İlama dayalı takipte 10 yıl, faiz ve kira gibi dönemsel alacaklarda 5 yıl, kambiyo senetlerinde 3 yıl. Zamanaşımının kesilmesi ve itiraz yolu.
İcra borcunda zamanaşımı, alacaklının kanunda öngörülen süre içinde işlem yapmaması halinde borçluya borcu ödemekten kaçınma hakkı (def’i) veren bir kurumdur. Süre alacağın türüne göre değişir: genel olarak 10 yıl, kira/faiz gibi dönemsel alacaklarda 5 yıl, kambiyo senetlerinde 3 yıldır. Bu rehberde zamanaşımı sürelerini, takipte sürelerin nasıl kesildiğini ve borçlunun zamanaşımını nasıl ileri süreceğini açıklıyoruz.
Eski bir borç veya icra dosyası mı var? Zamanaşımı durumunuz için avukat desteği alın.
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppZamanaşımı Nedir? Borcu Sona Erdirir mi?
Zamanaşımı, borcu tamamen ortadan kaldırmaz; yalnızca alacağın artık cebri icra yoluyla tahsil edilmesini engelleyen bir def’i (savunma) hakkı doğurur. Bu nedenle iki kritik sonuç vardır: birincisi, zamanaşımı dolsa bile borç hukuken vardır ve borçlu öderse geri isteyemez; ikincisi, zamanaşımı mahkemece veya icra dairesince kendiliğinden (re’sen) dikkate alınmaz, mutlaka borçlu tarafından ileri sürülmelidir.
Zamanaşımı Süreleri (Alacağın Türüne Göre)
Her alacağın zamanaşımı, dayanağına göre farklıdır:
- Genel zamanaşımı: 10 yıl (TBK m.146) — özel bir hüküm bulunmayan tüm alacaklar; kredi kartı, ihtiyaç kredisi ve adi yazılı senet borçları kural olarak buna tabidir.
- Dönemsel edimler: 5 yıl (TBK m.147) — kira bedeli, faiz, ücret ve benzeri periyodik alacaklar.
- Kambiyo senetleri: 3 yıl — bono ve poliçede vade tarihinden, çekte ibraz süresinin bitiminden itibaren asıl borçluya karşı 3 yıl (çekte cirantaya karşı süre daha kısadır).
- Mahkeme kararı (ilam): 10 yıl (İİK m.39, TBK m.156/2) — ilamın kesinleştiği tarihten; kısa süreli bir alacak bile ilama bağlanınca 10 yıla çıkar.
- Aciz vesikası: 20 yıl — borçluya karşı, vesikanın düzenlendiği tarihten itibaren.
Nafakada ayrım ilam ile birikmiş taksit arasındadır: nafaka ilamının kendisi İİK m.39’daki on yıllık ilam zamanaşımının istisnasıdır ve geçerliliğini korur; buna karşılık her ay ayrı ayrı muaccel olan birikmiş nafaka taksitleri zamanaşımına tabidir ve uygulamada TBK m.156/2 uyarınca on yıllık süre esas alınır. Yani takip tarihinden geriye doğru on yıldan eski taksitler def’e konu olabilir. Ayrıntı için nafaka borcunda zamanaşımı rehberimize bakınız. Gayrimenkulün aynına ilişkin ilamlar ise zamanaşımına uğramaz.
Takipte Zamanaşımı: Her İşlem Süreyi Keser
İcra takibi başlatmak ve takip kesinleştikten sonra yapılan her takip işlemi zamanaşımını keser; kesilmeyle daha önce işlemiş süre silinir ve baştan, aynı uzunlukta yeni bir süre işlemeye başlar (5 yıl ise 5 yıl, 10 yıl ise 10 yıl). Ödeme emrinin tebliği, haciz talebi, satış talebi, dosyanın yenilenmesi ve borçlunun borcu ikrarı veya kısmi ödemesi süreyi kesen başlıca işlemlerdir.
Önemli bir ayrım: zamanaşımını kesen şey, icra müdürlüğünün rutin işlemleri (dosya sorgulama vb.) değil, alacaklının takibi ilerletmeye yönelik iradi talepleridir. Yargıtay’a göre alacaklı bu talebi yaptığı anda zamanaşımı kesilir; ayrıca işlemin fiilen yapılmış olması gerekmez.
Kesilme ile Durma Arasındaki Fark
Zamanaşımının kesilmesi (TBK m.154) sürenin sıfırlanıp baştan işlemesidir. Zamanaşımının durması (TBK m.153) ise sürenin geçici olarak işlememesidir; durma sebebi ortadan kalkınca süre sıfırlanmaz, kaldığı yerden işlemeye devam eder. Durma halleri arasında evlilik süresince eşler arası alacaklar, vesayet ilişkisi ve alacağın ileri sürülmesini imkânsız kılan mücbir sebepler sayılabilir.
Borçlu Zamanaşımını Nasıl İleri Sürer?
Zamanaşımı kendiliğinden dikkate alınmadığından, borçlunun bunu doğru yer ve sürede ileri sürmesi şarttır. İlamsız takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine “borç zamanaşımına uğramıştır” şeklinde itiraz etmelidir; aksi halde takip kesinleşir.
Takip kesinleştikten sonraki dönemde borç zamanaşımına uğramışsa, borçlu İİK m.71/2’nin atfıyla İİK m.33/a uyarınca icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını (takibin durdurulmasını) her zaman isteyebilir. İcra mahkemesi, dosyadaki resmi belgelere dayanarak zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğini inceler.
İşlemden Kaldırma, Zamanaşımı Demek Değildir
Alacaklı icra dosyasında bir yıl boyunca hiçbir işlem yapmazsa, dosya icra müdürlüğünce işlemden kaldırılır (takipsizlikten düşer). Ancak bu, borcun bittiği veya zamanaşımına uğradığı anlamına gelmez; alacaklı yenileme talebiyle (ve harçla) dosyayı yeniden canlandırabilir. Yenilemeden sonra borçluya yeni bir 7 günlük itiraz süresi verilmez. Zamanaşımının dolup dolmadığı ayrı bir değerlendirme gerektirir.
Zamanaşımına Uğramış Senet veya Borç Ne Olur?
Bir kambiyo senedi zamanaşımına uğrarsa kambiyo vasfını yitirse de alacaklının elinde hâlâ yollar vardır: senet tarihinden itibaren bir yıl içinde sebepsiz zenginleşme davası, temel borç ilişkisine (satım, kira, ödünç) dayanarak 10 yıl içinde genel alacak davası (senet bu davada yazılı delil başlangıcı sayılır) veya senedi adi belge gibi kullanarak ilamsız icra takibi başlatabilir. Bu nedenle zamanaşımı, hem alacaklı hem borçlu için stratejik biçimde takip edilmesi gereken bir konudur.
Eski bir borç veya icra dosyası mı var? Zamanaşımı durumunuz için avukat desteği alın.
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp📚 İlgili Rehberler
- 📘 İcra ve İflas Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
- Aciz Vesikası20 yıllık zamanaşımı.
- Tehir-i İcraİcranın geri bırakılması.
- İcra Takibi Nasıl Başlatılır?Takip süreci.
İlama (Mahkeme Kararına) Dayalı Takipte Zamanaşımı
Mahkeme kararına (ilama) dayanan icra takiplerinde zamanaşımı süresi, alacağın türü ne olursa olsun kural olarak on yıldır (İcra ve İflas Kanunu m.39/1, Türk Borçlar Kanunu m.156/2). Bu süre, ilamın kesinleşmesinden veya dosyadaki son işlem tarihinden itibaren işler ve her takip işlemiyle yeniden başlar. Örneğin 2015’te kesinleşen bir mahkeme alacağı için 2025 sonuna kadar hiçbir işlem yapılmazsa alacak zamanaşımına uğrar. Kambiyo senedinden doğsa bile bir alacak, mahkeme kararına bağlanıp ilamlı takibe konu edildiğinde artık on yıllık ilam zamanaşımına tabi olur. İcra dairesindeki kefaletler de ilam niteliğinde sayıldığından on yıllık süreye tabidir. Buna karşılık taşınmazın aynına (mülkiyetine) ilişkin ilamlar zamanaşımına uğramaz.
Takip Kesinleştikten Sonra Zamanaşımı Nasıl İleri Sürülür?
Takip kesinleştikten sonraki dönemde borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürmek isteyen borçlu, İcra ve İflas Kanunu’nun 71/2 ve 33/a maddelerine dayanarak icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını ister. Yargıtay’a göre bu istem belli bir süreye bağlı değildir; şartları varsa her zaman ileri sürülebilir. İcra mahkemesi, zamanaşımının dolup dolmadığını ve kesilip kesilmediğini resmî belgelere dayanarak inceler. Kambiyo senetlerine özgü takipte ise zamanaşımı itirazı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine yapılır.
Aciz Vesikası ve Kısa Süreli Alacaklarda Özel Durumlar
Bazı hâllerde süre farklılaşır. Borçlunun malvarlığı borcu karşılamaya yetmediğinde düzenlenen aciz vesikası, alacak için yirmi yıllık uzun bir zamanaşımı başlatır. Buna karşılık kambiyo senetlerinde süreler kısa ve katıdır: bono ve poliçede asıl borçluya karşı üç yıl, cirantalara karşı bir yıldır; çekte süre ibraz süresinin bitiminden işler. Zamanaşımına uğrayan bir kambiyo senedi kambiyo vasfını yitirse de alacaklının elinde hâlâ seçenekler vardır; senet tarihinden itibaren bir yıl içinde sebepsiz zenginleşme, temel ilişkiye dayanarak on yıl içinde genel alacak davası veya senedi adi belge gibi kullanarak ilamsız takip yolları açıktır.
Zamanaşımı Süreleri Tablosu
Hangi sürenin uygulanacağı, alacağın dayanağına göre belirlenir. Aşağıdaki tablo pratikte en sık karşılaşılan alacak türlerini gösterir:
| Alacağın türü | Süre | Dayanak | Başlangıç |
|---|---|---|---|
| Genel alacaklar (özel hüküm yoksa) | 10 yıl | TBK m.146 | Muacceliyet |
| Kira, faiz, ücret ve diğer dönemsel edimler | 5 yıl | TBK m.147 | Her taksitin muacceliyeti |
| Bono ve poliçede asıl borçluya karşı | 3 yıl | TTK | Vade tarihi |
| Çekte asıl borçluya karşı | 3 yıl | TTK | İbraz süresinin bitimi |
| Mahkeme kararına (ilama) bağlanan alacak | 10 yıl | İİK m.39, TBK m.156/2 | İlamın kesinleşmesi / son işlem |
| Aciz vesikasına bağlanan alacak | 20 yıl | İİK m.143 | Vesikanın düzenlenmesi |
| Kamu alacakları (vergi, prim, idari para cezası) | 5 yıl | 6183 m.102 | Vadeyi izleyen takvim yılı başı |
Tablodaki en kritik satır sonuncusudur: kamu alacaklarında hem süre hem de başlangıç mantığı farklıdır. Ayrıntısı aşağıda ayrı başlıkta açıklanmıştır. Kredi kartı borcunun hangi rejime tabi olduğu için kredi kartı borcunun icra süreci yazımıza bakabilirsiniz.
Zamanaşımını Kesen ve Kesmeyen İşlemler
Takipte “işlem yapıldı” denilen her hareket zamanaşımını kesmez. Ayrım, işlemin alacaklının takibi ilerletme iradesini taşıyıp taşımadığındadır:
| Zamanaşımını KESER | KESMEZ |
|---|---|
| Ödeme emrinin tebliği | Dosyanın UYAP’tan sorgulanması |
| Haciz talebi ve haczin uygulanması | İcra dairesinin kendi rutin kayıt işlemleri |
| Satış talebi | Alacaklının dosyayı yalnızca incelemesi |
| Dosyanın yenilenmesi talebi | Dosyanın işlemden kaldırılması |
| Borçlunun borcu ikrarı veya kısmi ödemesi | Borçlunun sadece bilgi alması |
| Taksitlendirme talebi / taahhüt | Üçüncü kişiye yapılan bildirimler (kural olarak) |
Yargıtay uygulamasında alacaklı talebi yaptığı anda zamanaşımı kesilir; işlemin fiilen sonuçlanmış olması aranmaz. Satış talebinin süresi ayrı bir konudur; satış talebi süresi (İİK m.106) rehberimizde açıklanmıştır. Düşen bir dosyanın yenilenmesi de kesen işlemlerdendir.
Kefil ve Müteselsil Borçluda Zamanaşımı: Asimetrik Kural
Takipte birden fazla borçlu veya kefil varsa, zamanaşımının biri hakkında kesilmesi diğerlerini de etkiler mi? Türk Borçlar Kanunu m.155 bu soruya tek yönlü bir cevap verir ve uygulamada en çok atlanan kurallardan biridir:
- Zamanaşımı müteselsil borçlulardan birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olur.
- Zamanaşımı asıl borçluya karşı kesilince, kefile karşı da kesilmiş olur.
- Ancak zamanaşımı kefile karşı kesilince, asıl borçluya karşı kesilmiş olmaz.
Son satır asimetriyi kurar ve iki taraf için de sonuç doğurur. Alacaklı yalnızca kefile karşı işlem yapıp asıl borçluyu ihmal ederse, asıl borçlu bakımından zamanaşımı işlemeye devam eder ve alacak ona karşı düşebilir. Borçlu tarafında ise şu soru sorulmalıdır: “Bana karşı yapılan bir işlem yok ama kefile karşı yapılmış” — bu durumda zamanaşımı def’i hâlâ ileri sürülebilir olabilir.
Zamanaşımından feragat bakımından da benzer bir koruma vardır: TBK m.160 uyarınca müteselsil borçlulardan birinin feragat etmiş olması diğerlerine karşı ileri sürülemez; asıl borçlunun feragati de kefile karşı ileri sürülemez.
Zamanaşımından Feragat: Önce Geçersiz, Sonra Geçerli
Alacaklılar kimi zaman sözleşmeye “borçlu zamanaşımı def’inde bulunmayacağını kabul eder” kaydı koyar. TBK m.160/1 bunu açıkça engeller: zamanaşımından önceden feragat edilemez. Gerekçe şudur: feragat bir tasarruf işlemidir ve henüz doğmamış bir haktan tasarrufta bulunulamaz.
Buna karşılık zamanaşımı dolduktan sonra borçlunun def’i ileri sürme hakkından vazgeçmesi geçerlidir; burada artık doğmuş bir def’i hakkından feragat söz konusudur. Bu vazgeçme; ayrı bir feragat anlaşmasıyla, tek taraflı açık beyanla, ya da açılmış bir davada def’i hiç ileri sürmemek veya geri almak suretiyle gerçekleşebilir.
Borçlu için pratik uyarı: zamanaşımı dolmuş bir borç için “azıcık ödeyeyim, iyi niyet göstereyim” demek risklidir. Kısmi ödeme veya borcu ikrar, hem zamanaşımını kesen bir işlem sayılabilir hem de def’iden zımnen vazgeçildiği yorumuna yol açabilir. Ödeme yapmadan önce hukuki durumun netleştirilmesi gerekir.
Ayrıca TBK m.148 uyarınca kanuni zamanaşımı süreleri sözleşmeyle değiştirilemez; taraflar “bu alacakta zamanaşımı 20 yıldır” diye kararlaştıramaz.
Kamu Alacaklarında Tamamen Farklı Bir Rejim (6183)
Vergi, SGK primi, idari para cezası ve benzeri kamu alacakları İcra ve İflas Kanunu’na değil, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a tabidir. Üç noktada tablo değişir:
- Süre ve başlangıç. 6183 m.102 uyarınca amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Yani süre vade gününden değil, ertesi yılın 1 Ocak’ından işlemeye başlar.
- Kesilmeden sonra yeniden başlama. 6183 m.103 zamanaşımını kesen hâlleri sayar: ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip işlemleri sonucu yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emri tebliği, mal bildirimi ve benzerleri. Kritik fark şudur: kesilmenin gerçekleştiği takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Özel hukukta süre kesilme anında yeniden başlarken, burada yılbaşı beklenir.
- Zamanaşımı sonrası rızai ödeme. 6183 m.102 açıkça “zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur” der. Bu, özel hukuktaki “eksik borç” mantığının kamu alacaklarındaki karşılığıdır: ödediğinizi geri isteyemezsiniz.
Ayrıca 6183 m.104, zamanaşımının işlemediği hâlleri düzenler (borçlunun yabancı ülkede bulunması, hileli iflas, terekenin tasfiyesi gibi). İki rejimin madde madde karşılaştırması için 6183 sayılı Kanun ile İİK karşılaştırması, vergi tarafı için vergi borcunda zamanaşımı, SGK primi için SGK prim borcu tahsil süreci rehberlerimize bakınız.
Zamanaşımı Def’i Dilekçesinde Ne Yazılmalı?
Zamanaşımı hâkim veya icra müdürü tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz (TBK m.161); borçlunun ileri sürmesi şarttır. Dilekçenin gücü, iddiayı tarih zinciriyle göstermesinden gelir. Bulunması gerekenler:
- icra dairesi adı ve dosya esas numarası,
- alacağın dayanağı ve buna göre hangi sürenin uygulanması gerektiği (kanun maddesiyle),
- sürenin başlangıç tarihi ve bu tarihin neden esas alındığı,
- dosyadaki son işlem tarihi ve o tarihten itibaren geçen süre,
- arada zamanaşımını kesen bir işlem bulunmadığının açıkça belirtilmesi,
- talep: takibin durdurulması / icranın geri bırakılması,
- ekler: dosya işlem dökümü ve varsa tebligat parçaları.
İtiraz aşamasına göre yol değişir: ödeme emri henüz kesinleşmemişse süresinde icra takibine itiraz yolu, takip kesinleşmişse İİK m.71/2 atfıyla m.33/a uyarınca icra mahkemesinden icranın geri bırakılması istenir. Borcun hiç doğmadığı iddiası ise ayrı bir yoldur: İİK m.72 menfi tespit davası.
Dosyanızın güncel durumunu ve son işlem tarihini e-Devlet ve UYAP üzerinden öğrenebilirsiniz. Zamanaşımı dolmamışsa dosyayı kapatma seçenekleri için kapak hesabı ve dosya kapatma, alacaklıyla anlaşma için haricen tahsil ve takipten vazgeçme rehberlerimiz yol gösterir. Hesabınızdaki bloke sürüyorsa banka haczi ve bloke kaldırma yazımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
İcra borcu kaç yılda zamanaşımına uğrar?
Alacağın türüne göre değişir: genel borçlarda 10 yıl, kira/faiz gibi dönemsel alacaklarda 5 yıl, kambiyo senetlerinde (çek/bono/poliçe) 3 yıl, mahkeme kararına (ilam) dayalı takiplerde ise ilamın kesinleşmesinden itibaren 10 yıldır.
Zamanaşımı borcu sona erdirir mi?
Hayır. Zamanaşımı borcu ortadan kaldırmaz; yalnızca borçluya borcu ödemekten kaçınma (def’i) hakkı verir. Borçlu zamanaşımına rağmen öderse ödediğini geri isteyemez.
Banka ve kredi kartı borcunda zamanaşımı kaç yıldır?
Kredi kartı ve ihtiyaç kredisi gibi sözleşmeye dayalı banka borçları kural olarak 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak banka icra takibi başlatıp işlem yaptıkça bu süre kesilir ve yeniden işler.
Çek ve senette zamanaşımı kaç yıldır?
Bono ve poliçede vade tarihinden, çekte ibraz süresinin bitiminden itibaren asıl borçluya karşı 3 yıldır. Süre dolsa bile sebepsiz zenginleşme veya genel alacak davası yolları açık kalabilir.
Zamanaşımını icra dairesi kendiliğinden dikkate alır mı?
Hayır. Zamanaşımı re’sen dikkate alınmaz; borçlunun ilamsız takipte 7 gün içinde itiraz etmesi veya takip kesinleşmişse İİK m.71/33a uyarınca icra mahkemesine başvurması gerekir.
İcra dosyası 1 yıl işlemsiz kalırsa borç biter mi?
Hayır. Bir yıl işlem yapılmaması dosyanın işlemden kaldırılmasına yol açar; ancak bu zamanaşımı değildir ve alacaklı dosyayı yenileyebilir. Borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ayrıca değerlendirilir.
Kefile karşı yapılan işlem, benim borcumda zamanaşımını keser mi?
Hayır. TBK m.155 asimetrik bir kural getirir: zamanaşımı asıl borçluya karşı kesilince kefile karşı da kesilmiş olur; ancak kefile karşı kesilince asıl borçluya karşı kesilmiş olmaz. Müteselsil borçlulardan birine karşı kesilme ise diğerlerine de sirayet eder.
Sözleşmede ‘zamanaşımı def’inde bulunmayacağım’ yazıyorsa geçerli mi?
Hayır. TBK m.160/1 uyarınca zamanaşımından önceden feragat edilemez; henüz doğmamış bir haktan tasarrufta bulunulamaz. Buna karşılık zamanaşımı dolduktan sonra def’i ileri sürmekten vazgeçmek geçerlidir. Ayrıca TBK m.148 gereği kanuni süreler sözleşmeyle değiştirilemez.
Vergi borcumda zamanaşımı da 10 yıl mı?
Hayır. Kamu alacakları 6183 sayılı Kanun’a tabidir ve m.102 uyarınca süre beş yıldır. Üstelik başlangıç farklıdır: süre vade gününden değil, vadenin rastladığı takvim yılını izleyen takvim yılı başından işler. Kesilme hâlinde de yeni süre, kesilmenin gerçekleştiği yılı izleyen takvim yılı başında başlar.
Zamanaşımı dolmuş borca küçük bir ödeme yapsam ne olur?
Riskli olabilir. Kısmi ödeme veya borcu ikrar hem zamanaşımını kesen bir işlem sayılabilir hem de doğmuş def’i hakkından zımnen vazgeçildiği yorumuna yol açabilir. Ayrıca zamanaşımına uğramış borç hukuken var olmaya devam ettiğinden, ödenen para geri istenemez.


