Yabancı CAS (Spor Tahkim) Kararlarının Türkiye’de Tanınması ve Tenfizi
24 June 2026

Yabancı CAS (Spor Tahkim) Kararlarının Türkiye’de Tanınması ve Tenfizi

Lozan merkezli Spor Tahkim Mahkemesi (CAS), uluslararası spor uyuşmazlıklarında verdiği kararlarla tanınır. Ancak bir CAS kararı, lehine karar çıkan tarafın elinde olsa bile, Türkiye’de kendiliğinden icra edilemez. Bu rehberde yabancı bir spor tahkim kararının Türkiye’de nasıl hüküm ve sonuç doğuracağını sade bir dille açıklıyoruz.

Tanıma ve Tenfiz Neden Gerekir?

Tanıma, yabancı bir hakem kararının kesin hüküm ve kesin delil olarak kabul edilmesidir; tenfiz ise o kararın Türkiye’de cebri icraya konu edilebilmesi, yani icra dairesi aracılığıyla uygulanabilmesidir. Bir kulüp veya sporcu, CAS’tan lehine bir alacak kararı almış olsa dahi, karşı taraf rızasıyla ödemezse, bu kararı Türkiye’de icraya koyabilmek için önce mahkemeden tenfiz kararı alması gerekir. Kısaca yabancı kararın Türkiye’de icra kabiliyeti kazanmasının yolu tanıma ve tenfizden geçer.

Hangi Kurallar Uygulanır?

Anayasa’nın 90. maddesi ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) 1. maddesi uyarınca, Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmeler öncelikli olarak uygulanır. CAS’ın yeri olan İsviçre, 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında New York Sözleşmesi’ne taraf olduğundan, bir CAS kararının Türkiye’de tenfizinde kural olarak bu Sözleşme hükümleri devreye girer. Sözleşme kapsamı dışında kalan hâllerde MÖHUK’un 60 ila 63. maddeleri uygulanır. Türkiye, Sözleşmeyi onaylarken karşılıklılık ve ticari nitelik çekincelerini koymuştur.

Görevli Mahkeme ve Sunulacak Belgeler

MÖHUK’un 60. maddesine göre tenfiz, tarafların yazılı olarak kararlaştırdıkları yer mahkemesinden; böyle bir anlaşma yoksa aleyhine karar verilen tarafın Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer, o da yoksa icraya konu malların bulunduğu yer mahkemesinden dilekçeyle istenir. Dava basit yargılama usulüne tabidir. New York Sözleşmesi’nin IV. maddesi ile MÖHUK’un 61. maddesi uyarınca başvuruya; tahkim sözleşmesinin (veya şartının) aslı ya da onanmış sureti, kararın kesinleşmiş veya icra kabiliyeti kazanmış aslı ya da onanmış sureti ve bunların yeminli tercümeleri eklenir.

Mahkeme Neyi İnceler?

Tenfiz davasında mahkeme, kararın esasını yeniden inceleyemez; bu, esasa girme yasağı (révision au fond) olarak adlandırılır ve tahkimin doğasının bir gereğidir. Mahkemenin denetimi yalnızca New York Sözleşmesi’nin V. maddesinde ve MÖHUK’un 62. maddesinde sayılan ret sebepleriyle sınırlıdır: geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunmaması, savunma hakkının ihlal edilmiş olması, kararın bağlayıcı hâle gelmemiş veya iptal edilmiş olması, uyuşmazlığın tahkime elverişli olmaması ve kararın kamu düzenine aykırı olması. Bu sebeplerden bazıları (tahkime elverişlilik ve kamu düzeni) mahkemece resen dikkate alınırken, diğerlerini aleyhine tenfiz istenen tarafın ileri sürüp ispatlaması gerekir. Tenfiz talebinin kabul veya reddine ilişkin karara karşı kanun yolu (istinaf/temyiz) açıktır; bu yola başvurulması hâlinde kararın icrası durur.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Hukukçular Evi Ankara