Borca İtiraz ile İmzaya İtiraz Arasındaki Fark ve Sonuçları
12 Nisan 2026

Borca İtiraz ile İmzaya İtiraz Arasındaki Fark ve Sonuçları

İlamsız icra takibinde ödeme emri tebliğ edilen borçlu, 7 gün içinde icra dairesine itiraz ederse takip durur. İtiraz; borcun tamamına, bir kısmına veya senetteki imzaya yönelik olabilir. İmzaya itirazın ayrıca ve açıkça yapılması zorunludur; süresi kaçıranlar için gecikmiş itiraz ve menfi tespit yolları vardır.

10 Saniyede Hukuk · İcra ve İflas Hukuku

Borca itiraz mı, imzaya itiraz mı?

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

▶ Videonun sayfası ve tam metni →
Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

Ödeme emri mi tebliğ edildi? Süre işliyor.
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Ödeme Emri Nedir, Neden Ciddiye Alınmalı?

Ödeme emri, hakkınızda ilamsız icra takibi başlatıldığını bildiren resmî belgedir. İçinde borç tutarı, alacaklı bilgisi ve itiraz sürenizin yazdığı bu belge tebliğ edildiği anda kritik bir saat işlemeye başlar: 7 gün. Bu süre içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir; alacaklı maaş haczi, banka haczi ve ev-araç haczi isteyebilir. “Borcum yok, nasıl olsa bir şey çıkmaz” diyerek bekleyenlerin en sık yaşadığı sonuç, kesinleşmiş takiple gelen hacizdir.

İtiraz Nasıl ve Nereye Yapılır?

İtiraz, takibin yapıldığı icra dairesine yazılı dilekçeyle veya tutanağa geçirilecek sözlü beyanla yapılır (İİK m.62); e-Devlet/UYAP üzerinden de iletilebilir. Mahkemeye değil icra dairesine yapılması gerektiği unutulmamalıdır. Dilekçede takip dosya numarası, itirazın kapsamı (borcun tamamı mı, bir kısmı mı) ve gerekçe yer almalıdır. Kısmi itirazda itiraz edilen tutarın açıkça gösterilmesi zorunludur; gösterilmezse itiraz hiç yapılmamış sayılabilir.

Borca İtiraz ile İmzaya İtiraz Farkı

Borca itiraz; borcun hiç doğmadığı, ödendiği, zamanaşımına uğradığı veya vadesinin gelmediği gibi esasa ilişkin savunmaları kapsar. İmzaya itiraz ise takibe dayanak adi senetteki imzanın size ait olmadığı iddiasıdır ve kanun gereği ayrıca ve açıkça ileri sürülmelidir; genel bir “itiraz ediyorum” beyanı imza inkârı sayılmaz ve imza ikrar edilmiş kabul edilir. Bu ayrım, sonraki aşamada alacaklının hangi yolu kullanacağını da belirler: imza inkârında itirazın geçici kaldırılması (İİK 68/a) devreye girer.

İtirazın Sonucu: Takip Durur

Süresinde yapılan itiraz, ilamsız takibi başka hiçbir işleme gerek kalmadan durdurur (İİK m.66). Duran takipte haciz istenemez. Top artık alacaklıdadır: ya itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyecek ya da 1 yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açacaktır. Alacaklı bu süreleri kaçırırsa takip düşer. Haksız itiraz da yaptırımsız değildir: itirazın iptali davasını kaybeden borçlu, koşulları varsa yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilebilir.

7 Günü Kaçırdıysanız: Gecikmiş İtiraz ve Diğer Yollar

Tebligat elinize geçmediyse veya ağır hastalık gibi bir engel nedeniyle süreyi kaçırdıysanız gecikmiş itiraz (İİK m.65) mümkündür: engelin kalktığı günden itibaren 3 gün içinde, mazeret belgeleriyle birlikte icra mahkemesine başvurulur. Usulsüz tebligat varsa tebliğ tarihinin düzeltilmesi için şikâyet yolu kullanılır. Bunların dışında kalan hâllerde borçlu olmadığınızı ancak menfi tespit davasıyla ortaya koyabilirsiniz; bu davayı ayrı rehberimizde ayrıntılı anlattık.

Kambiyo Takibinde Dikkat: Süreler Farklı

Çek, senet (bono) ve poliçeye dayanan kambiyo senetlerine özgü takipte rejim farklıdır: imzaya ve borca itiraz 5 gün içinde icra mahkemesine yapılır ve kural olarak satıştan başka takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Elinizdeki ödeme emrinin hangi takip türüne ait olduğunu ilk bakışta doğru teşhis etmek, doğru süreyi ve doğru mercii belirlemenin ön şartıdır.

İmza İncelemesinde Zorunlu Sıra Vardır

İmzaya itiraz edildiğinde mahkemenin izleyeceği yol serbest değildir; kanun ve Yargıtay uygulaması iki aşamalı bir sıra kurar.

Birinci aşama — mevcut imzalarla inceleme. Öncelikle ilgili yerlerden getirtilen ve dosya kapsamında bulunan, borçluya ait karşılaştırma yapmaya elverişli imzaların esas alınması suretiyle usulünce bilirkişi incelemesi yaptırılır.

İkinci aşama — ancak yetersizse borçlunun çağrılması. Bilirkişi, dosyaya celbedilen imza örneklerinin rapor tanzimine yeterli görülmediğini belirtirse, borçluya meşruhatlı davetiye tebliğ edilir; geldiğinde imza ve yazı örnekleri alınıp bilirkişi incelemesi yaptırılır.

Sıranın atlanması bozma sebebidir. Yargıtay, bu usule uyulmadan doğrudan borçluya meşruhatlı davetiye gönderilerek gereğinin yerine getirilmediğinden bahisle istemin reddine karar verilmesini isabetsiz bulmuştur.

Borçlu için pratik sonuç: resmî kayıtlardan (nüfus, tapu, banka) elverişli imza örnekleri temin edilebiliyorsa, doğrudan davetiyeye dayanan bir ret kararına karşı bu usul hatası ileri sürülebilir.

Duruşmaya Gelmemenin Bedeli: İki Sonuç Birden

İmzaya itiraz eden borçlu için duruşmaya katılım bir tercih değil, zorunluluktur.

Kural: yapılacak duruşmada, kabul edilebilir bir mazerete dayanmaksızın borçlunun hazır bulunmaması hâlinde, icra mahkemesince başka bir cihet tetkik edilmeksizin itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verilir.

Ve ikinci sonuç eklenir: borçlu, senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir.

“Başka bir cihet tetkik edilmeksizin” ifadesi ağırdır: mahkeme imza incelemesine dahi girmez; gelmemek tek başına sonucu doğurur.

Bir çıkış yolu vardır: borçlu duruşmada imzayı kabul ederse, kendisi hakkında para cezasına hükmedilmez. Yani gerçekte kendi imzası olduğunu bilen borçlu için, duruşmada kabul etmek gelmemekten daha az maliyetlidir.

Ceza Simetriktir: Alacaklı da Aynı Riski Taşır

İmza tartışması tek yönlü değildir; borçlunun sunduğu belgedeki imzayı alacaklı inkâr ederse aynı rejim ona uygulanır.

Kural: borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkâr edilirse, hâkim aynı usule göre inceleme yapar. İmzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirirse, alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıyı belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder.

Alacaklıya bir telafi imkânı tanınmıştır: alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur; alacaklı bu davada alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse ceza kalkar.

Vekile özel bir yükümlülük yüklenmiştir: alacaklı duruşmada bizzat bulunmayıp imza vekili tarafından reddolunursa, vekil müteakip oturumda müvekkilini imza tatbikatı için hazır bulundurmaya veya masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmeye mecburdur.

Gelmezse sonuç ağırdır: kabule değer mazereti olmadan gelmeyen alacaklı, itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır.

Yüzde On Para Cezası ile Yüzde Yirmi Tazminat Farklı Şeylerdir

Bu iki yaptırım sık karıştırılır; oysa farklı sebeplere bağlıdırlar ve birlikte gündeme gelebilirler.

Yüzde on para cezası — imza tartışmasına özgüdür. İmzayı haksız yere inkâr eden tarafa (borçlu veya alacaklı) uygulanır ve mahkemece hükmedilir.

Yüzde yirmi tazminat — esasa ilişkin sonuca bağlıdır. İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.

Kritik fark: tazminat talep üzerine hükmedilir; kendiliğinden karar verilmez. Talep edilmemişse hükmedilmez.

Ve yönü çift taraflıdır: haksız çıkan taraf borçlu da olabilir alacaklı da. Bu, itirazın kaldırılması talebini de riskli hâle getirir.

Kesin ve geçici kaldırmanın genel çerçevesi için itirazın kaldırılması: kesin ve geçici kaldırma (İİK 68) sayfamıza bakabilirsiniz.

Geçici Kaldırma Son Söz Değildir: Yedi Gün

İmza incelemesi sonunda verilen karar, borçlunun bütün imkânlarını tüketmez.

Geçici kaldırma kararından sonra: borçlu, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçtan kurtulma davası açabilir.

Dava açılmazsa takip kesinleşir ve alacaklı hacze devam eder.

Adı üstünde “geçici”dir: bu karar, kesin kaldırmadan farklı olarak borçlunun maddi anlamda borçtan kurtulma imkânını tamamen ortadan kaldırmaz.

Borçlu için karar noktası: imza incelemesi aleyhinize sonuçlandıysa, yedi günlük süre içinde genel mahkemede davayı sürdürüp sürdürmeyeceğinize karar vermelisiniz; süre geçtikten sonra bu kapı kapanır.

Alacaklının itirazı aşma yollarının karşılaştırması için itirazın iptali davası (İİK 67) ve genel itiraz rejimi için ödeme emrine itiraz: borca, imzaya ve yetkiye itiraz (İİK 62) sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Lehdar Alacaklı İçin Özel Risk

Senedi doğrudan borçludan alan alacaklı bakımından uygulamada ayrı bir değerlendirme yapılır.

Yargıtay yaklaşımı: lehdar konumundaki alacaklı, senetteki imzanın borçluya ait olduğunu bilebilecek durumda ise, inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekir.

Gerekçesi anlaşılırdır: senedi bizzat düzenleyen veya imza atılırken hazır bulunan alacaklı, imzanın gerçekliği konusunda ciro yoluyla senedi devralan üçüncü kişiyle aynı konumda değildir.

Pratik sonuç: senedin nasıl elde edildiği, imza tartışmasının sonucunu ve tazminat riskini etkiler.

Kambiyo senetlerinde rejim ayrıca farklıdır: orada itiraz beş gün içinde ve doğrudan icra mahkemesine yapılır; kural olarak satıştan başka takip işlemlerini durdurmaz: kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu (bono, poliçe, çek).

Ve bir hatırlatma: imzayı haksız inkâr para cezası doğurur; sahtecilik iddiası ise ayrı bir ceza yargılamasının konusudur. Yaptırım türleri arasındaki ayrım için disiplin hapsi nedir? tazyik hapsinden farkları sayfamıza bakabilirsiniz.

🗺️ İcra Takibi Konu Haritası

İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

🔒 Haciz İşlemleri

📁 Takip Süreci

⚖️ İtiraz ve Dava

💰 Ödeme, Harç ve Faiz

🏛️ Satış ve Paraya Çevirme

📌 Özel Alacak Türleri

📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

İtiraz Türlerinin Kanuni Sonuçları

Ödeme emrine yapılacak itirazın türü, sonraki aşamaları ve alacaklının izleyeceği yolu belirler.

İtiraz rejimi
KonuKuralDayanak
SüreBorçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilirİİK m.62
Merciİtiraz icra dairesine yapılırİİK m.62
İmzaİmza açıkça ve ayrıca inkâr edilmezse ikrar edilmiş sayılırİİK m.62
EtkiSüresinde yapılan itiraz takibi durdururİİK m.66
Gecikmiş itirazKusursuz engel hâlinde ayrı bir yol öngörülmüştürİİK m.65
KaldırmaAlacaklı, belgeye dayanarak itirazın kaldırılmasını isteyebilirİİK m.68
Geçici kaldırmaİmzaya itirazda geçici kaldırma kararıİİK m.68/a
İptalAlacaklı genel mahkemede itirazın iptali davası açabilirİİK m.67

Üçüncü satır, borçlu bakımından en ağır sonucu doğuran kuraldır: adi senede dayalı takiplerde imza ayrıca ve açıkça inkâr edilmezse ikrar edilmiş sayılır ve sonraki aşamalarda imza tartışması yapılamaz.

İtirazın kapsamı dilekçede tek tek gösterilmelidir. Borcun tamamına mı bir kısmına mı, faize mi, yetkiye mi, imzaya mı itiraz edildiği ayrı ayrı yazılmalıdır. Kısmi itirazda itiraz edilmeyen kısım bakımından takip kesinleşir ve o kısım için haciz istenebilir. Genel ifadelerle yapılan itiraz ise kapsamı belirsiz bıraktığından sonraki aşamalarda tartışma doğurur.

Alacaklının Yol Seçimi

İtiraz üzerine alacaklının önündeki iki yol farklı şartlara tabidir.

Karşılaştırma
Ölçütİtirazın kaldırılması (m.68)İtirazın iptali (m.67)
Merciİcra mahkemesiGenel mahkeme
SüreAltı ayBir yıl
BelgeKanunda sayılan belgelerHer türlü delil
İncelemeBelge üzerinden dar incelemeTam yargılama
Kararİtirazın kaldırılmasıAlacağın esası hakkında hüküm
Kesin hükümOluşturmazOluşturur
TazminatŞartları varsaİcra inkâr tazminatı
İmzaGeçici kaldırma ve borçtan kurtulma davası (İİK m.69)Genel hükümlere göre inceleme

Sekizinci satır, imzaya itiraz hâlinde izlenen özel yolu gösterir: itirazın geçici olarak kaldırılması hâlinde borçluya kanunda öngörülen süre içinde borçtan kurtulma davası açma imkânı tanınır.

İtirazın kaldırılması için itirazın kaldırılması rehberimize bakabilirsiniz.

Gecikmiş İtiraz Yolu

Yedi günlük süreyi kaçıran borçlu için kanunda ayrı bir imkân öngörülmüştür.

Gecikmiş itiraz
KonuKuralDayanak
ŞartKusursuz bir engelin bulunmasıİİK m.65
SüreEngelin kalktığı tarihten itibaren kanuni süreİİK m.65
Merciİcra mahkemesine başvuruİİK m.65
İspatEngelin belgeyle ortaya konması
SonuçKabul hâlinde takibin durması
RetTalebin reddi hâlinde takibin devamı
Menfi tespitAlternatif olarak dava yoluİİK m.72
ŞikâyetUsulsüz tebligat iddiasıİİK m.16

Sekizinci satır, çoğu dosyada daha etkili bir yoldur: ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmemişse süreler işlemeye başlamaz ve bu husus şikâyet yoluyla ileri sürülür. Bu durumda gecikmiş itiraz şartlarının tartışılmasına gerek kalmaz.

Tebliğ belgesi ilk incelenecek evraktır. Sürenin geçtiği düşünülen dosyalarda öncelikle tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı denetlenmelidir. Usulsüz tebligat hâlinde süreler öğrenme tarihine göre yeniden hesaplanır ve itiraz imkânı doğar.

İtiraz Sonrası Süreç

İtirazın türüne göre alacaklının izleyeceği yol ve süreler değişir.

Süre ve yol
KonuDeğerlendirme
Tebliğİtirazın alacaklıya tebliğ tarihi
KaldırmaAltı ay içinde başvuru (İİK m.68)
İptalBir yıl içinde dava (İİK m.67)
BelgeKaldırmada kanunda sayılan belge şartı
İmzaGeçici kaldırma ve borçtan kurtulma (İİK m.68/a, m.69)
TazminatŞartları varsa hükmedilmesi
KesinleşmeTakibin kesinleşmesi
HacizKesinleşme sonrası haciz talebi (İİK m.78)

Birinci satır, iki sürenin de başlangıcını belirler: hem altı aylık hem bir yıllık süre, itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten işler. İtiraz tebliğ edilmemişse süreler işlemeye başlamaz.

Kısmi itirazda takip kısmen kesinleşir. Borcun bir kısmına itiraz edilmişse, itiraz edilmeyen kısım bakımından takip kesinleşir ve o kısım için haciz istenebilir. Alacaklının başvurusu da yalnızca itiraz edilen kısımla sınırlı olur. Bu nedenle itirazın kapsamı dilekçede tutar belirtilerek gösterilmelidir.

İtirazın iptali için itirazın iptali davası rehberimize bakabilirsiniz.

Yetkiye İtiraz

Ödeme emrine yapılacak itirazlardan biri de yetkiye ilişkindir.

Yetki itirazı
KonuKuralDayanak
Yetkili daireTakipte yetkinin kanuna göre belirlenmesiİİK m.50
SüreYedi günlük itiraz süresiİİK m.62
BirlikteEsasa ilişkin itirazla birlikte ileri sürülmesi
Yetkili daire göstermeHangi dairenin yetkili olduğunun belirtilmesi
SonuçSüresinde ileri sürülmeyen itirazın dinlenmemesi
KabulTakibin yetkili dairede yeniden başlatılması
SözleşmeYetki sözleşmesinin geçerlilik sınırları
KambiyoKambiyo takibinde icra mahkemesine başvuru (İİK m.168)

Üçüncü satır, en sık yapılan usul hatasını önler: yetki itirazı, esasa ilişkin itirazla birlikte ve aynı dilekçede ileri sürülmelidir. Yalnızca borca itiraz edilip yetki itirazı yapılmaması hâlinde yetkisiz daire yetkili hâle gelir.

Yetkili daire gösterilmelidir. Borçlunun yalnızca takibin yetkisiz dairede başlatıldığını ileri sürmesi yeterli değildir; hangi icra dairesinin yetkili olduğunu da belirtmesi beklenir. Bu husus gösterilmediğinde itiraz sonuç doğurmayabilir.

İtirazın Geri Alınması

Borçlunun yaptığı itirazı geri alması hâlinde takip yeniden işler.

Geri alma
KonuDeğerlendirme
Beyanİtirazın geri alındığının dosyaya bildirilmesi
SonuçTakibin kesinleşmesi
Kısmiİtirazın bir kısmının geri alınması
Mal beyanıKesinleşmeyle doğan yükümlülük (İİK m.74)
HacizHaciz talebinde bulunulabilmesi (İİK m.78)
DönmeGeri alma beyanından dönülememesi
TazminatAçılmış davada tazminat değerlendirmesi
KayıtBeyanın tutanağa geçirilmesi

Altıncı satır, beyanın niteliğini gösterir: itirazın geri alınması kural olarak tek taraflı olarak geri alınamaz ve takip kesinleşir. Bu nedenle beyan verilmeden önce sonuçları değerlendirilmelidir.

Geri alma, uzlaşmanın parçası olmalıdır. İtirazın geri alınması genellikle alacaklıyla yapılan bir anlaşmaya dayanır. Bu durumda ödeme planı, hacizlerin akıbeti ve takipten vazgeçme koşulları önceden yazılı hâle getirilmelidir. Aksi hâlde itiraz geri alınmış ancak beklenen karşılık sağlanmamış olur.

İtirazın Sonuçlarının Karşılaştırması

Borca ve imzaya itirazın doğurduğu sonuçlar farklıdır.

Karşılaştırma
ÖlçütBorca itirazİmzaya itiraz
KonuBorcun varlığı veya miktarıSenetteki imzanın aidiyeti
ŞekilGenel olarak ileri sürülebilmesiAyrıca ve açıkça inkâr zorunluluğu (İİK m.62)
İkrarSöz konusu olmamasıİnkâr edilmezse ikrar sayılması
Alacaklının yoluİtirazın kaldırılması (İİK m.68)Geçici kaldırma (İİK m.68/a)
Sonraki yolGenel mahkemede davaBorçtan kurtulma davası (İİK m.69)
İncelemeBelge üzerindenİmza incelemesi
TazminatŞartları varsaŞartları varsa
RiskHaksız itirazda tazminatİnkâr sabit olmazsa tazminat

Üçüncü satır, borçlu bakımından en ağır sonuçtur: imza ayrıca ve açıkça inkâr edilmezse ikrar edilmiş sayılır ve sonraki aşamalarda imza tartışması yapılamaz.

Her iki itiraz birlikte ileri sürülebilir. Borçlu hem imzanın kendisine ait olmadığını hem de borcun bulunmadığını ileri sürebilir. Bu durumda her iki itiraz da dilekçede ayrı ayrı ve açıkça gösterilmelidir. Yalnızca genel bir itiraz, imza inkârını kapsamadığından ikrar sonucunu doğurur.

İtiraz Dilekçesinde Denetlenecekler

Dilekçenin içeriği, itirazın kapsamını ve sonuçlarını belirler.

Dilekçe unsurları
Unsurİçerik
DosyaTakip dosyası numarası
SüreYedi günlük sürenin hesabı (İİK m.62)
Merciİcra dairesine sunulması
Borca itirazBorcun tamamına mı kısmına mı
TutarKısmi itirazda kabul edilen tutar
İmzaİnkârın ayrıca ve açıkça belirtilmesi
YetkiYetkili dairenin gösterilmesi
FaizFaize itiraz edilip edilmediği

Beşinci satır, kısmi itirazlarda belirsizliği önler: kabul edilen tutarın açıkça gösterilmesi, o kısım bakımından takibin kesinleşmesini ve kalan kısımda tartışmanın sürmesini sağlar.

İtiraz gerekçe gerektirmez, ama kapsam gerektirir. Borca itirazda gerekçe gösterilmesi zorunlu değildir; ancak neye itiraz edildiğinin belirtilmesi gerekir. İmza ve yetki itirazları ise ayrıca ve açıkça yazılmalıdır. Aksi hâlde bu hususlar itiraz kapsamı dışında kalır.

Sıkça Sorulan Sorular

Ödeme emrine itiraz süresi kaç gündür?

İlamsız takipte tebliğden itibaren 7 gündür; kambiyo senetlerine özgü takipte itiraz 5 gün içinde icra mahkemesine yapılır.

İtiraz nereye yapılır?

İlamsız takipte takibin yapıldığı icra dairesine yazılı veya sözlü olarak yapılır; UYAP/e-Devlet üzerinden de iletilebilir.

İtiraz edince takip durur mu?

Evet, ilamsız takipte süresinde yapılan itiraz takibi durdurur; alacaklı ancak itirazın kaldırılması veya iptali yoluyla takibe devam edebilir.

İmzaya itiraz nasıl yapılmalı?

Ayrıca ve açıkça ‘senetteki imza bana ait değildir’ şeklinde belirtilmelidir; aksi hâlde imza ikrar edilmiş sayılır.

7 günlük süreyi kaçıran ne yapabilir?

Kusursuz bir engel varsa engelin kalkmasından itibaren 3 gün içinde icra mahkemesine gecikmiş itirazda bulunabilir; ayrıca menfi tespit davası yolu açıktır.

İmza incelemesi nasıl yapılır?

İki aşamalıdır: önce ilgili yerlerden getirtilen ve dosyada bulunan, borçluya ait karşılaştırmaya elverişli imzalar esas alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılır. Bilirkişi bu örnekleri rapor için yetersiz görürse, borçluya meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek imza ve yazı örnekleri alınır.

Mahkeme doğrudan beni çağırabilir mi?

Yargıtay, yasanın öngördüğü sıraya uyulmadan doğrudan borçluya meşruhatlı davetiye gönderilip gereğinin yerine getirilmediğinden bahisle istemin reddine karar verilmesini isabetsiz bulmuştur. Önce mevcut imza örnekleriyle inceleme yapılması gerekir.

Duruşmaya gitmezsem ne olur?

Kabul edilebilir bir mazerete dayanmaksızın hazır bulunmazsanız, icra mahkemesi başka bir cihet tetkik etmeksizin itirazın muvakkaten kaldırılmasına ve takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûmiyetinize karar verir.

Duruşmada imzayı kabul edersem ceza alır mıyım?

Hayır. Borçlu duruşmada imzayı kabul ederse kendisi hakkında para cezasına hükmedilmez.

Alacaklı da ceza alabilir mi?

Evet. Borçlunun gösterdiği belgedeki imzayı alacaklı inkâr eder ve inceleme sonunda imzanın alacaklıya ait olduğu anlaşılırsa, talep reddedilir ve alacaklı belgenin değerinin yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir. Genel mahkemede dava açarsa cezanın infazı dava sonuna kadar tehir olunur.

Yüzde on ile yüzde yirmi aynı şey mi?

Hayır. Yüzde on para cezası imzayı haksız inkâr edene uygulanır. Yüzde yirmiden aşağı olmayan tazminat ise itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü veya reddine bağlıdır ve diğer tarafın talebi üzerine hükmedilir.

Geçici kaldırma kararından sonra ne yapabilirim?

Kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçtan kurtulma davası açabilirsiniz. Bu dava açılmazsa takip kesinleşir.

Alacaklı duruşmaya gelmezse ne olur?

İmza vekil tarafından reddolunmuşsa vekil, müteakip oturumda müvekkilini imza tatbikatı için hazır bulundurmak veya masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmek zorundadır. Kabule değer mazereti olmadan gelmeyen alacaklı, itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır.

İtiraz dilekçesi, gecikmiş itiraz veya takip stratejisi için
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın


Post by Av. Fatma Öztürk