Kişisel ilişki sürecinde zaman zaman çocuğun, görüşme hakkına sahip ebeveynle buluşmak istememesi gündeme gelir. Bu durumda çocuğun zorlanıp zorlanamayacağı, reddin gerçek nedeninin ne olduğuna bağlıdır. Bu yazıda konuyu çocuğun üstün yararı çerçevesinde açıklıyoruz.
Uzman görüşü almak için doğrudan iletişime geçebilirsiniz.
📞 +905546483715 | 💬 WhatsApp
Çocuğun Reddi Tek Başına Belirleyici mi?
Çocuğun görüşmeyi reddetmesi tek başına kişisel ilişkiyi otomatik olarak kaldırmaz. Kişisel ilişki, hem çocuğun hem de ebeveynin anayasal bir hakkıdır ve çocuğun her iki ebeveyniyle de bağ kurması kural olarak yararınadır. Ancak çocuğun reddinin altında yatan gerçek neden mutlaka araştırılır.
Yabancılaştırma mı, Gerçek Bir Sebep mi?
Reddin nedeni iki açıdan değerlendirilir. Eğer çocuk, yanında yaşadığı ebeveyn tarafından diğer ebeveyne karşı kışkırtılıp soğutulmuşsa (ebeveyne yabancılaştırma), bu durum çocuğun gerçek iradesini yansıtmaz ve yabancılaştıran ebeveyn aleyhine sonuç doğurabilir. Buna karşılık çocuk, görüşeceği ebeveynden kaynaklanan gerçek bir korku, şiddet veya ihmal nedeniyle çekiniyorsa, bu ciddiye alınır.
Kişisel İlişkinin Sınırlanması veya Kaldırılması
Çocuğun güvenliğini tehdit eden durumlar (cinsel veya fiziksel güvenlik tehlikesi, ahlaki tehlike, çocuğun huzurunun ciddi şekilde bozulması) varsa mahkeme kişisel ilişkiyi sınırlayabilir veya kaldırabilir. Bu, istisnai ve ağır bir tedbirdir; kural olarak ilişkinin korunması esastır.
Refakatli veya Uzman Eşliğinde Görüşme
Çocuğun çekincesi olan ancak ilişkinin tamamen kaldırılmasını gerektirmeyen durumlarda, mahkeme görüşmenin üçüncü kişi veya uzman nezaretinde yapılmasına karar verebilir. Böylece çocuğun güvenliği korunurken ebeveynle bağın sürdürülmesi sağlanır. İdrak çağındaki çocuğun görüşü de bu değerlendirmede dikkate alınır.
İlgili Rehberler
Sıkça Sorulan Sorular
Çocuk istemiyorsa görüşme iptal olur mu?
Hayır, otomatik iptal olmaz. Çocuğun reddi tek başına belirleyici değildir; reddin gerçek nedeni araştırılır. Kişisel ilişki kural olarak çocuğun yararınadır.
Çocuğun reddi neden araştırılır?
Çünkü ret, ya yabancılaştırmadan (diğer ebeveynce kışkırtma) ya da gerçek bir korku/şiddet/ihmalden kaynaklanabilir. İkisi tamamen farklı sonuçlar doğurur.
Kişisel ilişki hangi durumda kaldırılır?
Çocuğun cinsel/fiziksel güvenliği, ahlakı tehlikedeyse veya huzuru ciddi bozuluyorsa mahkeme ilişkiyi sınırlayabilir ya da kaldırabilir. Bu istisnai bir tedbirdir.
Çocuk çekiniyorsa ne yapılabilir?
İlişkinin tamamen kaldırılması yerine, görüşmenin uzman veya üçüncü kişi nezaretinde yapılmasına karar verilebilir. Böylece hem güvenlik hem bağ korunur.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.
📚 İlgili Rehberler
Ebeveyne Yabancılaştırma Sendromu (PAS)
Kişisel ilişki uyuşmazlıklarında en çok karşılaşılan olgu, ebeveyne yabancılaştırma olarak adlandırılan durumdur. Bu, çocuğun yanında yaşadığı ebeveyn (velayet sahibi) tarafından diğer ebeveyne karşı kışkırtılması, olumsuz bilgilerle etkilenmesi ve zamanla ret tepkisi geliştirmesidir.
Yabancılaştırma hafif, orta ve ağır düzeyde görülebilir. Hafif düzeyde çocuk görüşme öncesi kaygı yaşar ama görüşme başlayınca uyum sağlar. Orta düzeyde ret ve kaçınma belirgindir; görüşme sırasında bile duygusal mesafe korunur. Ağır düzeyde ise çocuk diğer ebeveynle her türlü teması reddeder ve gerçek dışı olumsuz anlatımlar geliştirir.
Yargıtay ve aile mahkemeleri, salt çocuğun reddini gerekçe göstererek kişisel ilişkiyi kaldırma yoluna gitmez. Aksine, yabancılaştırma tespit edilirse velayet sahibi ebeveyne uyarı yapılabilir, gerekiyorsa velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilir. Zira TMK 324 uyarınca kişisel ilişkiyi engelleyen tutumlar velayet ehliyetini zayıflatan sebeplerdir.
Uzman ve Pedagog Raporunun Rolü
Çocuğun ret nedeninin objektif değerlendirmesi için mahkeme pedagog, çocuk psikoloğu veya sosyal hizmet uzmanı görevlendirir. Uzman, çocukla birebir görüşür; ayrıca her iki ebeveyni ayrı ayrı dinler. Görüşmeler genellikle uzman ofisinde veya adliye içindeki uygun mekânda gerçekleştirilir.
Uzman raporunda değerlendirilen unsurlar: çocuğun gelişim düzeyi ve iradesinin serbestliği, retin gerçek nedeni (yabancılaştırma, gerçek korku, ihmâl, istismar şüphesi), her iki ebeveyne yönelik duygusal bağı, geçmiş görüşme deneyimleri ve çocuğun genel psikososyal durumu. Rapor, mahkeme için bağlayıcı olmasa da güçlü bir yol göstericidir.
Çocuğun yaşı da belirleyicidir. 0-6 yaş grubunda çocuğun beyanının bağımsız değeri düşüktür; ret büyük ölçüde yakın ebeveynin etkisiyle açıklanır. 7-12 yaş arası çocuklarda irade oluşumu belirgindir ama etkilenme oranı yüksektir. 12 yaş üstünde çocuğun beyanı önemli ölçüde dikkate alınır, ancak yine de retin arka planı incelenir.
Kararın Yerine Getirilmesi: Yeni Sistem ve Sınırları
Mevzuat güncellemesi: infaz artık icra dairesinde değil
30.11.2021 tarihli ve 31675 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7343 sayılı Kanun ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen hükümler uyarınca, çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam ve tedbir kararları artık icra yoluyla değil, adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yerine getirilmektedir. Bu müdürlüklerin bulunmadığı yerlerde işlemler, Bakanlıkça belirlenen hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüklerince yürütülür.
İşlemler, çocuğun üstün yararı esas alınarak çocuk dostu biçimde oluşturulan çocuk görüşme merkezlerinde ve uzman veya öğretmenler aracılığıyla yapılır. Uygulama esasları 4 Ağustos 2022 tarihli ve 31913 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelikle düzenlenmiştir.
Süreç şöyle işler: karar rıza ile yerine getirilmiyorsa hak sahibi ebeveyn müdürlüğe başvurur; uzmanlar taraflarla iletişime geçerek çocuğun üstün yararı doğrultusunda rehberlik eder ve çocuğun kararda belirtilen gün ve saatte teslim mekânına getirilmesini ister. Çocuk, uzman veya öğretmenler tarafından hak sahibine teslim edilir ve tüm işlemler tutanağa bağlanır.
Kararın yerine getirilmesi çocuğun psikolojik bütünlüğüne zarar vermemelidir. Yargıtay içtihatlarında, ret ısrarlıysa ve pedagog raporuyla çocuğun psikolojisinin zedeleneceği belirlenmişse fiziksel zorlama uygun görülmez. Bu durumlarda alternatif çözüm yolları (gözetimli görüşme, aile terapisi, kademeli buluşma planı) önerilir.
Teslim işlemlerinin defalarca sonuçsuz kalması, velayet sahibinin görüşme hakkını engellediğinin göstergesi sayılabilir. Bu durum, karşı tarafın velayetin değiştirilmesi davası açması için haklı sebep oluşturur. Ayrıca TCK m. 234 uyarınca çocuğun soybağını bozma veya alıkoyma suçları da gündeme gelebilir; ancak bu istisnaidir ve nadiren uygulanır.
Sıkça Sorulan Sorular
Çocuk 12 yaşında ve görüşmek istemiyor, kesin karar bu mudur?
Görüşme yapılmıyor diye velayeti isteyebilir miyim?
İcradan zorla teslim isteyebilir miyim?
Aile terapisi zorunlu tutulabilir mi?
Çocuğun görüşmesi tamamen kaldırılabilir mi?
İlgili Rehberler
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
- Velayet Nasıl Değiştirilir/Kaldırılır?
- Kişisel İlişki Nedir? (TMK 323)
- Çocuğun İsteğinin Velayette Etkisi
- Velayet Değişikliği Nasıl İstenir?
Konunuza özel değerlendirme için ekibimizle iletişime geçin.
📞 +905546483715 | 💬 WhatsApp
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.


