Nafaka Davası Hangi Mahkemede ve Nerede Açılır? Yetkili Mahkeme
27 Haziran 2026

Nafaka Davası Hangi Mahkemede ve Nerede Açılır? Yetkili Mahkeme

Nafaka davası açmak isteyen kişinin ilk sorusu, davanın nerede ve hangi mahkemede açılacağıdır. Görevli mahkeme aile mahkemesidir; ancak yetkili yer nafakanın türüne göre değişir ve çoğu hâlde davacının seçim hakkı vardır.

Bu yazı konuyu madde numaralarıyla ele alır: görevin dava şartı niteliği, boşanma sonrası davalarda yetki (TMK m.177) ve bunun kesin yetki olmadığı, yardım nafakasındaki farklı yetki kuralı (m.365), bir yıllık zamanaşımı (m.178) ve nafaka türlerine göre yetki haritası.

1) Görevli Mahkeme: Dava Şartıdır

DurumGörevli mahkeme
Aile mahkemesi bulunan yerAile mahkemesi
Aile mahkemesi bulunmayan yerAile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi

Aile mahkemeleri, ilgili kanun hükmü gereğince yalnızca nafaka davalarını değil, vesayet hariç aile hukukuna dair bütün davalara bakmakla görevlidir.

Görev, kamu düzenine dair bir dava şartı olduğundan, boşanma davasından ayrı açılacak bir nafaka davası aile mahkemesi yerine asliye hukuk mahkemesinde açılacak olursa, dava dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.

Bu nedenle görev, taraflarca değiştirilemez ve mahkemece her aşamada kendiliğinden gözetilir.

Hangi mahkemede dava açacağınızı birlikte belirleyelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

2) Boşanma Sonrası Yetki (TMK m.177)

Madde 177: Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Hükmün kapsamı, yalnızca yeni nafaka talepleriyle sınırlı değildir:

Davam.177 kapsamında mı?
Boşanmadan sonra yeni nafaka davasıEvet
Hükmedilmiş nafakanın artırılmasıEvet
Hükmedilmiş nafakanın azaltılmasıEvet
Nafakanın kaldırılmasıEvet

Yargıtay kararlarında bu husus açıkça belirtilmiştir: madde, boşanmadan sonra açılacak yeni nafaka davaları ya da hükmedilmiş nafakanın artırılması veya azaltılması davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemelerini yetkili kılmaktadır.

Bu kesin yetki değildir

Uygulamada en çok yanlış bilinen nokta budur.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 177 nci maddesi ile zayıf durumda bulunan davacıyı korumak amacı güden genel yetki kuralı getirilmiş bulunmaktadır. Kanun koyucu genel yetki hükmü getirmekle davacıya seçimlik hak tanınmıştır. Kesin yetki kuralı getirilmemiştir.

SeçenekDayanak
Nafaka alacaklısının yerleşim yeriTMK m.177
Davalının yerleşim yeriHMK m.6 (genel yetki)

Yargıtay içtihadı bunu açıkça ifade eder: davacı (nafaka alacaklısı) isterse kendi yerleşim yeri mahkemesinde, isterse davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir.

Genel ilke de aynı yöndedir: bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahiptir.

Bunun pratik değeri

DurumTercih edilebilecek yer
Alacaklı kendi bulunduğu yerde dava açmak istiyorKendi yerleşim yeri (m.177)
Borçlunun malvarlığı başka ildeDavalının yerleşim yeri (HMK m.6)
Delillerin bulunduğu yer farklıDuruma göre değerlendirilir

Maddenin amacı, zayıf durumda bulunan davacıyı korumaktır. Bu koruma, alacaklıya bir seçenek daha eklenmesi biçiminde sağlanmıştır; mevcut genel yetki kuralını ortadan kaldırmaz.

3) Boşanmayla Birlikte İstenen Nafaka

TalepYetkili mahkeme
Tedbir nafakasıBoşanma davasının görüldüğü mahkeme
Yoksulluk nafakası (boşanmayla birlikte)Boşanma davasının görüldüğü mahkeme
İştirak nafakası (boşanmayla birlikte)Boşanma davasına bakmakla yetkili mahkeme

Boşanma davasındaki yetki kuralı ise ayrıdır: eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir.

Dolayısıyla boşanmayla birlikte istenen nafaka talepleri, bu yetki kuralına göre belirlenen mahkemede görülür; ayrı bir yetki değerlendirmesi yapılmaz.

İştirak nafakasında özel hüküm yok

Türk Medeni Kanununun ilgili maddelerinde iştirak nafakası davasının hangi mahkemede açılacağına dair özel bir yetki hükmü bulunmamaktadır.

DurumUygulanacak kural
Boşanmayla birlikte isteniyorBoşanma davasına bakmakla yetkili mahkeme
Boşanmadan sonra isteniyor veya artırım talep ediliyorTMK m.177: nafaka alacaklısının yerleşim yeri

İştirak nafakası, velayetin kullanılması kendisine bırakılmayan eş tarafından, ortak çocuğun yetiştirilmesi, barınma, beslenme, sağlık, bakım ve eğitim giderlerinin karşılanabilmesi için, eşin sosyal ve ekonomik gücü oranında velayeti elinde bulunduran eşe ödenen nafakadır.

4) Yardım Nafakasında Farklı Yetki (TMK m.365)

Bu, yazının en çok atlanan ayrıntısıdır: yardım nafakasında yetki kuralı m.177’den farklıdır.

Yetkili mahkeme, taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir.

Nafaka türüYetki kuralı
Boşanma sonrası nafakalarNafaka alacaklısının yerleşim yeri (m.177) veya davalının yerleşim yeri (HMK m.6)
Yardım nafakasıTaraflardan birinin yerleşim yeri (m.365)

Sonuç pratikte benzer olsa da dayanak farklıdır ve dilekçede doğru maddeye atıf yapılması gerekir.

Yardım nafakası kimler arasında?

Madde 364: Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde bulunmalarına bağlıdır.

YükümlüŞart
Üstsoy (anne, baba, büyükanne, büyükbaba)Alacaklının yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olması
Altsoy (çocuk, torun)Aynı şart
KardeşlerAyrıca refah içinde bulunmaları

Üçüncü satır ek bir şart içerir: kardeşler bakımından yalnızca alacaklının yoksulluğa düşecek olması yetmez; yükümlünün refah içinde bulunması da aranır.

Yardım nafakasında diğer kurallar

Kuralİçeriği
HakkaniyetNafakanın yükümlülerin bir veya birkaçından istenmesi hakkaniyete aykırıysa hâkim, onların nafaka yükümlülüğünü azaltabilir veya kaldırabilir
Kurumların dava hakkıDava, nafaka alacaklısına bakmakta olan resmî veya kamuya yararlı kurumlar tarafından da açılabilir
Gelecek yıllarHâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir

Üçüncü satır önemli bir imkândır: gelecek yıllara ilişkin artış esası kararda belirlenirse, her yıl yeniden artırım davası açılması gerekmez.

Bu, hem alacaklı hem borçlu bakımından öngörülebilirlik sağlar ve dava yükünü azaltır. Ancak istem hâlinde uygulanır; talep edilmezse hâkim kendiliğinden karar vermez.

Bir yıllık süre kesinleşmeden itibaren işliyor

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

5) Bir Yıllık Zamanaşımı (TMK m.178)

Madde 178: Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

UnsurKural
SüreBir yıl
BaşlangıçBoşanma hükmünün kesinleşmesi
KapsamEvliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları

Boşanma kararında yoksulluk nafakasına hükmedilmemişse, bu nafakanın ayrı bir davayla istenmesi bu süreye tabidir. Süre karar tarihinden değil, kesinleşme tarihinden işler.

Buna karşılık çocuk için nafaka talepleri farklı değerlendirilir: iştirak nafakası, çocuğun bakım ve eğitim ihtiyacına dayandığından bu süreyle sınırlı görülmez.

6) Nafakanın Değiştirilmesi (TMK m.176/4)

Madde 176/4: Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir.

ŞartAçıklama
TalepArtırım veya azaltma ancak talep hâlinde gündeme gelir
DeğişiklikTarafların malî durumunun değişmiş olması
HakkaniyetVeya hakkaniyetin bunu gerektirmesi
KapsamYalnızca irat biçiminde ödenmesine karar verilmişse

Dördüncü satır teknik bir sınırdır: nafakanın düzenlenmesi, ancak irat şeklinde ödenmesine karar verilmişse söz konusu olabilir.

Yargıtay’ın iki yerleşik yaklaşımı

KonuYaklaşım
Asgari ücretYoksulluk nafakası bağlanmasına engel değildir ve tek başına nafakanın kaldırılması sebebi sayılmaz
Yeniden evlenmeNafaka bağlanan kişinin yeniden evlenmesi hâlinde, “ileride boşanabilir” düşüncesiyle nafakanın kaldırılması yerine yalnızca azaltılması yoluna gidilemez

Birinci satır, kaldırma taleplerinde sık karşılaşılan bir iddiayı karşılar: alacaklının çalışmaya başlaması tek başına yeterli değildir; aldığı ücretin kişiyi yoksulluktan kurtarıp kurtarmadığı araştırılır.

7) Nafaka Türleri: Kısa Ayrım

Yetki kuralı türe bağlı olduğundan, önce türün doğru belirlenmesi gerekir.

TürKim içinNe zaman
Tedbir nafakasıEş ve ergin olmayan çocuklarDava süresince
Yoksulluk nafakasıBoşanmayla yoksulluğa düşecek eşBoşanmadan sonra
İştirak nafakasıOrtak çocukBoşanmadan sonra
Yardım nafakasıÜstsoy, altsoy ve kardeşlerEvlilikten bağımsız

Dördüncü satır, diğer üçünden temelde ayrılır: yardım nafakası bir boşanma sonucu değildir; hısımlık ilişkisine dayanır ve evlilikle bağlantısı bulunmayan kişiler arasında da gündeme gelebilir.

Bu nedenle yardım nafakası davası, boşanma yargılamasından tümüyle bağımsız olarak ve kendi yetki kuralına göre açılır.

Tedbir nafakasının dönüşümü

AşamaNafakanın niteliği
Dava süresinceTedbir nafakası
Boşanma kesinleştikten sonra (eş için)Yoksulluk nafakası
Boşanma kesinleştikten sonra (çocuk için)İştirak nafakası

Bu dönüşüm, hüküm fıkrasının doğru kurulmasını gerektirir. Yargıtay kararlarında, çocuk yararına boşanma hükmünün kesinleştiği tarihe kadar tedbir nafakası ve bu tarihten ergin olduğu tarihe kadar iştirak nafakası şeklinde hükmedilmesi gerektiği; aksi hâlde infazda tereddüt oluşacağı belirtilmiştir.

Dolayısıyla dilekçede talebin, bu iki dönemi ayıracak biçimde kurulması yerinde olur.

Yoksulluk nafakasında talep şartı

KuralAçıklama
Talep zorunluHâkim yoksulluk nafakasına re’sen hükmedemez
Yoksulluğa düşmeBoşanma sonrası maddî güçlüğe düşmeyecek eş için hükmedilmez

Birinci satır, boşanma dilekçesinde talebin açıkça yazılmasını zorunlu kılar. Talep edilmeyen yoksulluk nafakası, sonradan ayrı bir davayla istenmek zorunda kalınır ve bu da bir yıllık süreye tabidir.

İştirak nafakası bakımından ise durum farklıdır: çocuğun bakım ve eğitim ihtiyacı kamu düzeniyle ilgili görüldüğünden, hâkimin bu konuda daha geniş bir hareket alanı bulunur.

8) Nafaka Miktarının Belirlenmesi

Yetki ve görev belirlendikten sonra asıl mesele miktardır. Kanun, çocuk nafakası bakımından üç ölçüt sayar.

Ölçütİçeriği
1. Çocuğun ihtiyaçlarıHâkimin ilk baktığı husus
2. Ana ve babanın hayat koşullarıÖdeme gücüyle orantılılık
3. Çocuğun gelirleriÇalışıp çalışmadığına bakılmaksızın elde ettiği gelirler

İkinci ölçütün pratik anlamı şudur: hiçbir ana veya baba çocuğuna kendi hayat standardının üzerinde bir hayat sunmakla yükümlü değildir; ödeme gücüyle orantılı olarak nafaka temin edilir.

Üçüncü ölçüt ise istisnaî niteliktedir: çocuğun kendi gelirleri de nafakanın belirlenmesinde göz önünde bulundurulur.

Miktar tespitinde sunulacak deliller

DelilNeyi gösterir
Bordro ve gelir belgeleriTarafların gelir düzeyi
Sosyal güvenlik kayıtlarıÇalışma durumu
Vergi kayıtlarıBağımsız çalışanlarda gelir
Tapu ve araç kayıtlarıMalvarlığı durumu
Okul ve sağlık giderleriÇocuğun ihtiyaçları
Kira sözleşmesi ve faturalarYaşam giderleri
Sosyal ve ekonomik durum araştırmasıMahkemece yaptırılan tespit

Son satır, uygulamada belirleyici olan araştırmadır: mahkeme, tarafların sosyal ve ekonomik durumunun kolluk veya ilgili kurumlar aracılığıyla tespitini isteyebilir.

Bu araştırmanın sonucuna itiraz edilebileceğinden, tarafların kendi delillerini de ayrıca sunması yerinde olur.

Artırım davasında ispat

GösterilecekÖrnek
Nafakanın belirlendiği tarihteki durumÖnceki karar ve o tarihteki gelir
Bugünkü durumGüncel gelir ve gider belgeleri
Değişikliğin niteliğiMalî durum değişikliği veya hakkaniyet
İhtiyaçlardaki artışÇocuğun eğitim kademesi, sağlık gideri

Birinci ve ikinci satırlar birlikte işler: artırım davası, iki tarih arasındaki farkın gösterilmesine dayanır. Yalnızca bugünkü durumun anlatılması yeterli olmayabilir.

Bu nedenle önceki kararın ve o tarihteki koşulların dosyaya sunulması, talebin dayanağını güçlendirir.

Azaltma ve kaldırma taleplerinde

  • Gelir kaybının belgelenmesi (iş akdinin sona ermesi, sağlık sorunu),
  • Yeni yükümlülüklerin gösterilmesi,
  • Alacaklının durumundaki değişikliğin ortaya konması,
  • Değişikliğin geçici değil sürekli olduğunun anlatılması.

Son madde çoğu dosyada belirleyicidir: geçici bir gelir düşüşü, kalıcı bir azaltma sebebi olarak kabul edilmeyebilir.

9) Yetki Haritası

Nafaka türüNe zamanYetkili mahkeme
Tedbir nafakasıBoşanma davası süresinceBoşanma davasının görüldüğü mahkeme
Yoksulluk nafakasıBoşanmayla birlikteBoşanma davasının görüldüğü mahkeme
Yoksulluk nafakasıBoşanmadan sonraAlacaklının yerleşim yeri (m.177) veya davalının yerleşim yeri
İştirak nafakasıBoşanmayla birlikteBoşanma davasına bakmakla yetkili mahkeme
İştirak nafakasıBoşanmadan sonraAlacaklının yerleşim yeri (m.177) veya davalının yerleşim yeri
Artırım / azaltım / kaldırmaHer zamanAlacaklının yerleşim yeri (m.177) veya davalının yerleşim yeri
Yardım nafakasıHer zamanTaraflardan birinin yerleşim yeri (m.365)

Tabloda tekrarlanan “veya” ifadesi, seçimlik hakkın kapsamını gösterir: m.177 kesin yetki kuralı olmadığından, genel yetki kuralı da açık kalır.

10) Yetki İtirazı ve Sonuçları

Yetki kesin olmadığından, davalının bu konuda bir imkânı ve bir sınırı vardır.

KonuKural
NiteliğiKesin olmayan yetki hâlinde yetki bir ilk itirazdır
ZamanıCevap dilekçesinde, süresi içinde ileri sürülmelidir
İleri sürülmezseMahkeme yetkili hâle gelir
Mahkeme kendiliğinden gözetir mi?Kesin yetki hâli dışında gözetmez

Üçüncü satır davalı bakımından bir risk doğurur: yetki itirazı süresinde yapılmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir ve sonradan bu husus ileri sürülemez.

Bu, m.177’nin kesin yetki olmamasının doğal sonucudur: kesin yetki hâlinde mahkeme yetkisizliği kendiliğinden gözetirken, burada itiraz edilmedikçe gözetmez.

Yetkisizlik kararı verilirse

AşamaYapılacak
KararYetkisizlik kararı verilir
Süreİki hafta içinde başvuru
MerciKararı veren mahkemeye başvurularak dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilir
Süre kaçırılırsaDava açılmamış sayılır

Dördüncü satır ağır sonuç doğurur ve nafaka davalarında ayrıca önem taşır: dava açılmamış sayılırsa, nafakanın hangi tarihten itibaren işleyeceği de değişir.

Bu nedenle yetkisizlik kararı alındığında yapılacak ilk iş, iki haftalık süreyi takvime işlemektir.

Nafaka hangi tarihten işler?

Nafaka türüBaşlangıç
Tedbir nafakasıKural olarak dava tarihinden
Yoksulluk nafakasıBoşanma hükmünün kesinleşmesinden
İştirak nafakasıBoşanma hükmünün kesinleşmesinden
ArtırımKural olarak dava tarihinden

Birinci ve dördüncü satırlar, davanın zamanında açılmasının maddi değerini gösterir: gecikilen her ay, talep edilebilecek dönemin kısalması demektir.

Bu nedenle koşullar oluştuğunda beklemeden dava açılması, hem usul hem miktar bakımından yararlıdır.

İcra aşaması

KonuAçıklama
İlam niteliğiNafaka kararı ilamlı icraya konu edilebilir
Birikmiş nafakaÖdenmeyen dönemler ayrıca takibe konulabilir
İşleyecek nafakaAylık olarak takip edilebilir
ÖdememeAyrıca yaptırım gündeme gelebilir

İkinci ve üçüncü satırlar takip talebinde ayrı ayrı gösterilmelidir: birikmiş alacak ile ileriye dönük aylık nafaka farklı kalemlerdir.

Bu ayrımın yapılmaması, takipte tereddüt doğurabilir ve itiraza açık hâle gelir.

11) Evlilik Sürerken Nafaka

Nafaka yalnızca boşanmayla gündeme gelmez. Evlilik birliği devam ederken de nafaka talep edilebilir ve bu hâlde yetki kuralı yine farklıdır.

DurumDayanakYetkili mahkeme
Evlilik birliğinin korunması önlemleriEvlilik birliğinin korunmasına ilişkin hükümlerEşlerden herhangi birinin yerleşim yeri
Boşanma davası derdestTedbir nafakasıBoşanma davasının görüldüğü mahkeme
Boşanmadan sonraTMK m.177Alacaklının veya davalının yerleşim yeri

Birinci satır, boşanma davası açılmamış ancak eşlerden birinin yükümlülüğünü yerine getirmediği hâllerde işler. Bu, boşanmadan bağımsız bir koruma yoludur.

Bu yolun avantajı, evliliği sona erdirmeden ekonomik korumanın sağlanabilmesidir. Aynı çerçevede tasarruf yetkisinin sınırlanması gibi başka önlemler de istenebilir.

Üç aşamalı tablo

AşamaTalep edilebilecekler
Evlilik sürüyorBirliğin korunması önlemleri, nafaka, tasarruf yetkisinin sınırlanması
Boşanma davası derdestTedbir nafakası, geçici önlemler, velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi
Boşanma kesinleştiYoksulluk ve iştirak nafakası, artırım, azaltım, kaldırma

Bu üç aşamanın karıştırılması, hem yanlış hukuki sebebe dayanılmasına hem de yanlış mahkemede dava açılmasına yol açar.

Bu nedenle dilekçe hazırlanırken atılacak ilk adım, hangi aşamada olunduğunun netleştirilmesidir.

Ergin çocuğun durumu

DurumNafaka türü
Çocuk ergin değilİştirak nafakası
Çocuk ergin olduİştirak nafakası sona erer
Ergin çocuk yoksulluğa düşecekseYardım nafakası (m.364)

İkinci satır kesindir: ergin çocuk için iştirak nafakasına hükmolunamaz. Bu nedenle iştirak nafakasına hükmedilirken ergin olacağı tarihe kadar ifadesinin kullanılması gerekir.

Üçüncü satır ise bir geçiş imkânı sunar: erginlik iştirak nafakasını sona erdirse de, şartları varsa yardım nafakası gündeme gelebilir. Bu, ayrı bir dava ve ayrı bir yetki kuralı demektir.

Eğitimine devam eden ergin çocukların durumu bu çerçevede değerlendirilir: talep, iştirak nafakası olarak değil yardım nafakası olarak kurulmalıdır.

Velayetin durumu

Bir sınır da velayete ilişkindir: velayet hakkının kaldırılması hâlinde iştirak nafakası istenemez. Bu, nafakanın velayet ilişkisine bağlı yapısının sonucudur.

12) Sık Yapılan Yedi Hata

  • m.177’yi kesin yetki sanmak. Bu bir genel yetki kuralıdır; davacının seçim hakkı vardır.
  • Asliye hukukta dava açmak. Görev kamu düzenindendir; dava usulden reddedilir.
  • Yardım nafakasında m.177’ye dayanmak. Bu davada yetki taraflardan birinin yerleşim yeridir.
  • Bir yıllık süreyi karar tarihinden saymak. Süre kesinleşmeden itibaren işler.
  • Artırımı kendiliğinden beklemek. Değişiklik ancak talep hâlinde gündeme gelir.
  • Gelecek yıl artışını talep etmemek. Hâkim bunu ancak istem hâlinde karara bağlar.
  • Kardeşlerde refah şartını atlamak. Kardeşlerin yükümlülüğü refah içinde bulunmalarına bağlıdır.

13) Kontrol Listesi

  • Nafakanın türünü belirleyin; yetki kuralı buna göre değişir.
  • Boşanma sürecinde mi sonrasında mı olduğunuzu netleştirin.
  • İki yetkili yerden hangisinin size uygun olduğunu değerlendirin.
  • Aile mahkemesinde dava açın.
  • Boşanma kesinleşme tarihini ve bir yıllık süreyi kontrol edin.
  • Gelecek yıllara ilişkin artış talebinizi dilekçeye yazın.
  • Malî durum değişikliğini belgelerle gösterin.

Aile hukukunun diğer başlıkları için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberimize, mal koruma önlemleri için tasarruf yetkisinin sınırlanması (TMK m.199), mal rejimi için kişisel mallar (TMK m.220) ve artık değer ve denkleştirme incelemelerimize, kesinleşmiş karara karşı olağanüstü yol için yargılamanın iadesi yazımıza bakabilirsiniz.

Nafaka dosyanız için değerlendirme alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Sıkça Sorulan Sorular

Nafaka davasında görevli mahkeme hangisidir?

Aile mahkemesi. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi davaya bakar.

Yanlışlıkla asliye hukukta açarsam ne olur?

Görev kamu düzenine dair bir dava şartı olduğundan, dava dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.

Aile mahkemeleri başka hangi davalara bakar?

İlgili kanun hükmü gereğince vesayet hariç aile hukukuna dair bütün davalara.

Boşanmadan sonra açılacak nafaka davasında yetki nedir?

TMK m.177 uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Bu kural artırım ve azaltım davalarını da kapsar mı?

Evet. Yargıtay kararlarında, maddenin boşanmadan sonra açılacak yeni nafaka davaları ya da hükmedilmiş nafakanın artırılması veya azaltılması davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemelerini yetkili kıldığı belirtilmiştir.

m.177 kesin yetki kuralı mı?

Hayır. Yargıtay içtihadına göre bu madde ile zayıf durumda bulunan davacıyı korumak amacı güden bir genel yetki kuralı getirilmiştir; kesin yetki kuralı getirilmemiştir.

Öyleyse başka nerede dava açabilirim?

Davacı (nafaka alacaklısı) isterse kendi yerleşim yeri mahkemesinde, isterse HMK m.6 gereğince davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir.

Bu neden önemli?

Bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bunlardan birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahiptir. Borçlunun malvarlığının bulunduğu yer gibi pratik nedenlerle tercih yapılabilir.

Boşanmayla birlikte istenen nafakada yetki nedir?

Boşanma davasının görüldüğü mahkeme yetkilidir; ayrı bir yetki değerlendirmesi yapılmaz.

Boşanma davasında yetki kuralı nedir?

Eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi.

İştirak nafakası için özel yetki hükmü var mı?

Hayır. Türk Medeni Kanununun ilgili maddelerinde iştirak nafakası davasının hangi mahkemede açılacağına dair özel bir yetki hükmü bulunmamaktadır.

Öyleyse iştirak nafakasında yetki nasıl belirlenir?

Boşanmayla birlikte isteniyorsa boşanma davasına bakmakla yetkili mahkeme; boşanmadan sonra isteniyor veya artırım talep ediliyorsa TMK m.177 uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi.

İştirak nafakası nedir?

Velayetin kullanılması kendisine bırakılmayan eş tarafından, ortak çocuğun yetiştirilmesi, barınma, beslenme, sağlık, bakım ve eğitim giderlerinin karşılanabilmesi için eşin sosyal ve ekonomik gücü oranında velayeti elinde bulunduran eşe ödenen nafakadır.

Yardım nafakasında yetki farklı mı?

Evet. TMK m.365 uyarınca yetkili mahkeme, taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Bu, m.177’deki kuraldan farklı bir dayanaktır.

Yardım nafakası kimden istenebilir?

TMK m.364 uyarınca herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.

Kardeşler için ek bir şart var mı?

Evet. Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde bulunmalarına bağlıdır. Yalnızca alacaklının yoksulluğa düşecek olması yeterli değildir.

Hakkaniyete aykırılık hâlinde ne olur?

Nafakanın yükümlülerin bir veya birkaçından istenmesi hakkaniyete aykırıysa hâkim, onların nafaka yükümlülüğünü azaltabilir veya kaldırabilir.

Yardım nafakası davasını kurumlar açabilir mi?

Evet. Dava, nafaka alacaklısına bakmakta olan resmî veya kamuya yararlı kurumlar tarafından da açılabilir.

Her yıl artırım davası açmak zorunda mıyım?

Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Bu talep edilirse her yıl yeniden dava açmak gerekmez.

Bu talep kendiliğinden değerlendirilir mi?

Hayır. Kanun “istem hâlinde” der; talep edilmezse hâkim kendiliğinden karar vermez. Bu nedenle dilekçeye yazılması gerekir.

Boşanmadan sonra nafaka istemek için süre var mı?

Evet. TMK m.178 uyarınca evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Bu süre ne zaman başlar?

Karar tarihinden değil, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren.

Çocuk için nafaka bu süreye tabi mi?

İştirak nafakası çocuğun bakım ve eğitim ihtiyacına dayandığından bu süreyle sınırlı görülmez.

Nafaka miktarı sonradan değişebilir mi?

TMK m.176/4 uyarınca tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir.

Bu kendiliğinden mi olur?

Hayır. Nafakanın azaltılması ya da artırılması ancak talep hâlinde gündeme gelir; ayrıca tarafların malî durumunun değişmiş olması veya hakkaniyetin bunu gerektirmesi aranır.

Her nafaka türü için değiştirme mümkün mü?

Nafakanın düzenlenmesi, ancak irat şeklinde ödenmesine karar verilmişse söz konusu olabilir.

Alacaklı çalışmaya başlarsa nafaka kalkar mı?

Otomatik olarak kalkmaz. Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre asgari ücret, yoksulluk nafakası bağlanmasına engel olmadığı gibi tek başına nafakanın kaldırılması sebebi de sayılmamaktadır.

Bu durumda ne araştırılır?

Çalışan nafaka alacaklısının çalışma karşılığı aldığı ücretin ne olduğunun tespiti ile bu ücretin kişiyi yoksulluktan kurtarıp kurtarmadığı.

Alacaklı yeniden evlenirse ne olur?

Yargıtay uygulamasına göre, nafaka bağlanan kişinin yeniden evlenmesi hâlinde “ileride boşanabilir” düşüncesiyle nafakanın kaldırılması yerine yalnızca azaltılması yoluna gidilemez.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Kamu ihale mevzuatı ve Kamu İhale Genel Tebliği sık güncellenmektedir; somut ihalede ilan, ihale dokümanı ve işlem tarihinde yürürlükte olan hükümler esas alınmalıdır.


Post by Av. Fatma Öztürk