Konkordatoda Rehinli Alacaklılarla Müzakere ve Yapılandırma (İİK 308/h, 295)
29 Haziran 2026

Konkordatoda Rehinli Alacaklılarla Müzakere ve Yapılandırma (İİK 308/h, 295)

Adi konkordatoda borçlu, ön projede belirterek rehinli borçlarının yapılandırılmasını teklif edebilir (İİK m. 308/h). Komiser, rehinli alacaklıları müzakereye davet eder; rehinli alacak miktarının üçte ikisini aşan çoğunlukla anlaşma sağlanırsa bağlayıcı olur.

Konkordatoda rehinli alacak/borç süreciniz için destek mi istiyorsunuz?

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Rehinli Alacaklar Konkordatodan Etkilenir mi?

Kural olarak konkordato hükümleri (m. 285-309/l), açıkça belirtilmedikçe rehinli alacaklılar hakkında uygulanmaz. Rehinli alacaklı, alacağının rehinle karşılanan kısmı bakımından konkordatonun dışındadır. Bununla birlikte, mühlet süreci rehinli alacaklı için de bazı sonuçlar doğurur ve borçlu rehinli borçların yapılandırılmasını ayrıca teklif edebilir.

Mühlet İçinde Takip ve Satış (İİK m. 295)

Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış takiplere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Yani rehinli alacaklı takibi sürdürebilir ama mühlet boyunca malı sattırıp paraya çeviremez.

Rehinli Alacakların Yapılandırılması (İİK m. 308/h)

Borçlu, ön projede belirtmek suretiyle rehinli borçlarının yapılandırılmasını talep edebilir. Komiser, kesin mühlet içinde uygun göreceği zamanda tüm rehinli alacaklıları; anapara indirimi, faiz indirimi, vadelendirme veya diğer ödeme tekliflerini müzakere etmek üzere davet eder.

Üçte İki Çoğunluk ve Anlaşamayanların Durumu

Müzakerede ve müzakereyi takip eden yedi günlük iltihak süresi içinde, rehinli alacaklıların alacak miktarı itibarıyla üçte ikisini aşan çoğunluğuyla anlaşma sağlanırsa komiser bunu tutanağa bağlar. Borçlunun tekliflerinin üçte ikiyi aşan çoğunlukla kabulü hâlinde, borçluyla anlaşamayan rehinli alacaklı, diğer rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmaların en uzun vadelisine tabi olur (sözleşmedeki temerrüt öncesi faiz oranıyla).

Rehinle Karşılanamayan Kısım Adi Alacaktır

Rehinli alacağın, rehnin kıymetini aşan (rehinle karşılanamayan) kısmı, adi alacak olarak konkordatoya tabidir ve alacaklılar toplantısındaki nisaba dâhil edilir. Komiser, rehinli malların kıymet takdirini yaparak bu ayrımı belirler.

Daha ayrıntılı uyuşmazlık başlıkları için Rehinli Alacaklarda Takip ve Yapılandırma sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Rehinli alacak/borç müzakerenizi güvenle yürütmek için yanınızdayız

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

7101 Neyi Değiştirdi? Adi ve Rehinli Alacaklının Ayrılması

Bugünkü yapıyı anlamak için 2018 değişikliğine bakmak gerekir; çünkü rehinli alacaklının konumu tam olarak orada kurulmuştur.

7101 sayılı Kanun’la yapılan temel tercih, adi alacaklılar ile rehinli alacaklıların birbirinden ayrılmasıdır. Konkordato projesinin kabulü esas itibarıyla adi alacaklılara — yani projeden etkilenecek alacaklılara — bırakılmış ve bu kabul aynı zamanda tasdik şartı olarak aranmıştır.

Rehinli alacaklılarla müzakere ise ilk defa bu değişiklikle, ayrı bir hüküm olarak İİK m.308/h’de düzenlenmiştir. Bunun bir sonucu olarak, eski düzenlemede yer alan rehinli alacaklılar toplantısına ilişkin bölüm madde metninden çıkarılmıştır.

Pratik sonuç şudur: rehinli alacaklı, adi alacaklıların oy verdiği masada oturmaz. Onun için ayrı bir müzakere düzeni ve ayrı bir nisap öngörülmüştür. Bu ayrımı kavramak, hangi toplantıya katılıp hangisinde oy kullanacağınızı belirler.

Sürecin bütünü için konkordato süreci: aşama aşama rehber sayfamıza bakabilirsiniz.

Sınırı Komiserin Kıymet Takdiri Çizer (İİK m.298)

Rehinli alacaklının hangi kısmının konkordato dışında, hangi kısmının içinde olduğunu belirleyen tek ölçüt vardır: rehnin değeri.

İİK m.298 uyarınca rehinle temin edilmiş alacağın, komiser tarafından takdir edilen kıymet sonucunda teminatsız kalan kısmı konkordatoya tabidir ve alacaklılar toplantısındaki nisaba dâhil edilir.

Bunun iki yönlü sonucu vardır. Rehnin değeri yüksek takdir edilirse alacağınızın konkordatoya tabi kısmı küçülür — projeden daha az etkilenirsiniz ama adi alacaklı olarak oy ağırlığınız da azalır. Rehnin değeri düşük takdir edilirse tersi olur: teminatsız kısım büyür, projeden daha çok etkilenirsiniz ama nisapta ağırlığınız artar.

Bu nedenle komiserin kıymet takdiri, rehinli alacaklı için sürecin en kritik teknik aşamasıdır. Takdirin dayanağını ve yöntemini incelemek, hem projeden etkilenme oranınızı hem oy gücünüzü belirler.

Rehnin yetmediği hâlde ortaya çıkan açığın belgelenmesi ve sonuçları için rehin açığı belgesi: rehin satışı borcu karşılamazsa sayfamıza bakabilirsiniz.

Üçüncü Kişiye Ait Mal Üzerindeki Rehin: Tartışmalı Alan

Uygulamada sık karşılaşılan ve doktrinde henüz tartışmalı olan bir başlık vardır: alacak, borçluya değil üçüncü bir kişiye ait bir mal üzerindeki rehinle güvence altına alınmışsa konkordato nisabında nasıl değerlendirilecektir?

Tartışmanın özü şudur: aynı alacağı hem İİK m.302 anlamında adi alacaklar için yapılan oylamaya dâhil etmek, hem de onu rehinli alacak sayarak m.308/h düzenine tabi tutmak çelişki yaratır mı?

Bir görüşe göre, 7101 sayılı Kanun’la yapılan düzenlemede rehnin yalnızca borçluya ait malvarlığı üzerinde olması gerektiğine dair bir sınırlama bulunmadığından, üçüncü kişi rehni de rehinli alacak rejimine tabidir. Karşı görüş ise oylama ve nisap bakımından farklı sonuçlara varmaktadır.

Pratik yaklaşım: bu konuda yerleşik ve tartışmasız bir kural bulunmadığından, üçüncü kişi rehniyle teminat altına alınmış bir alacağınız varsa, komiserin bu alacağı hangi kategoriye koyduğunu erken aşamada öğrenmek ve gerekiyorsa itirazınızı yazılı olarak dosyaya girdirmek gerekir. Kategori tespiti hem oy hakkınızı hem projeden etkilenme oranınızı belirler.

Müzakerenin Usulü: Tebligat, Tutanak ve Ayrı Başlık

Rehinli alacaklılarla müzakere gayriresmî bir görüşme değildir; kanun her aşamasına biçim şartı bağlamıştır.

Davet tebligatla yapılır. Komiser, kesin mühlet içinde uygun göreceği zamanda bütün rehinli alacaklıları tebligat çıkartarak davet eder. Telefonla veya e-postayla yapılan bir çağrı bu şartı karşılamaz.

Müzakere konusu bellidir: borçlunun anapara indirimi, faiz indirimi, vadelendirme veya diğer ödeme teklifleri.

Anlaşma tutanağa bağlanır. Üçte ikiyi aşan çoğunlukla anlaşma sağlanırsa komiser imzalanan anlaşmaları tutanağa bağlar.

Ve rapora ayrı başlık altında işlenir. Komiser, rehinli alacaklılarla anlaşma yapıldığını, İİK m.302 uyarınca mahkemeye tevdi edeceği gerekçeli raporuna ayrı ve bağımsız bir başlık altında işler. Bu, tasdik aşamasında mahkemenin rehinli kanadı adi alacaklılardan ayrı değerlendirebilmesini sağlar.

Raporun mahkemeye sunulmasından sonraki aşama için konkordato tasdik duruşması ve karara itiraz (İİK 304) sayfamıza bakınız.

Anlaşmazsanız Ne Olur? Dayatılan Şartın İki Unsuru

Rehinli alacaklı için en ağır sonuç budur ve iki teknik unsuru vardır.

Borçlunun teklifleri alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunlukla kabul edilirse, borçluyla anlaşamayan rehinli alacaklı da bu düzene tabi olur. Ancak kanun ona uygulanacak şartı iki unsurla belirler:

1. Vade: diğer rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmalardan en uzun vadelisi uygulanır. Yani muhalif kalan alacaklı, en geç ödeme takvimine bağlanır.

2. Faiz ve başlangıç: konkordato talep tarihinden itibaren, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan temerrüt öncesi faiz oranı uygulanır. Sözleşmedeki temerrüt faizi değil, temerrüt öncesi oran esas alınır; bu, muhalif alacaklı bakımından faiz kaybı anlamına gelir.

Stratejik sonuç: üçte ikilik çoğunluğun oluşacağını öngören rehinli alacaklı için müzakerede kalmak, dışarıda kalmaktan genellikle daha iyidir — çünkü dışarıda kalan, en uzun vadeye ve daha düşük faiz oranına tabi tutulur. Buna karşılık çoğunluğun oluşmayacağı öngörülüyorsa muhalefet anlamlıdır.

Mühlet Bittiğinde ve İflas Hâlinde Rehinli Alacaklı

Rehinli alacaklının konumu, sürecin nasıl sonuçlandığına göre değişir.

Mühlet boyunca: rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya sürdürülebilir; ancak muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Yani takip ilerler, ama para bu aşamada gelmez.

İflas içi konkordatoda: İİK m.309 uyarınca konkordato hükümlerinin bir kısmı iflas içinde de uygulanır ve komisere ait görevleri iflas idaresi yerine getirir. Konkordato talebinin alacaklılarca kabul edildiği toplantı tarihinden tasdik tarihine kadar müflisin mallarının paraya çevrilmesi durur; bu süre altı ayı geçemez.

Tasdik kesinleşirse iflas kalkar: tasdik kararının kesinleşmesi üzerine iflas idaresi, iflasa hükmeden mahkemeden iflasın kaldırılmasını ister. Bu, konkordatonun iflastan dönüş yollarından biri olduğunu gösterir; ayrıntı için iflasın kapanması ve kaldırılması (İİK 182, 254) sayfamıza bakabilirsiniz.

Alacaklının süreç boyunca kullanabileceği diğer haklar için konkordatoda alacaklının hakları ve alacak bildirimi sayfamıza bakınız.

Sıkça Sorulan Sorular

Konkordato rehinli alacaklıları bağlar mı?

Kural olarak konkordato hükümleri açıkça belirtilmedikçe rehinli alacaklılar hakkında uygulanmaz. Rehinle karşılanan kısım konkordato dışıdır; rehinle karşılanamayan kısım ise adi alacak olarak nisaba dâhildir.

Mühlette rehinli mal satılabilir mi?

Mühlet sırasında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya sürdürülebilir; ancak muhafaza tedbiri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez (İİK m. 295).

Rehinli borçlar nasıl yapılandırılır?

Borçlu ön projede belirterek talep eder; komiser rehinli alacaklıları anapara/faiz indirimi veya vadelendirme tekliflerini müzakereye davet eder (İİK m. 308/h).

Rehinli alacakta anlaşma nisabı nedir?

Müzakere ve yedi günlük iltihak süresinde, rehinli alacak miktarının üçte ikisini aşan çoğunlukla anlaşma sağlanırsa bağlayıcı olur.

Anlaşmaya katılmayan rehinli alacaklı ne olur?

Borçlunun teklifleri üçte ikiyi aşan çoğunlukla kabul edilirse, anlaşamayan rehinli alacaklı diğer anlaşmaların en uzun vadelisine (temerrüt öncesi faiz oranıyla) tabi olur.

Rehinle karşılanamayan alacak ne olur?

Rehnin kıymetini aşan kısım adi alacak sayılır ve alacaklılar toplantısındaki nisaba dâhil edilir. Komiser kıymet takdiriyle bu ayrımı belirler.

Rehinli alacaklı müzakereye nasıl davet edilir?

Komiser, kesin mühlet içinde uygun göreceği zamanda bütün rehinli alacaklıları tebligat çıkartarak davet eder (İİK m.308/h). Müzakere konusu; borçlunun anapara indirimi, faiz indirimi, vadelendirme veya diğer ödeme teklifleridir.

Anlaşma sağlanırsa nasıl belgelenir?

Üçte ikiyi aşan çoğunlukla anlaşma sağlanırsa komiser imzalanan anlaşmaları tutanağa bağlar ve rehinli alacaklılarla anlaşma yapıldığını, İİK m.302 uyarınca mahkemeye tevdi edeceği gerekçeli raporuna ayrı ve bağımsız bir başlık altında işler.

Anlaşmaya katılmazsam bana ne uygulanır?

Borçlunun teklifleri alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunlukla kabul edilirse, anlaşamayan rehinli alacaklı da bu düzene tabi olur: diğer rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmalardan en uzun vadelisi uygulanır ve konkordato talep tarihinden itibaren, sözleşmede kararlaştırılan temerrüt öncesi faiz oranı esas alınır.

Alacağımın hangi kısmı konkordatoya tabi olur?

İİK m.298 uyarınca rehinle temin edilmiş alacağın, komiser tarafından takdir edilen kıymet sonucunda teminatsız kalan kısmı konkordatoya tabidir ve nisaba dâhil edilir. Bu nedenle komiserin kıymet takdiri hem projeden etkilenme oranınızı hem oy gücünüzü belirler.

Rehinli alacaklı adi alacaklılarla aynı toplantıda mı oy kullanır?

Hayır. 7101 sayılı Kanun’la adi alacaklılar ile rehinli alacaklılar birbirinden ayrılmış; proje kabulü esas itibarıyla adi alacaklılara bırakılmış ve rehinli alacaklılarla müzakere ayrıca İİK m.308/h’de düzenlenmiştir. Eski düzenlemedeki rehinli alacaklılar toplantısına ilişkin bölüm madde metninden çıkarılmıştır.

İflas açılmışken konkordato yapılırsa rehinli mallar satılır mı?

İİK m.309 uyarınca konkordato talebinin alacaklılarca kabul edildiği toplantı tarihinden tasdik tarihine kadar müflisin mallarının paraya çevrilmesi durur ve bu süre altı ayı geçemez. Tasdik kararının kesinleşmesi üzerine iflas idaresi, iflasa hükmeden mahkemeden iflasın kaldırılmasını ister.

Post by Av. Fatma Öztürk