Velayet Sahibi Olmayan Ebeveyn Okul ve Sağlık Kararlarına Karışabilir mi?
27 Haziran 2026

Velayet Sahibi Olmayan Ebeveyn Okul ve Sağlık Kararlarına Karışabilir mi?

Boşanmadan sonra çocuğun velayeti bir ebeveyne verildiğinde, diğer ebeveynin çocuğun eğitimi ve sağlığıyla ilgili kararlarda ne kadar söz hakkı olduğu sık sorulan bir konudur. Kural olarak günlük bakım ve eğitim kararları velayet sahibine aittir; ancak velayetsiz ebeveynin de çocuğun durumu hakkında bilgi alma hakkı bulunur.

Velayet ve çocukla kişisel ilişki konusunda destek alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Velayet Kime Hangi Yetkiyi Verir?

Velayet, on sekiz yaşını doldurmamış çocuğun bakımı, eğitimi, korunması ve temsiline ilişkin hak ve yükümlülüklerin tümünü ifade eder. Türk Medeni Kanunu’nun 335 ve devamı maddelerine göre evlilik birliği sürerken velayet anne ve baba tarafından birlikte kullanılır. Boşanmada ise velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa geçer. Bu durumda çocuğun okul seçimi, tedavi yöntemi gibi kararları kural olarak velayet sahibi ebeveyn alır.

Velayetsiz Ebeveynin Bilgi Alma Hakkı

Velayeti olmayan ebeveyn karar alma yetkisine sahip değildir; bilgi alma bakımından ise durum yaygın bilginin aksine nettir. Türk Medeni Kanunu’nda, velayeti olmayan ana veya babanın üçüncü kişilerden çocuk hakkında doğrudan bilgi alma hakkını düzenleyen açık bir hüküm bulunmamaktadır; öğretide bu hakkın kabul edilmesi gerektiği savunulsa da bu bir öneridir. Kamu Denetçiliği Kurumu 2026 yılında verdiği bir kararda, velayeti kendisinde bulunmayan ebeveynin eğitim bilgilerine erişim talebini reddetmiş; idarenin mahkeme kararı olmaksızın velayet hakkı tanınan tarafın iradesi aksine işlem yapma yetkisinin bulunmadığını belirtmiştir. Bu nedenle bilgi alma yetkisinin ya velayet sahibinin muvafakatiyle ya da mahkeme kararıyla temellendirilmesi gerekir.

Çocuğun Üstün Yararına Aykırı Kararlara İtiraz

Velayet sahibi ebeveynin aldığı kararların çocuğun üstün yararına açıkça aykırı olduğu durumlarda, diğer ebeveyn aile mahkemesine başvurabilir. Hâkim, çocuğun menfaatini koruyacak önlemleri re’sen alabilir; gerektiğinde velayetin değiştirilmesi dahi gündeme gelebilir. Velayet, kamu düzenine ilişkin olduğu için mahkeme tarafların talebiyle bağlı değildir.

Ortak Velayet Durumunda Kararlar

Mahkeme ortak velayete hükmetmişse, çocuğun eğitimi ve sağlığıyla ilgili önemli kararlar her iki ebeveynin ortak iradesiyle alınır. Anlaşmazlık çıkması hâlinde aile mahkemesinden hâkimin müdahalesi istenebilir.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Karar yetkisi: net bir ayrım

Velayet, on sekiz yaşını doldurmamış çocuğun bakımı, eğitimi, korunması ve temsiline ilişkin hak ve yükümlülüklerin tümünü ifade eder.

Kanun ne diyor?

TMK 336’ya göre evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır; boşanmada ise velayet çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir. TMK 339, ana ve babanın çocuğun bakımı ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alacağını; TMK 340 eğitim yükümlülüğünü; TMK 341 dinî eğitimi belirleme hakkını düzenler. TMK 342 uyarınca ana ve baba, velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuğun yasal temsilcisidir.

Bunun sonucu şudur: boşanmadan sonra çocuğun okul seçimi, tedavi yöntemi, dinî eğitimi ve benzeri kararlar kural olarak velayet sahibi ebeveyne aittir. Velayeti olmayan ebeveyn, bu kararlarda karar verici konumunda değildir.

Ortak velayet varsa

Mahkeme ortak velayete hükmetmişse tablo değişir: çocuğun eğitimi ve sağlığıyla ilgili önemli kararlar her iki ebeveynin ortak iradesiyle alınır. Anlaşmazlık hâlinde karar kendiliğinden bir tarafa geçmez; uyuşmazlığın aile mahkemesine taşınması gerekir.

Bilgi alma hakkı: yaygın bilginin aksine, açık bir hüküm yok

Velayeti olmayan ebeveynin çocuğun okulundan veya doktorundan doğrudan bilgi alma hakkına sahip olduğu sıkça söylenir. Bu, hukuken olduğundan daha kesin bir ifadedir ve pratikte hayal kırıklığı yaratmaktadır.

Kanuni durum

Türk Medeni Kanunu’nda, velayeti olmayan ana veya babanın üçüncü kişilerden çocuk hakkında doğrudan bilgi alma hakkını düzenleyen açık bir hüküm bulunmamaktadır. Öğretide, İsviçre Medeni Kanunu’ndaki karşılığının Türk Medeni Kanunu’na alınmamış olduğu; buna rağmen velayet hakkı olmayan tarafın çocuğun sağlık durumu için doktordan, eğitimi için öğretmeninden bilgi alabilmesinin kabul edilmesi gerektiği savunulmaktadır. Ancak bu bir öneridir, yürürlükteki bir kural değil.

Uygulamadaki tablo

Kamu Denetçiliği Kurumu, 2026 yılında verdiği bir kararda; velayeti kendisinde bulunmayan çocuğunun eğitim bilgilerine erişim talebini reddetmiştir. Kararda, velayet hakkı kendisine verilmeyen ebeveynin bu bakımdan hukuken üçüncü kişi konumunda olduğu, ebeveynlerin kendi aralarında anlaşmaları gerektiği, anlaşma sağlanamazsa mahkemenin karar vermesi gerektiği; idarenin mahkeme kararı olmaksızın velayet hakkı tanınan tarafın iradesi aksine işlem yapma yetkisinin bulunmadığı belirtilmiştir.

Bunun anlamı

Okul veya hastane, velayet belgesi olmayan ebeveyne bilgi vermeyi reddettiğinde, kural olarak hukuka aykırı davranmış olmaz. Ayrıca çocuğun sağlık ve eğitim bilgileri kişisel veri niteliğinde olduğundan, idarenin bu konuda temkinli davranması beklenir.

O hâlde hangi yollar açık?

Bilgi alma hakkının doğrudan bir yasal dayanağı bulunmaması, bu ihtiyacın karşılanamayacağı anlamına gelmez. Doğru yol, idareyle tartışmak yerine hakkı bir hukuki temele oturtmaktır.

1. Kararda açıkça düzenletmek

En etkili ve en az kullanılan yol budur. Boşanma veya kişisel ilişki davasında, velayeti olmayan ebeveynin çocuğun eğitim ve sağlık durumu hakkında bilgi alabileceğinin hükümde açıkça yer alması talep edilebilir. Karara bağlanmış bir yetki, okul ve sağlık kuruluşları nezdinde doğrudan sonuç doğurur. Bu talep dava sırasında ileri sürülmezse, sonradan ayrıca dava açmak gerekir.

2. Ebeveynler arasında anlaşma

Kamu Denetçiliği Kurumu’nun işaret ettiği ilk yol budur: velayet sahibinin muvafakati. Yazılı bir muvafakat, okulun veli görüşmelerine katılım ve e-okul erişimi gibi konularda idarenin işlem yapmasını mümkün kılar.

3. Anlaşma sağlanamazsa mahkeme

Talep, kişisel ilişkiye karar veren aile mahkemesine sunulabilir. Mahkeme gerekli görürse pedagog görüşü ve sosyal inceleme raporu alarak karar verir. Belirleyici ölçüt yine çocuğun üstün yararıdır.

4. Çocuğun yararına aykırı kararlara müdahale

Velayet sahibinin aldığı kararlar çocuğun üstün yararına açıkça aykırıysa, diğer ebeveyn aile mahkemesine başvurabilir. Velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan hâkim taleple bağlı değildir; çocuğun menfaatini koruyacak önlemleri re’sen alabilir ve koşulları oluşmuşsa velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilir.

Pratik öneriler

Boşanma aşamasındaysanız

Velayeti alamayacağınızı öngörüyorsanız, dava sırasında şu üç hususu kararda düzenletmeyi talep edin: çocuğun eğitim ve sağlık durumu hakkında bilgi alma yetkisi; okul veli toplantılarına katılım; acil sağlık durumlarında haberdar edilme. Bunlar sonradan tartışma konusu olmaktan çıkar.

Karar zaten kesinleşmişse

  • Önce velayet sahibiyle yazılı bir düzen kurmayı deneyin; muvafakat en hızlı çözümdür.
  • Sonuç alamazsanız aile mahkemesine başvurun; talebi somutlaştırın (hangi bilgi, hangi kurumdan, hangi sıklıkla).
  • Okulla iletişimde velayet belgesi yerine mahkeme kararına dayanın; idare mahkeme kararına uymak zorundadır.

Velayet sahibi tarafa not

Bilgi paylaşımını sistematik biçimde reddetmek, hukuken savunulabilir olsa da dosyada aleyhinize değerlendirilebilir. TMK 324/1 uyarınca ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmakla yükümlüdür. Ayrıca 7343 sayılı Kanun’la TMK 324’e eklenen üçüncü fıkra, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmeyen velayet sahibinin velayetinin çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla değiştirilebileceğini öngörür.

Çocuğun yararı ortak paydadır

Bilgi paylaşımı, ebeveynler arasında bir güç mücadelesi değil çocuğun eğitim ve sağlık sürecinin iki taraflı izlenmesi meselesidir. Uygulamada en sorunsuz işleyen çözüm, tarafların okul ve doktor bilgilendirmesi için önceden yazılı bir düzen kurmasıdır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve kanun metinlerini güncel hâliyle teyit etmeniz önerilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Velayeti olmayan ebeveyn okul ve tedavi kararlarına karışabilir mi?

Kural olarak hayır. TMK 336’ya göre boşanmada velayet çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir; okul seçimi, tedavi yöntemi ve dinî eğitim gibi kararlar velayet sahibi ebeveyne aittir. Ortak velayete hükmedilmişse bu kararlar birlikte alınır.

Çocuğumun karnesini okuldan alabilir miyim?

Otomatik bir hakkınız bulunmuyor. Türk Medeni Kanunu’nda velayeti olmayan ebeveynin üçüncü kişilerden doğrudan bilgi alma hakkını düzenleyen açık bir hüküm yoktur. Kamu Denetçiliği Kurumu 2026 yılında bu yönde bir erişim talebini reddetmiştir.

Öğretide farklı bir görüş var mı?

Var. Öğretide, İsviçre Medeni Kanunu’ndaki karşılığının Türk Medeni Kanunu’na alınmamış olmasına rağmen velayet hakkı olmayan tarafın çocuğun sağlığı için doktordan, eğitimi için öğretmeninden bilgi alabilmesinin kabul edilmesi gerektiği savunulmaktadır. Ancak bu bir öneridir, yürürlükteki kural değil.

Okul bilgi vermezse hukuka aykırı davranmış olur mu?

Kural olarak hayır. Kamu Denetçiliği Kurumu kararında, idarenin mahkeme kararı olmaksızın velayet hakkı tanınan tarafın iradesi aksine işlem yapma yetkisinin bulunmadığı belirtilmiştir. Ayrıca bu bilgiler kişisel veri niteliğindedir.

O hâlde nasıl bilgi alabilirim?

Üç yol var: velayet sahibiyle yazılı bir muvafakat düzeni kurmak; anlaşma sağlanamazsa kişisel ilişkiye karar veren aile mahkemesine başvurmak; en etkilisi ise bu yetkinin baştan kararda açıkça düzenlenmesini talep etmek.

Boşanma davasında ne talep etmeliyim?

Üç hususu kararda düzenletmeyi isteyin: çocuğun eğitim ve sağlık durumu hakkında bilgi alma yetkisi, okul veli toplantılarına katılım ve acil sağlık durumlarında haberdar edilme. Karara bağlanmış bir yetki kurumlar nezdinde doğrudan sonuç doğurur.

Velayet sahibinin kararı çocuğun zararına ise ne yapabilirim?

Aile mahkemesine başvurabilirsiniz. Velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan hâkim taleple bağlı değildir; çocuğun menfaatini koruyacak önlemleri re’sen alabilir ve koşulları oluşmuşsa velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilir.

Velayet sahibi bilgi paylaşmayı sürekli reddedebilir mi?

Hukuken savunulabilir olsa da dosyada aleyhine değerlendirilebilir. TMK 324/1 uyarınca ana ve babadan her biri diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmakla yükümlüdür; 7343 sayılı Kanun’la eklenen üçüncü fıkra ise gereklerini yerine getirmeyen velayet sahibinin velayetinin değiştirilebileceğini öngörür.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Çocuğunuzun üstün yararı için dosyanızı birlikte hazırlayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Post by Av. Fatma Öztürk