Konkordato Mühletinde Faiz İşler mi? (İİK 294)
29 Haziran 2026

Konkordato Mühletinde Faiz İşler mi? (İİK 294)

Konkordato projesi aksini öngörmedikçe, kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur (İİK m. 294/3). Buna karşılık, borçlunun kendi malıyla verdiği rehinle güvence altına alınan alacaklarda faiz işlemeye devam eder.

Konkordatoda alacağınıza faiz işleyip işlemediğini öğrenin

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Kural: Rehinsiz Alacaklarda Faiz Durur

İİK m. 294/3 hükmüne göre, tasdik edilen konkordato projesi aksine bir hüküm içermedikçe, kesin mühlet tarihinden başlayarak rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur. Bu düzenlemenin iki amacı vardır: bir yandan borçluya “nefes alma” imkânı tanımak, diğer yandan komiserin alacak ve alacaklı çoğunluğunu hesaplarken faizlerin sürekli değişmesinden kaynaklanacak güçlükleri önlemektir.

İstisna: Rehinli Alacaklarda Faiz Devam Eder

Rehinle temin edilmiş alacaklar bu kuraldan ayrıktır. Borçlunun kendi malvarlığı üzerinde kurulmuş bir rehinle güvence altına alınan alacaklarda, kural olarak konkordato mühleti içinde de faiz işlemeye devam eder. Bunun nedeni, rehinli alacaklının teminatının değerini korumaktır.

Önemli bir ayrım: borcun, üçüncü bir kişinin malvarlığı üzerinde kurulan rehinle güvence altına alınması hâlinde faiz işlemez. Çünkü konkordatonun amacı borçlunun malvarlığını korumaktır; faizin devam etmesi için rehnin bizzat borçlu tarafından verilmiş olması gerekir.

Faiz Ne Zaman Durur?

Kanun “kesin mühlet tarihinden itibaren” dese de, geçici mühletin sonuçları kesin mühletle aynı olduğundan (m. 288), faizin durması esasen geçici mühlet kararının verildiği anda başlar. Yargıtay kararlarında da geçici mühlet tarihinden itibaren adi alacaklara faiz işletilmeyeceği belirtilmektedir.

Proje Aksini Kararlaştırabilir

Faizin durması emredici (mutlak) bir kural değildir. Tasdik edilen konkordato projesinde aksi kararlaştırılarak faizin işlemeye devam edeceği öngörülebilir. Bu, alacaklılarla yapılan müzakerelerin sonucuna bağlıdır.

Alacak Hesabında Etkisi

Faizin durması, konkordato nisabının ve alacak tutarlarının belirlenmesinde de etkilidir. Komiser, alacakları hesaplarken rehinsiz alacaklara mühlet sonrası faiz işletmeden değerlendirir. Örneğin kefilin henüz ödemediği borç için faiz işletilmemesi, nisabın sağlıklı belirlenmesini sağlar.

Konkordatoda alacak ve faiz hesabınız için destek mi istiyorsunuz?

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Faizin Durması, Takibin Durmasıyla Birlikte Okunmalıdır

İİK m.294 tek bir kural değil, birbirini tamamlayan bir hükümler bütünüdür. Faize ilişkin üçüncü fıkra, ancak birinci fıkrayla birlikte anlam kazanır.

İİK m.294/1 uyarınca mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur.

Bu, vergi ve SGK alacakları bakımından da geçerlidir. Amme alacağı olması, takibin mühletten etkilenmeyeceği anlamına gelmez; kanun bu takipleri açıkça kapsama almıştır.

Aynı fıkra iki şey daha söyler: ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz; ve bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.

Son nokta alacaklı için kritiktir: mühlet süresince takip yapamadığınız için zamanaşımının aleyhinize işlediğinden endişe etmenize gerek yoktur. Faizin durması alacağınızın tutarını dondurur; zamanaşımının işlememesi ise hakkınızı korur. İki kural birlikte, alacaklının mühlet boyunca hareketsiz kalmasının cezalandırılmamasını sağlar.

Ayrıca kanunun tatil hâllerini düzenleyen hükmü de konkordato mühleti verilen borçlu hakkında takip yapılamayacağını ayrıca öngörür; doktrinde bu, “özel tâlik” hâllerinden biri olarak nitelendirilir.

Takip Yapılabilen Alacaklarda da Faiz Durur

Buradaki ayrım, uygulamada en çok karıştırılan noktadır ve iki fıkranın birlikte okunmasıyla ortaya çıkar.

İİK m.294/2 bir istisna tanır: İİK m.206’nın birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir. Bu sıra üç bentten oluşur: işçi alacakları, işverenin işçi yardım sandıklarına olan borçları ve nafaka alacakları.

Ancak buradan “bu alacaklara faiz de işler” sonucu çıkmaz. Faizin durmasına ilişkin kural, alacağın takip edilebilir olup olmadığına değil, rehinle temin edilip edilmediğine bağlıdır. Birinci sıra imtiyazlı alacaklar imtiyazlıdır ama rehinli değildir.

Sonuç şudur: bir işçi alacağı için mühlet içinde haciz yoluyla takip yapılabilir, fakat o alacağa faiz işlemez. Takip serbestisi ile faiz rejimi birbirinden bağımsız işler.

Tersi de doğrudur: rehinli alacaklıya mühlet içinde satış yaptırılmaz, ama alacağına faiz işlemeye devam eder. Yani takibi kısıtlanan alacaklının faizi korunur, takibi serbest bırakılan alacaklının faizi durur.

Birinci sıranın tam içeriği için iflas masası ve alacakların sırası (İİK 206) sayfamıza bakabilirsiniz.

Rehinli Alacaklının Faizi Neden Korunur? Sonraki Aşamayla Bağlantısı

Rehinli alacakta faizin devam etmesi yalnızca teminatın değerini korumakla ilgili değildir; sonraki aşamada da doğrudan sonuç doğurur.

Mühlet içinde rehinli alacaklıya karşı takip başlatılabilir veya sürdürülebilir; ancak muhafaza tedbiri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Yani alacak büyümeye devam ederken tahsil askıya alınır.

Bunun karşılığı müzakere aşamasında ortaya çıkar: komiser, kesin mühlet içinde bütün rehinli alacaklıları borçlunun anapara indirimi, faiz indirimi veya vadelendirme tekliflerini görüşmek üzere tebligatla davet eder. Anlaşma sağlanamazsa, borçluyla anlaşamayan rehinli alacaklı bakımından sözleşmedeki temerrüt öncesi faiz oranı uygulanır ve diğer anlaşmaların en uzun vadelisine tabi olunur.

Rehinli alacaklı için pratik sonuç: mühlet boyunca işleyen faiz, müzakerede pazarlık gücü sağlar; ancak müzakere dışında kalmak bu gücü kaybettirebilir. Ayrıntı için konkordatoda rehinli alacaklılarla müzakere ve yapılandırma (İİK 308/h) sayfamıza bakınız.

Faiz Rejimi Alacak Türüne Göre Tablo Hâlinde

İki fıkranın birlikte okunmasıyla ortaya çıkan tablo, alacaklının kendi konumunu tespit etmesini kolaylaştırır.

Borçlunun kendi malı üzerindeki rehinle temin edilmiş alacak: takip başlatılabilir veya sürdürülebilir, ancak muhafaza ve satış yapılamaz. Faiz işlemeye devam eder.

Üçüncü kişinin malı üzerindeki rehinle temin edilmiş alacak: konkordatonun amacı borçlunun malvarlığını korumak olduğundan, faizin devamı için rehnin bizzat borçlu tarafından verilmiş olması aranır. Faiz durur.

İİK m.206 birinci sıra imtiyazlı alacaklar (işçi alacakları, işçi yardım sandığı borçları, nafaka): haciz yoluyla takip yapılabilir, fakat rehinli olmadıkları için faiz durur.

Amme alacakları (vergi, SGK): mühlet içinde takip yapılamaz; rehinli değillerse faiz durur.

Adi alacaklar: takip yapılamaz, faiz durur.

Tablodan çıkan kural şudur: takip yasağı ile faiz rejimi farklı ölçütlere bağlıdır. Takip yasağının ölçütü alacağın niteliği ve sırası, faiz rejiminin ölçütü ise rehinle temin edilip edilmediği ve rehnin kime ait mal üzerinde kurulduğudur.

Sık Yapılan Üç Hata

Uygulamada faiz meselesi çoğunlukla şu üç noktada yanlış kurulur.

1. Faizi kesin mühlet tarihinden hesaplamak. Kanun metni kesin mühlet tarihini esas alsa da, geçici mühletin sonuçları kesin mühletle aynı olduğundan faizin durması esasen geçici mühlet kararının verildiği anda başlar. Alacak bildiriminde kesin mühlet tarihine kadar faiz yürütmek, tutarın fazla gösterilmesine ve düzeltmeye yol açar.

2. İmtiyazlı olmakla rehinli olmayı karıştırmak. İmtiyaz, sıra cetvelinde öncelik demektir; teminat demek değildir. İmtiyazlı alacağa faiz işlemeye devam ettiğini varsaymak yaygın bir hatadır.

3. Projedeki faiz hükmünü okumamak. Faizin durması emredici olmadığından, tasdik edilen projede aksi kararlaştırılmış olabilir. Proje metnini incelemeden faizin durduğunu varsaymak, alacaklının lehine olan bir hükmü gözden kaçırmasına neden olur.

Takas Hakkı da Sınırlanır

Faiz gibi, takas da mühletten etkilenen bir alacaklı hakkıdır ve bu çoğu zaman gözden kaçar.

Prensip olarak konkordato mühleti içinde takas hakkı kullanılabilir. Bununla birlikte takas hakkının kullanımı bir takım sınırlamalara tabidir; doktrinde bu sınırlamalar bakımından iflâsta takası düzenleyen hükümler ölçü alınır.

Neden önemli? Çünkü borçluya hem borcu hem alacağı olan bir alacaklı için takas, mühlet içinde fiilen tahsil anlamına gelir. Kanunun eşit işlem amacı gereği bu imkân sınırsız değildir.

Pratik yaklaşım: mühlet kararından sonra tek taraflı takas beyanında bulunmadan önce, alacağın ve borcun doğum tarihleri ile takas şartlarının mühletten önce oluşup oluşmadığı değerlendirilmelidir. Aksi hâlde beyan sonuç doğurmayabilir ve alacaklı sürecin dışına düşebilir.

Faiz Durdu, Peki Alacağınızı Nasıl Koruyacaksınız?

Faizin durması alacaklı için bir kayıp gibi görünse de, sürecin doğru takip edilmesi bu etkiyi büyük ölçüde dengeler.

Alacağınızı süresinde bildirin. Komiserin ilanı üzerine alacağınızı belgeleriyle bildirmek, hem alacak listesine doğru tutarla girmenizi hem de nisapta temsil edilmenizi sağlar. Bildirilmeyen alacak, faiz tartışmasından önce varlık sorunuyla karşılaşır.

Faizin hangi tarihte durduğunu kayda geçirin. Uygulamada faizin işlemesi geçici mühlet kararının verildiği anda sona erdiğinden, alacak bildiriminizde ana para ve o tarihe kadar işlemiş faizi ayrı ayrı göstermeniz gerekir.

Projenin faiz hükmünü okuyun. Faizin durması emredici olmadığından, tasdik edilen projede aksinin kararlaştırılması mümkündür. Projede faize ilişkin bir hüküm varsa bu, sizin lehinize sonuç doğurabilir.

Tasdik aşamasında itiraz hakkınızı kullanın. Projeyi yetersiz buluyorsanız itiraz sebeplerinizi duruşmadan önce yazılı olarak bildirmeniz, sonrasındaki kanun yolu hakkınız bakımından da belirleyicidir: konkordato tasdik duruşması ve karara itiraz (İİK 304).

Alacaklının süreç boyunca kullanabileceği hakların tamamı için konkordatoda alacaklının hakları ve alacak bildirimi ve sürecin bütünü için konkordato süreci: aşama aşama rehber sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Konkordato mühletinde faiz işler mi?

Proje aksini öngörmedikçe, kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur (İİK m. 294/3). Rehinli alacaklarda ise faiz işlemeye devam eder.

Rehinli alacakta faiz neden devam eder?

Borçlunun kendi malıyla verdiği rehinle güvence altına alınan alacaklarda teminatın değerini korumak için faiz işlemeye devam eder. Ancak rehni üçüncü kişi vermişse faiz durur.

Faiz ne zaman durmaya başlar?

Kanun kesin mühlet tarihini esas alsa da, geçici mühletin sonuçları kesin mühletle aynı olduğundan faizin durması esasen geçici mühlet kararıyla başlar.

Proje faizin devam etmesini öngörebilir mi?

Evet. Faizin durması emredici değildir; tasdik edilen konkordato projesinde aksi kararlaştırılarak faizin işlemeye devam edeceği belirlenebilir.

Faizin durması hangi alacakları kapsar?

Rehinle temin edilmemiş (adi ve imtiyazlı) tüm alacakları kapsar. Rehinle temin edilmiş alacaklar bu kuralın istisnasıdır.

Faizin durması nisabı nasıl etkiler?

Komiser, alacak ve alacaklı çoğunluğunu hesaplarken rehinsiz alacaklara mühlet sonrası faiz işletmez; bu da nisabın daha sağlıklı belirlenmesini sağlar.

Vergi ve SGK borçlarına mühlet içinde takip yapılabilir mi?

Hayır. İİK m.294/1 uyarınca mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur. Amme alacağı olması takibi mühletten muaf tutmaz.

İşçi alacağı için mühlet içinde takip yapabilir miyim?

Evet. İİK m.294/2 uyarınca İİK m.206’nın birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir; bu sırada işçi alacakları, işverenin işçi yardım sandıklarına borçları ve nafaka alacakları yer alır.

Takip yapabildiğim alacağa faiz de işler mi?

Hayır. Faizin durması kuralı alacağın takip edilebilir olup olmadığına değil, rehinle temin edilip edilmediğine bağlıdır. Birinci sıra imtiyazlı alacaklar imtiyazlıdır ancak rehinli değildir; bu nedenle takip yapılabilse dahi faiz durur.

Mühlet süresince zamanaşımı aleyhime işler mi?

İşlemez. İİK m.294/1 uyarınca bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler mühlet içinde işlemez. Takip yapamadığınız için hak kaybına uğramazsınız.

Mühlet içinde ihtiyati haciz kararı uygulatabilir miyim?

Hayır. İİK m.294/1 uyarınca mühlet içinde ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz.

Borçluya borcum da var, takas yapabilir miyim?

Prensip olarak mühlet içinde takas hakkı kullanılabilir; ancak kullanımı bir takım sınırlamalara tabidir ve doktrinde bu sınırlamalar bakımından iflâsta takası düzenleyen hükümler ölçü alınır. Tek taraflı takas beyanından önce alacağın ve borcun doğum tarihleri ile takas şartlarının mühletten önce oluşup oluşmadığı değerlendirilmelidir.

Post by Av. Fatma Öztürk