Nafaka Şikâyetinde 3 Aylık Süre ve Tazyik Hapsinin Düşmesi (İİK m.344-347)
11 Temmuz 2026

Nafaka Şikâyetinde 3 Aylık Süre ve Tazyik Hapsinin Düşmesi (İİK m.344-347)

Nafaka ödenmediğinde en çok hak kaybına yol açan konu, cezanın kendisi değil süredir. İcra ve İflas Kanunu m.347, bu bapta yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkının fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşeceğini düzenler. Süre kaçırılan aylar için şikâyet hakkı yok olur. Bu yazıda sürelerin nasıl işlediği, hangi hâllerde tazyik hapsinin düştüğü ve süre yönetiminin pratik kuralları ele alınmaktadır.

1) İki Ayrı Süre: 3 Ay ve 1 Yıl

İİK m.347 iki süreyi birlikte öngörür:

  • Üç aylık süre: Fiilin (ödenmemenin) öğrenildiği tarihten itibaren işler.
  • Bir yıllık süre: Öğrenme ne zaman olursa olsun, fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçtiğinde şikâyet hakkı her hâlde düşer.

Bu iki süreden hangisi önce dolarsa şikâyet hakkı o anda sona erer. Süreler hak düşürücü niteliktedir; mahkemece re’sen gözetilir.

2) Nafaka Aylık Bir Borçtur: Her Ay Ayrı Sayaç

Nafaka aylık olarak muaccel olan bir borçtur. Bu nedenle ödenmeyen her ay için ayrı bir şikâyet hakkı ve ayrı bir üç aylık sayaç doğar. Uygulamadaki en yaygın hata, aylarca bekleyip “topluca şikâyet edeyim” düşüncesidir: süresi geçen aylar bakımından hak düşer, yalnızca son üç ay içindeki muaccel borçlar şikâyete konu olabilir.

⚠️ Kritik ayrım: cari nafaka ve birikmiş nafaka

İİK m.344 uygulamasında tazyik hapsine karar verilebilmesi için borcun işleyen dönem (cari) nafaka olması aranır. Yalnızca geçmişe dönük birikmiş nafaka alacağı için tazyik hapsi istenemez; birikmiş alacak icra takibi, haciz ve tahsil yollarıyla takip edilir. Bu ayrım, şikâyetin reddedilmesinin en sık sebeplerinden biridir.

3) Şikâyet İçin Ne Kadar Beklemek Gerekir?

Bekleme zorunluluğu yoktur. Nafaka hükmünün verilmesi ile şikâyet tarihi arasında bir aylık nafaka borcunun doğmuş olması ya da icra emrinin tebliğinden sonra nafakanın ödenmemesi, İİK m.344’ün uygulanması için yeterlidir. Yani bir ay ödenmediğinde şikâyet yolu açılır.

4) Tazyik Hapsi Hangi Hâllerde Düşer?

  1. Borç ödenirse. İİK m.354 uyarınca borcun itfası hâlinde dava ve ceza düşer. Hapsin infazına başlandıktan sonra dahi kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir.
  2. Şikâyet süresi geçmişse. Üç aylık ya da bir yıllık süre dolmuşsa şikâyet hakkı düşer.
  3. Nafaka kararı kaldırılmışsa. Nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldıran bir karar varsa şikâyetin dayanağı kalmaz.
  4. İnfaz süresi geçmişse. İİK m.354 uyarınca icra mahkemesinin verdiği tazyik hapsine ilişkin karar, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez.

⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim

Anayasa Mahkemesi’nin TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı (E.2025/156, K.2026/131, karar tarihi 4 Haziran 2026) 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı: ne değişti ve geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.

Nafaka şikâyet sürenizi kaçırmamak için hemen değerlendirme alın
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

5) Azaltma veya Kaldırma Davası Açılmışsa

İİK m.344, borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması hâlinde, icra mahkemesinin tazyik hapsinin uygulanmasını bu davanın sonuna bırakabileceğini düzenler. Bu, borçlu bakımından önemli bir savunma imkânıdır; ancak dava açılmış olması tek başına otomatik bir durdurma sağlamaz, mahkemenin takdirindedir.

Buna karşılık salt malî güçsüzlük iddiası tazyik hapsini durdurmaz. Ödeme gücü azalan borçlunun izleyeceği doğru yol, TMK m.176/4 kapsamında nafaka indirimi veya kaldırılması davası açmaktır.

6) Karara İtiraz Süresi

Tazyik hapsi kararına karşı itiraz süresi, 7499 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonrasında İİK m.353 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu süre de hak düşürücüdür; kaçırılması hâlinde karar kesinleşir.

7) Süre Yönetimi Kontrol Listesi

  • ☑ Hangi aylar ödenmedi, her biri için üç aylık süre doldu mu?
  • ☑ Şikâyet cari nafakaya mı dayanıyor, yoksa yalnızca birikmiş alacağa mı?
  • ☑ İcra takibi başlatıldı ve icra emri tebliğ edildi mi?
  • ☑ Borçlunun açtığı bir azaltma/kaldırma davası var mı?
  • ☑ Karar verildiyse iki haftalık itiraz süresi takip ediliyor mu?

Ön Şart: Önce İcra Takibi

Tazyik hapsi doğrudan istenemez. Nafaka yükümlülüğünü ihlal eden borçlunun cezalandırılabilmesi için öncelikle nafakaya dair kararın icra takibine konu edilmesi gerekir.

Sıralama şudur:

  • 1. Nafaka kararına dayanarak ilamlı icra takibi başlatılır.
  • 2. İcra dairesi borçluya yedi günlük ödeme süresi içeren icra emri tebliğ eder.
  • 3. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa takip kesinleşir ve haciz işlemleri başlatılabilir.
  • 4. Ödenmeyen cari nafaka için icra ceza mahkemesine şikâyette bulunulur.

Takip başlatılmadan yapılan şikâyet sonuç doğurmaz. Bu, en sık karşılaşılan usul hatasıdır.

İki Süre: Üç Ay ve Bir Yıl

İİK m. 347 uyarınca şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.

Nafakada “fiil”, ödenmesi gereken ayın ödenmemesidir. Bu nedenle süre her ay için ayrı işler.

Görev, Yetki ve Birleştirme Yasağı — İİK m.346 ve m.348

Süreler doğru hesaplansa bile şikâyet yanlış mahkemeye yöneltilirse sonuç alınamaz. Kanun bu konuda genel ceza usulünden ayrılan özel kurallar getirmiştir.

İİK m.346’ya göre bu Kanun hükümlerine göre disiplin veya tazyik hapsine icra mahkemesi karar verir ve bu Bapta yer alan suçlarla ilgili davalara icra mahkemesinde bakılır. Maddenin başlığı bir yasağı da içerir: icra ceza mahkemesinin görevine giren suçlara ilişkin davalar, diğer mahkemelerde görülen ceza davalarıyla birleştirilemez. Yani nafaka şikâyeti, aynı taraflar arasındaki başka bir ceza dosyasıyla birleştirilerek görülemez.

Yetki bakımından ise İİK m.348 açıktır: bu Bapta yer alan fiillerden dolayı yetkili icra mahkemesi, icra takibinin yapıldığı yerdeki mahkemedir. Buradaki ölçüt suçun işlendiği yer değildir; belirleyici olan takibin açıldığı icra dairesinin bulunduğu yerdir. Borçlu başka şehre taşınmış olsa dahi yetkili mahkeme değişmez.

Görev, yetki ve birleştirme yasağı (İİK m.346, m.348)
KonuKuralMadde
Karar merciiİcra mahkemesim.346
BirleştirmeDiğer ceza davalarıyla birleştirilemezm.346
Yetkili yerİcra takibinin yapıldığı yerm.348
Ölçüt değilSuçun işlendiği yer; borçlunun yeni adresi—

Şikâyetin Şekli ve Duruşma Usulü — İİK m.349

İcra ceza yargılaması hızlı işlemek üzere kurgulanmıştır ve bu hız, tarafların üzerine belirli yükler bindirir. Usul İİK m.349’da düzenlenmiştir.

Maddeye göre şikâyet dilekçe ile veya şifahi beyanla yapılır. Sözlü beyan mahkeme kâtibine yazdırılmak suretiyle de yapılabilir. Dilekçeyi veya dava beyanını alan icra mahkemesi duruşma için hemen bir gün tayin edip şikâyetçinin imzasını alır ve maznuna celpname gönderir. Şahit gösterilmişse o da celbolunur.

Devamındaki cümle tarafların yükümlülüğünü belirler: iki taraf tayin olunan gün ve saatte icra mahkemesinin huzuruna gelmeye veya vekil göndermeye mecburdurlar. Mahkeme icabında tarafların bizzat hazır bulunmasını emredebilir. Borçlu başka yerde ikamet ediyorsa istinabe yoluyla sorguya çekilir; bu, borçlunun başka şehirde olmasının süreci tıkamadığı anlamına gelir.

Dikkat edilmesi gereken bir nokta daha vardır: icra ceza muhakemesinde şikâyet, ceza muhakemesinden farklı olarak soruşturma evresini değil doğrudan kovuşturma evresini başlatır. Yani savcılık aşaması yoktur; dosya doğrudan duruşmaya gider.

Şikâyetin şekli ve duruşma usulü (İİK m.349)
Aşamaİşlem
BaşvuruDilekçe veya şifahi beyan
Duruşma günüHemen tayin edilir
Borçluya bildirimCelpname gönderilir
Borçlu başka şehirdeyseİstinabe yoluyla sorgu
Başlattığı evreDoğrudan kovuşturma; savcılık aşaması yok

Şikâyetçinin İki Kritik Yükü

Bu usulün en sert iki kuralı şikâyetçiyi ilgilendirir ve ikisi de hak kaybına yol açacak niteliktedir. Süreleri doğru hesaplayıp bu iki noktada hata yapmak, dosyanın esasa girmeden kapanmasına yol açar.

Birincisi duruşmaya katılma zorunluluğudur. Şikâyetçi, belirlenen duruşma gününde gelmez ve avukat da göndermezse şikâyet hakkı düşer. Bu, olağan ceza yargılamasından tamamen farklı bir sonuçtur; orada mağdurun gelmemesi davayı düşürmez. Burada ise şikâyetin kaderi doğrudan duruşmaya katılıma bağlıdır.

İkincisi delil bağlılığıdır. Şikâyetçi, şikâyet dilekçesinde veya beyanında gösterdiği delillerle bağlıdır; sonradan başka delil gösteremez. Bu nedenle şikâyet dilekçesi hazırlanırken tüm deliller — icra dosyası bilgileri, ödeme emrinin tebliğ tarihi, ödenmeyen aylar, varsa tanıklar — baştan eksiksiz sayılmalıdır.

Borçlu tarafında ise dengeleyici bir kural vardır: sanık savunmasını yaptıktan sonra ancak bir kez soruşturmanın genişletilmesi talebinde bulunabilir. Bu da yargılamanın uzatılmasını engeller.

Şikâyetçinin iki kritik yükü
KuralSonucu
Duruşmaya gelmemekŞikâyet hakkı düşer
Avukat göndermekKatılım şartını karşılar
Delil bağlılığıSonradan başka delil gösterilemez
Borçlunun tevsii tahkikatıBir kez talep edilebilir

Bu Yargılama Neden Farklı İşler?

Yukarıdaki kuralların hepsi tek bir tercihten doğar: icra ceza yargılaması, alacağın hızla tahsilini sağlamak üzere sadeleştirilmiş bir usuldür. Bunun sonuçlarını bilmek, beklentiyi doğru kurmayı sağlar.

Farklar dört başlıkta toplanabilir. Birincisi, duruşmalarda Cumhuriyet savcısı hazır bulundurulmaz; iddia makamı yoktur, süreci şikâyetçi yürütür. İkincisi, re’sen araştırma ilkesi geçerli değildir; mahkeme kendiliğinden delil toplamaz. Üçüncüsü, iki tarafın ifadeleri, delilleri, iddia ve müdafaaları dinlendikten sonra nihayet beş gün içinde karar verilmesi öngörülmüştür. Dördüncüsü, icra ceza muhakemesinde sanığın savunması alınmaksızın dahi karar verilebilmesi mümkündür.

Bu tablo, şikâyetin neden bir dosya hazırlığı işi olduğunu açıklar. Mahkeme eksikleri tamamlamayacağı için, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edildiği, hangi ayların ödenmediği ve şikâyet süresinin hangi tarihten işlediği dilekçede hesaplanmış hâlde sunulmalıdır.

İcra ceza mahkemesi ile genel ceza yargılaması
Konuİcra ceza mahkemesiGenel ceza yargılaması
SavcıDuruşmaya katılmazİddia makamı olarak katılır
Re’sen araştırmaYokVar
Şikâyetin başlattığı evreKovuşturmaSoruşturma
Dava birleştirmeYasakMümkün
Karar süresiDinlemeden sonra beş günGenel hükümler

Delil Bağlılığının Dilekçeye Yansıması

Şikâyetçinin dilekçesinde gösterdiği delillerle bağlı olması, dilekçeyi sıradan bir başvuru metni olmaktan çıkarır. Sonradan tamamlama imkânı bulunmadığından, aşağıdaki başlıkların tamamı ilk metinde yer almalıdır.

Temel olarak dört küme vardır. Birincisi takip bilgileri: icra dairesi, dosya numarası, takibin dayanağı ilam ve ilamın tarihi. İkincisi tebligat: icra emrinin borçluya hangi tarihte ve hangi usulle tebliğ edildiği; tebliğ mazbatasının dosyada bulunduğu. Üçüncüsü ödenmeyen dönem: hangi aylara ilişkin nafakanın ödenmediği, ay ay ve tutar tutar. Dördüncüsü süre hesabı: şikâyete konu her ihlal bakımından üç aylık sürenin hangi tarihte başladığı ve dolmadığı.

Buna ek olarak tanık gösterilecekse tanıkların ad ve adreslerinin de dilekçede bulunması gerekir; çünkü İİK m.349 uyarınca şahit gösterilmişse o da celbolunur ve celp işlemi ilk duruşma için yapılır. Duruşma günü hemen tayin edildiğinden, sonradan tanık bildirme imkânı fiilen bulunmaz.

Şikâyet dilekçesinde gösterilecekler
KümeDilekçede gösterilecek
Takip bilgileriİcra dairesi, dosya no, ilam ve tarihi
Tebligatİcra emrinin tebliğ tarihi ve usulü
Ödenmeyen dönemAylar ve tutarlar ayrı ayrı
Süre hesabıHer ihlal için üç aylık sürenin başlangıcı
TanıkAd ve adres; sonradan bildirilemez

Bu dört küme eksiksiz sunulduğunda, mahkemenin re’sen araştırma yapmaması bir dezavantaj olmaktan çıkar; dosya ilk duruşmada karara elverişli hâle gelir.

Takibin baştan doğru kurulması için ilamlı icra takibi yazımıza, dilekçe metni için nafaka ödememe şikâyet dilekçesi örneğimize bakabilirsiniz.

Nafaka aylık bir borçtur: her ay ayrı süre

Nafaka her ay yeniden doğan bir borçtur. Dolayısıyla üç aylık şikâyet süresi her ay için ayrı ayrı hesaplanır.
Bunun iki sonucu vardır. Birincisi: bir ayın süresi kaçırıldığında yalnızca o ay için şikâyet hakkı düşer; sonraki aylar için hak saklı kalır. İkincisi: uzun süre bekleyip toplu şikâyette bulunanlar, üç ayı aşan aylar bakımından hak kaybına uğrar.
Pratik sonuç: dilekçede hangi ayların ödenmediği tek tek ve tarihleriyle gösterilmelidir. “Uzun süredir ödemiyor” biçimindeki genel ifade, hangi ayların süresi içinde olduğunu belirsiz bırakır.

Beklemek Gerekmez

Yaygın bir yanlış inanç, şikâyet için belirli sayıda ayın birikmesinin beklenmesi gerektiğidir. Böyle bir şart yoktur.

Bir aylık nafaka borcunun doğmuş olması ya da icra emrinin tebliğinden sonra ödeme yapılmaması, İİK m. 344’ün uygulanması için yeterlidir.

En Kritik Sınır: Birikmiş Nafaka

Bu, taleplerin en sık reddedildiği noktadır ve iyi bilinmesi gerekir.

İİK m. 344 uygulamasında tazyik hapsi için borcun işleyen dönem (cari) nafakası olması aranır. Yalnızca geçmişe dönük birikmiş alacak için tazyik hapsi istenemez.

Cari ve birikmiş nafaka
Alacak türüTazyik hapsiTahsil yolu
Cari nafaka — takipten sonra işleyen aylarİstenebilirHaciz + tazyik hapsi
Birikmiş nafaka — geçmiş dönemİstenemezHaciz ve tahsil yolları

Bu ayrım zamanaşımına da yansır: cari nafaka alacakları her ay yeniden doğduğundan zamanaşımına tabi değildir; birikmiş nafaka alacakları ise on yıllık zamanaşımına tabidir.

Dolayısıyla şikâyet dilekçenizde talebin cari nafakaya dayandığı açıkça gösterilmelidir.

Tazyik Hapsi Ceza Değildir

İİK m. 344 “üç aya kadar tazyik hapsi” der; bu bir üst sınırdır. Hâkim somut olaya göre daha kısa bir süre de belirleyebilir.

Niteliği bakımından tazyik hapsi bir ceza değil, ödemeye zorlayan bir tedbirdir. Bunun pratik sonuçları:

  • Adlî sicile işlemez — sabıka kaydı doğurmaz
  • Paraya veya seçenek yaptırımlara çevrilmez
  • Ertelenemez
  • Ödeme ile son bulur: Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir. İİK m. 354 uyarınca borcun itfası hâlinde dava ve ceza düşer.

Borçlunun Savunmaları: Hangisi İşe Yarar?

  • Ödeme belgesi: En güçlü savunmadır. Banka dekontu veya icra dosyasına yatırılan tutar gösterilmelidir.
  • Nafakanın kaldırıldığı veya azaltıldığı: Kesinleşmiş karar sunulmalıdır.
  • Malî güçsüzlük: Tek başına tazyik hapsini durdurmaz. Uygulamada yerleşik görüşe göre ödeme gücü azalan borçlunun izlemesi gereken yol, nafakanın indirilmesi veya kaldırılması davası açmaktır.
  • Zorunlu sebepler: Hastane yatışı, askerlik ve tutukluluk gibi hâllerin ispatı istisnai kabul durumudur.

Azaltma Davası Açılmışsa

İİK m. 344’te borçlu lehine önemli bir imkân düzenlenmiştir: borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması hâlinde, icra mahkemesi tazyik hapsinin uygulanmasını bu davanın sonuna bırakabilir.

Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: bu otomatik bir durdurma değildir, mahkemenin takdirindedir. Dava açmış olmak tek başına güvence sağlamaz; bu nedenle dava dosyası ve duruşma bilgileri icra ceza mahkemesine sunulmalıdır.

İtiraz: İki Hafta

Tazyik hapsi kararına karşı itiraz süresi İİK m. 353 uyarınca iki haftadır (7499 sayılı Kanunla 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar için yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır) ve kararın tebliğinden itibaren işler; aynı değişiklikle maddedeki “tefhim veya” ibaresi de çıkarılmıştır.

Bu süre hak düşürücüdür; kaçırılması hâlinde karar kesinleşir. Nafaka dosyalarında sürelerin kısalığı nedeniyle takvim titizlikle izlenmelidir.

Nafaka Alacağının Ayrıcalıklı Konumu

Tazyik hapsi tek yol değildir. Nafaka alacağı, genel para alacaklarından farklı olarak özel bir koruma rejimine tabidir:

  • İmtiyazlı alacak: İİK m. 206 uyarınca nafaka alacakları imtiyazlı alacaklar kategorisinde değerlendirilir; borçlunun malvarlığının satışında diğer alacaklardan önce ödenir.
  • Emekli maaşı haczi: 5510 sayılı Kanun m. 93 uyarınca emekli maaşı dâhil sosyal güvenlik ödemeleri nafaka borcu için haczedilebilir. Diğer borçlar için bu ödemeler kural olarak haczedilemez.
  • Maaş haczinde sınır farkı: İş Kanunu m. 35 uyarınca maaşın dörtte birinden fazlası normalde haczedilemezken, nafaka borcunda bu üst sınır uygulanmaz.

Haciz araçları da geniştir: maaş haczi, banka hesabı haczi, araç ve gayrimenkul haczi, kira alacağı haczi.

Şikâyet Dilekçesinde Bulunması Gerekenler

  • Nafaka kararının esas ve karar numarası ile tarihi
  • İcra dosya numarası ve icra emrinin tebliğ tarihi
  • Ödenmeyen ayların tek tek listesi ve muacceliyet tarihleri
  • Talebin cari nafakaya dayandığının açıkça belirtilmesi
  • Üç aylık sürenin her ay bakımından dolmadığının gösterilmesi
  • İİK m. 344 uyarınca tazyik hapsi talebi

Şikâyet Öncesi Kontrol Listesi

  • İcra takibi başlatıldı mı, icra emri tebliğ edildi mi?
  • Hangi aylar ödenmedi, her biri için üç aylık süre doldu mu?
  • Şikâyet cari nafakaya mı dayanıyor, yoksa yalnızca birikmiş alacağa mı?
  • Fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıllık süre aşıldı mı?
  • Şikâyet, takibin yapıldığı yerdeki icra ceza mahkemesine mi yöneltiliyor?

Sık Yapılan Hatalar

  • Takip başlatmadan şikâyet etmek: Nafaka kararının önce icra takibine konu edilmesi gerekir.
  • Ay ay dökmemek: Üç aylık süre her ay için ayrı işler; genel ifadeler hak kaybına yol açar.
  • Yalnızca birikmiş alacağa dayanmak: Tazyik hapsi cari nafaka için istenebilir.
  • Ay birikmesini beklemek: Bir aylık borcun doğmuş olması yeterlidir; beklemek süre kaybettirir.
  • Malî güçsüzlüğe güvenmek: Bu iddia tazyik hapsini durdurmaz; azaltma veya kaldırma davası açılmalıdır.
  • İki haftalık itiraz süresini kaçırmak: Süre hak düşürücüdür.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Örnek Süre Hesabı: Hangi Aylar Hâlâ Şikâyet Edilebilir?

Üç aylık sürenin her ay için ayrı işlemesi, somut bir örnekle daha iyi anlaşılır. Nafakanın her ayın birinde ödeneceğini, ilamlı takibin Aralık 2025’te başlatıldığını ve icra emrinin aynı ay borçluya tebliğ edildiğini varsayalım. Borçlu Ocak-Haziran 2026 arasındaki altı ayın nafakasını ödememiş, alacaklı da her ayın ödenmediğini vade tarihinde öğrenmiştir. Alacaklı şikâyetini 20 Haziran 2026’da yaparsa sonuç şöyledir:

Örnek: 20 Haziran 2026 tarihli şikâyette süre durumu
Ödenmeyen ayVadeÜç aylık sürenin sonuSonuç
Ocak 20261 Ocak1 Nisan 2026Şikâyet hakkı düşmüş
Şubat 20261 Şubat1 Mayıs 2026Şikâyet hakkı düşmüş
Mart 20261 Mart1 Haziran 2026Şikâyet hakkı düşmüş
Nisan 20261 Nisan1 Temmuz 2026Şikâyet edilebilir
Mayıs 20261 Mayıs1 Ağustos 2026Şikâyet edilebilir
Haziran 20261 Haziran1 Eylül 2026Şikâyet edilebilir

Ocak, Şubat ve Mart aylarının nafakası alacak olarak ortadan kalkmaz; yalnız bu aylar için tazyik hapsi istenemez ve tahsil haciz yoluyla sürdürülür. Örnekteki kayıp, ödemenin aksadığı her dönemde beklemeden şikâyette bulunulmamasından doğmuştur. Alacaklının ödenmeyen ayı geç öğrendiği istisnai hâllerde ise üç aylık süre öğrenmeden başlar, ancak fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmişse şikâyet hakkı her hâlde düşer (İİK m.347). Bu nedenle ödemenin aksadığı ilk aydan itibaren şikâyetlerin düzenli aralıklarla yapılması, hak kaybını önlemenin en güvenli yoludur.

Şikâyetten Sonra: Duruşma, Karar, İtiraz ve İnfaz

Şikâyet, takibin yapıldığı yerdeki icra mahkemesine yapılır (İİK m.346, m.348). Mahkeme duruşma için hemen bir gün belirler ve borçluya celpname gönderir; borçlu başka bir yerde oturuyorsa istinabe yoluyla sorgulanabilir (İİK m.349). Şikâyetçi belirlenen gün ve saatte gelmez ve vekil de göndermezse şikâyet hakkı düşer; bu nedenle duruşma günü, en az şikâyet süresi kadar titizlikle takip edilmelidir.

Mahkeme, nafakaya ilişkin kararın gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında üç aya kadar tazyik hapsine karar verir; hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir (İİK m.344). Karara karşı, 7499 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonrasında kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (İİK m.353). Şikâyetten vazgeçilmesi veya borcun ödendiğinin sabit olması hâlinde dava ve ceza bütün sonuçlarıyla düşer; kesinleşen karar ise kesinleşmesinden itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilemez (İİK m.354).

İcra ceza yargılamasında aşamalar
AşamaKuralDayanak
ŞikâyetTakibin yapıldığı yer icra mahkemesine; üç ay ve bir yıl içindeİİK m.347, m.348
DuruşmaHemen gün verilir; şikâyetçi gelmez, vekil de göndermezse şikâyet hakkı düşerİİK m.349
KararÜç aya kadar tazyik hapsi; ödeme hâlinde tahliyeİİK m.344
Azaltma davasıHapsin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilirİİK m.344
İtirazTebliğden itibaren iki haftaİİK m.353
DüşmeŞikâyetten vazgeçme veya borcun ödenmesiİİK m.354
İnfaz sınırıKesinleşmeden itibaren iki yılİİK m.354

Hangi Nafaka Kararları İçin Tazyik Hapsi İstenebilir?

İİK m.344, nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçluyu kapsar ve nafakanın türü bakımından bir ayrım yapmaz. Boşanma davası sürerken hükmedilen tedbir nafakası, boşanmayla birlikte veya sonradan hükmedilen iştirak ve yoksulluk nafakası ile yardım nafakasına ilişkin kararların her biri, ilamlı takibe konu edildikten sonra bu yolun dayanağı olabilir. Yol, alacaklının şikâyetiyle işler; mahkeme kendiliğinden harekete geçmez. Çocuk için hükmedilen iştirak nafakasında takip ve şikâyet, nafakanın kendisine ödenmesine karar verilen ve velayeti kullanan ebeveyn tarafından yapılır.

Nafaka borcu ile kişisel ilişki hakkı birbirine bağlı yükümlülükler değildir. Nafaka ödenmediği gerekçesiyle çocuğun diğer ebeveyne gösterilmemesi kişisel ilişki kararının ihlalidir; çocuğun gösterilmemesi de nafaka ödemesini durdurmanın gerekçesi olamaz. Her iki ihlalin kendi yaptırımı vardır ve birbirine karşı savunma olarak ileri sürülemez. Ayrıntısı için çocuğu göstermeyen eşe nafaka kesilir mi rehberimize bakabilirsiniz.

Borçlu Açısından: Ödeme Nasıl Yapılmalı ve İspatlanmalı?

Tazyik hapsine karşı en güçlü savunma ödemedir; ancak ödemenin ispatı da en sık sorun çıkaran konudur. Elden yapılan ödemelerin ispatı güçtür. Nafaka ya icra dosyasına yatırılmalı ya da alacaklının banka hesabına, açıklama kısmına hangi aya ait nafaka olduğu yazılarak gönderilmelidir. Takip başlatılmış bir dosyada alacaklıya doğrudan yapılan ödemeler de icra dairesine bildirilmeli ve dekontlar dosyaya sunulmalıdır; ilamlı takipte borcun ödendiği iddiası, icranın geri bırakılması yoluyla ileri sürülür (İİK m.33).

Ödeme gücü gerçekten azalmışsa çözüm ödemeyi kesmek değil, nafakanın azaltılması veya kaldırılması davası açmaktır (TMK m.176/4, m.331). Bu dava açılmışsa icra mahkemesi tazyik hapsinin uygulanmasını davanın sonuna bırakabilir; bunun için dava dosyasının bilgileri icra mahkemesine sunulmalıdır. Azaltma talebinin kurgusu için nafaka azaltma dilekçesi örneği sayfamıza bakabilirsiniz.

Şikâyet Dilekçesinde Talep Sonucu

Şikâyetçi dilekçesinde gösterdiği delillerle bağlı olduğundan, talep sonucu yalnız tazyik hapsi istemini değil hangi aylara ilişkin olduğunu da açıkça göstermelidir. Her ay için vade tarihi ile şikâyetin üç aylık süre içinde yapıldığı ayrıca belirtilmeli, tanık gösterilecekse adları ve adresleri baştan bildirilmelidir:

NETİCE-İ TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. … Aile Mahkemesinin … Esas, … Karar sayılı ilamıyla hükmedilen ve … İcra Dairesinin … Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen nafakanın …/2026, …/2026 ve …/2026 aylarına ait kısmını ödemeyen borçlu hakkında İİK m.344 uyarınca tazyik hapsine karar verilmesine,

2. Yargılama giderlerinin borçluya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederim.

Tam bir metin için nafaka ödememe şikâyet dilekçesi örneği sayfamıza bakabilirsiniz.

Nafaka şikâyetinizin süresini ve dilekçenizi birlikte değerlendirmek için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Sicil ve memuriyet: Tazyik hapsinin adli sicile işlenmemesinin kanuni dayanağı (5352 m.5/1-b) ve memuriyete etkisi için Nafaka Borcu Sicile İşler mi? Memuriyete ve İşe Etkisi yazımıza bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Nafaka şikâyet süresi kaç aydır?

İİK m.347 uyarınca şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Nafaka aylık bir borç olduğundan ödenmeyen her ay için ayrı bir süre işler.

Süreyi kaçırırsam ne olur?

Süresi geçen aylar bakımından şikâyet hakkı düşer; o aylar için tazyik hapsi istenemez. Ancak sonraki aylar için hak saklıdır ve birikmiş alacak icra takibi ile tahsil edilmeye devam edilebilir.

Birikmiş nafaka için hapis istenebilir mi?

İİK m.344 uygulamasında tazyik hapsi için borcun işleyen dönem (cari) nafaka olması aranır. Yalnızca geçmişe dönük birikmiş alacak için tazyik hapsi istenemez; bu alacak haciz ve tahsil yollarıyla takip edilir.

Şikâyet için kaç ay ödenmemiş olması gerekir?

Bekleme zorunluluğu yoktur. Bir aylık nafaka borcunun doğmuş olması ya da icra emrinin tebliğinden sonra ödeme yapılmaması İİK m.344’ün uygulanması için yeterlidir.

Borç ödenirse hapis sona erer mi?

Evet. İİK m.354 uyarınca borcun itfası hâlinde dava ve ceza düşer. Hapsin infazına başlandıktan sonra dahi kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir.

Tazyik hapsi kararına itiraz süresi nedir?

İİK m.353 uyarınca itiraz süresi, 7499 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonrasında kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Süre kaçırıldığında karar kesinleşir.

Ödeme gücüm yoksa hapis uygulanır mı?

Salt malî güçsüzlük iddiası tazyik hapsini durdurmaz. Ödeme gücü azalan borçlunun TMK m.176/4 kapsamında nafaka indirimi veya kaldırılması davası açması gerekir; İİK m.344 uyarınca mahkeme tazyik hapsinin uygulanmasını bu davanın sonuna bırakabilir.

Bir ayın süresini kaçırırsam tümü düşer mi?

Hayır. Nafaka her ay yeniden doğan bir borç olduğundan üç aylık süre her ay için ayrı hesaplanır; bir ayın süresi kaçırıldığında yalnızca o ay için şikâyet hakkı düşer, sonraki aylar için hak saklı kalır. Bu nedenle dilekçede ödenmeyen aylar tek tek ve tarihleriyle gösterilmelidir.

Şikâyetten önce icra takibi şart mı?

Şarttır. Nafaka yükümlülüğünü ihlal eden borçlunun cezalandırılabilmesi için öncelikle nafakaya dair kararın icra takibine konu edilmesi gerekir. İcra dairesi borçluya yedi günlük ödeme süresi içeren icra emri tebliğ eder; şikâyet bu aşamadan sonra icra ceza mahkemesine yapılır.

Tazyik hapsi sabıka kaydına işler mi?

İşlemez. Tazyik hapsi bir ceza değil, ödemeye zorlayan tedbirdir; adlî sicile işlemez, paraya veya seçenek yaptırımlara çevrilmez ve ertelenemez. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir.

Borçlu başka şehre taşındıysa şikâyeti nerede yaparım?

İİK m.348 uyarınca yetkili icra mahkemesi, icra takibinin yapıldığı yerdeki mahkemedir; borçlunun yeni adresi yetkiyi değiştirmez. Başka yerde oturan borçlu istinabe yoluyla sorgulanabilir (İİK m.349).

Duruşmaya gitmezsem şikâyetim ne olur?

Şikâyetçi belirlenen gün ve saatte duruşmaya gelmez ve vekil de göndermezse şikâyet hakkı düşer (İİK m.349). Bu nedenle duruşmaya bizzat katılmak veya avukat göndermek gerekir.

Tazyik hapsi kararı ne zamana kadar infaz edilebilir?

İİK m.354 uyarınca karar, kesinleşmesinden itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilemez. Şikâyetten vazgeçilmesi veya borcun ödendiğinin sabit olması hâlinde ise dava ve ceza bütün sonuçlarıyla düşer.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Nafaka alacağınızın tahsili için icra ve şikâyet yolunu planlayalım
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Post by Av. Fatma Öztürk