Yurt Dışında Alınan Boşanma Kararı Türkiye’de Nasıl Tanınır? (Nüfusa Tescil)
28 Haziran 2026

Yurt Dışında Alınan Boşanma Kararı Türkiye’de Nasıl Tanınır? (Nüfusa Tescil)

Yurt dışı boşanma kararı Türkiye’de kendiliğinden geçerli olmaz; iki yolla tanınır: (1) idari tescil (NHK m. 27/A — nüfus müdürlüğü/konsolosluk, dava olmadan) veya (2) tanıma/tenfiz davası (aile mahkemesi, MÖHUK m. 50 vd.). Boşanmanın kabulü için tanıma yeter; nafaka/tazminat gibi icra gerektiren hükümler için tenfiz gerekir. Bu rehberde yurt dışı boşanma kararının tanınmasını açıklıyoruz.

Yurt dışında mı boşandınız?

Kararınızın Türkiye’de tanınması için en uygun yolu birlikte belirleyelim. Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Yabancı karar otomatik geçerli değildir

Yabancı bir mahkemenin verdiği boşanma kararı, Türkiye’de kendiliğinden hüküm ve sonuç doğurmaz. Kararın Türkiye’de geçerli olması ve nüfus kayıtlarına işlenmesi için ayrıca bir tanıma işlemi yapılması gerekir. Tanıma veya tescil yapılmadığı sürece, kişi Türk nüfus kayıtlarında hâlâ evli görünmeye devam eder ve bu durumda Türkiye’de yeniden evlenmesi de mümkün olmaz. Bu nedenle yurt dışında boşanan kişilerin gerekli işlemleri yapması önemlidir.

Türkiye’de geçerli kılmanın iki yolu

İki temel yol vardır. Birincisi idari yoldan tescildir: belirli şartları taşıyan boşanma kararları, mahkemeye gitmeden nüfus müdürlüğü veya konsolosluk aracılığıyla doğrudan nüfus kütüğüne tescil edilebilir (Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A). İkincisi ise tanıma/tenfiz davasıdır: bu şartların bulunmadığı hâllerde, Türkiye’deki aile mahkemesinde MÖHUK m. 50 vd. uyarınca dava açılır. Hangi yolun uygun olduğu; kararın içeriğine, tarafların uzlaşıp uzlaşmadığına ve fer’î hükümlerin bulunup bulunmamasına göre belirlenir.

Tanıma ile tenfiz farkı

Tanıma, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de kesin hüküm ve kesin delil olarak kabul edilmesidir; boşanmanın Türkiye’de geçerli sayılması için genellikle tanıma yeterlidir. Tenfiz ise, kararın Türkiye’de icra edilebilirlik kazanmasıdır. Bir kararda nafaka, tazminat veya mal rejimi tasfiyesi gibi icrası gereken hükümler varsa ve bunların Türkiye’de uygulanması isteniyorsa, tanıma yetmez; ayrıca tenfiz kararı alınması gerekir. Kısacası boşanmanın kendisi için tanıma, icra gerektiren fer’î hükümler için tenfiz gündeme gelir.

Tanıma davasının şartları ve mahkeme

Yabancı mahkeme kararının tanınması için MÖHUK’ta öngörülen şartlar aranır: kararın verildiği ülkede kesinleşmiş olması, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş olması, Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması ve davalının savunma hakkının ihlal edilmemiş olması. Tenfiz için bunlara ek olarak mütekabiliyet (karşılıklılık) şartı da aranır. Görevli mahkeme aile mahkemesidir (yoksa asliye hukuk). Gerekli belgeler: kesinleşme şerhli karar aslı, apostil veya konsolosluk onayı, onaylı Türkçe tercüme ve avukatla takipte özel yetkili vekâletname.

Nafaka ve velayet hükümleri ayrı takip edilir

Yurt dışı boşanma kararının idari yoldan nüfusa tescilinde, yalnızca boşanma, butlan veya iptal yönü işleme alınır; kararda yer alan velayet, iştirak nafakası, çocukla kişisel ilişki, mal rejimi ve tazminat gibi tenfize konu hükümler bakımından bir sonuç doğmaz. Bu fer’î hükümlerin Türkiye’de de hüküm ifade etmesi ve icra edilebilmesi isteniyorsa, MÖHUK uyarınca görevli ve yetkili mahkemede ayrıca tenfiz davası açılması gerekir. Dolayısıyla boşanmanın tanınması ile fer’î hükümlerin icrası farklı işlemlerdir ve ayrı ayrı takip edilmelidir.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

İki Yol Karşılaştırması: Mahkeme mi, Nüfus Müdürlüğü mü?

Yurt dışında alınan boşanma kararının Türkiye’de geçerli kılınmasında iki ayrı yol vardır. Doğru yolun seçilmesi, süreyi aylarca kısaltabilir.

ÖlçütTanıma davasıİdari tescil yolu
MerciAile mahkemesiNüfus müdürlüğü veya dış temsilcilik
Temel şartTek taraf başvurabilirHer iki eşin birlikte başvurusu veya usulüne uygun temsili
SüreYargılama süresiBelirgin biçimde kısa
KapsamKararın kesin hüküm etkisi doğmasıKural olarak boşanma hükmünün nüfusa işlenmesi
Karşı taraf uzlaşmıyorsaYine de yürürİşlemez — dava yoluna geçilir

İdari yol hızlıdır ama dar kapsamlıdır. Bu yol, kural olarak boşanma hükmünün nüfus kütüğüne işlenmesini sağlar. Kararda yer alan nafaka, velayet ve tazminat gibi hükümlerin Türkiye’de sonuç doğurması için ayrıca değerlendirme gerekir; özellikle bu hükümlerin icra edilebilmesi için tenfiz kararı aranır. Bu nedenle kararın hangi hükümleri içerdiği baştan kontrol edilmeli ve yalnızca boşanmanın tescilinin yeterli olup olmadığı belirlenmelidir.

Mükerrer Kayıt Sorunu ve Ara Dönem

Yabancı kararın Türkiye’de tanınmasından önceki dönem, uygulamada ciddi sorunlar doğurur. Bu dönemde kişi, bulunduğu ülkede boşanmış sayılırken Türkiye kayıtlarında hâlâ evlidir.

Bu ikili durumun somut sonuçları:

  • Türkiye’de yeniden evlenilemez. Nüfus kaydı evli göründüğü sürece evlenme işlemi yapılamaz.
  • Miras hukuku bakımından eş sıfatı Türkiye kayıtlarında devam eder; bu dönemde doğan bir miras olayı ihtilaf yaratır.
  • Soybağı karinesi işlemeye devam eder. Bu dönemde doğan çocuk bakımından, Türkiye kayıtlarındaki evlilik nedeniyle babalık karinesi gündeme gelebilir.
  • Mal rejimi bakımından tasfiye tarihinin belirlenmesinde ihtilaf doğar.

Bu nedenle tanıma işleminin geciktirilmemesi gerekir. Özellikle yeniden evlenme planı veya çocuk beklentisi varsa, süreç öncelikli olarak başlatılmalıdır.

Başvuru Dosyasında En Sık Karşılaşılan Beş Eksiklik

Sürecin uzamasının başlıca sebebi belge eksikliğidir. Aşağıdaki kalemler, başvurudan önce tek tek kontrol edilmelidir.

  1. Kesinleşme şerhi. Kararın o ülke hukukuna göre kesinleştiğini gösteren şerh veya belge bulunmalıdır. Yalnızca karar örneği yeterli değildir — bu, en sık karşılaşılan eksikliktir.
  2. Usulüne uygun onay. Belgelerin, ilgili devletin makamlarınca onaylanmış olması ve gerekiyorsa apostil şerhi taşıması gerekir.
  3. Yeminli tercüme. Karar ve şerhin usulüne uygun tercümesi; tercümenin de onaylı olması aranır.
  4. Kimlik ve nüfus belgeleri. Tarafların Türkiye’deki nüfus kayıt örneği.
  5. Adres bilgisi. Karşı tarafın Türkiye’deki veya yurt dışındaki adresi; tebligatın sağlıklı yapılabilmesi için gereklidir. Adres bilinmiyorsa bu husus dilekçede belirtilmeli ve araştırılması talep edilmelidir.

Kararı veren merciin niteliği kontrol edilmelidir. Bazı ülkelerde boşanma, mahkeme dışı makamlarca — belediye, noter veya idari kurum — gerçekleştirilir. Bir kararın “mahkeme kararı” sayılıp sayılmayacağı, verildiği ülke hukukuna göre belirlenir. Bu nedenle başvuru öncesinde, kararı veren merciin hangi sıfatla hareket ettiği araştırılmalı ve gerekiyorsa o ülke mevzuatına ilişkin belge temin edilmelidir.

Son olarak yetki: tanıma davası, kural olarak karşı tarafın Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Tarafların Türkiye’de yerleşim yeri yoksa, kanunda öngörülen sıra izlenir. Bu nedenle dava açılmadan önce yetki tespitinin yapılması, dosyanın yetkisizlikle geri dönmesini önler.

Nafaka hükümlerinin Türkiye’de icra edilebilmesi için gereken tenfiz şartları ve revizyon yasağı için tanıma ve tenfiz rehberimize, evliliğin sona ermesinden sonraki bekleme süresi ve kaldırılması için bekleme süresi rehberimize bakabilirsiniz.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Tenfizin Kapsamı: MÖHUK m.50

Sistemin başlangıç hükmü budur ve içinde çoğu zaman gözden kaçan ikinci bir fıkra barındırır.

Birinci fıkra — temel kural. Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş ilâmların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk mahkemesince tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.

Üç unsur. Hüküm üç şart arar: kararın hukuk davasına ilişkin olması, o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş olması ve Türkiye’de icra için tenfiz kararı alınması.

“O devlet kanunlarına göre” kaydı. Kesinleşme, Türk hukukuna göre değil kararın verildiği devletin hukukuna göre değerlendirilir. Bu nedenle dosyaya, o ülkenin makamlarınca düzenlenmiş bir kesinleşme belgesi sunulması gerekir.

İkinci fıkra — ceza ilâmlarındaki kişisel haklar. Yabancı mahkemelerin ceza ilâmlarında yer alan kişisel haklara ilişkin hükümler için de tenfiz istenebilir. Böylece ceza davası sonucunda hükmedilen tazminat gibi özel hukuk karakterli kalemler de Türkiye’de icra edilebilir hâle gelir.

Boşanma dosyalarındaki karşılığı. Yabancı bir ceza kararında aile içi şiddet nedeniyle hükmedilmiş bir tazminat varsa, bu kalem için de tenfiz yoluna gidilebilir.

Görevli mahkeme — MÖHUK m.51. Tenfiz istemleri hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir. Aile hukukuna ilişkin kararlar bakımından ise 4787 sayılı Kanun uyarınca aile mahkemeleri görevlidir. Yetki; kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer; bunlar yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biridir.

KonuKural
KapsamHukuk davalarına ilişkin ilâmlar
KesinleşmeO devlet kanunlarına göre
İcra şartıTenfiz kararı
İkinci fıkraCeza ilâmlarındaki kişisel haklar
GörevAsliye; aile hukukunda aile mahkemesi
YetkiYerleşim yeri → sâkin olduğu yer → üç şehir

Kim İsteyebilir? MÖHUK m.52’nin Getirdiği Genişleme

Bu madde, 5718 sayılı Kanun’la getirilmiş ve önceki kanunda bulunmayan bir düzenleme içerir.

MÖHUK m.52/1: kararın tenfiz edilmesinde hukukî yararı bulunan herkes tenfiz isteminde bulunabilir.

Getirilen genişleme. Bu hüküm uyarınca, ilâmda taraf gösterilmemiş ve bizzat hakkında hüküm kurulmamış olsa dahi, hukukî menfaati bulunan kişiler talepte bulunabilir. Yani talepte bulunacak kişinin mutlaka yabancı mahkeme kararının tarafı olması şart değildir.

Vatandaşlık da şart değil. Talepte bulunacak kişilerin Türk vatandaşı olması ya da aleyhine talepte bulunulacak kişinin Türk vatandaşı olması zorunlu değildir.

Tanımada da uygulanır. Kanun burada yalnız “tenfiz” sözcüğünü kullanmış olsa da, maddenin yer aldığı bölümün başlığı yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi olduğundan, hükmün tanıma talebinde de uygulanacağı kabul edilmektedir.

Dilekçede ne bulunmalı — m.52/2. İstek bir dilekçe ile sunulur. Dilekçede şunlar yer alır: tarafların kimlik ve adres bilgileri; ilâmı veren mahkemenin adı; kararın tarihi ve numarası; hükmün özeti; ve kararın bir kısmı için tenfiz isteniyorsa o kısmın belirtilmesi.

“Hükmün özeti” atlanmamalı. Uygulamada en sık eksik bırakılan kalem budur. Yabancı kararın hangi konularda ne yönde hüküm kurduğu Türkçe olarak özetlenmeli; yalnız tercümeye atıf yapılmamalıdır.

Kısmî talep mümkündür. Son kalem, kısmî tenfiz imkânını gösterir: yabancı kararın yalnız belirli bölümleri için talepte bulunulabilir. Örneğin boşanma hükmü için tanıma, nafaka hükmü için tenfiz istenebilir.

KonuKural
Talep hakkıHukukî yararı bulunan herkes
Taraf olmaŞart değil
VatandaşlıkŞart değil
TanımadaAynı hüküm uygulanır
Dilekçe kalemleriKimlik, mahkeme adı, tarih-no, hükmün özeti
Kısmî talepMümkündür; belirtilmeli

Yargılama Usulü: Basit Usul ve Delil Sunma

Sürecin hızı ve dilekçenin nasıl hazırlanacağı, uygulanacak yargılama usulüne bağlıdır.

MÖHUK m.55/1. Tanıma ve tenfiz davaları basit yargılama usulüne göre görülür. Türk hukukunda basit yargılama usulü HMK m.316 ve devamındaki hükümlerle düzenlenmiştir.

Delil sunma kuralı — HMK m.318. Bu usulde taraflar, dilekçeleri ile birlikte tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu belirterek göstermek; ellerinde bulunan delilleri dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan açıklamalara dilekçelerinde yer vermek zorundadır.

Pratik sonuç. Basit usulde delil sunma imkânı dilekçeler aşamasıyla sınırlıdır. Bu nedenle kesinleşme belgesi, tercümeler ve apostil şerhi ilk dilekçeyle birlikte sunulmalıdır.

Eklenecek belgeler — MÖHUK m.53. Dilekçeye iki belge zorunlu olarak eklenir: yabancı mahkeme ilâmının usulen onanmış aslı veya onanmış örneği ile onanmış tercümesi; ve ilâmın kesinleştiğini gösteren usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.

İtiraz sınırlıdır — m.55/2. Karşı taraf ancak tenfiz şartlarının bulunmadığını veya ilâmın kısmen ya da tamamen yerine getirilmiş yahut yerine getirilmesine engel bir sebep ortaya çıkmış olduğunu öne sürerek itiraz edebilir.

Esasa girilmez — revizyon yasağı. Tanıma ve tenfiz başvurusunu değerlendiren mahkeme, kararı veren mahkemenin uyguladığı hukukun usulü veya hukukî tespitlerinin doğruluğu açısından bir inceleme yapamaz.

Hâkimin takdir yetkisi yoktur. Kanundaki şartlar sağlandığı takdirde tanıma veya tenfiz kararı verilmek zorundadır. Bu nedenle dosya hazırlığı, şartların eksiksiz belgelenmesine odaklanmalıdır.

KonuKural
UsulBasit yargılama (m.55/1)
DelillerDilekçeyle birlikte (HMK m.318)
Zorunlu belgelerİlâm ve kesinleşme; onaylı tercümeyle
İtirazSınırlı sayıda sebep
Esas incelemesiRevizyon yasağı
Takdir yetkisiŞartlar varsa karar verilmek zorunda

Ara Dönem Sorununun Cevabı: MÖHUK m.59

“Boşandım ama Türkiye’de yıllarca evli göründüm; o dönem ne olacak?” sorusunun cevabı bu maddededir ve çoğu kaynakta yer almaz.

MÖHUK m.59. Yabancı ilâmın kesin hüküm veya kesin delil etkisi, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder.

Doğrudan sonuç — geriye etki. Bu hükümle, yabancı mahkeme kararının kesin hüküm veya kesin delil etkisinin tanınmasından itibaren değil, tanımaya konu kararın kesinleştiği andan itibaren etkisini göstereceği kabul edilmiştir. Başka bir ifadeyle tanıma kararları, nitelikleri gereği verildikleri andan geriye etkili olarak, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği tarih itibarıyla hüküm ifade eder.

Pratik karşılığı. Tanıma davası yıllar sonra açılsa dahi, boşanmanın hukukî sonuçları yabancı kararın kesinleştiği tarihten başlar. Kişi, aradaki dönemde Türkiye’de kayden evli görünmüş olsa bile, hukuken o tarihte boşanmış sayılır.

Neden önemli? Bu kural, mal rejiminin sona erme tarihi, mirasçılık sıfatı ve kayıtta evli görünmenin doğurduğu sorunlar bakımından belirleyicidir. Ara dönemde doğan uyuşmazlıklarda dayanılacak hüküm budur.

İki etki birlikte doğar. Tanınan kararlar Türk hukukunda kesin hüküm ve kesin delil olmak üzere iki ayrı etkiye sahip olur. Kesin hüküm etkisi aynı konuda yeniden dava açılmasını engeller; kesin delil etkisi ise başka bir davada bu kararın delil olarak kullanılmasını sağlar.

Bekleme süresi. Tanıma tamamlandığında kadın bakımından TMK m.132‘deki üçyüz günlük bekleme süresi gündeme gelir. Süre, 5490 sayılı Kanun uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren hüküm ifade eder.

KonuKural
Etkinin başlangıcıYabancı kararın kesinleştiği an
Tanıma kararıGeriye etkilidir
Ara dönemHukuken boşanmış sayılır
Etki — 1Kesin hüküm
Etki — 2Kesin delil
ÖnemiMal rejimi, mirasçılık, kayıt sorunları

Kararın Biçimi, İcrası ve Temyizin Etkisi

Karar verildikten sonra izlenecek yol da kanunda tek tek gösterilmiştir.

Kısmî karar mümkündür — MÖHUK m.56. Mahkeme, yabancı ilâmın tamamen, kısmen tenfizine ya da hiç tenfiz edilmemesine karar verebilir. Bu esneklik, kararın bir bölümünün kamu düzenine aykırı bulunduğu hâllerde işler.

Kararın biçimi. Tenfiz kararı, yabancı ilâmın altına yazılır ve hâkim tarafından mühürlenip imzalanır. Bu, kararın fizikî olarak yabancı ilâma bağlanmasını sağlar.

İcra — MÖHUK m.57. Tenfizine karar verilen yabancı ilâmlar, Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmlar gibi icra olunur. Yani tenfiz kararından sonra ayrıca bir dava açılmasına gerek kalmaz; takip ilamlı icra yoluyla yürür.

Temyiz ve icranın durması. Tenfiz isteminin kabul veya reddine ilişkin kararlar temyiz edilebilir ve temyiz, kararın icrasını durdurur. Bu kural, nafaka ilâmlarındaki genel rejimden farklıdır; bu nedenle tenfiz kararı alınsa dahi kesinleşme beklenmelidir.

Nafaka ve velâyet ayrı takip edilir. Yabancı kararda yer alan nafaka hükmü icra edilebilir nitelikte olduğundan tanıma yetmez, tenfiz gerekir. Velâyet ve kişisel ilişki hükümleri bakımından ise durum kararın niteliğine göre değişir.

Uygulanacak hukuk. Yeni bir nafaka talebi Türkiye’de ileri sürülecekse, MÖHUK m.19 uyarınca nafaka talepleri, nafaka alacaklısının mutad meskeni hukukuna tâbidir. Velâyet bakımından ise MÖHUK m.16 uyarınca çocuğun mutad meskeni hukuku uygulanır.

Usul Türk hukukuna tâbidir. Uygulanacak maddî hukuk yabancı hukuk olsa dahi, süreler, dilekçeler teatisi, delil sunma ve kanun yolları Türk usul hukukuna göre belirlenir.

KonuKural
Kısmî tenfizMümkündür (m.56)
Kararın biçimiİlâmın altına yazılır, mühürlenir
İcraTürk ilâmı gibi (m.57)
Temyizİcrayı durdurur
Nafaka hükmüTanıma yetmez, tenfiz gerekir
Yeni nafaka talebiMÖHUK m.19 — alacaklının mutad meskeni

Sıkça Sorulan Sorular

Yurt dışında alınan boşanma kararı Türkiye’de otomatik geçerli midir?

Hayır. Yabancı bir mahkemenin verdiği boşanma kararı, Türkiye’de kendiliğinden hüküm ve sonuç doğurmaz. Kararın Türkiye’de geçerli olması ve nüfus kayıtlarına işlenmesi için ayrıca bir tanıma işlemi yapılması gerekir. Tanıma veya tescil yapılmadığı sürece, kişi Türk nüfus kayıtlarında hâlâ evli görünmeye devam eder ve bu durumda Türkiye’de yeniden evlenmesi de mümkün olmaz. Bu nedenle yurt dışında boşanan kişilerin, kararı Türkiye’de de geçerli hâle getirmek için gerekli işlemleri yapması önemlidir.

Yurt dışı boşanma kararını Türkiye’de geçerli kılmanın yolları nelerdir?

İki temel yol vardır. Birincisi idari yoldan tescildir: belirli şartları taşıyan boşanma kararları, mahkemeye gitmeden, nüfus müdürlüğü veya konsolosluk aracılığıyla doğrudan nüfus kütüğüne tescil edilebilir (Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A). İkincisi ise tanıma/tenfiz davasıdır: bu şartların bulunmadığı hâllerde, Türkiye’deki aile mahkemesinde MÖHUK m. 50 vd. uyarınca dava açılır. Hangi yolun uygun olduğu; kararın içeriğine, tarafların uzlaşıp uzlaşmadığına ve fer’î hükümlerin bulunup bulunmamasına göre belirlenir.

Tanıma ile tenfiz arasındaki fark nedir?

Tanıma, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de kesin hüküm ve kesin delil olarak kabul edilmesidir; yani kararın varlığının ve kesinleşmesinin tanınmasıdır. Boşanmanın Türkiye’de geçerli sayılması için genellikle tanıma yeterlidir. Tenfiz ise, kararın Türkiye’de icra edilebilirlik (icra kabiliyeti) kazanmasıdır. Bir kararda nafaka, tazminat veya mal rejimi tasfiyesi gibi icrası gereken hükümler varsa ve bunların Türkiye’de uygulanması isteniyorsa, tanıma yetmez; ayrıca tenfiz kararı alınması gerekir. Kısacası boşanmanın kendisi için tanıma, icra gerektiren fer’î hükümler için tenfiz gündeme gelir.

İdari tescil ne zaman yeterli, ne zaman dava gerekir?

Eğer yurt dışı boşanma kararı yalnızca boşanma (ya da evliliğin butlanı/iptali) hükmü içeriyorsa ve taraflar uzlaşmışsa, idari yoldan tescil genellikle yeterlidir ve dava açmaya gerek kalmaz. Ancak; eşlerden biri başvuruya yanaşmıyorsa, taraflar arasında çekişme varsa ya da kararda yer alan nafaka, velayet, tazminat, mal rejimi gibi fer’î hükümlerin Türkiye’de de hüküm ve sonuç doğurması/icra edilmesi isteniyorsa, bu durumda Türkiye’deki aile mahkemesinde tanıma/tenfiz davası açılması gerekir. Yani tarafların durumu ve kararın kapsamı, hangi yolun izleneceğini belirler.

Tanıma davasının şartları nelerdir? (MÖHUK)

Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de tanınması için MÖHUK’ta öngörülen şartlar aranır: kararın verildiği ülkede kesinleşmiş olması, kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş olması, Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması ve davalının savunma hakkının ihlal edilmemiş olması. Tenfiz için ise bunlara ek olarak mütekabiliyet (karşılıklılık) şartı da aranır. Bu şartların birlikte bulunması gerekir; örneğin tarafların dinlenilme hakkı ihlal edilerek verilmiş bir karar veya Türk kamu düzenine açıkça aykırı bir hüküm tanınmaz.

Hangi mahkemede açılır ve hangi belgeler gerekir?

Tanıma ve tenfiz davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir (aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar). Dava için gerekli belgeler genellikle şunlardır: yabancı mahkeme kararının kesinleşme şerhini içeren aslı, kararın usulüne uygun onayı (apostil şerhi veya konsolosluk onayı), kararın ve şerhin noter/konsolosluk onaylı Türkçe tercümesi ve avukatla takip hâlinde özel yetki içeren vekâletname. Belgelerin eksiksiz ve uluslararası geçerliliğe sahip olması, sürecin gecikmeden ilerlemesi açısından kritiktir; eksik evrak davayı uzatabilir veya redde yol açabilir.

Karardaki nafaka ve velayet hükümleri ne olur?

Yurt dışı boşanma kararının idari yoldan nüfusa tescilinde, yalnızca boşanma, butlan veya iptal yönü işleme alınır; kararda yer alan velayet, iştirak nafakası, çocukla kişisel ilişki, mal rejimi ve tazminat gibi tenfize konu hükümler bakımından bir sonuç doğmaz. Bu fer’î hükümlerin Türkiye’de de hüküm ifade etmesi ve icra edilebilmesi isteniyorsa, taraflarca MÖHUK uyarınca görevli ve yetkili mahkemede ayrıca tenfiz davası açılması gerekir. Dolayısıyla boşanmanın tanınması ile fer’î hükümlerin icrası farklı işlemler olup, ayrı ayrı takip edilmelidir.

Tanıma ve tenfiz sürecinizde yanınızdayız

Yurt dışı boşanma kararınızın tanınması için bir avukatla görüşün. Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk