Küreselleşen dünyada uluslararası boyutlu evlilikler giderek yaygınlaşmaktadır. Türkiye’de yaşayan yabancıların birbirleriyle veya Türk vatandaşları ile yaptığı evlilikler, boşanma durumunda özel hukuki değerlendirmeler gerektirir. Bu tür durumlarda “Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun” (MÖHUK) çerçevesinde uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme belirlenir. Bu yazıda yabancıların Türkiye’de evlilik ve boşanma sürecinin hukuki dayanağı, uygulanacak hukuk kuralları, yetkili mahkeme, tanıma ve tenfiz süreçleri ile pratik uygulama esasları ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.
1) MÖHUK ve Uluslararası Aile Hukukunun Genel Çerçevesi
Uluslararası boyutlu aile hukuku ilişkilerinde uygulanacak hukukun belirlenmesi, MÖHUK (5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun) hükümleri çerçevesinde yapılır. Bu kanun, Türkiye’de bulunan yabancıların veya farklı vatandaşlıklara sahip kişilerin aile ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme konularını düzenler. MÖHUK’un temel ilkeleri arasında; tarafların vatandaşlığı, ikametgâhı, mutad meskeni gibi bağlama noktalarına göre uygulanacak hukukun belirlenmesi yer alır.
Uluslararası aile hukuku ilişkileri kapsamında; evlilik akdinin geçerliliği, evlilik birliğinin hukuki sonuçları, boşanma sebepleri ve prosedürleri, mal rejimi, nafaka, velayet, kişisel ilişki gibi konular ele alınır. Her konuda uygulanacak hukuk farklı bağlama noktalarına göre belirlenebilir; bu da uluslararası aile davalarını karmaşık hâle getirir. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar da önemli rol oynar. Örneğin 1980 tarihli Lahey Uluslararası Çocuk Kaçırma Sözleşmesi çocuk kaçırma vakalarında uygulanır. Ayrıca AB üye ülkeleri arasında Brüksel Tüzüğü gibi düzenlemeler bulunmakla birlikte Türkiye AB üyesi olmadığından bu düzenlemeler Türkiye açısından bağlayıcı değildir.
2) Türkiye’de Yabancıların Evlilik Yapması
Yabancıların Türkiye’de evlilik yapabilmesi mümkündür. Türkiye’nin evlilik hukukunun temel prensipleri, Türkiye’de gerçekleştirilecek evliliklerde uygulanır. Ancak yabancı vatandaşların ehliyet ve evlilik engellerine ilişkin hükümler kendi millî hukuklarına tabidir. Bu düzenleme MÖHUK m.13 hükmünde belirtilmiştir. Yani bir yabancı Türkiye’de evlenmek isterken evlenme ehliyeti (yaş, akıl hastalığı, mevcut evlilik durumu vb.) kendi ülkesinin hukukuna göre değerlendirilir.
Uygulamada Türkiye’de evlenmek isteyen yabancıların şu belgeleri sunması gerekir: (i) pasaport, (ii) doğum belgesi, (iii) medeni durum belgesi (evli olup olmadığını gösteren), (iv) kendi ülkesinden alınmış “evlilik ehliyet belgesi” veya benzer belge, (v) apostil şerhi veya konsolosluk onayı (belge sunulan ülkeye göre), (vi) Türkçeye tercüme edilmiş noter onaylı çevirileri. Belgeler nüfus müdürlüğüne sunulur ve evlenme başvurusu yapılır. Diğer koşullar (nikah töreni, tanıklar vb.) Türkiye hukukuna göre uygulanır. Yabancı vatandaşların Türkiye’de yaptığı evlilik, kural olarak dünyadaki tüm ülkelerde geçerli sayılır; ancak bazı ülkeler kendi millî hukuklarına uygunluk aramaktadır. Bu nedenle yabancıların kendi ülkelerinde evliliği tanıma prosedürünü de yapmaları önerilir.
3) Yabancıların Türkiye’de Boşanması — MÖHUK m.14
Yabancıların Türkiye’de boşanması için MÖHUK m.14 hükmü uygulanır. Bu düzenleme uyarınca “boşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümleri, eşlerin müşterek millî hukukuna tabidir. Tarafların ayrı vatandaşlıkta olmaları halinde müşterek mutad mesken hukuku, bulunmadığı takdirde Türk hukuku uygulanır.” Bu düzenleme hiyerarşik bir yaklaşım sunar; öncelikle müşterek millî hukuk, sonra müşterek mutad mesken hukuku, en son Türk hukuku uygulanır.
Bu düzenlemenin uygulaması şu şekildedir. Eğer eşlerin ikisi de aynı vatandaşlıkta ise (örneğin ikisi de Alman) o ülkenin hukuku uygulanır. Eşler farklı vatandaşlıkta ise (örneğin biri Alman, diğeri Fransız) ancak Türkiye’de birlikte yaşıyorsa Türkiye’nin hukuku uygulanır (mutad mesken); Türkiye dışında birlikte yaşıyorsa o ülkenin hukuku uygulanır. Eşler ayrı yerlerde yaşıyorsa Türk hukuku uygulanır. Bu düzenleme, tarafların gerçek yaşam bağı ile uyumlu bir hukuk uygulamasını sağlar. Ancak Türk hukukunun kamu düzeni ile bağdaşmayan yabancı hukuk hükümleri uygulanmaz (MÖHUK m.5). Örneğin bir yabancı hukuk çok eşliliği tanıyor olsa bile Türk hukukunda bu geçerli sayılmaz.
4) Yetkili Mahkeme ve Yargılama
Yabancıların Türkiye’de boşanma davası açması için yetkili mahkeme belirlenmelidir. Genel yetki kuralı olarak davalı eşin Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (HMK m.6). Ancak MÖHUK ve uluslararası aile hukuku bakımından bazı özel kurallar vardır. Kural olarak Türkiye’de birlikte yaşayan yabancı eşler için Türkiye mahkemeleri yetkilidir. Davalı Türkiye’de yaşamıyor olsa bile davacının Türkiye’de yerleşim yeri varsa Türkiye mahkemeleri yetkili olabilir.
Yargılama sürecinde Türk yargılama usulü (HMK) uygulanır; yani prosedürel kurallar Türk hukukuna göre yürür. Ancak esas hakkında (boşanma sebepleri, nafaka vb.) MÖHUK m.14 çerçevesinde belirlenen hukuk uygulanır. Bu durum bazen karmaşık uygulamaları doğurur; hâkim, yabancı hukuk hükümlerini uygulamak zorunda kalabilir. MÖHUK m.2 uyarınca yabancı hukuk uygulaması hâkim tarafından re’sen araştırılır; ancak taraflar da yabancı hukuk hükümlerinin doğru uygulanması için katkı sunar. Uzman görüşü, yabancı ülkenin konsolosluğundan bilgi alma, mukayeseli hukuk incelemeleri bu süreçte kullanılır. Bu tür karmaşık dava süreçleri normal boşanma davalarına göre daha uzun sürer ve maliyeti daha yüksek olabilir.
5) Yabancı Boşanma Kararlarının Türkiye’de Tanınması
Yabancı bir ülkede alınmış boşanma kararının Türkiye’de geçerli sayılabilmesi için tanıma prosedürü uygulanır. MÖHUK m.50 ve devamı hükümleri tanıma sürecini düzenler. Tanıma; yabancı mahkeme kararının Türkiye’de hukuki geçerliliğinin kabul edilmesidir. Bu prosedür özellikle Türkiye’deki nüfus siciline yansıtılabilmesi için gereklidir.
Tanıma için başvuru asliye hukuk mahkemesine yapılır. Başvuru dilekçesinde şu unsurlar yer almalıdır: (i) yabancı mahkeme kararının onaylı örneği, (ii) kararın kesinleşmiş olduğunu gösteren belge, (iii) belgelerin Türkçeye noter onaylı tercümesi, (iv) apostil şerhi veya konsolosluk onayı (belge sunulan ülkeye göre), (v) tanıma talebinin dayanakları. Mahkeme; yabancı kararın Türk kamu düzenine aykırı olmadığını, yabancı mahkemenin yetkili olduğunu, tarafların savunma hakkının kısıtlanmadığını değerlendirir. Karar sonucu tanıma kabul edildiğinde yabancı boşanma kararı Türkiye’de geçerli sayılır ve nüfus siciline işlenir. Böylece kişi Türkiye’de de boşanmış statüde bulunur. Tanıma dışında bir de “tenfiz” prosedürü vardır; MÖHUK m.54 ve devamında düzenlenmiştir. Tenfiz, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de icra edilebilirliğinin sağlanmasıdır; özellikle mal paylaşımı, nafaka gibi eda hükümleri için gereklidir.
6) Nafaka ve Velayet Kararları
Yabancıların Türkiye’de boşanmasında nafaka ve velayet konuları özel değerlendirme gerektirir. Nafaka bakımından da MÖHUK m.14 çerçevesinde belirlenen hukuk uygulanır. Ancak bazı özel durumlarda farklı bağlama kuralları söz konusu olabilir; örneğin çocuk için ödenecek nafakada çocuğun mutad mesken hukuku uygulanabilir. Ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar da nafaka konusunda özel kurallar getirebilir.
Velayet kararında da benzer bir yaklaşım vardır. MÖHUK m.14 çerçevesinde uygulanacak hukuk belirlenir; ancak çocuğun üstün yararı temel ilke olarak esas alınır. Bu ilke tüm modern aile hukuku sistemlerinde ortaktır ve mahkeme kararında rehberlik eder. Uluslararası boyutlu velayet davalarında özellikle çocuğun mutad meskeni önemli rol oynar. Çocuğun bulunduğu ülke mahkemeleri genellikle velayet konusunda yetkili sayılır. Uluslararası çocuk kaçırma vakalarında ise 1980 Lahey Sözleşmesi uygulanır ve çocuğun mutad meskeni bulunan ülkeye iadesi hedeflenir. Türkiye’nin taraf olduğu bu sözleşme, Türkiye’de yaşayan yabancıların çocuklarını izinsiz olarak başka ülkelere götürmelerini önlemek için etkin bir mekanizmadır. Kişisel ilişki hakkı da yabancı ebeveynler için özel değerlendirme gerektirir; coğrafi mesafe düzenlemenin şeklini etkileyebilir.
7) Pratik Öneriler ve Süreç Yönetimi
Yabancıların Türkiye’de evlilik veya boşanma süreçlerinde pratik öneriler şunlardır: (i) uluslararası hukuk konusunda uzman avukat desteği almak, (ii) belgelerin uluslararası geçerlilik için apostil şerhi veya konsolosluk onayı taşımasını sağlamak, (iii) belgelerin Türkçeye noter onaylı tercümesini yaptırmak, (iv) her iki ülke hukukunu da göz önünde bulundurmak, (v) uzun süreli süreçler için sabırlı olmak.
Ayrıca kültürel farklılıkların da dikkate alınması önemlidir. Bazı ülkelerin aile hukuku sistemi Türk hukukundan önemli ölçüde farklı olabilir. Örneğin bazı ülkelerde çift eşlilik veya farklı boşanma prosedürleri kabul edilir. Bu farklılıklar hem hukuki hem sosyal boyutta uyum güçlükleri yaratabilir. Konsolosluklar, göçmen danışmanları ve uluslararası hukuk uzmanları bu süreçte destek sağlayabilir. Yabancı boşanma kararlarının Türkiye’de tanınması veya tersi, sürecin en teknik boyutlarından biridir. Bu süreçlerde profesyonel hukuki destek olmadan hareket etmek ciddi hatalara ve hak kayıplarına yol açabilir. Ayrıca dava süreçleri normal boşanmalara göre daha uzun ve maliyetli olduğundan, taraflar sürecin uzunluğuna ve maliyetine hazırlıklı olmalıdır. Anlaşmalı boşanma yolu, tarafların uzlaşabildiği durumlarda daha hızlı ve az maliyetli bir çözüm sunar.
İlgili Rehberler
- Aile Konutu Şerhi Talep Dilekçesi Örneği (2026) — TMK 194
- Mal Rejimi Tasfiyesi (Mal Paylaşımı) Davası Nasıl Açılır?
- Boşanmada Kusur Nasıl Belirlenir? Tam, Ağır, Eşit ve Az Kusurun Sonuçlar
- Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi: Boşanma, Nafaka, Velayet ve Mal Paylaşım
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Milletlerarası Yetkinin Temel Kuralı: MÖHUK m.40
“Türk mahkemesi bu davaya bakabilir mi?” sorusunun cevabı tek bir cümlededir ve sistemin tamamı bu cümle üzerine kuruludur.
MÖHUK m.40: Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder.
Ne anlama gelir? Türk mahkemelerinin yabancılık unsuru taşıyan bir uyuşmazlığa bakıp bakamayacağı, ayrı bir milletlerarası yetki listesine göre değil, iç hukuktaki yer yetkisi kurallarına göre belirlenir. Böylece iç hukuk yetki kurallarına çift taraflı bir işlev yüklenmiştir: hem hangi şehirdeki mahkemenin yetkili olduğunu hem de Türkiye’nin yetkili olup olmadığını belirlerler.
Doğrudan sonuç. Bir davada Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya diğer usul hükümlerine göre yer itibarıyla yetkili bir mahkeme bulunmuyorsa, Türk mahkemelerinin o dava için milletlerarası yetkisi olmadığı kabul edilir.
Bağlantı şartı. Yabancılık unsuru içeren bir uyuşmazlığın Türk mahkemelerinde görülebilmesi için uyuşmazlık ile Türkiye arasında bir bağlantı kurulabilmesi gerekir. Türkiye ile hiçbir bağlantısı bulunmayan bir konuda Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisi doğmaz.
Kanunlar ihtilafı kuralları karıştırılmamalı. Milletlerarası yetki belirlenirken kanunlar ihtilafı kuralları hiçbir şekilde dikkate alınmaz. Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin doğması, maddî hukukun uygulanması şartına bağlı değildir. Yani yabancı hukuk uygulanacak olsa dahi Türk mahkemesi yetkili olabilir.
İstisnalar ayrıca sayılmıştır. Kanun koyucu bazı uyuşmazlıklar bakımından bu genel kuralı yeterli görmemiş ve ayrı hükümler koymuştur: Türklerin kişi hâllerine ilişkin davalar (m.41), yabancıların kişi hâllerine ilişkin bazı davalar (m.42), miras davaları, iş sözleşmesi, tüketici ve sigorta sözleşmesi davaları. Bu hâllerde iç hukuk yetki kuralları yerine özel hükümler uygulanır.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Temel kural | İç hukukun yer yetkisi belirler (m.40) |
| Yer yetkisi yoksa | Milletlerarası yetki de yoktur |
| Ön şart | Türkiye ile bağlantı |
| Kanunlar ihtilafı | Dikkate alınmaz |
| Uygulanacak hukuk | Yetkiyi etkilemez |
| Özel hükümler | m.41-46 |
Türk Vatandaşı Tarafı Varsa: MÖHUK m.41
Boşanma bir kişi hâli davasıdır. Taraflardan biri Türk vatandaşıysa, yetki bu özel hükme göre belirlenir.
MÖHUK m.41: Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davaları, yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde Türkiye’de yer itibariyle yetkili mahkemede, bulunmaması hâlinde ilgilinin sâkin olduğu yer, Türkiye’de sâkin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde, o da bulunmadığı takdirde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görülür.
Ön şart. Maddenin uygulanabilmesi için taraflardan birinin Türk vatandaşı olması gerekir. Her iki taraf da yabancıysa bu hüküm işlemez; yetki m.40 üzerinden belirlenir.
İkinci ön şart. Dava, yabancı ülke mahkemelerinde açılmamış veya açılamamış olmalıdır. Bu kayıt, maddenin tamamlayıcı bir işlev gördüğünü gösterir.
Dört kademe. Hüküm basamaklı bir sıra kurar: (1) Türkiye’de yer itibariyle yetkili mahkeme; (2) yoksa ilgilinin sâkin olduğu yer; (3) Türkiye’de sâkin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri; (4) o da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri.
Dördüncü kademe belirleyicidir. Her iki tarafın da yurt dışında yaşadığı ve Türkiye’de hiçbir bağlantı adresi bulunmadığı dosyalarda bu kademe doğrudan devreye girer ve üç şehirden biri seçilebilir.
Yabancılar bakımından — m.42. Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan yabancılar hakkında vesayet, kayyımlık, kısıtlılık, gaiplik ve ölmüş sayılma kararları bakımından ayrı bir yetki kuralı öngörülmüştür.
| Kademe | Yetkili mahkeme |
|---|---|
| Ön şart — 1 | Taraflardan biri Türk vatandaşı |
| Ön şart — 2 | Yabancı ülkede açılmamış veya açılamamış |
| 1 | Yer itibariyle yetkili mahkeme |
| 2 | İlgilinin sâkin olduğu yer |
| 3 | Türkiye’deki son yerleşim yeri |
| 4 | Ankara, İstanbul veya İzmir |
İki Taraf da Yabancıysa Yetki Nasıl Kurulur?
Bu ihtimalde m.41 uygulanmaz; yetki m.40 üzerinden iç hukuka gider. O hâlde hangi iç hukuk kuralları devreye girer?
Aile hukukuna özgü kural — TMK m.168: boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Yabancı eşlerden biri Türkiye’de yerleşim yeri edinmişse ya da eşler son altı ayı Türkiye’de birlikte geçirmişse bu kural işler.
Genel yetki — HMK m.6. Genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri mahkemesidir.
Yerleşim yeri belli değilse — HMK m.9. Davalının yerleşim yerinin belli olmadığı hâllerde, davalının Türkiye’deki mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesi genel yetkili mahkemedir.
Bu hüküm, yabancı taraflar bakımından pratik bir kapı açar: yerleşim yeri kurulmamış olsa dahi mutad mesken üzerinden bağlantı kurulabilir.
Genel yetki alternatiftir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki genel yetki kuralı, davacıya özel yetkili mahkemelere alternatif sunmayı hedefler; davanın mutlaka genel yetkili mahkemede görülmesi zorunluluğunu doğurmaz.
Görev. Boşanma ve aile hukukuna ilişkin davalar aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar ve kararında bu sıfatı belirtir. Görev kuralı kamu düzenindendir ve re’sen gözetilir.
| Dayanak | Yetkili yer |
|---|---|
| TMK m.168 | Eşlerden birinin yerleşim yeri; son 6 ay birlikte oturulan yer |
| HMK m.6 | Davalının yerleşim yeri |
| HMK m.9 | Yerleşim yeri belli değilse mutad mesken |
| Genel yetkinin niteliği | Alternatif; zorunlu değil |
| Görev | Aile mahkemesi; re’sen gözetilir |
Yetki İtirazı ve Milletlerarası Derdestlik
Yetkinin bulunması, davanın mutlaka Türkiye’de görüleceği anlamına gelmez. İki mekanizma bu tabloyu değiştirebilir.
Birincisi — yetki itirazı. Boşanma davalarında yetki kesin değildir; bu nedenle yetkisizlik ilk itiraz olarak ileri sürülür. Yabancılık unsuru taşıyan davalarda da yetkisizlik itirazı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.
Zamanında itiraz edilmezse. Yetki bir ilk itiraz olduğundan, zamanında yetki itirazında bulunulmaması hâlinde davanın Türk mahkemesinde görülerek sonuca bağlanmasında bir engel bulunmaz. Yani sessiz kalmak, Türk mahkemesinin davaya bakmasını kabul etmek anlamına gelir.
İkincisi — milletlerarası derdestlik. Her devlet kendi mahkemelerinin milletlerarası yetkisini düzenlerken diğer devlet mahkemelerinin yetkisini ortadan kaldıramaz. Bu nedenle aynı uyuşmazlık bakımından birden fazla ülkenin yetkisi söz konusu olabilir.
Nasıl işler? Yabancı ülkede açılan bir davanın Türk mahkemelerinin yetkisine etkisi, ancak derdestlik itirazının kabulü ile olur. Derdestlik, aynı davanın daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olmasını ifade eder.
Üç unsur aynı olmalı. Derdestlikten söz edilebilmesi için davalar arasında şu üç unsurun aynı olması gerekir: tarafların aynı olması, davaya esas teşkil eden maddî vakıaların aynı olması ve davada ileri sürülen taleplerin aynı olması.
Pratik sonuç. Eşlerden biri yurt dışında dava açmışsa, diğer eş Türkiye’de dava açarken bu üç unsuru karşılaştırmalıdır. Talepler farklıysa — örneğin biri yalnız boşanma, diğeri boşanma ve mal rejimi tasfiyesi istiyorsa — derdestlik itirazı sonuç doğurmayabilir.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Yetkisizlik | İlk itiraz; HMK’ya göre |
| İtiraz edilmezse | Dava Türkiye’de görülür |
| Birden fazla yetki | Mümkündür |
| Engel | Derdestlik itirazı |
| Üç unsur | Taraflar, vakıalar, talepler |
Teminat Yükümlülüğü ve Belgeler
Yabancılık unsuru taşıyan dosyalarda, yetki kadar kritik ama çok daha az bilinen bir şart vardır: teminat.
MÖHUK m.48/1: Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.
Ölçüt yabancılıktır; karşı tarafın vatandaşlığı önem taşımaz.
Muafiyet — m.48/2: mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar. Karşılıklılık akdî, kanunî veya fiilî olabilir.
Türk vatandaşları da kapsanabilir — HMK m.84. Türkiye’de mutad meskeni bulunmayan Türk vatandaşının dava açması, davacı yanında müdahil olarak katılması veya takip yapması hâlinde, davalı tarafın muhtemel yargılama giderlerini karşılayacak uygun bir teminat göstermesi gerekir.
Bu kural, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları bakımından sık gözden kaçar: yabancı olmamak, teminat yükümlülüğünü kaldırmaz.
Miktar ve yaptırım. Teminatın miktarı mahkemece hâl ve şartlara göre serbestçe takdir edilir. Verilen kesin süre içinde gösterilmezse dava, dava şartı eksikliğinden reddedilir.
Evlenmenin tescili — 5490 sayılı Kanun m.24. Yurt dışında yabancı yetkili makamlar önünde yapılan evlilikler bakımından bildirim, koca, kocanın yabancı olması hâlinde kadın tarafından, en geç otuz gün içerisinde o yerdeki dış temsilciliğe yapılır. Bu bildirim evliliğin kurucu unsuru değildir; süre kaçırılsa da evlilik geçerliliğini korur.
Belgeler. Yabancı resmî belgelerin Türkiye’de kullanılabilmesi için onaylı tercüme ve — taraf ülkeler bakımından — apostil şerhi gerekir; apostil uygulanmayan ülkelerde konsolosluk tasdiki yoluna başvurulur.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Yabancı davacı | Teminat zorunlu (MÖHUK m.48) |
| Muafiyet | Karşılıklılık esasına göre |
| Mutad meskeni yurt dışında Türk | Teminat gösterir (HMK m.84) |
| Gösterilmezse | Dava şartı eksikliği — ret |
| Evlilik bildirimi | Otuz gün; kurucu değil |
| Belgeler | Onaylı tercüme; apostil |
Sıkça Sorulan Sorular
Yabancılar Türkiye’de evlenebilir mi?
Evet. Türkiye’nin evlilik hukukunun temel prensipleri Türkiye’de gerçekleştirilecek evliliklerde uygulanır. Ancak yabancıların evlenme ehliyeti (yaş, mevcut evlilik durumu vb.) MÖHUK m.13 uyarınca kendi millî hukuklarına tabidir. Pasaport, medeni durum belgesi, evlilik ehliyet belgesi gibi belgeler gerekir.
Yabancılar Türkiye’de boşanabilir mi?
Evet. MÖHUK m.14 uyarınca eşlerin müşterek millî hukuku, farklı vatandaşlıkta iseler müşterek mutad mesken hukuku, bu da yoksa Türk hukuku uygulanır. Kamu düzenine aykırı yabancı hukuk hükümleri uygulanmaz (MÖHUK m.5).
Hangi mahkeme yetkilidir?
Genel yetki kuralı olarak davalı eşin Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (HMK m.6). Uluslararası aile davalarında Türkiye’de yaşayan eşler için Türkiye mahkemeleri yetkilidir. Yargılama Türk yargılama usulüne (HMK) göre yürür, esas ise MÖHUK m.14 ile belirlenen hukuk uygulanır.
Yabancı boşanma kararı Türkiye’de tanınır mı?
Evet. MÖHUK m.50 vd. çerçevesinde tanıma prosedürü ile Türkiye’de geçerli sayılabilir. Asliye hukuk mahkemesine başvurulur; yabancı mahkemenin yetkili olduğu, tarafların savunma hakkının kısıtlanmadığı, kararın kamu düzenine aykırı olmadığı değerlendirilir. Nüfus siciline işlenir.
Tanıma ile tenfiz arasındaki fark nedir?
Tanıma yabancı mahkeme kararının Türkiye’de hukuki geçerliliğinin kabul edilmesidir; genellikle boşanma statüsü ve nüfus kaydı için gereklidir. Tenfiz ise kararın Türkiye’de icra edilebilirliğinin sağlanmasıdır; mal paylaşımı, nafaka gibi eda hükümleri için gereklidir. Her ikisi de MÖHUK’ta düzenlenmiştir.
Uluslararası çocuk kaçırma için hangi mekanizma vardır?
Türkiye’nin taraf olduğu 1980 Lahey Sözleşmesi uygulanır. Çocuğun mutad meskeni bulunan ülkeye iadesi hedeflenir. Türkiye’de merkezi makam Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’dür. Çocuğun izinsiz olarak farklı bir ülkeye götürülmesi durumunda etkin bir mekanizmadır.
Belgeler için apostil şerhi gerekli mi?
Evet, kural olarak. Yabancı belgelerin Türkiye’de kullanılabilmesi için apostil şerhi (Lahey Apostil Sözleşmesi’ne taraf ülkelerden gelen belgeler için) veya konsolosluk onayı (diğer ülkelerden gelen belgeler için) gereklidir. Ayrıca Türkçeye noter onaylı tercüme de zorunludur.
⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın
Ankara’da Uzman Avukat — Av. Fatma Öztürk
📞 Hemen Ara 💬 WhatsApp ile Yaz⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun — mevzuat.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.


