Konkordato başvurusunda görevli mahkeme her hâlde asliye ticaret mahkemesidir. Değişen görev değil, yetkidir — yani hangi yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurulacağıdır. İİK m.285/3, bu ayrımı borçlunun iflâsa tabi olup olmamasına göre yapar. Bu sayfada yetki kuralını kanun metnine sadık kalarak, sık karşılaşılan yanlış bilgileri de göstererek açıklıyoruz.
Kanun Ne Diyor? İİK m.285/3’ün Tam Metni
İcra ve İflâs Kanunu m.285/3 şu hükmü içerir: “Yetkili ve görevli mahkeme; iflâsa tabi olan borçlu için 154 üncü maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı yerdeki, iflâsa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesidir.”
Bu tek cümlede üç bilgi vardır:
| Unsur | Kural |
|---|---|
| Görev | Her hâlde asliye ticaret mahkemesi. Borçlunun sermaye şirketi, gerçek kişi tacir veya tacir olmayan bir kişi olması görevi değiştirmez |
| Yetki — iflâsa tabi borçlu | İİK m.154/1 veya m.154/2’de yazılı yerdeki asliye ticaret mahkemesi |
| Yetki — iflâsa tabi olmayan borçlu | Yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi |
İnternette en sık rastlanan yanlış: Birçok kaynakta yetki kuralı “sermaye şirketlerinde merkez, gerçek kişilerde yerleşim yeri” şeklinde anlatılır. Bu hatalıdır. Kanunun ölçütü şirket türü değil, iflâsa tabi olup olmamaktır. Ticaret siciline kayıtlı bir gerçek kişi tacir de iflâsa tabidir; onun bakımından yetkili yer, yerleşim yeri değil İİK m.154 uyarınca muamele merkezidir. İkisi çoğu zaman aynı yer olsa da, ev adresi ile işyeri farklı illerdeyse bu ayrım dosyanın kaderini belirler.
Muamele merkeziniz ile kayıtlı adresiniz farklı mı?
Yetkisiz mahkemeye yapılan başvuru haftalar kaybettirir. Başvurudan önce birlikte netleştirelim. Ankara — Av. Fatma Öztürk, Hukukçular Evi.
İflâsa Tabi Borçlularda Yer: İİK m.154/1 ve m.154/2
İİK m.285/3, iflâsa tabi borçlular bakımından yeri kendisi tarif etmez; İİK m.154’ün ilk iki fıkrasına yollama yapar. O fıkralar şunları söyler:
| Fıkra | Yazılı yer | Uygulandığı hâl |
|---|---|---|
| m.154/1 | Borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahal | Genel kural — yurt içinde faaliyet gösteren tacirler |
| m.154/2 | Türkiye’deki şubenin, birden fazla şube varsa merkez şubenin bulunduğu yer | Merkezleri yurt dışında bulunan ticari işletmeler |
Dikkat edilecek nokta, m.285/3’ün yollamasının m.154/1 ve m.154/2 ile sınırlı olmasıdır. İİK m.154/3’te yer alan yetki sözleşmesi hükümleri bu yollamanın dışındadır; konkordato bakımından yetkiyi belirleyen, kanunun gösterdiği yerdir.
"Muamele merkezi" ne demektir?
Muamele merkezi, işletmenin fiilen yönetildiği ve ticari işlemlerinin yürütüldüğü yerdir. Ticaret siciline kayıtlı adres ile fiilî yönetim yeri farklıysa, uygulamada ikisi arasında değerlendirme yapılır. Aşağıdaki emareler muamele merkezinin tespitinde kullanılır:
| Emare | Neyi gösterir |
|---|---|
| Yönetim kurulu ve genel kurul toplantılarının yapıldığı yer | Karar organının fiilen nerede çalıştığı |
| Muhasebe ve defterlerin tutulduğu yer | İdarî işlemlerin merkezi |
| Banka hesaplarının yönetildiği şube | Malî işlemlerin yürütüldüğü yer |
| Ana sözleşmelerin imzalandığı ve yazışmaların yapıldığı adres | Dış temsil merkezi |
| Personelin ve idarî kadronun bulunduğu yer | Fiilî faaliyetin ağırlık merkezi |
| Üretim tesisinin bulunduğu yer | Tek başına belirleyici değildir; üretim ile yönetim farklı yerlerde olabilir |
Uygulamada en çok tartışma çıkan senaryo şudur: şirketin ticaret sicili kaydı bir ilde, fabrikası başka bir ilde, genel müdürlüğü ise üçüncü bir ildedir. Bu durumda başvuru öncesinde muamele merkezinin hangi il olduğuna dair bir değerlendirme yapılması ve dilekçede bu hususun gerekçelendirilmesi yerinde olur.
"İflâsa Tabi Olmak" Ne Anlama Gelir?
Yetki kuralının ekseni bu kavramdır. İflâsa tabi olmak, kişinin iflâs yoluyla takibe elverişli olması demektir. Aşağıdaki tablo, konkordato bakımından pratik ayrımı gösterir:
| Borçlu | İflâsa tabi mi? | Yetkili yer | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Anonim şirket | Evet | Muamele merkezi | İİK m.285/3 + m.154/1 |
| Limited şirket | Evet | Muamele merkezi | İİK m.285/3 + m.154/1 |
| Kooperatif | Evet | Muamele merkezi | İİK m.285/3 + m.154/1 |
| Kollektif ve komandit şirket | Evet | Muamele merkezi | İİK m.285/3 + m.154/1 |
| Gerçek kişi tacir | Evet | Muamele merkezi — yerleşim yeri değil | İİK m.285/3 + m.154/1 |
| Merkezi yurt dışında olan ticari işletme | Evet | Türkiye’deki şube; birden fazlaysa merkez şube | İİK m.285/3 + m.154/2 |
| Tacir olmayan gerçek kişi | Hayır | Yerleşim yeri | İİK m.285/3 |
| Dernek, vakıf gibi tacir sıfatı olmayan tüzel kişiler | Kural olarak hayır | Yerleşim yeri | İİK m.285/3 |
📌 Neden bu ayrım önemli? Konkordato tacirlere özgü bir kurum değildir. İİK m.285/1 “herhangi bir borçlu” ifadesini kullanır; tacir olmayan gerçek kişiler de konkordato talep edebilir. Ancak onların dosyası, görevi asliye ticaret mahkemesinde kalmakla birlikte, yerleşim yeri ölçütüne göre yer bakımından belirlenir.
Yargılamanın Niteliği: Çekişmesiz Yargı
Konkordato yargılaması klasik bir çekişmeli dava değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.382/2-(f), icra ve iflâs hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında "konkordato mühleti verilmesi ve komiserin atanması" ile "konkordatonun tasdiki" işlerini açıkça sayar.
Bunun pratik sonuçları vardır. HMK m.385 uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde, niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulü uygulanır ve aksine hüküm bulunmadıkça re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. Yani hâkim, yalnızca tarafların sunduğu belgelerle bağlı kalmaz; gerekli gördüğü bilgi ve belgeleri kendiliğinden toplatabilir.
| Sonuç | Anlamı |
|---|---|
| Re’sen araştırma | Mahkeme, sunulan belgelerle yetinmeyip kendiliğinden inceleme yapabilir; komiserden ek rapor isteyebilir |
| Basit yargılama usulü | Süreç, çekişmeli davalara göre daha hızlı işleyecek biçimde kurgulanmıştır |
| Delil sunma yükü | Belgeleri eksiksiz sunmak yine borçlunun yükümlülüğüdür; re’sen araştırma bu yükü ortadan kaldırmaz |
| İtiraz eden alacaklı | İİK m.288/2 uyarınca ilândan itibaren yedi gün içinde dilekçeyle itiraz edebilir; mahkeme bu sebepleri dikkate almak zorundadır (İİK m.289/2) |
Yetkisiz Mahkemeye Başvurulursa Ne Olur?
Yetkisiz mahkemeye yapılan başvuru, konkordatoyu tamamen kaybettirmez; ancak ciddi zaman ve hak kaybı doğurabilir. Uygulamadaki akış şöyledir:
| Aşama | Ne olur |
|---|---|
| Yetkisizlik tespiti | Mahkeme yetkisiz olduğunu tespit ederse yetkisizlik kararı verir |
| Dosyanın gönderilmesi | HMK’da öngörülen süre içinde talep edilirse dosya yetkili mahkemeye gönderilir |
| Alınmış tedbirler | Yetkisiz mahkemece verilmiş tedbir kararlarının akıbeti ayrıca değerlendirilir; bu aralıkta borçlunun korumasız kalma riski doğar |
| Süre kaybı | Dosyanın yeni mahkemede ele alınması haftalar sürebilir — bu süre boyunca takip yasağı işlemeyebilir |
| Gider avansı | Yeni mahkemede yeniden değerlendirme gerekebilir |
Asıl risk zamanlamadadır. Konkordatoya başvuran borçlu, çoğu zaman icra baskısı altındadır. İİK m.288/1 uyarınca geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur — yani takip yasağı geçici mühlet kararıyla birlikte başlar. Yetkisizlik nedeniyle geçici mühlet kararının gecikmesi, bu korumanın da gecikmesi anlamına gelir. Alacaklılar bu aralıkta haciz uygulayabilir.
Kim Başvurabilir? Borçlu ve Alacaklı Ayrımı
İİK m.285 iki ayrı başvuru yolu tanır ve bunların usulü farklıdır:
| Başvuran | Şart | Belgeleri kim hazırlar | Masrafı kim öder |
|---|---|---|---|
| Borçlu (m.285/1) | Borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyememesi veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunması | Borçlu — İİK m.286 belgeleriyle birlikte başvurur | Borçlu |
| Alacaklı (m.285/2) | İflâs talebinde bulunabilecek alacaklı olması ve gerekçeli bir dilekçeyle başvurması | Borçlu — mahkemenin vereceği makul süre içinde eksiksiz sunar | Alacaklı — belgelerin hazırlanma masrafını karşılar |
Alacaklının başvurduğu hâlde bir ek risk vardır: borçlu, m.286 belge ve kayıtlarını süresinde ve eksiksiz sunmazsa geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının konkordato talebi de reddedilir (İİK m.287/2). Yani alacaklının başvurusu, borçlunun işbirliğine bağlıdır.
Gider Avansı: Mahkemenin Takdirinde Değil
İİK m.285/4 uyarınca konkordato talebinde bulunan, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan tarifede belirtilen konkordato gider avansını yatırmaya mecburdur. Aynı fıkra, bu durumda HMK m.114 ve m.115’in kıyasen uygulanacağını düzenler.
| Soru | Cevap |
|---|---|
| Tutarı kim belirler? | Adalet Bakanlığı tarifesi — mahkemenin takdiri değildir |
| Hukuki niteliği nedir? | HMK m.114-115 kıyasen uygulandığından dava şartı gibi ele alınır |
| Yatırılmazsa ne olur? | Mahkeme kesin süre verir; süre içinde tamamlanmazsa talep usulden reddedilir |
| Ne zaman yatırılmalı? | Başvuruyla birlikte — bütçelemesi başvuru öncesinde yapılmalıdır |
| Diğer masraflar dâhil mi? | Hayır. Komiser ücreti, bilirkişi ücreti, bağımsız denetim bedeli ve ilân giderleri avanstan ayrıdır |
Güncel tutarlar ve toplam maliyet planlaması için Konkordato Masrafları ve Gider Avansı rehberimize bakabilirsiniz.
Başvurudan Sonra Mahkeme Ne Yapar?
| Aşama | Mahkemenin işlemi | Dayanak |
|---|---|---|
| Belge incelemesi | İİK m.286 belgelerinin eksiksiz olduğunu tespit ederse derhâl geçici mühlet kararı verir | İİK m.287/1 |
| Tedbirler | Borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır | İİK m.287/1 |
| Komiser görevlendirme | Geçici konkordato komiseri atar; alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser görevlendirilebilir | İİK m.287/3 |
| Bağımsız denetçi şartı | Üç komiser görevlendirilirse biri, mahkemenin bulunduğu ilde faaliyet göstermek şartıyla KGK tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetçiler arasından seçilir | İİK m.287/3 |
| İlân ve bildirim | Karar ticaret sicili gazetesinde ve resmî ilân portalında ilân olunur; tapu, ticaret sicili, vergi dairesi, gümrük ve posta idareleri, TBB, TKBB, odalar, borsalar ve SPK’ya bildirilir | İİK m.288/2 |
| Kanun yolu | Geçici mühlet talebinin kabulü, komiser görevlendirilmesi, uzatma ve tedbir kararlarına karşı kanun yoluna başvurulamaz | İİK m.287 son fıkra |
Başvuru dosyanızı yetki ve belge yönünden birlikte denetleyelim.
Belgeler tamsa mühlet derhâl gelir; bir eksiklik süreci en başında tıkar. Ankara — Av. Fatma Öztürk, Hukukçular Evi.
Dilekçede Yetkiyi Nasıl Gerekçelendirmelisiniz?
Muamele merkezi ile sicil adresi aynı ilde ise yetki tartışma konusu olmaz. Ancak farklıysa, başvuru dilekçesinde yetkinin ayrı bir bent olarak gerekçelendirilmesi, mahkemenin re’sen yapacağı incelemeyi kolaylaştırır ve yetkisizlik riskini düşürür. Aşağıda örnek bir bent yer almaktadır.
Hazır başvuru dilekçesinin tamamı için Konkordato Talebi Dilekçesi Örneği sayfamıza bakabilirsiniz.
Konkordato Yetkisi ile İflâs Davası Yetkisi Aynı mı?
İkisi aynı yere işaret ediyor gibi görünse de rejimleri farklıdır. Konkordatoda İİK m.285/3, İİK m.154’ün yalnızca ilk iki fıkrasına yollama yapar; üçüncü fıkra bu yollamanın dışındadır.
| Ölçüt | Konkordato | İflâs davası |
|---|---|---|
| Dayanak | İİK m.285/3 (m.154/1-2’ye yollamayla) | İİK m.154 |
| Görevli mahkeme | Asliye ticaret mahkemesi | Ticaret mahkemesi |
| İflâsa tabi borçluda yer | Muamele merkezi | Muamele merkezi |
| İflâsa tabi olmayan borçluda yer | Yerleşim yeri — konkordato tacir olmayanlara da açıktır | Söz konusu değildir; iflâs yalnızca iflâsa tabi kişiler hakkındadır |
| Yargılamanın niteliği | Mühlet ve tasdik çekişmesiz yargı işidir (HMK m.382/2-f) | Doğrudan doğruya iflâs da çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmıştır |
| Yetki sözleşmesi | Kanun yeri doğrudan belirler | İİK m.154/3 uyarınca iflâs davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz |
Pratik sonuç şudur: konkordato başvurusunda bulunacak tacir olmayan bir borçlu için iflâs davası yetki kurallarını uygulamaya çalışmak yanlış sonuç verir. Onun bakımından ölçüt yerleşim yeridir.
Uygulamada Karşılaşılan Özel Durumlar
| Durum | Yetki bakımından değerlendirme |
|---|---|
| Holding ve grup şirketleri | Her şirket ayrı tüzel kişiliğe sahiptir; yetki her biri için kendi muamele merkezine göre belirlenir. Grup şirketlerinin eş zamanlı başvurusunda dosyaların ayrı mahkemelerde görülmesi ihtimali doğar |
| Merkez ile fabrikanın farklı illerde olması | Belirleyici olan üretim yeri değil, işletmenin fiilen yönetildiği yerdir |
| Sicil adresi ile fiilî adresin farklı olması | Muamele merkezi fiilî duruma göre değerlendirilir; başvuruda bu husus gerekçelendirilmelidir |
| Yurt dışı merkezli şirketin Türkiye şubesi | İİK m.154/2 uyarınca Türkiye’deki şube; birden fazla şube varsa merkez şube esas alınır |
| Adi ortaklık | Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur; başvuru ortaklar bakımından değerlendirilir |
| Tacir olmayan gerçek kişi | Yerleşim yeri asliye ticaret mahkemesi yetkilidir; görev yine asliye ticaret mahkemesindedir |
| Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yer | Bu yerlerde asliye hukuk mahkemesi, ticaret mahkemesi sıfatıyla görevi yerine getirir |
| Borçlunun merkezini başvuru öncesi taşıması | Yetkiyi değiştirmek amaçlı merkez nakli, mahkemece değerlendirmeye tabi tutulabilir |
Yetki ve Görev Konusunda Sekiz Hata
| Hata | Doğrusu |
|---|---|
| Tacir olmayan borçlu için asliye hukuk mahkemesine başvurmak | Görev her hâlde asliye ticaret mahkemesindedir; değişen yalnızca yetkili yerdir |
| Gerçek kişi taciri "yerleşim yeri" grubuna koymak | Gerçek kişi tacir iflâsa tabidir; onun bakımından yer muamele merkezidir |
| Sicil adresini otomatik olarak muamele merkezi saymak | Muamele merkezi fiilî yönetim yeridir; sicil adresi tek başına belirleyici değildir |
| Grup şirketleri için tek dosya açmayı beklemek | Her tüzel kişilik için yetki ayrı ayrı belirlenir |
| Yurt dışı merkezli şirkette yurt dışı merkezi esas almak | İİK m.154/2 uyarınca Türkiye’deki şube, birden fazlaysa merkez şube esas alınır |
| Gider avansını sonraya bırakmak | HMK m.114-115 kıyasen uygulanır; eksiklik giderilmezse talep usulden reddedilir |
| Geçici mühlet kararına istinafa gitmeye çalışmak | İİK m.287 son fıkra uyarınca bu kararlara karşı kanun yolu kapalıdır |
| Yetkisizlik riskini göze alıp "nasılsa gönderilir" demek | Dosya gönderilse bile geçen süre boyunca takip yasağı korumasından yararlanılamayabilir |
Yetki Belirlendikten Sonra İşleyen Rejim
Doğru mahkemeye yapılan başvuru, mühlet kararıyla birlikte alacaklılar bakımından geniş sonuçlar doğurur. Yetki tartışması bu nedenle sürecin başında çözülmelidir.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Takip yasağı | Mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun’a göre yapılanlar dâhil hiçbir takip yapılamaz, evvelce başlamış takipler durur | İİK m.294 |
| Geçici koruma | İhtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz | İİK m.294 |
| Süreler | Bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez | İİK m.294 |
| İmtiyazlı alacak | 206. maddenin birinci sırasındaki alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir; iflâs yoluyla takip yapılamaz | İİK m.294 |
| Faiz | Proje aksine hüküm içermedikçe rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur | İİK m.294 |
| Komiser izni | Mühlet içinde komiserin izniyle kurulan işlemlerden doğan alacaklar takip yasağının dışındadır | |
| İzne tabi işlemler | Borçlunun bazı tasarrufları izne bağlıdır; izinsiz işlem hükümsüzdür | |
| Şikâyet | Mühlete rağmen yapılan takip işlemlerine karşı icra hukuk mahkemesine şikâyet edilir |
Birinci satır, yetkisiz mahkemeden alınan bir mühlet kararının neden tartışma yarattığını açıklar: karar, ülke genelindeki tüm takipleri etkileyen bir sonuç doğurur. Bu nedenle yetki itirazının ilk aşamada ve süresinde ileri sürülmesi, alacaklı bakımından önemli bir savunma aracıdır.
Muamele merkezi, kayıtla değil fiilî durumla belirlenir. Yetki bakımından esas alınan yer, borçlunun işlemlerinin fiilen yürütüldüğü merkezdir. Ticaret sicilindeki adres tek başına belirleyici değildir; çalışan sayısı, banka hesap hareketleri, faturaların düzenlendiği yer ve yönetim kararlarının alındığı yer birlikte değerlendirilir. Yetki itirazında bu unsurların belgeyle ortaya konması gerekir.
Başvuru Öncesi Yetki Kontrolü
Yanlış mahkemeye yapılan başvuru, süreç bakımından zaman kaybına yol açar.
| Konu | Ne kontrol edilir |
|---|---|
| Sıfat | Borçlunun iflâsa tabi olup olmadığı |
| Merkez | Muamele merkezinin fiilen nerede olduğu |
| Sicil | Ticaret sicilindeki adresle fiilî durumun uyumu |
| Şube | Şube faaliyetlerinin yetkiyi etkileyip etkilemediği |
| Grup şirketi | Her şirket bakımından ayrı değerlendirme yapılması |
| Görev | Asliye ticaret mahkemesinin görevli olması |
| Yargı türü | Yargılamanın niteliği ve uygulanacak usul |
| Belge | Yetkiyi gösteren kayıt ve belgelerin dilekçeye eklenmesi |
Beşinci satır, holding yapılarında en sık yapılan hatayı önler: grup şirketlerinin eş zamanlı başvurusunda dahi her şirket bakımından yetki ayrı ayrı değerlendirilir. Ortak merkez varsayımıyla yapılan tek başvuru, bazı şirketler bakımından yetkisizlikle sonuçlanabilir.
Süreç için konkordato şartları ve süreci rehberimize bakabilirsiniz.
Yetkisiz Mahkemeye Başvurunun Sonuçları
Yetki itirazının kabulü, sürecin baştan kurulmasını gerektirebilir; bu nedenle başvuru öncesi tespit önem taşır.
| Konu | Değerlendirme |
|---|---|
| İtiraz zamanı | Yetki itirazının süresinde ve usulüne uygun ileri sürülmesi |
| Karar | Yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde dosyanın akıbeti |
| Mühletin durumu | Verilmiş mühlet kararının etkisinin ayrıca değerlendirilmesi |
| Yeni başvuru | Yetkili mahkemeye yapılacak başvuruda sürelerin yeniden işlemesi |
| Takipler | Mühlet süresince duran takiplerin durumu |
| İhtiyati haciz | Mühlet kalktığında koruma tedbirlerinin yeniden gündeme gelmesi |
| Belge | Muamele merkezine ilişkin delillerin dosyaya sunulması |
| Grup şirketleri | Her şirket için ayrı yetki değerlendirmesi yapılması |
Beşinci satır, alacaklı bakımından en pratik sonuçtur: mühletin ortadan kalkması hâlinde duran takipler yeniden işlemeye başlar. Bu nedenle takip dosyalarının kapatılmaması ve dosya yenileme takvimlerinin izlenmesi gerekir.
Çekişmesiz yargı niteliği, usulü de belirler. Konkordato talebinin incelenmesi çekişmesiz yargı işi olarak yürütülür; bu nitelik, delil değerlendirmesinden karar türüne kadar birçok usul sonucunu etkiler. Alacaklının bu süreçteki konumu bir davalı değil, ilgili sıfatıdır. İtiraz ve talepler bu çerçevede, ilgili sıfatıyla ve süresinde ileri sürülmelidir.
Başvuru Dilekçesinde Yetki Bölümünün Kurulması
Yetkiye ilişkin açıklamanın dilekçede baştan ve delilleriyle yapılması, sonraki itirazları büyük ölçüde karşılar.
| Unsur | İçerik |
|---|---|
| Sıfat | Borçlunun iflâsa tabi olup olmadığının belirtilmesi |
| Merkez | Muamele merkezinin adresi ve fiilî faaliyetin gösterilmesi |
| Delil | Kira sözleşmesi, abonelik kayıtları ve personel bildirgeleri |
| Sicil | Ticaret sicil kaydının eklenmesi |
| Banka | Hesap hareketlerinin yürütüldüğü şube bilgisi |
| Fatura | Düzenlenen faturalarda gösterilen adres |
| Yönetim | Karar organının fiilen toplandığı yer |
| Şube | Varsa şubelerin durumu ve yetkiye etkisi |
Üçüncü satır, yetki itirazlarını karşılayan en somut delil setidir: fiilî faaliyetin nerede yürütüldüğü, kayıtla değil bu belgelerle ortaya konur. Dilekçeye eklenmediğinde, itiraz üzerine ek delil sunma ihtiyacı doğar ve süreç uzar.
Aynı anda birden çok başvuru, yetkiyi kendiliğinden birleştirmez. Grup şirketlerinin eş zamanlı başvurusunda her şirket için yetki ayrı ayrı incelenir. Dosyaların birlikte görülmesi talep edilecekse bunun gerekçesi; ortak yönetim, iç içe geçmiş ticari ilişki ve tek bir iyileştirme planının varlığı gibi somut olgularla açıklanmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Konkordato başvurusu hangi mahkemeye yapılır?
Görevli mahkeme her hâlde asliye ticaret mahkemesidir. Yetkili yer ise borçlunun iflâsa tabi olup olmamasına göre değişir (İİK m.285/3).
Görevli mahkeme borçlunun türüne göre değişir mi?
Hayır. Borçlu ister anonim şirket, ister gerçek kişi tacir, ister tacir olmayan bir kişi olsun görev asliye ticaret mahkemesindedir. Değişen yalnızca yetkili yerdir.
Gerçek kişi tacirim, yerleşim yerimdeki mahkemeye mi başvurmalıyım?
Hayır. Gerçek kişi tacir iflâsa tabidir; bu nedenle İİK m.285/3’ün yollamasıyla İİK m.154/1 uygulanır ve yetkili yer muamele merkezinizdir. Yerleşim yeri ölçütü yalnızca iflâsa tabi olmayan borçlular içindir.
Muamele merkezi ne demektir?
İşletmenin fiilen yönetildiği ve ticari işlemlerinin yürütüldüğü yerdir. Yönetim toplantılarının yapıldığı yer, defterlerin tutulduğu yer, idarî kadronun bulunduğu yer gibi emarelerle tespit edilir.
Sicil adresim ile fabrikam farklı illerde, hangisi esas alınır?
Belirleyici olan üretim yeri değil, işletmenin fiilen yönetildiği yerdir. Başvuru dilekçesinde muamele merkezinin hangi il olduğunun gerekçelendirilmesi yerinde olur.
Merkezi yurt dışında olan şirket nereye başvurur?
İİK m.154/2 uyarınca Türkiye’deki şubenin, birden fazla şube varsa merkez şubenin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine.
Tacir değilim, konkordato talep edebilir miyim?
Evet. İİK m.285/1 "herhangi bir borçlu" ifadesini kullanır. Bu hâlde yetkili mahkeme yerleşim yerinizdeki asliye ticaret mahkemesidir.
Yetkisiz mahkemeye başvurursam ne olur?
Mahkeme yetkisizlik kararı verir; süresinde talep edilirse dosya yetkili mahkemeye gönderilir. Asıl risk zaman kaybıdır: geçici mühlet kararı geciktiği için takip yasağı koruması da gecikir.
Konkordato yargılaması hangi usule tabidir?
Konkordato mühleti verilmesi, komiserin atanması ve konkordatonun tasdiki, HMK m.382/2-(f) uyarınca çekişmesiz yargı işleridir. HMK m.385 uyarınca niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulü uygulanır ve aksine hüküm bulunmadıkça re’sen araştırma ilkesi geçerlidir.
Alacaklı da konkordato başvurusu yapabilir mi?
Evet. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir (İİK m.285/2). Bu hâlde belgelerin hazırlanma masrafını alacaklı karşılar.
Gider avansı yatırılmazsa başvurum reddedilir mi?
İİK m.285/4 uyarınca HMK m.114 ve m.115 kıyasen uygulanır. Mahkemenin vereceği kesin süre içinde avans tamamlanmazsa talep usulden reddedilir.
Holding şirketleri tek dosyada başvurabilir mi?
Her şirketin ayrı tüzel kişiliği bulunduğundan yetki her biri için kendi muamele merkezine göre belirlenir. Eş zamanlı başvurularda dosyaların ayrı mahkemelerde görülmesi ihtimali vardır.
Asliye ticaret mahkemesi olmayan yerde ne yapılır?
Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi, ticaret mahkemesi sıfatıyla bu görevi yerine getirir.
Başvurudan ne kadar sonra mühlet kararı çıkar?
İİK m.287/1 uyarınca mahkeme, m.286’daki belgelerin eksiksiz olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir. Sürenin uzaması genellikle belge eksikliğinden kaynaklanır.


