Ortak (Müşterek) Velayet Türk Hukukunda Mümkün mü?
25 Temmuz 2026

Ortak (Müşterek) Velayet Türk Hukukunda Mümkün mü?

Boşanmada velayetin kural olarak tek bir ebeveyne verildiği bilinir. Peki anne ve baba isterse velayeti birlikte (ortak) kullanabilir mi? Uzun süre “kamu düzenine aykırı” sayılan ortak velayet, Yargıtay’ın bir kararıyla Türk hukukunda yer edinmiştir.

Velayet ve çocukla kişisel ilişki konusunda destek alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Kanun ne diyor?

Türk Medeni Kanunu’nda velayet, boşanmada kural olarak çocuğun bırakıldığı tarafa ait kılınır; ortak velayeti açıkça düzenleyen bir hüküm yer almaz. Ancak Türkiye’nin onayladığı uluslararası bir metin tabloyu değiştirmiştir: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne Ek 7 Numaralı Protokol’ün “eşler arasında eşitlik” başlıklı 5. maddesi, eşlerin evliliğin sona ermesi hâlinde de çocuklarıyla ilişkilerinde eşit hak ve sorumluluğa sahip olduğunu öngörür. Bu Protokol, 6684 sayılı Kanun’la onaylanıp 25.03.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak iç hukukumuzun parçası olmuştur.

Yargıtay bu kuralı nasıl uyguluyor?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 20.02.2017 tarihli, E. 2016/15771, K. 2017/1737 sayılı kararında, bu Protokol’e dayanılarak ortak velayet düzenlemesinin “Türk kamu düzenine açıkça aykırı olduğunu ya da Türk toplumunun temel yapısını ihlal ettiğini söylemenin mümkün olmadığı” belirtilmiştir. Karara konu olayda taraflar İngiliz vatandaşı olup uyuşmazlık yabancılık unsuru taşımaktaydı; kararın doğrudan konusu, yabancı hukuka göre kurulan ortak velayet düzenlemesinin Türk kamu düzenine aykırı sayılıp sayılmayacağıydı. Bununla birlikte kararın gerekçesindeki eşitlik yaklaşımı benimsenmiş ve sonraki uygulamada bölge adliye mahkemeleri, yabancılık unsuru bulunmayan iç uyuşmazlıklarda da anne ve babanın bu yönde iradesi bulunması ve çocuğun üstün yararına aykırı olmaması koşuluyla ortak velayete hükmedebilmektedir.

Pratikte ne anlama geliyor?

  • Ortak velayet, tarafların (özellikle anlaşmalı boşanmada) uzlaşması ve çocuğun yararına uygun olması hâlinde mümkündür.
  • Belirleyici ölçüt yine çocuğun üstün yararıdır; çatışmalı, iletişimi kopuk durumlarda mahkeme ortak velayete sıcak bakmayabilir.
  • Koşullar değişirse, ortak velayetin kaldırılması ve velayetin tek tarafa verilmesi de istenebilir.

Kısacası ortak velayet artık Türk hukukunda mümkündür; ancak otomatik değildir. Mahkeme, somut olayda çocuğun yararını ve ebeveynlerin işbirliği kapasitesini değerlendirerek karar verir.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Metinde anılan yüksek mahkeme kararları gerçek olup künyeleri (esas/karar numarası ve tarih) UYAP, Lexpera ve resmî karar kaynakları üzerinden doğrulanabilir. İçtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.

Dönüm kararının arka planı: hangi normlar çatıştı?

Ortak velayet tartışması, iki normun karşı karşıya gelmesinden doğdu.

Bir yanda kanun metni

TMK 336’ya göre evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır; ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir; velayet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir. Mahkemeler uzun yıllar bu ifadeyi dar yorumlayarak ortak velayet taleplerini kamu düzenine aykırılık gerekçesiyle reddetmiştir.

Diğer yanda uluslararası bir metin

Türkiye Cumhuriyeti adına 14 Mart 1985 tarihinde imzalanan “11 Nolu Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye Ek 7 Nolu Protokol”, 6684 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunarak 25.03.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış ve iç hukukumuzun parçası olmuştur.

Protokol’ün “eşler arasında eşitlik” başlıklı 5. maddesi şöyledir: “Eşler, evlilik bakımından, evlilik süresince ve evliliğin bitmesi hâlinde, kendi aralarındaki ve çocuklarıyla olan ilişkilerinde, özel hukuk niteliği taşıyan hak ve sorumluluklar açısından eşittir. Bu madde, devletlerin çocuklar yararına gereken tedbirleri almalarına engel değildir.”

Çatışmayı çözen kural

Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrası uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Temel hak ve özgürlüklere ilişkin andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi hâlinde andlaşma hükümleri esas alınır. Ortak velayetin önünü açan hukuki mekanizma budur.

Karar: ne dedi, neyi kapsıyordu?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 20.02.2017 tarihli, 2016/15771 E. ve 2017/1737 K. sayılı kararı, Didim (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin kararı üzerine verilmiştir. Kararda Ek 7 Nolu Protokol’ün 5. maddesine dayanılarak, ortak velayet düzenlemesinin “Türk kamu düzenine açıkça aykırı olduğunu ya da Türk toplumunun temel yapısı ve çıkarlarını ihlal ettiğini söylemenin mümkün olmadığı” sonucuna varılmıştır.

Kapsam üzerine önemli bir ayrıntı: Karara konu olayda taraflar İngiliz vatandaşıydı ve uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıyordu. Dolayısıyla kararın doğrudan konusu, yabancı hukuka göre kurulan ortak velayet düzenlemesinin Türk kamu düzenine aykırı sayılıp sayılmayacağıydı. Bununla birlikte kararın gerekçesindeki eşitlik yaklaşımı benimsenmiş ve sonraki uygulamada bölge adliye mahkemeleri, yabancılık unsuru bulunmayan tümüyle iç uyuşmazlıklarda da çocuğun menfaatine uygun olması koşuluyla ortak velayete hükmedilebileceği yönünde kararlar vermeye başlamıştır.

Bugünkü tablo

Ortak velayet Türk hukukunda mümkündür, ancak otomatik değildir ve bir hak olarak talep edilemez. Hâkim, somut olayda çocuğun üstün yararını ve ebeveynlerin iş birliği kapasitesini değerlendirerek karar verir. Kanunda ortak velayeti açıkça düzenleyen bir hüküm hâlâ bulunmadığından, uygulama içtihat üzerinden şekillenmektedir.

Hangi koşullarda hükmediliyor?

Uygulamada ortak velayete elverişli görülen ve görülmeyen tablolar belirginleşmiştir.

Lehe değerlendirilen unsurlar

  • Tarafların uzlaşması. Özellikle anlaşmalı boşanmada her iki ebeveynin bu yönde iradesi bulunması. Tek taraflı talep, karşı taraf karşı çıkıyorsa kabul görmesi güç bir taleptir.
  • İletişim kapasitesi. Ebeveynlerin çocuğa ilişkin kararları birlikte alabilecek düzeyde iletişim kurabilmesi.
  • Coğrafi yakınlık. Aynı şehirde, hatta aynı okul bölgesinde oturmak, ortak velayetin fiilen işlemesini kolaylaştırır.
  • Somut bir plan. Çocuğun kimde kalacağı, okul ve sağlık kararlarının nasıl alınacağı, tatil ve bayram düzeni gibi başlıkların önceden belirlenmiş olması.
  • Çocuğun görüşü. İdrak çağındaki çocuğun düzenlemeye ilişkin tutumu.

Aleyhe değerlendirilen unsurlar

  • Yüksek çatışmalı, iletişimin fiilen kopmuş olduğu bir ilişki. Böyle bir tabloda ortak velayet, her karar için yeni bir uyuşmazlık üretir.
  • Şiddet veya 6284 kapsamında tedbir kararı geçmişi.
  • Ebeveynlerin farklı şehirlerde veya ülkelerde yaşaması.
  • Taraflardan birinin çocuğu diğerinden soğutmaya yönelik davranışları.

Ortak velayet neyi kapsar, neyi kapsamaz?

Türk hukukundaki ortak velayet, esas olarak karar yetkisinin birlikte kullanılmasıdır: çocuğun eğitimi, sağlığı, yerleşim yeri ve önemli malvarlığı işlemleri gibi konularda her iki ebeveyn de söz sahibi olur. Bu, çocuğun sürelerin yarısını her ebeveynde geçireceği anlamına gelmez; çocuğun fiilen kiminle yaşayacağı ve diğer ebeveynle kişisel ilişkinin nasıl kurulacağı ayrıca düzenlenir.

Pratik sonuçlar ve dikkat edilecekler

Nafaka ortadan kalkmaz

Ortak velayet, iştirak nafakası yükümlülüğünü kendiliğinden sona erdirmez. TMK 327’ye göre çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır; her iki ebeveyn de mali gücü oranında katılır. Çocuk fiilen bir tarafın yanında yaşıyorsa, diğer tarafın katkı yükümlülüğü devam eder.

Uyuşmazlık çıkarsa ne olur?

Ortak velayette ebeveynler bir konuda anlaşamazsa, karar kendiliğinden bir tarafa geçmez. Uyuşmazlığın aile mahkemesine taşınması gerekir. Bu, ortak velayetin en büyük pratik riskidir: iş birliği kapasitesi olmayan çiftlerde her okul kaydı veya sağlık kararı ayrı bir dava konusu hâline gelebilir.

Sonradan değiştirilebilir

Ortak velayet de değişmez değildir. Koşullar değiştiğinde ve çocuğun yararı gerektirdiğinde, TMK 183 çerçevesinde ortak velayetin kaldırılarak velayetin tek tarafa verilmesi istenebilir. Ebeveynler arasındaki iş birliğinin fiilen çökmesi, bu talebin tipik dayanağıdır.

Dilekçede ne yazılmalı?

Yalnızca “ortak velayet talep ederiz” demek yeterli değildir. Talebin kabul şansını artıran şey somut plandır: çocuğun mutat meskeninin neresi olacağı, hangi kararların birlikte alınacağı, anlaşmazlık hâlinde nasıl bir yol izleneceği, kişisel ilişki takvimi ve iştirak nafakası düzenlemesi açıkça gösterilmelidir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve kanun metinlerini güncel hâliyle teyit etmeniz önerilir.

Tek bakışta: kanunda yok, içtihatla var

Türk Medeni Kanunu’nda ortak velayeti düzenleyen açık bir hüküm yoktur. Kurum, uluslararası sözleşme ve Yargıtay içtihadıyla hukukumuza girmiştir.

Tablo 1 — Kanunda yok, içtihatla var: dayanak nedir?
KonuKuralDayanak
Evlilik sürerkenEvlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti BİRLİKTE kullanırlarTMK m.336/1
Ortak hayata son verilmişse“Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velâyeti eşlerden birine verebilirTMK m.336/2
Kritik noktaBu hüküm velayetin eşlerden birine verilebileceğini söyler; ancak ortak velayeti YASAKLAYAN AÇIK BİR DÜZENLEME İÇERMEZTMK m.336/2 · öğreti
BoşanmadaBoşanma hâlinde velayetin düzenlenmesi TMK m.182‘de, koşulların değişmesi hâlinde değiştirilmesi TMK m.183‘te düzenlenmiştirTMK m.182-183
DAYANAK11 Numaralı Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye Ek 7 Numaralı Protokol’ün 5. maddesiEk 7 No.lu Protokol m.5
İçeriğiEşlerin, evlilik süresince ve evliliğin sona ermesi hâlinde, çocukları üzerindeki haklar ve yükümlülükler bakımından EŞİT olduğunu düzenler; devletlerin çocuklar yararına tedbir almasına engel değildirProtokol m.5
İç hukuk hâline gelmesiProtokol, 6684 sayılı Kanun ile onaylanıp 25.03.2016‘da Resmî Gazete’de yayımlanmıştır6684 s.K.
Anayasal konumUsulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalar ESAS ALINIRAnayasa m.90
Türkiye’nin imzasıProtokol 14 Mart 1985‘te Türkiye Cumhuriyeti adına imzalanmıştıProtokol
Tablo 2 — Dönüm kararı: ne dedi, neyi kapsıyor?
KonuİçeriğiKünye
Önceki durumProtokol iç hukuk hâline gelmeden önce Yargıtay, ortak velayet düzenlemesinin Türk KAMU DÜZENİNE AYKIRI olduğu gerekçesiyle olumsuz hüküm veriyorduYargıtay (önceki uygulama)
DÖNÜM KARARIYargıtay 2. Hukuk Dairesi, Protokol’ün 5. maddesine dayanarak ilk defa ortak velayete karar verdiY2HD 20.02.2017, E.2016/15771, K.2017/1737
Kararın gerekçesi“…iç hukukumuz ve kamu düzeni kavramı ile ilgili açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde ‘ortak velayet’ düzenlemesinin, Türk kamu düzenine ‘AÇIKÇA’ AYKIRI OLDUĞUNU ya da Türk toplumunun temel yapısı ve temel çıkarlarını İHLAL ETTİĞİNİ SÖYLEMEK MÜMKÜN DEĞİLDİRAynı karar
Kamu düzeni tanımıKararda kamu düzeni, “bir memlekette kamu hizmetlerinin iyi yapılmasını, devletin emniyet ve asayişini ve fertler arasındaki münasebetlerde huzur ve ahlak kaidelerine uygunluğu temine yarayan müessese ve kaidelerin tümü” olarak tanımlanmıştırAynı karar
Kapsamın genişlemesi2. Hukuk Dairesi, önceleri yalnız taraflardan birinin YABANCI olduğu davalarda, daha sonra tamamen Türk vatandaşı olan taraflar arasındaki davalarda da bu yönde içtihat değişikliğine gitmiştirYargıtay
Sonraki kararlarYargıtay 2. HD, E.2017/11860, K.2017/14512 sayılı kararıyla da ortak velayetin Türk kamu düzenine aykırı olmadığına hükmetmiştirY2HD
Bugünkü çerçeveTMK’da açık yasak bulunmaması ve uluslararası sözleşmelerin amir hükmü karşısında, ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARI gerektiriyorsa ortak velayete karar verilebilirYargıtay
Tanıma ve tenfizYabancı mahkemece verilen velayet kararlarının Türkiye’de icrası tenfiz kararına bağlıdırMÖHUK m.50/1
Tablo 3 — Hangi koşullarda hükmediliyor?
ÖlçütArananNot
TEMEL VE VAZGEÇİLMEZ KOŞULDüzenlemenin ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARINA hizmet etmesiTüm velayet davalarında olduğu gibi
Ebeveynler arası iletişimAnne ve babanın uzlaşabilir olması, çocuğa ilişkin kararları birlikte alabilecek düzeyde iletişim kurabilmesiMahkeme uygulaması
ÇatışmaYoğun çatışma ve iletişimsizlik hâlinde ortak velayet çocuğun yararına olmayabiliruygulama
Coğrafi yakınlıkEbeveynlerin yaşadığı yerlerin çocuğun okul ve düzenini bozmayacak yakınlıkta olmasıuygulama
Uzman raporuMahkemece görevlendirilen uzman/pedagog incelemesi; çocuğun her iki ebeveynle aktif iletişiminin üstün yararına uygun olup olmadığı4787 s.K. m.5
İdrak çağındaki çocukÇocuğun mahkemece BİZZAT DİNLENMESİ ve görüşünün alınmasıYargıtay — dinlenmemesi eksik inceleme
Bozma sebebiİdrak çağındaki çocuğun dinlenmemesi ve sosyal inceleme raporu hazırlanmadan velayet düzenlemesi yapılması EKSİK İNCELEME teşkil ederYargıtay
Anlaşmalı boşanmadaOrtak velayet düzenlemesi protokollerde giderek daha sık talep edilmektedir; hâkim yine çocuğun yararını denetlerTMK m.166/3
Yargılama sırasındaki gelişmeler“Geçici nitelikte bile olsa, çocuğun velâyetinin düzenlenmesinde asıl olan çocuğun üstün yararıdır; bu nedenle yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin bile göz önünde tutulması gerekir”Yargıtay
Tablo 4 — Pratik sonuçlar ve dikkat edilecekler
KonuKuralNot
Çocuk nerede yaşar?Ortak velayette çocuk genellikle anne veya babadan biriyle sürekli yaşar; mahkeme çocuğun hangi ebeveynle yaşayacağına ve görüş günlerine karar veriruygulama
Kişisel ilişkiBirlikte yaşanan ebeveyn, diğerinin çocukla düzenli kişisel ilişki kurmasını sağlamalıdırTMK m.323
Nafaka devam eder mi?EVET — ortak velayette de nafaka yükümlülüğü sürer; genellikle çocuğun yanında kalmadığı ebeveyn iştirak nafakası öderTMK m.182 · m.327-329
Bakım yükümlülüğüAna ve baba, çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılamakla yükümlüdürTMK m.327
Kararlar nasıl alınır?Velayet hak ve yetkileri kapsamına giren konularda ebeveynler BİRLİKTE VE ORTAK karar alır: okul, sağlık, yurt dışı çıkış, mali kararlarY2HD tanımı
AnlaşamazlarsaUyuşmazlıkta hâkime başvurulur; hâkim çocuğun üstün yararına göre karar verirTMK m.195 · m.183
Değiştirilebilir mi?EVET — koşullar değişirse velayetin değiştirilmesi istenebilirTMK m.183
Anne evlenirseOrtak velayet devam eder; tek başına değiştirme sebebi değildiruygulama
Görevli mahkemeAİLE MAHKEMESİ4787 s.K.
Talep nasıl edilir?Boşanma dilekçesinde veya protokolde açıkça ortak velayet talep edilmeli; uzlaşabilirliği gösteren delil sunulmalıdır

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Velayetin Kanuni Kaynağı: TMK m.335, m.336 ve m.337

Ortak velayetin neden kanunda açıkça yer almadığını anlamak için velayetin kime, hangi sebeple ait olduğunu düzenleyen üç maddeyi birlikte okumak gerekir. TMK m.335’e göre ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velâyeti altındadır ve yasal sebep olmadıkça velâyet ana ve babadan alınamaz. Yani velayet, mahkemenin dağıttığı bir ödül değil, kanundan doğan bir statüdür.

TMK m.336 bu statünün evlilik içindeki ve sonrasındaki hâlini belirler: evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanır. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velâyeti eşlerden birine verebilir; boşanmada ise velâyet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir. Kanun metninin “eşlerden birine” ifadesi, ortak velayete karşı ileri sürülen temel argümanın kaynağıdır.

Çoğu zaman gözden kaçan üçüncü hüküm ise TMK m.337’dir: ana ve baba evli değilse velâyet anaya aittir. Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velâyet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velâyeti babaya verir. Bu düzenleme pratikte önemli bir sınır çizer: evlilik dışı doğan çocukta, soybağı tanıma veya babalık hükmüyle kurulmuş olsa bile velayet kanunen anadadır ve ortak velayet talebi bu maddenin duvarına çarpar.

DurumVelayet kimdeDayanak
Evlilik devam ediyorAna ve baba birlikteTMK m.336/1
Ortak hayata son verilmiş / ayrılıkHâkim eşlerden birine verebilirTMK m.336/2
BoşanmaÇocuk kendisine bırakılan tarafTMK m.336/3
Ana veya babanın ölümüSağ kalanTMK m.336/3
Ana ve baba evli değilAnaTMK m.337/1

Evlilik dışı çocukta soybağının nasıl kurulduğu ve babanın haklarının sınırı için evlilik dışı doğan çocuğun soybağı ve nafakası yazımıza bakabilirsiniz.

Ortak Velayette Kim Neye Karar Verir? TMK m.342 ve Temsil Karinesi

Ortak velayete hükmedildiğinde asıl soru başlar: okul kaydı, ameliyat onayı, pasaport başvurusu kimin imzasıyla yapılacak? Kanun bunu ayrı ayrı saymaz; genel temsil hükmü üzerinden çözer.

TMK m.342’nin birinci fıkrasına göre ana ve baba, velâyetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisidirler. İkinci fıkra işlem güvenliğini korur: iyiniyetli üçüncü kişiler, eşlerden her birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabilirler. Yani okul veya hastane, tek başına gelen ebeveynin diğerinin bilgisi dâhilinde hareket ettiğini kabul edebilir; kurumun ayrıca rıza araştırması yapma yükü yoktur. Üçüncü fıkra ise sınırı çizer: vesayet makamlarının iznine bağlı hususlar dışında, kısıtlıların temsiline ilişkin hükümler velâyetteki temsilde de uygulanır.

Bu karine bir kolaylık sağlar ama uyuşmazlığı çözmez. İki ebeveyn gerçekten farklı yönde irade beyan ederse, üçüncü kişi artık iyiniyetli sayılmaz ve işlem askıya düşer. Bu noktada başvurulacak yol TMK m.346’daki koruma önlemleri çerçevesinde hâkimin müdahalesidir.

İşlemOrtak velayette durum
Okul kaydı, rutin sağlık işlemleriTek ebeveyn yapabilir; kurum m.342/2 karinesine güvenir
Ebeveynlerin açıkça çeliştiği kararlarKarine düşer; hâkimin müdahalesi gerekir
Çocuğun yerleşim yerinin değişmesiOrtak karar; anlaşmazlıkta mahkemeye başvurulur
Vesayet makamı iznine tâbi mal işlemlerim.342/3’ün çizdiği özel rejime tâbi

Bu nedenle ortak velayet talep edilirken kararın hüküm fıkrasında yalnız “ortak velayete” denmesi yetmez; okul, sağlık, yurt dışı çıkışı ve yerleşim yeri değişikliği gibi başlıklarda kimin nasıl karar vereceğinin somutlaştırılması, sonradan çıkacak uyuşmazlıkları baştan keser. Pasaport ve yurt dışı izni için çocuğun pasaportu ve yurt dışı izni dilekçesi örneğimize, okul ve sağlık kararları için velayeti olmayan ebeveynin okul ve sağlık kararlarındaki yetkisi yazımıza bakabilirsiniz.

Yabancı Ortak Velayet Kararının Türkiye’de Tanınması (MÖHUK m.50-58)

Türk hukukunda ortak velayetin önünü açan içtihat, bir tanıma davasından doğmuştur. Bu nedenle yurt dışında verilmiş ortak velayet kararlarının Türkiye’de hangi süzgeçten geçtiğini bilmek, konunun ayrılmaz parçasıdır.

5718 sayılı MÖHUK’un 50. maddesine göre yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş ilâmların Türkiye’de icra olunabilmesi, tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Görevli mahkeme MÖHUK m.51 uyarınca asliye mahkemesidir; yetki ise kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer, bunlar da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biridir.

Esas denetim MÖHUK m.54’te yapılır ve dört başlıkta toplanır. Ortak velayet tartışmasının düğümlendiği yer, bunlardan (c) bendidir: hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması. Yerleşik yaklaşım, kamu düzeni denetiminin dar yorumlanması ve yabancı kararın esasının yeniden incelenmemesi yönündedir.

ŞartTenfizdeTanımada
Karşılıklılık (m.54/a)AranırAranmaz (m.58/1)
Münhasır yetki ihlali olmaması (m.54/b)AranırAranır
Kamu düzenine açıkça aykırı olmama (m.54/c)AranırAranır
Savunma hakkı ihlali bulunmaması (m.54/ç)AranırAranmaz (m.58/1)

Ortak velayet içeren yabancı bir karar için çoğu zaman tenfize değil tanımaya ihtiyaç duyulur; çünkü amaç kararın icrası değil, Türkiye’de kesin hüküm olarak kabul edilip nüfus kaydına işlenmesidir. Bu ayrım, karşılıklılık şartının aranıp aranmaması bakımından doğrudan sonuç doğurur. Süreç için yurt dışında alınan kararın Türkiye’de tanınması ve nüfusa tescili yazımızı inceleyebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Ortak velayet Türk hukukunda mümkün mü?

Mümkündür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 20.02.2017 tarihli 2016/15771 E., 2017/1737 K. sayılı kararında, ortak velayet düzenlemesinin Türk kamu düzenine açıkça aykırı olduğunu söylemenin mümkün olmadığı belirtilmiş ve uygulamanın önü açılmıştır.

Hukuki dayanağı nedir?

Ek 7 Nolu Protokol’ün 5. maddesi: eşler, evlilik süresince ve evliliğin bitmesi hâlinde çocuklarıyla olan ilişkilerinde özel hukuk niteliği taşıyan hak ve sorumluluklar açısından eşittir. Protokol 6684 sayılı Kanun’la onaylanarak 25.03.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

O karar yabancılarla ilgili değil miydi?

Karara konu olayda taraflar İngiliz vatandaşıydı ve uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıyordu. Ancak kararın gerekçesindeki eşitlik yaklaşımı benimsenmiş, sonraki uygulamada bölge adliye mahkemeleri yabancılık unsuru bulunmayan iç uyuşmazlıklarda da ortak velayete hükmedilebileceği yönünde kararlar vermiştir.

Ortak velayeti tek başıma talep edebilir miyim?

Talep edebilirsiniz ancak kabul şansı düşüktür. Ortak velayet bir hak olarak istenemez; hâkim çocuğun üstün yararını ve ebeveynlerin iş birliği kapasitesini değerlendirir. Karşı tarafın karşı çıktığı, çatışmalı bir tabloda mahkeme genellikle sıcak bakmaz.

Ortak velayet çocuğun süreyi yarı yarıya paylaşması mı demek?

Hayır. Türk hukukundaki ortak velayet esas olarak karar yetkisinin birlikte kullanılmasıdır: eğitim, sağlık, yerleşim yeri gibi konularda her iki ebeveyn söz sahibi olur. Çocuğun fiilen kiminle yaşayacağı ve kişisel ilişkinin nasıl kurulacağı ayrıca düzenlenir.

Ortak velayette nafaka öder miyim?

Ortak velayet iştirak nafakası yükümlülüğünü kendiliğinden sona erdirmez. TMK 327’ye göre çocuğun bakım, eğitim ve korunma giderleri ana ve baba tarafından karşılanır; çocuk fiilen bir tarafın yanında yaşıyorsa diğer tarafın katkı yükümlülüğü devam eder.

Anlaşamazsak ne olur?

Karar kendiliğinden bir tarafa geçmez; uyuşmazlığın aile mahkemesine taşınması gerekir. Bu, ortak velayetin en büyük pratik riskidir ve iş birliği kapasitesi olmayan çiftlerde her kararın ayrı bir uyuşmazlığa dönüşmesine yol açabilir.

Ortak velayet sonradan kaldırılabilir mi?

Kaldırılabilir. Koşullar değiştiğinde ve çocuğun yararı gerektirdiğinde TMK 183 çerçevesinde ortak velayetin kaldırılarak velayetin tek tarafa verilmesi istenebilir; ebeveynler arasındaki iş birliğinin fiilen çökmesi tipik dayanaktır.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Çocuğunuzun üstün yararı için dosyanızı birlikte hazırlayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk