Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi: Usul ve Belgeler
14 Mayıs 2026

Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi: Usul ve Belgeler

📜 Dayanak Mevzuat

  • 1958 New York Sözleşmesi — Türkiye 25 Eylül 1991 tarihli 3713 sayılı Kanun ile onaylamıştır
  • New York Sözleşmesi m.III — Milli kararlara nispetle ağır şart ve harç yasağı
  • New York Sözleşmesi m.IV — Sunulacak belgeler
  • New York Sözleşmesi m.VII — Daha lehe olan hükümden yararlanma
  • 5718 sayılı MÖHUK m.1 — Milletlerarası sözleşmelerin önceliği
  • 5718 sayılı MÖHUK m.60-63 — Yabancı hakem kararlarının tenfizi ve tanınması
  • 5718 sayılı MÖHUK m.55 — Basit yargılama usulü

Yabancı bir hakem kararı, Türkiye’de kendiliğinden hüküm doğurmaz ve icra edilemez. Kararın burada sonuç doğurabilmesi için tanınması veya tenfiz edilmesi gerekir.

Bu rehber sürecin kavramsal çerçevesini ve usulünü anlatır: tanıma ile tenfiz farkı, hangi hukukun uygulanacağı, yetkili mahkeme, belgeler ve yargılama akışı. Tenfizin hangi sebeplerle reddedileceğini ve karşı tarafın savunma stratejisini ise Yabancı Hakem Kararının Tenfizi: Ret Sebepleri ve Savunma rehberinde ayrıca ele alıyoruz.

Tanıma ile Tenfiz Arasındaki Fark

İki kavram sürekli birbirinin yerine kullanılır; oysa sonuçları farklıdır.

  • Tanıma, yabancı kararın kesin hüküm ve kesin delil etkisini Türkiye’de kabul etmektir. Karar burada bir hukuki durumu ispatlamak için kullanılabilir hâle gelir, ancak cebri icraya konulamaz.
  • Tenfiz, kararın Türkiye’de cebri icraya konulabilmesini sağlar. Karar ancak tenfiz edilerek icra edilebilirlik kazanır.

Hangisinin isteneceği, karardan ne beklendiğine bağlıdır. Karşı taraftan para veya edim tahsil edilecekse tenfiz gerekir. Karar yalnızca başka bir davada delil olarak kullanılacaksa tanıma yeterli olabilir. Tenfiz kararı, tanımanın sonuçlarını da kapsar.

Hangi Hukuk Uygulanır? İki Rejim

Türk hukukunda iki düzenleme yan yana durur:

  1. 1958 New York Sözleşmesi. Türkiye sözleşmeyi 25 Eylül 1991 tarihli ve 3713 sayılı Kanun ile onaylamıştır.
  2. 5718 sayılı MÖHUK m.60-63. Milli düzenleme.

MÖHUK m.1, Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmeleri saklı tuttuğundan, New York Sözleşmesi kapsamına giren kararlarda Sözleşme hükümleri devreye girer. İki taraflı adli yardımlaşma antlaşması bulunan devletlerde verilen kararlarda ise, aksine hüküm yoksa o antlaşma uygulanır.

Türkiye’nin iki çekincesi

Türkiye Sözleşmeyi iki çekince ile kabul etmiştir ve bu çekinceler uygulama alanını doğrudan belirler:

  • Karşılıklılık (mütekabiliyet) çekincesi. Sözleşme, yalnızca Sözleşmeye taraf bir devlette verilmiş kararlar bakımından uygulanır.
  • Ticari mahiyet çekincesi. Sözleşme, hakkında hakem kararı verilen uyuşmazlığın ticari nitelikte olması hâlinde uygulanır. Ticari işin ne olduğu ise hâkimin hukukuna göre belirlenir.

Bu iki şartın dışında kalan kararların tenfizinde MÖHUK m.60-63 hükümleri ile varsa ilgili ülkeyle yapılmış ikili antlaşmalar uygulanır. Dava dilekçesi hazırlanırken ilk yapılacak iş, kararın hangi rejime girdiğini tespit etmektir.

Daha lehe olan hükümden yararlanma

New York Sözleşmesi m.VII, Sözleşmenin tenfiz talep edilen devletin kanunlarının uygulanmasının önüne geçmeyeceğini kabul eder. Bunun pratik sonucu şudur: talepte bulunan taraf, kendisi için daha elverişli olan rejime dayanabilir. Dilekçede bu tercihin bilinçli yapılması ve gerekçelendirilmesi yerinde olur.

Yabancı hakem kararınız Türkiye’de kendiliğinden icra edilmez

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Hangi Kararlar “Yabancı” Sayılır?

Rejim tespitinden önce cevaplanması gereken bir ön soru vardır: elinizdeki karar gerçekten yabancı hakem kararı mıdır?

Belirleyici ölçüt tahkim yeridir. Tahkim yeri Türkiye ise karar millî sayılır; bu karar tenfize değil, gerekiyorsa iptal davasına konu olur ve doğrudan icra edilir. Tahkim yeri yurt dışında ise karar yabancıdır ve Türkiye’de sonuç doğurması tenfize bağlıdır.

Uygulamada karışıklık, duruşmaların yurt dışında yapıldığı ancak tahkim yerinin Türkiye olarak kararlaştırıldığı dosyalarda çıkar. Duruşma yeri kararın milliyetini değiştirmez. Aynı şekilde yabancı bir kurumun kurallarına göre yürütülmüş olması da tek başına kararı yabancı hâle getirmez; belirleyici olan seat’tir.

Süre: Tenfiz Davası Ne Zamana Kadar Açılabilir?

Tenfiz davası için mevzuatta özel bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Ancak bu, süresiz beklenebileceği anlamına gelmez.

Kararda hükmedilen alacak, tabi olduğu hukuka göre zamanaşımına uğrayabilir. Ayrıca uzun süre hareketsiz kalınması, karşı tarafın malvarlığını tasfiye etmesine imkân tanır ve tenfiz kararı alınsa dahi icra edilecek bir şey kalmamasına yol açar.

Pratik yaklaşım, hakem kararı bağlayıcılık kazanır kazanmaz iki işi paralel yürütmektir: borçlunun Türkiye’deki malvarlığının tespiti ve tenfiz dilekçesinin hazırlanması.

Karşılıklılık Çekincesi Nasıl Uygulanır?

Karşılıklılık çekincesi, kararın Sözleşmeye taraf bir devlette verilmiş olmasını arar. Burada bakılan, tarafların uyruğu değil kararın verildiği ülkedir.

Bu ayrım pratikte önemlidir: iki Türk şirketi arasındaki bir uyuşmazlıkta tahkim yeri Sözleşmeye taraf bir ülke ise karar Sözleşme kapsamındadır. Tersine, yabancı taraflar arasındaki bir uyuşmazlıkta karar Sözleşmeye taraf olmayan bir ülkede verilmişse Sözleşme uygulanmaz ve MÖHUK rejimi devreye girer.

Dilekçede, kararın verildiği ülkenin Sözleşmeye taraf olduğunun açıkça belirtilmesi ve tereddüt hâlinde belgelendirilmesi, ilk incelemede zaman kazandırır.

Ticari Mahiyet Çekincesi ve Sınır Hâlleri

Ticari mahiyet çekincesi, uyuşmazlığın ticari nitelikte olmasını arar ve ticari işin ne olduğu hâkimin hukukuna göre belirlenir.

Ticari nitelik çoğu dosyada tartışmasızdır: satım, distribütörlük, inşaat, taşıma, finansman. Sınır hâlleri ise şunlardır:

  • Yatırım uyuşmazlıkları. Devlete karşı yürütülen yatırım tahkimi kararlarının ticari sayılıp sayılmayacağı ayrıca değerlendirilir.
  • Tüketici nitelikli ilişkiler. Karşı taraf tüketici konumundaysa ticari nitelik tartışmalı hâle gelir.
  • Spor ve disiplin kararları. Bu kararların ticari nitelik taşıyıp taşımadığı dosyanın özelliğine göre belirlenir.

Ticari nitelik kabul edilmezse Sözleşme uygulanmaz; bu durumda MÖHUK rejimine geçilir. İki rejim arasındaki fark, dilekçenin hukuki dayanağını ve ileri sürülecek argümanları değiştirdiğinden, bu tespitin baştan yapılması gerekir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

MÖHUK m.60’ta yetkili mahkeme yönünden özel düzenleme yapıldığından, genel yetki kurallarına gidilemez. Yetki, tarafların yazılı olarak kararlaştırdıkları yer mahkemesidir. Böyle bir anlaşma yoksa, aleyhine karar verilen tarafın Türkiye’deki yerleşim yeri; yoksa sakin olduğu yer; o da yoksa tenfiz konusu malların bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

Son ölçüt pratikte belirleyicidir: alacaklı, borçlunun malvarlığının bulunduğu yerde dava açarak hem yetkiyi kurar hem icrayı kolaylaştırır.

Gerekli Belgeler

New York Sözleşmesi m.IV ve MÖHUK m.61 aynı doğrultuda belge listesi öngörür:

  1. Tahkim anlaşmasının — tahkim şartı veya sözleşmesinin — aslı veya usulünce onaylanmış sureti
  2. Hakem kararının aslı veya usulüne göre tasdik edilmiş sureti
  3. Bu iki belgenin usulen onanmış tercümeleri

Kesinleştirme şerhi zorunlu mu?

Uygulamada sık tartışılan bir sorudur. New York Sözleşmesi m.V/1-e, hakem kararının “kesinleşmesi”nden değil “bağlayıcılığı”ndan söz eder. Doktrinde bu ifadeden hareketle, Sözleşme kapsamında kesinleştirme şerhi sunulmasının zorunlu belgelerden olmadığı değerlendirilmektedir.

MÖHUK bakımından ise m.62 hükmü, kararın tabi olduğu veya verildiği ülke hukukuna ya da tabi olduğu usule göre kesinleşmemiş, icra kabiliyeti veya bağlayıcılık kazanmamış olmasını ret sebebi olarak düzenler. Bununla birlikte bu hususa ilişkin ayrı bir belge sunulmasının zorunlu olmadığı sonucuna ulaşılabileceği belirtilmektedir.

Pratik öneri: Temin edilebiliyorsa şerhin sunulması tartışmayı baştan kapatır; temin edilemiyorsa dilekçede bağlayıcılık ile kesinleşme ayrımının açıkça işlenmesi gerekir.

Harç: Maktu mu Nispi mi?

New York Sözleşmesi m.III, Sözleşme kapsamındaki hakem kararlarının tanınması ve tenfizi için milli hakem kararlarına nispetle daha ağır şartlar yüklenemeyeceğini ve adli harç alınamayacağını düzenler. Bu hükümden hareketle, yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizinde nispi değil maktu harç alınması gerektiği değerlendirilmektedir.

Yüksek meblağlı kararlarda bu ayrım, dava açma maliyeti bakımından kayda değer bir fark yaratır ve dilekçede açıkça ileri sürülmelidir.

Belgeler eksikse dava daha ilk duruşmada tıkanır

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Yargılama Usulü

Tenfiz istemine ilişkin dilekçe, duruşma günü ile birlikte karşı tarafa tebliğ edilir. İstem, MÖHUK m.55 uyarınca basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenerek karara bağlanır.

Basit yargılama usulüne tabi olmasının iki somut sonucu vardır:

  • Yargılama, yazılı usule göre daha hızlı ilerler ve dilekçe teatisi sınırlıdır.
  • Bu davalara adli tatilde de bakılır; tatil, süreci durdurmaz.

Mahkeme İşin Esasına Giremez

Tenfiz yargılamasının en temel ilkesi budur. Mahkeme, hakem kararının içeriğini inceleyerek yerindelik denetimi yapamaz; bu, révision au fond yasağı olarak adlandırılır.

Mahkemenin incelemesi, yalnızca MÖHUK m.62 ve New York Sözleşmesi m.V’te sayılan tenfiz engellerinin bulunup bulunmadığı ile sınırlıdır. Bu çerçevede mahkeme; tahkim sözleşmesinin geçerliliğini, savunma hakkına riayet edilip edilmediğini, kararın bağlayıcı hâle gelip gelmediğini ve kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olup olmadığını denetler.

Karşı tarafın “hakemler hukuku yanlış uyguladı” ya da “tazminat fazla hesaplandı” biçimindeki itirazları, esasa ilişkin oldukları için dinlenmez. Bu itirazlar ancak kararın verildiği ülkede açılacak iptal davasının konusu olabilir.

Kısmi Tenfiz

Tenfiz istemini inceleyen mahkeme, hakem kararının kısmen veya tamamen tenfizine karar verebilir. Kararın bir bölümü bakımından ret sebebi bulunuyorsa, kalan bölüm tenfiz edilebilir.

Bu imkân, özellikle kararın bir kısmının tahkime elverişsiz bir talebe ilişkin olduğu ya da kloz kapsamı dışına taştığı dosyalarda önem taşır. Dilekçede taleplerin kalem kalem ayrılması, kısmi tenfiz ihtimalini kullanılabilir kılar.

Tenfizden Sonra: İcra

Tenfiz kararının kesinleşmesiyle birlikte yabancı hakem kararı, Türk mahkemesince verilmiş bir ilam gibi icra edilebilir hâle gelir. Alacaklı, ilamlı icra yoluyla takip başlatabilir.

Uygulamada takip edilmesi gereken noktalar:

  • Faiz. Hakem kararında hükmedilen faizin türü, oranı ve başlangıcı takip talebine doğru yansıtılmalıdır.
  • Döviz alacağı. Yabancı para alacaklarında talep şekli ve kur tarihi baştan belirlenmelidir.
  • İhtiyati haciz. Tenfiz davası sürerken borçlunun malvarlığını kaçırma riski varsa, koruma tedbirleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Tenfiz Reddedilirse

Tenfiz talebinin reddi, alacağın ortadan kalktığı anlamına gelmez. Ret kararına karşı kanun yoluna başvurulabilir. Ayrıca ret gerekçesi giderilebilir nitelikteyse — örneğin belge eksikliği — eksiklik tamamlanarak yeniden başvuru gündeme gelebilir.

Kamu düzenine aykırılık gibi esasa yakın bir gerekçeyle ret hâlinde ise, alacaklının Türkiye’de yeniden dava açma ihtimalini değerlendirmesi gerekir. Bu ihtimalde zamanaşımı hesabı kritik önem taşır.

Adım Adım Kontrol Listesi

  1. Kararın hangi rejime girdiğini belirleyin: New York Sözleşmesi mi, MÖHUK mu, ikili antlaşma mı?
  2. İki çekinceyi kontrol edin: karar Sözleşmeye taraf bir devlette mi verildi, uyuşmazlık ticari nitelikte mi?
  3. Tanıma mı tenfiz mi istediğinizi netleştirin.
  4. Yetkili mahkemeyi MÖHUK m.60 ölçütlerine göre belirleyin.
  5. Belgeleri hazırlayın: tahkim anlaşması, hakem kararı ve onaylı tercümeleri.
  6. Kesinleşme veya bağlayıcılık konusunu dilekçede işleyin.
  7. Maktu harç talebinizi Sözleşme m.III’e dayandırın.
  8. Talepleri kalem kalem ayırarak kısmi tenfiz imkânını koruyun.
  9. Gerekiyorsa ihtiyati haciz talebini paralel yürütün.

Sıkça Sorulan Sorular

Yabancı hakem kararı Türkiye’de kendiliğinden icra edilir mi?

Hayır. Kararın Türkiye’de sonuç doğurması tanınması veya tenfiz edilmesi şartına bağlıdır.

Tanıma ile tenfiz arasındaki fark nedir?

Tanıma kararın kesin hüküm ve kesin delil etkisini kabul eder; tenfiz ise cebri icraya konulabilmesini sağlar.

Hangi mevzuat uygulanır?

1958 New York Sözleşmesi ile MÖHUK m.60-63. MÖHUK m.1 milletlerarası sözleşmelere öncelik tanıdığından kapsama giren kararlarda Sözleşme uygulanır.

Türkiye’nin New York Sözleşmesine koyduğu çekinceler nelerdir?

Karşılıklılık ve ticari mahiyet çekinceleri. Sözleşme, taraf devlette verilmiş ve ticari nitelikteki uyuşmazlığa ilişkin kararlarda uygulanır.

Çekince kapsamı dışındaki kararlar ne olur?

Bu kararların tenfizinde MÖHUK m.60-63 hükümleri ile varsa ilgili ülkeyle yapılmış ikili antlaşmalar uygulanır.

Daha lehe olan hükümden yararlanılabilir mi?

New York Sözleşmesi m.VII, Sözleşmenin tenfiz devletinin kanunlarının uygulanmasının önüne geçmeyeceğini kabul eder; talep eden taraf lehine rejime dayanabilir.

Tenfiz davası hangi mahkemede açılır?

MÖHUK m.60’ta özel yetki düzenlemesi vardır. Tarafların yazılı olarak kararlaştırdıkları yer; yoksa aleyhine karar verilenin yerleşim yeri, sakin olduğu yer ya da tenfiz konusu malların bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

Hangi belgeler sunulmalıdır?

Tahkim anlaşmasının ve hakem kararının aslı veya usulünce onaylanmış sureti ile bunların usulen onanmış tercümeleri.

Kesinleştirme şerhi zorunlu mudur?

New York Sözleşmesi m.V/1-e kesinleşmeden değil bağlayıcılıktan söz ettiğinden, doktrinde şerhin zorunlu belgelerden olmadığı değerlendirilmektedir.

Tenfiz davasında harç nispi midir?

New York Sözleşmesi m.III uyarınca milli kararlara nispetle ağır şart yüklenemeyeceğinden, maktu harç alınması gerektiği değerlendirilmektedir.

Yargılama hangi usule tabidir?

MÖHUK m.55 uyarınca basit yargılama usulüne tabidir ve bu davalara adli tatilde de bakılır.

Mahkeme kararın esasını inceler mi?

Hayır. Révision au fond yasağı gereği yerindelik denetimi yapılamaz; inceleme MÖHUK m.62 ve Sözleşme m.V’teki engellerle sınırlıdır.

Kararın bir kısmı tenfiz edilebilir mi?

Evet. Mahkeme hakem kararının kısmen veya tamamen tenfizine karar verebilir.

Tenfizden sonra ne yapılır?

Tenfiz kararının kesinleşmesiyle karar ilam gibi icra edilebilir hâle gelir; ilamlı icra yoluyla takip başlatılır.

Tenfiz reddedilirse alacak biter mi?

Hayır. Ret kararına karşı kanun yoluna başvurulabilir; giderilebilir bir eksiklik varsa tamamlanarak yeniden başvuru gündeme gelebilir.

Post by Av. Fatma Öztürk