Eşi tarafından aldatılan bir kişi çoğu zaman yalnızca eşine değil, eşinin birlikte olduğu üçüncü kişiye de öfke duyar ve “O kişiden de tazminat alabilir miyim?” diye sorar. Bu soru, Türk hukukunda uzun süre tartışılmış ve farklı kararlara konu olmuştur.
10 Saniyede Hukuk · Aile ve Boşanma Hukuku
Eşimi aldatan kişiden tazminat alabilir miyim?
Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.
Konu, bir İçtihadı Birleştirme Kararı ile netleştirilmiştir.
Eşe karşı tazminat ile üçüncü kişiye karşı tazminat ayrı şeylerdir
Aldatılan eş, kusurlu olan eşinden boşanma davasında manevi tazminat isteyebilir; bu, evlilik birliğinin ve sadakat yükümlülüğünün ihlalinden doğan bir taleptir ve nispeten yerleşmiş bir konudur.
Asıl tartışma, evli olduğunu bilerek bu ilişkiye giren üçüncü kişiye karşı ayrı bir tazminat davası açılıp açılamayacağıdır.
İçtihadı Birleştirme Kararı ne dedi?
Bu konuda Yargıtay daireleri arasında uzun süre görüş ayrılığı yaşandı; kimi kararlarda üçüncü kişi sorumlu tutulurken, kimilerinde sadakat borcunun yalnızca eşler arasında olduğu kabul edildi. Bu çelişkiyi gidermek üzere Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun E. 2017/5, K. 2018/7 sayılı ve 06.07.2018 tarihli kararı verildi (Resmî Gazete: 08.12.2018).
Bu karara göre sadakat yükümlülüğü yalnızca eşler arasında geçerli olan nispî bir haktır; herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir hak değildir. Aldatma eylemine katılan üçüncü kişinin aldatılan eşe karşı sadakat yükümlülüğü bulunmadığından ve eylemi tek başına haksız fiil koşullarını taşımadığından, salt bu ilişki nedeniyle üçüncü kişiye karşı manevi tazminat istenemez. Karar tüm mahkemeler için bağlayıcıdır.
Pratikte ne anlama geliyor?
- Kusurlu eşe karşı: Boşanma davasında manevi tazminat talep edilebilir.
- Üçüncü kişiye karşı: Yalnızca ilişkiye girmiş olması nedeniyle manevi tazminat talebi, içtihadı birleştirme kararının yaklaşımı uyarınca kural olarak sonuç vermez.
- İstisnai durumlar: Üçüncü kişinin bağımsız ve doğrudan bir haksız fiili (örneğin ayrı bir kişilik hakkı ihlali) varsa, bu farklı bir hukuki temelde değerlendirilebilir.
- Her dosya kendine özgüdür: Somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılması gerekir.
Aldatmanın acısı büyük olsa da, hukuk üçüncü kişiye karşı tazminat konusunda temkinli bir çizgi çizmiştir. Sorumluluk, kural olarak sadakat yükümlülüğünü ihlal eden eşe yöneliktir. Kendi durumunuzun bu çerçevede nasıl değerlendirileceğini bir avukatla görüşmeniz isabetli olur.
Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Metinde anılan yüksek mahkeme kararları gerçek olup künyeleri (esas/karar numarası ve tarih) UYAP, Lexpera ve resmî karar kaynakları üzerinden doğrulanabilir. İçtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.
Sıkça Sorulan Sorular
Eşimi aldatan üçüncü kişiye tazminat davası açılabilir mi?
Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, evliliğin tarafı olmayan üçüncü kişiye karşı kural olarak tazminat davası açılamaz. Sadakat yükümlülüğü yalnızca eşler arasındadır.
Tazminat kime karşı istenebilir?
Sadakat yükümlülüğünü ihlal eden eşe karşı, boşanma davasında kişilik haklarının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat talep edilebilir.
Üçüncü kişi hiçbir durumda sorumlu olmaz mı?
İçtihat, üçüncü kişinin sorumluluğunu kural olarak kabul etmez. Eylemin bağımsız ve ağır bir haksız fiil oluşturduğu istisnai durumlar tartışmalıdır.
📚 İlgili Rehberler
- 📘 Boşanma ve Aile Hukuku Davaları (Ana Kategori)
- Eşim Çocuğu Görme Günlerinde Geri Getirmiyor, Ne Yapabilirim?Örnek vaka senaryosu
- Ortak Velayet Hangi Şartlarda Verilir? Yargıtay’ın 2017 Dönüm Kararı
- Yurt Dışındaki Eşimden Boşanmak İstiyorum, Tebligat Nasıl Yapılır?
- Haksız Şikayete Uğradım: İftira ve Tazminat Davası Açabilir miyim?
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinMevzuat Çerçevesi: Hangi Hüküm, Hangi Talep?
Tazminat talebinin dayanağı, olayın niteliğine göre değişir. Yanlış hukuki sebep seçimi zamanaşımı, ispat yükü ve talep edilebilecek kalemler bakımından farklı sonuçlar doğurur.
| Hüküm | Neyi düzenler | Zamanaşımı |
|---|---|---|
| TBK m. 49 | Haksız fiil — genel sorumluluk | 2 yıl / 10 yıl; suç oluşturuyorsa uzamış süre |
| TBK m. 49/2 | Ahlaka aykırı fiil | Zarar verme kastı aranır |
| TBK m. 51, 52 | Tazminatın belirlenmesi ve indirim | — |
| TBK m. 53, 54 | Ölüm ve bedensel zarar kalemleri | — |
| TBK m. 55 | Belirlenme esasları | 7589 s.K. ile faiz ve mahsup eklendi |
| TBK m. 56, 58 | Manevi tazminat; kişilik hakkı ihlali | — |
| TBK m. 66 | Adam çalıştıranın sorumluluğu | Kusursuz sorumluluk |
| TBK m. 67 | Hayvan bulunduranın sorumluluğu | Kusursuz sorumluluk; kurtuluş kanıtı |
| TBK m. 112 vd. | Sözleşmeye aykırılık | Kural olarak 10 yıl |
| TBK m. 125 | Borçlu temerrüdünde seçimlik haklar | Müspet / menfi zarar ayrımı |
| TMK m. 24, 25 | Kişilik haklarının korunması | — |
Hukuki sebep seçimi neden belirleyici?
Aynı olay hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil oluşturabilir. Sözleşmeye dayanmak zamanaşımı bakımından çoğu zaman avantajlıdır; buna karşılık ispat yükü ve talep edilebilecek kalemler farklılaşır. Sözleşme ilişkilerinde ayrıca müspet ve menfi zarar ayrımı yapılır ve seçimlik hakkın kullanımı hangi zararın isteneceğini belirler.
Ayrıntı: Müspet ve menfi zarar ayrımı (TBK m. 125) · Haksız fiilde maddi ve manevi tazminatın esasları
Kusur Sorumluluğu ile Kusursuz Sorumluluk
| Sorumluluk türü | Kusur aranır mı? | Tartışma neyin üzerinden yürür |
|---|---|---|
| Haksız fiil (TBK m. 49) | Evet | Kusur, zarar, illiyet bağı |
| Adam çalıştıran (TBK m. 66) | Hayır | Kurtuluş kanıtı |
| Hayvan bulunduran (TBK m. 67) | Hayır | Gerekli özenin gösterildiği ispatı |
| Yapı maliki | Hayır | Yapıdaki bozukluk ve bakım eksikliği |
| Araç işleteni (KTK m. 85) | Hayır | Tehlike sorumluluğu; kurtuluş kanıtı |
Kusursuz sorumluluk hâllerinde zarar görenin ispat yükü belirgin biçimde hafifler; tartışma kusur üzerinden değil illiyet bağı ve kurtuluş kanıtı üzerinden yürür.
Görev, Yetki ve Süreler
| Davalı | Görevli mahkeme |
|---|---|
| Gerçek kişi veya adi ortaklık | Asliye Hukuk Mahkemesi |
| Sigorta şirketi | Asliye Ticaret Mahkemesi |
| İşveren (iş kazası) | İş Mahkemesi |
| Sağlık kuruluşu — özel | Asliye Hukuk veya Ticaret; kuruluşun niteliğine göre |
| Kamu hastanesi ve idare | İdare Mahkemesi — tam yargı davası |
| Eşler arası (boşanma kaynaklı) | Aile Mahkemesi |
Talebin birden fazla muhataba yöneltileceği hâllerde tek dilekçede birleştirme görevsizlik kararına yol açabilir. Muhataplar farklı mahkemelerin görev alanına giriyorsa davalar ayrı açılmalıdır.
📘 Üçüncü kişiye dava bakımından: Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.07.2018 tarihli, 2017/5 E., 2018/7 K. sayılı kararı (RG 08.12.2018, S. 30619) bağlayıcıdır: sadakat yükümlülüğü evlilik sözleşmesinden doğar ve yalnızca eşler arasındadır; salt aldatma sebebiyle üçüncü kişiden manevi tazminat istenemez. Anayasa Mahkemesi de bu görüşü Ömer Sivrikaya kararında (B. No: 2020/3519, 25.10.2023) anayasal düzeyde teyit etmiştir. İstisna: üçüncü kişi konut dokunulmazlığını ihlal, özel yaşama müdahale, sır alanına girme veya hakaret gibi bağımsız bir kişilik hakkı ihlalinde bulunmuşsa ayrı sorumluluk doğabilir. Ayrıca TBK m. 49/2 uyarınca fiil yalnızca ahlaka aykırıysa sorumluluk için zarar verme kastı aranır; birlikte olunan kişinin evli olduğunu bilmek tek başına yeterli değildir.
Hesap Yöntemi ve Faiz: 2026 Çerçevesi
Bedensel zarar ve ölüm tazminatlarında hesap, birbirini çarpan değişkenlerle yapılır. Gelecekteki zararın bugünkü değere indirgenmesinde uygulanan yöntem, uzun süreli dosyalarda sonucu belirgin biçimde etkiler.
| Aşama | Uygulanan yöntem |
|---|---|
| Bilinen (işlemiş) dönem | Gerçek veriler; iskonto uygulanmaz |
| Bilinmeyen (işleyecek) dönem | Yerleşik uygulamada progresif rant yöntemi |
| Aktif dönem | İspatlanan gerçek gelir |
| Pasif dönem | Net asgari ücret |
| Bakiye ömür | Güncel TRH-2010 yaşam tablosu |
Anayasa Mahkemesi’nin E. 2019/40, K. 2020/40 sayılı ve 17.07.2020 tarihli kararı ile genel şartlara atıf yapan hükümler iptal edildiğinden, hesap genel şartlar ekindeki cetvellere göre değil Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümlerine göre yapılır.
7589 sayılı Kanun ile gelen faiz düzenlemesi
31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren düzenlemeyle iki değişiklik olmuştur. Oran bakımından yasal faiz, TCMB reeskont oranının yüzde sekseni olarak belirlenmiş ve hesap dönemsel hâle gelmiştir. Başlangıç bakımından ise bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz, bilinen dönem için olay tarihinden, bilinemeyen dönem için karar tarihinden işletilir. Ayrıca tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edilir.
Hâkimin Takdir Yetkisi ve Denetimi
Tazminatın belirlenmesinde hâkime takdir yetkisi tanınmıştır; ancak bu yetki denetimden muaf değildir.
- Gerekçe zorunluluğu. Takdirin hangi olgulara dayandığı kararda gösterilmelidir.
- Bilirkişi raporundan ayrılma. Hâkim raporla bağlı değildir; ancak denetime elverişli bir rapordan ayrılmak için gerekçe göstermesi gerekir.
- İndirim oranı. Müterafik kusur ve hakkaniyet indirimlerinde oranın gerekçelendirilmesi aranır; aşırı indirim bozma sebebidir.
- Talep sınırı. Talep edilmeyen kaleme ve faize hükmedilemez.
Pratik sonuç: rapora itiraz ederken “tutar düşük” demek zayıf kalır. Güçlü itiraz, raporun hangi olgudan hangi sonuca vardığını göstermediğini, yani denetime elverişli olmadığını ortaya koymaktır.
Talep Kurgusunda Altı Kontrol
- Hukuki sebebi belirleyin. Haksız fiil mi, sözleşmeye aykırılık mı? Zamanaşımı ve ispat yükü buna bağlıdır.
- Sorumluluk türünü tespit edin. Kusursuz sorumluluk hâli varsa kusur ispatına gerek kalmaz.
- Muhatapları ve görevli mahkemeyi ayrıştırın. Farklı mahkemelerin görev alanına giren talepler tek dilekçede birleştirilemez.
- Kalemleri tek tek sayın. Sayılmayan kalem hesaba girmez.
- Faizi dönem ayrımıyla ve dönemsel oranla talep edin. Talep edilmeyen faize hükmedilmez.
- Talep artırım hakkını saklı tutun. 31 Temmuz 2026’dan itibaren belirsiz alacak davası yoluna gidilemediğinden kısmi dava kurgusu kullanılır; HMK m. 109/4 uyarınca artırım bir defaya mahsustur.
Talebinizin hukuki dayanağını birlikte belirleyelim. İlk görüşme ücretsizdir.
Bu içerik Tazminat ve Sorumluluk Hukuku alanındadır.
Tazminat ve Sorumluluk Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları
Kararın Gerekçesi: Neden Üçüncü Kişiye Dava Açılamıyor?
İçtihadı Birleştirme kararının dayandığı üç gerekçe vardır ve bunların bilinmesi, hangi hâllerde dava açılabileceğini de gösterir.
| Gerekçe | Anlamı |
|---|---|
| Sadakat yükümlülüğü sözleşmeseldir | Türk Medeni Kanunu m. 185/3’te düzenlenen yükümlülük evlilik sözleşmesinden doğar ve yalnızca taraflarını bağlar |
| Üçüncü kişi sözleşmenin tarafı değildir | Evlilik birliğinin tarafı olmayan kişinin bu yükümlülüğe uyma zorunluluğu bulunmaz |
| Mutlak bir kişilik hakkı yoktur | “Eşi tarafından aldatılmamayı isteme hakkı” biçiminde herkese karşı ileri sürülebilecek mutlak bir hak kanunlarda yer almaz |
Üçüncü gerekçe belirleyicidir: haksız fiil sorumluluğunun doğması için ihlal edilen bir hukuk kuralı veya mutlak hak aranır. Böyle bir hak bulunmadığından, üçüncü kişinin eyleminde hukuka aykırılık unsuru gerçekleşmez.
TBK m. 49/2: Ahlaka Aykırılık Yeterli mi?
Akla gelen ilk itiraz şudur: fiil ahlaka aykırı değil midir? Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinin ikinci fıkrası bu ihtimali düzenler; ancak ağır bir şart getirir.
Buna göre fiil emredici bir hukuk kuralına değil de yalnızca ahlaka aykırıysa, sorumluluğa gidilebilmesi için failin zarar verme kastıyla hareket etmiş olması gerekir. Yani üçüncü kişinin, aldatılan eşe bilerek ve isteyerek zarar vermeyi amaçlamış olması aranır.
Birlikte olunan kişinin evli olduğunu bilmek, bu kast için tek başına yeterli değildir. Bu nedenle uygulamada bu yoldan sorumluluk kurulması oldukça sınırlıdır.
Hangi Hâllerde Dava Açılabilir?
Karar mutlak bir yasak getirmez. Üçüncü kişinin aldatma dışında bağımsız bir kişilik hakkı ihlali bulunduğu hâllerde sorumluluk doğabilir.
| Eylem | Dava açılabilir mi? |
|---|---|
| Salt evli bir kişiyle birlikte olmak | Hayır |
| Konut dokunulmazlığını ihlal etmek | Evet — bağımsız ihlal |
| Özel yaşama müdahale, sır alanına girmek | Evet |
| Ele geçirdiği özel bilgileri ifşa etmek | Evet |
| Söz ve davranışlarla onur ve saygınlığı zedelemek | Evet |
| Hakaret veya tehdit | Evet — ayrıca ceza sorumluluğu |
Bu hâllerde dayanak aldatma değil, üçüncü kişinin kendi eylemidir. Dava dilekçesinde hukuki sebep buna göre kurulmalı; aldatma olgusu yalnızca olayın anlatımında yer almalıdır. Aldatmayı dayanak gösteren bir dilekçe, bağlayıcı içtihat karşısında reddedilir.
Eşe Karşı Talep Ayrı Yürür
Üçüncü kişiye dava açılamaması, aldatılan eşin haklarını ortadan kaldırmaz. Aldatma, eşler arasında sadakat yükümlülüğünün ihlalidir ve kusurlu eşe karşı talep hakkı doğurur.
| Talep | Muhatap | Dayanak |
|---|---|---|
| Boşanma | Eş | Zina veya evlilik birliğinin sarsılması |
| Maddi tazminat | Eş | TMK m. 174/1 |
| Manevi tazminat | Eş | TMK m. 174/2 |
| Nafaka | Eş | Koşulları ayrıca değerlendirilir |
| Bağımsız kişilik hakkı ihlali | Üçüncü kişi | TMK m. 24-25, TBK m. 58 |
Boşanma tazminatında belirleyici olan kusur karşılaştırmasıdır: tazminat isteyen tarafın daha az kusurlu olması aranır. Eşit kusur hâlinde kural olarak tazminata hükmedilmez.
Zina ve Af
Zina sebebine dayanan boşanma davasında dikkat edilmesi gereken bir başka nokta aftır. Aldatıldığını öğrenen eşin, hiçbir şey olmamış gibi evlilik hayatını sürdürmesi örtülü af olarak değerlendirilebilir ve zinaya dayanan dava hakkını etkiler.
Ayrıca zina sebebine dayanan boşanma davası için kısa hak düşürücü süreler işler. Bu nedenle karar verilirken gecikilmemeli, af sayılabilecek davranışlardan kaçınılmalıdır.
Uygulamada Sık Sorulan Beş Soru
Karar geriye yürür mü? İçtihadı Birleştirme kararları, yayımından sonra görülen davalarda uygulanır. 2018 öncesinde açılmış ve kesinleşmiş dosyalar kendi hükmüne tabidir; ancak derdest dosyalarda karar dikkate alınır.
Ceza davası açılabilir mi? Zina, Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak düzenlenmemiştir. Buna karşılık üçüncü kişinin hakaret, tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal veya özel hayatın gizliliğini ihlal gibi bağımsız eylemleri ayrı suçları oluşturabilir.
Kadın veya erkek olması fark eder mi? Etmez. Karar cinsiyetten bağımsız olarak üçüncü kişiye karşı manevi tazminat isteminin dayanaksız olduğunu ortaya koymuştur.
Delil toplarken sınır nedir? Hukuka aykırı yolla elde edilen deliller yargılamada kullanılamaz. Özellikle dijital kayıtlarda bu sınır önem taşır; hukuka aykırı elde edilen kayıt hem delil değeri taşımaz hem ayrı bir suç oluşturabilir.
Üçüncü kişiye dava açarsam ne olur? Salt aldatma dayanağıyla açılan dava, bağlayıcı içtihat karşısında reddedilir ve aleyhe yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedilir. Bu nedenle dilekçe kurgusunda hukuki sebep dikkatle seçilmelidir.
Doğru Strateji: Talepleri Ayrıştırmak
- Eşe karşı talepleri boşanma davasında toplayın. Maddi ve manevi tazminat ile nafaka aynı yargılamada istenebilir; kusur tespiti tek seferde yapılır.
- Kusur delillerini eksiksiz sunun. Tazminat, kusur karşılaştırmasına dayanır; iddia tek başına yetmez.
- Üçüncü kişiye yönelecekseniz bağımsız ihlali gösterin. Dayanak aldatma değil, o kişinin kendi eylemi olmalıdır.
- Delillerin hukuka uygun elde edildiğinden emin olun. Aksi hâlde delil değeri taşımaz.
- Af sayılabilecek davranışlardan kaçının. Zinaya dayanan dava hakkı etkilenebilir.
- Süreleri takip edin. Zina sebebine dayanan boşanma davasında kısa hak düşürücü süreler işler.
Kararın Öncesi ve Sonrası
Bu içtihadın neden bağlayıcı olduğunu anlamak için geçmişteki tabloyu bilmek gerekir. 2018 öncesinde Yargıtay daireleri arasında görüş ayrılığı vardı.
| Dönem | Uygulama |
|---|---|
| 2018 öncesi — bir kısım karar | Evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişi sorumlu tutuluyordu |
| 2018 öncesi — diğer kararlar | Sadakat borcunun yalnızca eşler arasında olduğu kabul ediliyordu |
| 06.07.2018 sonrası | İçtihat birleştirildi: salt aldatma sebebiyle dava açılamaz |
| 25.10.2023 sonrası | Anayasa Mahkemesi bu görüşü anayasal düzeyde teyit etti |
İçtihadı Birleştirme kararları, benzer hukuki konularda Yargıtay daireleri ile mahkemeleri bağlar. Bu nedenle 2018 öncesi tarihli ve aksi yönde sonuç veren emsal kararlara dayanılması sonuç vermez.
İnternette hâlâ bu tarihten önce yazılmış ve “üçüncü kişiye dava açılabilir” diyen içerikler bulunmaktadır. Bir kaynağa dayanmadan önce tarihinin ve güncelliğinin kontrol edilmesi gerekir.
Yanlış Kurgu Neye Mal Olur?
Salt aldatma dayanağıyla üçüncü kişiye açılan davanın sonucu bellidir: dava reddedilir ve davacı aleyhine yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedilir. Manevi tazminat talebinde tutar yüksek yazıldığında, nispi vekâlet ücreti de buna göre hesaplanır.
Bu nedenle dava açmadan önce iki soru cevaplanmalıdır: üçüncü kişinin aldatma dışında bağımsız bir eylemi var mı ve bu eylem hukuka uygun delillerle ispatlanabilir mi? İki sorunun da cevabı olumlu değilse, talep eşe yöneltilmelidir.
Özet: Tek Cümlede Cevap
Eşinizi aldatan üçüncü kişiye salt aldatma sebebiyle tazminat davası açamazsınız; ancak o kişinin size yönelen bağımsız bir kişilik hakkı ihlali varsa bu eyleme dayanarak dava açabilirsiniz. Aldatma sebebiyle tazminat talebiniz ise kusurlu eşinize karşı, boşanma davası içinde ileri sürülür.
Nafaka ve Tazminat Karıştırılmamalı
Aldatma sonrası açılan boşanma davasında birden fazla talep birlikte ileri sürülür; ancak bunlar farklı hukuki sebeplere dayanır ve ayrı ayrı değerlendirilir.
| Talep | Niteliği | Sonradan değiştirilebilir mi? |
|---|---|---|
| Maddi tazminat | Bir defaya mahsus belirlenir | Hayır |
| Manevi tazminat | Bir defaya mahsus belirlenir | Hayır |
| Yoksulluk nafakası | Süregelen bakım yükümlülüğü | Koşullar değişirse artırılıp azaltılabilir |
| İştirak nafakası | Çocuk için bakım yükümlülüğü | Değiştirilebilir |
Tazminat kalemlerinin bir defaya mahsus belirlenmesi, tutarın baştan doğru hesaplanmasını zorunlu kılar. Nafaka ise koşullar değiştiğinde yeniden değerlendirilebilir.
İlgili Rehberler
- Trafik kazası tazminat süreci: kazadan ödemeye adım adım
- Maddi tazminat kalemleri (TBK m. 53-54)
- Faiz başlangıcı ve oransal mahsup: TBK m. 55
- Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi
- Tazminat davalarında zamanaşımı: hangi talep, hangi süre?
- Destekten yoksun kalmada gelirin ispatı
- Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı? HMK m. 107
- Manevi tazminat: kim, ne kadar isteyebilir?


