Boşanma Davasında Çocuğun Dinlenmesi ve İdrak Çağı: Kaç Yaşında Görüşü Alınır?
23 Mayıs 2026

Boşanma Davasında Çocuğun Dinlenmesi ve İdrak Çağı: Kaç Yaşında Görüşü Alınır?

Boşanma davasında velayet düzenlenirken, idrak çağındaki çocuğun görüşünün alınması bir tercih değil, zorunluluktur. Bu zorunluluğun kaynağı Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 12., Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi’nin 3. ve 6. maddeleri ile Türk Medeni Kanunu’nun 339/3. maddesidir. Peki “idrak çağı” kaç yaştır, çocuk nerede ve nasıl dinlenir, söyledikleri hâkimi bağlar mı? Bu rehberde uygulamada işleyen usulü ve Yargıtay ölçütlerini adım adım açıklıyoruz.

Hukuki Dayanak: Çocuğun Dinlenilme Hakkı Nereden Geliyor?

Çocuğun dinlenilmesi, Türk hukukunda dağınık ama birbirini tamamlayan üç kaynağa dayanır:

  • BM Çocuk Hakları Sözleşmesi m.12: Görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun, kendisini ilgilendiren her konuda görüşünü serbestçe ifade etme hakkı vardır ve bu görüşe yaşı ve olgunluğu ölçüsünde ağırlık tanınır.
  • Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m.3 ve m.6: İç hukukun idrak gücüne sahip saydığı çocuğa, adli merci önündeki kendisini ilgilendiren davalarda bilgi edinme, görüşünü açıklama ve bu görüşün sonuçlarını öğrenme hakkı tanınır. Bu sözleşme Türkiye bakımından 2002’de yürürlüğe girmiştir.
  • TMK m.339/3: Ana ve baba, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanır; önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutar.

Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası sözleşmeler kanun hükmündedir; temel hak ve özgürlüklere ilişkin sözleşmelerle kanunların çatışması hâlinde sözleşme hükmü esas alınır. Bu nedenle çocuğun dinlenilme hakkı, aile mahkemesi için doğrudan uygulanabilir bir usul yükümlülüğüdür.

Sözleşme ve Kanun Hükümleri Tek Tabloda

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğa kendisini etkileyen her konuda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkı tanır ve bu görüşlere çocuğun yaşı ve olgunluk derecesine uygun olarak gereken önemin verilmesini ister (ÇHS m.12/1). Aynı maddenin ikinci fıkrası usule ilişkin kuralı koyar: çocuğa, özellikle kendisini etkileyen herhangi bir adli veya idari kovuşturmada, doğrudan veya bir temsilci ya da uygun bir makam aracılığıyla dinlenilme fırsatı tanınır (ÇHS m.12/2). Çocuğun mahkemeye bizzat getirilmeden uzman aracılığıyla dinlenebilmesinin dayanağı bu hükümdür.

Anayasa da çocuğun ailesiyle ilişkisini güvence altına alır: her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, açıkça menfaatine aykırı olmadıkça ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir (Anayasa m.41/3). Türk Medeni Kanunu ise velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocukla kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararlarının esas tutulacağını belirtir (TMK m.182/2). Çocuğun görüşü, bu yararın belirlenmesinde hâkimin başvurduğu verilerden biridir.

Çocuğun dinlenilmesine ilişkin hükümler

KonuKuralDayanak
Çocuğun yararıÇocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde temel düşünceÇHS m.3/1
İki ebeveynle ilişkiYararına aykırı olmadıkça her iki ebeveynle düzenli ilişkiÇHS m.9/3; Anayasa m.41/3
Görüş bildirme hakkıGörüş oluşturabilen çocuk; yaş ve olgunluğa göre ağırlıkÇHS m.12/1
Dinlenme yöntemiDoğrudan veya temsilci ya da uygun makam aracılığıylaÇHS m.12/2
Usule ilişkin haklarBilgi edinme, görüş açıklama, sonuçları öğrenmeAvrupa Sözleşmesi m.3
Karar süreciAdli merci çocuğu uygun biçimde dinler ve görüşüne gereken önemi verirAvrupa Sözleşmesi m.6
Ana babanın yükümlülüğüOlgunluğu ölçüsünde önemli konularda çocuğun düşüncesini göz önünde tutmaTMK m.339/3
Velayet ve kişisel ilişkiSağlık, eğitim ve ahlak bakımından yarar esas alınırTMK m.182/2
Milletlerarası antlaşmaların etkisiTemel haklara ilişkin çatışmada antlaşma hükmü esas alınırAnayasa m.90/5
UzmanlarAile mahkemelerine psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı atanır4787 s.K. m.5

“İdrak Çağı” Kaç Yaştır?

En sık sorulan soru budur ve net cevabı şudur: kanunda sabit bir yaş sınırı yoktur. Ölçüt kronolojik yaş değil, çocuğun kendisini ilgilendiren konuda görüş oluşturabilecek olgunluğa (idrak gücüne) ulaşmış olmasıdır. Bu nedenle değerlendirme her dosyada, o çocuğa özgü yapılır.

Uygulamada ortaya çıkan eğilim şudur:

Yaş aralığıUygulamadaki yaklaşım
0–6 yaşKural olarak idrak çağında sayılmaz; görüş alınmaz. Değerlendirme sosyal inceleme raporu ve uzman gözlemi üzerinden yürür.
7–8 yaşEşik bölge. Doktrinde soyutlama yeteneğinin gelişmeye başladığı 7 yaşın esas alınabileceği savunulur; mahkeme uygulamasında 8 yaş yaygın kabul gören alt sınırdır.
8 yaş ve üzeriKural olarak idrak çağında kabul edilir; dinlenmemesi eksik inceleme sayılır.
12 yaş ve üzeriBeyana tanınan ağırlık belirgin biçimde artar; aksi yöndeki karar için somut ve güçlü gerekçe aranır.

Sık yapılan hata: “Çocuğum 10 yaşında, mahkemede kiminle kalacağını kendisi seçer” düşüncesi yanlıştır. Çocuk seçmez, görüş bildirir. Nihai karar, çocuğun üstün yararını değerlendiren hâkime aittir.

Çocuk Nerede ve Nasıl Dinlenir?

Dinleme, klasik bir tanık dinlemesi değildir. Çocuk yemin ettirilmez, çapraz sorguya tabi tutulmaz ve kural olarak taraflarla yüzleştirilmez. Uygulamada izlenen yol şudur:

  • Taraflar salon dışına çıkarılır. Anne ve babanın huzurunda alınan beyan, baskı riski nedeniyle güvenilir sayılmaz.
  • Uzman eşlik eder. Aile mahkemelerinde görevli psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı, görüşmenin çocuğun yaşına uygun bir dille yürütülmesini sağlar.
  • Bizzat mahkemeye getirilmesi zorunlu değildir. Yargıtay uygulamasına göre çocuk, hâkim tarafından duruşmaya çağrılıp doğrudan dinlenebileceği gibi; uygun makam, kurum veya uzmanlar aracılığıyla da görüşü alınabilir.
  • Sosyal inceleme raporu (SİR) ile birlikte değerlendirilir. Uzman, çocuğun ev ortamını, okul durumunu ve her iki ebeveynle ilişkisini gözlemleyerek rapor düzenler.

Velayet dosyanızda çocuğunuz dinlenmeden karar mı verildi?
Bu, istinaf ve temyiz aşamasında güçlü bir bozma sebebidir. Dosyanızı birlikte değerlendirelim.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Dinleme Sırasında Usul Güvenceleri

Çocuğun dinlenmesi bir tanık dinlemesi olmadığından, usul güvenceleri çocuğun baskı altında kalmadan görüş bildirebilmesini amaçlar. Boşanma davalarında hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir (TMK m.184/6). Hukuk Muhakemeleri Kanunu da korunmaya değer üstün bir menfaatin açıkça gerektirdiği hâllerde duruşmanın kısmen veya tamamen gizli yapılmasına imkân tanır (HMK m.28/2). Çocuğun ebeveynlerin yokluğunda, uzman eşliğinde ve gerektiğinde hâkim odasında dinlenmesi bu hükümlerin uygulamasıdır.

Velayet uyuşmazlığında çocuğun menfaati her iki ebeveynin talebinden de ayrışabilir. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaati çatışıyorsa vesayet makamı temsil kayyımı atar (TMK m.426/1-2). Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi de ebeveynler ile çocuk arasında menfaat çatışması bulunan hâllerde adli mercie çocuk için özel bir temsilci atanması imkânını öngörür. Uygulamada çocuğun görüşünün ebeveynlerden bağımsız biçimde dosyaya yansıması, çoğunlukla uzman görüşmesi yoluyla sağlanır; ancak ebeveynlerin çocuğun menfaatine aykırı bir düzenlemede birleştiği ağır dosyalarda temsilci atanması da gündeme getirilebilir.

Çocuğun dinlenmesinde usul güvenceleri

GüvenceAmaçDayanak
Duruşmanın gizli yapılmasıÇocuğun mahremiyetinin korunmasıTMK m.184/6; HMK m.28/2
Ebeveynlerin yokluğunda dinlemeBaskı ve yönlendirme riskinin azaltılmasıÇHS m.12/2
Uzman eşliğiYaşa uygun iletişim ve görüşün doğru aktarılması4787 s.K. m.5
Uygun makam aracılığıyla dinlemeMahkemeye getirilmenin örseleyici etkisinin önlenmesiÇHS m.12/2
Temsil kayyımı veya özel temsilciEbeveynlerle menfaat çatışmasında çocuğun menfaatinin ayrıca korunmasıTMK m.426/1-2; Avrupa Sözleşmesi
Görüşe gereken önemin verilmesiBeyanın kararın gerekçesinde değerlendirilmesiÇHS m.12/1; Avrupa Sözleşmesi m.6

Aile Mahkemesi Uzmanları ve Raporun Hukuki Değeri

Çocuğun dinlenmesinde uzman katılımının kanuni dayanağı 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’dur. Kanun uyarınca aile mahkemelerine psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı atanır; bu uzmanlar davanın esasına girilmeden önce veya davanın görülmesi sırasında mahkemece istenen konular hakkında araştırma ve inceleme yapıp sonucunu bildirir, mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde duruşmada hazır bulunur ve istenilen konularla ilgili görüş bildirir (4787 s.K. m.5). Çocuğun uzman eşliğinde, yaşına uygun bir dille ve ebeveynlerden ayrı bir ortamda dinlenmesi bu görev tanımının uygulamasıdır.

Uzman raporu, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir konuda alınan görüş niteliğindedir (HMK m.266). Hâkim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m.282); bu nedenle çocuğun beyanını aktaran rapor da hâkimi bağlamaz, ancak aksi yönde karar verilecekse gerekçenin raporu karşılayacak somut verilere dayanması gerekir. Taraflar raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksik gördükleri hususların tamamlattırılmasını veya belirsiz hususların açıklattırılmasını isteyebilir (HMK m.281/1). Çocuğun hangi koşullarda dinlendiği, görüşmenin ne kadar sürdüğü ve her iki ebeveynle ilişkinin gözlemlenip gözlemlenmediği itirazın somut noktalarıdır. Uzmanın çocukla görüşmeyi tek başına yaptığı hâllerde görüşmenin tarihi, süresi, yeri ve kullanılan yöntemin raporda gösterilmesi, raporun hâkim ve taraflarca denetlenebilmesi için gereklidir. Rapora ilişkin ayrıntılar için Sosyal İnceleme Raporu ve Velayet rehberimize bakabilirsiniz.

Çocuğun görüşünü aktaran delillerin niteliği

DelilHukuki niteliğiİtiraz yoluDayanak
Hâkim huzurunda dinleme tutanağıDoğrudan edinilen beyanDeğerlendirmenin gerekçesine itiraz; kanun yoluÇHS m.12/2
Uzman görüşme raporuUzman görüşüTebliğden itibaren iki hafta içinde eksiklik ve açıklama talebiHMK m.266, m.281
Sosyal inceleme raporuUzman araştırma ve inceleme sonucuAynı usulle itiraz; ek rapor talebi4787 s.K. m.5; HMK m.281
Okul ve sağlık kayıtlarıBelge deliliAksini ispatHMK m.199 vd.
Tarafların beyanlarıÇocuğun görüşünün ispatına tek başına yeterli değilTMK m.184/3

Çocuğun Beyanı Hâkimi Bağlar mı?

Hayır — fakat göz ardı edilemez. Sözleşme hükümlerinin ortak formülü şudur: çocuğun görüşü, üstün yararına açıkça ters düşmediği takdirde gereken önemi görmelidir. Bu, iki yönlü bir denge kurar:

  • Hâkim, çocuğun tercihini dosyaya girmiş bir veri olarak değerlendirmek zorundadır; “çocuk küçüktür” diyerek geçiştiremez.
  • Buna karşılık hâkim, çocuğun tercihinin onun yararına aykırı olduğunu somut delillerle ortaya koyarsa aksi yönde karar verebilir. Tercih edilen ebeveynin ihmalkâr olması, madde kullanımı, şiddet öyküsü veya çocuğu yönlendirdiğinin anlaşılması bu tür hâllerdir.

Yargıtay uygulamasında, idrak çağındaki çocuğun beyanının esas alınmamasını gerektiren somut bir delil yoksa, çocuğun tercihi doğrultusunda karar verilmesi gerektiği kabul edilmektedir.

Dinlenmemenin Sonucu: Bozma Sebebi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin istikrar kazanmış uygulamasına göre; idrak çağındaki çocuk velayet konusunda dinlenmeden hüküm kurulması eksik inceleme oluşturur ve bozmayı gerektirir. Bu ilke yalnızca çekişmeli boşanma davaları için değil, velayetin değiştirilmesi davaları için de geçerlidir.

Kritik nokta: tarafların anlaşmış olması bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz. Velayet, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği bir konu değildir; kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle anlaşmalı boşanmalarda dahi, çocuğun üstün yararı bakımından hâkim protokoldeki velayet düzenlemesini denetler ve gerekli gördüğünde çocuğu dinler.

Kamu Düzeni: İstinaf ve Temyiz Aşamasında Resen Gözetilmesi

Velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi tarafların serbestçe tasarruf edebileceği bir konu olmadığından, idrak çağındaki çocuğun dinlenmemesi sonradan ileri sürülmemiş olsa bile kanun yolu incelemesinde önem taşır. İstinaf incelemesi kural olarak istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı yapılır; ancak bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir (HMK m.355). Anlaşmalı boşanmada da hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir (TMK m.166/3) ve boşanmanın fer’i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz (TMK m.184/5). Tarafların velayet konusunda anlaşmış olması, çocuğun görüşünün alınması gerekliliğini bu nedenle ortadan kaldırmaz.

Boşanma yargılamasında hâkim, davanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz ve tarafların ikrarları hâkimi bağlamaz (TMK m.184/1-3). Bu kural, çocuğun tercihine ilişkin ebeveyn beyanlarının da doğrudan esas alınamayacağını gösterir: “çocuk benimle kalmak istiyor” beyanı ancak çocuğun bizzat veya uzman aracılığıyla dinlenmesiyle doğrulanabilir.

Yönlendirme ve Ebeveyn Yabancılaştırması

Uygulamadaki en hassas mesele, çocuğun beyanının gerçekten kendisine mi ait olduğudur. Uzmanların yönlendirme belirtisi olarak değerlendirdiği tipik işaretler:

  • Yaşına uygun olmayan hukuki veya mali terimler kullanması (“nafaka ödemiyor”, “mal kaçırdı” gibi),
  • Bir ebeveyni koşulsuz yüceltip diğerini hiçbir olumlu yön belirtmeden toptan reddetmesi,
  • Anlattığı olayları bizzat yaşamamış olması, duyduklarını aktarması,
  • Görüşme boyunca ezberlenmiş, kalıplaşmış cümleler tekrarlaması.

Yönlendirme tespit edilirse çocuğun beyanına tanınan ağırlık azalır. Daha önemlisi, çocuğu diğer ebeveyne karşı sistematik olarak kışkırtmak, velayeti elinde bulunduran tarafın aleyhine bir kusur unsuru olarak değerlendirilebilir; ağır hâllerde velayetin değiştirilmesi talebine dayanak yapılabilir.

Çocuğunuzun size karşı yönlendirildiğini mi düşünüyorsunuz?
Uzman raporu ve delil stratejisi bu dosyalarda belirleyicidir.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Yönlendirmenin Hukuki Sonuçları: TMK m.324 ve m.183

Çocuğun diğer ebeveyne karşı yönlendirilmesi yalnızca beyanın ağırlığını azaltan bir olgu değildir; Kanunda doğrudan karşılığı olan bir yükümlülük ihlalidir. Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür (TMK m.324/1). Kişisel ilişki hakkını bu yükümlülüğe aykırı kullanan ebeveynin kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendisinden alınabilir (TMK m.324/2). 7343 sayılı Kanunla eklenen hükme göre velayet kendisine bırakılan ana veya baba kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir ve bu husus kişisel ilişki kararında taraflara ihtar edilir (TMK m.324/3).

Yönlendirme yeni bir olgu olarak ortaya çıkmışsa, ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim resen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır (TMK m.183). Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düşmüşse hâkim çocuğun korunması için uygun önlemleri alabilir (TMK m.346). Bu davalarda da çocuğun görüşünün, yönlendirme riskine karşı uzman eşliğinde alınması gerekir. Velayetin değiştirilmesi için Velayetin Değiştirilmesi Dava Dilekçesi Örneği sayfamıza bakabilirsiniz.

Boşanma Dışındaki Davalarda da Geçerli mi?

Evet. Çocuğun dinlenilme hakkı, çocuğu doğrudan ilgilendiren tüm yargılamalarda uygulanır:

  • Velayetin değiştirilmesi davası (TMK m.183): Değişiklik talebinin dayanağı çoğu kez çocuğun kendi yaşadığı sorunlardır; görüşü alınmadan karar verilemez.
  • Kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi (TMK m.323 vd.): Görüş günlerinin kapsamı ve yatılı görüş konusunda çocuğun okul düzeni ve beyanı birlikte değerlendirilir.
  • Çocuk teslimi ve kişisel ilişkinin icrası süreçleri: Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri eliyle yürütülen teslim işlemlerinde de çocuğun ruhsal bütünlüğü esas alınır.
  • Uluslararası çocuk kaçırma davaları: Lahey Sözleşmesi uygulamasında, iadeye karşı çıkan ve görüşüne ağırlık verilecek olgunluğa erişmiş çocuğun itirazı ayrı bir değerlendirme sebebidir.

Lahey Sözleşmesi uygulamasında çocuğun görüşü açık bir hükme bağlanmıştır: çocuğun iadeye karşı çıktığı ve görüşlerinin dikkate alınmasının uygun olduğu bir yaş ve olgunluk düzeyine eriştiği tespit edilirse, adli veya idari makam çocuğun iadesini emretmeyi reddedebilir (Lahey Sözleşmesi m.13/2). Türkiye’de Sözleşmenin uygulanması 5717 sayılı Kanunla düzenlenmiştir. Konunun ayrıntıları için Uluslararası Çocuk Kaçırma ve Lahey Sözleşmesi rehberimize bakabilirsiniz.

Kişisel ilişki kararının yerine getirilmesi aşamasında da çocuğun görüşü önem taşır. 7343 sayılı Kanunla çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin kararların yerine getirilmesi İcra ve İflas Kanunundan çıkarılarak Çocuk Koruma Kanununa taşınmış ve bu işlemler adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yürütülmeye başlanmıştır (5395 s.K. m.41/A vd.). Çocuğun görüşmeye ısrarla karşı çıkması hâlinde teslimin zorla sürdürülmesi yerine, kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzurunun tehlikeye girip girmediğinin değerlendirilmesi ve gerekirse düzenlemenin mahkemece yeniden ele alınması gerekir (TMK m.324/2, m.183). Çocuğun ebeveyniyle görüşmek istememesinin hukuki sonuçları için Çocuk Görüşmek İstemiyorsa Zorlanabilir mi? rehberimize bakabilirsiniz.

Çocuğun dinlenmesi talebinin dava dilekçesinde veya ön inceleme aşamasında açıkça ileri sürülmesi, dinlemenin hangi uzman eşliğinde ve hangi ortamda yapılacağının da talep edilmesi, sonradan eksik inceleme tartışmasını önler. Tahkikat aşamasında dinleme yapılmamışsa bu eksiklik istinaf dilekçesinde ayrıca gösterilmelidir.

Velayet veya kişisel ilişki dosyanızda çocuğun dinlenme usulünü planlamak, uzman raporuna itiraz etmek ya da dinlenmeden verilmiş bir kararı kanun yoluna taşımak için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuk kaç yaşında mahkemede dinlenir?

Kanunda sabit bir yaş yoktur. Ölçüt yaş değil idrak (ayırt etme) gücüdür; her çocuk somut olarak değerlendirilir. Uygulamada mahkemeler çoğunlukla 8 yaş ve üzerindeki çocukları idrak çağında kabul eder, doktrinde soyutlama yeteneğinin gelişmeye başladığı 7 yaşın esas alındığı görüşü de savunulur. Belirleyici olan çocuğun kendisini ilgilendiren konuda görüş oluşturabilecek olgunluğa ulaşmasıdır.

Çocuğun dinlenmemesi bozma sebebi midir?

Evet. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulamasına göre, idrak çağındaki çocuğun velayet konusunda dinlenmeden karar verilmesi eksik incelemedir ve bozmayı gerektirir. Tarafların velayet konusunda anlaşmış olması ya da davayı kabul etmiş olması da tek başına bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz.

Çocuğun “babamla kalmak istiyorum” demesi hâkimi bağlar mı?

Bağlamaz, ancak göz ardı da edilemez. Çocuğun beyanı, üstün yararına açıkça ters düşmediği sürece dikkate alınması gereken güçlü bir veridir. Hâkim bu beyanı sosyal inceleme raporu, uzman görüşü ve dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirir; beyanın aksine karar verecekse gerekçesini somut delillerle ortaya koymalıdır.

Çocuk duruşma salonunda taraflarla yüzleştirilir mi?

Hayır. Amaç çocuğun örselenmemesidir. Uygulamada çocuk çoğunlukla taraflar dışarı çıkarıldıktan sonra hâkim tarafından ayrı bir ortamda, pedagog veya psikolog eşliğinde dinlenir. Çocuğun bizzat mahkemeye getirilmesi de zorunlu değildir; görüşü uzman veya uygun kurumlar aracılığıyla da alınabilir.

Ebeveyn çocuğu yönlendirirse ne olur?

Uzman görüşmesinin temel amaçlarından biri budur. Ezberlenmiş ifadeler, çocuğun yaşına uygun olmayan hukuki terimler kullanması, bir ebeveyni koşulsuz yüceltip diğerini toptan reddetmesi yönlendirme belirtisi sayılır. Yönlendirme tespit edilirse beyana verilen ağırlık azalır; ağır hâllerde bu tutum, yönlendiren ebeveyn aleyhine velayet değerlendirmesinde kusur olarak dikkate alınabilir.

Kişisel ilişki (görüş günleri) düzenlenirken de çocuk dinlenir mi?

Evet. Kişisel ilişkinin kapsamı ve süresi de çocuğu doğrudan ilgilendiren bir konudur; idrak çağındaki çocuğun görüşü bu konuda da alınır. Özellikle yatılı görüş, yarıyıl ve yaz tatili düzenlemelerinde çocuğun okul ve sosyal düzeni ile beyanı birlikte değerlendirilir.

Kardeşler ayrı ayrı mı dinlenir?

Kural olarak evet. Her çocuğun idrak düzeyi ve tercihi farklı olabileceğinden, idrak çağındaki her kardeşin görüşü ayrı alınır. Bununla birlikte Yargıtay uygulamasında kardeşlerin birbirinden ayrılmaması ilkesi güçlüdür; çocuklardan birinin farklı yöndeki beyanı, kardeşleri ayırmak için tek başına yeterli görülmez.

Çocuğun mahkemeye getirilmeden dinlenmesinin hukuki dayanağı nedir?

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, çocuğa kendisini etkileyen adli kovuşturmalarda doğrudan veya bir temsilci ya da uygun bir makam aracılığıyla dinlenilme fırsatı tanınmasını öngörür (ÇHS m.12/2). Aile mahkemelerinde görevli psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılar mahkemenin istediği konularda araştırma ve inceleme yaparak sonucunu bildirir (4787 s.K. m.5).

Uzman raporunda çocuğun görüşü yanlış aktarıldıysa ne yapabilirim?

Rapor tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde eksik gördüğünüz hususların tamamlattırılmasını veya belirsiz hususların açıklattırılmasını isteyebilirsiniz (HMK m.281/1). Hâkim raporla bağlı değildir ve uzman görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m.282); gerektiğinde yeni bir uzman incelemesi talep edilebilir.

Çocuk görüşme gününde diğer ebeveyne gitmek istemezse ne olur?

Kişisel ilişki kararları adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yerine getirilir (5395 s.K. m.41/A vd.). Çocuğun ısrarlı reddi hâlinde kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzurunun tehlikeye girip girmediği değerlendirilir; kişisel ilişki kurma hakkı çocuğun huzuru tehlikeye giriyorsa reddedilebilir veya kaldırılabilir (TMK m.324/2). Ancak reddin yönlendirmeden kaynaklandığı anlaşılırsa, yönlendiren ebeveyn aleyhine sonuç doğabilir (TMK m.324/1-3).

Lahey Sözleşmesi davasında çocuk iadeye itiraz edebilir mi?

Evet. Çocuğun iadeye karşı çıktığı ve görüşlerinin dikkate alınmasının uygun olduğu bir yaş ve olgunluk düzeyine eriştiği tespit edilirse, makam çocuğun iadesini emretmeyi reddedebilir (Lahey Sözleşmesi m.13/2). Türkiye’de Sözleşmenin uygulanması 5717 sayılı Kanunla düzenlenmiştir.

Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Velayet dosyaları çocuğun geleceğini doğrudan etkilediğinden, işlem yapmadan önce Hukukçular Evi Ankara ile iletişime geçin.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk