Yabancıların Türkiye’de Evlilik ve Boşanması
07 Şubat 2026

Yabancıların Türkiye’de Evlilik ve Boşanması

Küreselleşen dünyada uluslararası boyutlu evlilikler giderek yaygınlaşmaktadır. Türkiye’de yaşayan yabancıların birbirleriyle veya Türk vatandaşları ile yaptığı evlilikler, boşanma durumunda özel hukuki değerlendirmeler gerektirir. Bu tür durumlarda “Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun” (MÖHUK) çerçevesinde uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme belirlenir. Bu yazıda yabancıların Türkiye’de evlilik ve boşanma sürecinin hukuki dayanağı, uygulanacak hukuk kuralları, yetkili mahkeme, tanıma ve tenfiz süreçleri ile pratik uygulama esasları ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

1) MÖHUK ve Uluslararası Aile Hukukunun Genel Çerçevesi

Uluslararası boyutlu aile hukuku ilişkilerinde uygulanacak hukukun belirlenmesi, MÖHUK (5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun) hükümleri çerçevesinde yapılır. Bu kanun, Türkiye’de bulunan yabancıların veya farklı vatandaşlıklara sahip kişilerin aile ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme konularını düzenler. MÖHUK’un temel ilkeleri arasında; tarafların vatandaşlığı, ikametgâhı, mutad meskeni gibi bağlama noktalarına göre uygulanacak hukukun belirlenmesi yer alır.

Uluslararası aile hukuku ilişkileri kapsamında; evlilik akdinin geçerliliği, evlilik birliğinin hukuki sonuçları, boşanma sebepleri ve prosedürleri, mal rejimi, nafaka, velayet, kişisel ilişki gibi konular ele alınır. Her konuda uygulanacak hukuk farklı bağlama noktalarına göre belirlenebilir; bu da uluslararası aile davalarını karmaşık hâle getirir. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar da önemli rol oynar. MÖHUK m.1/2 uyarınca Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklıdır. Örneğin 1980 tarihli Lahey Uluslararası Çocuk Kaçırma Sözleşmesi çocuk kaçırma vakalarında, 1996 tarihli Lahey Çocukların Korunması Sözleşmesi ise velayet ve kişisel ilişki gibi koruma önlemlerinde uygulanır. Ayrıca AB üye ülkeleri arasında Brüksel Tüzüğü gibi düzenlemeler bulunmakla birlikte Türkiye AB üyesi olmadığından bu düzenlemeler Türkiye açısından bağlayıcı değildir.

2) Türkiye’de Yabancıların Evlilik Yapması

Yabancıların Türkiye’de evlilik yapabilmesi mümkündür. Türkiye’nin evlilik hukukunun temel prensipleri, Türkiye’de gerçekleştirilecek evliliklerde uygulanır. Çünkü MÖHUK m.13/2’ye göre evliliğin şekline yapıldığı ülke hukuku uygulanır. Buna karşılık evlenme ehliyeti ve şartları, taraflardan her birinin evlenme anındaki millî hukukuna tâbidir (MÖHUK m.13/1). Yani bir yabancı Türkiye’de evlenmek isterken evlenme ehliyeti (yaş, akıl hastalığı, mevcut evlilik durumu vb.) kendi ülkesinin hukukuna göre değerlendirilir.

Uygulamada Türkiye’de evlenmek isteyen yabancıların şu belgeleri sunması gerekir: (i) pasaport, (ii) doğum belgesi, (iii) medeni durum belgesi (evli olup olmadığını gösteren), (iv) kendi ülkesinden alınmış “evlilik ehliyet belgesi” veya benzer belge, (v) apostil şerhi veya konsolosluk onayı (belge sunulan ülkeye göre), (vi) Türkçeye tercüme edilmiş noter onaylı çevirileri. Evlenecek kişiler, içlerinden birinin oturduğu yerdeki evlendirme memuruna birlikte başvurur (TMK m.134) ve belgeler bu başvuruda sunulur. Diğer koşullar (nikah töreni, tanıklar vb.) Türkiye hukukuna göre uygulanır. Türkiye’de yapılan evliliğin yabancı eşin ülkesinde hüküm doğurup doğurmayacağını Türk hukuku belirleyemez; bu, o ülkenin kendi milletlerarası özel hukuk kurallarına bağlıdır. Bu nedenle yabancı eşin evliliği kendi ülkesinde de kaydettirmesi önerilir.

3) Yabancıların Türkiye’de Boşanması — MÖHUK m.14

Yabancıların Türkiye’de boşanması için MÖHUK m.14 hükmü uygulanır. Bu düzenleme uyarınca “boşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümleri, eşlerin müşterek millî hukukuna tabidir. Tarafların ayrı vatandaşlıkta olmaları halinde müşterek mutad mesken hukuku, bulunmadığı takdirde Türk hukuku uygulanır.” Bu düzenleme hiyerarşik bir yaklaşım sunar; öncelikle müşterek millî hukuk, sonra müşterek mutad mesken hukuku, en son Türk hukuku uygulanır.

Bu düzenlemenin uygulaması şu şekildedir. Eğer eşlerin ikisi de aynı vatandaşlıkta ise (örneğin ikisi de Alman) o ülkenin hukuku uygulanır. Eşler farklı vatandaşlıkta ise (örneğin biri Alman, diğeri Fransız) ancak Türkiye’de birlikte yaşıyorsa Türkiye’nin hukuku uygulanır (mutad mesken); Türkiye dışında birlikte yaşıyorsa o ülkenin hukuku uygulanır. Eşler ayrı ülkelerde yaşıyorsa Türk hukuku uygulanır. Eşlerden biri Türk, diğeri yabancıysa eşler ayrı vatandaşlıktadır ve aynı basamaklar işler. Türk vatandaşlığı da bulunan çifte vatandaş bakımından ise Türk hukuku esas alınır (MÖHUK m.4/b); bu nedenle Türk-Alman çifte vatandaşı ile Türk vatandaşı eşin boşanmasında müşterek millî hukuk Türk hukukudur. Bu düzenleme, tarafların gerçek yaşam bağı ile uyumlu bir hukuk uygulamasını sağlar. Ancak yetkili yabancı hukukun somut olaya uygulanan hükmü Türk kamu düzenine açıkça aykırıysa bu hüküm uygulanmaz; gerekli görülen hâllerde Türk hukuku uygulanır (MÖHUK m.5). Örneğin bir yabancı hukuk çok eşliliği tanıyor olsa bile Türk hukukunda bu geçerli sayılmaz.

4) Yetkili Mahkeme ve Yargılama

Yabancıların Türkiye’de boşanma davası açması için yetkili mahkeme belirlenmelidir. Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, iç hukukun yer itibarıyla yetki kurallarıyla belirlenir (MÖHUK m.40). Boşanmada bu kural TMK m.168’dir: eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir. Taraflardan biri Türk vatandaşıysa ayrıca MÖHUK m.41’deki kademeler devreye girer. Kural olarak Türkiye’de birlikte yaşayan yabancı eşler için Türkiye mahkemeleri yetkilidir. Davalı Türkiye’de yaşamıyor olsa bile davacının Türkiye’de yerleşim yeri varsa Türkiye mahkemeleri yetkili olabilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15 💬 WhatsApp

Yargılama sürecinde Türk yargılama usulü (HMK) uygulanır; yani prosedürel kurallar Türk hukukuna göre yürür. Ancak esas hakkında (boşanma sebepleri, nafaka vb.) MÖHUK m.14 çerçevesinde belirlenen hukuk uygulanır. Bu durum bazen karmaşık uygulamaları doğurur; hâkim, yabancı hukuk hükümlerini uygulamak zorunda kalabilir. MÖHUK m.2/1 uyarınca hâkim, Türk kanunlar ihtilâfı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku re’sen uygular; yabancı hukukun içeriğinin tespitinde taraflardan yardım isteyebilir. İçerik bütün araştırmalara rağmen tespit edilemezse Türk hukuku uygulanır (m.2/2). Yetkili yabancı hukukun kanunlar ihtilâfı kuralları başka bir hukuku gösteriyorsa, bu atıf yalnız kişi hâlleri ve aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda dikkate alınır (m.2/3). Dava sürerken istenen tedbir nafakası gibi geçici tedbirlere ise Türk hukuku uygulanır (m.14/4). Uzman görüşü, yabancı ülkenin konsolosluğundan bilgi alma, mukayeseli hukuk incelemeleri bu süreçte kullanılır. Bu tür karmaşık dava süreçleri normal boşanma davalarına göre daha uzun sürer ve maliyeti daha yüksek olabilir.

5) Yabancı Boşanma Kararlarının Türkiye’de Tanınması

Yabancı bir ülkede alınmış boşanma kararının Türkiye’de geçerli sayılabilmesi için tanıma prosedürü uygulanır. Tenfiz MÖHUK m.50-57’de, tanıma m.58-59’da düzenlenmiştir; tanıma tenfiz şartlarına bağlıdır, ancak karşılıklılık şartı tanımada aranmaz (m.58/1). Tanıma; yabancı mahkeme kararının Türkiye’de hukuki geçerliliğinin kabul edilmesidir. Bu prosedür özellikle Türkiye’deki nüfus siciline yansıtılabilmesi için gereklidir.

Boşanma kararlarının tanınması aile hukukuna ilişkin olduğundan dava aile mahkemesinde (aile mahkemesi bulunmayan yerlerde aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde) açılır; şartları varsa dava açmadan nüfus müdürlüğü veya konsolosluk aracılığıyla idari tanıma da mümkündür (5490 s.K. m.27/A). Başvuru dilekçesinde şu unsurlar yer almalıdır: (i) yabancı mahkeme kararının onaylı örneği, (ii) kararın kesinleşmiş olduğunu gösteren belge, (iii) belgelerin Türkçeye noter onaylı tercümesi, (iv) apostil şerhi veya konsolosluk onayı (belge sunulan ülkeye göre), (v) tanıma talebinin dayanakları. Mahkeme; kararın verildiği ülke hukukuna göre kesinleşmiş olduğunu (m.50/1), Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmediğini ve davalının itirazı üzerine taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmayan bir mahkemece verilmediğini (m.54/b), Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmadığını (m.54/c) ve davalının usulüne uygun çağrılıp savunma hakkının ihlal edilmediğini (m.54/ç) inceler. Kararın esası yeniden incelenmez. Karar sonucu tanıma kabul edildiğinde yabancı boşanma kararı Türkiye’de geçerli sayılır ve nüfus siciline işlenir. Böylece kişi Türkiye’de de boşanmış statüde bulunur. Tanıma dışında bir de “tenfiz” prosedürü vardır; MÖHUK m.50-57’de düzenlenmiştir ve karşılıklılık şartı tenfizde aranır (m.54/a). Tenfiz, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de icra edilebilirliğinin sağlanmasıdır; özellikle mal paylaşımı, nafaka gibi eda hükümleri için gereklidir.

6) Nafaka ve Velayet Kararları

Yabancıların Türkiye’de boşanmasında nafaka ve velayet konuları özel değerlendirme gerektirir. Boşanmış eşler arasındaki nafaka talepleri hakkında MÖHUK m.14/1’e göre belirlenen hukuk uygulanır; bu kural ayrılık ve evlenmenin butlanı hâlinde de geçerlidir (m.14/2). Çocuk için istenen nafaka ise nafaka alacaklısının mutad meskeni hukukuna tâbidir (MÖHUK m.19). Türkiye bakımından 01.11.1983’te yürürlüğe giren 1973 tarihli Lahey Nafaka Yükümlülüklerine Uygulanacak Kanun Sözleşmesi de aynı yaklaşımı benimser.

Boşanmada velayet ve velayete ilişkin sorunlar da MÖHUK m.14/1’e tâbidir (m.14/3). Ancak Türkiye bakımından 01.02.2017’de yürürlüğe giren 1996 tarihli Lahey Çocukların Korunması Sözleşmesi, taraf devletlerde mutad meskeni bulunan çocuklar için yetkiyi ve uygulanacak hukuku ayrıca düzenler ve MÖHUK m.1/2 uyarınca önceliklidir: kural olarak çocuğun mutad meskeninin bulunduğu devletin makamları yetkilidir (Söz. m.5) ve kendi hukuklarını uygular (m.15); boşanma davasına bakan mahkeme ise ancak m.10’daki şartlarla koruma önlemi alabilir. Her durumda çocuğun üstün yararı temel ilkedir. Bu ilke tüm modern aile hukuku sistemlerinde ortaktır ve mahkeme kararında rehberlik eder. Uluslararası boyutlu velayet davalarında özellikle çocuğun mutad meskeni önemli rol oynar. Çocuğun bulunduğu ülke mahkemeleri genellikle velayet konusunda yetkili sayılır. Uluslararası çocuk kaçırma vakalarında ise 1980 Lahey Sözleşmesi uygulanır ve çocuğun mutad meskeni bulunan ülkeye iadesi hedeflenir. Sözleşme götürmeyi önceden engellemez; hukuka aykırı götürme veya alıkoyma gerçekleştikten sonra çocuğun iadesini ve kişisel ilişki hakkının korunmasını sağlar. Türkiye’deki uygulama 5717 sayılı Kanunla düzenlenmiştir. Kişisel ilişki hakkı da yabancı ebeveynler için özel değerlendirme gerektirir; coğrafi mesafe düzenlemenin şeklini etkileyebilir.

7) Pratik Öneriler ve Süreç Yönetimi

Yabancıların Türkiye’de evlilik veya boşanma süreçlerinde pratik öneriler şunlardır: (i) uluslararası hukuk konusunda uzman avukat desteği almak, (ii) belgelerin uluslararası geçerlilik için apostil şerhi veya konsolosluk onayı taşımasını sağlamak, (iii) belgelerin Türkçeye noter onaylı tercümesini yaptırmak, (iv) her iki ülke hukukunu da göz önünde bulundurmak, (v) uzun süreli süreçler için sabırlı olmak.

Ayrıca kültürel farklılıkların da dikkate alınması önemlidir. Bazı ülkelerin aile hukuku sistemi Türk hukukundan önemli ölçüde farklı olabilir. Örneğin bazı ülkelerde çift eşlilik veya farklı boşanma prosedürleri kabul edilir. Bu farklılıklar hem hukuki hem sosyal boyutta uyum güçlükleri yaratabilir. Konsolosluklar, göçmen danışmanları ve uluslararası hukuk uzmanları bu süreçte destek sağlayabilir. Yabancı boşanma kararlarının Türkiye’de tanınması veya tersi, sürecin en teknik boyutlarından biridir. Bu süreçlerde profesyonel hukuki destek olmadan hareket etmek ciddi hatalara ve hak kayıplarına yol açabilir. Ayrıca dava süreçleri normal boşanmalara göre daha uzun ve maliyetli olduğundan, taraflar sürecin uzunluğuna ve maliyetine hazırlıklı olmalıdır. Anlaşmalı boşanma yolu, tarafların uzlaşabildiği durumlarda daha hızlı ve az maliyetli bir çözüm sunar.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Hangi Durumda Hangi Hukuk? Örnek Eş Kombinasyonları

MÖHUK m.14/1’deki basamaklar soyut görünse de, eşlerin vatandaşlığı ve birlikte yaşadıkları ülke belli olduğunda sonuç netleşir. Aşağıdaki tablo, Türk mahkemesinde açılan boşanma davasında hangi maddî hukukun uygulanacağını örneklerle gösterir.

Eşlerin vatandaşlığına ve mutad meskenine göre uygulanacak hukuk

EşlerBirlikte yaşadıkları yerUygulanacak hukukDayanak
İkisi de AlmanTürkiyeAlman hukuku (müşterek millî hukuk)MÖHUK m.14/1; m.2/3 saklı
Alman ve FransızTürkiyeTürk hukuku (müşterek mutad mesken)MÖHUK m.14/1
Alman ve FransızAlmanyaAlman hukuku (müşterek mutad mesken)MÖHUK m.14/1; m.2/3 saklı
Türk ve RusRusyaRus hukuku (müşterek mutad mesken)MÖHUK m.14/1; m.2/3 saklı
Türk ve RusAyrı ülkelerdeTürk hukuku (müşterek mutad mesken yok)MÖHUK m.14/1
Türk-Alman çifte vatandaş ve TürkAlmanyaTürk hukuku (müşterek millî hukuk)MÖHUK m.4/b, m.14/1
Tüm durumlar—Geçici tedbirlerde Türk hukukuMÖHUK m.14/4

Tablodaki “m.2/3 saklı” notu önemlidir: yabancı hukuk yetkili olduğunda, o ülkenin kanunlar ihtilâfı kuralları başka bir hukuku (örneğin eşlerin mutad meskeninin bulunduğu Türkiye hukukunu) gösterebilir ve aile hukukunda bu atıf dikkate alınır. Bu nedenle sonuç, yabancı ülkenin kendi milletlerarası özel hukuk kuralları da incelenmeden kesinleştirilmemelidir. Yabancı hukukun içeriği tespit edilemezse Türk hukuku uygulanır (m.2/2); uygulanan yabancı hüküm Türk kamu düzenine açıkça aykırıysa yine uygulanmaz (m.5).

Uygulanacak hukuk, yetkiyi etkilemez: Türk mahkemesi yetkiliyse, yabancı hukuku uygulayarak da boşanmaya karar verebilir. Yargılama ise her durumda Türk usul hukukuna göre yürür; dava aile mahkemesinde görülür.

Milletlerarası Yetkinin Temel Kuralı: MÖHUK m.40

“Türk mahkemesi bu davaya bakabilir mi?” sorusunun cevabı tek bir cümlededir ve sistemin tamamı bu cümle üzerine kuruludur.

MÖHUK m.40: Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder.

Ne anlama gelir? Türk mahkemelerinin yabancılık unsuru taşıyan bir uyuşmazlığa bakıp bakamayacağı, ayrı bir milletlerarası yetki listesine göre değil, iç hukuktaki yer yetkisi kurallarına göre belirlenir. Böylece iç hukuk yetki kurallarına çift taraflı bir işlev yüklenmiştir: hem hangi şehirdeki mahkemenin yetkili olduğunu hem de Türkiye’nin yetkili olup olmadığını belirlerler.

Doğrudan sonuç. Bir davada Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya diğer usul hükümlerine göre yer itibarıyla yetkili bir mahkeme bulunmuyorsa, Türk mahkemelerinin o dava için milletlerarası yetkisi olmadığı kabul edilir.

Bağlantı şartı. Yabancılık unsuru içeren bir uyuşmazlığın Türk mahkemelerinde görülebilmesi için uyuşmazlık ile Türkiye arasında bir bağlantı kurulabilmesi gerekir. Türkiye ile hiçbir bağlantısı bulunmayan bir konuda Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisi doğmaz.

Kanunlar ihtilafı kuralları karıştırılmamalı. Milletlerarası yetki belirlenirken kanunlar ihtilafı kuralları hiçbir şekilde dikkate alınmaz. Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin doğması, maddî hukukun uygulanması şartına bağlı değildir. Yani yabancı hukuk uygulanacak olsa dahi Türk mahkemesi yetkili olabilir.

İstisnalar ayrıca sayılmıştır. Kanun koyucu bazı uyuşmazlıklar bakımından bu genel kuralı yeterli görmemiş ve ayrı hükümler koymuştur: Türklerin kişi hâllerine ilişkin davalar (m.41), yabancıların kişi hâllerine ilişkin bazı davalar (m.42), miras davaları, iş sözleşmesi, tüketici ve sigorta sözleşmesi davaları. Bu hâllerde iç hukuk yetki kuralları yerine özel hükümler uygulanır.

KonuKural
Temel kuralİç hukukun yer yetkisi belirler (m.40)
Yer yetkisi yoksaMilletlerarası yetki de yoktur
Ön şartTürkiye ile bağlantı
Kanunlar ihtilafıDikkate alınmaz
Uygulanacak hukukYetkiyi etkilemez
Özel hükümlerm.41-46

Türk Vatandaşı Tarafı Varsa: MÖHUK m.41

Boşanma bir kişi hâli davasıdır. Taraflardan biri Türk vatandaşıysa, yetki bu özel hükme göre belirlenir.

MÖHUK m.41: Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davaları, yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde Türkiye’de yer itibariyle yetkili mahkemede, bulunmaması hâlinde ilgilinin sâkin olduğu yer, Türkiye’de sâkin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde, o da bulunmadığı takdirde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görülür.

Ön şart. Maddenin uygulanabilmesi için taraflardan birinin Türk vatandaşı olması gerekir. Her iki taraf da yabancıysa bu hüküm işlemez; yetki m.40 üzerinden belirlenir.

İkinci ön şart. Dava, yabancı ülke mahkemelerinde açılmamış veya açılamamış olmalıdır. Bu kayıt, maddenin tamamlayıcı bir işlev gördüğünü gösterir.

Dört kademe. Hüküm basamaklı bir sıra kurar: (1) Türkiye’de yer itibariyle yetkili mahkeme; (2) yoksa ilgilinin sâkin olduğu yer; (3) Türkiye’de sâkin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri; (4) o da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri.

Dördüncü kademe belirleyicidir. Her iki tarafın da yurt dışında yaşadığı ve Türkiye’de hiçbir bağlantı adresi bulunmadığı dosyalarda bu kademe doğrudan devreye girer ve üç şehirden biri seçilebilir.

Yabancılar bakımından — m.42. Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan yabancılar hakkında vesayet, kayyımlık, kısıtlılık, gaiplik ve ölmüş sayılma kararları bakımından ayrı bir yetki kuralı öngörülmüştür.

KademeYetkili mahkeme
Ön şart — 1Taraflardan biri Türk vatandaşı
Ön şart — 2Yabancı ülkede açılmamış veya açılamamış
1Yer itibariyle yetkili mahkeme
2İlgilinin sâkin olduğu yer
3Türkiye’deki son yerleşim yeri
4Ankara, İstanbul veya İzmir

İki Taraf da Yabancıysa Yetki Nasıl Kurulur?

Bu ihtimalde m.41 uygulanmaz; yetki m.40 üzerinden iç hukuka gider. O hâlde hangi iç hukuk kuralları devreye girer?

Aile hukukuna özgü kural — TMK m.168: boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Yabancı eşlerden biri Türkiye’de yerleşim yeri edinmişse ya da eşler son altı ayı Türkiye’de birlikte geçirmişse bu kural işler.

Genel yetki — HMK m.6. Genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri mahkemesidir.

Türkiye’de yerleşim yeri yoksa — HMK m.9. Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar hakkında genel yetkili mahkeme, davalının Türkiye’deki mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesidir.

Bu hüküm, yabancı taraflar bakımından pratik bir kapı açar: yerleşim yeri kurulmamış olsa dahi mutad mesken üzerinden bağlantı kurulabilir.

Genel yetki alternatiftir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki genel yetki kuralı, davacıya özel yetkili mahkemelere alternatif sunmayı hedefler; davanın mutlaka genel yetkili mahkemede görülmesi zorunluluğunu doğurmaz.

Görev. Boşanma ve aile hukukuna ilişkin davalar aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar ve kararında bu sıfatı belirtir. Görev kuralı kamu düzenindendir ve re’sen gözetilir.

DayanakYetkili yer
TMK m.168Eşlerden birinin yerleşim yeri; son 6 ay birlikte oturulan yer
HMK m.6Davalının yerleşim yeri
HMK m.9Türkiye’de yerleşim yeri yoksa mutad mesken
Genel yetkinin niteliğiAlternatif; zorunlu değil
GörevAile mahkemesi; re’sen gözetilir

Yetki İtirazı ve Milletlerarası Derdestlik

Yetkinin bulunması, davanın mutlaka Türkiye’de görüleceği anlamına gelmez. İki mekanizma bu tabloyu değiştirebilir.

Birincisi — yetki itirazı. Boşanma davalarında yetki kesin değildir; bu nedenle yetkisizlik ilk itiraz olarak ileri sürülür. Yabancılık unsuru taşıyan davalarda da yetkisizlik itirazı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.

Zamanında itiraz edilmezse. Yetki bir ilk itiraz olduğundan, zamanında yetki itirazında bulunulmaması hâlinde davanın Türk mahkemesinde görülerek sonuca bağlanmasında bir engel bulunmaz. Yani sessiz kalmak, Türk mahkemesinin davaya bakmasını kabul etmek anlamına gelir.

İkincisi — milletlerarası derdestlik. Her devlet kendi mahkemelerinin milletlerarası yetkisini düzenlerken diğer devlet mahkemelerinin yetkisini ortadan kaldıramaz. Bu nedenle aynı uyuşmazlık bakımından birden fazla ülkenin yetkisi söz konusu olabilir.

Yargıtay uygulaması. MÖHUK’ta milletlerarası derdestliğe ilişkin bir hüküm yoktur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Moskova’da kadının, Türkiye’de kocanın açtığı boşanma davalarında derdestlik oluşmadığını ve MÖHUK’ta derdestlik düzenlemesi bulunmadığını belirterek, derdestlik gerekçesiyle verilen ret kararını bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 20.11.2014, E.2014/12316, K.2014/23427). Daha eski bir kararda da yabancı davanın derdestlik oluşturabilmesi için aynı davanın iki kez açılmış olması ve ilgili devletle kararların tanınmasına ilişkin bir anlaşma veya düzenleme bulunması aranmıştır (Yargıtay 2. HD, 15.06.2010, E.2009/13541, K.2010/11899).

Aynılık ölçütü. Derdestlik tartışılsa bile davalar arasında tarafların, davaya esas maddî vakıaların ve taleplerin aynı olması gerekir; 2014 tarihli kararda davacıların farklı kişiler olması bu şartın gerçekleşmediği sonucuna götürmüştür.

Pratik sonuç. Yurt dışında dava açılmış olması, Türkiye’de dava açılmasına kural olarak engel değildir. Belirleyici olan, hangi kararın kesinleşip Türkiye’de hüküm doğurduğudur: yabancı karar tanındığında kesin hüküm etkisi, kararın kesinleştiği tarihten başlar (MÖHUK m.59; Yargıtay HGK, 18.10.2023, E.2022/766, K.2023/975). Türk mahkemesinin boşanma kararı kesinleşip nüfusa işlenmişse, aynı evliliğe ilişkin yabancı boşanma kararının tanınmasında hukuki yarar kalmaz (Yargıtay 2. HD, 23.01.2025, E.2024/10660, K.2025/696).

KonuKural
Yetkisizlikİlk itiraz; HMK’ya göre
İtiraz edilmezseDava Türkiye’de görülür
Birden fazla yetkiMümkündür
Yabancı derdest davaKural olarak engel değil (Y2HD 2014/23427 K.)
Önce kesinleşen yabancı kararTanınınca kesin hüküm (MÖHUK m.59)

Teminat Yükümlülüğü ve Belgeler

Yabancılık unsuru taşıyan dosyalarda, yetki kadar kritik ama çok daha az bilinen bir şart vardır: teminat.

MÖHUK m.48/1: Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.

Ölçüt yabancılıktır; karşı tarafın vatandaşlığı önem taşımaz. Teminat, boşanma davası açan yabancı eş bakımından da gündeme gelir.

Muafiyet — m.48/2: mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar. Karşılıklılık akdî, kanunî veya fiilî olabilir. Ayrıca Türkiye bakımından 11.07.1973’ten beri yürürlükte olan 1954 tarihli Lahey Hukuk Usulüne Dair Sözleşme m.17, taraf devletlerden birinin vatandaşı olup taraf devletlerden birinde yerleşim yeri bulunan davacıdan yalnız yabancı olduğu için teminat istenemeyeceğini düzenler.

Türk vatandaşları da kapsanabilir — HMK m.84. Türkiye’de mutad meskeni bulunmayan Türk vatandaşının dava açması, davacı yanında müdahil olarak katılması veya takip yapması hâlinde, bu kişinin, davalının muhtemel yargılama giderlerini karşılayacak uygun bir teminat göstermesi gerekir (HMK m.84/1-a).

Bu kural, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları bakımından sık gözden kaçar: yabancı olmamak, teminat yükümlülüğünü kaldırmaz.

Miktar ve yaptırım. Teminatın miktarı mahkemece hâl ve şartlara göre serbestçe takdir edilir. Hâkimin belirlediği kesin süre içinde teminat gösterilmezse dava usulden reddedilir (HMK m.88/1); teminatın gösterilmiş olması dava şartları arasında sayılmıştır (HMK m.114/1-ğ).

Evlenmenin tescili — 5490 sayılı Kanun m.24. Yurt dışında yabancı yetkili makamlar önünde yapılan evlilikler bakımından bildirim, koca, kocanın yabancı olması hâlinde kadın tarafından, en geç otuz gün içerisinde o yerdeki dış temsilciliğe yapılır. Bu bildirim evliliğin kurucu unsuru değildir; süre kaçırılsa da evlilik geçerliliğini korur.

Belgeler. Yabancı resmî belgelerin Türkiye’de kullanılabilmesi için onaylı tercüme ve — taraf ülkeler bakımından — apostil şerhi gerekir; apostil uygulanmayan ülkelerde konsolosluk tasdiki yoluna başvurulur. Türkiye, 1961 tarihli Lahey Apostil Sözleşmesine taraftır; Sözleşme Türkiye bakımından 29.09.1985’te yürürlüğe girmiştir.

KonuKural
Yabancı davacıTeminat zorunlu (MÖHUK m.48)
MuafiyetKarşılıklılık (m.48/2); 1954 Lahey Söz. m.17
Mutad meskeni yurt dışında TürkTeminat gösterir (HMK m.84)
GösterilmezseUsulden ret (HMK m.88/1, m.114/1-ğ)
Evlilik bildirimiOtuz gün; kurucu değil
BelgelerOnaylı tercüme; apostil

Tanıma ve Tenfizde Yargıtay İlkeleri

Yabancı boşanma kararının Türkiye’de hüküm doğurması için izlenecek yol, kararın içeriğine ve tarafların durumuna göre değişir. Yargıtay kararları bu süreçte sık sorulan sorulara açık cevaplar vermiştir.

Süre sınırı yoktur; birlikte yaşamak engel değildir. Hukuk Genel Kurulu, Hollanda mahkemesinin boşanma kararının tanınmasına ilişkin dosyada boşanma kararlarının yenilik doğurucu nitelikte olduğunu ve tanınabileceğini, aile ve şahıs hukukuna ilişkin yabancı kararların tanınması ve tenfizi için belirli bir zamanaşımı süresi bulunmadığını belirtmiştir. Boşanmadan sonra eşlerin birlikte yaşamaya devam etmesi ve çocuk sahibi olması tanıma talebini dürüstlük kuralına aykırı kılmaz. Kararın kesin hüküm ve kesin delil etkisi yabancı kararın kesinleştiği tarihten başlar (MÖHUK m.59); tenfiz hâkimi kararın maddî hukuk bakımından doğruluğunu inceleyemez (Yargıtay HGK, 18.10.2023, E.2022/766, K.2023/975).

Kamu düzeni ölçütü ve gerekçesiz karar. Kamu düzenine aykırılık, tek tek kanun hükümlerine aykırılıkla değil, Türk hukukunun temel değerleriyle ölçülür; gerekçenin bulunmaması da tek başına tenfize engel değildir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 10.02.2012, E.2010/1, K.2012/1).

Hukuki yarar. Türk mahkemesi aynı evlilik hakkında boşanmaya karar vermiş ve bu karar kesinleşip nüfusa işlenmişse, yabancı boşanma kararının tanınmasında hukuki yarar kalmaz; Yargıtay bu durumda davanın usulden reddi gerektiğini kanun yararına bozma yoluyla belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 23.01.2025, E.2024/10660, K.2025/696).

İdari tanıma. 5490 sayılı Kanun m.27/A ve Yabancı Ülke Adlî veya İdarî Makamlarınca Verilen Kararların Nüfus Kütüğüne Tescili Hakkında Yönetmelik (RG 07.02.2018, S.30325) uyarınca boşanma, evliliğin butlanı veya iptaline ilişkin kesinleşmiş yabancı kararlar, mahkemeye gitmeden kütüğe işlenebilir. Başvuru, kararın verildiği ülkedeki Türk dış temsilciliğine veya taraflardan birinin yerleşim yerindeki il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğüne yapılır. Taraflar birlikte ya da en fazla doksan gün arayla ayrı ayrı başvurur; taraflardan biri ölmüş veya yabancıysa Türk taraf tek başına başvurabilir (Yön. m.6). Türkiye’de açılmış ve devam eden ya da reddedilmiş bir dava varsa başvuru reddedilir (m.9/6). Velayet, iştirak nafakası, kişisel ilişki, mal rejimi ve tazminat gibi hükümler bakımından komisyon kararı sonuç doğurmaz (m.9/5); bunlar ve reddedilen başvurular için aile mahkemesinde tanıma veya tenfiz davası açılır (m.11).

Yabancı boşanma kararı için üç yol

YolNereyeNe içinDayanak
Mahkemede tanımaAile mahkemesiKararın kesin hüküm etkisi; karşılıklılık aranmazMÖHUK m.58-59
İdari tanımaDış temsilcilik veya il nüfus müdürlüğüYalnız boşanma, butlan, iptal statüsü5490 s.K. m.27/A; Yön. m.6, m.9
TenfizAile mahkemesiNafaka, tazminat gibi icra gerektiren hükümler; karşılıklılık aranırMÖHUK m.50-57

Yabancılık Unsurlu Evlilik ve Boşanma: Mevzuat Haritası

Aşağıdaki tablo, yabancılık unsuru taşıyan evlilik ve boşanma dosyalarında başvurulacak hükümleri tek yerde toplar.

Yabancılık unsurlu aile dosyası: mevzuat haritası

KonuKuralDayanak
Sözleşmelerin önceliğiTaraf olunan sözleşme hükümleri saklıMÖHUK m.1/2
Yabancı hukukRe’sen uygulanır; tespit edilemezse Türk hukukuMÖHUK m.2/1-2
AtıfKişi hâlleri ve aile hukukunda dikkate alınırMÖHUK m.2/3
Çifte vatandaşTürk vatandaşlığı varsa Türk hukukuMÖHUK m.4/b
Kamu düzeniAçıkça aykırı hüküm uygulanmazMÖHUK m.5
EvlenmeEhliyet ve şartlar millî hukuk; şekil yapıldığı ülke hukukuMÖHUK m.13/1-2
BoşanmaMüşterek millî hukuk, müşterek mutad mesken, Türk hukukuMÖHUK m.14/1
Eşler arası nafakaBoşanmaya uygulanan hukukMÖHUK m.14/2
VelayetBoşanmaya uygulanan hukuk; 1996 Lahey saklıMÖHUK m.14/3
Geçici tedbirTürk hukukuMÖHUK m.14/4
Çocuk nafakasıAlacaklının mutad meskeni hukukuMÖHUK m.19
Milletlerarası yetkiİç hukukun yer yetkisiMÖHUK m.40; TMK m.168
Türk vatandaşı tarafDört kademeli yetkiMÖHUK m.41
TeminatYabancı davacı; karşılıklılıkla muafiyetMÖHUK m.48; HMK m.84, m.88
TenfizKesinleşmiş ilam; m.54 şartlarıMÖHUK m.50-57
TanımaKarşılıklılık aranmaz; kesin hüküm etkisiMÖHUK m.58-59
İdari tanımaDış temsilcilik veya nüfus müdürlüğü5490 s.K. m.27/A
Yurt dışı evlilik bildirimiOtuz gün; kurucu değil5490 s.K. m.24

Tanıma ve tenfizin ayrıntıları için tanıma ve tenfiz rehberimize, nüfusta tescil için idari tanıma yazımıza, eşin yurt dışında yaşadığı dosyalar için “Eşim yurt dışında yaşıyor” rehberimize ve yurt dışına tebligat yazımıza, nafakanın tahsili için yurt dışındaki eşten nafaka yazımıza, çocuğun izinsiz götürülmesi için Lahey iade rehberimize bakabilirsiniz.

Fransa’da boşananlar: Fransız mahkemesi veya noter boşanmasının Türkiye’de tescili ve tanınması için Fransa’da Boşanma ve Türkiye’de Tanınması yazımıza bakın.

Eşlerden biri ABD vatandaşıysa: ABD boşanma kararının Türk temsilciliğinde tek taraflı tescili ve tanıma davası için ABD’de Boşanma ve Türkiye’de Tanınması yazımıza bakın.

Eşiniz KKTC vatandaşıysa: T.C.-KKTC çifte vatandaşlarda uygulanacak hukuk ve tek taraflı tescil başvurusu için KKTC’de Alınan Boşanma Kararı Türkiye’de Geçerli mi? yazımıza bakın.

Eşiniz Rus veya Ukraynalıysa: Evlenme şartları, boşanmaya uygulanacak hukuk ve ZAGS ile DRACS boşanmalarının Türkiye’de tescili için Rus veya Ukraynalı Eşle Evlilik ve Boşanma yazımıza bakın.

Suriyeli ile evlenecekler: Göç İdaresi medeni hal belgesi, evlenme yaşı ve çok eşlilik yasağı için Suriyeli ile Evlilik ve Boşanma yazımıza bakın.

Azerbaycanlı, Kazak, Özbek veya Türkmen eşle evlilik: Evlenme yaşı, idari boşanma ve ikili anlaşmalara göre tanıma için Azerbaycan ve Orta Asya Vatandaşı Eşle Evlilik ve Boşanma yazımıza bakın.

İranlı eşle evlilik ve boşanma: İran hukukundaki evlenme şartları, kadının boşanma hakkı ve mehriye için İranlı Eşle Boşanma: Mehriye, Velayet ve Tanıma yazımıza bakın.

Boşanan yabancı eşin Türkiye’de kalması: Aile ikamet izninden kısa dönem izne geçiş ve vatandaşlığa etkisi için Türk Vatandaşıyla Boşanan Yabancı: İkamet İzni, Vatandaşlık ve Çocuk yazımıza bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Yabancılar Türkiye’de evlenebilir mi?

Evet. Evliliğin şekline yapıldığı ülke hukuku, yani Türk hukuku uygulanır (MÖHUK m.13/2); evlenme ehliyeti ve şartları ise her tarafın evlenme anındaki millî hukukuna tâbidir (m.13/1). Başvuru, eşlerden birinin oturduğu yerdeki evlendirme memuruna birlikte yapılır (TMK m.134). Pasaport, medeni durum belgesi, evlenme ehliyet belgesi gibi belgeler gerekir.

Yabancılar Türkiye’de boşanabilir mi?

Evet. MÖHUK m.14 uyarınca eşlerin müşterek millî hukuku, farklı vatandaşlıkta iseler müşterek mutad mesken hukuku, bu da yoksa Türk hukuku uygulanır. Kamu düzenine aykırı yabancı hukuk hükümleri uygulanmaz (MÖHUK m.5).

Hangi mahkeme yetkilidir?

Boşanmada yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168); Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi de bu kurala göre belirlenir (MÖHUK m.40). Taraflardan biri Türk vatandaşıysa MÖHUK m.41’deki kademeler uygulanır. Görevli mahkeme aile mahkemesidir; esasa MÖHUK m.14 ile belirlenen hukuk uygulanır.

Yabancı boşanma kararı Türkiye’de tanınır mı?

Evet. Tanıma MÖHUK m.58-59’da düzenlenmiştir ve karşılıklılık aranmaz. Dava aile mahkemesinde açılır; kararın kesinleşmiş olması, münhasır yetkiye girmemesi, kamu düzenine açıkça aykırı olmaması ve savunma hakkına uyulması incelenir. Şartları varsa dış temsilcilik veya nüfus müdürlüğü aracılığıyla idari tanıma da mümkündür (5490 s.K. m.27/A).

Tanıma ile tenfiz arasındaki fark nedir?

Tanıma yabancı mahkeme kararının Türkiye’de hukuki geçerliliğinin kabul edilmesidir; genellikle boşanma statüsü ve nüfus kaydı için gereklidir. Tenfiz ise kararın Türkiye’de icra edilebilirliğinin sağlanmasıdır; nafaka, tazminat gibi eda hükümleri için gereklidir. Tenfiz MÖHUK m.50-57’de, tanıma m.58-59’da düzenlenmiştir; karşılıklılık yalnız tenfizde aranır.

Uluslararası çocuk kaçırma için hangi mekanizma vardır?

Türkiye’nin taraf olduğu 1980 Lahey Sözleşmesi uygulanır ve çocuğun mutad meskeni bulunan ülkeye iadesi hedeflenir; Türkiye’deki uygulama 5717 sayılı Kanunla düzenlenmiştir. Merkezî Makam Adalet Bakanlığıdır; görev bugün Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünce yürütülür. Sözleşme götürmeyi önceden engellemez, götürmeden sonra iade ve kişisel ilişki için işler.

Belgeler için apostil şerhi gerekli mi?

Evet, kural olarak. Yabancı belgelerin Türkiye’de kullanılabilmesi için apostil şerhi (Lahey Apostil Sözleşmesine taraf ülkelerden gelen belgeler için) veya konsolosluk onayı (diğer ülkelerden gelen belgeler için) gereklidir. Türkiye bu Sözleşmeye taraftır (yürürlük 29.09.1985). Ayrıca Türkçeye noter onaylı tercüme de gerekir.

Eşim yurt dışında dava açtıysa Türkiye’de boşanma davası açabilir miyim?

Kural olarak evet. MÖHUK’ta milletlerarası derdestlik düzenlenmemiştir ve Yargıtay, yabancı ülkede açılmış davaya dayanan derdestlik itirazıyla verilen ret kararlarını bozmuştur (Y2HD 2014/12316 E., 2014/23427 K.; Y2HD 2009/13541 E., 2010/11899 K.). Belirleyici olan, hangi kararın kesinleşip Türkiye’de hüküm doğurduğudur.

Yabancı boşanma kararı nüfusa idari yoldan nasıl işlenir?

Kesinleşmiş karar, kararın verildiği ülkedeki Türk dış temsilciliğine veya il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğüne başvurularak kütüğe işlenebilir (5490 s.K. m.27/A; Yönetmelik, RG 07.02.2018, S.30325). Taraflar birlikte ya da en fazla doksan gün arayla başvurur; Türkiye’de dava varsa başvuru reddedilir. Velayet ve nafaka gibi hükümler için mahkeme yolu gerekir.

Yabancı boşanma kararının tanınması için süre var mı?

Hayır. Hukuk Genel Kurulu, aile ve şahıs hukukuna ilişkin yabancı kararların tanınması için zamanaşımı bulunmadığını; boşanmadan sonra birlikte yaşamanın da tanımayı dürüstlük kuralına aykırı kılmadığını belirtmiştir (HGK 18.10.2023, E.2022/766, K.2023/975). Kesin hüküm etkisi kararın kesinleştiği tarihten başlar (MÖHUK m.59).

Çocuğun velayetinde hangi hukuk uygulanır?

Boşanmada velayet, boşanmaya uygulanan hukuka tâbidir (MÖHUK m.14/3). Ancak Türkiye bakımından 01.02.2017’de yürürlüğe giren 1996 Lahey Çocukların Korunması Sözleşmesi kapsamındaki dosyalarda kural olarak çocuğun mutad meskeninin bulunduğu devletin makamları yetkilidir ve kendi hukuklarını uygular (Söz. m.5, m.15). Sözleşme MÖHUK m.1/2 uyarınca önceliklidir.

Yabancı eş Türkiye’de dava açarken teminat yatırmak zorunda mı?

Kural olarak evet: yabancı davacı, mahkemenin belirleyeceği teminatı gösterir (MÖHUK m.48/1). Karşılıklılık varsa muaf tutulur (m.48/2); 1954 Lahey Hukuk Usulü Sözleşmesi m.17 de taraf devlet vatandaşlarını koşullu olarak muaf tutar. Kesin süre içinde teminat gösterilmezse dava usulden reddedilir (HMK m.88/1).

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın

Hukukçular Evi — Av. Fatma Öztürk

📞 Hemen Ara 💬 WhatsApp ile Yaz
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk