İcra dosyanızdaki borcun neden sürekli büyüdüğünü merak ediyor musunuz? Asıl alacağa eklenen faiz, dosyayı zamanla kabartan en önemli kalemdir. İcra takibinde faiz türü (yasal faiz, temerrüt faizi, ticari işlerde avans faizi) ve faizin başlangıç tarihi, toplam borcu doğrudan belirler. Bu rehberde faiz türlerini ve borcun nasıl hesaplandığını sade dille açıklıyoruz.
İcra dosyanızdaki faiz hesabı doğru mu? Uzman desteği alın.
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppİcra Borcunda Hangi Faiz Türleri Var?
İcra takibine konu alacaklarda işleyebilecek başlıca faiz türleri şunlardır:
Yasal faiz: Taraflar bir faiz oranı kararlaştırmamışsa, kanunun öngördüğü orandır. Temerrüt (gecikme) faizi: Borçlu borcunu zamanında ödemediğinde, temerrüde düştüğü andan itibaren işleyen faizdir. Ticari işlerde avans faizi: İki tarafın da tacir olduğu ticari işlerde, temerrüt faizi olarak Merkez Bankası’nın belirlediği avans faiz oranı uygulanabilir; bu oran genellikle yasal faizden yüksektir.
İşlemiş Faiz ve İşleyecek Faiz
İcra dosyasında faiz iki şekilde görünür. İşlemiş faiz, takip tarihine kadar birikmiş olan faizdir ve asıl alacakla birlikte talep edilir. İşleyecek faiz ise takip tarihinden ödeme gününe kadar işlemeye devam eden faizdir. Bu yüzden dosya kapatma günü borcunuzun toplamı (kapak hesabı), takip tarihindeki tutardan daha yüksek olur.
Borç Neden Sürekli Artıyor?
Dosyada en hızlı büyüyen kalemler genellikle faiz ve takip masraflarıdır. Borç ödenmedikçe işleyecek faiz her gün birikmeye devam eder; ayrıca haciz, satış gibi her işlem yeni masraf doğurur. Bu nedenle borcu erken kapatmak, toplam yükü azaltır. Dosyanın güncel durumunu UYAP’tan takip ederek faizin ne kadar işlediğini görebilirsiniz.
Faiz Hesabı Yanlışsa Ne Yapılır?
İcra müdürlüğünün yaptığı faiz hesabında hata olduğunu düşünüyorsanız (yanlış oran, yanlış başlangıç tarihi, mükerrer hesaplama gibi), bu bir memur işlemi olduğundan İİK m.16 kapsamında icra mahkemesine şikâyet yoluyla itiraz edebilirsiniz. Şikâyet, hatalı işlemi öğrenmenizden itibaren süresinde yapılmalıdır. Karmaşık faiz hesaplarında bilirkişi incelemesi yapılabilir.
Yasal Faiz ve Ticari Temerrüt Faizi Oranı
Faiz oranı sözleşmede kararlaştırılmamışsa, adi (ticari olmayan) alacaklarda 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesindeki yasal (kanuni) faiz uygulanır. Bu oran uzun yıllar yıllık %9 iken 1 Haziran 2024’ten itibaren yükseltilmiştir; her ikisi de dönemsel olarak değişebildiğinden hesaplamada başvuru anındaki güncel resmî oran esas alınmalıdır. Ticari işlerde ise 3095 sayılı Kanun’un 2. maddesi gereği, Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı (avans faiz oranı) yasal faizden yüksekse, sözleşme olmasa bile temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Avans oranı 31 Aralık ve 30 Haziran kontrol tarihlerine göre yıl içinde değişebilir. Bu nedenle icra dosyasında hangi faiz türünün ve oranının uygulanacağı, alacağın adi mi yoksa ticari mi olduğuna göre belirlenir.
Önemli Gelişme: Anayasa Mahkemesi’nin Yasal Faiz İptali
Anayasa Mahkemesi, 22 Temmuz 2025 tarihli kararıyla (Resmî Gazete 1 Aralık 2025) yasal faizi düzenleyen 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesini, sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri (örneğin haksız fiil, trafik kazası tazminatı ve sebepsiz zenginleşme) yönünden iptal etmiştir. İptal kararı 1 Eylül 2026’da yürürlüğe girecek şekilde verilmiş, beklenen yasal düzenleme ise bu tarihten önce yapılmıştır.
7589 Sayılı Kanunla Gelen Yeni Ölçüt
31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi güncellenmiştir. Yeni ölçüte göre Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında sözleşmeyle belirlenmemiş faiz oranı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bir önceki yılın 31 Aralık günü uyguladığı kısa vadeli reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanır.
Düzenleme bir de yıl içi güncelleme mekanizması içerir: reeskont oranı 30 Haziran’da beş puan veya daha fazla farklılaşırsa, yılın ikinci yarısında yeni oranın yüzde sekseni geçerli olur.
Bunun pratik sonucu şudur: yasal faiz artık kanunda yazan sabit bir yüzde değildir. Oran, Merkez Bankası reeskont oranına endeksli olarak yıldan yıla ve gerektiğinde yıl içinde değişir. Bu nedenle faiz hesabı yapılırken oranın hangi döneme ait olduğu mutlaka belirtilmeli ve hesaplama tarihindeki güncel reeskont oranı esas alınmalıdır. Sabit bir oran içeren eski hesap tabloları ve dilekçe örnekleri, bu değişiklikten sonra yanıltıcı hâle gelmiştir.
Özellikle tazminat ve sözleşme dışı alacaklarda faiz hesabı yaptırırken, faizin işlemeye başladığı tarih ile hesaplama tarihi arasındaki dönemde oranın değişmiş olabileceği gözetilmelidir.
Faiz Ne Zaman İşlemeye Başlar?
Faizin başlangıç tarihi, toplam borcu doğrudan etkilediği için en kritik konudur. Kural olarak faiz, borçlunun temerrüde düştüğü andan itibaren işler. Vadesi belirli borçlarda vade tarihinin geçmesiyle borçlu kendiliğinden temerrüde düşer; vadesi belirsiz borçlarda ise alacaklının ihtarı (ihtarname) esas alınır (TBK m.117). İcra takibinde ise, aksi belirtilmedikçe takip tarihi faizin başlangıcı sayılır. Yanlış başlangıç tarihi seçimi, alacaklı için eksik talep, borçlu için ise fazla ödeme anlamına gelebilir; bu yüzden temerrüt tarihinin doğru tespiti büyük önem taşır.
Bileşik Faiz Yasağı ve Döviz Alacağında Faiz
Türk hukukunda kural basit faizdir; işlemiş faize yeniden faiz yürütülmesi (bileşik/mürekkep faiz) kural olarak yasaktır (TBK m.121 ve devamı). Bu yasağın istisnaları, tarafların yazılı olarak anlaştığı ticari işler, cari hesap ilişkileri ve kambiyo senetleri gibi kanunda özel olarak izin verilen hâllerdir; mahkeme kararıyla hükmedilen faizde bileşik faiz uygulanmaz. Döviz (yabancı para) alacaklarında ise sözleşmede daha yüksek bir akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmamışsa, 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının o döviz için bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranı esas alınır.
Hangi Alacağa Hangi Faiz? Karar Tablosu
İcra dosyanızda uygulanacak faiz, alacağın niteliğine ve sözleşmede oran kararlaştırılıp kararlaştırılmadığına göre değişir. Aşağıdaki tablo dört tipik durumu ayırır:
| Alacağın niteliği | Sözleşmede oran var mı? | Uygulanacak faiz |
|---|---|---|
| Adi (ticari olmayan) alacak | Yok | Kanuni faiz — 3095 s.K. m.1 |
| Adi alacak | Var | Sözleşmedeki oran, TBK m.88 ve m.120 tavanlarını aşmamak kaydıyla |
| Ticari iş (iki taraf da tacir) | Yok | Ticari temerrüt faizi — TCMB avans faizi ölçütü |
| Mal ve hizmet tedarikinde geç ödeme | Yok veya geçersiz | TTK m.1530 kapsamında TCMB’nin her yıl Ocak’ta ilan ettiği oran ve asgari giderim tutarı |
Son satır sık atlanır: TTK m.1530, mal ve hizmet tedarikinden doğan geç ödemeler için ayrı bir rejim kurar. Bu kapsamda uygulanacak faiz oranının, 3095 sayılı Kanun’daki ticari işlere uygulanacak gecikme faizi oranından en az yüzde sekiz fazla olması gerekir; ayrıca alacağın tahsili masrafları için bir asgari giderim tutarı öngörülmüştür.
Sözleşmedeki Faiz Oranının Tavanı Var (TBK m.88 ve m.120)
Sözleşmede yüksek bir faiz oranı yazması, o oranın geçerli olduğu anlamına gelmez. Adi işlerde iki emredici tavan vardır:
- Akdi (anapara) faizi — TBK m.88/2: sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, kanuni faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz.
- Temerrüt faizi — TBK m.120/2: sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, kanuni faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.
Kritik nokta: bu tavanlar kanuni faiz oranına endekslidir. Kanuni faiz 31 Temmuz 2026’dan itibaren sabit olmaktan çıkıp Merkez Bankası reeskont oranına bağlandığından, tavanlar da artık dinamiktir. Yani bir sözleşme hükmünün geçerliliği, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükteki kanuni faiz oranına göre değerlendirilir; eski bir hesaba göre “geçerli” sayılan bir oran, başka bir dönem için aşkın olabilir.
İkinci kritik nokta: TBK m.88 ve m.120’deki bu sınırlamalar adi işlere özgüdür ve ticari işlere uygulanmaz. Ticari işlerde kanuni faiz, anapara faizi ve temerrüt faizi bakımından ilgili mevzuat hükümleri geçerlidir. Bu nedenle “kanunda tavan var” savunması, iki tarafın da tacir olduğu bir uyuşmazlıkta sonuç vermeyebilir.
Uzun Dosyalarda Dönem Ayrımı: Tek Oranla Hesap Yapılamaz
Bu, 2026’daki değişiklikten sonra icra dosyalarındaki en önemli pratik sonuçtur. Kanuni faiz artık her yıl 31 Aralık’taki reeskont oranına göre yeniden belirlenen, gerekirse 30 Haziran’da yıl içinde revize edilebilen dinamik bir orandır.
Bunun icra hesabına yansıması şudur: faiz döneminiz birden fazla orana denk geliyorsa, hesap tek bir oranla değil, her alt dönem kendi oranıyla ayrı ayrı yapılmalıdır. Yıllar süren bir dosyada bu, hesabın birden çok parçaya bölünmesi anlamına gelir.
- Faizin başladığı tarih ile ödeme tarihi arasındaki süreyi, oran değişim tarihlerine göre alt dönemlere ayırın.
- Her alt dönem için o dönemde yürürlükte olan oranı uygulayın.
- Alt dönem sonuçlarını toplayın; ara toplamlara yeniden faiz yürütmeyin.
Tek oranla yapılmış bir hesap, dönem ayrımı gerektiren bir dosyada büyük olasılıkla hatalıdır. Yeni faiz rejiminin ayrıntısı, formülün tam metni ve beş puan kuralı için yasal faiz değişti: TCMB reeskont endekslemesi rehberimize bakınız.
Bileşik Faiz Yasağı: Faize Faiz Yürütülemez
Dosyanızdaki tutarın “faizin de faizlendiği” gerekçesiyle şişirilmesi hukuken mümkün değildir. Yasak iki ayrı hükümde yer alır:
- 3095 sayılı Kanun m.3: kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmedikçe faize faiz yürütülemez.
- TBK m.121/3: temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemez.
Türk Ticaret Kanunu’ndaki özel hükümler saklıdır; bu nedenle cari hesap gibi bazı ticari ilişkilerde farklı sonuçlar doğabilir. Buna karşılık sıradan bir icra dosyasında işlemiş faize yeniden faiz işletilmesi hatalıdır ve düzeltilmesi istenebilir.
Pratikte bu hata iki şekilde ortaya çıkar: takip talebinde işlemiş faizin asıl alacağa eklenip toplam üzerinden faiz istenmesi; ve dosya yenilendiğinde kapak hesabındaki toplamın yeni asıl alacak gibi kabul edilmesi. Her ikisi de denetlenmelidir.
Faiz Alacağı da Zamanaşımına Uğrar
Sık atlanan bir nokta: faiz alacakları, asıl alacaktan bağımsız olarak zamanaşımına uğrayabilir. Türk Borçlar Kanunu, anapara faizlerini kısa zamanaşımına tabi alacaklar arasında sayar ve bunlar için beş yıllık süre öngörülür.
Bunun pratik sonucu şudur: asıl alacak zamanaşımına uğramamış olsa bile, geriye dönük olarak istenen faizin bir kısmı zamanaşımı def’ine konu olabilir. Def’in ileri sürülmesi gerektiğini, kendiliğinden dikkate alınmadığını unutmayın. Süreler ve def’in nasıl ileri sürüleceği için icra borcunda zamanaşımı rehberimize bakınız.
Faiz Hesabını Denetleme Kontrol Listesi
Dosyanızdaki faiz hesabını sorgulamadan önce şu altı başlığı sırayla kontrol edin. Şikâyet dilekçesi yazacaksanız, hangi kalemin neden hatalı olduğunu bu başlıklardan birine oturtmanız gerekir:
- Faiz türü doğru mu? Adi bir alacağa ticari temerrüt faizi uygulanmış olabilir. Tarafların tacir olup olmadığı ve işin ticari nitelik taşıyıp taşımadığı denetlenmelidir.
- Başlangıç tarihi doğru mu? Vadesi belli bir borçta vade, belli olmayan borçta ihtar veya takip tarihi esastır. Takip talebinde gösterilen tarihten önceye faiz istenemez.
- Oran doğru mu? Sözleşmede oran varsa TBK m.88 ve m.120 tavanlarına, yoksa dönemin kanuni veya ticari faiz oranına uygun olmalıdır.
- Dönem ayrımı yapılmış mı? Oran değişimlerini kapsayan uzun dosyalarda tek oranla hesap yapılmış olabilir.
- Bileşik faiz var mı? İşlemiş faize yeniden faiz yürütülmüş olabilir.
- Mükerrer kalem var mı? Aynı dönemin faizi hem işlemiş hem işleyecek faiz olarak iki kez hesaplanmış olabilir.
Hesapta hata tespit ederseniz bu bir icra müdürlüğü işlemi olduğundan İİK m.16 kapsamında icra mahkemesine şikâyet yolu açıktır. Dosya kapatırken toplam yükü görmek için kapak hesabı istenmeli; erken ödemenin hem faizi hem tahsil harcını düşürdüğü unutulmamalıdır. Harç ve masraf kalemleri için icra harç ve masrafları yazımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
İcra borcuna hangi faiz uygulanır?
Taraflar oran kararlaştırmamışsa yasal faiz; borç zamanında ödenmediğinde temerrüt faizi; iki tarafın da tacir olduğu ticari işlerde ise temerrüt faizi olarak Merkez Bankası avans faiz oranı uygulanabilir.
İcra borcunda faiz ne zaman başlar?
Vadesi belli borçlarda vade tarihinden; vadesi belli olmayanlarda temerrüt ihtarı veya icra takibinin başlamasıyla işlemeye başlar. Alacaklı takip talebinde faiz başlangıcını belirtir.
Borcum neden sürekli artıyor?
Ödenmeyen borçta işleyecek faiz her gün birikir ve haciz/satış gibi işlemler yeni masraf doğurur. Bu yüzden dosya kapatma günü toplam (kapak hesabı), takip tarihindeki tutardan yüksektir.
İşlemiş faiz ile işleyecek faiz farkı nedir?
İşlemiş faiz, takip tarihine kadar birikmiş faizdir ve asıl alacakla istenir. İşleyecek faiz ise takipten ödeme gününe kadar işlemeye devam eden faizdir.
Ticari işlerde faiz daha mı yüksek?
Genellikle evet. İki tarafın da tacir olduğu ticari işlerde temerrüt faizi olarak uygulanabilen avans faiz oranı, çoğunlukla yasal faizden yüksektir.
Faiz hesabı yanlışsa ne yaparım?
İcra müdürlüğünün faiz hesabında hata varsa (yanlış oran/tarih, mükerrer hesap), İİK m.16 uyarınca icra mahkemesine şikâyet yoluyla itiraz edebilirsiniz. Karmaşık hesaplarda bilirkişi incelemesi yapılabilir.
Sözleşmede yazan yüksek faiz oranı geçerli mi?
Adi işlerde emredici tavanlar vardır: TBK m.88/2 uyarınca sözleşmeyle kararlaştırılacak akdi faiz oranı kanuni faiz oranının yüzde elli fazlasını, TBK m.120/2 uyarınca temerrüt faizi oranı ise yüzde yüz fazlasını aşamaz. Bu tavanlar kanuni faize endeksli olduğundan, kanuni faizin dinamikleştiği 2026 sonrasında tavanlar da dönemsel olarak değişir. Ticari işlerde bu sınırlamalar uygulanmaz.
Yıllarca süren dosyamda faiz tek oranla mı hesaplanır?
Hayır. Kanuni faiz artık her yıl 31 Aralık’taki TCMB reeskont oranına göre belirlenen, koşulları varsa 30 Haziran’da revize edilebilen dinamik bir orandır. Faiz döneminiz birden fazla orana denk geliyorsa her alt dönem kendi oranıyla ayrı hesaplanmalı ve sonuçlar toplanmalıdır. Tek oranla yapılmış bir hesap bu tür dosyalarda büyük olasılıkla hatalıdır.
İşlemiş faize yeniden faiz işletilebilir mi?
Kural olarak hayır. 3095 sayılı Kanun m.3 uyarınca kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmedikçe faize faiz yürütülemez; TBK m.121/3 de temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemeyeceğini düzenler. Türk Ticaret Kanunu’ndaki özel hükümler saklıdır.
Faiz alacağı da zamanaşımına uğrar mı?
Uğrar. Faiz alacakları asıl alacaktan bağımsız olarak beş yıllık kısa zamanaşımına tabidir. Bu nedenle asıl alacak zamanaşımına uğramamış olsa dahi geriye dönük istenen faizin bir kısmı def’e konu olabilir. Zamanaşımı kendiliğinden dikkate alınmaz; ileri sürülmesi gerekir.
Mal ve hizmet tedarikinden doğan alacakta faiz farklı mı?
Evet. TTK m.1530, mal ve hizmet tedarikinde geç ödeme için ayrı bir rejim kurar. Sözleşmede temerrüt faizi öngörülmemiş veya ilgili hüküm geçersizse uygulanacak oran ile alacağın tahsili masrafları için istenebilecek asgari giderim tutarını Merkez Bankası her yıl Ocak ayında ilan eder. Bu oranın, 3095 sayılı Kanun’daki ticari gecikme faizi oranından en az yüzde sekiz fazla olması gerekir.
İcra dosyanızdaki faiz hesabını kontrol ettirmek için uzman desteği alın
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.


