Tek Ev Haczedilir mi? Meskeniyet İddiası ve 7 Günlük Süre (İİK 82/12)
18 Temmuz 2026

Tek Ev Haczedilir mi? Meskeniyet İddiası ve 7 Günlük Süre (İİK 82/12)

“Tek evim var, icradan haczedilir mi?” — icra takibiyle karşılaşan borçluların en kritik sorusu budur. Cevabın kaynağı, İcra ve İflas Kanunu’nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendidir: borçlunun haline münasip evi haczedilemez. Ancak bu koruma otomatik işlemez; borçlunun 7 günlük hak düşürücü süre içinde icra mahkemesine başvurarak meskeniyet iddiasında (haczedilmezlik şikâyeti) bulunması gerekir. Bu rehberde şartları, süreyi, “haline münasip” ölçütünü, istisnaları ve Yargıtay uygulamasını adım adım anlatıyoruz.

Meskeniyet İddiası Nedir? (İİK 82/1-12)

Meskeniyet iddiası; borçlunun ve ailesinin barınma ihtiyacını karşılayan, durumuna uygun evinin haczedilmesine karşı icra mahkemesinde ileri sürülen haczedilmezlik şikâyetidir. Önemli bir uygulama gerçeği: Yargıtay’a göre icra müdürünün haciz aşamasında takdir yetkisi yoktur — borçlu haciz sırasında itiraz etse bile müdür haczi uygular. Korumayı devreye sokan tek yol, borçlunun (veya birlikte yaşayan aile bireylerinin) süresinde icra mahkemesine şikâyet başvurusudur.

Süre: 7 Gün ve Hak Düşürücü

İİK 16/1 uyarınca şikâyet süresi 7 gündür. Süre; haciz işlemi borçluya tebliğ edilmişse tebliğden, tebliğ edilmemişse haczin fiilen öğrenildiği tarihten itibaren işler. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 103 davetiyesi veya kıymet takdiri tebligatı usulsüzse sürenin gerçek öğrenme tarihinden başlatılacağına hükmetmektedir. Süre kaçırılırsa iddia dinlenmez; ancak bu, o hacze özgüdür — ilk haciz kalkar ve alacaklı yeniden haciz koydurursa, yeni haciz için iddia hakkı yeniden doğar.

Eviniz haczedildi mi? 7 günlük süre işliyor olabilir.
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

“Haline Münasip Ev” Nasıl Belirlenir?

Kanun lüks konutu değil, barınma hakkını korur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik içtihadına göre değerlendirme, borçlunun haciz anındaki sosyal ve ekonomik durumuna, aile fertlerinin sayısına ve ihtiyaçlarına göre yapılır. Uygulamada icra mahkemesi bilirkişi ve keşif yoluyla: (1) taşınmazın rayiç değerini saptar, (2) borçlunun haline uygun bir evi hangi bedelle edinebileceğini emsallerle belirler. Müstakil ev, apartman dairesi, yazlık veya bağ evi dahi barınmaya elverişliyse mesken sayılabilir; paylı mülkiyet ve elbirliği mülkiyeti payları da kapsamdadır.

Evin Değeri Yüksekse: Tefrik Bedeli

Evin değeri, borçlunun haline münasip ev bedelini aşıyorsa ev satılabilir; ancak satış bedelinden borçluya haline münasip yeni bir ev alması için ayrılan tutar (tefrik bedeli) ödenir ve bu bedel başka alacaklılar tarafından haczedilemez. Ayrıca mahkemeler, taşınmazın ancak tefrik bedelinin üzerinde bir bedelle satılabileceği koşulunu koyar.

Meskeniyet İddiasının İleri Sürülemeyeceği Hâller

Koruma mutlak değildir: (1) Borç bizzat evin satış bedelinden doğmuşsa (İİK 82/2), (2) ev ipotekliyse ipotek alacaklısına karşı kural olarak, (3) haciz anı esas alındığından hacizli arsa üzerine sonradan ev inşa edilmişse iddia dinlenmez. Buna karşılık kefil olmak meskeniyet hakkını ortadan kaldırmaz ve İİK 83/a uyarınca “evim haczedilebilir” yönündeki önceden yapılmış anlaşmalar geçersizdir.

Başvuru Nasıl Yapılır? Adım Adım

1. Haczi öğrenir öğrenmez süreyi not edin (7 gün). 2. Haczi koyan icra dairesinin bağlı olduğu icra hukuk mahkemesine şikâyet dilekçesi verin (davacı borçlu, davalı alacaklıdır). 3. Tapu kaydı, ikametgâh, nüfus kayıt örneği ve aile durumunu gösterir delilleri ekleyin. 4. Satış aşamasına gelindiyse satışın durdurulmasını da talep edin. Dilekçe örneği ve dosya stratejisi için:

  • Mal Beyanı Dilekçesi Örneği
  • benzeri şablon mantığıyla, somut olaya göre avukat desteği alın.

    Eviniz haczedildi mi? 7 günlük süre işliyor olabilir.
    Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

    📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

    Bilirkişi Raporu: Dosyanın Kaderi Burada Belirlenir

    Meskeniyet şikâyetinin sonucunu belirleyen şey dilekçedeki hukuki gerekçeler değil, çoğu zaman bilirkişi raporudur. İcra mahkemesi keşif yapar ve bilirkişiden üç ayrı tespit ister: taşınmazın güncel rayiç değeri, borçlunun sosyal ve ekonomik durumuna göre “haline münasip” sayılacak bir evin bedeli, ve ikisi arasındaki fark.

    İkinci tespit belirleyicidir; çünkü kanunun koruduğu şey borçlunun sahip olduğu ev değil, ihtiyaç duyduğu evdir. Bilirkişi burada borçlunun mesleğini, gelir düzeyini, aile fertlerinin sayısını ve yaşadığı yerleşim yerindeki emsal konut fiyatlarını değerlendirir. Dört kişilik bir aile için belirlenecek “haline münasip ev” bedeli ile bekâr bir borçlu için belirlenecek bedel aynı olmayacaktır.

    Rapora itiraz hakkınızı kullanın. Uygulamada en sık yapılan hata, bilirkişi raporunu kaderci bir biçimde kabul etmektir. Rapor tebliğ edildiğinde, mahkemenin verdiği süre içinde itiraz edilebilir. İtirazın etkili olması için soyut değil somut olması gerekir: seçilen emsallerin gerçekten benzer nitelikte olmadığı, farklı bir semtten alındığı, taşınmazın yaşının veya kat durumunun dikkate alınmadığı, aile nüfusunun eksik değerlendirildiği gibi noktalar somut belgelerle gösterilmelidir. Gerekirse ek rapor veya yeni bilirkişi heyeti talep edilebilir.

    Meskeniyet şikâyeti ile kıymet takdirine itiraz birbirinden ayrı yollardır; biri evin haczedilip haczedilemeyeceğini, diğeri evin değerinin doğru belirlenip belirlenmediğini tartışır. İkisi çoğu zaman aynı dosyada birlikte gündeme gelir.

    Şikâyet Satışı Kendiliğinden Durdurmaz

    Bu, borçluların en pahalıya ödediği yanılgılardan biridir. Meskeniyet şikâyetinde bulunmak, dosyadaki satış sürecini otomatik olarak dondurmaz. Yargıtay uygulamasına göre haczedilmezlik şikâyeti, icra mahkemesince ayrıca tedbir kararı verilmedikçe satış isteme süresini kendiliğinden durdurmaz.

    Bunun anlamı şudur: şikâyet dilekçenizde İİK m.22 uyarınca satışın durdurulmasına ilişkin tedbir talebini açıkça yazmazsanız, siz mahkemede haklılığınızı tartışırken taşınmaz satışa çıkarılabilir. Talep, dilekçenin sonuç kısmında ayrı bir madde olarak yer almalı ve gerekçelendirilmelidir.

    Satış aşamasına gelinmiş, ihale ilanı yapılmışsa süreç daha da kritiktir; UYAP e-satış ve ihaleye katılım sürecinin işleyişi bu aşamada bilinmelidir.

    İpotekte İnce Ayrım: Kime Karşı İleri Sürülemez?

    “Evim ipotekliyse meskeniyet iddiam düşer mi?” sorusunun cevabı tek kelimeyle verilemez, çünkü kural mutlak değil nispidir.

    Borçlu evini bir alacaklı lehine ipotek etmişse, o ipotek alacaklısına karşı meskeniyet iddiasında bulunamaz. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasındaki mantık şudur: kişi evini teminat göstererek bu evin paraya çevrilebileceğini kabul etmiştir.

    Ancak buradaki feragat, ipotek alacaklısıyla sınırlıdır. Diğer alacaklılara karşı meskeniyet iddiası ileri sürülebilir. Yani bankaya ipotek verilmiş bir ev, bankanın alacağı için satılabilirken, başka bir alacaklının haczine karşı korunmaya devam edebilir. Uygulamada bu ayrım sıkça gözden kaçırılır ve borçlular ipotek nedeniyle hiçbir haklarının kalmadığını sanarak başvuru yapmaz.

    İpoteğin niteliği de değerlendirmede rol oynar. Kendi konutunu edinmek için konut kredisi kullanan borçlu ile, işletmesinin ticari kredisi için evini teminat gösteren borçlu aynı konumda değildir; Yargıtay ikinci durumda daha katı bir tutum benimsemektedir. İpotekli alacakların takibi ayrı bir usule tabidir; ayrıntısı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip sayfamızdadır.

    Kimler İleri Sürebilir? Eş, Aile Konutu Şerhi ve Üçüncü Kişiler

    Meskeniyet iddiası kimin hakkıdır? Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin uygulamasına göre İİK m.82/12’den yararlanma hakkı takip borçlusuna aittir. Takipte taraf olmayan kişiler, taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunsa dahi bu hükme dayanarak haczedilmezlik şikâyetinde bulunamaz.

    Bu noktada iki farklı korumanın karıştırılmaması gerekir. Aile konutu şerhi Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesine dayanır ve malik eşin diğer eşin rızası olmadan konut üzerindeki hakları sınırlamasını, devretmesini veya ipotek etmesini engeller. Bu, bir tasarruf kısıtlamasıdır. Meskeniyet iddiası ise İİK m.82/12’ye dayanır ve bir haciz yasağıdır. Şerh, alacaklının haciz koymasını kendiliğinden engellemez.

    Eşin elinde bulunan yollar farklıdır: rızası alınmadan kurulmuş bir ipotek varsa TMK m.194’e dayalı olarak o işleme yönelebilir. Bu konunun ayrıntısı için aile konutuna eşin rızası olmadan ipotek (TMK 194) sayfamıza bakabilirsiniz.

    Pratik sonuç: ev eşin adına kayıtlı ve takip yalnızca diğer eş hakkındaysa, zaten üçüncü kişiye ait mal haczedilemeyeceğinden farklı bir hukuki zemin devreye girer. Ev takip borçlusunun adına kayıtlıysa, şikâyeti bizzat borçlunun yapması gerekir.

    Hisseli Tapu, Fiilen Oturmama ve Kira Geliri

    Meskeniyet iddiası yalnızca müstakil ve tam mülkiyetle sahip olunan evler için geçerli değildir. Yargıtay uygulamasında, paylı mülkiyet veya elbirliğiyle mülkiyet halindeki paylar da İİK m.82/12 anlamında “ev” kapsamında değerlendirilebilmektedir. Bu, hisseli tapularda otomatik ret anlamına gelmez; pay oranı ve payın barınma ihtiyacını karşılamaya elverişliliği ayrıca değerlendirilir.

    Buna karşılık iki durumda korumanın zayıfladığı görülür. Birincisi, taşınmazın mesken olarak kullanılabilir durumda olmaması: boş arsa hakkında meskeniyet iddiası ileri sürülemez ve arsa üzerine sonradan ev yapılsa dahi haciz anı esas alındığından sonuç değişmez.

    İkincisi, barınma ihtiyacının fiilen o taşınmazla karşılanmıyor olması. Borçlu evde oturmuyor, evi kiraya vermiş ve kendisi başka bir yerde barınıyorsa, mahkeme korumanın amacının gerçekleşip gerçekleşmediğini tartışır. Burada belirleyici olan biçimsel ikametgâh kaydı değil, fiilî durumdur; bu nedenle şikâyet dilekçesine ikametgâh belgesi, abonelik kayıtları ve aile nüfus kaydı gibi fiilî kullanımı gösteren deliller eklenmelidir.

    Borçlunun birden fazla evi varsa koruma yalnızca biri bakımından gündeme gelir; hangisinin haline münasip sayılacağı bilirkişi değerlendirmesiyle belirlenir.

    Vergi ve Kamu Alacaklarında Farklı Rejim: AATUK m.70/11

    Haciz her zaman İcra ve İflas Kanunu’na göre yapılmaz. Vergi borcu, SGK primi ve benzeri kamu alacakları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a tabidir ve bu kanunun kendi haczedilmezlik düzeni vardır.

    AATUK’un 70. maddesinin 11. bendi, borçlunun haline münasip evini koruma altına alır; evin değeri fazla ise, bedelinden haline münasip bir yer alabilecek miktar borçluya bırakılmak üzere haczedilip satılabileceğini öngörür. Yapı itibarıyla İİK m.82/12’ye paralel bir düzenlemedir.

    Ancak başvuru yolu farklıdır. Kamu alacağı için yapılan hacizde muhatap icra dairesi değil, alacaklı kamu idaresidir (vergi dairesi, SGK). Bu nedenle itiraz ve dava yolu da idari usule tabi olup, süreleri ve görevli yargı yeri İİK’daki şikâyetten ayrışır. Aynı evi hem icra takibinden hem vergi borcundan kaynaklanan haciz tehdidi altında bulunan borçlunun, iki ayrı yolu ayrı ayrı işletmesi gerekir.

    Şikâyet Reddedilirse: İstinaf Süresi 2024’te Değişti

    İcra mahkemesi şikâyeti reddederse yol kapanmaz; karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak bu noktada güncelliğini yitirmiş bilgi çok yaygındır ve hak kaybına yol açmaktadır.

    İİK m.363/1 uyarınca istinaf başvuru süresi uzun yıllar “tefhim veya tebliğden itibaren on gün” olarak uygulandı. 7499 sayılı Kanun’un 37. maddesiyle, 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girmek üzere bu hüküm değiştirilmiştir. Yapılan iki değişiklik şudur:

    Birincisi, “on gündür” ibaresi “iki haftadır” şeklinde değiştirilmiştir. İkincisi ve pratikte daha kritik olanı, “tefhim veya” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır. Yani süre artık kararın duruşmada yüze karşı açıklanmasıyla değil, yalnızca tebliğ ile işlemeye başlar.

    Bu ayrım önemlidir: eski uygulamada duruşmada hazır bulunan taraf için süre o gün başlıyordu ve kısa kararın tefhimiyle birlikte on gün hızla tükeniyordu. Yeni düzenlemede tebliğ beklenir. Ayrıca İİK m.19’a eklenen hükümle, hafta olarak belirlenen sürenin başladığı güne son hafta içinde karşılık gelen günde biteceği açıklığa kavuşturulmuştur.

    Bir hatırlatma: 1 Haziran 2024’ten önce verilmiş kararlar bakımından eski süre rejimi uygulanmaya devam eder. Ayrıca icra mahkemesi kararlarının bir bölümü için istinaf yolu kanunen kapalıdır ve açık olduğu hâllerde de parasal sınır aranır; bu nedenle somut kararın istinafa elverişli olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

    Şikâyet Kabul Edilirse: Haciz Kendiliğinden Kalkmaz

    Mahkeme haczin kaldırılmasına karar verdiğinde iş bitmiş sayılmaz. Tapu kaydındaki haciz şerhi kararla birlikte otomatik olarak silinmez.

    Karar kesinleştikten sonra icra dosyasına başvurularak haczin fekki (kaldırılması) talep edilir; icra dairesi tapu müdürlüğüne müzekkere yazar ve şerh bu yazı üzerine terkin edilir. Bu adım atılmazsa taşınmazın satışında veya kredi işlemlerinde şerh görünmeye devam eder.

    Ayrıca kararın kapsamına dikkat edilmelidir: karar yalnızca şikâyete konu haczi kaldırır. Aynı taşınmaz üzerinde başka dosyalardan konulmuş hacizler varsa, her biri için ayrı ayrı şikâyet yoluna gidilmesi gerekir. Haczin genel çerçevesi ve haczedilemeyen diğer mal ve haklar için haciz, mal beyanı ve haczedilmezlik ile emekli maaşı haczedilir mi sayfalarımıza bakabilirsiniz.

    Uygulamada Sık Yapılan Yedi Hata

    1. Haczi öğrendikten sonra beklemek. Yedi günlük süre kısadır ve öğrenme tarihinden işler. “Nasılsa evim tek” düşüncesiyle beklemek en pahalı hatadır.

    2. Tedbir talebini yazmamak. Şikâyet satışı kendiliğinden durdurmaz; İİK m.22 uyarınca satışın durdurulması ayrıca istenmelidir.

    3. İpotek var diye başvurmamak. İpotek yalnızca ipotek alacaklısına karşı sonuç doğurur; diğer alacaklılara karşı iddia ileri sürülebilir.

    4. Bilirkişi raporunu itirazsız kabul etmek. Emsal seçimi ve aile nüfusu değerlendirmesi çoğu dosyada tartışmaya açıktır.

    5. Şikâyeti yanlış mercie yapmak. Görevli merci, haczi koyan icra dairesinin bağlı bulunduğu icra hukuk mahkemesidir.

    6. Eşin şerhine güvenmek. Aile konutu şerhi tasarrufu sınırlar, haczi engellemez; ikisi farklı korumalardır.

    7. Karar sonrası fek işlemini unutmak. Haciz şerhi, icra dairesinin tapuya yazacağı müzekkere ile terkin edilir.

    🗺️ İcra Takibi Konu Haritası

    İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

    🔒 Haciz İşlemleri

    📁 Takip Süreci

    ⚖️ İtiraz ve Dava

    💰 Ödeme, Harç ve Faiz

    🏛️ Satış ve Paraya Çevirme

    📌 Özel Alacak Türleri

    📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

    Meskeniyet Şikâyetinin Usul Çerçevesi

    Meskeniyet iddiası bir dava değil, icra dairesi işlemine karşı şikâyettir. Bu nitelendirme hem süreyi hem de görevli mercii belirler.

    Şikâyetin usulü
    KonuKuralDayanak
    NitelikHaczedilemeyecek bir malın haczedilmesi, icra dairesi işlemine karşı şikâyet konusudurİİK m.16
    SüreŞikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılırİİK m.16
    Süresiz şikâyetBir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hâlinde şikâyet süreye bağlı değildirİİK m.16
    Görevli merciİcra mahkemesiİİK m.4
    HaczedilmezlikBorçlunun haline münasip evi haczedilemezİİK m.82/12
    Kıymet takdiriEvin değeri haline münasip sınırı aşıyorsa, satılıp fark borçluya bırakılırİİK m.82
    Satış istemeAlacaklı veya borçlu hacizden itibaren bir yıl içinde satış isteyebilirİİK m.106
    Haczin düşmesiSüresinde satış istenmezse haciz kalkarİİK m.110

    Üçüncü satır, süresi kaçırılmış görünen dosyalarda hatırlanmalıdır: haczin kaldırılması talebinin icra dairesince karara bağlanmaması ya da sürüncemede bırakılması hâlinde şikâyet süreye tabi olmaz. Buna karşılık haczin kendisine karşı yapılacak şikâyette yedi günlük süre kesindir.

    Kıymet takdiri, meskeniyet dosyasının teknik omurgasıdır. Evin haline münasip sayılıp sayılmayacağı, bilirkişi raporundaki değere ve borçlunun sosyal-ekonomik durumuna göre belirlenir. Rapor; taşınmazın konumunu, alanını, yaşını, benzer taşınmazların rayiç değerini ve borçlunun ailesinin ihtiyacını ayrı ayrı değerlendirmiyorsa denetime elverişli değildir. Kıymet takdirine karşı ayrıca ve süresinde itiraz edilmesi gerekir; itiraz edilmeyen değer sonraki aşamalarda esas alınır.

    İddianın İleri Sürülemeyeceği Hâller

    Meskeniyet iddiası her takipte ileri sürülemez; bazı hâllerde borçlu bu korumadan yararlanamaz.

    Sınırlar ve istisnalar
    DurumSonuç
    İpotekTaşınmaz, alacak için ipotek edilmişse meskeniyet iddiası ileri sürülemez
    FeragatBorçlunun haczedilmezlikten önceden feragati geçerli değildir
    Değer aşımıHaline münasip sınırın üzerindeki kısım için satış yapılır, fark borçluya ödenir
    Birden fazla konutKoruma tek konutla sınırlıdır
    Fiilî kullanımKonutun borçlu tarafından kullanılıp kullanılmadığı incelenir
    SüreYedi günlük şikâyet süresi hak düşürücüdür
    Satış aşamasıİhale gerçekleşmişse tartışma ihalenin feshi çerçevesine kayar
    Aile konutuAile konutu şerhi ayrı bir korumadır; meskeniyetle karıştırılmamalıdır

    Son satır, uygulamada sıkça karıştırılan iki kurumu ayırır: aile konutu şerhi eşin tasarruf yetkisini sınırlar, meskeniyet ise haczedilmezlik korumasıdır. Biri diğerinin yerine geçmez; her ikisi de kendi şartlarıyla ayrı ayrı ileri sürülür.

    Haciz süreci için haciz usulü rehberimize bakabilirsiniz.

    Sıkça Sorulan Sorular

    Tek evim var, icradan haczedilir mi?

    İİK 82/1-12 uyarınca borçlunun ‘haline münasip’ evi haczedilemez. Ancak bu koruma kendiliğinden işlemez: icra müdürünün haciz aşamasında takdir yetkisi yoktur, haczi uygular. Borçlunun, haczi öğrenmesinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluyla meskeniyet iddiasında bulunması gerekir.

    Meskeniyet iddiası için süre ne kadar?

    İİK 16/1 uyarınca 7 gündür ve hak düşürücüdür. Süre, haciz işleminin tebliğinden; tebliğ edilmemişse haczin fiilen öğrenildiği tarihten itibaren işler. Yargıtay, usulsüz tebligat hâlinde sürenin gerçek öğrenme tarihinden başlayacağını kabul etmektedir.

    ‘Haline münasip ev’ neye göre belirlenir?

    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihadına göre ölçüt; borçlunun haciz anındaki sosyal ve ekonomik durumu, aile fertlerinin sayısı ve barınma ihtiyacıdır. Bilirkişi, taşınmazın değerini tespit edip borçlunun haline uygun bir evi hangi bedelle alabileceğini emsallerle karşılaştırır.

    Evin değeri yüksekse ne olur?

    Ev tamamen korumasız kalmaz. Mahkeme, evin satılmasına ancak satış bedelinden borçluya haline münasip yeni bir ev alabileceği tutarın (tefrik bedeli) ayrılmasına karar verir. Tefrik edilen bu bedel başka alacaklılarca haczedilemez.

    Hangi hâllerde meskeniyet iddiası ileri sürülemez?

    Borç bizzat evin bedelinden (satış bedeli alacağından) doğmuşsa ve ipotekli evde ipotek alacaklısına karşı kural olarak ileri sürülemez. Ayrıca haciz anı esas alındığından, hacizli arsa üzerine sonradan yapılan ev için de iddia dinlenmez.

    Evde oturmuyorum veya hisseli malikim, iddia edebilir miyim?

    Evet. Yargıtay uygulamasında borçlunun evde bizzat oturması şart değildir; kirada oturup evini kiraya veren borçlu da iddia edebilir. Paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyeti payı da İİK 82/12 kapsamında mesken sayılır; bu hâlde hisse değeri üzerinden değerlendirme yapılır.

    Önceden ‘haczedilebilir’ diye anlaşma yaptım, geçerli mi?

    Hayır. İİK 83/a uyarınca, haczedilemez mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar geçersizdir. Feragat ancak somut haciz işleminden sonra gündeme gelebilir; önceki bir hacizde iddiada bulunmamak, yeni bir haciz için haktan feragat anlamına gelmez.

    Meskeniyet şikâyeti yaptım, ev satışa çıkarılabilir mi?

    Evet. Şikâyet satış sürecini kendiliğinden durdurmaz. Yargıtay uygulamasına göre haczedilmezlik şikâyeti, icra mahkemesince tedbir kararı verilmedikçe satış isteme süresini durdurmaz. Bu nedenle dilekçenizde İİK m.22 uyarınca satışın durdurulmasını ayrıca talep etmelisiniz.

    Evim ipotekli, meskeniyet iddiam tümüyle geçersiz mi?

    Hayır. İpotek yalnızca ipotek alacaklısına karşı sonuç doğurur; o alacaklıya karşı iddia ileri sürülemez. Diğer alacaklıların hacizlerine karşı meskeniyet iddiası ileri sürülebilir. Bu ayrım uygulamada sıkça gözden kaçar.

    Ev eşimin üzerine kayıtlı ve aile konutu şerhi var. Ben şikâyet edebilir miyim?

    Yargıtay 12. Hukuk Dairesi uygulamasına göre İİK m.82/12’den yararlanma hakkı takip borçlusuna aittir; takipte taraf olmayan kişi aile konutu şerhine dayanarak bu şikâyette bulunamaz. Aile konutu şerhi TMK m.194’e dayalı bir tasarruf kısıtlamasıdır, haciz yasağı değildir.

    Şikâyetim reddedildi. İstinaf için kaç günüm var?

    İİK m.363/1’de 7499 sayılı Kanun’la 1 Haziran 2024’te yürürlüğe giren değişiklik uyarınca süre iki haftadır ve yalnızca tebliğden itibaren işler; “tefhim veya” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır. 1 Haziran 2024 öncesinde verilmiş kararlarda eski rejim uygulanır. Ayrıca kararın istinafa elverişli olup olmadığı ve parasal sınır ayrıca değerlendirilmelidir.

    Vergi borcu nedeniyle konulan hacizde de aynı yol mu izlenir?

    Hayır. Kamu alacakları 6183 sayılı Kanun’a tabidir. AATUK m.70/11 haline münasip evi benzer biçimde korur, ancak muhatap icra dairesi değil alacaklı kamu idaresidir ve itiraz yolu idari usule tabidir.

    Mahkeme haczi kaldırdı, tapudaki şerh kendiliğinden siler mi?

    Hayır. Karar kesinleştikten sonra icra dosyasından haczin fekki talep edilmeli, icra dairesi tapu müdürlüğüne müzekkere yazmalıdır. Ayrıca karar yalnızca şikâyete konu haczi kaldırır; başka dosyalardan konulmuş hacizler için ayrı ayrı başvurulması gerekir.

    Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. 7 günlük hak düşürücü süre nedeniyle vakit kaybetmeden Hukukçular Evi Ankara ile iletişime geçin.

    Post by Av. Fatma Öztürk