İcra Borcuna Faiz Nasıl Hesaplanır? Faiz Türleri ve Borcun Artışı
29 Haziran 2026

İcra Borcuna Faiz Nasıl Hesaplanır? Faiz Türleri ve Borcun Artışı

İcra dosyanızdaki borcun neden sürekli büyüdüğünü merak ediyor musunuz? Asıl alacağa eklenen faiz, dosyayı zamanla kabartan en önemli kalemdir. İcra takibinde faiz türü (yasal faiz, temerrüt faizi, ticari işlerde avans faizi) ve faizin başlangıç tarihi, toplam borcu doğrudan belirler. Bu rehberde faiz türlerini ve borcun nasıl hesaplandığını sade dille açıklıyoruz.

İcra dosyanızdaki faiz hesabı doğru mu? Uzman desteği alın.

Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

İcra Borcunda Hangi Faiz Türleri Var?

İcra takibine konu alacaklarda işleyebilecek başlıca faiz türleri şunlardır:

Yasal faiz: Taraflar bir faiz oranı kararlaştırmamışsa, kanunun öngördüğü orandır. Temerrüt (gecikme) faizi: Borçlu borcunu zamanında ödemediğinde, temerrüde düştüğü andan itibaren işleyen faizdir. Ticari işlerde avans faizi: İki tarafın da tacir olduğu ticari işlerde, temerrüt faizi olarak Merkez Bankası’nın belirlediği avans faiz oranı uygulanabilir; bu oran genellikle yasal faizden yüksektir.

İşlemiş Faiz ve İşleyecek Faiz

İcra dosyasında faiz iki şekilde görünür. İşlemiş faiz, takip tarihine kadar birikmiş olan faizdir ve asıl alacakla birlikte talep edilir. İşleyecek faiz ise takip tarihinden ödeme gününe kadar işlemeye devam eden faizdir. Bu yüzden dosya kapatma günü borcunuzun toplamı (kapak hesabı), takip tarihindeki tutardan daha yüksek olur.

Borç Neden Sürekli Artıyor?

Dosyada en hızlı büyüyen kalemler genellikle faiz ve takip masraflarıdır. Borç ödenmedikçe işleyecek faiz her gün birikmeye devam eder; ayrıca haciz, satış gibi her işlem yeni masraf doğurur. Bu nedenle borcu erken kapatmak, toplam yükü azaltır. Dosyanın güncel durumunu UYAP’tan takip ederek faizin ne kadar işlediğini görebilirsiniz.

Faiz Hesabı Yanlışsa Ne Yapılır?

İcra müdürlüğünün yaptığı faiz hesabında hata olduğunu düşünüyorsanız (yanlış oran, yanlış başlangıç tarihi, mükerrer hesaplama gibi), bu bir memur işlemi olduğundan İİK m.16 kapsamında icra mahkemesine şikâyet yoluyla itiraz edebilirsiniz. Şikâyet, hatalı işlemi öğrenmenizden itibaren süresinde yapılmalıdır. Karmaşık faiz hesaplarında bilirkişi incelemesi yapılabilir.

Yasal Faiz ve Ticari Temerrüt Faizi Oranı

Faiz oranı sözleşmede kararlaştırılmamışsa, adi (ticari olmayan) alacaklarda 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesindeki yasal (kanuni) faiz uygulanır. Bu oran uzun yıllar yıllık %9 iken 1 Haziran 2024’ten itibaren yükseltilmiştir; her ikisi de dönemsel olarak değişebildiğinden hesaplamada başvuru anındaki güncel resmî oran esas alınmalıdır. Ticari işlerde ise 3095 sayılı Kanun’un 2. maddesi gereği, Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı (avans faiz oranı) yasal faizden yüksekse, sözleşme olmasa bile temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Avans oranı 31 Aralık ve 30 Haziran kontrol tarihlerine göre yıl içinde değişebilir. Bu nedenle icra dosyasında hangi faiz türünün ve oranının uygulanacağı, alacağın adi mi yoksa ticari mi olduğuna göre belirlenir.

Önemli Gelişme: Anayasa Mahkemesi’nin Yasal Faiz İptali

Anayasa Mahkemesi, 22 Temmuz 2025 tarihli kararıyla (Resmî Gazete 1 Aralık 2025) yasal faizi düzenleyen 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesini, sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri (örneğin haksız fiil, trafik kazası tazminatı ve sebepsiz zenginleşme) yönünden iptal etmiştir. İptal kararı 1 Eylül 2026’da yürürlüğe girecek şekilde verilmiş, beklenen yasal düzenleme ise bu tarihten önce yapılmıştır.

7589 Sayılı Kanunla Gelen Yeni Ölçüt

31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi güncellenmiştir. Yeni ölçüte göre Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında sözleşmeyle belirlenmemiş faiz oranı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bir önceki yılın 31 Aralık günü uyguladığı kısa vadeli reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanır.

Düzenleme bir de yıl içi güncelleme mekanizması içerir: reeskont oranı 30 Haziran’da beş puan veya daha fazla farklılaşırsa, yılın ikinci yarısında yeni oranın yüzde sekseni geçerli olur.

Bunun pratik sonucu şudur: yasal faiz artık kanunda yazan sabit bir yüzde değildir. Oran, Merkez Bankası reeskont oranına endeksli olarak yıldan yıla ve gerektiğinde yıl içinde değişir. Bu nedenle faiz hesabı yapılırken oranın hangi döneme ait olduğu mutlaka belirtilmeli ve hesaplama tarihindeki güncel reeskont oranı esas alınmalıdır. Sabit bir oran içeren eski hesap tabloları ve dilekçe örnekleri, bu değişiklikten sonra yanıltıcı hâle gelmiştir.

Özellikle tazminat ve sözleşme dışı alacaklarda faiz hesabı yaptırırken, faizin işlemeye başladığı tarih ile hesaplama tarihi arasındaki dönemde oranın değişmiş olabileceği gözetilmelidir.

Faiz Ne Zaman İşlemeye Başlar?

Faizin başlangıç tarihi, toplam borcu doğrudan etkilediği için en kritik konudur. Kural olarak faiz, borçlunun temerrüde düştüğü andan itibaren işler. Vadesi belirli borçlarda vade tarihinin geçmesiyle borçlu kendiliğinden temerrüde düşer; vadesi belirsiz borçlarda ise alacaklının ihtarı (ihtarname) esas alınır (TBK m.117). İcra takibinde ise, aksi belirtilmedikçe takip tarihi faizin başlangıcı sayılır. Yanlış başlangıç tarihi seçimi, alacaklı için eksik talep, borçlu için ise fazla ödeme anlamına gelebilir; bu yüzden temerrüt tarihinin doğru tespiti büyük önem taşır.

Bileşik Faiz Yasağı ve Döviz Alacağında Faiz

Türk hukukunda kural basit faizdir; işlemiş faize yeniden faiz yürütülmesi (bileşik/mürekkep faiz) kural olarak yasaktır (TBK m.121 ve devamı). Bu yasağın istisnaları, tarafların yazılı olarak anlaştığı ticari işler, cari hesap ilişkileri ve kambiyo senetleri gibi kanunda özel olarak izin verilen hâllerdir; mahkeme kararıyla hükmedilen faizde bileşik faiz uygulanmaz. Döviz (yabancı para) alacaklarında ise sözleşmede daha yüksek bir akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmamışsa, 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının o döviz için bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranı esas alınır.

Hangi Alacağa Hangi Faiz? Karar Tablosu

İcra dosyanızda uygulanacak faiz, alacağın niteliğine ve sözleşmede oran kararlaştırılıp kararlaştırılmadığına göre değişir. Aşağıdaki tablo dört tipik durumu ayırır:

Alacağın niteliğiSözleşmede oran var mı?Uygulanacak faiz
Adi (ticari olmayan) alacakYokKanuni faiz — 3095 s.K. m.1
Adi alacakVarSözleşmedeki oran, TBK m.88 ve m.120 tavanlarını aşmamak kaydıyla
Ticari iş (iki taraf da tacir)YokTicari temerrüt faizi — TCMB avans faizi ölçütü
Mal ve hizmet tedarikinde geç ödemeYok veya geçersizTTK m.1530 kapsamında TCMB’nin her yıl Ocak’ta ilan ettiği oran ve asgari giderim tutarı

Son satır sık atlanır: TTK m.1530, mal ve hizmet tedarikinden doğan geç ödemeler için ayrı bir rejim kurar. Bu kapsamda uygulanacak faiz oranının, 3095 sayılı Kanun’daki ticari işlere uygulanacak gecikme faizi oranından en az yüzde sekiz fazla olması gerekir; ayrıca alacağın tahsili masrafları için bir asgari giderim tutarı öngörülmüştür.

Sözleşmedeki Faiz Oranının Tavanı Var (TBK m.88 ve m.120)

Sözleşmede yüksek bir faiz oranı yazması, o oranın geçerli olduğu anlamına gelmez. Adi işlerde iki emredici tavan vardır:

  • Akdi (anapara) faizi — TBK m.88/2: sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, kanuni faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz.
  • Temerrüt faizi — TBK m.120/2: sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, kanuni faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.

Kritik nokta: bu tavanlar kanuni faiz oranına endekslidir. Kanuni faiz 31 Temmuz 2026’dan itibaren sabit olmaktan çıkıp Merkez Bankası reeskont oranına bağlandığından, tavanlar da artık dinamiktir. Yani bir sözleşme hükmünün geçerliliği, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükteki kanuni faiz oranına göre değerlendirilir; eski bir hesaba göre “geçerli” sayılan bir oran, başka bir dönem için aşkın olabilir.

İkinci kritik nokta: TBK m.88 ve m.120’deki bu sınırlamalar adi işlere özgüdür ve ticari işlere uygulanmaz. Ticari işlerde kanuni faiz, anapara faizi ve temerrüt faizi bakımından ilgili mevzuat hükümleri geçerlidir. Bu nedenle “kanunda tavan var” savunması, iki tarafın da tacir olduğu bir uyuşmazlıkta sonuç vermeyebilir.

Uzun Dosyalarda Dönem Ayrımı: Tek Oranla Hesap Yapılamaz

Bu, 2026’daki değişiklikten sonra icra dosyalarındaki en önemli pratik sonuçtur. Kanuni faiz artık her yıl 31 Aralık’taki reeskont oranına göre yeniden belirlenen, gerekirse 30 Haziran’da yıl içinde revize edilebilen dinamik bir orandır.

Bunun icra hesabına yansıması şudur: faiz döneminiz birden fazla orana denk geliyorsa, hesap tek bir oranla değil, her alt dönem kendi oranıyla ayrı ayrı yapılmalıdır. Yıllar süren bir dosyada bu, hesabın birden çok parçaya bölünmesi anlamına gelir.

  • Faizin başladığı tarih ile ödeme tarihi arasındaki süreyi, oran değişim tarihlerine göre alt dönemlere ayırın.
  • Her alt dönem için o dönemde yürürlükte olan oranı uygulayın.
  • Alt dönem sonuçlarını toplayın; ara toplamlara yeniden faiz yürütmeyin.

Tek oranla yapılmış bir hesap, dönem ayrımı gerektiren bir dosyada büyük olasılıkla hatalıdır. Yeni faiz rejiminin ayrıntısı, formülün tam metni ve beş puan kuralı için yasal faiz değişti: TCMB reeskont endekslemesi rehberimize bakınız.

Bileşik Faiz Yasağı: Faize Faiz Yürütülemez

Dosyanızdaki tutarın “faizin de faizlendiği” gerekçesiyle şişirilmesi hukuken mümkün değildir. Yasak iki ayrı hükümde yer alır:

  • 3095 sayılı Kanun m.3: kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmedikçe faize faiz yürütülemez.
  • TBK m.121/3: temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemez.

Türk Ticaret Kanunu’ndaki özel hükümler saklıdır; bu nedenle cari hesap gibi bazı ticari ilişkilerde farklı sonuçlar doğabilir. Buna karşılık sıradan bir icra dosyasında işlemiş faize yeniden faiz işletilmesi hatalıdır ve düzeltilmesi istenebilir.

Pratikte bu hata iki şekilde ortaya çıkar: takip talebinde işlemiş faizin asıl alacağa eklenip toplam üzerinden faiz istenmesi; ve dosya yenilendiğinde kapak hesabındaki toplamın yeni asıl alacak gibi kabul edilmesi. Her ikisi de denetlenmelidir.

Faiz Alacağı da Zamanaşımına Uğrar

Sık atlanan bir nokta: faiz alacakları, asıl alacaktan bağımsız olarak zamanaşımına uğrayabilir. Türk Borçlar Kanunu, anapara faizlerini kısa zamanaşımına tabi alacaklar arasında sayar ve bunlar için beş yıllık süre öngörülür.

Bunun pratik sonucu şudur: asıl alacak zamanaşımına uğramamış olsa bile, geriye dönük olarak istenen faizin bir kısmı zamanaşımı def’ine konu olabilir. Def’in ileri sürülmesi gerektiğini, kendiliğinden dikkate alınmadığını unutmayın. Süreler ve def’in nasıl ileri sürüleceği için icra borcunda zamanaşımı rehberimize bakınız.

Faiz Hesabını Denetleme Kontrol Listesi

Dosyanızdaki faiz hesabını sorgulamadan önce şu altı başlığı sırayla kontrol edin. Şikâyet dilekçesi yazacaksanız, hangi kalemin neden hatalı olduğunu bu başlıklardan birine oturtmanız gerekir:

  • Faiz türü doğru mu? Adi bir alacağa ticari temerrüt faizi uygulanmış olabilir. Tarafların tacir olup olmadığı ve işin ticari nitelik taşıyıp taşımadığı denetlenmelidir.
  • Başlangıç tarihi doğru mu? Vadesi belli bir borçta vade, belli olmayan borçta ihtar veya takip tarihi esastır. Takip talebinde gösterilen tarihten önceye faiz istenemez.
  • Oran doğru mu? Sözleşmede oran varsa TBK m.88 ve m.120 tavanlarına, yoksa dönemin kanuni veya ticari faiz oranına uygun olmalıdır.
  • Dönem ayrımı yapılmış mı? Oran değişimlerini kapsayan uzun dosyalarda tek oranla hesap yapılmış olabilir.
  • Bileşik faiz var mı? İşlemiş faize yeniden faiz yürütülmüş olabilir.
  • Mükerrer kalem var mı? Aynı dönemin faizi hem işlemiş hem işleyecek faiz olarak iki kez hesaplanmış olabilir.

Hesapta hata tespit ederseniz bu bir icra müdürlüğü işlemi olduğundan İİK m.16 kapsamında icra mahkemesine şikâyet yolu açıktır. Dosya kapatırken toplam yükü görmek için kapak hesabı istenmeli; erken ödemenin hem faizi hem tahsil harcını düşürdüğü unutulmamalıdır. Harç ve masraf kalemleri için icra harç ve masrafları yazımıza bakabilirsiniz.

🗺️ İcra Takibi Konu Haritası

İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

🔒 Haciz İşlemleri

📁 Takip Süreci

⚖️ İtiraz ve Dava

💰 Ödeme, Harç ve Faiz

🏛️ Satış ve Paraya Çevirme

📌 Özel Alacak Türleri

📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Faizin Takip İçindeki Yeri

Faiz, takip talebinde gösterilen bir kalemdir ve hangi tarihten itibaren hangi oranla işleyeceği baştan belirlenir.

Faize ilişkin çerçeve
KonuKuralDayanak
TalepTakip talebinde faizin türü, oranı ve başlangıç tarihi gösterilir
Yasal faizKanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin oranlar özel kanunda düzenlenmiştir3095 s.K.
Ticari işlerTicari işlerde uygulanacak temerrüt faizi ayrıca belirlenir3095 s.K.
Sözleşme faiziTaraflarca kararlaştırılan oranın sınırları
İşlemiş faizTakip tarihine kadar işlemiş faizin ayrı kalem olarak gösterilmesi
İşleyecek faizTakip tarihinden sonra işleyecek faizin talep edilmesi
İtirazYalnızca faize itiraz edilmesi hâlinde takibin kısmen durmasıİİK m.62
ŞikâyetHatalı faiz hesabına karşı başvuruİİK m.16

Yedinci satır, borçlu bakımından önemli bir imkândır: borcun aslına değil yalnızca faize itiraz edilebilir. Bu durumda takip asıl alacak bakımından kesinleşir, faiz kalemi bakımından durur; itirazın kapsamı dilekçede açıkça gösterilmelidir.

İlamlı takipte faiz, ilamdaki hükme bağlıdır. İlama dayalı takiplerde faizin türü, oranı ve başlangıç tarihi ilamda ne şekilde hükmedilmişse o şekilde talep edilebilir. İlamda gösterilenden farklı bir faiz talep edilmesi, borçlunun şikâyeti üzerine düzeltilir ve dosya hesabı yeniden yapılır. Bu nedenle takip talebi hazırlanırken ilam hükmü satır satır karşılaştırılmalıdır.

Hesabın Denetlenmesi

Faiz hesabındaki hatalar, dosya borcunun büyük bölümünü etkileyebilir.

Denetim listesi
KonuNe kontrol edilir
BaşlangıçFaizin hangi tarihten işletildiği
OranUygulanan oranın doğru seçilmesi
DönemOran değişikliklerinin dönemlere doğru yansıtılması
MahsupYapılan ödemelerin önce hangi kaleme sayıldığı
Bileşik faizFaize faiz yürütülüp yürütülmediği
MasrafMasraflara faiz işletilip işletilmediği
Vekâlet ücretiÜcrete faiz uygulanmasının denetimi
Kapak hesabıGüncel dosya hesabının istenmesi

Dördüncü satır, toplam borcu en çok etkileyen denetimdir: yapılan ödemelerin masraf, faiz ve asıl alacak arasında hangi sırayla mahsup edildiği, kalan borcu doğrudan belirler. Hesap dökümü istenmeden yapılan ödemeler sonradan itirazı zorlaştırır.

Dosya hesabı için kapak hesabı ve dosya kapatma rehberimize bakabilirsiniz.

Faize İtiraz Yolları

Faiz kalemine karşı başvurulacak yol, takibin aşamasına göre değişir.

Aşamaya göre yol
Aşamaİzlenecek yol
Ödeme emriFaize itiraz (İİK m.62)
Kısmi itirazYalnızca faiz kalemine itiraz edilmesi
Kesinleşme sonrasıHatalı hesaba karşı şikâyet (İİK m.16)
İlamlı takipİlamdaki hükümle karşılaştırma
HesapKapak hesabının istenmesi
Fazla ödemeİade talebinin yapılması
RetTalep karşılanmazsa icra mahkemesine başvuru
SüreŞikâyet süresinin kaçırılmaması

İkinci satır, borçlu bakımından en dengeli çözümdür: asıl alacak kabul edilirken yalnızca faiz kalemine itiraz edilmesi, takibin o kalem bakımından durmasını sağlar ve gereksiz tazminat riskini azaltır.

Kısmi itirazda kapsamı açıkça yazmak gerekir. İtiraz dilekçesinde hangi kaleme, hangi tutara ve hangi gerekçeyle itiraz edildiği tek tek gösterilmelidir. Genel ifadelerle yapılan itiraz, borcun tamamına itiraz sayılabileceği gibi kapsamı belirsiz kaldığından sonraki aşamada da tartışma doğurur.

Faiz Türlerinin Ayrımı

Hangi faiz türünün uygulanacağı, alacağın kaynağına ve tarafların sıfatına göre belirlenir.

Tür ayrımı
TürUygulama alanı
Kanuni faizSözleşmede oran kararlaştırılmamış hâller
Temerrüt faiziBorçlunun temerrüde düşmesi hâlinde
Ticari temerrüt faiziTicari işlerde uygulanan özel oran
Sözleşme faiziTaraflarca kararlaştırılan oran
Avans faiziBelirli hâllerde uygulanan oran
İşlemiş faizTakip tarihine kadar birikmiş tutar
İşleyecek faizTakip tarihinden sonra işleyen faiz
DayanakOranların özel kanunda düzenlenmesi (3095 s.K.)

Üçüncü satır, ticari uyuşmazlıklarda belirleyicidir: tarafların tacir olması ve işin ticari iş sayılması hâlinde uygulanacak oran farklılaşır. Bu tespit takip talebinde doğru yapılmadığında, borçlunun itirazı üzerine hesap yeniden yapılır.

Faiz talep edilmezse hükmedilmez. Takip talebinde faizin türü, oranı ve başlangıç tarihi gösterilmediğinde, sonradan bu kalem üzerinden talepte bulunmak güçleşir. Aynı şekilde ilamlı takiplerde de yalnızca ilamda hükmedilen faiz talep edilebilir. Bu nedenle takip talebi hazırlanırken faiz bölümü ayrıca denetlenmelidir.

Faiz Hesabında Sık Yapılan Hatalar

Dosya hesaplarında karşılaşılan hataların büyük bölümü sınırlı sayıda başlıkta toplanır.

Hata başlıkları
HataSonucu
Yanlış başlangıçFaizin erken tarihten işletilmesi
Yanlış oranTicari-adi ayrımının gözetilmemesi
Dönem hatasıOran değişikliklerinin yansıtılmaması
Bileşik faizFaize faiz yürütülmesi
Masrafa faizMasraf kalemlerine faiz uygulanması
Mahsup sırasıÖdemelerin yanlış kaleme sayılması
İlam uyumsuzluğuİlamdaki hükümden farklı talep
Çifte talepAynı kalemin iki kez hesaplanması

Altıncı satır, borçlu bakımından en çok fark yaratan denetimdir: ödemelerin hangi sırayla mahsup edildiği, kalan borcu doğrudan belirler. Bu nedenle her ödemeden sonra güncel hesap dökümü istenmelidir.

Hesap hatası şikâyet konusudur. Faiz ve masraf hesabındaki hatalar, icra dairesi işlemine karşı şikâyet yoluyla ileri sürülür (İİK m.16). Süre, hatanın öğrenildiği tarihten itibaren işler; bu nedenle kapak hesabının alındığı tarih dosyada kaydedilmelidir.

Yabancı Para Alacaklarında Faiz

Döviz cinsinden alacaklarda faiz ve kur, birlikte değerlendirilir.

Denetim başlıkları
KonuDeğerlendirme
TalepAlacağın hangi para biriminden istendiği
KurHangi tarihli kurun esas alınacağı
FaizYabancı para alacaklarında uygulanacak faiz
SeçimAlacaklının talep hakkının kapsamı
ÖdemeÖdemenin hangi para biriminden yapılacağı
HesapKur farkının hesaba yansıtılması
İtirazHatalı kur ve faiz hesabına itiraz
BelgeSözleşme ve fatura para biriminin sunulması

İkinci satır, tutarı en çok etkileyen unsurdur: esas alınacak kur tarihi değiştiğinde talep edilen tutar önemli ölçüde farklılaşır. Bu nedenle takip talebinde kur tarihinin açıkça gösterilmesi gerekir.

Kur ve faiz ayrı kalemlerdir. Kur farkı ile temerrüt faizinin birlikte talep edilmesi hâlinde, aynı zararın iki kez tazmin edilip edilmediği tartışması doğabilir. Bu nedenle talep edilen kalemlerin dayanağı ve hesaplama yöntemi takip talebinde ayrı ayrı gösterilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

İcra borcuna hangi faiz uygulanır?

Taraflar oran kararlaştırmamışsa yasal faiz; borç zamanında ödenmediğinde temerrüt faizi; iki tarafın da tacir olduğu ticari işlerde ise temerrüt faizi olarak Merkez Bankası avans faiz oranı uygulanabilir.

İcra borcunda faiz ne zaman başlar?

Vadesi belli borçlarda vade tarihinden; vadesi belli olmayanlarda temerrüt ihtarı veya icra takibinin başlamasıyla işlemeye başlar. Alacaklı takip talebinde faiz başlangıcını belirtir.

Borcum neden sürekli artıyor?

Ödenmeyen borçta işleyecek faiz her gün birikir ve haciz/satış gibi işlemler yeni masraf doğurur. Bu yüzden dosya kapatma günü toplam (kapak hesabı), takip tarihindeki tutardan yüksektir.

İşlemiş faiz ile işleyecek faiz farkı nedir?

İşlemiş faiz, takip tarihine kadar birikmiş faizdir ve asıl alacakla istenir. İşleyecek faiz ise takipten ödeme gününe kadar işlemeye devam eden faizdir.

Ticari işlerde faiz daha mı yüksek?

Genellikle evet. İki tarafın da tacir olduğu ticari işlerde temerrüt faizi olarak uygulanabilen avans faiz oranı, çoğunlukla yasal faizden yüksektir.

Faiz hesabı yanlışsa ne yaparım?

İcra müdürlüğünün faiz hesabında hata varsa (yanlış oran/tarih, mükerrer hesap), İİK m.16 uyarınca icra mahkemesine şikâyet yoluyla itiraz edebilirsiniz. Karmaşık hesaplarda bilirkişi incelemesi yapılabilir.

Sözleşmede yazan yüksek faiz oranı geçerli mi?

Adi işlerde emredici tavanlar vardır: TBK m.88/2 uyarınca sözleşmeyle kararlaştırılacak akdi faiz oranı kanuni faiz oranının yüzde elli fazlasını, TBK m.120/2 uyarınca temerrüt faizi oranı ise yüzde yüz fazlasını aşamaz. Bu tavanlar kanuni faize endeksli olduğundan, kanuni faizin dinamikleştiği 2026 sonrasında tavanlar da dönemsel olarak değişir. Ticari işlerde bu sınırlamalar uygulanmaz.

Yıllarca süren dosyamda faiz tek oranla mı hesaplanır?

Hayır. Kanuni faiz artık her yıl 31 Aralık’taki TCMB reeskont oranına göre belirlenen, koşulları varsa 30 Haziran’da revize edilebilen dinamik bir orandır. Faiz döneminiz birden fazla orana denk geliyorsa her alt dönem kendi oranıyla ayrı hesaplanmalı ve sonuçlar toplanmalıdır. Tek oranla yapılmış bir hesap bu tür dosyalarda büyük olasılıkla hatalıdır.

İşlemiş faize yeniden faiz işletilebilir mi?

Kural olarak hayır. 3095 sayılı Kanun m.3 uyarınca kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmedikçe faize faiz yürütülemez; TBK m.121/3 de temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemeyeceğini düzenler. Türk Ticaret Kanunu’ndaki özel hükümler saklıdır.

Faiz alacağı da zamanaşımına uğrar mı?

Uğrar. Faiz alacakları asıl alacaktan bağımsız olarak beş yıllık kısa zamanaşımına tabidir. Bu nedenle asıl alacak zamanaşımına uğramamış olsa dahi geriye dönük istenen faizin bir kısmı def’e konu olabilir. Zamanaşımı kendiliğinden dikkate alınmaz; ileri sürülmesi gerekir.

Mal ve hizmet tedarikinden doğan alacakta faiz farklı mı?

Evet. TTK m.1530, mal ve hizmet tedarikinde geç ödeme için ayrı bir rejim kurar. Sözleşmede temerrüt faizi öngörülmemiş veya ilgili hüküm geçersizse uygulanacak oran ile alacağın tahsili masrafları için istenebilecek asgari giderim tutarını Merkez Bankası her yıl Ocak ayında ilan eder. Bu oranın, 3095 sayılı Kanun’daki ticari gecikme faizi oranından en az yüzde sekiz fazla olması gerekir.

İcra dosyanızdaki faiz hesabını kontrol ettirmek için uzman desteği alın

Hukukçular Evi yanınızda.

Post by Av. Fatma Öztürk