Yabancı Mahkeme Nafaka Kararının Tanınması ve Tenfizi (MÖHUK m.50-58)
06 Haziran 2026

Yabancı Mahkeme Nafaka Kararının Tanınması ve Tenfizi (MÖHUK m.50-58)

Yurt dışındaki bir mahkemenin verdiği nafaka kararı, Türkiye’de kendiliğinden geçerli değildir ve doğrudan icraya konulamaz. Kararın Türkiye’de cebri icra gücü kazanması için 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) 50 ve devamı maddeleri uyarınca tenfiz kararı alınması gerekir. Bu rehberde tenfiz ile tanıma arasındaki farkı, aranan şartları, görevli mahkemeyi, gerekli belgeleri ve süreci uygulamadaki hâliyle anlatıyoruz.

Tanıma mı, Tenfiz mi? Doğru Davayı Seçmek

İkisi farklı sonuçlar doğurur ve yanlış dava türü seçimi zaman kaybettirir:

Tanıma (MÖHUK m.58)Tenfiz (MÖHUK m.50)
SonuçKarar Türkiye’de kesin delil / kesin hüküm gücü kazanırKarar ayrıca icra edilebilir hâle gelir
Ne zaman yeterli?Yalnızca hukuki durumun tespiti gerekiyorsa (ör. boşanmanın nüfusa işlenmesi)Para alacağının tahsili gerekiyorsa
Karşılıklılık şartıAranmazAranır (m.54/1-a)
Nafaka içinTek başına yetersizGerekli olan budur

Pratik not: Yurt dışı boşanma kararında hem boşanma hem nafaka hükmü varsa, uygulamada tek dilekçeyle boşanma yönünden tanıma, nafaka yönünden tenfiz talep edilir. Boşanmanın nüfusa tescili için 6304 sayılı Kanun kapsamında idari yol (nüfus müdürlüğü veya dış temsilcilik) da mümkündür; ancak bu idari yol nafakanın icrasını sağlamaz.

Ön Şartlar: MÖHUK m.50

  • Karar yabancı bir mahkeme tarafından verilmiş olmalıdır. Kararı veren makamın mahkeme sayılıp sayılmayacağı, kararın verildiği devletin hukukuna göre belirlenir.
  • Karar hukuk davalarına ilişkin olmalıdır. Nafaka bu kapsamdadır.
  • Karar, verildiği devletin kanunlarına göre kesinleşmiş olmalıdır. Kesinleşme, o ülke makamınca verilen şerh veya belgeyle ispatlanır.

Tenfiz Şartları: MÖHUK m.54

Ön şartlar sağlandıktan sonra mahkeme dört başlığı denetler:

  • (a) Karşılıklılık: Türkiye ile kararın verildiği devlet arasında antlaşma, o devlette Türk mahkeme kararlarının tenfizini mümkün kılan kanun hükmü veya fiilî uygulama bulunmalıdır. Almanya, Avusturya, Fransa, Hollanda, İsviçre gibi Türk vatandaşlarının yoğun yaşadığı ülkelerde karşılıklılık kural olarak sorun oluşturmaz; yine de dosyada ileri sürülmesi ve ispatı gerekir.
  • (b) Münhasır yetki: Karar, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmiş olmamalıdır. Ayrıca davalı itiraz ederse, davalıyla veya uyuşmazlıkla gerçek bir ilişkisi bulunmayan bir devletin mahkemesince (aşkın yetki) verilmiş olmamalıdır.
  • (c) Kamu düzeni: Hükmün Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gerekir. Bu istisna dar yorumlanır.
  • (ç) Savunma hakkı: Davalı, o yer kanunları uyarınca usulüne uygun şekilde mahkemeye çağrılmamış, temsil edilmemiş veya bu kanunlara aykırı biçimde gıyabında karar verilmiş olduğunu ileri sürüp bunu Türk mahkemesi önünde ispat ederse tenfiz reddedilir.

Yurt dışı nafaka kararınız Türkiye’de tahsil edilemiyor mu?
Tenfiz dosyasını doğru kurmak, aylar süren gecikmeyi önler.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Revizyon Yasağı: Türk Hâkimi Esasa Giremez

Tenfiz yargılamasının en çok yanlış anlaşılan yönü budur. Türk mahkemesi, yabancı kararın esasını incelemez: nafaka miktarının çok yüksek ya da düşük olduğunu, delillerin yanlış değerlendirildiğini veya yabancı hukukun hatalı uygulandığını denetleyemez. İnceleme yalnızca m.50 ve m.54 şartlarıyla sınırlıdır.

Bunun pratik sonucu şudur: nafaka miktarından şikâyetçi olan borçlunun yeri tenfiz davası değildir. Miktarın değiştirilmesi, tenfizden sonra Türk mahkemesinde açılacak nafaka artırım veya azaltım davası ile istenir; koşulların değişmesi hâlinde bu yol açıktır.

Uluslararası Sözleşmeler ve Adalet Bakanlığı Yolu

Türkiye, uluslararası nafaka alacaklarının tahsiline ilişkin çok taraflı sözleşmelere taraftır. Bunlardan 1956 tarihli Nafaka Alacaklarının Yabancı Ülkelerde Tahsili Hakkında Birleşmiş Milletler Sözleşmesi (New York Sözleşmesi) ve 2007 tarihli Lahey Nafaka Sözleşmesi, alacaklının kendi ülkesindeki merkezî makam (Türkiye’de Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü) aracılığıyla talebini karşı ülkeye iletmesine imkân tanır.

Bu mekanizma özellikle tebligat, belge temini ve masraf bakımından avantaj sağlar. Ancak Yargıtay uygulamasında, yabancı mahkemece verilen nafaka ilamlarının Türkiye’de icra edilebilmesi için kural olarak tanıma-tenfiz kararı arandığı kabul edilmektedir. Bu nedenle sözleşme yolunu kullanmak, tenfiz davasının gerekmediği anlamına gelmez; sözleşme çoğunlukla süreci kolaylaştıran bir kanaldır.

Süreç Nasıl İşler? Adım Adım

  1. Belgelerin temini: İlamın onaylı örneği + kesinleşme şerhi.
  2. Apostil / konsolosluk tasdiki: 1961 Lahey Apostil Sözleşmesi’ne taraf ülkelerde apostil yeterlidir.
  3. Yeminli tercüme ve noter onayı: Tüm belgeler için zorunludur.
  4. Dava açılması: Aile mahkemesinde, davalının yerleşim yeri esas alınarak.
  5. Yargılama: Basit yargılama usulü uygulanır; karşı tarafa tebligat yapılır.
  6. Kesinleşme ve icra: Tenfiz kararı kesinleştikten sonra ilamlı icra takibi başlatılır. Birikmiş nafaka toplu olarak, işleyecek nafaka aylık olarak talep edilir.

Süre beklentisi: Tebligatın yurt dışına yapılması gereken dosyalarda süreç uzayabilir. Bu nedenle tebligat adresinin doğru ve güncel bildirilmesi, dosyanın en kritik teknik ayrıntısıdır.

Tenfiz ve icra sürecini tek elden yürütmek ister misiniz?
Belge hazırlığından tahsilata kadar dosyanızı takip edelim.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Sıkça Sorulan Sorular

Yabancı nafaka kararı Türkiye’de doğrudan icraya konulabilir mi?

Kural olarak hayır. MÖHUK m.50 uyarınca yabancı mahkeme ilamının Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararı vermesine bağlıdır. Tenfiz kararı alınmadan icra dairesine yapılan başvuru reddedilir. Türkiye’nin taraf olduğu nafaka sözleşmeleri süreci kolaylaştırır ancak tenfiz zorunluluğunu genel olarak ortadan kaldırmaz.

Tenfiz davası hangi mahkemede açılır?

Görevli mahkeme MÖHUK m.51 uyarınca asliye mahkemesidir; nafaka aile hukukundan kaynaklandığı için pratikte 4787 sayılı Kanun m.4 gereği aile mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme, aleyhine tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer mahkemesidir. Türkiye’de yerleşim yeri veya sakin olduğu bir yer yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri seçilebilir.

Mütekabiliyet (karşılıklılık) şartı tanımada da aranır mı?

Hayır. MÖHUK m.58 uyarınca tanımada, m.54’ün birinci fıkrasının (a) bendindeki karşılıklılık şartı uygulanmaz. Bu nedenle kararın yalnızca kesin delil veya kesin hüküm olarak kabulü yeterliyse tanıma davası açmak daha kolaydır. Ancak nafakanın tahsili amaçlanıyorsa icra kabiliyeti gerektiğinden tenfiz gereklidir.

Hangi belgeler gerekir?

Yabancı mahkeme kararının o ülke makamlarınca onanmış aslı veya mahkemece onanmış örneği, kararın kesinleştiğini gösteren şerh ya da belge, bunların apostil şerhi veya konsolosluk tasdiki ile yeminli tercümanca yapılmış onaylı Türkçe çevirileri gerekir. Vekaletname ile takip edilecekse tenfiz yetkisini içeren özel yetkili vekaletname aranır.

Türk mahkemesi nafaka miktarını yeniden değerlendirir mi?

Hayır. Tenfiz yargılamasında revizyon (esasa girme) yasağı vardır; Türk hâkimi yabancı kararın maddi hukuka uygunluğunu denetleyemez, miktarı azaltıp artıramaz. Yalnızca MÖHUK m.54’teki şartların bulunup bulunmadığını inceler. Miktarın değiştirilmesi ancak tenfizden sonra açılacak ayrı bir nafaka artırım veya azaltım davasıyla mümkündür.

Kamu düzeni itirazı hangi hâllerde kabul edilir?

Kamu düzeni istisnası dar yorumlanır. Yabancı hukukun Türk hukukundan farklı olması veya kararın gerekçesiz olması tek başına yeterli değildir; hükmün Türk hukukunun temel değerlerine, adil yargılanma ve savunma hakkına açıkça aykırı sonuç doğurması aranır. Savunma hakkına riayet edilmemesi ise MÖHUK m.54/1-(ç) kapsamında ayrıca değerlendirilir.

Tenfiz kararı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?

Tenfizine karar verilen yabancı ilamlar, Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi icra olunur. Uygulamada nafaka gibi aile hukukuna ilişkin ilamların icrası bakımından kararın kesinleşmesi aranmakta olduğundan, tenfiz hükmünün kesinleşmesi beklenmelidir. Bu nedenle sürecin toplam süresi hesaplanırken kanun yolu aşaması da göz önünde bulundurulmalıdır.

Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Tenfiz dosyalarında belge eksikliği en sık ret sebebidir; başvuru öncesinde Hukukçular Evi Ankara ile iletişime geçin.

Post by Av. Fatma Öztürk