Yeniden Türk Vatandaşlığına Alınma (5901 m.13-14)
22 June 2026

Yeniden Türk Vatandaşlığına Alınma (5901 m.13-14)

Türk vatandaşlığını çeşitli yollarla kaybeden kişiler, belirli şartlarla bunu yeniden kazanabilir. 5901 sayılı Kanun, kaybın nedenine göre iki ayrı yol öngörür: biri ikamet şartsız, diğeri üç yıl ikamet şartlı. Bu rehberde yeniden vatandaşlığa alınmayı sade bir dille açıklıyoruz.

İkamet Şartı Aranmaksızın (m.13)

Madde 13’e göre, millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla, Türkiye’de ikamet etme süresine bakılmaksızın ve Bakanlık kararıyla yeniden vatandaşlık kazanabilecekler şunlardır: çıkma izni alarak Türk vatandaşlığını kaybedenler; ana veya babalarına bağlı olarak kaybedenlerden, seçme hakkını kanunda öngörülen süre (ergin olmadan itibaren üç yıl) içinde kullanmayanlar. Bu yol, genellikle kendi isteğiyle vatandaşlıktan çıkmış olanlar içindir.

Üç Yıl İkamet Şartıyla (m.14)

Madde 14 ise daha ağır şartlıdır. Buna göre; 29. madde uyarınca vatandaşlığı kaybettirilenler Cumhurbaşkanı kararıyla, 34. madde uyarınca kaybedenler Bakanlık kararıyla; millî güvenlik bakımından engel bulunmaması ve Türkiye’de üç yıl ikamet etmeleri şartıyla vatandaşlığı yeniden kazanabilir. Seçme hakkını kullanarak kaybedenler için de üç yıl ikamet şartı uygulanır.

Ortak Şart: Millî Güvenlik Engeli Olmaması

Her iki yolda da ortak ve vazgeçilmez şart, kişinin millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunmamasıdır. Bu yöndeki engel, talebin reddi sonucunu doğurur. Karar mercii, kaybın türüne göre Bakanlık veya Cumhurbaşkanıdır.

Başvuru ve Mavi Kart

Başvurular, yurt içinde yerleşim yeri valiliğine, yurt dışında dış temsilciliklere yapılır. Ayrıca çıkma izniyle vatandaşlıktan çıkanlara Mavi Kart verilir; bu kart sahiplerine, seçme-seçilme, kamu görevine girme ve askerlik gibi haklar dışında, Türk vatandaşlarına tanınan birçok haktan yararlanma imkânı sağlanır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Hukukçular Evi Ankara