzman desteği alınır mı?

Evet. Adli Destek Sistemi çerçevesinde uzman kişiler (sosyal hizmet uzmanı, psikolog, çocuk gelişimci vb.) süreçte yer alır. Çocuğun teslim sürecinde yanında bulunur, gerektiğinde ebeveynler arasında iletişim köprüsü kurar ve çocuğun güvenli hissetmesini sağlar.

Ebeveyn yabancılaştırma sendromu nedir?

Bir ebeveynin çocuğu diğer ebeveynden soğutması ve manipüle etmesi durumudur. Çocuk psikolojisine ciddi zarar verir ve uzun vadeli sonuçlar doğurur. Bu tür durumlar sosyal inceleme raporlarında değerlendirilir ve gerekli tedbirlerin (velayet değişikliği dahil) alınmasına yol açabilir.

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın

Ankara’da Uzman Avukat — Av. Fatma Öztürk

📞 Hemen Ara 💬 WhatsApp ile Yaz
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Av. Fatma Öztürk