Yabancı Boşanma Kararının İdari Yoldan (Nüfusta) Tanınması
22 Haziran 2026

Yabancı Boşanma Kararının İdari Yoldan (Nüfusta) Tanınması

İdari yoldan tanıma (NHK m. 27/A), yurt dışı boşanma kararının mahkeme davası olmadan nüfus müdürlüğü veya konsolosluk aracılığıyla nüfus kütüğüne tescilidir. Şartlar: tarafların birlikte başvurması, kararın yetkili makamca verilip usulen kesinleşmiş olması ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması. Nafaka/velayet gibi fer’î hükümler idari yolla işlenmez. Bu rehberde idari tanımayı açıklıyoruz.

Yurt dışı boşanmanızı dava açmadan tanıtmak mı istiyorsunuz?

İdari tanıma şartlarınızı ve başvuru yolunu birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

İdari yoldan tanıma nedir? (NHK m. 27/A)

İdari yoldan tanıma, yurt dışında verilen boşanma kararlarının, Türkiye’de mahkemeye (dava) gitmeden, nüfus müdürlüğü veya konsolosluk aracılığıyla doğrudan nüfus kütüğüne tescil edilmesidir. Bu imkân, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’na eklenen m. 27/A ve buna dayanan yönetmelikle 2018’de yürürlüğe girmiştir. Amaç, yurt dışında boşanan vatandaşların uzun ve masraflı bir dava süreci yaşamadan, boşanmalarını Türk nüfus kayıtlarına hızla işletebilmesidir.

Başvuru nereye yapılır?

Başvuru; yurt dışında, kararın verildiği ülkedeki Türk dış temsilciliklerine (büyükelçilik, başkonsolosluk veya konsolosluk ajanlığı) yapılır. Türkiye’de ise taraflardan birinin yerleşim yeri il nüfus müdürlüğüne başvurulur. Tarafların Türkiye’de yerleşim yeri yoksa, İçişleri Bakanlığı tarafından bu iş için belirlenmiş il nüfus müdürlüklerinden birine (örneğin Ankara, İstanbul, İzmir gibi belirlenen iller) başvuru yapılabilir. Başvuru, ilgili komisyonlarca incelenir ve şartların sağlanması hâlinde tescil gerçekleştirilir.

İdari yoldan tanımanın şartları

Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A’ya göre üç temel şart aranır: (1) Kararın, tarafların bizzat veya vekilleri aracılığıyla birlikte başvurmasıyla (taraflardan biri ölmüş ya da yabancı ise Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekilinin tek başına başvurmasıyla) talep edilmesi; (2) kararın, verildiği devlet kanunlarına göre konusunda yetkili adlî veya idarî makam tarafından verilmiş ve usulen kesinleşmiş olması; (3) kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması. Bu şartların birlikte sağlanması gerekir; örneğin dinlenilme hakkı ihlal edilerek verilen bir karar idari yolla tanınmaz.

Birlikte başvuru ve gerekli belgeler

Birlikte başvuru kuraldır; ancak bu, ikisinin aynı anda aynı yerde bulunması anlamına gelmez. Taraflar başvurularını ayrı zamanlarda da yapabilir (örneğin biri başkonsolosluğa, diğeri Türkiye’deki nüfus müdürlüğüne); ayrı müracaatlarda iki başvuru arasındaki süre 90 günü geçmemelidir. Taraflardan biri ölmüş ya da yabancıysa, Türk vatandaşı olan taraf tek başına başvurabilir. Gerekli belgeler: kesinleşme şerhli karar aslı, apostil veya konsolosluk onayı, onaylı Türkçe tercüme, başvuru formu ve kimlik/pasaport; avukatla başvuruda özel yetkili vekâletname.

İdari yolun sınırları ve reddi hâlinde dava

İdari yoldan tanıma yalnızca boşanma, butlan veya iptal kararlarıyla sınırlıdır. Karar; velayet, iştirak nafakası, çocukla kişisel ilişki, mal rejimi veya tazminat gibi fer’î hükümler içeriyorsa bunlar idari yolla işlenmez; komisyon sadece boşanma yönünden karar verir. Eşlerden biri başvuruya yanaşmıyorsa ya da çekişme varsa da idari yol işletilemez. Şartların sağlanmaması nedeniyle tescil reddedilirse, ilgililer MÖHUK m. 50-59 uyarınca yetkili aile mahkemesinde tanıma/tenfiz davası açabilir. Başvurunun kabulünde ise tescil edilen kararın tarihi kesinleşme tarihi kabul edilir.

⚖️ Güncel not: Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; iptal, Resmî Gazete yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Geçiş döneminde mevcut nafaka kararları ve ödeme yükümlülüğü devam eder. Ayrıntı: AYM süresiz nafaka kararı (2026).

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Başvuru Şartlarının Tam Listesi

İdari tescil, dava açılmasına gerek bırakmayan hızlı bir yoldur; ancak kanunun aradığı şartların tamamı birlikte gerçekleşmelidir. Biri eksikse talep reddedilir ve yargı yoluna dönülür.

ŞartAçıklama
Karar konusuBoşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin olmalı
Veren makamYabancı ülke adlî veya idarî makamı; verildiği devlet kanunlarına göre konusunda yetkili olmalı
KesinleşmeUsulen kesinleşmiş olmalı
Kamu düzeniTürk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmamalı
BaşvuruBizzat veya vekil aracılığıyla, tarafların birlikte başvurması; taraflardan biri ölmüş ya da yabancı ise Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekili tek başına başvurabilir

İdarî makam kararları da kapsamdadır. Bu, idari yolun en önemli avantajlarından biridir: bazı ülkelerde boşanma mahkeme dışı makamlarca — belediye, noter veya nüfus idaresi — gerçekleştirilir. Kanun, bu makamlarca verilen kararları da açıkça kapsama almıştır. Aranan tek şey, kararı veren makamın o ülke kanunlarına göre konusunda yetkili olmasıdır. Bu, yargı yolunda tartışma konusu olabilecek bir hususu idari yolda baştan çözer.

Bir de “birlikte başvuru” kuralının uygulamadaki esnekliği vardır: eşlerin aynı anda başvurması şart değildir; belirli bir süre içinde yapılan ayrı başvurular birlikte başvuru sayılabilmektedir. Bu, tarafların farklı ülkelerde bulunduğu hâllerde önemli bir kolaylıktır.

Nereye Başvurulur? Yetkili Merciler

Başvurunun nereye yapılacağı, başvuranın nerede bulunduğuna göre değişir:

  • Yurt dışında: kararın verildiği ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti büyükelçiliği, başkonsolosluğu veya konsolosluk ajanlığı.
  • Yurt içinde: Bakanlıkça belirlenen il nüfus müdürlükleri. Kural olarak taraflardan birinin yerleşim yeri il nüfus müdürlüğü; Türkiye’de yerleşim yeri yoksa, bu iş için belirlenmiş illerden birine başvurulur.

Başvuruda sunulacak belgeler arasında, sıkça atlanan bir kalem vardır: aynı karara ilişkin olarak Türk mahkemelerinde daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir dava bulunup bulunmadığına veya tanımanın daha önce reddedilip reddedilmediğine ilişkin belge. Bu husus, idari yolun yargı yoluyla çakışmasını önlemek için aranır.

Eksiklik hâlinde süre verilir. Belgelerde eksiklik bulunması hâlinde tamamlanması için taraflara süre tanınır; başvuru doğrudan reddedilmez. Ayrıca aynı karara dayalı mükerrer başvuruların önlenmesi için elektronik kayıt sistemi kullanılır. Bu nedenle eksik belgeyle yapılan bir başvuru, sürecin başa dönmesi anlamına gelmez — ancak verilen süre içinde tamamlanmalıdır.

İdari Yolun Sınırı: Neyi Tescil Eder, Neyi Etmez?

Bu, iki yol arasındaki en belirleyici farktır ve doğru anlaşılmadığında ciddi hak kaybına yol açar.

Hükümİdari tescilNe gerekir?
Boşanmanın kendisi✔ Nüfusa işlenir
VelayetTanıma davası
İştirak ve yoksulluk nafakasıTenfiz — icra edilebilmesi için
TazminatTenfiz
Kişisel ilişkiTanıma davası
Mal rejimiTenfiz

Dolayısıyla karar yalnızca boşanmayı içeriyorsa idari yol yeterlidir. Kararda icraya konu hükümler varsa ve bunların Türkiye’de sonuç doğurması bekleniyorsa, idari tescil tek başına yetmez; ayrıca yargı yoluna gidilmesi gerekir. En verimli yöntem, ihtiyacı baştan belirleyip iki yolu paralel planlamaktır: boşanma idari yolla tescil edilirken, icraya konu hükümler için ayrıca dava açılabilir.

Ret hâlinde ise kapı kapanmaz: şartların yerine getirilmediği gerekçesiyle tescil talebi reddedilen kararlar bakımından, mahkemede tanıma ve tenfiz davası açma yolu açıktır. Ret kararının gerekçesi, açılacak davada hangi noktanın güçlendirilmesi gerektiğini gösterdiği için mutlaka yazılı olarak alınmalıdır.

Tanıma ve tenfiz davasının şartları, revizyon yasağı ve kamu düzeni denetimi için tanıma ve tenfiz rehberimize, tanınmadan önceki ara dönemde doğan sorunlar için nüfusa tescil rehberimize bakabilirsiniz.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

İdari Tanımanın Kanunî Şartları

Nüfus Hizmetleri Kanunu’na eklenen hüküm, mahkeme kararı aranmaksızın tescil imkânı tanır; ancak bunu dört şarta bağlamıştır.

Kapsam. Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca verilen ve boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin kararlar bu yolla nüfus kütüğüne tescil edilebilir.

Birinci şart — birlikte başvuru. Başvuru, bizzat veya vekilleri aracılığıyla tarafların birlikte yapılır. Taraflardan birinin ölmüş ya da yabancı olması hâlinde ise Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekili tek başına başvurabilir.

Bu şart, idari yolun en sık tıkandığı noktadır: iki taraf da Türk vatandaşı ve hayattaysa, birinin başvurmaktan kaçınması yolu kapatır.

İkinci şart — yetkili makam. Karar, verildiği devletin kanunlarına göre konusunda yetkili adlî veya idarî makam tarafından verilmiş olmalıdır.

Üçüncü şart — kesinleşme. Karar usulen kesinleşmiş olmalıdır. Bu nedenle dosyaya kesinleşmeyi gösteren belge eklenmelidir.

Dördüncü şart — kamu düzeni. Karar, Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmamalıdır.

Nereye başvurulur? Başvuru, yurt dışında dış temsilciliklere, yurt içinde ise Bakanlık tarafından belirlenen nüfus müdürlüklerine yapılır. Başvurunun her nüfus müdürlüğüne değil, belirlenmiş müdürlüklere yapılacağı gözden kaçırılmamalıdır.

Şartlar yoksa ne olur? Bu şartları taşımayan ya da başvurusu reddedilen kararların Türkiye’de tanınması, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun uyarınca yapılır. Yani idari yol kapandığında tanıma davası açmak gerekir.

Şartİçeriği
1 — BaşvuruTaraflar birlikte; istisnaen tek başına
2 — MakamKonusunda yetkili adlî veya idarî makam
3 — KesinleşmeUsulen kesinleşmiş olmalı
4 — Kamu düzeniAçıkça aykırı olmamalı
NereyeDış temsilcilik veya belirlenmiş nüfus müdürlüğü
ReddedilirseMÖHUK uyarınca tanıma davası

MÖHUK m.54’ün Dört Şartı

Dava yoluna gidildiğinde ölçüt değişir. MÖHUK m.54, dört bent hâlinde şartları sayar ve hüküm şöyle başlar: yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir.

(a) Karşılıklılık. Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması.

Karşılıklılık üç biçimde bulunabilir: akdî (anlaşma), kanunî (o devletin mevzuatı) veya fiilî (uygulama). Bunlardan birinin varlığı tek başına yeterlidir.

Bu şart kararı veren mahkemeye ilişkin olduğundan, gerçekleşmemesi hâlinde mahkeme diğer şartların incelenmesine geçmez.

(b) Yetki. İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.

Türk mahkemelerinin münhasıran yetkili olduğu konularda verilen yabancı kararlar tanınamaz ve tenfiz edilemez.

(c) Kamu düzeni. Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması. Aykırılıktan söz edilebilmesi için, hükmün Anayasanın ya da hukuk sisteminin temel prensiplerine aykırı olması aranır.

(ç) Savunma hakkı. O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması.

Bu bent itiraza bağlıdır: savunma hakkı ihlâli mahkemece kendiliğinden araştırılmaz; ilgilinin itiraz etmesi gerekir.

BentŞart
(a)Karşılıklılık — akdî, kanunî veya fiilî
(b)Münhasır yetki konusu olmamalı
(c)Kamu düzenine açıkça aykırı olmamalı
(ç)Savunma hakkı — itiraza bağlı
(a) yoksaDiğer şartlara geçilmez

Tanımada Karşılıklılık Aranmaz: MÖHUK m.58

Tanıma ile tenfiz arasındaki en pratik fark burada ortaya çıkar ve boşanma dosyalarında doğrudan sonuç doğurur.

MÖHUK m.58 uyarınca, yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi bakımından m.54’ün birinci fıkrasının (a) bendindeki şart aranmaz.

Sonuç. Tanıma davalarında karşılıklılık esası aranmaz. Yani Türkiye ile o devlet arasında anlaşma, kanun hükmü ya da fiilî uygulama bulunmasa dahi tanıma mümkündür.

Neden önemli? Boşanma kararlarının Türkiye’de sonuç doğurması için çoğu zaman tanıma yeterlidir; nüfus kaydının düzeltilmesi bir icra işlemi değil, bir tespit meselesidir. Bu nedenle karşılıklılığın bulunmadığı ülkeler bakımından bile yol açıktır.

Tanıma ile tenfiz ne zaman ayrışır? Yabancı kararın yalnız boşanma kısmı için tanıma yeterlidir. Kararda nafaka, tazminat veya bir para alacağı gibi icra edilebilir hükümler varsa, bunlar için tenfiz gerekir — ve tenfizde karşılıklılık şartı yeniden devreye girer.

Esasa girilmez. Türk hukukunda revizyon yasağı kabul edilmiştir: mahkeme yabancı kararın esasını yeniden incelemez. Aksinin kabulü, aynı davanın Türk mahkemesinde tekrar görülmesi ve yeni bir Türk mahkemesi kararının ortaya çıkması sonucunu doğururdu.

 TanımaTenfiz
AmaçKesin delil / kesin hükümİcra edilebilirlik
KarşılıklılıkAranmaz (m.58)Aranır (m.54/a)
Boşanma kısmıYeterliGerekmez
Nafaka, tazminatYetmezGerekir
Esas incelemesiRevizyon yasağı — yapılmaz

Görev, Yetki, Belgeler ve İtiraz

Dava yoluna gidildiğinde dört usul noktası kesinleştirilmelidir.

Görev. MÖHUK m.51’in birinci fıkrası görevli mahkemeyi asliye mahkemesi olarak göstermiştir. Ancak 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun uyarınca aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi aile mahkemelerinde görülür; Yargıtay, sonradan yürürlüğe giren MÖHUK’un bu hükmü ilga etmediğini kabul etmiştir.

Yetki — MÖHUK m.51/2. Kararlar; kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer mahkemesinden, Türkiye’de yerleşim yeri veya sâkin olduğu bir yer mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinden istenebilir. Üçüncü kademe, her iki tarafın da yurt dışında bulunduğu dosyalarda doğrudan devreye girer.

Belgeler — MÖHUK m.53. Dilekçeye iki belge eklenir: yabancı mahkeme ilâmının usulen onanmış aslı veya onanmış örneği ile onanmış tercümesi; ve ilâmın kesinleştiğini gösteren usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.

Yargılama usulü — MÖHUK m.55. Talep, basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenir ve karara bağlanır.

İtiraz sınırlıdır — m.55/2. Karşı taraf ancak tenfiz şartlarının bulunmadığını veya ilâmın kısmen ya da tamamen yerine getirilmiş yahut yerine getirilmesine engel bir sebep ortaya çıkmış olduğunu öne sürerek itiraz edebilir. “Karar haksızdı” biçimindeki esasa ilişkin savunmalar dinlenmez.

Kısmî tenfiz — m.56. Mahkeme, yabancı kararın kısmen tenfizine de karar verebilir. Bu, kararın bir bölümünün kamu düzenine aykırı bulunduğu hâllerde işler.

KonuKural
Görevli mahkemeAile mahkemesi (4787 s.K.)
YetkiYerleşim yeri → sâkin olduğu yer → üç şehir
Belgelerİlâm ve kesinleşme; onaylı tercümeyle
UsulBasit yargılama
İtirazSınırlı sayıda sebep
Kısmî tenfizMümkün (m.56)

İdari Yolun Sınırı: Neyi Çözer, Neyi Çözmez?

İdari tescil hızlı bir yoldur; ancak kapsamı dardır. Hangi sonucun doğduğu, hangisinin doğmadığı baştan bilinmelidir.

Çözdüğü. İdari tescil, medenî hâlin nüfus kütüğüne işlenmesini sağlar: kişi kayden boşanmış görünür. Bunun doğal sonucu olarak yeniden evlenmenin önündeki kayıt engeli kalkar.

Çözmediği — icra edilebilir hükümler. Yabancı kararda yer alan nafaka, maddî veya manevî tazminat ya da bir para alacağı bakımından idari tescil sonuç doğurmaz. Bu kalemlerin Türkiye’de icra edilebilmesi için tenfiz kararı gerekir.

Çözmediği — velâyet ve kişisel ilişki. Çocuğa ilişkin düzenlemeler bakımından da idari tescil yeterli olmayabilir. Velâyetin nüfusa işlenmesi ve kişisel ilişkinin Türkiye’de uygulanabilmesi ayrı değerlendirme gerektirir.

Çözmediği — mal rejimi. Yabancı kararda mal paylaşımına ilişkin hükümler varsa, bunların Türkiye’deki taşınmazlar bakımından sonuç doğurması ayrı bir süreç gerektirir.

Bekleme süresi. Tescil tamamlandığında kadın bakımından TMK m.132‘deki üçyüz günlük bekleme süresi gündeme gelir. 5490 sayılı Kanun uyarınca bu süre, kararın kesinleştiği tarihten itibaren hüküm ifade eder. Süre kaldırılmak isteniyorsa ayrıca aile mahkemesine başvurulmalıdır.

Süre sınırı yoktur. Ne idari tescil ne de tanıma davası için bir hak düşürücü süre öngörülmüştür. Yabancı karar üzerinden yıllar geçmiş olsa dahi başvuru yapılabilir; ancak bu süre boyunca kişi Türkiye’de kayden evli görünmeye devam eder.

Konuİdari tescil
Medenî hâlÇözer
Yeniden evlenme engeliKalkar
Nafaka, tazminatÇözmez — tenfiz gerekir
Velâyet, kişisel ilişkiAyrı değerlendirme
Mal rejimiAyrı süreç
Bekleme süresiTMK m.132 — kesinleşmeden işler
Başvuru süresiSınır yok

Sıkça Sorulan Sorular

İdari yoldan tanıma (nüfusa tescil) nedir? (NHK m. 27/A)

İdari yoldan tanıma, yurt dışında verilen boşanma kararlarının, Türkiye’de mahkemeye (dava) gitmeden, nüfus müdürlüğü veya konsolosluk aracılığıyla doğrudan nüfus kütüğüne tescil edilmesidir. Bu imkân, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’na eklenen m. 27/A ve buna dayanan yönetmelikle 2018’de yürürlüğe girmiştir. Amaç, yurt dışında boşanan vatandaşların uzun ve masraflı bir dava süreci yaşamadan, boşanmalarını Türk nüfus kayıtlarına hızla işletebilmesidir. Böylece kararın idari bir başvuruyla tanınması mümkün hâle gelmiştir.

İdari tanıma başvurusu nereye yapılır?

Başvuru; yurt dışında, kararın verildiği ülkedeki Türk dış temsilciliklerine (büyükelçilik, başkonsolosluk veya konsolosluk ajanlığı) yapılır. Türkiye’de ise taraflardan birinin yerleşim yeri il nüfus müdürlüğüne başvurulur. Tarafların Türkiye’de yerleşim yeri yoksa, İçişleri Bakanlığı tarafından bu iş için belirlenmiş il nüfus müdürlüklerinden birine (örneğin Ankara, İstanbul, İzmir gibi belirlenen iller) başvuru yapılabilir. Başvuru, ilgili komisyonlarca incelenir ve şartların sağlanması hâlinde tescil gerçekleştirilir.

İdari yoldan tanımanın şartları nelerdir?

Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A’ya göre üç temel şart aranır: (1) Kararın, tarafların bizzat veya vekilleri aracılığıyla birlikte başvurmasıyla (taraflardan biri ölmüş ya da yabancı ise Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekilinin tek başına başvurmasıyla) talep edilmesi; (2) kararın, verildiği devlet kanunlarına göre konusunda yetkili adlî veya idarî makam tarafından verilmiş ve usulen kesinleşmiş olması; (3) kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması. Bu şartların birlikte sağlanması gerekir; örneğin dinlenilme hakkı ihlal edilerek verilen bir karar idari yolla tanınmaz.

İki tarafın da başvurması zorunlu mu?

Kural olarak tarafların birlikte başvurması gerekir; ancak bu, ikisinin aynı anda aynı yerde bulunması anlamına gelmez. Taraflar başvurularını aynı anda birlikte ya da ayrı zamanlarda yapabilir; örneğin biri yurt dışındaki başkonsolosluğa, diğeri Türkiye’deki nüfus müdürlüğüne başvurabilir. Ayrı ayrı yapılan başvurularda iki müracaat arasındaki sürenin 90 günü geçmemesi gerekir. Ayrıca taraflardan birinin ölmüş ya da yabancı uyruklu olması hâlinde, Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekili tek başına başvurabilir. Eski eş başvuruya hiç katılmıyorsa idari yol işletilemez.

İdari tanıma için hangi belgeler gerekir?

Başvuruda genellikle şu belgeler istenir: yurt dışı boşanma kararının kesinleşme şerhini içeren aslı, kararın usulüne uygun onayı (apostil şerhi veya ilgili konsolosluk onayı), kararın ve şerhin noter ya da konsolosluk onaylı Türkçe tercümesi, usulüne uygun doldurulmuş başvuru formu ve tarafların kimlik/pasaport belgeleri. Avukat aracılığıyla başvuru yapılacaksa, bu işlem için özel yetki içeren bir vekâletname gerekir. Belgelerin eksiksiz ve doğru biçimde hazırlanması, başvurunun reddedilmeden sonuçlanması açısından büyük önem taşır.

İdari yol hangi durumlarda yeterli olmaz?

İdari yoldan tanıma, yalnızca boşanma, evliliğin butlanı veya iptali kararlarıyla sınırlıdır. Karar; velayet, iştirak nafakası, çocukla kişisel ilişki, mal rejimi veya tazminat gibi tenfize konu (fer’î) hükümler içeriyorsa, bunlar idari yolla nüfusa işlenemez; komisyon yalnızca boşanma yönünden karar verir. Ayrıca eşlerden biri başvuruya yanaşmıyorsa veya taraflar arasında çekişme varsa da idari yol işletilemez. Bu hâllerde, fer’î hükümlerin Türkiye’de geçerli ve icra edilebilir olması için MÖHUK uyarınca mahkemede tanıma/tenfiz davası açmak gerekir.

İdari başvuru reddedilirse ne yapılabilir?

Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A’da sayılan şartların sağlanmadığı gerekçesiyle tescil talebi reddedilirse, ilgililer, kararın Türkiye’de tanınması için 5718 sayılı MÖHUK’un tanıma ve tenfize ilişkin hükümleri (m. 50-59) uyarınca yetkili aile mahkemesinde dava açabilir. Yani idari yolun kapalı olduğu hâllerde, klasik tanıma/tenfiz davası yolu her zaman açıktır. Başvurunun kabul edilmesi hâlinde ise, tescil edilen boşanma kararının tarihi kesinleşme tarihi olarak kabul edilir. Sürecin doğru yönetilmesi için bir aile hukuku avukatından destek almak yararlı olur.

İdari tanıma başvurunuzda yanınızdayız

Nüfusa tescil süreciniz için uzman bir avukatla görüşün. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk