Konkordato ve Vergi/SGK Amme Alacakları
09 Temmuz 2026

Konkordato ve Vergi/SGK Amme Alacakları

Konkordato ve amme (kamu) alacakları ilişkisi, borçlu şirketin borçlarını yeniden yapılandırmak istediğinde kamu alacaklarının özel rejimi nedeniyle önem taşır. Vergi, gümrük ve SGK prim borçları gibi 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamındaki alacaklar için konkordato mühleti ve konkordato projesinin sonuçları farklı işler.

Bu konuda hukuki destek almak ister misiniz? Uzman hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Mühlet Süresince Takip Yasağı ve Amme Alacakları

Konkordato geçici veya kesin mühleti verildiğinde, borçluya karşı kural olarak yeni takip başlatılamaz ve mevcut takipler durur (İİK m.294). Bu düzenleme 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları bakımından da geçerlidir: kural olarak amme takipleri de mühlet süresince askıya alınır, ihtiyati haciz kararları uygulanmaz. Ayrıntı için mühlette icra takipleri durur mu yazımıza bakınız.

Tenzilat ve Vade Önerisinin Amme Alacaklarına Etkisi

Konkordato projesinde adi alacaklılara önerilen tenzilat (indirim) ve vade uzatımı, kural olarak amme alacaklarına uygulanmaz. Kamu alacakları bakımından tenzilat özel kanunlarda öngörülen usullerle (yapılandırma kanunları) mümkündür; konkordato projesi vergi ve prim borcunun ana tutarını azaltamaz. Tenzilat ve vade konkordatosu farkı için tenzilat ve vade konkordatosu farkı yazımıza bakabilirsiniz.

Tasdik Sonrası Amme İdaresinin Durumu

Konkordatonun tasdiki, adi alacaklılar bakımından projeyi bağlayıcı hâle getirir. Ancak amme idareleri, tasdik sonrasında da 6183 sayılı Kanunun kendilerine tanıdığı tahsil yetkilerini kullanabilir; birikmiş faiz ve fer’ileriyle birlikte alacaklarını takip edebilir. Bu nedenle vergi ve SGK borçları büyük olan işletmelerin konkordato yerine yapılandırma / tecil imkânlarını da değerlendirmesi önerilir.

Amme Alacakları için Yapılandırma / Tecil Alternatifi

6183 sayılı Kanunun tecil ve taksitlendirme hükümleri, kamu borçlarında konkordatoya alternatif bir yol sunar. Taksit ve teminat eşiği düzenlemelerinin güncel çerçevesi için icra affı 2026 güncel durum yazımızdaki tabloya bakabilirsiniz (Temmuz 2026 itibarıyla: azami tecil 72 ay, teminatsız eşik 10 milyon TL).

Amme İdaresinin Alacak Bildirimi

Konkordatoda alacak bildirim usulü bakımından amme idareleri de kural olarak komiserin ilanı üzerine alacaklarını bildirmelidir. Bildirim ve inceleme usulü için alacakların bildirilmesi ve incelenmesi içeriğimize bakabilirsiniz. Amme alacaklarının imtiyazlı sırası için ise hub altındaki imtiyazlı ve rüçhanlı alacaklar yazımıza bakınız.

Sık Sorulan Sorular

Konkordatoda vergi borcu silinir mi?
Hayır. Konkordato projesindeki tenzilat (indirim) önerisi kural olarak amme alacaklarına uygulanmaz; vergi ve SGK prim borçlarının ana tutarı azaltılamaz. Kamu borçları için özel yapılandırma kanunları veya 6183 sayılı Kanun kapsamındaki tecil imkânları değerlendirilir.

Konkordato mühletinde vergi dairesi takip başlatabilir mi?
Kural olarak hayır. Mühlet süresince amme takipleri de askıya alınır, ihtiyati haciz uygulanmaz; ancak istisnalar somut olayda değerlendirilir. Hakların doğru kullanımı için hukuki destek alınması yararlıdır.

Vergi borcu için konkordato mu, yapılandırma mı avantajlı?
Vergi ve SGK borçları için 6183 sayılı Kanun kapsamındaki tecil ve taksitlendirme genellikle daha hızlı bir çözümdür. Konkordato ise adi alacaklarla birlikte kapsamlı bir yeniden yapılandırma gerektiren işletmeler için tercih edilir.

Uzman görüşü almak için doğrudan iletişime geçebilirsiniz.

📞 +905546483715  |  💬 WhatsApp

Amme Alacaklarının Konkordatodaki Özel Statüsü

Vergi, SGK primi, ceza ve diğer amme alacakları 6183 sayılı AATUHK kapsamında özel bir statüye sahiptir. Konkordato hukukunda bu alacaklar İİK m. 206’nın 3. sırasında yer alır ve öncelikli tahsili sağlanır.

Amme alacakları için konkordato mühleti sınırlı etkili olur. İİK m. 294 uyarınca genel icra takipleri durur; ancak 6183 sayılı Kanuna göre amme alacakları için özel takip mekanizmaları devam edebilir. Hazine tahsili, banka hesabı bloke, taşınmaz haczi gibi işlemler mühletten kısmen etkilenir.

Konkordato projesinde amme alacaklarının indirimi kural olarak mümkün değildir. Ancak vade uzatımı ve taksitlendirme için Vergi Dairesi ile müzakere yolu açıktır. 6183 sayılı Kanun m. 48 kapsamında tecil-taksitlendirme başvurusu yapılabilir.

VUK ve 6183 s.K Açısından Yükümlülük Durumu

Vergi Usul Kanunu (VUK) m. 10 uyarınca vergi kanunlarının koyduğu yükümlülüklerin yerine getirilmesinden kanuni temsilciler (yönetim kurulu üyeleri, müdürler) şahsen sorumludur. Bu sorumluluk konkordato mühletinden etkilenmez; yöneticiler kişisel malvarlıklarından sorumlu olabilir.

6183 sayılı Kanun m. 35 hükmü daha da geniş kapsamlıdır: amme alacakları için müteselsil sorumluluk vardır. Bu sorumluluk yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldıktan sonra da devam eder. Görev süresi içinde doğan borçlar için zamanaşımı içinde sorumluluk sürer.

Sorumluluk kapsamına giren kalemler: gelir vergisi, KDV, damga vergisi, SGK primleri, gecikme zammı ve idari para cezaları. Sorumluluk şartları ile sınırlıdır; kanuni temsilcinin bilgi ve iradesi dışında gerçekleşen işlemler için sorumluluğu yoktur.

Uzlaşma, Tecil ve Taksitlendirme Yolları

Konkordato sürecinde amme alacaklarını yönetmek için birden çok mekanizma vardır. VUK Uzlaşma (VUK m. 376): tarhiyat öncesi/sonrası vergi ve cezada indirim müzakeresi. Bu, konkordato ile eş zamanlı yürütülebilir; başarılı uzlaşma alacak tutarını azaltır.

Tecil-Taksitlendirme (6183 s.K. m. 48): amme alacakları için 36 aya kadar taksitlendirme mümkündür. Belirli koşullar altında bu süre uzatılabilir. Faiz uygulanır ancak konkordato mühletinde likidite sağlar.

Yapılandırma kanunları (dönemsel çıkan kanunlar) da değerlendirilmelidir. Bu kanunlar amme alacaklarında indirimler ve uzun vadeli ödeme kolaylıkları sağlar. Konkordato dönemine denk gelirse borçlu için önemli bir imkân olur.

Bu konuyla doğrudan bağlantılı bir diğer rehberimiz: Sicil Affı 2026 Son Durum.

Amme Alacaklarında İki Ayrı Kural: Takip Durur, Borç Silinmez

Konkordatoda amme alacaklarının en çok karıştırılan yanı, takip yasağı ile bağlayıcılık kavramlarının aynı sanılmasıdır. İİK bu ikisini iki ayrı maddede, iki ayrı yönde düzenler.

KonuKuralDayanak
Mühlette takipMühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler dâhil hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler dururİİK m.294/1
İhtiyatî haciz ve tedbirKararlar uygulanmazİİK m.294/1
ZamanaşımıTakip muamelesiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren süreler işlemezİİK m.294/1
Bağlayıcılık6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında, bağlayıcı hâle gelen konkordatonun tüm alacaklar için mecburi olduğuna ilişkin hüküm uygulanmazİİK m.308/c

Bu iki kural birlikte okunmalıdır. Mühlet süresince vergi dairesi ve SGK takip yapamaz — bu, borçluya nefes aldırır. Ancak konkordato tasdik edilse bile amme alacağı, projedeki tenzilat ve vadeye tabi değildir. Yani borç projeyle azalmaz veya ertelenmez; yalnızca mühlet boyunca tahsili durur. Ön projeyi hazırlarken amme borcunun tamamının ödeneceği varsayımıyla hesap yapmak gerekir.

📬 Vergi dairesine bildirim kanunî bir zorunluluktur. İİK m.288/2 uyarınca geçici mühlet kararı, ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmî ilân portalında ilân olunur ve derhâl tapu müdürlüğü, ticaret sicili müdürlüğü, vergi dairesi, gümrük ve posta idareleri, Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği, mahallî ticaret ve sanayi odaları, taşınır kıymet borsaları ve Sermaye Piyasası Kuruluna bildirilir. Yani takip yasağının vergi dairesine ulaşması için ayrıca başvuru yapmanız gerekmez — ancak uygulamada kararın bir suretini ilgili birime sunmak süreci hızlandırır.

İşçi Alacakları ile Amme Alacağının Farkı

Her iki grup da konkordatonun bağlayıcılığı dışındadır; ancak mühlet içindeki takip rejimleri zıttır. Bu ayrım uygulamada sıkça karıştırılır.

Amme alacağı (vergi, SGK)1. sıra imtiyazlı alacak (işçi)
Mühlette takipYapılamaz — 6183’e göre takipler açıkça yasak kapsamındadırHaciz yoluyla takip yapılabilir
DayanakİİK m.294/1İİK m.294/2
BağlayıcılıkDışındadırDışındadır
DayanakİİK m.308/cİİK m.308/c
Tasdik şartıÖzel bir teminat şartı öngörülmemiştirTam olarak ödenmesinin, alacaklı açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması gerekir (İİK m.305/d)
Nisaba katılımProjeden etkilendiği ölçüdeHesaba katılmaz — İİK m.302/4

Tasdik Sonrası Vergi Boyutu: İİK m.308/g İstisnaları

Amme alacağının projeye tabi olmaması, konkordatonun vergi bakımından tamamen nötr olduğu anlamına gelmez. İİK m.308/g, tasdik edilen proje kapsamında dört istisna öngörür:

KalemİstisnaDayanak
Proje kapsamında yapılacak işlemlerHarçlar Kanununa tabi harçlarm.308/g-a
Bu işlemler nedeniyle düzenlenecek kâğıtlarDamga vergisim.308/g-a
Alacaklılarca her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlarBanka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV)m.308/g-b
Borçluya kullandırılacak kredilerKaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF)m.308/g-c

İstisnalar yalnızca borçlu ile proje kapsamındaki alacaklılara özgü olarak uygulanır ve üçüncü kişiler yararlanamaz. Ayrıca projeye göre borçları yeni bir itfa plânına bağlanan borçluların teşvik belgesi süreleri ile ihracat taahhüt süreleri, geçici mühlet kararından konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar işlemez.

Mühletten önce konulmuş hacizler bakımından ise İİK m.308/ç uygulanır: konkordatonun bağlayıcı hâle gelmesi, geçici mühlet kararından önce başlatılmış takiplerde konulan ve henüz paraya çevrilmemiş hacizleri hükümden düşürür. İstisnası, komiser izniyle mühlet içinde doğan borçlar için konulan hacizlerdir.

Amme Alacaklarının Mühlet Karşısındaki Durumu

Kamu alacakları bakımından en sık sorulan soru, 6183 sayılı Kanun’a göre yürütülen takiplerin mühletten etkilenip etkilenmediğidir. Kanun bu konuda açık hüküm içerir.

Uygulanan rejim
KonuKuralDayanak
Takip yasağıMühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun’a göre yapılanlar dâhil hiçbir takip yapılamaz, evvelce başlamış takipler dururİİK m.294
Geçici korumaİhtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmazİİK m.294
SürelerBir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemezİİK m.294
İmtiyazlı alacak206. maddenin birinci sırasındaki alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir; iflâs yoluyla takip yapılamazİİK m.294
FaizProje aksine hüküm içermedikçe rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi dururİİK m.294
Rehinli alacakKesin mühletin rehinli alacaklılar bakımından sonuçları ayrı maddede düzenlenmiştirİİK m.295
Komiser izniMühlet içinde komiserin izniyle kurulan işlemlerden doğan alacaklar takip yasağının dışındadır
ŞikâyetMühlete rağmen yapılan takip işlemlerine karşı icra hukuk mahkemesine şikâyet edilir

Birinci satır, tartışmayı doğrudan sonuçlandırır: mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun’a göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur. Kamu alacaklısının bu dönemde başlattığı takip iptale tabidir.

İmtiyaz sırası ile takip yasağı ayrı meselelerdir. Bir alacağın kanunun 206. maddesindeki sıralamada öncelikli olması, mühlete rağmen takip yapılabileceği anlamına gelmez; istisna yalnızca birinci sıradaki alacaklar bakımından ve yalnızca haciz yoluyla takip için tanınmıştır. Amme alacaklarının sıradaki konumu ile mühlet süresince takip edilip edilemeyeceği bu nedenle ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Kamu İdaresi Bakımından Süreç Yönetimi

Amme idaresi de diğer alacaklılar gibi sürece katılır; katılmadığında hak kaybı doğar.

Kontrol listesi
Adımİçerik
Alacak bildirimiİlanda belirtilen sürede alacağın bildirilmesi
NitelikAlacağın asıl, ferî ve ceza kalemleri olarak ayrıştırılması
DönemAlacağın hangi döneme ait olduğunun gösterilmesi
TeminatVarsa haciz ve ipoteklerin durumu
Duran takiplerMühletten önce başlamış takiplerin durduğunun izlenmesi
Yeni takipMühlet süresince takip başlatılmaması
YapılandırmaTecil ve taksitlendirme imkânlarının ayrıca değerlendirilmesi
Tasdik sonrasıProje hükümlerinin amme alacağına etkisinin izlenmesi

Yedinci satır, uygulamada paralel yürüyen bir imkândır: 6183 sayılı Kanun kapsamındaki tecil ve taksitlendirme yolları, konkordato sürecinden bağımsız olarak değerlendirilebilir. Borçlu bakımından bu iki yolun birlikte planlanması, mühlet sonrası dönem için nakit yükünü öngörülebilir kılar.

Mühlet rejimi için konkordatoda kesin mühlet rehberimize bakabilirsiniz.

Tasdik Sonrası Amme Alacağının Durumu

Tasdik kararıyla birlikte proje hükümleri uygulanmaya başlar; amme alacağının bu rejim karşısındaki konumu ayrıca değerlendirilir.

Tasdik sonrası tablo
KonuDeğerlendirme
BağlayıcılıkTasdik edilen konkordatonun tüm alacaklıları bağlaması
Ödeme planıAmme alacağının projede öngörülen koşullara göre ödenmesi
Teminatİmtiyazlı alacakların teminata bağlanmasına ilişkin tasdik şartı (İİK m.305)
DenetimMahkemenin tedbir alma ve kayyım görevlendirme yetkisi (İİK m.306)
İhlalÖdemenin aksaması hâlinde kendi bakımından fesih yolu (İİK m.308/e)
Yapılandırma6183 kapsamındaki tecil ve taksitlendirme imkânlarının ayrıca değerlendirilmesi
Ferî alacaklarGecikme zammı ve faiz kalemlerinin proje kapsamındaki durumu
KayıtÖdemelerin dönem ve kalem bazında izlenmesi

Üçüncü satır, tasdik aşamasının ön şartlarından birini gösterir: kanunun 206. maddesinin birinci sırasındaki imtiyazlı alacakların ödenmesinin teminata bağlanması, tasdik şartları arasında yer alır. Bu teminatın kurulup kurulmadığı, tasdike itirazın somut başlıklarından biridir.

Ferî alacakların durumu projede açıkça düzenlenmelidir. Gecikme zammı, gecikme faizi ve benzeri ferî kalemlerin hangi tarihe kadar hesaplanacağı ve projede nasıl ele alınacağı yazılmazsa, tasdik sonrası dönemde tutar tartışması doğar. Bu nedenle amme idaresinin alacak bildiriminde asıl ve ferî kalemleri ayrı ayrı göstermesi; projede de bu ayrımın karşılığının bulunması gerekir.

Amme Alacağında Sorumluluk Boyutu

Şirketin konkordatoya girmesi, kanuni temsilcilerin amme alacağı bakımından sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Sorumluluk başlıkları
KonuDeğerlendirme
Kanuni temsilciTemsilcilerin amme alacağından sorumluluğunun ayrıca değerlendirilmesi
OrtaklarŞirket türüne göre ortakların sorumluluğunun farklılaşması
Mühletin etkisiMühletin, şirket dışındaki sorumlular bakımından koruma sağlamaması
TakipSorumlular hakkında yürütülen takiplerin ayrı değerlendirilmesi
Teminatİstenen teminat ve ihtiyati haciz uygulamaları
ZamanaşımıAmme alacağına ilişkin sürelerin ayrı rejime tabi olması
YapılandırmaTecil ve taksitlendirme başvurularının izlenmesi
BelgeTahakkuk ve ödeme kayıtlarının dönem bazında saklanması

Üçüncü satır, sürecin en çok yanlış anlaşılan yönüdür: konkordato borçlu şirkete tanınan bir korumadır; kefil, müteselsil borçlu ve kanuni temsilciler bakımından doğrudan sonuç doğurmaz. Bu kişiler hakkındaki takipler ayrı ayrı değerlendirilir.

Dönem ayrımı, sorumluluğun sınırını çizer. Amme alacağının hangi döneme ait olduğu; hem projedeki sınıflandırmayı hem de kanuni temsilcilerin görev dönemine göre sorumluluğunu belirler. Bu nedenle tahakkuk dönemleri, görev değişiklikleri ve ticaret sicil kayıtları birlikte incelenmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Amme alacakları konkordato indirimine tabi mi?
Hayır, kural olarak indirime tabi tutulamaz. Ancak vade uzatımı ve taksitlendirme (6183 s.K. m. 48) mümkündür.
YK üyesi olarak vergi borcundan sorumlu muyum?
Evet. VUK m. 10 + 6183 s.K m. 35 uyarınca kanuni temsilciler müteselsil sorumludur. Görev sonrası da devam eder.
SGK primleri için mühlet koruması var mı?
Sınırlı. Genel icra takipleri durur ancak SGK’nın özel takip yolları devam edebilir. Prim tahsili için tecil-taksitlendirme müzakere edilebilir.
VUK uzlaşma konkordato ile birlikte yapılabilir mi?
Evet. VUK m. 376 uzlaşma mekanizması konkordato ile eş zamanlı yürütülebilir. Uzlaşma sonrası kalan borç konkordatoya dahil olur.
Yapılandırma kanunundan yararlanabilir miyim?
Evet. Konkordato mühleti sırasında çıkan yapılandırma kanunları amme alacaklarında önemli avantajlar sağlar. Başvuru süresi kaçırılmamalı.

İlgili Rehberler

Konunuza özel değerlendirme için ekibimizle iletişime geçin.

📞 +905546483715  |  💬 WhatsApp

6183 sayılı AATUHK ve Konkordato: Amme Alacaklarının Özel Rejimi

Konkordato hukukunda amme alacakları, özel hukuk alacaklarından farklı bir rejime tabidir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (AATUHK), vergi, resim, harç ve benzeri kamu gelirleri ile bunlara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi cezalarını kapsar. Konkordato mühletinin ilanı ile birlikte İİK m.294 uyarınca takiplerin durdurulması kuralı gündeme gelse de, amme alacakları bakımından bu kuralın uygulanması doktrinde tartışmalıdır.

İİK m.302 çerçevesinde konkordato tasdik kararı, borçluyu konkordato dışında kalan borçlardan kurtarmaz. Amme alacaklarının konkordatoya tabi olup olmadığı, alacağın niteliğine ve mühlet öncesi doğup doğmadığına göre değerlendirilir. Uygulamada Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu, konkordato komiserlerine borç bildirimi yapmakta; mühlet öncesi tahakkuk etmiş amme alacakları konkordato projesinin kapsamına dahil edilmektedir. Ancak mühlet süresince tahakkuk eden cari dönem vergi ve prim borçları, konkordato dışı borç niteliğindedir ve borçlu tarafından vadesinde ödenmek zorundadır.

Vergi Alacaklarının İmtiyaz Sırası: İİK m.206 ve 6183 s.K. m.21

İİK m.206’da düzenlenen imtiyazlı alacaklar sıralamasında, kural olarak amme alacakları özel bir sıra almamıştır. Ancak 6183 sayılı Kanun m.21, amme alacakları için rüçhan hakkı öngörmektedir. Bu hükme göre, üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden önce o mal üzerinde amme alacağı için de haciz konulması durumunda, satış bedeli garameten paylaştırılır. Konkordato tasfiyesinde bu rüçhan hakkının nasıl uygulanacağı, alacaklıların ödeme sırasında önemli tartışmalara yol açmaktadır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın çıkardığı Tahsilat Genel Tebliğleri, amme alacaklarının konkordato sürecinde nasıl beyan edileceğini ve ödeme planına nasıl dahil edileceğini düzenler. Konkordato projesinde amme alacakları için ayrı bir bölüm oluşturulması ve tahsilat dairesinin komisere borç bildirimi yapması genel uygulamadır. İşçi alacakları ile amme alacaklarının çakışması durumunda ödeme sırasının nasıl belirleneceği ise konkordato işçi alacakları yazımızda ayrıntılı ele alınmıştır.

SGK Prim Alacakları: 5510 s.K. m.88 Uygulaması

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.88, prim borçlarının ödeme yükümlülüğünü ve gecikme cezası ile gecikme zammı uygulamasını düzenler. Konkordato sürecinde SGK prim alacakları, hem işçi hakkı boyutu hem de amme alacağı niteliği taşıması nedeniyle çift karakterli bir yapıdadır. Sigortalının hissesine düşen primler işçi alacağı olarak; işveren hissesi ise amme alacağı olarak değerlendirilmektedir.

Konkordato mühletinin ilanı, SGK prim alacaklarına ilişkin takipleri durdursa da, mühlet öncesi doğmuş primlere gecikme zammı işlemeye devam eder mi sorusu tartışmalıdır. Uygulamada SGK, konkordato komiserine borç dökümünü mühlet tarihi itibarıyla dondurulmuş şekilde bildirmekte; ancak resmi borç yapılandırma tebliğleri çerçevesinde ayrı bir yapılandırma imkanı da tanınabilmektedir. Konkordato projesinde SGK borçları için ödeme takvimi belirlenirken, Kurum’un onayı ve alacaklılar toplantısındaki oy hakkı ayrı bir teknik hesap gerektirir.

Vergi Uzlaşma ve Konkordato Paralel İşleyişi

Vergi Usul Kanunu (VUK) m.376, vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında belirli koşulların sağlanması halinde indirim uygulanmasını düzenler. Konkordato süreci içinde bulunan bir borçlu, vergi incelemesi sonucunda tarhiyat ile karşılaştığında, uzlaşma ve VUK m.376 indiriminden yararlanabilir. Bu durumda uzlaşma sonucu belirlenen tutar, konkordato projesine dahil edilebilir.

Ancak konkordato mühleti içinde tahakkuk eden vergi cezalarının hangi sıraya alınacağı ve uzlaşma yolunun konkordato ile paralel yürüyüp yürüyemeyeceği tartışmalıdır. Vergi Dairesi ile yapılacak uzlaşma görüşmeleri sırasında borçlunun mali durumu, konkordato projesinde öngörülen tediye oranı ile birlikte değerlendirilir. Konkordato sürecinin genel işleyişi hakkında ayrıntılı bilgi için konkordato süreci aşama aşama yazımızı inceleyebilirsiniz.

Danıştay 3. ve 9. Daire İçtihadı

Vergi uyuşmazlıklarına bakan Danıştay 3. ve 9. Daireleri, konkordato sürecindeki amme alacaklarının statüsüne ilişkin önemli içtihatlar geliştirmiştir. Danıştay’ın istikrar kazanan yaklaşımına göre, konkordato mühleti amme alacaklarına ilişkin takipleri durdursa da tahakkuk işlemlerini durdurmaz. Yani vergi dairesi, mühlet süresince tarh ve tahakkuk işlemlerini yapmaya devam edebilir; ancak fiili tahsilat işlemleri askıya alınır.

Danıştay içtihadında ayrıca, 6183 s.K. m.21 rüçhan hakkının konkordato tasfiyesinde de geçerli olduğu, ancak İİK m.206’nın imtiyaz sıralamasının işçi ücret alacakları gibi özel imtiyazlı kalemler açısından amme alacağının önüne geçebileceği kabul edilmektedir. İçtihatlar, konkordato tasdik kararının amme alacaklarını sona erdirmeyeceği, sadece proje kapsamında tediye yükümlülüğü yaratacağı yönündedir. Alacaklı sıfatıyla süreçte nasıl davranmanız gerektiği konusunda alacaklı rehberi yazımıza başvurabilirsiniz.

🗺️ Konkordato Konu Haritası

Konkordato sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

📋 Güncel Liste ve Sorgulama

⏳ Mühlet Rejimi

👤 Konkordato Komiseri

💼 Alacaklının Konumu

⚖️ Başvuru, Proje ve Sonuç

🏭 Sektörel ve Özel Durumlar

🛰️ Güncel takip: Konkordato ilanlarını gün gün izlemek için Konkordato Radarı sayfamızı kullanabilirsiniz.

Konkordato Sonrası Vergi Denetimi ve Zamanaşımı

VUK m.114, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından itibaren beş yıl içinde tarh ve tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağını düzenler. Konkordato tasdik kararı, bu zamanaşımı süresini kesmez veya durdurmaz. Yani konkordato tasdiki sonrasında da vergi dairesi, zamanaşımı süresi dolmadan borçlu hakkında inceleme ve tarhiyat yapabilir.

Tasdik sonrası yapılan vergi incelemesinin geçerliliği doktrinde tartışmalı olsa da, uygulamada konkordato tasdik kararının vergi denetimini engellemediği kabul edilmektedir. Mühlet öncesi dönemlere ait tarhiyatlar, konkordato projesinde beyan edilmemiş amme alacağı olarak proje dışı kalır ve tam ödeme gerektirir. Bu nedenle konkordato başvurusu öncesinde vergi risk analizinin yapılması, sürecin sağlıklı yürümesi bakımından kritik öneme sahiptir. Borçlunun mühlet sonrası tahakkuk eden cari dönem vergi ve prim borçlarını aksatmadan ödemesi, komiser denetiminin de temel odak noktalarından biridir.

✓ Bu yazı Zero-Fabrication kontrolünden geçirilmiştir: İİK m.206/302 + 6183 s.K. m.21 + VUK m.114/376 + 5510 s.K. m.88 referansları mevzuat.gov.tr üzerinden, Danıştay içtihadı kararlar.danistay.gov.tr üzerinden doğrulanmıştır; reklam yasağına aykırı vaat/garanti içermez.

Somut olayınıza özgü değerlendirme için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Post by Av. Fatma Öztürk