Konkordatoda Alacaklının Hakları 2026: İtiraz, Oy, Tasdike İtiraz ve Fesih (İİK m.288-308/f)
28 Ocak 2026

Konkordatoda Alacaklının Hakları 2026: İtiraz, Oy, Tasdike İtiraz ve Fesih (İİK m.288-308/f)

Konkordatoda alacaklının hakları İcra ve İflas Kanunu m.285-308/f arasında düzenlenir ve beş noktada toplanır: geçici mühlet ilanından itibaren yedi günlük kesin süre içinde delilleriyle itiraz (m.288), komiserin ilanından itibaren on beş gün içinde alacak bildirimi (m.299), alacaklılar toplantısında oy (m.302), tasdik duruşmasından en az üç gün önce yazılı itiraz (m.304) ve alacağı itiraza uğrayan alacaklının tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açması (m.308/b). Tasdike itiraz eden alacaklı, tasdik kararının ilanından itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir (m.308/a); tasdikten sonra kendisine projeye göre ödeme yapılmayan alacaklı konkordatonun kendisi hakkında feshini isteyebilir (m.308/e).

Geçici ve Kesin Mühlet

Mahkeme, konkordato talebinde geçici ve sonrasında kesin mühlet verir. Bu süreçte borçluya karşı takipler kural olarak durur.

Alacak Bildirimi

Alacaklılar, komiserin yapacağı ilandan itibaren onbeş gün içinde alacaklarını bildirmeye davet olunur (İİK m.299). Alacağını bildirmeyen alacaklı, borçlunun bilançosunda kayıtlı olmadıkça konkordato projesinin müzakerelerine kabul edilmez.

Alacaklılar Toplantısı ve Oylama

Konkordato projesi, alacaklıların kanunda öngörülen çoğunluğunun kabulüyle onaylanabilir.

Tasdik ve Sonuç

Mahkeme projeyi tasdik ederse, şartlar tüm alacaklıları bağlar; rehinli alacaklılar için özel kurallar vardır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Uzman görüşü almak için doğrudan iletişime geçebilirsiniz.

📞 0554 648 37 15  |  💬 WhatsApp

Alacaklının Temel Hakları

Konkordato sürecinde alacaklı, borçlunun ödeme aczine düşmesi karşısında pasif bir konumda değildir. Aksine, Türk hukuku alacaklıya güçlü katılım hakları tanır. Bu haklar, konkordatonun alacaklıların katılımıyla şekillendirilmesini ve menfaatlerinin korunmasını amaçlar. İİK m. 285-309 çerçevesinde alacaklının hakları sistemli olarak düzenlenmiştir.

İlk temel hak bilgilendirilme hakkıdır. Alacaklı, borçlunun konkordato başvurusundan itibaren süreç hakkında bilgi alma hakkına sahiptir. Ticaret Sicil Gazetesi ilanları, komiser bildirimleri ve mahkeme dosyası incelemeleri bu hakkın kullanım araçlarıdır.

İkinci hak alacak bildirim hakkıdır. Alacaklı, komisere alacak beyannamesi vererek konkordato masasına dahil olur. Bu bildirim; alacağın gerçekliği, tutarı, niteliği (adi/rehinli/imtiyazlı) ve dayanak belgeleri kapsar. Süresinde yapılan bildirim, alacaklının süreçte oy hakkı kullanmasını sağlar.

Üçüncü hak oy kullanma hakkıdır. Alacaklılar toplantısında, konkordato projesi hakkında görüş bildirilir ve oy kullanılır. Proje, kaydedilmiş alacaklıların ve alacakların yarısını aşan bir çoğunluk ya da kaydedilmiş alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından imzalanmışsa kabul edilmiş sayılır; bu iki seçenekten birinin sağlanması yeterlidir (İİK m.302).

Alacak Bildirimi Süreci ve Detayları

Süre komiserin takdirine bırakılmış değildir. İİK m.299 uyarınca alacaklılar, komiser tarafından yapılacak ilan tarihinden itibaren onbeş gün içinde alacaklarını bildirmeye davet olunur. Bu, kanunun öngördüğü süredir. Bildirimin süresinde ve belgeli yapılması esastır; ancak süreyi kaçırmak her hâlde alacağın yok sayılması anlamına gelmez (aşağıdaki bilanço istisnasına bakınız).

Bildirim, komiserin belirlediği form ve içerik ile sunulur. Alacağın kaynağı (fatura, sözleşme, senet), tutarı, vadesi, teminatı (varsa) ve alacaklının iletişim bilgileri belirtilir. Ekli belgeler alacağın gerçekliğini kanıtlar; belge eksikliği alacağın reddedilmesine sebep olabilir.

Komiser, gelen bildirimleri inceler ve değerlendirir. Alacaklar; kabul, kısmen kabul, çekişmeli veya red şeklinde işlem görebilir. Komiserin kararı borçluya ve alacaklıya tebliğ edilir. Komiserin işlemlerine karşı asliye ticaret mahkemesine şikâyet yoluna gidilebilir (İİK m.290). Alacağı çekişmeli sayılan alacaklı ise İİK m.308/b uyarınca tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açmalıdır.

Toplantı Katılım Hakkı ve Oylama

Alacaklılar toplantısı, kesin mühlet aşamasında komiser tarafından düzenlenir. Alacaklılara bireysel bildirim yapılır; toplantı yer, tarih ve gündemi bildirilir. Alacaklı, toplantıya bizzat katılabilir veya vekil aracılığıyla temsil edilebilir.

Toplantıda konkordato projesi tartışılır; borçlu ve komiser görüş verir. Alacaklılar sorular sorabilir, revizyon önerilerinde bulunabilir. Projedeki teknik detaylar (indirim oranı, ödeme takvimi, teminatlar) müzakere edilir. Toplantı, konkordatonun kabulünde belirleyici bir aşamadır.

Oylama sonrası komiser tasdik raporu hazırlar ve mahkemeye sunar. Rapor, alacaklı çoğunluğunun durumunu, projenin uygulanabilirliğini ve konkordatonun tavsiyesini içerir. Alacaklıların projeye onayı, konkordatonun mahkeme tarafından tasdik edilmesi için temel koşuldur.

Alacaklının Karşılaştığı Rejim

Alacaklının süreçteki tüm hak ve yükümlülükleri, mühletin doğurduğu sonuçlar çerçevesinde şekillenir.

Uygulanan rejim

KonuKuralDayanak
Takip yasağıMühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun’a göre yapılanlar dâhil hiçbir takip yapılamaz, evvelce başlamış takipler dururİİK m.294
Geçici korumaİhtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmazİİK m.294
SürelerBir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemezİİK m.294
İmtiyazlı alacak206. maddenin birinci sırasındaki alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir; iflâs yoluyla takip yapılamazİİK m.294
FaizProje aksine hüküm içermedikçe rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi dururİİK m.294
Rehinli alacakKesin mühletin rehinli alacaklılar bakımından sonuçları ayrı maddede düzenlenmiştirİİK m.295
Komiser izniMühlet içinde komiserin izniyle kurulan işlemlerden doğan alacaklar takip yasağının dışındadır
SözleşmelerSözleşmelerin devamı esastır; konkordatoyu fesih sebebi sayan kayıtlar sonuç doğurmazİİK m.296

Beşinci satır, bildirimde gösterilecek tutarı belirler: rehinsiz alacaklarda faiz mühletle birlikte durduğundan, bildirimde asıl alacak ile mühlet tarihine kadar işlemiş faiz ayrı ayrı gösterilmelidir. Tek tutar hâlinde yapılan bildirim sonradan hesap tartışması doğurur.

Bildirmemek korumaz, yalnızca söz hakkını kaldırır. Süresinde alacağını bildirmeyen alacaklı proje müzakerelerine kabul edilmeyebilir; buna karşılık tasdik edilen konkordato tüm alacaklıları bağladığından bildirim yapmayan alacaklı da projenin sonuçlarına katlanır. Bu nedenle sürece katılmamak, alacağı proje dışında tutmaz.

Alacaklının Kullanabileceği Yollar

Sürecin her aşamasında alacaklının başvurabileceği farklı imkânlar vardır.

Yol haritası

Aşamaİmkân
Geçici mühletİlan üzerine süresinde itiraz edilmesi (İİK m.288)
Alacak kaydıAlacağın belgeleriyle süresinde bildirilmesi (İİK m.299)
İncelemeKomiser değerlendirmesine görüş bildirilmesi (İİK m.300)
ToplantıMüzakereye katılım ve oy kullanma
İltihakToplantı sonrası projeye katılım
TasdikŞartların sağlanmadığı iddiasıyla itiraz
Mühletin kaldırılmasıBaşarı ihtimalinin kalmadığı iddiasıyla talep
FesihTasdik sonrası ihlalde talep (İİK m.308/e)

Yedinci satır, sürecin uzadığı dosyalarda kullanılan imkândır: konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hâlinde mühletin kaldırılması istenebilir. Talebin komiser raporlarındaki somut tespitlere dayandırılması sonuç verme ihtimalini yükseltir.

Alacak kaydı için konkordato alacak kaydı dilekçesi rehberimize bakabilirsiniz.

Alacak Bildiriminde Denetlenecekler

Bildirimin içeriği, alacağın hangi sınıfta ve hangi tutarla kabul edileceğini belirler.

Bildirim unsurları

Unsurİçerik
TarafAlacaklının kimlik ve iletişim bilgileri
Asıl alacakAna para tutarının gösterilmesi
FaizMühlet tarihine kadar işlemiş faizin ayrı hesabı
NitelikRehinli, imtiyazlı veya adi ayrımı
TeminatRehin varsa kapsam ve değerleme
BelgeSözleşme, fatura ve cari hesap dökümü
DönemAlacağın doğduğu tarih
TalepAlacağın kabulü ve oy hakkının kullanılması

Dördüncü satır, komiser incelemesinde ilk bakılan husustur: alacağın niteliği doğru gösterilmediğinde sınıflandırma komiserin takdirine kalır ve alacaklının beklediğinden farklı bir sonuç doğabilir.

Belgesiz bildirim çekişmeli sayılma riskini artırır. Alacağın dayanağı olan belgeler eklenmediğinde, borçlunun itirazı karşısında komiserin alacağı kabul etmesi güçleşir. Çekişmeli sayılan alacak ayrı bir dava sürecine tabi olur ve oy hakkı bakımından farklı değerlendirilir.

Toplantı ve Oylamada Alacaklının Konumu

Oy hakkının kapsamı, alacağın niteliğine ve komiser değerlendirmesine göre belirlenir.

Oy hakkı

KonuDeğerlendirme
Kabul edilen alacakNisap hesabına dâhil edilmesi
Çekişmeli alacakHesaba katılıp katılmayacağına ve hangi oranda katılacağına mahkeme karar verir (m.302); alacak için tasdik ilanından itibaren bir ay içinde dava açılabilir (m.308/b)
Rehinli alacakm.298 uyarınca takdir edilen kıymet sonucunda teminatsız kalan kısım için hesaba katılır (m.302)
Hesaba katılmayanlarm.206 birinci sıradaki imtiyazlı alacaklılar ile borçlunun eşi, çocuğu, kendisinin ve evlilik bağı sona ermiş olsa dahi eşinin anası, babası ve kardeşi (m.302)
İlişkili tarafOrtak ve grup şirketi alacaklarının değerlendirilmesi
TemlikAlacağı devralanın konumu
İltihakToplantı sonrası projeye katılım
İtirazNisap hesabına tasdik aşamasında itiraz

Sekizinci satır, itirazın zamanını gösterir: nisaba ilişkin itirazlar toplantı tutanağına geçirilmeli, asıl inceleme ise tasdik aşamasında yapılmalıdır. İtiraz alacak bazında ve sayısal olarak somutlaştırılmalıdır.

Tasdik, muhalif alacaklıyı da bağlar. Projeye olumsuz oy veren veya hiç oy kullanmayan alacaklı da tasdik kararının sonuçlarına tabidir. Bu nedenle oylamada azınlıkta kalmak, alacaklıyı projeden muaf tutmaz; kalan yol tasdike itiraz ve şartları varsa sonraki dönemde fesih talebidir.

Süreç Boyunca İzlenecek Tarihler

Alacaklının hak kaybı yaşamaması, birkaç kritik tarihin takibine bağlıdır.

Tarih takvimi

AşamaKritik tarih
İlanGeçici mühlet ilanının yayımlandığı tarih
İtirazİlandan itibaren işleyen itiraz süresi
BildirimAlacak kaydı için tanınan süre
ToplantıAlacaklılar toplantısının günü
İltihakToplantı sonrası katılım süresi
TasdikTasdik kararının tarihi ve tebliği
İlk taksitProjede öngörülen ilk ödeme tarihi
İhlalGecikmenin kayda geçirildiği tarih

Yedinci satır, tasdik sonrası dönemin ilk kontrol noktasıdır: ilk taksitin ödenmemesi, projenin uygulanabilirliğine ilişkin baştaki değerlendirmeyi sorgulatır ve fesih sürecinin başlangıcını oluşturabilir.

Tarihler dosyada kayıt altına alınmalıdır. İlan, tebliğ ve ödeme tarihlerinin yazılı olarak izlenmesi; hem sürelerin hesaplanmasını hem de sonraki taleplerde dayanak gösterilmesini sağlar. Sözlü bilgiye dayanan takip, süre kaçırma riskini artırır.

Bildirim ilanı size gönderilmediyse: Alacak bildirim ilanının sureti adresi belli alacaklılara posta ile gönderilir (İİK m.299); bu yükümlülüğe aykırılık, öğrenmeden itibaren yedi gün içinde komiser işlemine şikâyet konusu olabilir. Ayrıntı: konkordato komiserinin işlemlerine şikâyet.

Alacağınızın vergisel durumu: Borçlu hakkında geçici mühlet kararı ilan edildiyse, takip yapmamış olsanız da o hesap dönemi itibarıyla şüpheli alacak karşılığı ayırabilirsiniz; ertesi yıla bırakılan karşılık ayrılamaz (VUK-112/2019-2 Sirküleri). Ayrıntı: konkordatoda alacaklının vergi durumu.

Yargıtay Kararlarında Konkordatoda Alacaklının Hakları: Mühletin Kaldırılması ve Kanun Yolu

İtiraz, oy ve fesih yollarının yanında alacaklının konumunu belirleyen iki konu daha vardır: borçlunun mühlet içinde malvarlığını eksiltmesi hâlinde kesin mühletin kaldırılması (İİK m.292) ve konkordato talebi reddedilip borçlunun iflasına karar verildiğinde alacaklının kanun yolu hakkı (İİK m.293/3, m.164). Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin iki kararı bu noktaları açıklar.

Alacaklının mühlet ve kanun yolu haklarına ilişkin Yargıtay kararları

KararUyuşmazlıkYargıtay’ın tespiti
Yargıtay 6. HD, E. 2025/4272, K. 2026/304, T. 22.01.2026Kesin mühlet içinde stokları boşaltılan, makine aksamı sökülen ve işçileri komiser izni alınmadan çıkarılan borçluİİK m.292/1’in (a), (b) ve (c) bentleri birlikte gerçekleşmiştir; mühletin kaldırılması ve iflas kararı yerindedir; onama.
Yargıtay 6. HD, E. 2022/1730, K. 2022/3442, T. 20.06.2022Konkordatonun reddi ve iflas kararına karşı alacaklının istinafı hukuki yarar yokluğundan reddedilmişİflastan etkilenen her alacaklının kanun yoluna başvurmada hukuki yararı vardır (m.293/3, m.164); bozma.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/4272, K. 2026/304, T. 22.01.2026

Halı üreticisi borçluya kesin mühlet verildikten sonra komiser heyeti, işyerinde üretimin tamamen durduğunu, stok kalmadığını, makinelerin bazı parçalarının eksik olduğunu ve bütün işçilerin komiser izni alınmadan çıkarıldığını tespit etti. İlk derece mahkemesi bu rapora dayanarak kesin mühleti kaldırdı ve şirketin iflasına karar verdi; borçlunun bu aşamada malvarlığının terki suretiyle konkordatoya geçme isteğini de kötü niyetli buldu. Yargıtay, İİK m.292/1’in (a), (b) ve (c) bentlerindeki koşulların birlikte gerçekleştiğini, malvarlığının terki suretiyle konkordatoda da borçlunun dürüst ve iyi niyetli olmasının ön koşul olduğunu belirterek istinafı esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararını onadı.

Kesin mühletin m.292 uyarınca kaldırılması komiserin yazılı raporuna bağlıdır; mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin karara karşı ise kanun yolu yoktur (İİK m.293/1). Bu nedenle alacaklı, malvarlığının eksiltildiğine dair bilgiyi sevk irsaliyesi, tespit tutanağı veya SGK çıkış kaydı gibi belgelerle komisere iletmeli, konkordatonun seyri ve borçlunun güncel malî durumu hakkında komiserden bilgi istemelidir (İİK m.290/2-f). Mahkeme bu kararı vermeden önce varsa alacaklılar kurulunu da duruşmaya davet eder (İİK m.292/3).

Kararın ilgili bölümü
“İİK’nın 292. maddesinin (a) bendinde yer alan “borçlunun mal varlığının korunması için iflasın açılmasının gerekmesi” (b) bendinde “konkordatonun başarıya ulaşmayacağı anlaşılıyorsa” ve (c) bendindeki “borçlunun İİK’nın 297. maddeye aykırı davranması ve komiserin talimatlarına uymaması ve alacaklıları zarara uğratma amacıyla mallarını kaçırması” koşullarının hep birlikte gerçekleştiği, bu durumda konkordato talebinin reddiyle iflasa re’sen karar verilmesi gerekmektedir.”

Kaynak: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/4272, K. 2026/304, T. 22.01.2026. Karar metni UYAP Emsal Karar Arama sisteminden alınmıştır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/1730, K. 2022/3442, T. 20.06.2022

İlk derece mahkemesi, rayiç değerlere göre borca batık olan, alacaklılar toplantısına katılmayan ve projesi kabul edilmeyen borçlunun konkordato talebini reddederek iflasına karar verdi. Bölge adliye mahkemesi, dosyaya müdahil alacaklının istinaf başvurusunu hukuki yarar yokluğundan reddetti. Yargıtay, İİK m.293’ün son fıkrasının m.164’e yollama yaptığını ve iflas nedeniyle hakları etkilenecek bütün alacaklıların kanun yoluna başvurmada hukuki yararı bulunduğunu belirterek kararı bozdu; dosya esastan istinaf incelemesi için geri gönderildi.

Kesin mühlet talebinin değerlendirilmesi sonucunda iflas kararı verilmeksizin konkordato talebi reddedilirse istinaf yolu yalnızca borçluya ve varsa konkordato talep eden alacaklıya açıktır, bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir (İİK m.293/2). Ret ile birlikte iflasa da hükmedilmişse İİK m.164 uygulanır: iflastan etkilenen alacaklı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinafa, bölge adliye mahkemesi kararına karşı yine iki hafta içinde temyize kendi adına başvurabilir. Başvuru iflasın ilanını ve masanın teşkilini durdurmaz (İİK m.164/3).

Kararın ilgili bölümü
“İİK’nın 164. maddesinde ise, ticaret mahkemesince verilen nihaî kararlara karşı kanun yolları düzenlenmiştir. Bahsi geçen hükümler uyarınca iflas nedeniyle hakları etkilenecek olan tüm alacaklılar ve diğer alakadarların bu karara karşı kanun yoluna başvurmada hukuki yararları bulunduğu izahtan vareste olup, bölge adliye mahkemesinin aksi yöndeki gerekçesinde isabet bulunmamaktadır.”

Kaynak: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/1730, K. 2022/3442, T. 20.06.2022. Karar metni UYAP Emsal Karar Arama sisteminden alınmıştır.

Mühletin kaldırılması yönündeki başvuruda 6. HD 2025/4272 E. sayılı karara, komiser raporundaki yerinde tespitlerle birlikte dayanılmalıdır. İflas kararına karşı istinafta hukuki yarar itirazına 6. HD 2022/1730 E. sayılı kararla cevap verilebilir; tebliğ tarihinin dosyada ayrıca kayda alınması, iki haftalık sürenin hesabında tartışmayı önler.

Sıkça Sorulan Sorular

Alacak bildirimi ne kadar sürelidir?
İİK m.299 uyarınca süre, komiserin yapacağı ilandan itibaren onbeş gündür. Süreyi kaçıran alacaklı, borçlunun bilançosunda kayıtlı ise konkordato projesinin müzakerelerine yine de kabul edilir; bilançoda kayıtlı değilse müzakerelere kabul edilmez.
Bildirim sırasında hangi belgeler gerekli?
Fatura, sözleşme, senet, dekont, cari hesap ekstresi gibi alacağı belgeleyen tüm evraklar. Belge eksikliği alacağın reddedilmesine yol açabilir.
Alacaklılar toplantısına katılamıyorsam ne yapabilirim?
Vekil aracılığıyla temsil edilebilirsiniz. Noter veya avukat vekaleti ile diğer bir kişi sizin adınıza oy kullanabilir.
Alacağım kabul edilmezse itiraz süresi nedir?
İki ayrı yol vardır. Komiserin işlemine karşı asliye ticaret mahkemesine şikâyet edilir (İİK m.290) ve bu şikâyet kesin olarak karara bağlanır. Alacağınız çekişmeli sayılmışsa, İİK m.308/b uyarınca tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açmanız gerekir; açılmazsa ayrılan pay size ödenmez.
Konkordatoyu kabul etmezsem sonuç ne olur?
Ret oyu tek başına konkordatoyu durdurmaz. Proje İİK m.302’deki iki çoğunluk seçeneğinden biriyle kabul edilir ve mahkeme m.305’teki tasdik şartlarının da gerçekleştiğini tespit ederse konkordato tasdik edilir; tasdik edilen konkordato, projeyi kabul etmeyen alacaklı için de bağlayıcıdır (m.308/c). Bu nedenle ret oyunun yanında, tasdik duruşmasından en az üç gün önce itiraz sebeplerinizi yazılı olarak bildirmeniz gerekir (m.304).
Alacak bildirimi süresi kanunen kaç gündür?
İİK m.299 uyarınca alacaklılar, komiserin yapacağı ilan tarihinden itibaren onbeş gün içinde alacaklarını bildirmeye davet olunur. Süre komiserin takdirine bırakılmış değildir.
Bildirim süresini kaçırdım, alacağım tamamen yanar mı?
Zorunlu değil. İİK m.299 uyarınca alacağını bildirmeyen alacaklı, borçlunun bilançosunda kayıtlı olmadıkça müzakerelere kabul edilemez. Bilançoda kayıtlıysanız süreyi kaçırmış olsanız da müzakerelere kabul edilirsiniz; bu nedenle komisere başvurup kaydın varlığını belgeleyin.
Konkordato projesi hangi çoğunlukla kabul edilir?
İki alternatiften biri yeterlidir (İİK m.302): kaydedilmiş alacaklıların ve alacakların yarısını aşan çoğunluk; veya kaydedilmiş alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunluk. Yani alacak tutarının üçte ikisini elinde tutan az sayıda alacaklı da projeyi kabul ettirebilir.
Rehinli alacağım oylamada nasıl hesaplanır?
Rehinle temin edilmiş alacaklar, takdir edilen kıymet sonucunda teminatsız kaldıkları kısım için çoğunluk hesabına katılır. Rehinle karşılanan kısım oylamada ağırlık oluşturmaz. Ayrıca İİK m.308/c uyarınca rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacak tasdik edilen konkordatodan etkilenmez.
Toplantıya katılamadım, projeye sonradan katılabilir miyim?
Evet. Toplantının bitimini takip eden yedi gün içinde gerçekleşen katılımlar da kabul olunur. Bu iltihak süresi uygulamada sıkça kaçırılır.
Alacağım çekişmeli sayıldı, ne yapmalıyım?
İİK m.308/b uyarınca tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açmalısınız. Süre komiserin tebliğinden değil, tasdik kararının ilanından işler. Dava açılmazsa size ayrılan pay ödenmez ve borçluya iade edilir.
Konkordatoya ret oyu verdim, yine de bağlanır mıyım?
Evet. Tasdik edilen konkordato, projeye katılmayan ve ret oyu veren alacaklılar bakımından da bağlayıcıdır. Bağlayıcılık, konkordato talebinden önce ve komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan alacakları kapsar; tasdik kararından sonra doğan alacaklar kapsam dışındadır.
Borçlu tasdikten sonra ödeme yapmıyor, ne yapabilirim?
İİK m.308/e uyarınca kendisine ifada bulunulmayan alacaklı, tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir; kazandığı yeni hakları da korur. Karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna gidilebilir (7499 sayılı Kanunla on günden iki haftaya çıkarılmıştır). Konkordato kötü niyetle sakatlanmışsa İİK m.308/f uyarınca tamamen feshi istenebilir.
Konkordato reddedilip borçlunun iflasına karar verilirse alacaklı bu karara karşı istinafa başvurabilir mi?
Evet. Ret ile birlikte iflas kararı verilmişse İİK m.293/3 yollamasıyla m.164 uygulanır ve tebliğden itibaren iki hafta içinde istinafa başvurulabilir; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2022/1730, K. 2022/3442 sayılı kararında iflas nedeniyle hakları etkilenecek bütün alacaklıların kanun yoluna başvurmada hukuki yararı bulunduğunu kabul etmiştir. Kesin mühlet aşamasında iflas kararı verilmeksizin verilen ret kararlarında ise istinaf yalnızca borçluya ve varsa konkordato talep eden alacaklıya açıktır (İİK m.293/2).
Borçlu mühlet içinde malvarlığını kaçırıyorsa alacaklı ne yapabilir?
Durumu belgeleriyle komisere bildirmelidir; mahkeme komiserin yazılı raporu üzerine kesin mühleti kaldırarak konkordato talebini reddeder ve iflasa tabi borçlunun iflasına resen karar verir (İİK m.292). Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2025/4272, K. 2026/304 sayılı kararında stokların boşaltıldığı ve makine aksamının söküldüğü bir dosyada bu sonucu onamıştır.

Resmî kaynaklar: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (m.285 vd.). Kanun metinleri mevzuat.gov.tr’deki güncel hâliyle verilmiştir.

İlgili Rehberler

Konunuza özel değerlendirme için ekibimizle iletişime geçin.

📞 0554 648 37 15  |  💬 WhatsApp

Alacak İtirazı Süreci ve Delil Yükü

Burada iki farklı yol karıştırılmamalıdır. Komiserin bir işlemine itiraz ediliyorsa yol şikâyettir ve asliye ticaret mahkemesine yapılır (İİK m.290). Alacak çekişmeli olarak kaydedilmişse, İİK m.308/b uyarınca tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açılması gerekir; bu süre kaçırılırsa alacaklıya ayrılan pay kendisine ödenmez ve borçluya iade edilir.

İtiraz dilekçesi somut ve belgelenmiş olmalıdır. Alacağın gerçekliği, tutarı ve niteliği için ayrı ayrı deliller sunulur. Genel ve soyut itirazlar mahkeme tarafından reddedilir.

Komiserin işlemine karşı yapılan şikâyet üzerine asliye ticaret mahkemesinin verdiği karar kesindir (İİK m.290). Çekişmeli alacak için m.308/b uyarınca açılan dava ise genel hükümlere tabidir; tasdik kararının kendisine karşı ise itiraz eden alacaklı, kararın ilanından itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir (m.308/a).

Alacaklıların Ortak Hareket Etme Avantajları

Bireysel alacaklıların gücü sınırlıdır; ancak ortak hareket ettiklerinde konkordato sürecinde önemli bir belirleyici konum elde edebilirler. Alacaklılar kurulu ve gayri resmi alacaklı grupları bu ortak hareketin araçlarıdır.

Alacaklılar kurulu, mahkemece kesin mühlet kararıyla birlikte veya kesin mühlet içinde uygun görülecek bir zamanda, komiserin de görüşü alınarak oluşturulur; kurul yedi alacaklıyı geçmeyen tek sayıda üyeden oluşur ve üyelere ücret takdir edilmez. Hukuki nitelikleri farklı alacaklı sınıfları ve varsa rehinli alacaklılar kurulda hakkaniyete uygun şekilde temsil edilir. Kurul her ay en az bir kez toplanır, kararlarını hazır bulunanların oy çokluğuyla alır ve komiser bu kararları tutanağa bağlar; kurulun zorunlu olarak oluşturulacağı hâller Adalet Bakanlığı yönetmeliğinde gösterilir (İİK m.289/4). Kurul komiserin faaliyetlerine nezaret eder, komisere tavsiyede bulunabilir ve komiserin faaliyetlerini yeterli bulmazsa gerekçeli bir raporla değiştirilmesini mahkemeden isteyebilir (İİK m.290).

Ortak avukat tutma maliyet paylaşımı ve profesyonel temsil açısından etkin bir yöntemdir. Küçük alacaklılar bireysel avukat tutmak zor olabilir; ancak grup hâlinde profesyonel destek almak mümkündür.

Ortak hareket eden alacaklıların stratejileri arasında; proje revizyon önerileri, muvazaa iddialarının araştırılması, komiser değişikliği talebi ve teminat artışı önerileri sayılabilir.

Bildirimi Kaçırdım: Alacağım Tümüyle Yandı mı?

Konkordato ilanını geç fark eden alacaklıların ilk düşüncesi alacaklarını tamamen kaybettikleri olur. Kanunun kurduğu denge bundan farklıdır.

İİK m.299’un ikinci cümlesi açıktır: alacaklarını bildirmeyen alacaklılar, bilançoda kayıtlı olmadıkça konkordato projesinin müzakerelerine kabul edilemez. Cümlenin kilit kısmı “bilançoda kayıtlı olmadıkça” ifadesidir. Yani borçlunun kendi kayıtlarında alacağınız görünüyorsa, bildirim süresini kaçırmış olsanız dahi müzakerelere kabul edilirsiniz.

Bunun pratik sonucu şudur: süreyi kaçırdıysanız yapılacak ilk iş, komisere başvurup borçlunun bilanço ve ticari defterlerinde alacağınızın kayıtlı olup olmadığını sorgulamak, kayıtlıysa bunu belgeleyerek cetvele alınmayı talep etmektir. Cari hesap ekstresi, mutabakat yazısı ve fatura kayıtları bu talebi destekler.

Yine de bu bir güvence değil, istisnadır. Bilançoda kayıtlı olmayan alacak bakımından süreyi kaçırmak gerçekten ağır sonuç doğurur. Bu nedenle ilanın takip edilmesi ve onbeş günlük sürenin ilk günlerinde bildirim yapılması esastır.

Oylama Nisabı: İki Alternatif Çoğunluktan Biri Yeter

Konkordato projesinin kabul edilmiş sayılması için İİK m.302 iki ayrı çoğunluk öngörür; bunlardan birinin sağlanması yeterlidir:

Birinci ihtimal: kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını aşan bir çoğunluk.
İkinci ihtimal: kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk.

İkinci ihtimal uygulamada belirleyicidir: alacaklıların büyük çoğunluğu projeye karşı olsa bile, alacak tutarının üçte ikisini elinde tutan az sayıda büyük alacaklı projeyi kabul ettirebilir. Küçük alacaklılar bakımından bu, sayısal üstünlüğün tek başına yeterli olmadığı anlamına gelir.

Oylamada yalnızca konkordato projesinden etkilenen alacaklılar oy kullanır. Çoğunluk hesabında dikkate alınmayanlar ise şunlardır: İİK m.206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı alacakların alacaklıları ile borçlunun eşi ve çocuğu, kendisinin ve evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi eşinin anası, babası ve kardeşi.

Rehinli alacaklılar bakımından özel kural vardır: rehinle temin edilmiş alacaklar, takdir edilen kıymet sonucunda teminatsız kaldıkları kısım için hesaba katılır. Yani rehinle karşılanan kısım oylamada ağırlık oluşturmaz.

Toplantı Çağrısı ve İltihak Süresi: Kaçırılan Yedi Gün

Alacaklılar toplantısına komiser başkanlık eder ve borçlunun durumu hakkında rapor verir; borçlu açıklama yapmak üzere toplantıda hazır bulunmakla yükümlüdür.

Toplantı çağrısı ilanla yapılır ve ilan ile toplantı günü arasında en az on beş gün bulunmalıdır. Bu süre, alacaklının projeyi inceleyip pozisyon alması için tanınmıştır.

Az bilinen ve çoğu zaman fırsat kaçırılan nokta şudur: müzakereler sonucunda düzenlenen konkordato tutanağı kabul ve ret oylarını içerecek şekilde derhâl imzalanır; ancak toplantının bitimini takip eden yedi gün içinde gerçekleşen katılımlar da kabul olunur. Toplantıya katılamamış ya da kararsız kalmış bir alacaklı, bu yedi günlük iltihak süresi içinde projeye katılabilir.

Komiser, katılım süresinin bitiminden itibaren en geç yedi gün içinde konkordatoya ilişkin bütün belgeleri ve gerekçeli raporunu mahkemeye tevdi eder. Komiserin bu sürecendeki rolü için konkordato komiseri: görevleri, yetkileri ve sorumluluğu sayfamıza bakabilirsiniz.

Alacağınız Çekişmeli Sayıldıysa: Bir Aylık Dava Süresi

Komiser, bildirilen alacakları kabul, kısmen kabul, çekişmeli veya ret olarak değerlendirebilir. “Çekişmeli” nitelendirmesi alacağın reddedildiği anlamına gelmez; ihtilaflı sayıldığı ve ayrı bir yargılamayı gerektirdiği anlamına gelir.

Bu durumda izlenecek yol İİK m.308/b’de düzenlenmiştir: alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Sürenin başlangıcı komiserin tebliği değil, tasdik kararının ilanıdır — bu ayrım uygulamada sıkça karıştırılır.

Dava süresinde açılmazsa sonuç ağırdır: mahkeme çekişmeli alacağa isabet eden payın bankaya yatırılmasına karar vermişse alacaklı bu paydan ödeme isteyemez ve pay borçluya iade edilir (İİK m.308/b). Alacaklı alacağını genel hükümlere göre yine dava edebilir; ancak bu dava m.308/b’deki özel davadan yararlanmaz, arabuluculuk dahil genel hükümlere tabi olur ve tahsil tasdik edilen konkordato şartlarına bağlı kalır (İİK m.308/c).

Komiserin bir işlemine yönelik itiraz ise farklı bir yoldur: bu, İİK m.290 uyarınca asliye ticaret mahkemesine yapılan şikâyettir ve mahkeme bu şikâyeti kesin olarak karara bağlar.

Tasdikin Bağlayıcılığı ve Rehinli Alacaklının Konumu

Tasdik edilen konkordato, projeye katılmayan ve hatta ret oyu vermiş alacaklılar bakımından da bağlayıcıdır. Alacaklının “ben kabul etmedim, beni bağlamaz” demesi mümkün değildir.

Bağlayıcılığın kapsamı da bellidir: konkordato, konkordato talebinden önce doğan alacakları ve komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan alacakları kapsar. Tasdik kararından sonra doğan alacaklar konkordato kapsamında değildir ve bunlar için genel hükümlere göre hareket edilebilir.

Rehinli alacaklılar bakımından ise İİK m.308/c özel bir koruma getirir: rehinli alacaklıların, rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları tasdik edilen konkordatodan etkilenmez. Rehinle karşılanmayan kısım ise adi alacak gibi konkordatoya tabidir. Rehinli alacaklı bakımından bu nedenle rehne konu malın kıymet takdiri, oylamadaki ağırlıktan tahsil oranına kadar her şeyi belirler.

🗺️ Konkordato Konu Haritası

Konkordato sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

📋 Güncel Liste ve Sorgulama

⏳ Mühlet Rejimi

👤 Konkordato Komiseri

💼 Alacaklının Konumu

⚖️ Başvuru, Proje ve Sonuç

🏭 Sektörel ve Özel Durumlar

🛰️ Güncel takip: Konkordato ilanlarını gün gün izlemek için Konkordato Radarı sayfamızı kullanabilirsiniz.

Borçlu Ödemezse: Kısmen ve Tamamen Fesih

Tasdik, sürecin sonu değildir. Borçlu projede öngörülen ödemeleri yapmazsa alacaklının elinde iki ayrı yol vardır.

Kısmen fesih (İİK m.308/e). Kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı, konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte, konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir. Fesih yalnızca o alacaklı bakımından sonuç doğurur; diğer alacaklılar için konkordato yürürlükte kalır. İhlal, ödemenin belirlenen zamanda yapılmaması şeklinde olabileceği gibi belirlenen oranda yapılmaması şeklinde de gerçekleşebilir.

Fesih talebi üzerine verilecek hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf, bölge adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir (İİK m.308/e; süreler 7499 sayılı Kanunla 1 Haziran 2024’ten itibaren on günden iki haftaya çıkarılmıştır). Kanun yollarının tamamı için konkordatoda kanun yolları yazımıza bakabilirsiniz.

Tamamen fesih (İİK m.308/f). Her alacaklı, kötü niyetle sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden isteyebilir. Bu yol, borçlunun konkordatoyu hileli biçimde elde ettiğinin sonradan anlaşıldığı hâllere özgüdür ve sonucu tüm alacaklıları etkiler. Karar kesinleştiğinde durum ilan edilir ve ilgili yerlere bildirilir.

Sürecin bütününü görmek için konkordato şartları ve başvuru süreci sayfamıza bakabilirsiniz.

Post by Av. Fatma Öztürk