İcra Takibine İtiraz: Ödeme Emrine 7 Gün İçinde Nasıl İtiraz Edilir?
12 Haziran 2026

İcra Takibine İtiraz: Ödeme Emrine 7 Gün İçinde Nasıl İtiraz Edilir?

İcra takibine itiraz, ilamsız icra takibinde borçlunun elindeki en önemli hukuki savunma aracıdır. Ödeme emrini alan borçlu, borç ilişkisinin varlığına veya miktarına itiraz ederek takibi durdurabilir. Bu itiraz süresi çok kısa olduğundan doğru zamanda ve doğru biçimde yapılması hayati önem taşır. Bu yazıda ödeme emrine itirazın hukuki dayanağı, itiraz süresi, itirazın kapsamı, itiraz sonrası izlenen süreç, itirazın iptali ve kaldırılması davaları ile pratik uygulama esasları ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

1) Kanuni Dayanak — İİK m.62

İcra takibine itiraz, İcra ve İflas Kanunu’nun 62. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca “itiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.” Bu hüküm, borçluya ödeme emrine karşı savunma hakkını tanıyan temel düzenlemedir ve icra takip sürecinin hukuki dengesini sağlamak amacını taşır.

İtiraz sistemi, ilamsız icra takibinin özel bir özelliğidir. İlamsız icra takibinde alacaklı, elinde mahkeme kararı olmaksızın icra takibi başlatabilir. Bu durumda borçlunun kendisini savunma imkânı sınırlı olurdu; bu nedenle itiraz sistemi getirilmiştir. Borçlu, süresinde itiraz ederek takibi durdurur ve alacaklı, borcun varlığını mahkemede ispat etmek zorunda kalır. Bu düzenleme, hem alacaklının haklarını kaybetmesini engeller hem de borçlunun keyfî takiplere karşı korunmasını sağlar. İlamlı icra takibinde ise durum farklıdır; borçlu takibi durduramaz çünkü mahkeme kararı zaten borç ilişkisini tespit etmiştir.

2) İtiraz Süresi ve Süresinin Kaçırılması

İtiraz süresi ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Bu süre son derece kısıtlıdır ve kesin bir süredir; süresinde yapılmayan itiraz kural olarak dinlenmez. Yedi günlük süre, tebligat gerçekleştikten sonraki gün başlar ve yedinci gün akşamında sona erer. Bu tarih adli tatil süresine denk gelmiyor ve resmî tatil değilse süreye giren tam yedi gün hesaplanır. Cumartesi ve pazar günleri süreye dahildir; ancak yedinci günün resmî tatile denk geldiği durumlarda ilk iş gününe kadar uzatılır.

Süresinin kaçırılması durumunda borçlu çok zor bir konuma düşer. Ödeme emri kesinleşir ve alacaklı takibi devam ettirebilir; haciz uygulaması ve icra satışı yapılabilir. Bu nedenle borçlunun ödeme emrini alır almaz derhal harekete geçmesi ve avukat desteği alması hayati önem taşır. Süresinde itiraz edememenin nedenleri olarak; hukuki bilgi eksikliği, iş yoğunluğu, tatile çıkma gibi durumlar sık gösterilir ancak bu mazeretler kural olarak itirazın geçerliliğini sağlamaz. Ancak istisnai hallerde (ağır hastalık, uzun süreli olağanüstü seyahat vb.) İİK m.65 çerçevesinde “gecikmiş itiraz” mümkündür; bu düzenleme ile mazereti bulunan borçlu, mazeretin ortadan kalkmasından sonra üç gün içinde icra mahkemesine başvurarak itirazı geçerli kılmayı isteyebilir.

3) İtirazın Kapsamı ve Türleri

İtiraz kapsamı borçlunun ileri süreceği argümanlara göre değişebilir. Genel itiraz; borçlu tüm borca itiraz etmektedir. Bu itiraz ile takibin tamamı durur. Kısmi itiraz; borçlu borcun belirli bir kısmına itiraz etmektedir (örneğin faiz miktarına, hesaplamaya vb.). Kısmi itirazda itiraz edilmeyen kısım için takip devam eder, edilen kısım için durur. Borcun sebebine, miktarına, vadesine veya alacaklının kişiliğine itiraz mümkündür.

Uygulamada sık karşılaşılan itirazlar şunlardır: (i) borç yoktur veya kısmen vardır iddiası, (ii) borç zamanaşımına uğramıştır iddiası, (iii) borç ödenmiştir iddiası, (iv) senet sahtedir iddiası, (v) faiz oranı yanlıştır iddiası, (vi) borç muaccel değildir (henüz vadesi gelmemiştir) iddiası, (vii) mahsup edilmesi gereken alacaklar dikkate alınmamıştır iddiası. Borçlu, itirazında hangi hususlara itiraz ettiğini net olarak belirtmelidir; bu belirtme sonradan itirazın kapsamının genişletilmesini zorlaştırabilir. Genel bir itiraz beyanı (“itiraz ediyorum” ifadesi) genellikle tam bir savunma sağlar ancak bazı özel savunmalar için (imza inkarı, senet sahteciliği iddiası vb.) özel beyan gerekebilir.

4) İtiraz Sonrası Süreç

İtiraz sonrası takip durur ve alacaklının süreci ilerletmesi için mahkemeye başvurması gerekir. Alacaklının önünde iki temel yol vardır: (i) itirazın iptali davası (genel dava yolu), (ii) itirazın kesin kaldırılması (icra mahkemesinde özel yol). Hangi yolun tercih edileceği alacaklının elindeki belgelere ve stratejisine bağlıdır. Her iki yol da farklı süreleri ve prosedürleri içerir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15 💬 WhatsApp

İtirazın iptali davası, alacaklı tarafından bir yıl içinde açılmalıdır. Bu dava genel dava yolu olup asliye hukuk mahkemesinde açılır ve borç ilişkisinin varlığı tam yargılama ile incelenir. Yargılama sonucu davanın kabulü halinde borç varlığı tespit edilir ve takip devam eder. İtirazın kesin kaldırılması ise İİK m.68 hükmü uyarınca icra mahkemesinde yapılır. Bu yol, alacaklının elinde “68. madde belgesi” (imza tasdikli, düzenleme veya onay olduğu resmen bilinen, imza tasdikli veya noter tasdikli belge) olması durumunda kullanılabilir. Kesin kaldırma daha hızlı ve basit bir yoldur ancak sadece belirli belge tiplerine dayanabilir. Alacaklının elinde bono, çek, poliçe gibi kambiyo senetleri varsa özel takip yolu (kambiyo senetlerine özgü takip) kullanılabilir ve itiraz mekanizması farklı işler.

5) İtiraz Dilekçesi Nasıl Hazırlanır

İtiraz dilekçesi, yazılı olarak icra dairesine sunulur. Bu dilekçenin doğru hazırlanması itirazın etkinliği için önemlidir. Dilekçede şu unsurlar yer almalıdır: (i) icra takip dosyası bilgileri (icra dairesi, dosya numarası), (ii) borçlunun kimlik ve adres bilgileri, (iii) alacaklının kimlik bilgileri, (iv) itiraz edilen borç miktarı ve niteliği, (v) itirazın kapsamı (tam veya kısmi), (vi) itirazın gerekçeleri (borç yoktur, ödenmiştir, zamanaşımına uğramıştır vb.).

Dilekçe metni açık ve net olmalıdır. İtirazın hangi hususlara yönelik olduğu somut biçimde belirtilmelidir. “İtiraz ediyorum” gibi genel bir ifade tam itiraz sayılır ancak somut gerekçeler eklenmelidir. Alternatif olarak, dilekçe yerine sözlü itiraz da mümkündür; borçlu bizzat icra dairesine giderek itirazını sözlü olarak kayda geçirtebilir. Ancak yazılı dilekçe daha güvenli ve kapsamlıdır; her zaman yazılı itiraz tercih edilmelidir. Ayrıca dilekçe posta veya elden verilerek de sunulabilir. Elden verme durumunda kabul mühürü alınarak süresinde yapıldığı belgelenmelidir. Avukat aracılığı ile itiraz da mümkündür ve genellikle daha teknik olarak doğru sonuç verir.

6) Özel İtiraz Türleri: İmza İnkarı

İtirazın özel bir türü olan “imza inkarı” ayrıca değerlendirilmelidir. Borçlu, alacaklının sunduğu belgedeki imzayı reddetmek istiyorsa bu itirazı özel olarak beyan etmelidir. İİK m.68/a hükmü uyarınca imza inkarı için özel ihtar gereklidir; imza inkar edildiği takdirde alacaklının belgeyi mahkemeye getirerek imzanın gerçekliğini ispat etmesi gerekir.

İmza inkarı ciddi bir iddiadır ve haksız yere yapıldığı takdirde borçlu sorumluluğu ile karşılaşabilir. İmza gerçekten borçluya ait ise inkar edenin İİK m.68/b hükmü uyarınca alacaklıya %20 oranında icra inkar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar. Bu tazminat, imza inkarının haksız çıkması durumunda otomatik olarak uygulanır. Bu düzenleme, borçluları asılsız imza inkarı iddialarında bulunmaktan caydırmak amacındadır. Uygulamada imza inkarı iddiaları için grafolog uzman bilirkişi görüşü alınır ve imzanın gerçekliği tespit edilir. Bu inceleme genellikle bir-iki ay sürer ve maliyeti önemli olabilir. Bu nedenle borçlunun imza inkarı beyan etmeden önce durumu iyi değerlendirmesi gerekir.

7) Pratik Öneriler ve Avukat Desteğinin Önemi

İcra takibine itiraz sürecinde pratik öneriler şunlardır: (i) ödeme emri tebliğ edilir edilmez tebliğ tarihini kayda geçirmek ve süreyi hesaplamak, (ii) borcun gerçekten mevcut olup olmadığını, ödenip ödenmediğini, zamanaşımına uğrayıp uğramadığını değerlendirmek, (iii) elde belge ve deliller varsa toplamak, (iv) avukat desteği almak (bu süreçte teknik hatalar ciddi kayıplara yol açabilir), (v) itiraz dilekçesini yedi günlük süre içinde icra dairesine sunmak, (vi) itiraz sonrası alacaklının dava açması durumunda savunmayı hazırlamak.

Ödeme emrine itiraz süreci çok teknik ve süreli bir alandır. Kaçırılan süreler telafi edilemez sonuçlara yol açabilir; borçlunun mal varlığı üzerinde haciz uygulanabilir, satış yapılabilir ve borç tahsili tamamlanabilir. Bu nedenle sürecin uzman avukat rehberliğinde yürütülmesi büyük önem taşır. İcra hukuku alanında uzman avukatlar, hem itirazın doğru biçimde hazırlanması hem de sonraki süreçlerde (dava, kaldırma, iade davası vb.) etkin savunma sağlanması için gerekli deneyimi sunar. Ayrıca borçlunun alacaklı ile uzlaşma yollarını değerlendirmesi de fayda sağlayabilir; icra takibi maliyetlidir ve tarafların anlaşarak çözüm bulması her iki taraf için de yararlı olabilir.

🗺️ İcra Takibi Konu Haritası

İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

🔒 Haciz İşlemleri

📁 Takip Süreci

⚖️ İtiraz ve Dava

💰 Ödeme, Harç ve Faiz

🏛️ Satış ve Paraya Çevirme

📌 Özel Alacak Türleri

📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

İtiraz Rejiminin Kanuni Çerçevesi

Ödeme emrine yapılacak itirazın türü ve kapsamı, sonraki aşamaları belirler.

İtiraz rejimi
KonuKuralDayanak
SüreBorçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilirİİK m.62
Merciİtiraz icra dairesine yapılırİİK m.62
İmzaİmza açıkça ve ayrıca inkâr edilmezse ikrar edilmiş sayılırİİK m.62
EtkiSüresinde yapılan itiraz takibi durdururİİK m.66
Gecikmiş itirazKusursuz engel hâlinde ayrı bir yolİİK m.65
KaldırmaAlacaklının belgeye dayanarak başvurmasıİİK m.68
Geçici kaldırmaİmzaya itirazda geçici kaldırma kararıİİK m.68/a
İptalGenel mahkemede itirazın iptali davasıİİK m.67

Üçüncü satır, borçlu bakımından en ağır sonucu doğuran kuraldır: adi senede dayalı takiplerde imza ayrıca ve açıkça inkâr edilmezse ikrar edilmiş sayılır ve sonraki aşamalarda imza tartışması yapılamaz.

İtirazın kapsamı tek tek gösterilmelidir. Borcun tamamına mı bir kısmına mı, faize mi, yetkiye mi, imzaya mı itiraz edildiği ayrı ayrı yazılmalıdır. Kısmi itirazda itiraz edilmeyen kısım bakımından takip kesinleşir ve o kısım için haciz istenebilir. Genel ifadelerle yapılan itiraz ise kapsamı belirsiz bıraktığından sonraki aşamalarda tartışma doğurur.

Kesinleşme Sonrası İşleyen Zincir

İtiraz edilmez veya aşılırsa takip kesinleşir ve paraya çevirme süreci başlar.

Paraya çevirme rejimi
KonuKuralDayanak
Haciz istemeÖdeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde haciz istenmezse dosya işlemden kalkarİİK m.78
Satış istemeAlacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde satış isteyebilirİİK m.106
Haczin düşmesiSüresinde satış istenmez veya gerekli gider on beş gün içinde depo edilmezse haciz kalkarİİK m.110
Kıymet takdiriRapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklıya ve ipotekli alacaklılara tebliğ edilirİİK m.128
ŞikâyetTebliğden itibaren yedi gün içinde şikâyet; şikâyetten itibaren yedi gün içinde masraf yatırılmazsa kesin retİİK m.128/a
Rızaen satışBorçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yetki isteyebilirİİK m.111/a
Elektronik artırmaAçık artırma elektronik satış portalında yapılır ve yedi gün sürerİİK m.111/b
İhale bedeliBedel, artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gün içinde ödenirİİK m.118

Birinci ve ikinci satırlar, en sık karıştırılan iki süredir: haciz isteme süresi ödeme emrinin tebliğinden, satış isteme süresi ise haczin konulduğu tarihten işler.

İtiraz türleri için borca ve imzaya itiraz rehberimize bakabilirsiniz.

İtiraz Dilekçesinde Denetlenecekler

Dilekçenin içeriği, itirazın kapsamını ve sonuçlarını belirler.

Dilekçe unsurları
Unsurİçerik
DosyaTakip dosyası numarası
SüreYedi günlük sürenin hesabı (İİK m.62)
Merciİcra dairesine sunulması
Borca itirazBorcun tamamına mı kısmına mı
TutarKısmi itirazda kabul edilen tutar
İmzaİnkârın ayrıca ve açıkça belirtilmesi
YetkiYetkili dairenin gösterilmesi (İİK m.50)
HavaleHavale kaydının alınması

Yedinci satır, en sık yapılan usul hatasını önler: yetki itirazı esasa ilişkin itirazla birlikte ve aynı dilekçede ileri sürülmelidir. Ayrıca hangi dairenin yetkili olduğu da belirtilmelidir.

İtiraz gerekçe gerektirmez, kapsam gerektirir. Borca itirazda gerekçe gösterilmesi zorunlu değildir; ancak neye itiraz edildiğinin belirtilmesi gerekir. İmza ve yetki itirazları ise ayrıca ve açıkça yazılmalıdır. Aksi hâlde bu hususlar itiraz kapsamı dışında kalır ve sonraki aşamalarda ileri sürülemez.

İtiraz Sonrası Süreç

İtirazın türüne göre alacaklının izleyeceği yol ve süreler değişir.

Süre ve yol
KonuDeğerlendirme
Tebliğİtirazın alacaklıya tebliğ tarihi
KaldırmaAltı ay içinde başvuru (İİK m.68)
İptalBir yıl içinde dava (İİK m.67)
BelgeKaldırmada kanunda sayılan belge şartı
İmzaGeçici kaldırma ve borçtan kurtulma (İİK m.68/a, m.69)
TazminatŞartları varsa hükmedilmesi
KesinleşmeTakibin kesinleşmesi
HacizKesinleşme sonrası haciz talebi (İİK m.78)

Birinci satır, iki sürenin de başlangıcını belirler: hem altı aylık hem bir yıllık süre, itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten işler. İtiraz tebliğ edilmemişse süreler işlemeye başlamaz.

Kısmi itirazda takip kısmen kesinleşir. Borcun bir kısmına itiraz edilmişse, itiraz edilmeyen kısım bakımından takip kesinleşir ve o kısım için haciz istenebilir. Alacaklının başvurusu da yalnızca itiraz edilen kısımla sınırlı olur.

İtirazın kaldırılması için itirazın kaldırılması rehberimize bakabilirsiniz.

İtirazın Geri Alınması

Borçlunun yaptığı itirazı geri alması hâlinde takip yeniden işler.

Geri alma
KonuDeğerlendirme
Beyanİtirazın geri alındığının dosyaya bildirilmesi
SonuçTakibin kesinleşmesi
Kısmiİtirazın bir kısmının geri alınması
Mal beyanıKesinleşmeyle doğan yükümlülük (İİK m.74)
HacizHaciz talebinde bulunulabilmesi (İİK m.78)
DönmeGeri alma beyanından dönülememesi
TazminatAçılmış davada tazminat değerlendirmesi
KayıtBeyanın tutanağa geçirilmesi

Altıncı satır, beyanın niteliğini gösterir: itirazın geri alınması kural olarak tek taraflı olarak geri alınamaz ve takip kesinleşir. Bu nedenle beyan verilmeden önce sonuçları değerlendirilmelidir.

Geri alma uzlaşmanın parçası olmalıdır. İtirazın geri alınması genellikle alacaklıyla yapılan bir anlaşmaya dayanır. Bu durumda ödeme planı, hacizlerin akıbeti ve takipten vazgeçme koşulları önceden yazılı hâle getirilmelidir. Aksi hâlde itiraz geri alınmış ancak beklenen karşılık sağlanmamış olur.

Yetki İtirazı

Ödeme emrine yapılacak itirazlardan biri de yetkiye ilişkindir.

Yetki itirazı
KonuKuralDayanak
Yetkili daireTakipte yetkinin kanuna göre belirlenmesiİİK m.50
SüreYedi günlük itiraz süresiİİK m.62
BirlikteEsasa ilişkin itirazla birlikte ileri sürülmesi
GöstermeHangi dairenin yetkili olduğunun belirtilmesi
SonuçSüresinde ileri sürülmeyen itirazın dinlenmemesi
KabulTakibin yetkili dairede yeniden başlatılması
SözleşmeYetki sözleşmesinin geçerlilik sınırları
KambiyoKambiyo takibinde icra mahkemesine başvuru (İİK m.168)

Üçüncü satır, en sık yapılan usul hatasını önler: yetki itirazı esasa ilişkin itirazla birlikte ve aynı dilekçede ileri sürülmelidir. Yalnızca borca itiraz edilip yetki itirazı yapılmaması hâlinde yetkisiz daire yetkili hâle gelir.

Yetkili daire gösterilmelidir. Borçlunun yalnızca takibin yetkisiz dairede başlatıldığını ileri sürmesi yeterli değildir; hangi icra dairesinin yetkili olduğunu da belirtmesi beklenir. Bu husus gösterilmediğinde itiraz sonuç doğurmayabilir.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

İtiraz aşamasında tekrarlanan hatalar sınırlı sayıdadır.

Hata başlıkları
HataSonucu
SüreYedi günlük sürenin kaçırılması
Merciİtirazın yanlış yere yapılması
İmzaAyrıca inkâr edilmemesi (İİK m.62)
YetkiYetki itirazının birlikte yapılmaması
Kapsamİtirazın belirsiz kalması
TutarKısmi itirazda tutarın gösterilmemesi
HavaleHavale kaydının alınmaması
Mal beyanıYükümlülüğün atlanması (İİK m.74)

Üçüncü satır, borçlu bakımından en ağır sonucu doğuran hatadır: adi senede dayalı takiplerde imza ayrıca ve açıkça inkâr edilmezse ikrar edilmiş sayılır ve sonraki aşamalarda imza tartışması yapılamaz.

Havale kaydı saklanmalıdır. İtirazın süresinde yapıldığının ispatı, dilekçenin icra dairesine sunulduğu havale tarihine dayanır. Bu nedenle dilekçenin bir örneği havale kaydıyla birlikte alınmalı ve saklanmalıdır; aksi hâlde süresinde itiraz edildiği ispatlanamaz.

Süre kaçtıysa itiraz süresi kaçtıysa rehberimize bakabilirsiniz.

Kesinleşme Sonrası Yükümlülükler

İtiraz edilmez veya aşılırsa borçlu bakımından yeni yükümlülükler doğar.

Yükümlülükler
KonuKuralDayanak
Mal beyanıKanunda öngörülen süre içinde beyanİİK m.74
YenilemeYeni mal edinilince beyanın yenilenmesiİİK m.75
YaptırımBeyanda bulunmayan borçlu hakkında tazyik hapsiİİK m.76
HacizMalvarlığı üzerine hacizİİK m.78
HaczedilmezlikKonut ve temel ihtiyaç eşyalarıİİK m.82
MaaşKanuni kesinti sınırıİİK m.83
Üçüncü kişiHaciz ihbarnamesiİİK m.89
TaksitHaciz sonrası taahhüt imkânıİİK m.111

Birinci ve üçüncü satırlar birlikte okunmalıdır: mal beyanı yükümlülüğünün yerine getirilmemesi tazyik hapsi talebine konu olur. Bu yaptırım, beyanda bulunulduğu anda sona erer.

İtirazla uğraşırken beyan atlanmamalıdır. İtiraz edilmiş olsa dahi takip kesinleştiğinde mal beyanı yükümlülüğü doğar. Süresinde beyanda bulunulmaması hâlinde tazyik hapsi talebiyle karşılaşılabilir; bu nedenle iki süre birlikte izlenmelidir.

İmzaya İtiraz Rejimi

Adi senede dayalı takiplerde imza itirazı ayrı bir usule tabidir.

İmza itirazı
KonuKuralDayanak
Açıklıkİmzanın ayrıca ve açıkça inkâr edilmesiİİK m.62
İkrarİnkâr edilmezse ikrar sayılmasıİİK m.62
Geçici kaldırmaAlacaklının başvurusu üzerine kararİİK m.68/a
İncelemeİmza incelemesi yapılması
Borçtan kurtulmaBorçlunun dava açabilmesiİİK m.69
SüreSürenin tefhimden itibaren işlemesiİİK m.69
TeminatDava açılmasında teminat şartıİİK m.69
Tazminatİnkârın sabit olmaması hâlinde

İkinci satır, borçlu bakımından en ağır sonucu doğurur: imza açıkça inkâr edilmezse ikrar edilmiş sayılır ve sonraki aşamalarda imza tartışması yapılamaz.

İmza itirazı iki yönlü risk taşır. İmzayı inkâr eden borçlu, iddiası sabit olmazsa aleyhine tazminata hükmedilmesi riskiyle karşılaşır. Buna karşılık inkâr edilmemesi hâlinde senet tartışmasız hâle gelir. Bu nedenle imza itirazı, senedin ve imzanın incelenmesinden sonra yapılmalıdır.

İtiraz türleri için borca ve imzaya itiraz rehberimize bakabilirsiniz.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

İtiraz dilekçelerinde tekrarlanan eksiklikler sınırlıdır.

Hata başlıkları
HataSonucu
SüreYedi günlük sürenin kaçırılması
Merciİtirazın yanlış yere sunulması
Kapsamİtirazın belirsiz kalması
İmzaAyrıca inkâr edilmemesi (İİK m.62)
YetkiYetki itirazının yapılmaması
TutarKısmi itirazda kabul edilen tutarın gösterilmemesi
HavaleHavale kaydının alınmaması
Mal beyanıKesinleşme hâlinde yükümlülüğün atlanması (İİK m.74)

İkinci satır, en sık yapılan usul hatasıdır: ilamsız takipte itiraz icra dairesine yapılır; icra mahkemesine sunulan dilekçeler süresinde yapılmış itiraz sayılmayabilir.

Havale kaydı saklanmalıdır. İtirazın süresinde yapıldığının ispatı, dilekçenin icra dairesine sunulduğu havale tarihine dayanır. Bu nedenle dilekçenin bir örneği havale kaydıyla birlikte alınmalı ve saklanmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

İcra takibine itiraz nedir?

İİK m.62 uyarınca ilamsız icra takibinde ödeme emrini alan borçlunun borç ilişkisine karşı yaptığı yasal itiraz aracıdır. İtiraz süresinde yapılırsa takip durur ve alacaklının borcun varlığını mahkemede ispat etmesi gerekir.

İtiraz süresi ne kadardır?

İtiraz süresi ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve süresinde yapılmayan itiraz kural olarak dinlenmez. Cumartesi ve pazar günleri süreye dahildir; yedinci günün resmî tatile denk gelmesi hâlinde ilk iş gününe kadar uzar.

İtiraz nasıl yapılır?

İtiraz yazılı dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirilir. Yazılı dilekçe daha güvenlidir. Dilekçede icra dosyası bilgileri, borçlunun kimlik bilgileri, itiraz edilen borç miktarı, itirazın kapsamı ve gerekçeleri yer almalıdır.

Süresi geçince ne olur?

Ödeme emri kesinleşir ve alacaklı takibi devam ettirebilir; haciz uygulaması ve icra satışı yapılabilir. İstisnaen İİK m.65 çerçevesinde “gecikmiş itiraz” mümkündür; ancak bunun için ağır hastalık, uzun süreli olağanüstü seyahat gibi haklı mazeretlerin bulunması gerekir.

İtiraz sonrası alacaklı ne yapabilir?

Alacaklının önünde iki yol vardır: (i) itirazın iptali davası (bir yıl içinde asliye hukuk mahkemesinde), (ii) itirazın kesin kaldırılması (İİK m.68 kapsamında icra mahkemesinde, “68. madde belgesi” varsa). Kambiyo senetleri için özel takip yolu kullanılabilir.

İmza inkarı nasıl yapılır?

Borçlu, alacaklının sunduğu belgedeki imzayı reddetmek istiyorsa özel olarak beyan etmelidir (İİK m.68/a). İnkar haksız çıkarsa borçlu, alacaklıya %20 oranında icra inkar tazminatı öder (İİK m.68/b). İmzanın gerçekliği grafolog bilirkişi ile tespit edilir.

Kısmi itiraz mümkün mü?

Evet. Borçlu borcun belirli bir kısmına (miktara, faize, hesaplamaya vb.) itiraz edebilir. Kısmi itirazda itiraz edilmeyen kısım için takip devam eder, edilen kısım için durur. İtirazın kapsamı dilekçede net biçimde belirtilmelidir.

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın

Hukukçular Evi — Av. Fatma Öztürk

📞 Hemen Ara 💬 WhatsApp ile Yaz
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Av. Fatma Öztürk