Boşanmada Velayet Kime Verilir? Ortak Velayet Mümkün mü?
14 Haziran 2026

Boşanmada Velayet Kime Verilir? Ortak Velayet Mümkün mü?

Boşanma sürecinin en hassas ve tartışmalı konularından biri velayet meselesidir. Çocuğun hangi ebeveyne verileceği hem duygusal hem de hukuki açıdan tarafları etkileyen bir karardır. Türk Medeni Kanunu (TMK) hükümlerinde ayrıntılı biçimde düzenlenmiş olan velayet, boşanmada tek başlı velayet ve ortak velayet olmak üzere iki temel biçimde uygulanabilir. Bu yazıda velayetin hukuki niteliği, boşanmada velayet kararı verirken göz önünde bulundurulan kriterler, ortak velayetin Türk hukukundaki durumu, çocuğun görüşünün alınması ve pratik uygulama esasları ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

10 Saniyede Hukuk · Aile ve Boşanma Hukuku

Boşanmada velayet kime verilir?

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

▶ Videonun sayfası ve tam metni →
Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

1) Kanuni Dayanak — TMK m.336

Evlilik birliği içinde velayet hakkı TMK m.336 hükmünde düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca “evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanırlar. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velâyeti eşlerden birine verebilir. Velâyet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir.” Bu hüküm, evlilik süresince velayetin her iki ebeveyn tarafından birlikte kullanıldığını ancak boşanmada velayetin bir ebeveyne verildiğini belirtir.

Velayet hakkı, çocuğun bakımı, eğitimi, temsili ve mal varlığının yönetimi ile ilgili yetkileri kapsar. Velayet sahibi ebeveyn çocuğun günlük yaşamı, eğitimi, sağlığı, dini ve ahlaki gelişimi ile ilgili kararları verir. Ayrıca çocuğu üçüncü kişilere karşı temsil eder ve çocuğun mal varlığını yönetir. Velayet bir hak olmakla birlikte aynı zamanda ağır bir yükümlülüktür; ebeveynin çocuğun üstün yararı doğrultusunda hareket etmesi beklenir. Velayetin kötüye kullanılması veya çocuğa zarar verilmesi durumunda velayet hakkı kaldırılabilir (TMK m.348).

2) Velayet Kararında Göz Önünde Bulundurulan Kriterler

Boşanma davasında velayetin hangi ebeveyne verileceği belirlenirken hâkim çocuğun üstün yararını esas alır. Bu değerlendirmede birden fazla kriter göz önünde bulundurulur. Öncelikle, ebeveynlerin ekonomik durumu incelenir; çocuğun bakım ve eğitim masraflarının karşılanabilirliği önemlidir. Ancak sadece ekonomik durum belirleyici değildir; ekonomik gücü daha az olan ebeveyn de nafaka ile desteklenerek velayet alabilir.

İkinci önemli kriter ebeveynlerin çocuğa gösterebilecekleri ilgi ve bakım kalitesidir. Ebeveynlerin iş düzenleri, çalışma saatleri, çocuğa ayırabilecekleri vakit değerlendirilir. Üçüncü kriter ebeveynlerin sağlık durumu ve psikolojik hâlidir; çocuğun bakımını sağlıklı biçimde yapabilecek durumda olmak önemlidir. Dördüncü kriter aile ortamı ve destek çevresidir; genişlemiş aile, yakın çevre desteği çocuğun gelişimine olumlu katkı sağlar. Beşinci kriter çocuğun mevcut yaşam koşulları ve alışkanlıklarıdır; okul, arkadaş çevresi ve sosyal ilişkileri bozmamak çocuğun psikolojik dengesini korur. Uygulamada özellikle küçük yaştaki çocuklar (0-6 yaş) genellikle anneye verilir; ancak bu mutlak bir kural değildir ve somut olayın koşullarına göre değişebilir.

3) Sosyal İnceleme Raporunun Rolü

Velayet davalarında sosyal inceleme raporu belirleyici delillerden biridir. Bu rapor Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı sosyal hizmet uzmanları, psikologlar ve pedagoglardan oluşan bir uzman ekip tarafından hazırlanır. Ekip; her iki ebeveynin evine ziyaret yapar, ebeveynlerin ekonomik ve sosyal durumlarını inceler, çocuk ile ebeveynler arasındaki ilişkiyi gözlemler ve çocuğun gelişim durumunu değerlendirir.

Raporda şu hususlar yer alır: (i) her iki ebeveynin yaşam koşulları (ev, çevre, ekonomik durum), (ii) ebeveynlerin çocuk ile ilişkisi (bağlılık, iletişim, ilgi düzeyi), (iii) çocuğun mevcut fiziksel, psikolojik ve akademik durumu, (iv) çocuğun ihtiyaçları ve tercihleri (yaşa uygun biçimde), (v) uzman ekibin velayet önerisi. Bu rapor mahkeme için son derece önemlidir; hâkim genellikle rapora uygun karar verir. Rapora aykırı karar verilecekse ayrıntılı gerekçelendirme yapılır. Sosyal inceleme raporunun süresi genellikle 1-3 ay sürer ve dava süresini uzatabilir; ancak çocuğun üstün yararı için bu değerlendirme kritik önemdedir.

4) Çocuğun Görüşünün Alınması

Çocuğun görüşünün alınması velayet davalarında önemli bir aşamadır. Türkiye’nin taraf olduğu Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 12. maddesi ve TMK hükümleri uyarınca idrak çağındaki çocuğun görüşü velayet davalarında dinlenir. İdrak çağı kesin bir yaş sınırı ile belirlenmemiştir; genellikle 8 yaş ve üzeri çocukların görüşleri alınabilir. Ancak somut olayda çocuğun anlama ve ifade kapasitesi değerlendirilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15 💬 WhatsApp

Çocuğun görüşünün alınması hassas bir süreçtir. Uygulamada çocuğun görüşü hâkim tarafından veya uzman aracılığıyla alınır. Görüşme sırasında çocuğun rahat ve baskı altında hissetmemesi için özel koşullar sağlanır; ebeveynler dışarıda bekletilir ve çocukla samimi bir sohbet ortamı oluşturulur. Küçük çocuklar için projektif yöntemler (oyun terapisi, resim yorumlama vb.) kullanılabilir. Çocuğun görüşü bağlayıcı değildir; ancak hâkim tarafından dikkate alınır. Bazı durumlarda çocuk, ebeveynler tarafından manipüle edilmiş olabilir; uzman değerlendirmesi bu tür durumları saptamada önemlidir. Çocuğun tercihi mantıksız veya çocuğun üstün yararına aykırı ise hâkim bu tercihe göre karar vermek zorunda değildir.

5) Ortak Velayet ve Türk Hukukundaki Durum

Ortak velayet, boşanmadan sonra çocuğun velayet hakkının her iki ebeveyn tarafından birlikte kullanılmaya devam etmesidir. Bu düzenleme modern aile hukukunda giderek yaygınlaşmaktadır ve pek çok Avrupa ülkesinde uygulanmaktadır. Türk hukukunda ortak velayet kavramı TMK’da açıkça düzenlenmemiştir; ancak uygulamada Yargıtay içtihatları ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin etkisi ile ortak velayet mümkün hâle gelmiştir.

Ortak velayete karar verilebilmesi için bazı koşulların sağlanması gerekir: (i) ebeveynlerin ortak velayet konusunda anlaşması, (ii) ebeveynlerin coğrafi olarak birbirine yakın yaşaması, (iii) ebeveynler arasında çatışmanın yönetilebilir düzeyde olması, (iv) çocuğun üstün yararının ortak velayet ile daha iyi karşılanabileceği. Ortak velayet uygulamasında çocuk her iki ebeveyn ile de düzenli olarak birlikte kalır ve önemli kararlar (eğitim, sağlık, din vb.) her iki ebeveynin ortak karar alması ile verilir. Bu düzenleme, çocuğun her iki ebeveynle sağlıklı ilişki kurma hakkını korur. Ancak ortak velayet her aile için uygun değildir; ebeveynler arasında ciddi çatışma olduğu, birinin ihmalkâr veya taciz edici davrandığı, coğrafi mesafe fazla olduğu durumlarda ortak velayet uygulanamaz.

6) Velayet Kararı Sonrası Süreç

Boşanma davasında velayet kararı verildikten sonra çeşitli düzenlemeler devreye girer. Velayet almayan ebeveyn için “kişisel ilişki hakkı” belirlenir. TMK m.323 uyarınca velayet altında bulunmayan ebeveyn çocuk ile uygun kişisel ilişki kurma hakkına sahiptir. Bu kişisel ilişki düzenlemesi genellikle haftalık veya on beş günlük görüşme, yaz tatili döneminde uzun süreli birlikte kalma, resmi tatil ve dini bayramlarda görüşme düzenlerini içerir.

Ayrıca velayet almayan ebeveyn için iştirak nafakası yükümlülüğü doğar. TMK m.182 uyarınca velayet sahibi olmayan ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmak zorundadır. Nafaka miktarı; ebeveynlerin ekonomik durumu, çocuğun ihtiyaçları, mevcut yaşam standardı göz önünde bulundurularak belirlenir. Ayrıca velayet kararı değişebilir; TMK m.183 hükmü uyarınca koşulların değişmesi hâlinde velayet değiştirilebilir. Yeni bir eşle evlenme, ekonomik durumdaki büyük değişiklikler, sağlık sorunları, çocuğun tercihindeki değişiklikler gibi durumlar velayet değişikliği için gerekçe oluşturabilir. Bu değişiklik için yeni dava açılması ve çocuğun üstün yararının önceki karara göre farklı bir sonuç gerektirdiğinin ispatlanması gerekir.

7) Pratik Öneriler ve Süreç Yönetimi

Velayet davasında olumlu sonuç almak için pratik öneriler şunlardır: (i) çocuğun üstün yararını temel argüman olarak kullanmak, (ii) ebeveynlik kapasitesini somut biçimde ispat etmek (çocukla ilgili katılım, sağlık takibi, okul ilişkileri vb.), (iii) uygun ekonomik ve fiziksel koşulları göstermek (uygun ev, düzenli iş, aile desteği), (iv) çocukla olumlu ilişki içerisinde olmak, (v) sosyal inceleme sürecinde uzmanlarla iş birliği yapmak.

Ebeveynlerin dikkat etmesi gereken hususlar: (i) çocuğun diğer ebeveyni hakkında olumsuz konuşmaktan kaçınmak, (ii) çocuğu ebeveynler arasındaki çatışmanın parçası yapmamak, (iii) çocuğun günlük yaşam düzenini korumak, (iv) diğer ebeveynin kişisel ilişki hakkına saygı göstermek, (v) uzman desteği almaktan çekinmemek (psikolog, aile terapisti vb.). Velayet davası duygusal olarak yıpratıcı bir süreçtir; hem çocuk hem de ebeveynler için profesyonel destek önemlidir. Uzman aile hukuku avukatı ile hazırlanan strateji, olumlu sonuç alma şansını önemli ölçüde artırır. Avukat; hukuki argümanların doğru sunumu, delillerin etkili kullanımı, sürecin yönetimi ve uzman görüşlerinin değerlendirilmesi konusunda kritik destek sağlar.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Ortak Velayetin Hukukî Dayanağı

Türk Medenî Kanunu boşanma hâlinde ortak velayeti düzenlememiştir. Buna rağmen bugün mümkün olmasının sebebi, uluslararası bir metnin iç hukuk hâline gelmesidir.

Kanundaki boşluk. Velayet, TMK m.335-351 arasında düzenlenmiştir. m.336 uyarınca evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar; boşanmada ise velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir. Boşanma ve ayrılık durumunda velayetin ortak kullanılabileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır.

Eski uygulama. 2016 yılına kadar Yargıtay, velayetin ana babanın her ikisi üzerinde bırakılmasını kamu düzenine aykırı kabul ediyordu.

Değişikliğin kaynağı. Türkiye Cumhuriyeti adına 14 Mart 1985 tarihinde imzalanan “11 numaralı Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye Ek 7 numaralı Protokol”, 6684 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunarak 25.03.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe girmiş ve iç hukukumuz hâlini almıştır.

Protokolün 5. maddesi: eşler, evlilik bakımından, evlilik süresince ve evliliğin bitmesi hâlinde, kendi aralarındaki ve çocuklarıyla olan ilişkilerinde, özel hukuk niteliği taşıyan hak ve sorumluluklar açısından eşittir. Bu madde, devletlerin çocuklar yararına gereken tedbirleri almalarına engel değildir.

İç hukuktaki yeri — Anayasa m.90/5. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Temel hak ve özgürlüklere ilişkin andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda andlaşma hükümleri esas alınır.

Dönüm noktası karar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 20.02.2017 tarihli, 2016/15771 E., 2017/1737 K. sayılı kararında Protokol’e dayanılarak ilk kez ortak velayet kabul edilmiştir. Kararda, ortak velayet düzenlemesinin Türk kamu düzenine “açıkça” aykırı olduğunu ya da Türk toplumunun temel yapısı ve temel çıkarlarını ihlâl ettiğini söylemenin mümkün olmadığı belirtilmiştir.

Devamı gelen içtihat. Aynı Dairenin 04.12.2017 tarihli, 2016/18674 E., 2017/13800 K. sayılı kararında bu yaklaşım, yabancı mahkemece verilen bir ortak velayet kararının tanınması bakımından da sürdürülmüştür.

KonuBilgi
Kanundaki durumBoşanmada ortak velayet düzenlenmemiş
DayanakEk 7 No’lu Protokol m.5
Onay6684 s.K. — RG 25.03.2016
HiyerarşiAnayasa m.90/5 — kanun hükmünde
İlk kararY2HD 2016/15771 E., 2017/1737 K.
TanımadaY2HD 2016/18674 E., 2017/13800 K.

Ortak Velayetin Şartları ve Sınırı

Mümkün olması, her dosyada verileceği anlamına gelmez. Uygulamada dar bir alanda işler.

Birinci şart — tarafların anlaşması. Ortak velayet, esasen tarafların birlikte talebi üzerine gündeme gelir. Velayet konusunda da çatışma varsa, hâkimin re’sen ortak velayete hükmetmesi mümkün değildir.

Bu sınır belirleyicidir. Ortak velayet bir hak paylaşımı değil, bir sorumluluk ortaklığıdır. Ebeveynler arasında sürekli çatışma varsa model işlemez ve çocuğun zararına sonuç doğurur.

İkinci şart — çocuğun üstün yararı. Protokolün 5. maddesinin son cümlesi, devletlerin çocuklar yararına gereken tedbirleri almalarına engel olmadığını açıkça belirtir. Yani eşitlik ilkesi, çocuğun yararının önüne geçmez.

Üçüncü şart — uygulanabilirlik. Ebeveynlerin coğrafi yakınlığı, iletişim kurabilme kabiliyeti ve çocuğun eğitim düzeninin sürdürülebilirliği değerlendirilir. Farklı şehirlerde yaşayan ebeveynler bakımından model pratik güçlük doğurur.

Ölçüt maddesi — TMK m.182/2. Kişisel ilişkinin ve velayete bağlı düzenlemelerin kurulmasında çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur.

Yerleşim yeri sorunu. Ortak velayette çocuğun yerleşim yerinin hangi ebeveyne göre belirleneceği ayrıca düzenlenmelidir. Bu, okul kaydı, sağlık işlemleri ve yurt dışı çıkışı bakımından belirleyicidir.

Nafaka etkilenmez. Ortak velayet kararı, iştirak nafakası yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz. TMK m.182/2 uyarınca velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır; ortak velayette de fiilen bakımı üstlenmeyen taraf bakımından benzer bir denge kurulur.

KonuKural
TalepKural olarak birlikte
Çatışma varsaHâkim re’sen hükmedemez
NiteliğiHak paylaşımı değil, sorumluluk ortaklığı
SınırÇocuğun üstün yararı
DüzenlenmeliÇocuğun yerleşim yeri
NafakaKendiliğinden kalkmaz

Velayetin Kapsamı: Bir Yetki Değil, Yükümlülük

Velayetin ne olduğu doğru anlaşılmadan, kime verileceği tartışması eksik kalır.

Kapsam — TMK m.335. Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz. Hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velayeti altında kalırlar.

İçeriği. Velayet; çocuğun bakımı, eğitimi, korunması ve temsili gibi temel görevleri kapsayan bir yükümlülük niteliğindedir. Bu nedenle velayet, ebeveyne tanınan bir ödül değil, üstlenilen bir sorumluluktur.

Bakım ve eğitim — TMK m.340. Ana ve baba, çocuğu olanaklarına göre eğitirler; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâkî ve toplumsal gelişimini sağlar ve korurlar.

Temsil — TMK m.342/1. Ana ve baba, velâyetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisidirler. Bu hüküm, okul, banka ve pasaport gibi işlemlerde kimin yetkili olduğunu belirler.

Ana babanın evli olmadığı hâl — TMK m.337. Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir. Ana küçük, kısıtlı ya da ölmüş veya velayet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velayeti babaya verir.

Ayrı yaşamada — TMK m.336/2. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velayeti eşlerden birine verebilir. Buradaki “verebilir” ifadesi bunun zorunlu olmadığını gösterir; karar verilmemişse velayet birlikte kalır.

KonuMadde
Kapsamm.335 — yasal sebep olmadıkça alınamaz
Kısıtlı erginVelayet altında kalabilir
İçerikBakım, eğitim, koruma, temsil
Eğitimm.340 — olanaklara göre
Temsilm.342/1
Evli değilsem.337 — anaya aittir

Değiştirilmesi ve Kaldırılması

Velayet kararı kesin ve kalıcı değildir; kanun hem değiştirme hem kaldırma yolları öngörmüştür.

Değiştirme — TMK m.183: ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır. Maddedeki “gibi” sözcüğü sayımın sınırlayıcı olmadığını gösterir.

Yeniden evlenme tek başına yetmez — TMK m.349: velâyete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi, velâyetin kaldırılmasını gerektirmez. Ancak, çocuğun menfaati gerektirdiğinde velâyet sahibi değiştirilebileceği gibi, durum ve koşullara göre velâyet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir.

Bu hüküm sık yanlış anlaşılır. “Annem/babam yeniden evlendi, velayet bana geçer” beklentisi kanunî dayanaktan yoksundur; ölçüt yine çocuğun menfaatidir.

Kaldırma — TMK m.348. Çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa, hâkim şu hâllerde velayetin kaldırılmasına karar verir: ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi; ya da ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması.

Son çare niteliği. Maddenin ilk cümlesi kaldırmayı, diğer önlemlerin sonuçsuz kalmasına bağlamıştır. Yani kaldırma ilk değil son tedbirdir.

Sonuçları. Velayet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır. Kararda aksi belirtilmedikçe, velayetin kaldırılması mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar.

Daha hafif önlem — TMK m.346: çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde, ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse hâkim, çocuğun korunması için uygun önlemleri alır. Bu hükümde ana babanın kusuru şart değildir.

KonuKural
Değiştirmem.183 — yeni olgu
Yeniden evlenmem.349 — tek başına yetmez
Kaldırma — sebep 1Görevi gereği gibi yerine getirememe
Kaldırma — sebep 2Ağır biçimde savsaklama
NiteliğiSon çare
KapsamıAksi yazılmazsa bütün çocuklar

Usul: Sosyal İnceleme, Çocuğun Dinlenilmesi ve Görev

Kararın nasıl kurulacağı, delillerin nasıl toplanacağına bağlıdır.

Re’sen araştırma. Velayet, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği bir konudur ve kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle taraflar anlaşsa dahi hâkim, düzenlemeyi çocuğun yararına bulmazsa onaylamaz.

Anlaşmalı boşanmada da denetlenir — TMK m.166/3. Boşanma kararı verilebilmesi için hâkimin, boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir.

Dinlenme zorunluluğu — TMK m.182/1. Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra karar verir.

Çocuğun dinlenilmesi. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 12. maddesi, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendisini ilgilendiren konularda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkını güvence altına alır ve bu görüşlere yaş ve olgunluk derecesine uygun olarak ağırlık verilmesini öngörür. Anayasa m.90 uyarınca bu andlaşma kanun hükmündedir.

Ancak tek başına belirleyici değildir. Çocuğun beyanı, üstün yarar değerlendirmesinin bir unsurudur; yönlendirme şüphesi bulunan dosyalarda uzman incelemesiyle birlikte değerlendirilir.

Dilekçe — HMK m.119 ve m.121. Vakıalar açık özetler hâlinde ve sıra numarası altında yazılmalı; her vakıa için ayrı delil gösterilmelidir. Belgeler asıllarıyla birlikte ve karşı taraf sayısından bir fazla örnekle eklenir; okul, sağlık ve sosyal hizmet kayıtları için bulunabilmesini sağlayıcı açıklama yapılarak celbi istenir.

Görev. Velayete ilişkin davalar aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar ve kararında bu sıfatı belirtir.

Yetki. Boşanma dosyası kapsamında TMK m.168 uygulanır: eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi. Boşanma sonrası açılacak velayet değişikliği ve kişisel ilişki davalarında ise TMK m.326 uyarınca çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.

KonuKural
NiteliğiKamu düzeni; re’sen araştırma
Anlaşmalı boşanmadaHâkim değişiklik yapabilir (m.166/3)
Dinlenmem.182/1 — ana baba, vesayet makamı
Çocuğun görüşüYaş ve olgunluk derecesine göre
GörevAile mahkemesi
Yetkim.168; sonrasında m.326

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanmada velayet kime verilir?

TMK m.336 uyarınca boşanmada velayet çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir. Hâkim çocuğun üstün yararını esas alarak karar verir. Ebeveynlerin ekonomik durumu, ilgi ve bakım kalitesi, sağlık durumu, aile ortamı, çocuğun mevcut yaşam koşulları gibi kriterler değerlendirilir.

Ortak velayet Türkiye’de mümkün mü?

Ortak velayet TMK’da açıkça düzenlenmemiş olmasına rağmen Yargıtay içtihatları ve AİHS etkisi ile uygulamada mümkündür. Ebeveynlerin anlaşması, coğrafi yakınlık, çatışmanın yönetilebilir düzeyde olması ve çocuğun üstün yararı ile ortak velayete karar verilebilir.

Çocuğun görüşü velayet davasında dinlenir mi?

Evet. Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m.12 ve TMK hükümleri uyarınca idrak çağındaki (genellikle 8 yaş ve üzeri) çocuğun görüşü dinlenir. Görüş bağlayıcı değildir; hâkim tarafından dikkate alınır. Çocuğun tercihi manipülasyon ürünü olabilir veya üstün yararına aykırı olabilir; hâkim değerlendirme yapar.

Küçük çocuk kesinlikle anneye mi verilir?

Uygulamada küçük yaştaki çocuklar (0-6 yaş) genellikle anneye verilir; ancak bu mutlak bir kural değildir. Somut olayın koşullarına göre değişebilir. Annenin bakım kapasitesinin yetersiz olduğu veya babanın daha uygun ortam sunabildiği durumlarda velayet babaya verilebilir.

Sosyal inceleme raporu ne kadar etkilidir?

Çok etkilidir. Sosyal hizmet uzmanı, psikolog ve pedagogdan oluşan uzman ekip tarafından hazırlanan bu rapor hâkimin kararında belirleyici rol oynar. Hâkim genellikle rapora uygun karar verir; aykırı karar verilecekse ayrıntılı gerekçelendirme yapılır.

Velayet kararı değişebilir mi?

Evet. TMK m.183 uyarınca koşulların değişmesi hâlinde velayet değiştirilebilir. Yeniden evlenme, ekonomik durum değişikliği, sağlık sorunları, çocuğun tercihindeki değişiklikler gibi durumlar gerekçe olabilir. Yeni bir dava açılması gerekir.

Velayet almayan ebeveynin hakları nelerdir?

TMK m.323 uyarınca kişisel ilişki hakkına sahiptir. Genellikle haftalık veya on beş günlük görüşme, yaz tatili uzun süreli birlikte kalma, resmi tatil ve bayramlarda görüşme düzenlemesi yapılır. Ayrıca çocuk hakkında bilgi alma ve önemli kararlarda dinlenme hakkı vardır.

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın

Hukukçular Evi — Av. Fatma Öztürk

📞 Hemen Ara 💬 WhatsApp ile Yaz
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk