Geçici ve Kesin Teminatın Gelir (İrat) Kaydı: Hangi Hâllerde Uygulanır?
14 Mayıs 2026

Geçici ve Kesin Teminatın Gelir (İrat) Kaydı: Hangi Hâllerde Uygulanır?

Kamu ihalelerinde teminat, isteklinin ve yüklenicinin taahhütlerini sözleşmeye ve ihale dokümanına uygun biçimde yerine getireceğine dair bir güvencedir. Çoğu zaman sorunsuz biçimde iade edilir; ancak belirli durumlarda idare, geçici veya kesin teminatı “gelir (irat) kaydı” adı verilen bir işlemle kamuya irat kaydeder. Bu, istekli ya da yüklenici için ciddi bir mali sonuç doğurur; üstelik çoğu zaman ihalelere katılmaktan yasaklama gibi ikinci bir yaptırımla birlikte gelir.

Bu yazıda 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu çerçevesinde teminat türlerini, geçici ve kesin teminatın hangi hâllerde ve hangi madde dayanağıyla gelir kaydedileceğini, fesih usulünü, güncelleme uygulamasını, teminatın iade koşullarını ve gelir kaydı işlemine karşı izlenebilecek hukuki yolları madde numaralarıyla açıklıyoruz. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlıkta avukata danışmanız yerinde olur.

Teminat Nedir, Ne İşe Yarar?

Teminat, ihale sürecinde ve sözleşmenin uygulanması aşamasında idarenin alacağını ve menfaatini güvence altına almak amacıyla alınır. İstekli teklifinin arkasında durmaz ya da yüklenici işi sözleşmeye uygun yapmazsa, idare uğradığı zararı bu güvenceden karşılayabilir. Teminatın temel işlevi, tarafları taahhütlerine uymaya yöneltmektir. 4734 sayılı Kanun’un 43. maddesi kesin teminatın amacını doğrudan tanımlar: “Taahhüdün sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak.”

Mevzuat Haritası: Hangi Kanun Neyi Düzenler?

Teminat konusu iki kanuna dağılmıştır. İhale süreci (ilân, teklif, değerlendirme, sözleşmeye davet) 4734 sayılı Kanun’da; sözleşme imzalandıktan sonraki aşama (iş artışı, fesih, tasfiye, iade) ise 4735 sayılı Kanun’da düzenlenir. 4735 sayılı Kanun’un 35. maddesi bu iki kanunu birbirine bağlar: sözleşmeler kanununda hüküm bulunmayan hâllerde Kamu İhale Kanunu’nun teminatlara ilişkin hükümleri uygulanır. 4735 sayılı Kanun’un 36. maddesi ise sözleşme aşamasında hüküm bulunmayan hâllerde Borçlar Kanunu’na gönderme yapar.

Teminata ilişkin temel hükümler ve bulundukları maddeler
Konu4734 sayılı Kanun4735 sayılı Kanun
Geçici teminat tutarım. 33 (teklif bedelinin en az %3’ü)
Teminat olarak kabul edilen değerlerm. 34m. 35 (4734’e atıf)
Teminat mektuplarının süresi ve şeklim. 35
Kesin teminat tutarım. 43 (ihale bedelinin %6’sı)
Ek kesin teminatm. 12
Geçici teminatın gelir kaydım. 10, 11, 37, 44, 52
Kesin teminatın gelir kaydım. 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22
Kesin teminatın iadesim. 13, 14, 23
İhalelere katılmaktan yasaklamam. 58m. 26, 27

Geçici Teminat ve Oranı (4734 m. 33)

Geçici teminat, ihaleye teklif veren isteklilerden alınan güvencedir. 4734 sayılı Kanun’un 33. maddesine göre ihalelerde, teklif edilen bedelin yüzde üçünden az olmamak üzere, istekli tarafından verilecek tutarda geçici teminat alınır. Yani kanun bir taban belirler; istekli bu tabanın üstünde bir tutar da verebilir. Aynı hüküm Kanun’un 24. maddesinin (l) bendi gereği ihale ilânında da yer almak zorundadır. Tek istisna danışmanlık hizmeti ihaleleridir: ihale dokümanında belirtilmesi şartıyla bu ihalelerde geçici teminat alınması zorunlu değildir.

Geçici teminat mektubunun süresi de kanunla bağlanmıştır. 35. maddenin ikinci fıkrasına göre geçici teminat mektuplarında, 32. maddeye göre belirlenen teklif geçerlilik süresinden en az otuz gün fazla süre belirtilir; teklif geçerlilik süresi uzatılırsa geçici teminat mektubunun süresi de aynı süreyle uzatılır. Bu ayrıntı önemlidir, çünkü 36. ve 37. maddelere göre geçici teminatı usulüne uygun olmayan isteklilerin teklifleri ilk oturumda tutanakla tespit edilerek değerlendirme dışı bırakılır.

Kesin Teminat ve Oranı (4734 m. 43)

Kesin teminat, ihale üzerinde kalan isteklinin sözleşme imzalanmadan önce verdiği güvencedir (geçici ve kesin teminat ayrımı için ayrı yazımıza bakabilirsiniz). Kanun’un 43. maddesine göre kesin teminat, sözleşmenin yapılmasından önce ihale üzerinde kalan istekliden ihale bedeli üzerinden hesaplanmak suretiyle yüzde altı oranında alınır. Maddede iki özel düzenleme daha vardır:

Birincisi danışmanlık hizmet ihalelerine ilişkindir: ihale dokümanında belirtilmesi kaydıyla kesin teminat sözleşme yapılmadan önce alınmayabilir; bu durumda düzenlenecek her hakedişten yüzde altı oranında yapılacak kesintiler teminat olarak alıkonulur. İkincisi sınır değerin altındaki tekliflere ilişkindir: Kamu İhale Kurumu, ihale üzerinde kalan isteklinin teklifinin sınır değerin altında olması hâlinde, bu istekliden yaklaşık maliyetin yüzde altısından az ve yüzde on beşinden fazla olmamak üzere alınacak kesin teminat oranına ilişkin düzenleme yapabilir. Kesin teminat mektuplarının süresi ise 35. madde uyarınca ihale konusu işin bitiş tarihi dikkate alınmak suretiyle idare tarafından belirlenir.

Ek Kesin Teminat (4735 m. 12)

Sözleşme imzalandıktan sonra sözleşme bedelinde artış olursa ek kesin teminat gündeme gelir. 4735 sayılı Kanun’un 12. maddesine göre fiyat farkı ödenmesi öngörülerek ihale edilen işlerde, fiyat farkı olarak ödenecek bedelin sözleşme bedelinde artış meydana getirmesi hâlinde bu artış tutarının yüzde altısı oranında, teminat olarak kabul edilen değerler üzerinden ek kesin teminat alınır. Bu ek teminat, hakedişlerden kesinti yapılmak suretiyle de karşılanabilir. Kanun’un 24. maddesinde düzenlenen iş artışlarında (anahtar teslimi götürü bedel yapım işlerinde sözleşme bedelinin yüzde onuna, birim fiyatlı sözleşmelerde yüzde yirmisine kadar) ek kesin teminatın alınıp alınmayacağı ve nasıl alınacağı ise ihale dokümanı ve tip sözleşme hükümlerine göre belirlenir. Ek kesin teminatın kaderi kesin teminata bağlıdır: fesih hâlinde kesin teminatla birlikte gelir kaydedilir, işin usulüne uygun tamamlanması hâlinde onunla birlikte iade edilir.

Teminat Olarak Kabul Edilen Değerler (4734 m. 34)

4734 sayılı Kanun’un 34. maddesine göre teminat olarak; tedavüldeki Türk parası, teminat mektupları ve Hazinece ihraç edilen Devlet İç Borçlanma Senetleri ile bu senetler yerine düzenlenen belgeler kabul edilir. Kanun’un 4. maddesindeki tanım gereği “teminat mektubu” ifadesi, bankalarca verilen teminat mektupları ile Türkiye’de yerleşik sigorta şirketlerince kefalet sigortası kapsamında düzenlenen kefalet senetlerini kapsar. Türkiye’de faaliyetine izin verilen yabancı bankaların düzenleyeceği mektuplar ile yurt dışındaki banka veya kredi kuruluşlarının kontrgarantisi üzerine Türkiye’deki bankaların düzenleyeceği mektuplar da teminat olarak kabul edilir.

Aynı maddede uygulamayı doğrudan etkileyen dört kural daha vardır. Teminat mektupları dışındaki teminatlar ihale komisyonlarınca teslim alınamaz; saymanlık ya da muhasebe müdürlüklerine yatırılması zorunludur. İhale üzerinde kalan istekli ile ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibine ait teminat mektupları ihaleden sonra saymanlığa teslim edilir, diğer isteklilerin teminatları hemen iade edilir; ihale üzerinde kalan istekliyle sözleşme imzalanınca ikinci isteklinin teminatı da sözleşme imzalandıktan hemen sonra iade edilir. Teminatlar, teminat olarak kabul edilen diğer değerlerle değiştirilebilir. Son olarak, her ne suretle olursa olsun idarece alınan teminatlar haczedilemez ve üzerine ihtiyati tedbir konulamaz.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Gelir (İrat) Kaydı Ne Demektir?

Gelir kaydı, teminatın istekliye ya da yükleniciye iade edilmeyip kamuya irat olarak kaydedilmesidir. Yani teminat tutarı, ilgilisine geri verilmeyip kamu geliri hâline gelir. Bu yaptırım yalnızca kanunda öngörülen belirli durumlarda ve idarenin işlemiyle uygulanabilir. Kanun koyucu bu hâllerin birçoğunda “protesto çekmeye gerek kalmaksızın” (4734 sayılı Kanun’un 44. maddesinde ayrıca “hüküm almaya gerek kalmaksızın”) ifadesini kullanmıştır; yani idare, gelir kaydı için önce ihtar çekmek veya mahkeme kararı almak zorunda değildir. Bu, yaptırımın ne kadar kendiliğinden işlediğini gösterir ve istekli/yüklenici açısından riski büyütür.

Gelir kaydı ile “mahsup” birbirinden ayrılmalıdır. 4735 sayılı Kanun’un 13. maddesinin ikinci fıkrasındaki mahsup, yüklenicinin idareye ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan borçları ile ücretlerden yapılan kanunî vergi kesintilerinin ödenmemesi hâlinde kesin teminatın paraya çevrilerek bu borçlara karşılık tutulması ve kalanın yükleniciye iadesidir. Gelir kaydında ise teminatın tamamı kamuya kalır; kalan iade edilmez.

Geçici Teminatın Gelir Kaydedildiği Hâller (4734 sayılı Kanun)

Geçici teminatın gelir kaydı 4734 sayılı Kanun’da tek bir maddede toplanmamış, sürecin farklı aşamalarına ilişkin maddelere serpiştirilmiştir. Aşağıdaki tablo bu hâlleri dayanaklarıyla bir araya getirir.

Geçici teminatın gelir kaydını gerektiren hâller
HâlDayanakEk sonuç
Gerçeğe aykırı hususlar içeren taahhütname sunulmasım. 10 son fıkraİhale dışı bırakılma
İhale üzerinde kalan isteklinin taahhüt ettiği durumu tevsik eden belgeleri sözleşmeden önce vermemesim. 10 son fıkraİhale dışı bırakılma
11. maddeye göre ihaleye katılamayacak olanların ihaleye katılmasım. 11 son fıkraİhale dışı bırakılma; ihale yapılmışsa ihalenin iptali
İdarece verilen sürede eksik bilgilerin tamamlanmamasım. 37/2Değerlendirme dışı bırakılma
İhale üzerinde kalan isteklinin kesin teminatı verip sözleşmeyi imzalamamasım. 44m. 58 uyarınca yasaklama (6 ay–1 yıl)
İkinci en avantajlı isteklinin de sözleşmeyi imzalamamasım. 44 son fıkraİhalenin iptali
Danışmanlık ihalesinde eksik bilginin tamamlanmaması veya sözleşmenin imzalanmamasım. 52Değerlendirme dışı bırakılma / ikinci istekliye geçiş

Taahhütname ve belge eksikliği (m. 10)

4734 sayılı Kanun’un 10. maddesinin dördüncü fıkrası, ihale dışı bırakılma sebeplerini sayar: iflas, tasfiye, konkordato, kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu, kesinleşmiş vergi borcu, mesleki faaliyetten dolayı hüküm giymiş olma, odadan men gibi. Bu durumlarda olunmadığı ihale aşamasında taahhütname ile beyan edilir; hangi belgelerin taahhütname olarak sunulabileceğini Kamu İhale Kurumu belirler. Maddenin son fıkrası iki hâlde geçici teminatın gelir kaydını öngörür: gerçeğe aykırı hususlar içeren taahhütname sunulması ve ihale üzerinde kalan isteklinin taahhüt altına aldığı durumu tevsik eden belgeleri sözleşme imzalanmadan önce vermemesi. Her iki hâlde de istekli ihale dışı bırakılır ve geçici teminatı gelir kaydedilir.

İhaleye katılamayacak olanlar (m. 11)

Kanun’un 11. maddesi, yasaklılar, hileli iflas edenler, ihale yetkilisi ve ihale işlemlerinde görevli olanlar ile bunların belirli derecedeki hısımları ve ortakları gibi kişilerin doğrudan, dolaylı veya alt yüklenici olarak ihaleye katılamayacağını düzenler. Maddenin dördüncü fıkrasına göre bu yasaklara rağmen ihaleye katılan istekliler ihale dışı bırakılarak geçici teminatları gelir kaydedilir. Durum tekliflerin değerlendirilmesi aşamasında tespit edilemediği için bunlardan biri üzerine ihale yapılmışsa, teminatı gelir kaydedilerek ihale iptal edilir.

Bilgi eksikliğinin tamamlanmaması (m. 37)

Uygulamada gözden kaçan bir gelir kaydı hâli 37. maddenin ikinci fıkrasındadır. Teklifin esasını değiştirecek nitelikte olmaması kaydıyla belgelerde bilgi eksikliği bulunursa, idarece belirlenen sürede bu eksik bilgilerin tamamlanması isteklilerden yazılı olarak istenir. Belirlenen sürede bilgileri tamamlamayan istekliler değerlendirme dışı bırakılır ve geçici teminatları gelir kaydedilir. Yani bir bilgi tamamlama yazısına süresinde yanıt vermemek bile teminatın kaybına yol açabilir.

Sözleşmeyi imzalamamak (m. 44)

En sık karşılaşılan gelir kaydı hâli budur. 4734 sayılı Kanun’un 44. maddesine göre ihale üzerinde kalan istekli, 42 ve 43. maddelere göre kesin teminatı vererek sözleşmeyi imzalamak zorundadır; sözleşme imzalandıktan hemen sonra geçici teminat iade edilir. Bu zorunluluklara uyulmadığı takdirde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın ihale üzerinde kalan isteklinin geçici teminatı gelir kaydedilir. İdare bu durumda, ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif fiyatının ihale yetkilisince uygun görülmesi kaydıyla, ikinci teklif sahibi istekliyle sözleşme imzalayabilir. Bunun için 42. maddedeki on günlük sürenin bitimini izleyen üç gün içinde ikinci istekliye tebligat yapılır. İkinci istekli de sözleşmeyi imzalamazsa onun da geçici teminatı gelir kaydedilerek ihale iptal edilir.

Bu hâlde gelir kaydına 58. maddedeki yasaklama eşlik eder: üzerine ihale yapıldığı hâlde mücbir sebep hâlleri dışında usulüne göre sözleşme yapmayanlar hakkında altı aydan az olmamak üzere bir yıla kadar, istisna edilenler dâhil bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı verilir. Kanun’un 17. maddesindeki yasak fiil ve davranışlar (fesat karıştırma, sahte belge veya sahte teminat düzenleme, birden fazla teklif verme gibi) için ise madde metninde gelir kaydı yaptırımı yer almaz; bu hâllerde asıl yaptırım 58. madde uyarınca bir yıldan iki yıla kadar yasaklamadır.

Sözleşmeye Davet Takvimi: Süreler Nasıl İşler?

Sözleşme imzalamama nedeniyle gelir kaydının doğru anlaşılması için 41, 42 ve 44. maddelerin oluşturduğu takvimi bilmek gerekir; sözleşmeye davet ve imzalanma süreci ile bekleme süresi ayrı yazılarda ayrıntılı ele alınmıştır.

Kesinleşen ihale kararından sözleşmeye kadar kanuni süreler (4734)
AşamaSüreDayanak
İhale sonucunun bütün isteklilere bildirilmesiOnayı izleyen en geç 3 günm. 41
Sözleşme imzalanamayacak bekleme süresiBildirimden itibaren 10 gün (21/b ve c bentlerine göre yapılan ihalelerde 5 gün)m. 41
Sözleşmeye davetBekleme süresinin bitimini (ön mali kontrol varsa kontrolün tamamlanmasını) izleyen 3 günm. 42
Kesin teminatı verip sözleşmeyi imzalamaTebliği izleyen 10 gün (yabancı istekliler için +12 gün)m. 42
İkinci en avantajlı istekliye tebligat10 günlük sürenin bitimini izleyen 3 günm. 44
İdarenin görevini yapmaması hâlinde isteklinin taahhütten vazgeçmesiSürenin bitimini izleyen 5 gün içinde, 10 gün süreli noter ihbarnamesim. 45

45. madde dengeyi kurar. İdare, 42 ve 44. maddedeki süreler içinde sözleşme yapılması hususunda kendisine düşen görevleri yapmakla yükümlüdür. İdare bu yükümlülüğü yerine getirmezse istekli, sürenin bitmesini izleyen günden itibaren en geç beş gün içinde on gün süreli bir noter ihbarnamesi ile bildirmek şartıyla taahhüdünden vazgeçebilir; bu takdirde geçici teminat geri verilir ve istekli, teminat vermek için yaptığı belgelendirilmiş giderleri istemeye hak kazanır. Yani gecikme idareden kaynaklanıyorsa gelir kaydı değil, iade söz konusudur.

Kesin Teminatın Gelir Kaydedildiği Hâller (4735 sayılı Kanun)

Sözleşme imzalandıktan sonra kesin teminatın gelir kaydı, 4735 sayılı Kanun’daki fesih ve tasfiye hükümlerine bağlanmıştır. Kanun üç asıl fesih hâli öngörür ve her birinde “kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir” formülünü tekrarlar.

Kesin teminatın gelir kaydı ve yasaklama ilişkisi (4735)
HâlMaddeGelir kaydıYasaklama (m. 26)
Yüklenicinin mali acz nedeniyle taahhüdü yerine getiremeyeceğini yazılı bildirmesim. 19VarVar (m. 22/5)
İhtara rağmen taahhüdün yerine getirilmemesi veya işin süresinde bitirilmemesim. 20/aVarVar (m. 22/5)
Sözleşme sırasında yasak fiil veya davranış (m. 25)m. 20/bVarVar (m. 22/5)
İhale sürecindeki yasak fiilin sözleşmeden sonra tespitim. 21Var (istisna: %80 kuralı)Var (m. 22/5)
Sözleşmenin izinsiz devri veya devir alınmasım. 16Var (m. 20 ve 22’ye atıf)Var
Yüklenicinin iflasım. 17/bVar (m. 20 ve 22’ye atıf)Yok (“yasaklama hariç”)
Ağır hastalık, tutukluluk veya mahkûmiyette 30 gün içinde vekil/temsilci tayin edilmemesim. 17/cVar (m. 20 ve 22’ye atıf)Yok
Ortak girişimde pilot/koordinatör ortağın iflası, ağır hastalığı, tutukluluğu, mahkûmiyeti veya dağılmasım. 18Var (m. 20 ve 22’ye atıf)Yok

Yüklenicinin mali acz bildirimi (m. 19)

Sözleşme yapıldıktan sonra mücbir sebep hâlleri dışında yüklenicinin mali acz içinde bulunması nedeniyle taahhüdünü yerine getiremeyeceğini gerekçeleriyle birlikte yazılı olarak bildirmesi hâlinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. Bu madde, yüklenicinin “işi bırakıyorum” demesinin sonuçlarını gösterir: fesih yüklenicinin talebiyle gerçekleşse dahi teminat gelir kaydedilir.

İdarenin sözleşmeyi feshetmesi (m. 20)

4735 sayılı Kanun’un 20. maddesine göre idare iki hâlde sözleşmeyi fesheder. Birincisi (a bendi): yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, idarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi. İkincisi (b bendi): sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 25. maddede sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi. Her iki hâlde de ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir.

(a) bendindeki ihtar, gelir kaydının usul şartıdır. İhtar en az on gün süreli olmalı ve fesih nedenlerini açıkça belirtmelidir. Süresi kısa, nedenleri belirsiz veya usulüne uygun tebliğ edilmemiş bir ihtar, feshin ve dolayısıyla gelir kaydının hukuka uygunluğunu tartışmalı hâle getirir. 25. maddedeki yasak fiiller arasında ise sözleşmeye ilişkin işlemlere fesat karıştırma, sahte belge düzenleme veya kullanma, hileli malzeme kullanma, fen ve sanat kurallarına aykırı imalat, idareye zarar verme, bilgi ve deneyimi idare zararına kullanma, mücbir sebep dışında taahhüdü yerine getirmeme ve sözleşmeyi 16. maddeye aykırı devretme sayılır.

Sözleşmeden önceki yasak fiiller ve yüzde 80 istisnası (m. 21)

Yüklenicinin ihale sürecinde 4734 sayılı Kanun’a göre yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun sözleşme yapıldıktan sonra tespit edilmesi hâlinde kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilir. Ancak Kanun, kamu yararı için bir istisna getirmiştir: taahhüdün en az yüzde sekseninin tamamlanmış olması ve tamamlattırılmasında kamu yararı bulunması kaydıyla; ivedilik nedeniyle kalan kısmın yeniden ihalesi için yeterli süre yoksa, işin başka yükleniciye yaptırılması mümkün değilse ve yasak fiil taahhüdün tamamlanmasını engelleyecek nitelikte değilse idare sözleşmeyi feshetmeksizin yükleniciden taahhüdünü tamamlamasını isteyebilir. Bu durumda yüklenici işi tamamlamak zorundadır; hakkında 26. maddeye göre yasaklama işlemi yapılır ve kesin teminat ile varsa ek kesin teminatların tutarı kadar ceza tahsil edilir. Bu ceza hakedişlerden kesinti yapılmak suretiyle de tahsil edilebilir. Yani sözleşme sürse bile teminat tutarı kadar mali yük yükleniciye kalır.

Fesih Usulü, Güncelleme ve Mahsup Yasağı (4735 m. 22)

4735 sayılı Kanun’un 22. maddesi, gelir kaydının nasıl işletileceğini ve tutarının nasıl hesaplanacağını düzenleyen asıl usul hükmüdür. Maddenin her fıkrası ayrı bir kural taşır.

4735 sayılı Kanun m. 22’nin fıkra fıkra içeriği
FıkraKural
1. fıkraSözleşme; m. 19’da fesih talebinin idareye intikali, m. 20/a’da ihtar süresinin bitimi, m. 20/b ve m. 21’de tespit tarihi itibarıyla feshedilmiş sayılır. Bu tarihleri izleyen 7 gün içinde idarece fesih kararı alınır; karar, karar tarihini izleyen 5 gün içinde yükleniciye bildirilir.
2. fıkraKesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar, alındığı tarihten gelir kaydedileceği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsünce yayımlanan aylık toptan eşya fiyat endeksine göre güncellenir; güncellenen tutar ile teminat tutarı arasındaki fark yükleniciden tahsil edilir.
3. fıkraHakedişlerden kesinti yapılmak suretiyle teminat alınan hâllerde alıkonulan tutar gelir kaydedilir; fesih tarihinden sonra yapılmayan iş miktarına isabet eden teminat tutarı da güncellenerek yükleniciden tahsil edilir.
4. fıkraGelir kaydedilen teminatlar yüklenicinin borcuna mahsup edilemez.
5. fıkram. 19, 20 ve 21’e göre fesih hâlinde yüklenici hakkında m. 26 uyarınca yasaklama işlemi yapılır; ayrıca fesih nedeniyle idarenin uğradığı zarar ve ziyan yükleniciye tazmin ettirilir.

Güncelleme hükmü dikkat ister. Kanun metni hâlen “Devlet İstatistik Enstitüsü” ve “toptan eşya fiyat endeksi” ifadelerini korumaktadır; bu kurum ve endeks günümüzde Türkiye İstatistik Kurumu ve üretici fiyat endeksi serileriyle sürdürülmektedir. Uygulamada güncelleme, teminatın alındığı ay ile gelir kaydedildiği ay arasındaki endeks değişimi oranında yapılır ve aradaki fark yükleniciden ayrıca istenir. Sayıştay denetimlerinde, güncelleme yapılmadan gelir kaydının kamu zararına yol açabildiği vurgulanmaktadır; bu nedenle güncelleme idarelerce gözetilmesi gereken bir husustur. Yüklenici açısından ise güncelleme, teminat tutarını enflasyon oranında büyüten bir yük anlamına gelir.

Fesih tarihleri de önemlidir. Fesih, idarenin kararıyla değil, kanunun belirlediği tarihte “feshedilmiş sayılır”; idarenin yedi günlük karar ve beş günlük bildirim süreleri bu tarihi izler. Bu sürelere uyulup uyulmadığı, gelir kaydı işleminin hukuka uygunluk denetiminde dikkate alınacak bir usul unsurudur.

Gelir Kaydedilen Teminat Borca Mahsup Edilemez

4735 sayılı Kanun’un 22. maddesinin dördüncü fıkrasına göre gelir kaydedilen teminatlar, yüklenicinin idareye olan borcuna mahsup edilemez. Yani teminatın irat kaydı ayrı bir yaptırımdır; yüklenicinin gecikme cezası, fazla ödeme veya zarar gibi bir borcu varsa bu borç ayrıca tahsil edilir. Aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca 19, 20 ve 21. maddelere göre fesih hâlinde yüklenici hakkında 26. maddeye göre yasaklama hükümleri uygulanır ve idarenin uğradığı zarar tazmin ettirilir. Sonuç olarak fesih, yüklenici için üç ayrı sonuç doğurur: teminatın güncellenmiş tutarıyla gelir kaydı, yasaklama ve zarar tazmini.

Teminatın Gelir Kaydedilmediği, İade Edildiği Hâller

Her fesih gelir kaydı doğurmaz. 4735 sayılı Kanun, kusura dayanmayan sona erme hâllerinde teminatın iadesini öngörür:

Mücbir sebep (m. 10 ve m. 23): Doğal afetler, kanuni grev, genel salgın hastalık, kısmî veya genel seferberlik ilânı ve Kurumca belirlenecek benzeri hâller mücbir sebeptir. Mücbir sebebin kabulü için olayın yükleniciden kaynaklanan bir kusurdan ileri gelmemesi, taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması, yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemesi, mücbir sebebin meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde idareye yazılı bildirimde bulunulması ve yetkili mercilerce belgelendirilmesi zorunludur. Mücbir sebeple fesih hâlinde 23. madde uyarınca hesap genel hükümlere göre tasfiye edilir ve kesin teminat ile varsa ek kesin teminatlar iade edilir. Yirmi günlük bildirim süresinin kaçırılması, mücbir sebep savunmasını ve dolayısıyla teminat iadesini tehlikeye sokar.

Yüklenicinin ölümü (m. 17/a): Sözleşme feshedilerek hesap tasfiye edilir; kesin teminatlar ve varsa diğer alacaklar mirasçılara verilir. Aynı şartları taşıyan ve talepte bulunan mirasçılara, idarenin uygun görmesi hâlinde ölüm tarihini izleyen otuz gün içinde taahhüdün tamamı için gerekli kesin teminatı vermeleri şartıyla sözleşme devredilebilir.

Pilot veya koordinatör ortağın ölümü (m. 18): Sözleşme feshedilmek suretiyle yapılmış işler tasfiye edilir ve kesin teminat iade edilir; otuz gün içinde diğer ortakların teklifi ve idarenin uygun görmesiyle sözleşme yenilenerek işe devam edilebilir.

Geçici maddelerle tanınan fesih ve devir hakları: 4735 sayılı Kanun’a eklenen geçici 4, 5 ve 6. maddeler, belirli tarihlerden önce ihale edilen sözleşmeler için beklenmeyen girdi fiyatı artışları nedeniyle fesih, tasfiye veya devir imkânı tanımış ve bu hâllerde yüklenicinin teminatının iade edileceğini, fesihten veya devirden kaynaklanan kısıtlama ve yaptırımların uygulanmayacağını açıkça düzenlemiştir. Bu düzenlemeler tarih ve kapsam bakımından sınırlı olduğundan, somut sözleşmenin hangi geçici madde kapsamına girdiği ayrıca incelenmelidir.

Geçici Teminat Ne Zaman İade Edilir?

4734 sayılı Kanun’un 34. maddesine göre ihale üzerinde kalan istekli ile ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi dışındaki isteklilerin teminatları hemen iade edilir. İhale üzerinde kalan istekliyle sözleşme imzalanması hâlinde ikinci teklif sahibinin teminatı sözleşme imzalandıktan hemen sonra iade edilir. İhale üzerinde kalan isteklinin geçici teminatı ise 44. madde uyarınca kesin teminatı verip sözleşmeyi imzalamasının hemen ardından geri verilir.

Kesin Teminat Ne Zaman İade Edilir? (4735 m. 13 ve 14)

Kesin teminatın iadesi 4735 sayılı Kanun’un 13. maddesinde düzenlenmiştir. Ön şart, taahhüdün sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiğinin (kesin kabul, garanti ve bakım yükümlülüğü dâhil) ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığının tespit edilmesidir. Bundan sonra iade, iş türüne göre kademeli olarak yapılır.

Kesin teminat ve ek kesin teminatın iade takvimi (4735 m. 13)
İş türüİlk iadeKalan iade
Yapım işleriVarsa eksik ve kusurlar giderilip geçici kabul tutanağı onaylandıktan sonra yarısıSosyal güvenlik kurumundan ilişiksiz belgesi getirilmesi ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra kalanı
Garanti süresi öngörülen mal ve hizmet alımlarıİlişiksiz belgesinin getirildiği saptandıktan sonra yarısıGaranti süresi dolduktan sonra kalanı
Garanti süresi öngörülmeyen mal ve hizmet alımlarıİlişiksiz belgesinin getirildiği saptandıktan sonra tamamı
Piyasadan hazır hâlde alınıp satılan mal alımlarıİlişiksiz belgesi şartı aranmaz

13. maddenin ikinci fıkrası, yukarıda değinilen mahsup kuralını içerir: yüklenicinin bu iş nedeniyle idareye ve sosyal güvenlik kurumuna olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanunî vergi kesintilerinin, yapım işlerinde kesin kabul tarihine, diğer işlerde kabul tarihine veya varsa garanti süresinin bitimine kadar ödenmemesi hâlinde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatlar paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilir, varsa kalanı yükleniciye geri verilir.

14. madde ise talep edilmeyen teminatları düzenler. Mahsup işlemi yapılmasına gerek bulunmayan hâllerde; yapım işlerinde kesin hesap ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından, diğer işlerde işin kabul tarihinden veya varsa garanti süresinin bitiminden itibaren iki yıl içinde idarenin yazılı uyarısına rağmen talep edilmemesi nedeniyle iade edilemeyen kesin teminat mektupları hükümsüz kalır ve bankasına iade edilir; teminat mektubu dışındaki teminatlar ise sürenin bitiminde Hazineye gelir kaydedilir. Bu, bir yaptırım değil, sahipsiz kalan teminatın tasfiyesidir; ancak sonuç aynıdır: nakit veya senet olarak verilen teminat iki yıl içinde istenmezse kamuya kalır.

Gelir Kaydının İkiz Yaptırımı: İhalelere Katılmaktan Yasaklama

Gelir kaydı çoğu zaman tek başına gelmez. 4734 sayılı Kanun’un 58. maddesine göre 17. maddedeki yasak fiil veya davranışlarda bulunanlar hakkında bir yıldan az olmamak üzere iki yıla kadar; üzerine ihale yapıldığı hâlde mücbir sebep hâlleri dışında usulüne göre sözleşme yapmayanlar hakkında ise altı aydan az olmamak üzere bir yıla kadar yasaklama kararı verilir. 4735 sayılı Kanun’un 26. maddesine göre ise sözleşme aşamasında 25. maddedeki yasak fiillerde bulunanlar hakkında bir yıldan az olmamak üzere iki yıla kadar yasaklama kararı verilir. Her iki kanunda da yasaklama kararı, fiilin tespit edildiği tarihi izleyen en geç kırk beş gün içinde verilir, Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere en geç on beş gün içinde gönderilir ve yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yasaklama kararı; şahıs şirketlerinde ortakların tamamını, sermaye şirketlerinde sermayenin yarısından fazlasına sahip ortakları da kapsar.

4735 sayılı Kanun’un 27. maddesi bir adım daha ileri gider: yasak fiillerden Türk Ceza Kanunu’na göre suç oluşturanlar (örneğin ihaleye fesat karıştırma) için Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulur ve mahkeme kararıyla, idari yasaklamanın bitiş tarihinden itibaren uygulanmak üzere bir yıldan az olmamak üzere üç yıla kadar ayrıca yasaklama verilir; mükerrer ceza alanlar ise sürekli olarak kamu ihalelerinden yasaklanır. Gelir kaydı, yasaklama ve ceza yargılaması aynı olaydan doğabilen üç ayrı süreçtir ve her birinin ayrı savunulması gerekir.

Gelir Kaydı İşlemine Karşı Ne Yapılabilir?

Teminatın gelir kaydı, aşamasına göre farklı hukuki niteliktedir ve bu nitelik başvuru yolunu belirler.

Sözleşme imzalanmadan önceki gelir kaydı (geçici teminat): İhale süreci 4734 sayılı Kanun’a tabidir ve Kanun’un 53. maddesinin (b) fıkrasına göre ihalenin başlangıcından sözleşmenin imzalanmasına kadar olan süreçteki işlemlere ilişkin şikâyetleri Kamu İhale Kurumu inceler. Bu nedenle geçici teminatın gelir kaydı işlemine karşı öncelikle idareye şikâyet, ardından Kuruma itirazen şikâyet ve nihayet idari yargı yolu gündeme gelir. Süreler kısa olduğundan, gelir kaydı bildirimi alınır alınmaz harekete geçilmelidir.

Sözleşme imzalandıktan sonraki gelir kaydı (kesin teminat): 4735 sayılı Kanun’a tabi sözleşme, taraflar arasında eşit hak ve yükümlülükler doğuran bir sözleşmedir (m. 4/3) ve hüküm bulunmayan hâllerde Borçlar Kanunu uygulanır (m. 36). Bu nedenle feshin haksızlığı, ihtarın usulsüzlüğü, güncellemenin hatalı hesaplanması, mahsup yasağının yanlış uygulanması ve zarar tazmini gibi uyuşmazlıklar kural olarak adli yargıda görülür. Yapım işlerinde ayrıca Ek Madde 2 uyarınca, yargılama veya Sayıştay incelemesine konu edilmemiş olmak şartıyla, sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan anlaşmazlıklar için Yüksek Fen Kuruluna başvurulabilir; yüklenici itirazları kesin kabul aşaması tamamlanıncaya kadar idareye yazılı olarak yapılır, idare bunları en geç otuz gün içinde Kurula gönderir ve Kurul en geç altmış gün içinde karar verir. 7 Mayıs 2026 tarihli ve 7579 sayılı Kanun’la Ek Madde 2’ye eklenen fıkra, bu kararın uygulanmasından kaynaklı davaların sözleşmenin tarafları arasında adli yargı mercilerinde görüleceğini açıkça hükme bağlamıştır.

Yasaklama kararına karşı: Yasaklama kararı bir idari işlemdir ve idari yargıda iptal davasına konu edilir. Gelir kaydı ile yasaklama birbirine bağlı olsa da ayrı işlemlerdir; birinin iptali diğerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz, bu nedenle her ikisine karşı ayrı ayrı başvuru yapılması gerekir.

Denetimde öne çıkan noktalar şunlardır: gelir kaydına dayanak gösterilen maddenin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, 20. maddedeki ihtarın en az on gün süreli ve gerekçeli olup olmadığı, 22. maddedeki fesih tarihi ve bildirim sürelerine uyulup uyulmadığı, güncellemenin doğru endeks ve doğru dönemle hesaplanıp hesaplanmadığı, mücbir sebep bildiriminin süresinde yapılıp yapılmadığı ve 45. madde anlamında gecikmenin idareden kaynaklanıp kaynaklanmadığı.

Pratik Öneriler

Teklif vermeden önce işin kapsamını, sözleşme yükümlülüklerini ve teklif geçerlilik süresini ayrıntılı değerlendirmek; geçici teminat mektubunun süresini teklif geçerlilik süresinden en az otuz gün uzun tutmak; 10. madde kapsamındaki taahhütnameyi gerçeğe uygun doldurmak ve sözleşme öncesi belgeleri süresinde tamamlamak; idarenin bilgi tamamlama ve sözleşmeye davet yazılarına süresinde ve yazılı yanıt vermek; sözleşme sürecinde gecikme riski doğduğunda mücbir sebep bildirimini yirmi gün içinde ve belgeli yapmak; idarenin ihtarına ihtar süresi içinde somut, belgeli ve yazılı cevap vermek hak kaybını önler. Gelir kaydı tehdidiyle karşılaşıldığında, işlemin dayanağını ve şartlarını incelemek ve başvuru sürelerini kaçırmamak için zaman kaybetmeden hukuki destek almak önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Geçici teminat oranı nedir?

4734 sayılı Kanun’un 33. maddesine göre geçici teminat, kural olarak teklif edilen bedelin yüzde üçünden az olamaz. Tutarı bu sınırı aşacak şekilde istekli belirleyebilir. Danışmanlık hizmeti ihalelerinde, ihale dokümanında belirtilmesi şartıyla geçici teminat alınması zorunlu değildir.

İhale bana kaldı ama sözleşmeyi imzalamazsam ne olur?

Mücbir sebep olmadan sözleşmeyi imzalamaktan kaçınılması hâlinde 44. madde uyarınca geçici teminat gelir kaydedilir; ayrıca 58. madde uyarınca altı aydan az olmamak üzere bir yıla kadar ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verilir.

Kesin teminat hangi durumlarda gelir kaydedilir?

Başlıca olarak; yüklenicinin mali acz nedeniyle feshi (4735 m. 19), idarenin ihtara rağmen süren aykırılık veya yasak fiil nedeniyle feshi (m. 20) ve ihale sürecindeki yasak fiilin sonradan tespiti (m. 21) hâllerinde kesin teminat ve varsa ek kesin teminat gelir kaydedilir ve sözleşme tasfiye edilir. Sözleşmenin izinsiz devri (m. 16), iflas (m. 17) ve ortak girişimde pilot ortağa ilişkin bazı hâller (m. 18) de aynı sonuca bağlanmıştır.

Gelir kaydedilen teminat güncellenir mi?

Evet. 4735 sayılı Kanun’un 22. maddesine göre kesin teminat, alındığı tarihten gelir kaydedileceği tarihe kadar fiyat endeksine göre güncellenir ve güncellenen tutar ile teminat tutarı arasındaki fark yükleniciden ayrıca tahsil edilir.

Gelir kaydedilen teminat borcuma sayılır mı?

Hayır. 4735 sayılı Kanun’un 22. maddesine göre gelir kaydedilen teminatlar yüklenicinin borcuna mahsup edilemez; borç varsa ayrıca tahsil edilir. Mahsup, yalnızca 13. maddedeki iade aşamasında ve yaptırım niteliği taşımayan borçlar için söz konusudur.

Mücbir sebep nedeniyle fesihte teminat gelir kaydedilir mi?

Hayır. 4735 sayılı Kanun’un 23. maddesine göre mücbir sebeplerden dolayı sözleşmenin feshedilmesi hâlinde hesap genel hükümlere göre tasfiye edilir ve kesin teminat ile varsa ek kesin teminatlar iade edilir. Bunun için 10. maddedeki şartların, özellikle yirmi günlük yazılı bildirimin yerine getirilmiş olması gerekir.

Kesin teminatımı ne zaman geri alabilirim?

4735 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre yapım işlerinde geçici kabul tutanağının onaylanmasından sonra yarısı, ilişiksiz belgesi getirilip kesin kabul tutanağı onaylandıktan sonra kalanı; diğer işlerde ilişiksiz belgesi getirildikten sonra garanti süresi varsa yarısı ve garanti süresi dolunca kalanı, garanti süresi yoksa tamamı iade edilir.

Teminatın gelir kaydına karşı nereye başvurulur?

Sözleşme öncesi geçici teminatın gelir kaydı için idareye şikâyet ve Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet yolu, ardından idari yargı; sözleşme sonrası kesin teminatın gelir kaydı için kural olarak adli yargı; yasaklama kararı için ise idari yargı gündeme gelir. Yapım işlerinde Ek Madde 2 kapsamında Yüksek Fen Kuruluna başvuru imkânı da bulunur.

Sonuç

Teminatın gelir kaydı, kamu ihalelerinde önemli mali sonuçlar doğuran teknik bir konudur ve yalnızca kanunda öngörülen hâllerde, usulüne uygun biçimde uygulanabilir. Geçici teminat için 4734 sayılı Kanun’un 10, 11, 37 ve 44. maddeleri; kesin teminat için 4735 sayılı Kanun’un 19, 20, 21 ve 22. maddeleri belirleyicidir. Bir gelir kaydı işlemiyle karşılaştıysanız ya da bu riski önlemek istiyorsanız, sürecin doğru yönetilmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Atıf yapılan başlıca mevzuat: 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu m. 4, 10, 11, 17, 24, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 41, 42, 43, 44, 45, 52, 53, 58; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu m. 4, 10, 12, 13, 14, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 35, 36, Ek m. 2, Geçici m. 4, 5 ve 6. Somut emsal için güncel Kamu İhale Kurulu kararları ile yargı içtihatlarının incelenmesi gerekir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş ya da avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Mevzuat ve uygulama zaman içinde değişebilir; her somut durum için avukat görüşü esastır.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp
Post by Av. Fatma Öztürk