Konkordatoda Yargıtay Kararları: Karar Numaralı İçtihat Özeti (2026)
09 Temmuz 2026

Konkordatoda Yargıtay Kararları: Karar Numaralı İçtihat Özeti (2026)

Konkordato uygulamasında Yargıtay içtihatları, İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümlerinin somut olaylara uygulanış biçimini şekillendiren temel yorum kaynağıdır. 7101 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerle iflas ertelemenin yerini alan konkordatonun uygulaması; mahkeme kararları ve Yargıtay incelemeleri sonucunda giderek olgunlaşan bir uygulama pratiği kazanmıştır. Bu yazı; mühlet, tasdik, fesih ve alacaklı hakları alanlarında Yargıtay’ın genel içtihadi eğilimlerini özetler.

Bu konuda hukuki destek almak ister misiniz? Uzman hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Mühlet Kararına İlişkin İçtihadi Yaklaşım

Yargıtay uygulamasında geçici ve kesin mühlet kararları; borçlunun mali durumunun ve konkordato projesinin gerçekleşme şansının somut biçimde değerlendirilmesini gerektiren, gerekçelendirilmesi zorunlu kararlar olarak nitelenmiştir. Mahkemelerin resen inceleme yükümlülüğü, alacaklı çıkarlarının korunması yönünde bir uygulama pratiği geliştirmiştir. Mühlet detayları için geçici mühlet ve kesin mühlet yazılarımıza bakabilirsiniz.

Tasdik ve Konkordato Projesinin İncelenmesi

Konkordato tasdikinde Yargıtay; projenin gerçekleşmesinin mümkün olup olmadığının somut mali analiz, alacaklı çoğunluğunun sağlanmasında usul kurallarına uyum ve alacaklıların açıkça zarara uğratılmaması ilkesinin gözetilmesi noktalarını öne çıkarmıştır. Tasdik şartları için tasdik şartları (İİK 305) yazımıza bakınız.

Fesih Kararlarında Genel İçtihadi Eğilim

Konkordatonun feshine ilişkin taleplerde Yargıtay; borçlunun proje yükümlülüklerine aykırılığının somut biçimde ispatlanmasını, ihlalin niteliği ve derinliğinin değerlendirilmesini, kısmen fesih tercihinin uygun görüldüğü hâllerde bunun gerekçelendirilmesini vurgulamaktadır. Fesih için konkordatonun feshi yazımıza bakabilirsiniz.

Alacaklı Hakları ve Bildirim Süresi

Yargıtay uygulamasında; alacaklıların komiserin ilanında gösterilen sürede bildirim yükümlülüğüne uyması, süresinde bildirilmeyen alacakların projeden yararlanma kabiliyetinin sınırlı olması ve alacağın hukuki niteliğinin (adi, imtiyazlı, rehinli) doğru belirlenmesi kritik unsurlar olarak belirmektedir. Alacak bildirimi için alacak bildirimi (İİK 299) yazımıza bakınız.

Yönetim Kurulu Sorumluluğu ve Erken Uyarı

Ticaret şirketlerinde konkordato başvurusundan önceki dönemde yönetim kurulu üyelerinin basiretli davranma yükümlülüğü, TTK m.553 kapsamında Yargıtay içtihadınca kabul edilen bir sorumluluk çerçevesidir. Konkordato başarısızlıkla sonuçlanır veya iflasa dönüşürse alacaklıların yönetim kurulu üyelerine karşı tazminat talepleri değerlendirilebilir. Ayrıntı için AŞ yönetim kurulu sorumluluğu ve konkordato öncesi erken uyarı yazılarımıza bakabilirsiniz.

İçtihatların Takibi ve Güncellik

Konkordato uygulaması hızla gelişen bir alan olduğundan; somut olayda karar almadan önce güncel Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının incelenmesi, uygulama pratiğinin doğru anlaşılması bakımından önem taşır. Genel süreç için konkordato süreci aşama aşama yazımıza bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Konkordato uygulamasında Yargıtay yaklaşımı bağlayıcı mıdır?
Yargıtay kararları, ilk derece mahkemelerinde emsal niteliğinde değerlendirilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve İçtihadı Birleştirme Kararları ise ilk derece mahkemeleri için bağlayıcıdır. Diğer kararlar yol gösterici mahiyettedir.

Konkordato başvurusu öncesi Yargıtay içtihatları neden önemlidir?
İçtihatlar; mahkemelerin somut olayda hangi delilleri ve gerekçeleri arayacağını gösteren yol haritası niteliğindedir. Başvuru dosyasının içtihada uygun biçimde hazırlanması, kabul şansını artırır ve süreçte olası itiraz-fesih risklerini azaltabilir.

Uzman görüşü almak için doğrudan iletişime geçebilirsiniz.

📞 +905546483715  |  💬 WhatsApp

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi Görev ve Yaklaşımı

Konkordato uyuşmazlıklarında Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, ana içtihat üreten yüksek yargı kuruludur. Daire, konkordato başvurusu, mühlet kararları, alacaklı hakları ve tasdik davalarında istikrarlı bir içtihat çizgisi oluşturmuştur. Bu çizgi Türk konkordato uygulamasına yön verir.

Yargıtay yaklaşımının temel prensipleri arasında; alacaklı korumasının önceliği, projelerin gerçekçilik testi, muvazaa iddialarında sıkı denetim ve eşit işlem ilkesinin katı uygulanması sayılabilir. Bu ilkeler, konkordato başvurularının değerlendirilmesinde temel kriterlerdir.

Öte yandan Yargıtay, işletmenin sürdürülebilirliği ilkesini de gözetir. Konkordato başvurusu sırasında borçlunun iyi niyetli ve gerçek bir kurtulma çabası içinde olduğuna kanaat getirilirse, alacaklıların kısmi feragati istikrar için değerli bir çözüm olarak kabul edilir.

Mühlet Kararlarında Yaygın Yargıtay Yorumları

Geçici mühlet aşamasında Yargıtay içtihatları, başvurunun ilk incelemesinde titiz olunmasını vurgular. Belge eksikleri, mali tablo tutarsızlıkları ve ön projeye ilişkin şüpheler mühletin verilmesine engel olabilir. Ancak bu değerlendirme borçluya haksızlık teşkil etmemelidir; süre verme yolu tercih edilmelidir.

Kesin mühlet aşamasında Yargıtay, konkordatonun başarı ihtimalini somut delillerle değerlendirir. Sadece borçlunun beyanına dayanan projeler kabul görmez. Alacaklı katılımı, komiser raporu ve bilirkişi değerlendirmesi belirleyici unsurlardır.

Mühletin uzatılmasında ise Yargıtay istisnai yaklaşımı benimser. Ancak zorunluluğun sürmesi ve süre uzatımının konkordatoyu somut olarak başarıya götürecek olması hâlinde uzatma kabul edilir. Genel gerekçelerle uzatma talepleri reddedilir.

Alacaklı Hakları ve Muvazaa İçtihadı

Alacaklıların konkordato masasındaki hakları konusunda Yargıtay koruyucu yaklaşımı benimser. Alacağın gerçekliği, tutarı ve niteliği için sıkı ispat standardı uygulanır. Belirsiz veya belge eksikliği olan alacaklar reddedilir; bunun için itiraz yolu açık tutulur.

Muvazaa iddialarında Yargıtay somut delil isteme eğilimindedir. Ancak yakın akrabaya devir, olağan piyasa değerinin altında satış ve mühletle çok yakın tarihli devirler için karineye başvurmaya daha yatkındır. Bu tür işlemler için ispat yükü esasen borçluya döner.

Kefaletle ilgili içtihadi çizgi, İİK m. 296/2’nin katı uygulanmasıdır: konkordato mühleti kefile karşı etkisizdir. Alacaklı, kefile karşı doğrudan takip yapabilir. Kefilin rücu hakkı ise konkordato masasına dahil edilir; adi alacaklı sıfatıyla değerlendirilir. Bu yaklaşım, kefaletin ekonomik değerini korur.

Karar Numarasıyla Öne Çıkan İçtihatlar

Aşağıdaki tabloda, konkordato uygulamasında sıkça atıf yapılan ve esas–karar numarasıyla birlikte tespit edilebilen kararlar yer almaktadır. Karar numarası verilen satırlar, ya bir Yargıtay kararının kendi metninde atıf yoluyla ya da resmî bir mahkeme ilânında geçtiği için numarasıyla anılmaktadır.

a) Mühletin dolmasından sonra tasdik kararı verilmesi (İİK m.304/2)

Uygulamanın en tartışmalı konularından biri, kesin mühlet dolduktan sonra verilen tasdik kararının akıbetidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, konkordato talebinin salt bu gerekçeyle usulden reddedilmesini yerinde bulmamış; bölge adliye mahkemesinin işin esasına girerek tasdik şartlarını tartışması gerektiğine hükmetmiştir. Aynı yöndeki kararlar şunlardır:

MerciTarihEsas / Karar
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu09.11.20222022/6-610 E., 2022/1462 K.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu09.11.20222022/6-671 E., 2022/1463 K.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu08.02.20232023/6-70 E., 2023/33 K.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu08.03.20232023/6-239 E., 2023/187 K.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi26.04.20222022/592 E., 2022/691 K.

Bu içtihat çizgisinin dayandığı gerekçe şudur: mühletin hukukî niteliği bakımından zamanaşımı veya hak düşürücü sürelerden olmadığı; yargılama sürecine etkisi bulunmayan ve hiçbir kusuru olmayan borçlu ile kabul oyu kullanan alacaklıların, makul sayılabilecek bir gecikme nedeniyle cezalandırılmasının doğru olmadığı. Aksi hâlde, üçte iki ya da daha fazla çoğunlukla kabul edilmiş bir projenin salt geç tayin edilmiş duruşma günü yüzünden reddedilmesi, alacaklıların da daha az tatmin edilmesi sonucunu doğurur.

📌 Kanunî dayanak: İİK m.304/2 zaten bir çıkış yolu öngörür: kesin mühlet içinde karar verilemeyeceği anlaşılırsa mahkeme, gerekli görürse komiserden gerekçeli bir rapor da alarak, karar verilinceye kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verebilir. Kanun bu sürenin altı aydan fazla olamayacağını düzenler. İçtihat, bu imkânın kullanılmamış olmasının borçluya yüklenemeyeceğini kabul etmektedir.

b) Yabancı para alacaklarında kur tarihi

Konkordatoda yabancı para alacağının hangi tarihteki kur üzerinden Türk lirasına çevrileceği, kanunda düzenlenmemiştir. Uygulamada iki eğilim çarpışmıştır: geçici mühlet tarihi ve İİK m.299’daki on beş günlük alacak kayıt süresinin son günü.

MerciTarihBenimsenen ölçüt
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu19.11.2025İİK m.299’da öngörülen on beş günlük alacak kayıt süresinin son günündeki T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru esas alınmalıdır
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi13.05.2024Aynı yönde — 06.03.2023 tarihli kendi içtihadından dönerek
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi2022/542 E., 2022/561 K. ve 2021/379 E., 2021/672 K. sayılı kararları aynı yöndedir

Hukuk Genel Kurulunun 19.11.2025 tarihli kararı, oy birliğiyle değil 13’e karşı 12 oyla alınmıştır. Karşı oyda, yabancı para alacaklarının geçici mühlet başlangıç tarihi itibarıyla çevrilmesi gerektiği savunulmuştur. Bu dar çoğunluk, konunun içtihaden tam olarak yerleşmediğini gösterir.

Yabancı para alacaklısıysanız pratik sonuç: Alacağınızı komiserliğe yabancı para olarak kaydettirin; çevirme işlemi on beş günlük sürenin bitiminde ortak bir tarih üzerinden yapılacaktır. Bu ortak tarih uygulaması, alacaklıların farklı günlerde kayıt yaptırmasından doğacak eşitsizliği önlemeyi amaçlar. Alacak kaydı dilekçesi için Konkordato Alacak Kaydı Dilekçesi Örneği sayfamıza bakabilirsiniz.

c) Diğer numarası tespit edilebilen kararlar

MerciTarihEsas / KararKonusu
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi2023/1554 E., 2023/2088 K.Konkordato istemi; bölge adliye mahkemesi kararını istinaf etmemiş müdahil alacaklıların temyiz hakkı bulunmadığı
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi29.04.20262025/1874 E., 2026/65 K.Kesin mühletin devamı — karar, Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin resmî ilânında dayanak gösterilmiştir

Karar Numarası Tespit Edilemeyen, Ancak Tarihi ve İlkesi Belirli Kararlar

Aşağıdaki kararlar, konkordato uygulamasında sıkça anılan ilkeleri ortaya koymakla birlikte, bu sayfanın hazırlandığı aşamada esas–karar numarası birebir teyit edilememiştir. Bu nedenle yalnızca merci, tarih ve benimsenen ilke gösterilmiştir. Dosyanızda dayanak olarak kullanmadan önce Yargıtay karar arama sisteminden numarasıyla teyit etmeniz gerekir.

Merci ve tarihBenimsenen ilke
Yargıtay HGK — 19.10.2022Tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren alacaklı, konkordatonun tasdiki kararını istinaf edebilir
Yargıtay HGK — 14.06.2023Adi alacaklıların faiz gibi bir kısım alacaklarında tenzilat yapılması, tasdik edilen projede eşitlik ilkesine aykırılık oluşturabilir
Yargıtay HGK — 24.01.2024"İtiraz eden alacaklı" deyiminden İİK m.304’te belirtilen alacaklıların kabul edilmesi, hak arama özgürlüğünün ihlâli sayılamaz
Yargıtay HGK — 28.02.2024Konkordatonun amacı dışında bir finansman türü niteliğinde görülmesi mümkün değildir
Yargıtay HGK — 22.05.2024Borçluya, vade konkordatosu yoluyla da olsa uzun yıllar faizden kurtulmasını sağlayacak biçimde konkordato imkânı tanınamaz
Yargıtay 6. HD — 31.10.2022Adi alacaklıların anapara hariç faiz ve diğer fer’ilerinden feragat etmiş sayılmaları, bir tenzilat konkordatosu örneğidir
Yargıtay 6. HD — 06.03.2023Konkordato, ucuz kredi temini yolu olarak kullanılmamalıdır
Yargıtay 6. HD — 07.03.2023Konkordato projesinde teklif edilen tutar, borçlunun kaynaklarıyla orantılı olmalıdır (İİK m.305/b)
Yargıtay 6. HD — 02.10.2023Konkordatonun kamu düzeniyle ilgili hükümleri bulunmakla birlikte, hükümlerinin tümünün kamu düzeniyle ilgili olduğu kabul edilemez
Yargıtay 6. HD — 09.09.2025Kredilerin ödenmesini teminen temlik cirosuyla verilen çeklerin banka tarafından tahsil edilmesi, geçici mühlet hükümlerine aykırılık teşkil etmez
Yargıtay 6. HD — 20.10.2025Mühlet içinde başlatılan hacizlerin iptali veya durması gereken takiplere ilişkin şikâyetlere bakma görevi icra hukuk mahkemesine aittir
Yargıtay 6. HD — 25.11.2021Konkordato talebi kesin yetki nedeniyle reddedilirse, talep hâlinde HMK m.20 uygulanarak tedbir kararları kaldırılmalıdır
Yargıtay 12. HD — 20.05.2021Mühlet kararıyla İİK m.294 kapsamında takip durduğundan, karar tarihinden sonra borçlu için haciz kararı verilemez
Yargıtay 15. HD — 02.03.2021Konkordato projesinde alacaklılar arasında adil ve dengeli dağıtım ilkesine aykırı davranılamaz
Yargıtay 15. HD — 25.02.2021Konkordato talep eden borçlu şirket yetkilisinin mahkemeye çağrılarak dinlenmesi gerekir

Anayasa Mahkemesinin Konkordatoya İlişkin Güncel Kararı

Yalnızca Yargıtay değil, Anayasa Mahkemesi de konkordato hükümlerini denetlemiştir. Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, İİK’nın 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 15. maddesiyle değiştirilen 287. maddesine ilişkin olarak itiraz yoluna başvurmuştur.

UnsurBilgi
MerciAnayasa Mahkemesi
Karar tarihi16 Nisan 2026
Esas / KararE.2025/249, K.2026/79
Resmî Gazete14 Temmuz 2026 tarihli ve 33310 sayılı
İtiraz yoluna başvuranAnkara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KonuİİK m.287 (geçici mühlet)
Sonuçİptal talebi oybirliğiyle reddedilmiştir

Kararın pratik sonucu, geçici mühlet rejiminin — üç aylık süre, iki aylık uzatma, beş aylık tavan ve bu kararlara karşı kanun yolunun kapalı olması dâhil — anayasal denetimden geçmiş olmasıdır. Geçici mühlet hakkında ayrıntı için Konkordatoda Geçici Mühlet (İİK m.287) sayfamıza bakabilirsiniz.

İçtihattan Çıkan Beş Pratik Kural

KuralKime ne söyler
1. Mühletin dolması tek başına ret sebebi değildirBorçluya: duruşma gününün geç tayin edilmesi sizin kusurunuz değildir; İİK m.304/2 imkânının hatırlatılmasını talep edin. Alacaklıya: yalnızca süre aşımına dayanan itiraz sonuç vermeyebilir
2. Konkordato ucuz finansman aracı değildirBorçluya: projenin gerçek bir iyileşme senaryosuna dayanması gerekir; sırf faiz yükünden kurtulmak amacıyla kurgulanmış projeler denetimden geçmez
3. Teklif, kaynaklarla orantılı olmalıdırHer iki tarafa: İİK m.305/b’nin denetimi somuttur; nakit akış tablosu projeksiyonun tek dayanağıdır
4. Alacaklılar arasında eşitlik esastırAlacaklıya: belirli bir gruba yapılan ayrıcalıklı tenzilat veya ödeme, itiraz ve fesih sebebi oluşturabilir (ayrıca İİK m.308/d: projede öngörülenden fazla vaatler hükümsüzdür)
5. Görev dağılımına dikkatAlacaklıya: mühlet içinde uygulanan hacizlere ilişkin şikâyet icra hukuk mahkemesine, konkordatonun esasına ilişkin talepler asliye ticaret mahkemesine yapılır

Kararları Nasıl Doğrularsınız?

Bu sayfadaki kararları dosyanızda dayanak olarak kullanacaksanız, künyelerini doğrudan resmî kaynaktan teyit etmeniz gerekir. İzlenecek yol:

AdımNe yapılır
1Yargıtay’ın karar arama sisteminden daire, tarih ve esas–karar numarasıyla sorgulayın
2Kararın güncel olup olmadığını kontrol edin; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi yabancı para alacaklarında görüldüğü gibi kendi içtihadından dönebilmektedir
3Hukuk Genel Kurulu kararlarında oy dağılımına bakın; dar çoğunlukla alınmış kararlar yerleşik içtihat sayılmayabilir
4Kararın verildiği tarihteki mevzuat hâlini kontrol edin — 7101 (2018), 7327 (2021) ve 7499 (2024) sayılı kanunlarla konkordato hükümlerinde önemli değişiklikler yapılmıştır
5Bölge adliye mahkemesi kararlarını, aksi yönde bir Yargıtay içtihadı bulunup bulunmadığıyla birlikte değerlendirin

Bu sayfa hakkında dürüst bir not: Yukarıdaki tablolarda karar numarası verilen satırlar ile yalnızca tarih verilen satırlar bilinçli olarak ayrılmıştır. Numara verilmeyen kararlar, bu sayfanın hazırlandığı aşamada künyesi birebir teyit edilemediği için "merci + tarih + ilke" düzeyinde bırakılmıştır. Bir kararı dilekçenizde anmadan önce mutlaka resmî kaynaktan doğrulayın — eksik veya yanlış künye, dilekçenin ikna gücünü zayıflatır.

Sıkça Sorulan Sorular

Konkordato uyuşmazlıklarında yetkili Yargıtay dairesi hangisi?
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi konkordato uyuşmazlıklarında ana içtihat üreten yüksek yargı kuruludur.
Yargıtay konkordato başvurularını nasıl değerlendirir?
Temel prensipler: alacaklı korumasının önceliği, projelerin gerçekçilik testi, eşit işlem ilkesi ve muvazaa iddialarında sıkı denetim.
Mühletin uzatılması kolay mı?
Hayır. Yargıtay istisnai yaklaşım benimser; zorunluluğun sürmesi ve süre uzatımının somut başarı sağlayacak olması gereklidir.
Muvazaa iddiasında ispat yükü kimde?
Kural olarak iddia edende. Ancak yakın akrabaya devir, düşük değerde satış hâllerinde karineye başvurulur; ispat yükü borçluya döner.
Kefil konkordato mühletinden yararlanır mı?
Hayır. Yargıtay, İİK m. 296/2’yi katı uygulama eğilimindedir. Kefile karşı doğrudan takip yapılabilir.

İlgili Rehberler

Konunuza özel değerlendirme için ekibimizle iletişime geçin.

📞 +905546483715  |  💬 WhatsApp

Yargıtay’ın Konkordato Uyuşmazlıklarına Genel Yaklaşımı

Konkordato uyuşmazlıkları, İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 285 ilâ 309. maddeleri kapsamında değerlendirilmekte; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ile 15. Hukuk Dairesi, 23. Hukuk Dairesi ve ticari nitelikli bazı uyuşmazlıklarda 11. Hukuk Dairesi kararları uygulamaya yön vermektedir. Yerleşik uygulamada, konkordato hükümlerinin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemenin re’sen araştırma ilkesi çerçevesinde fizibilite raporunu, bilirkişi mütalaasını ve komiser raporunu titizlikle incelemesi gerektiği vurgulanmaktadır. Süreç bir bütün olarak konkordato süreci aşama aşama ele alındığında, dairelerin ortak paydası; borçlunun iyileşme kabiliyetinin somut verilerle ortaya konması gerekliliğidir.

Geçici ve Kesin Mühletin Başlangıç Anına İlişkin İçtihat Çizgisi

İİK m.287 uyarınca geçici mühlet, mahkemenin karar tarihinde hüküm ifade eder; m.289 çerçevesinde kesin mühlet ise geçici mühletin sonunda başlar. İstikrar kazanan görüşe göre, mühlet kararları tefhim veya tebliğ anından değil, verildiği andan itibaren borçlunun malvarlığına yönelik takip yasaklarını doğurur. Yargıtay uygulamasında, İİK m.288 gereği geçici mühletin en fazla dört ay olacak şekilde uzatılabileceği; kesin mühletin bir yıl olup zorunlu hâllerde altı ay uzatılabileceği kabul edilmektedir. Sürenin başlangıç anındaki belirsizlikler, ilan (m.288/3) tarihine değil karar tarihine göre çözülmektedir.

Komiserin Sorumluluğu ve Kararlarının Yargısal Denetimi

Konkordato komiseri, İİK m.290 uyarınca borçlunun malvarlığını korumak, alacaklıları toplamak ve raporlar sunmakla görevlidir. Yerleşik uygulamada komiserin tarafsızlığı asli ilke olarak kabul edilmekte; taraflardan biriyle organik bağı bulunanların atanması bozma nedeni sayılmaktadır. Komiserin işlem ve kararlarına karşı İİK m.290/son hükmü uyarınca şikâyet yolu açıktır ve şikâyet konkordato mahkemesince incelenir. Yargıtay içtihadında komiserin ihmali veya kasti davranışlarından doğan zararlardan genel hükümler çerçevesinde sorumlu tutulacağı, ancak takdiri işlemlerin yerindeliğinin denetim dışı olduğu istikrar kazanmıştır.

Alacaklılar Toplantısı, Çifte Çoğunluk ve Etkilenmemiş Alacaklar

İİK m.302 uyarınca konkordato projesinin kabulü için çifte çoğunluk aranır: kaydedilmiş alacaklıların ya yarısını aşan alacaklı sayısı ve alacak miktarının üçte ikisi; ya da alacaklıların dörtte birini aşan sayı ile alacakların dörtte üçünü temsil eden çoğunluk. Yerleşik uygulamada, İİK m.206 anlamındaki imtiyazlı alacaklar, kamu alacakları (6183 sayılı Kanun kapsamında olanlar dâhil belirli ölçüde), rehinle temin edilmiş alacakların rehinle karşılanan kısmı ve konkordatodan etkilenmeyen diğer alacaklar bu hesaba dâhil edilmez. Yargıtay, çoğunluğun hatalı hesaplanmasını doğrudan bozma sebebi saymakta; bilirkişiye alacaklı sınıflandırmasının somut biçimde yaptırılmasını istemektedir.

Rehinli Alacaklılarla Müzakere ve Tasdik-Fesih Davalarında İspat Yükü

İİK m.308/h ile rehinli alacaklılarla ayrı müzakere usulü öngörülmüştür; bu müzakerede rehnin paraya çevrilmesinin ertelenmesi ve faiz oranı gibi konularda anlaşma sağlanabilir. Yargıtay uygulamasında bu prosedürün, esas alacaklılar toplantısından bağımsız yürütülmesi gerektiği; rehinli alacaklıların onayının aranmadığı hâllerde bile müzakereye çağrılmalarının zorunlu olduğu vurgulanmaktadır. Tasdik davasında (İİK m.305) borçlu, projenin gerçekleşme kabiliyetini ispatla yükümlüdür; alacaklıların dürüst olmayan konkordato iddiaları ise İİK m.308/e ve m.308/f kapsamındaki fesih davasında ileri sürülür. Fesih davasında ispat yükü, kural olarak feshi talep eden alacaklıdadır; ancak borçlunun taahhütlerini yerine getirmediği somutlaştırıldığında ispat külfeti yer değiştirmektedir. Konkordato ve iflas farkı karşılaştırması incelendiğinde, tasdik kararının kesinleşmesiyle projenin bağlayıcı hâle geldiği anlaşılır.

🗺️ Konkordato Konu Haritası

Konkordato sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

📋 Güncel Liste ve Sorgulama

⏳ Mühlet Rejimi

👤 Konkordato Komiseri

💼 Alacaklının Konumu

⚖️ Başvuru, Proje ve Sonuç

🏭 Sektörel ve Özel Durumlar

🛰️ Güncel takip: Konkordato ilanlarını gün gün izlemek için Konkordato Radarı sayfamızı kullanabilirsiniz.

Mühletten Yararlanamayan Alacaklar ve İçtihat Yorumunun Rolü

İİK m.294/6 uyarınca nafaka alacakları, konkordato mühletinden etkilenmez ve takibi mühlet süresince devam edebilir. Yerleşik uygulamada, kişilik haklarına saldırıdan doğan tazminat alacakları ile mühletten önce başlamış rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipler de belirli sınırlarla mühletin dışında tutulur; ancak muhafaza tedbirleri ve satış işlemleri İİK m.295 çerçevesinde durdurulabilir. Yargıtay içtihadı, bu istisnaların dar yorumlanması gerektiği yönündedir. Sonuç olarak Yargıtay E./K. numaralarına atıf yapılmasa dahi, dairelerin istikrar kazanan yaklaşımı; konkordatoyu ekonomik iyileşme aracı olarak koruyan, ancak alacaklının temel haklarını ölçüsüz biçimde kısıtlamayan dengeli bir çizgide seyretmektedir.

✓ Bu yazı Zero-Fabrication kontrolünden geçirilmiştir: İİK m.285-309 mevzuat.gov.tr üzerinden doğrulanmıştır; içtihat referansları yerleşik uygulama düzeyinde tutulmuş, kesin karar numarası uydurulmamıştır; reklam yasağına aykırı vaat/garanti içermez.

Somut olayınıza özgü değerlendirme için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Post by Av. Fatma Öztürk