Bir borcunuz var ve icra süreci başladı; ancak alacaklınız devlet mi (vergi dairesi, SGK) yoksa özel bir kişi/şirket mi? Bu ayrım, hangi kanunun uygulanacağını ve haklarınızın neler olduğunu tamamen değiştirir. Devlet alacakları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a, özel alacaklar ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na (İİK) tabidir. Bu iki sistem; kimin icra yetkisine sahip olduğu, itiraz süreleri, itiraz mercileri, öncelik sırası ve zamanaşımı bakımından önemli farklar taşır. Bu yazıda iki sistemin karşılaştırmalı bir haritasını çıkarıyoruz.
Temel Ayrım: İdari İcra vs Adli İcra
6183 sayılı Kanun ile İİK arasındaki en temel fark icra sürecinin niteliğidir. 6183 sayılı Kanun kapsamındaki takip İDARİ İCRA’dır: vergi dairesi veya SGK gibi kamu kurumları, mahkemeye veya icra dairesine başvurmadan KENDİLERİ ödeme emri düzenleyip tebliğ ederler ve doğrudan takibe başlarlar. Kurum aynı zamanda hem alacaklı hem de icra yetkilisi konumundadır.
İİK kapsamındaki takip ise ADLİ İCRA’dır: alacaklı (özel kişi veya şirket) icra dairesine başvurur; icra dairesi bağımsız bir devlet organı olarak işlemleri yürütür. Adli icrada icra müdürlüğü tarafsız bir uygulayıcı konumundadır; alacaklı ile aynı taraf değildir. Genel bakış için İcra ve İflas Hukuku Rehberi yazımıza bakabilirsiniz.
Kapsam: Hangi Alacaklar Hangi Kanuna Tabi?
6183 sayılı Kanun’un kapsamına giren alacaklar: vergi, resim, harç; gümrük vergileri; SGK prim borçları; idari para cezaları (bazı türleri); vergi cezaları; kamu kurumlarının bazı sözleşmesel alacakları (özel düzenleme varsa). Bu alacaklar “amme alacağı” (kamu alacağı) olarak nitelendirilir.
İİK’nın kapsamına giren alacaklar ise özel hukuk ilişkilerinden doğan tüm para alacaklarıdır: ticari alacaklar, kira alacakları, kredi borçları, işçilik alacakları (işveren-işçi arası), kambiyo senetleri (çek, bono), sözleşme ihlalinden doğan tazminatlar vb. Devletin özel hukuk ilişkisinden doğan alacakları (örneğin bir kamu kurumunun kira sözleşmesinden doğan alacağı, özel düzenleme yoksa) İİK’ya tabi olabilir.
Ödeme Emrine İtiraz: Süre ve Mercii Karşılaştırması
İki sistemde ödeme emrine itiraz kökten farklıdır:
6183 sayılı Kanun (m.58): İtiraz süresi tebliğden itibaren 15 gündür (kanun değişikliği öncesi 7 gündü). İtiraz, alacak türüne göre YETKİLİ İŞ MAHKEMESİ (SGK prim borçları için) veya VERGİ MAHKEMESİ (vergi borçları için) nezdinde dava açılarak yapılır. Dava açılması takibi kendiliğinden durdurmaz; ayrıca ihtiyati tedbir talep edilmelidir. İtiraz sebepleri sınırlıdır: borç yokluğu, kısmi ödeme, zamanaşımı.
İİK (m.62): İtiraz süresi ödeme emrinin (ilamsız takipte) tebliğinden itibaren 7 GÜNDÜR. İtiraz İCRA DAİRESİNE yazılı veya sözlü olarak yapılır (mahkemeye değil). İtiraz, hiçbir sebep gösterilmeden yapılabilir ve TAKİBİ KENDİLİĞİNDEN DURDURUR. Alacaklı, itirazın iptali (m.67) veya itirazın kaldırılması (m.68) davası/başvurusu ile devam eder.
Bu fark, borçlu için önemli bir strateji farkı yaratır: İİK’da itiraz kolay ve hızlı bir savunma aracıyken (sebep göstermeden, doğrudan icra dairesine); 6183’te itiraz için dava açmak ve sebep göstermek gerekir, üstelik takip otomatik durmaz.
Haciz İhbarnamesi Karşılaştırması
Her iki sistemde de üçüncü kişideki alacakların haczi için ihbarname mekanizması vardır ancak detaylar farklıdır. İİK m.89 üç aşamalı bir sistem öngörür (89/1, 89/2, 89/3) ve nihayetinde 3. şahsın menfi tespit davası açması gerekir. 6183 sayılı Kanun’da da benzer bir haciz ihbarnamesi mekanizması vardır; işverene/3. şahsa 7 gün içinde itiraz hakkı tanınır. Detay için 89 Haciz İhbarnamesi Süreci yazımıza bakabilirsiniz.
Öncelik Sırası: Kamu Alacağı mı, Özel Alacak mı Önce?
Bir borçlunun malvarlığı üzerinde hem kamu alacağı (vergi/SGK) hem özel alacak (icra haczi) varsa öncelik sırası kritik önem taşır. Genel kural, İİK m.206 kapsamında düzenlenen sıra cetveli esaslarına göre şu şekildedir: (1) Rehinli alacaklar (İİK m.206/1) her zaman önceliklidir; (2) İşçi alacakları (kıdem, ihbar tazminatı dahil) ikinci sırada imtiyazlıdır; (3) Kamu alacakları (vergi, SGK – 6183 s.K.) üçüncü sırada imtiyazlıdır; (4) Diğer adi alacaklar (özel icra haczi ile takip edilen sıradan ticari/kişisel borçlar) son sıradadır.
Bu sıralama, kamu alacaklarının özel (adi) alacaklardan öncelikli olduğu anlamına gelir. Uygulamada bir malın satışından elde edilen bedel önce rehinli alacaklara, sonra işçi alacaklarına, sonra kamu alacaklarına, en son da adi alacaklılara dağıtılır. Bu nedenle özel bir alacaklı, borçlunun kamu borcu olduğunu öğrendiğinde tahsilat beklentisini buna göre ayarlamalıdır.
Zamanaşımı Karşılaştırması
6183 sayılı Kanun kapsamındaki kamu alacaklarında zamanaşımı süresi alacağın türüne göre değişir: vergi alacaklarında genel olarak 5 yıl (VUK hükümleri); SGK prim alacaklarında 10 yıl. Zamanaşımını kesen haller (ödeme emri tebliği, kısmi ödeme, haciz işlemi, mal bildirimi) 6183 m.103’te sayılmıştır.
İİK kapsamındaki özel alacaklarda zamanaşımı, alacağın kaynağına göre Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir: genel zamanaşımı 10 yıl (TBK m.146); ticari alacaklarda 5 yıl (TTK hükümleri, bazı durumlarda); kira alacaklarında 5 yıl; haksız fiilden doğan tazminatlarda 2/10 yıl (TBK m.72). İlamlı alacaklarda (mahkeme kararına dayalı) zamanaşımı 10 yıldır (TBK m.156).
Mal Bildirimi ve Yaptırımlar
Her iki sistemde de borçlunun mal bildiriminde bulunma yükümlülüğü vardır ancak detaylar farklıdır. İİK m.74 uyarınca borçlu, icra emri/ödeme emri tebliğinden itibaren 7 gün içinde mal beyanında bulunmalıdır; bulunmazsa veya gerçeğe aykırı beyanda bulunursa İİK m.76 kapsamında hapisle tazyik uygulanabilir. Detay için Mal Beyanı ve Tazyik Hapsi yazımıza bakabilirsiniz.
6183 sayılı Kanun’da ise mal bildirimi yükümlülüğü genellikle dava sürecinin sonunda (itiraz davası reddedildikten sonra) 15 gün içinde doğar; bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi de hapis yaptırımına yol açabilir. Yaptırımın mantığı benzer olsa da tetiklendiği aşama ve süre farklıdır.
Haciz ve Satış Usulü
Her iki sistemde de haciz ve satış usulü büyük oranda benzer prensiplere dayanır: kıymet takdiri, açık artırma, elektronik satış (UYAP e-Satış hem İİK hem 6183 kapsamındaki satışlar için kullanılabilir). Ancak 6183 sayılı Kanun’un kendine özgü bazı usul hükümleri vardır (örneğin haczedilen malların idarenin kendi memurları tarafından muhafazası, özel değerleme kriterleri gibi). Genel satış usulü için Hacizli Malın Satışı yazımıza bakabilirsiniz.
Tecil-Taksitlendirme İmkanı
6183 sayılı Kanun’un 48. maddesi, kamu alacakları için TECİL VE TAKSİTLENDİRME imkanı sunar; borçlu belirli koşullarla (genellikle teminat karşılığı) borcunu taksitler halinde ödeyebilir. İİK’da böyle genel bir tecil mekanizması yoktur; ancak alacaklı ile borçlu arasında özel anlaşmalar (protokoller) yapılabilir veya konkordato yoluyla borç yeniden yapılandırılabilir. Vergi borçlarında tecil detayı için Vergi Borcunda Tecil ve Taksitlendirme yazımıza bakabilirsiniz.
Konkordato ve İflas Süreçlerinde Kamu Alacaklarının Durumu
Bir borçlu konkordato sürecine girdiğinde, kamu alacakları (vergi, SGK) özel bir düzenlemeye tabi olur. Konkordato mühleti sırasında kamu alacaklarının tahsil işlemleri durabilir veya sınırlı hale gelebilir; ancak bu, alacağın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. İflasta ise kamu alacakları İİK m.206’daki sıra cetveline göre imtiyazlı sırada yer alır. Detay için Konkordatoda Kamu Alacakları yazımıza bakabilirsiniz.
Hangi Sistemde Hangi Hak Daha Güçlü?
Pratik bir karşılaştırma yapılacak olursa: kamu alacaklısı (devlet) İİK’daki alacaklıdan DAHA GÜÇLÜ bir konumdadır çünkü (1) kendi ödeme emrini kendisi düzenler, mahkemeye/icra dairesine ihtiyaç duymaz; (2) borçlunun itirazı takibi otomatik durdurmaz; (3) sıra cetvelinde işçi alacaklarından sonra ama diğer adi alacaklardan önce yer alır; (4) zamanaşımı süreleri bazı hallerde daha uzundur (SGK için 10 yıl).
Buna karşılık borçlu için 6183 sistemi bazı avantajlar da sunar: tecil-taksitlendirme imkanı (m.48) İİK’da olmayan resmi bir yeniden yapılandırma yolu sağlar; ayrıca itiraz sebepleri sınırlı olsa da idari itiraz aşaması (prim tahakkukuna itiraz gibi) dava açmadan çözüm sağlayabilir.
Sonuç
6183 sayılı Kanun (kamu alacakları) ve 2004 sayılı İİK (özel alacaklar) temelde farklı iki icra sistemidir. 6183 idari icra niteliğindedir; kurum kendi ödeme emrini düzenler ve borçlunun itirazı (15 gün, dava yoluyla) takibi otomatik durdurmaz. İİK adli icra niteliğindedir; icra dairesi bağımsız uygulayıcıdır ve borçlunun itirazı (7 gün, icra dairesine) takibi otomatik durdurur. Öncelik sırasında kamu alacakları işçi alacaklarından sonra ama adi (özel) alacaklardan önce gelir. Zamanaşımı süreleri alacağın türüne göre değişir (vergi 5 yıl, SGK 10 yıl, TBK genel 10 yıl). Her iki sistemde de mal bildirimi yükümlülüğü ve hapisle tazyik yaptırımı benzer mantıkla işler ancak tetiklenme aşaması farklıdır. Tecil-taksitlendirme imkanı sadece 6183 sisteminde resmi olarak düzenlenmiştir. Bir borçlunun hem kamu hem özel alacaklısı varsa, doğru stratejiyi belirlemek için iki sistemin farklarını iyi anlaması ve gerektiğinde uzman desteği alması önemlidir.
İki Rejimin Temel Kurumları
Kamu alacağı ile özel hukuk alacağının takibi farklı kanunlara tabidir ve kurumlar da ayrışır.
| Ölçüt | İİK (2004) | 6183 sayılı Kanun |
|---|---|---|
| Nitelik | Adli icra | İdari icra |
| Merci | İcra dairesi | Alacaklı idare |
| Ödeme emri | İİK m.60 | Kendi rejimindeki ödeme emri |
| İtiraz | İcra dairesine yedi gün (İİK m.62) | Kendi rejimindeki süre ve merci |
| Haciz | İcra dairesince (İİK m.78) | İdarece |
| Üçüncü kişi | Haciz ihbarnamesi (İİK m.89) | Kendi rejimindeki bildirim |
| İstihkak | İİK m.96-99 | Kendi rejimindeki usul |
| Tasarruf iptali | İİK m.277-284 | 6183 s.K. m.24 vd. |
İkinci satır, iki rejim arasındaki en temel farktır: özel hukuk alacaklarında takibi icra dairesi yürütürken, kamu alacaklarında alacaklı idare kendi işlemleriyle takibi yürütür.
Alacağın niteliği ilk tespit edilecek husustur. Kamu alacağı için İcra ve İflâs Kanunu hükümlerine dayanılarak yapılan işlemler veya bunun tersi, esasa girilmeden reddedilebilir. Bu nedenle takip başlatılmadan veya dava açılmadan önce alacağın kaynağı ve hangi mevzuata tabi olduğu netleştirilmelidir.
Sıra ve Öncelik
Aynı borçlu hakkında hem kamu hem özel alacak takibi yürüdüğünde sıra sorunu doğar.
| Konu | Değerlendirme |
|---|---|
| Hacizde sıra | Haciz tarihine göre oluşması |
| İştirak | Kanunda öngörülen şartlarla (İİK m.100) |
| Kamu alacağı | Kendi rejimindeki öncelik hükümleri |
| İmtiyaz | Kanuni sıradaki konumu (İİK m.206) |
| İflasta | Masaya kayıt ve sıra cetveli |
| Cetvel | Sıra cetvelinin düzenlenmesi (İİK m.140) |
| İtiraz | Cetvele karşı başvuru (İİK m.142) |
| Garame | Aynı sırada oransal paylaşım (İİK m.207) |
Üçüncü ve dördüncü satırlar birlikte okunmalıdır: kamu alacaklarının sıradaki konumu hem kendi mevzuatındaki öncelik hükümlerine hem de İcra ve İflâs Kanunu’ndaki kanuni sıraya göre değerlendirilir.
Sıra cetveli için sıra cetveli rehberimize bakabilirsiniz.
Ödeme Emrine İtiraz Karşılaştırması
İki rejimde itiraz süreleri ve mercileri farklıdır.
| Ölçüt | İİK (2004) | 6183 sayılı Kanun |
|---|---|---|
| Emir | Ödeme emri (İİK m.60) | Kendi rejimindeki ödeme emri |
| Süre | Yedi gün (İİK m.62) | Kendi rejimindeki süre |
| Merci | İcra dairesi | Kendi rejimindeki merci |
| Etki | İtirazın takibi durdurması (İİK m.66) | Kendi rejimine göre |
| Aşma | Kaldırma veya iptal (İİK m.67, m.68) | İdarenin izleyeceği yol |
| Şikâyet | İcra mahkemesi (İİK m.16) | İdari yargı yolu |
| Haczedilmezlik | İİK m.82-83 | Kendi rejimindeki koruma |
| Tespit | Alacağın niteliğinin belirlenmesi | İlk adım |
Altıncı satır, en sık yapılan usul hatasını önler: kamu alacağına ilişkin işlemlere karşı izlenecek yol ile icra dairesi işlemlerine karşı şikâyet yolu farklıdır. Yanlış mercie başvuru süre kaybına yol açar.
İki takip birlikte yürüyebilir. Aynı borçlu hakkında hem kamu alacağı hem özel alacak takibi yürütülebilir. Bu durumda her iki dosyanın da kendi süreleri ve mercileri ayrı izlenmeli; hacizlerin sırası ve paylaştırma bakımından doğacak sonuçlar birlikte değerlendirilmelidir.
Üçüncü Kişideki Alacakların Haczi
Her iki rejimde de üçüncü kişilerdeki alacaklar haciz konusu olur; usul farklıdır.
| Ölçüt | İİK m.89 | 6183 sayılı Kanun |
|---|---|---|
| Bildirim | Haciz ihbarnamesi gönderilmesi | Kendi rejimindeki bildirim |
| İtiraz | Yedi gün (İİK m.89/1) | Kendi rejimindeki süre |
| Zimmet | İtiraz edilmezse borcun zimmette sayılması (İİK m.89/2) | Benzer sonuç |
| Aşama | Üç ihbarname sistemi | Kendi rejimine göre |
| Dava | Menfi tespit (İİK m.89/3) | Kendi rejimindeki yol |
| Tazminat | Gerçeğe aykırı beyan (İİK m.89/4) | Sorumluluk hükümleri |
| Muhatap | Banka, işveren, kiracı | Aynı kişiler |
| Cevap | Süresinde yazılı cevap zorunluluğu | Aynı şekilde |
Sekizinci satır, her iki rejimde de ortak olan yükümlülüktür: ihbarnameye hiç cevap verilmemesi, itiraz edilmemiş sayılması sonucunu doğurur. Borcu bulunmayan muhatabın dahi süresinde yazılı cevap vermesi gerekir.
Doğrudan borçluya ödeme koruma sağlamaz. Haciz bildirimi tebliğ edildikten sonra üçüncü kişinin asıl borçluya ödeme yapması, alacaklıya karşı ileri sürülemez ve ikinci kez ödeme riski doğurur. Bu kural her iki rejimde de geçerlidir.
İhbarname için 89/1 haciz ihbarnamesi rehberimize bakabilirsiniz.
Tasarrufun İptalinde Karşılaştırma
Mal kaçırma iddiası her iki rejimde de ileri sürülebilir; şartlar farklıdır.
| Ölçüt | İİK m.277 vd. | 6183 s.K. m.24 vd. |
|---|---|---|
| Dayanak | İcra ve İflâs Kanunu | 6183 sayılı Kanun |
| Ön şart | Kesin aciz vesikası veya iflas | Kendi rejimindeki şartlar |
| Davacı | Alacaklı | Alacaklı idare |
| Süre | Beş yıl (İİK m.284) | Kendi rejimine tabi |
| Sebepler | İvazsız tasarruflar, aciz hâli, zarar kastı | Kendi maddelerinde sayılanlar |
| Taraf | Borçlu ve üçüncü kişi | Aynı yapı |
| Sonuç | O mal üzerinden cebrî icra | Benzer sonuç |
| Mülkiyet | Davacıya geçmemesi | Aynı şekilde |
İkinci satır, iki rejim arasındaki en önemli usul farkıdır: özel hukuk alacaklarında kesin aciz vesikası aranırken, kamu alacaklarında bu şart kendi mevzuatındaki hâllere göre değerlendirilir.
Yanlış mevzuat davayı sonuçsuz bırakır. Kamu alacağı için İcra ve İflâs Kanunu hükümlerine dayanılarak açılan dava veya bunun tersi, esasa girilmeden reddedilebilir. Bu nedenle takip dosyasının hangi mevzuata göre yürütüldüğü ve alacağın kaynağı, dilekçe hazırlanmadan önce netleştirilmelidir.
Uygulamada Sık Sorulanlar
İki rejimin karşılaştırılmasında tekrarlanan sorular belirli başlıklarda toplanır.
| Soru | Cevap |
|---|---|
| Kapsam | Alacağın niteliğine göre kanunun belirlenmesi |
| Merci | Kamu alacağında idarenin, özel alacakta icra dairesinin yürütmesi |
| İtiraz | İki rejimde farklı süre ve merci |
| Şikâyet | İcra mahkemesi ile idari yargı ayrımı |
| Haczedilmezlik | Her iki rejimde koruma hükümleri |
| Sıra | Kamu alacağının öncelik durumu |
| İptal davası | Farklı mevzuata tabi olması |
| Tespit | İlk adımın alacağın kaynağını belirlemek olması |
Sekizinci satır, tüm sürecin ön şartıdır: alacağın özel hukuk alacağı mı kamu alacağı mı olduğu belirlenmeden hangi mevzuatın uygulanacağı ve hangi yolun izleneceği tespit edilemez.
Aynı borçluda iki dosya ayrı izlenmelidir. Hem kamu hem özel alacak takibi yürüyen dosyalarda her birinin süreleri, mercileri ve haciz sıraları ayrı ayrı izlenmelidir. Bir dosyadaki işlem diğerini etkilemez; paylaştırma aşamasında ise sıra sorunu birlikte değerlendirilir.
Haczedilmezlik Karşılaştırması
Her iki rejimde de borçluyu koruyan hükümler bulunur.
| Ölçüt | İİK (2004) | 6183 sayılı Kanun |
|---|---|---|
| Dayanak | İİK m.82-83 | Kendi rejimindeki hükümler |
| Konut | Haline münasip ev (İİK m.82/12) | Benzer koruma |
| Meslek aracı | Zorunlu araçlar (İİK m.82) | Benzer koruma |
| Maaş | Kanuni kesinti sınırı (İİK m.83) | Kendi rejimindeki sınır |
| Feragat | Takipten önceki feragatin geçersizliği (İİK m.83/a) | Kendi rejimine göre |
| İleri sürme | Şikâyet (İİK m.16) | Kendi rejimindeki yol |
| Süre | Yedi gün | Kendi rejimindeki süre |
| Merci | İcra mahkemesi | Kendi rejimindeki merci |
Altıncı ve sekizinci satırlar birlikte okunmalıdır: koruma her iki rejimde de bulunsa da ileri sürülme yolu ve mercii farklıdır. Yanlış mercie başvuru süre kaybına yol açar.
Koruma kendiliğinden dikkate alınmaz. Her iki rejimde de haczedilemez sayılan mal ve haklara haciz konulması hâlinde bu durum ilgilinin başvurusu üzerine değerlendirilir. Süresinde başvurulmaması hâlinde haciz ayakta kalır ve satış süreci işler.
Ortak Kurumlar
İki rejim farklı kanunlara tabi olsa da bazı kurumlar benzer işler.
| Konu | Değerlendirme |
|---|---|
| Amaç | Alacağın cebrî icra yoluyla tahsili |
| Ödeme emri | Borçluya bildirim yapılması |
| Haciz | Malvarlığı üzerine el konulması |
| Satış | Malın paraya çevrilmesi |
| Paylaştırma | Bedelin alacaklılara dağıtılması |
| Koruma | Haczedilmezlik hükümleri |
| Üçüncü kişi | Alacakların haczi bildirimi |
| Mal kaçırma | İptal davası imkânı |
Sekizinci satır, her iki rejimde de bulunan imkândır: borçlunun malvarlığını kaçırdığı iddiası, alacağın niteliğine göre ilgili mevzuattaki iptal davası yoluyla ileri sürülür.
Usul farkları sonucu değiştirir. Kurumların benzer olması usullerin aynı olduğu anlamına gelmez. Süre, merci ve başvuru yolları her iki rejimde farklıdır. Bu nedenle işlem yapılmadan önce hangi mevzuatın uygulandığı ve o mevzuattaki usulün ne olduğu tespit edilmelidir.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
İki rejimin karıştırılması tekrarlanan hatalara yol açar.
| Hata | Sonucu |
|---|---|
| Mevzuat | Yanlış kanuna dayanılması |
| Merci | Yanlış mercie başvurulması |
| Süre | İlgili rejimdeki sürenin kaçırılması |
| Yol | Şikâyet ile idari yargı yolunun karıştırılması |
| İptal davası | Yanlış mevzuata göre dava açılması |
| Sıra | Öncelik hükümlerinin gözetilmemesi |
| Koruma | Haczedilmezliğin ileri sürülmemesi |
| Tespit | Alacağın niteliğinin belirlenmemesi |
Sekizinci satır, diğer tüm hataların kaynağıdır: alacağın kaynağı ve hangi mevzuata tabi olduğu belirlenmeden yapılan işlemler çoğu zaman yanlış yola yöneltir ve süre kaybına yol açar.
Belge üzerinden tespit yapılmalıdır. Gelen ödeme emri veya bildirimin hangi kanuna göre düzenlendiği, belgenin üzerindeki kanuni dayanaktan anlaşılır. Bu tespit yapılmadan başvurulan yol sonuç vermez; bu nedenle evrak dikkatle incelenmelidir.
Aynı Borçluda İki Takip
Kamu ve özel alacak takibinin birlikte yürüdüğü dosyalarda ek hususlar doğar.
| Konu | Değerlendirme |
|---|---|
| Haciz | Aynı mala her iki rejimden haciz konulabilmesi |
| Sıra | Haciz tarihlerine göre sıralama |
| Öncelik | Kamu alacağının kendi rejimindeki konumu |
| Satış | Malın hangi dosyadan satılacağı |
| Bedel | Satış bedelinin paylaştırılması |
| Cetvel | Sıra cetvelinin düzenlenmesi (İİK m.140) |
| İtiraz | Cetvele karşı başvuru (İİK m.142) |
| İzleme | Her iki dosyanın ayrı takibi |
Dördüncü ve beşinci satırlar birlikte okunmalıdır: aynı mal üzerinde farklı rejimlerden haciz bulunması hâlinde satışın hangi dosyadan yürütüleceği ve bedelin nasıl paylaştırılacağı ayrıca belirlenir.
Her dosya ayrı izlenmelidir. Bir dosyada yapılan işlem diğerinin sürelerini etkilemez. Bu nedenle hem kamu hem özel alacak dosyası bulunan borçlularda her iki dosyanın süreleri, mercileri ve haciz durumları ayrı ayrı takip edilmelidir.
İflas ve Konkordatoda Kamu Alacağı
Toplu tasfiye süreçlerinde kamu alacağının konumu ayrıca değerlendirilir.
| Konu | Değerlendirme |
|---|---|
| İflas | Kamu alacağının masaya kaydı |
| Sıra | Kanuni sıradaki konumu (İİK m.206) |
| İmtiyaz | Öncelik hükümlerinin uygulanması |
| Konkordato | Mühletin kamu alacağına etkisi |
| Proje | Kamu alacağının projedeki durumu |
| Oylama | Alacaklılar toplantısındaki konumu |
| Aciz vesikası | Karşılanmayan kısım için belge (İİK m.143) |
| Takip | Tasfiye sonrası izlenecek yol |
Dördüncü ve beşinci satırlar birlikte okunmalıdır: konkordato mühletinin ve projesinin kamu alacakları bakımından doğuracağı sonuçlar, özel hukuk alacaklarından farklı değerlendirilebilir.
Masaya kayıt her alacak için gereklidir. İflas kararı verildiğinde kamu alacakları da masaya kaydedilir. Kaydın süresinde ve alacağın niteliği gösterilerek yapılması gerekir; aksi hâlde sıra cetvelindeki konum tartışmalı hâle gelir.
Sıkça Sorulan Sorular
6183 sayılı Kanun ile İİK arasındaki temel fark nedir?
6183 idari icra sistemidir; kamu kurumu (vergi dairesi, SGK) kendi ödeme emrini düzenler. İİK adli icra sistemidir; icra dairesi bağımsız uygulayıcı olarak işlem yapar.
Hangi alacaklar 6183’e, hangileri İİK’ya tabidir?
Vergi, SGK primi, gümrük vergisi gibi kamu alacakları 6183’e; ticari alacaklar, kira, kredi, işçilik alacakları gibi özel hukuk alacakları İİK’ya tabidir.
İtiraz süreleri neden farklı?
6183’te ödeme emrine itiraz süresi 15 gün ve dava yoluyla (iş/vergi mahkemesi); İİK’da itiraz süresi 7 gün ve doğrudan icra dairesine, sebep gösterilmeden yapılabilir.
Kamu alacağı ile özel alacak çakışırsa hangisi öncelikli?
İİK m.206 sıra cetveli uyarınca: önce rehinli alacaklar, sonra işçi alacakları, sonra kamu alacakları (vergi/SGK), en son adi (özel) alacaklar sırayla ödenir.
6183’te itiraz takibi durdurur mu?
Hayır, kendiliğinden durdurmaz; ayrıca ihtiyati tedbir talep edilmelidir. İİK’da ise ilamsız takipte itiraz takibi otomatik olarak durdurur.
Zamanaşımı süreleri nasıl farklıdır?
6183 kapsamında vergi alacakları 5 yıl, SGK primi 10 yıl. İİK kapsamında TBK genel zamanaşımı 10 yıl, ticari alacaklarda 5 yıl, ilamlı alacaklarda 10 yıldır.
6183’te tecil-taksitlendirme var mı, İİK’da var mı?
6183 m.48 resmi bir tecil-taksitlendirme mekanizması sunar. İİK’da böyle genel bir mekanizma yoktur; ancak konkordato yoluyla borç yeniden yapılandırılabilir.
🗺️ İcra Takibi Konu Haritası
İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
🔒 Haciz İşlemleri
- Banka Hesabına Haciz ve E-Haciz: Bloke Nasıl Kaldırılır?
- Borç Ödendikten Sonra Haczin Kaldırılması (Haciz Fekki)
- Haciz İhbarnamesi (89/1) Geldi: Üçüncü Kişi Ne Yapmalı?
- Maaş Haczi: 1/4 Kuralı ve Haczedilemeyen Ödemeler
- Tek Ev Haczedilir mi? Meskeniyet İddiası
- İhtiyati Haciz Nedir? Şartları ve Uygulanması (İİK 257)
📁 Takip Süreci
- İcra Dosyası Nasıl Kapatılır? Kapak Hesabı ve Tahsil Harcı
- İcra Takibinden Vazgeçme (Feragat) ve Haricen Tahsil
- İcra Borcunda Zamanaşımı: 10, 5 ve 3 Yıl Kuralları
- İcra Dosyasının Yenilenmesi: Düşen Dosya Nasıl Canlanır?
- İcra Takibinde Yetki İtirazı: Hangi Daire Yetkili?
- Adıma İcra Takibi Var mı? e-Devlet ve UYAP Sorgulama
⚖️ İtiraz ve Dava
- İcra Takibine İtiraz: Ödeme Emrine 7 Gün İçinde İtiraz
- Ödeme Emrine İtiraz: Borca, İmzaya ve Yetkiye İtiraz
- İtirazın Kaldırılması: Kesin ve Geçici Kaldırma (İİK 68)
- İtirazın İptali Davası (İİK 67)
- İstihkak Davası: Başkasının Malı Haczedilirse
- Sıra Cetveline Şikâyet ile İtiraz Arasındaki Fark
💰 Ödeme, Harç ve Faiz
- Haricen Tahsil Ne Demek? Harcı, Oranı ve Bildirimi
- İcra Borcuna Faiz Nasıl Hesaplanır? Faiz Türleri
- İcra Borcunu Taksitle Ödeme (İİK m.111)
- İcra Harç ve Masrafları: Kim Öder, Ne Kadar?
- Ödeme Emri Geldi, Ne Yapmalı? 7 Günde 3 Seçenek
- Mal Beyanı Nedir? Vermezsem Ne Olur? (İİK 74)
🏛️ Satış ve Paraya Çevirme
- UYAP e-Satıştan İcradan Ev veya Araç Nasıl Alınır?
- İcra İhalesi ve İhalenin Feshi
- Satış Talebi Süresi: Hacizde 1 Yıl, Rehinde 6 Ay
- Kıymet Takdirine İtiraz: Malım Düşük Değerlendiyse
- İhale Bedelini Ödemezsem Ne Olur?
- Mehil Vesikası ve Satışın Durdurulması (İİK m.36)
📌 Özel Alacak Türleri
- 2026 İcra Affı Çıkacak mı? Güncel Gerçek
- Kira Borcu ve Tahliye: İcra Yoluyla Kiracı Tahliyesi
- Kredi Kartı Borcum İcraya Verildi: Takip Süreci
- Kambiyo Senedi (Çek-Bono) Takibi: 5 Günde Ne Yapılır?
- Yabancı Para (Döviz) Alacağında İcra Takibi
- Abonelik/Fatura Borcu İcraya Verildi: MTS Takibi
📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.


