Takipten Önce ve Sonra Menfi Tespit Davası (İİK 72): Tedbir, Yüzde 15 Teminat, Yüzde 20 Tazminat ve İstirdat (2026)
30 Aralık 2025

Takipten Önce ve Sonra Menfi Tespit Davası (İİK 72): Tedbir, Yüzde 15 Teminat, Yüzde 20 Tazminat ve İstirdat (2026)

🔸 Güncel ve kapsamlı rehber: Bu konunun en güncel, ayrıntılı ve örneklerle açıklanmış hâli için Menfi Tespit Davası: Borçlu Olmadığınızı Nasıl İspatlarsınız? (İİK 72) sayfamızı öneririz. Aşağıdaki içerik de konuyla ilgili tamamlayıcı bilgi sunar.

Menfi tespit davası, borçlunun borçlu olmadığının mahkemece tespitini istediği davadır ve İcra ve İflas Kanununun 72. maddesine göre icra takibinden önce de, takip sırasında da açılabilir. İki durum arasındaki fark tedbirde ve tazminattadır. Takipten önce açılan davada mahkeme, alacağın yüzde on beşinden az olmayan teminat karşılığında icra takibinin durdurulmasına tedbir kararı verebilir. Takipten sonra açılan davada ise takibin durdurulmasına karar verilemez; borçlu yalnız aynı oranda teminatla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir. Dava borçlu lehine sonuçlanırsa takip derhal durur; takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa borçlu, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmayan tazminat isteyebilir. Dava alacaklı lehine sonuçlanırsa, tedbir nedeniyle alacağını geç alan alacaklının zararı en az yüzde yirmi olarak teminattan karşılanır. Borç ödenmişse dava istirdat davasına dönüşür; hiç dava açılmamışsa ödemeden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açılabilir.

Kararlarla inceleyin: İçtihadı Birleştirme, Anayasa Mahkemesi ve Hukuk Genel Kurulu kararları dahil; dava dilekçesinin tebliği, mahkemenin yetkisi, bir yıllık süre, kısmi dava ve ıslah, fatura ile ispat, icra inkâr tazminatında likitlik ve oran ile vekâlet ücreti konularında 14 kararı, İİK m.62-68 ile birlikte İtirazın İptali Yargıtay Kararları sayfamızda topladık. Diğer konular için İçtihatlar bölümüne bakabilirsiniz.

Bu yazının dayanakları. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.62, 66, 67, 72, 168, 169, 169/a ve 170; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.106, 200 ve 201; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5 ve 5/A (7445 sayılı Kanunla değişik, 1.9.2023’ten itibaren); 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73 ve 73/A. Menfi tespit davasının genel çerçevesi için Menfi Tespit Davası (İİK 72) ana rehberimize bakabilirsiniz.

Borçlu olmadığınız bir alacak için takip mi başlatıldı?

Takipten önce mi sonra mı olduğunuza göre tedbir, teminat ve tazminat riskleri değişir. Belgelerinizi birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Menfi Tespit Davası Nedir?

HMK m.106’ya göre tespit davasıyla mahkemeden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi istenir; davacının, kanunlarda belirtilen istisnalar dışında, hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Menfi tespit, borcun yokluğunun tespitine yönelik özel bir tespit davasıdır. İİK m.72/1, borçlunun icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabileceğini açıkça düzenler.

Tipik örnekler şunlardır: bedeli ödenmiş bir senedin takibe konulması, hatır senedi veya teminat senedinin asıl borç gibi takip edilmesi, sahte imza, geçersiz bir kefalet, aynı borcun iki kez istenmesi, ifa edilmemiş bir sözleşmeye dayanan fatura alacağı. Bu durumlarda borçlunun elindeki yollar ödeme emrine itiraz, icra mahkemesine başvuru ve menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davası genel mahkemede görülür ve icra mahkemesinin sınırlı incelemesinden farklı olarak borcun varlığı tüm delillerle tartışılır.

Takipten Önce ve Takipten Sonra: Karşılaştırma

Takipten önce ve sonra açılan menfi tespit davası

KonuTakipten önceTakipten sonraDayanak
Davanın açılabilmesiBorç iddiası ve hukuki yarar varsa açılabilirTakip sırasında her zaman açılabilirİİK m.72/1; HMK m.106/2
Takibin durdurulmasıTeminat karşılığında ihtiyati tedbirle takibin durdurulmasına karar verilebilirTedbirle takibin durdurulmasına karar verilemezİİK m.72/2-3
Paranın alacaklıya ödenmemesiTakip yokken söz konusu değilTeminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi istenebilirİİK m.72/3
Teminat oranıAlacağın yüzde on beşinden az olamazAlacağın yüzde on beşinden az olamaz; gecikme zararlarını da karşılamalıdırİİK m.72/2-3
Borçlu kazanırsaBorcun yokluğu, kesinleşen hükümle taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit edilirTakip derhal durur; kesinleşmeyle icra eski hale iade edilirİİK m.72/5
Borçlunun tazminatıKanundaki tazminat takibe bağlıdır; takip yoksa uygulanmazTakip haksız ve kötü niyetliyse, talep üzerine alacağın en az yüzde yirmisiİİK m.72/5
Borçlu kaybederseTedbir alınmışsa alacaklının gecikme zararı en az yüzde yirmiTedbir alınmışsa alacaklının gecikme zararı en az yüzde yirmiİİK m.72/4
Borç ödenirseTakip yoksa genel hükümlere göre geri almaTedbir alınmamış ve borç ödenmişse dava istirdat davası olarak devam ederİİK m.72/6

Takipten Önce Açılan Menfi Tespit Davası

Henüz icra takibi yoksa borçlunun dava açmakta güncel bir hukuki yararı bulunmalıdır (HMK m.106/2). Elinde borçlunun imzasını taşıyan bir senet bulunan kişinin takip tehdidi, ihtarname ile ödeme istenmesi, senedin ciro edilerek üçüncü kişiye geçme ihtimali veya bankanın kredi hesabını kat ederek ödeme talep etmesi, bu yararın tipik örnekleridir. Takipten önce açılan davanın en büyük avantajı, takibin başlamadan durdurulabilmesidir: mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden az olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir (İİK m.72/2).

Bu tedbir kararı takibin başlatılmasını değil, başlatılacak takibin yürütülmesini durdurur. Tedbir kararının icra dairesine bildirilmesi ve takip açılırsa dosyaya sunulması gerekir. Takipten önce dava açmanın bir başka sonucu tazminat rejimindedir: İİK m.72/5’teki “borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olması” şartı bir icra takibini varsayar. Takip yokken açılan davada bu özel tazminat söz konusu olmaz; borçlunun zararı varsa genel hükümlere göre talep edilmesi gerekir. Buna karşılık borçlu tedbir almış ve davayı kaybetmişse, alacaklının gecikme zararı en az yüzde yirmi olarak teminattan karşılanır (m.72/4).

Takipten Sonra Açılan Menfi Tespit Davası

Takip başladıktan sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez (İİK m.72/3). Haciz ve satış işlemleri devam edebilir. Borçlu ancak gecikmeden doğan zararları karşılamak üzere alacağın yüzde on beşinden az olmamak üzere teminat göstererek icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Bu tedbir, haczedilen veya ödenen paranın dava sonuna kadar alacaklıya aktarılmasını engeller; ancak takibin kendisini durdurmaz.

Takip sırasında menfi tespit davası açmak, ödeme emrine itiraz hakkının kullanılmamasını telafi etmenin en önemli yoludur. Ödeme emrine yedi gün içinde itiraz edilirse takip durur (İİK m.62/1, 66/1) ve alacaklı itirazın iptali veya kaldırılması yoluna gitmek zorunda kalır; itiraz süresi kaçırılmışsa veya itiraz kaldırılmışsa borçlu menfi tespit davası açabilir ve borcu ödemek zorunda kalmışsa istirdat davası yoluna gidebilir (m.72/6-7). Dava borçlu lehine sonuçlanırsa takip derhal durur ve ilamın kesinleşmesiyle, ayrıca hüküm gerekmeksizin icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir (m.72/5).

Davanın borçlu lehine kesinleşmesinin sonucu da kanunda açıkça düzenlenmiştir: ilamın kesinleşmesi üzerine, içeriğine göre ve ayrıca bir hükme gerek olmaksızın icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir (İİK m.72/5). Bu, takip nedeniyle konulan hacizlerin kaldırılmasını ve tahsil edilmiş paraların iadesini kapsayan bir sonuçtur; iade için ayrı bir dava açılması gerekmez.

Yüzde Yirmi Tazminat: Kim, Ne Zaman Öder?

İİK m.72’de iki ayrı tazminat vardır ve şartları farklıdır. Uygulamada en sık yapılan hata, her iki tazminatın da kendiliğinden uygulanacağını düşünmektir.

İİK m.72’deki tazminatlar

TazminatŞartMiktarDayanak
Alacaklı lehineDava alacaklı lehine sonuçlanmış, borçlu ihtiyati tedbir almış ve alacaklı tedbir nedeniyle alacağını geç almış olmalıZarar aynı davada takdir edilir; yüzde yirmiden aşağı olamaz; hüküm kesinleşince teminattan alınırİİK m.72/4
Borçlu lehineDava borçlu lehine sonuçlanmış, borçluyu dava açmaya zorlayan takip haksız ve kötü niyetli olmalı; borçlunun talebi gerekirHaksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamazİİK m.72/5

Alacaklı lehine tazminat için borçlunun tedbir kararı almış olması belirleyicidir; tedbir alınmamışsa takip zaten durmadığından alacaklının gecikme zararı bu hükme dayanmaz. Borçlu lehine tazminatta ise takibin yalnız haksız olması yetmez, kötü niyetli de olması gerekir; örneğin bedeli ödendiği bilinen bir senedin takibe konulması bu niteliği taşıyabilir. İtirazın iptali davasındaki icra inkâr tazminatı ayrı bir kurumdur ve İİK m.67/2’de düzenlenir.

Tedbir Talebi: Yaklaşık İspat, Teminat ve İtiraz

İİK m.72’deki tedbirler, HMK’daki ihtiyati tedbir hükümleriyle birlikte uygulanır. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından veya gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğacağından endişe edilmesi halinde tedbir kararı verilebilir (HMK m.389/1). Talep eden, dilekçesinde tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır (HMK m.390/3).

Menfi tespitte tedbir sürecinin kuralları

KonuKuralDayanak
Yaklaşık ispatÖdeme belgesi, imza farklılığı, sözleşmenin geçersizliğini gösteren belge gibi deliller sunulmalıHMK m.390/3
Teminatın asgari tutarıAlacağın yüzde on beşinden az olamazİİK m.72/2-3
Teminatın şekliHâkim serbestçe belirler; koşullar değişirse artırılabilir, azaltılabilir veya değiştirilebilirHMK m.87
Karşı tarafı dinlemeden tedbirDerhal koruma zorunluluğu varsa mümkündürHMK m.390/2
Tedbire itirazKarşı taraf dinlenmeden verilen tedbire, uygulamadan veya tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde itiraz edilebilirHMK m.394/1-2
İtiraz kararına karşı kanun yoluBaşvurulabilir; öncelikle ve kesin olarak karara bağlanırHMK m.394/5
Alacaklının zararıDava alacaklı lehine biterse zarar aynı davada takdir edilir, en az yüzde yirmi olarak teminattan alınırİİK m.72/4

Tedbir, kanun gereği teminat karşılığında verildiğinden (İİK m.72/2-3), borçlunun tedbirden yararlanabilmesi için alacağın en az yüzde on beşi tutarında bir kaynağı hemen ayırması gerekir. Bu nedenle tedbir talebi, teminatın hangi şekilde ve ne kadar sürede karşılanacağı planlanarak yapılmalıdır.

Borç Ödenirse: Menfi Tespitten İstirdata

Menfi tespit davası sürerken borçlu tedbir kararı almamış ve borç ödenmişse dava kendiliğinden düşmez; istirdat davası olarak devam eder (İİK m.72/6). Takibe itiraz etmemiş veya itirazı kaldırılmış olduğu için borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek zorunda kalan kişi ise, ödediği tarihten itibaren bir yıl içinde genel hükümlere göre mahkemeye başvurarak paranın geri verilmesini isteyebilir (m.72/7). İstirdat davasında davacı yalnız paranın verilmesi gerekmediğini ispatlamakla yükümlüdür (m.72/8).

Menfi tespit ve istirdat arasındaki geçiş

DurumUygulanacak davaDayanak
Takip devam ediyor, borç ödenmediMenfi tespit davasıİİK m.72/1
Menfi tespit davası açılmış, tedbir yok, borç ödendiDava istirdat davası olarak devam ederİİK m.72/6
Dava açılmamış, borç itiraz edilmediği veya itiraz kaldırıldığı için ödendiÖdemeden itibaren bir yıl içinde istirdat davasıİİK m.72/7
Bir yıllık süre geçtiİİK m.72/7’deki özel istirdat yolu kapanır; genel hükümlere göre başka talep yollarının değerlendirilmesi gerekirİİK m.72/7

Bir yıllık süre paranın tamamen ödendiği tarihten başlar; taksitle ödemelerde son ödeme tarihi önem taşır. İstirdat davası istirdat davası yazımızda ayrıca anlatılmıştır.

Ödeme Emrine İtiraz, İcra Mahkemesi mi, Menfi Tespit mi?

Doğru yolun seçimi süreye, takip türüne ve elinizdeki delile bağlıdır. Bu yollar birbirini dışlamaz; çoğu zaman birlikte kullanılır.

Borçlunun yolları

YolSüreEtkisiDayanak
Genel haciz yolunda ödeme emrine itirazTebliğden itibaren yedi günSüresinde itiraz takibi durdururİİK m.62, 66
Kambiyo takibinde borca itirazBeş gün, icra mahkemesineSatıştan başka takip işlemlerini durdurmaz; mahkeme belgelere göre geçici durdurma kararı verebilirİİK m.168, 169, 169/a
Kambiyo takibinde imzaya itirazBeş gün, icra mahkemesineSatıştan başka işlemleri durdurmaz; itiraz ciddi görülürse takip geçici olarak durdurulabilirİİK m.168/4, 170
Menfi tespit davasıTakipten önce veya takip sırasında; özel süre yokTakipten önce teminatla takip durdurulabilir; takipten sonra yalnız paranın ödenmemesi istenebilirİİK m.72
İstirdat davasıÖdemeden itibaren bir yılÖdenen paranın geri alınmasıİİK m.72/7

İcra mahkemesindeki borca itiraz incelemesi sınırlıdır: icra mahkemesi, borcun olmadığının veya itfa ya da imhal edildiğinin resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispatı halinde itirazı kabul eder (İİK m.169/a). Tanık, bilirkişi veya kapsamlı delil gerektiren uyuşmazlıklar ise ancak menfi tespit davasında tartışılabilir. Kambiyo takibine itiraz kambiyo takibine itiraz, ödeme emrine itiraz ise ödeme emrine itiraz yazılarımızda anlatılmıştır.

İtirazın İptali Davası ile Menfi Tespit Davasının Farkı

Ödeme emrine süresinde itiraz edilmişse takip durur ve dava açma yükü alacaklıya geçer: alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel hükümlere göre alacağının varlığını ispat ederek itirazın iptalini dava edebilir (İİK m.67/1). Menfi tespit davasında ise davayı borçlu açar. İki dava aynı alacağın varlığını tartıştığı için sıkça karıştırılır; farkları şöyledir:

İtirazın iptali ve menfi tespit davası

Konuİtirazın iptaliMenfi tespit
Davayı açanAlacaklıBorçlu
ÖnkoşulBorçlunun süresinde itirazıTakipten önce hukuki yarar; takipten sonra itiraz şartı yok
Süreİtirazın tebliğinden itibaren bir yılÖzel süre yok; ödemeden sonra bir yıl içinde istirdat
Takibe etkisiİtiraz zaten takibi durdurmuştur; dava kabul edilirse takip devam ederTakipten sonra açılırsa takibi durdurmaz
Tazminatİtiraz haksızsa borçlu, takip haksız ve kötü niyetliyse alacaklı, talep üzerine en az yüzde yirmi tazminatla sorumluTedbir halinde alacaklı lehine, haksız ve kötü niyetli takipte borçlu lehine en az yüzde yirmi
DayanakİİK m.67İİK m.72

Uygulamada borçlunun ödeme emrine süresinde itiraz etmesi, takibi durdurduğu ve dava açma yükünü alacaklıya bıraktığı için çoğu zaman ilk ve en ekonomik adımdır. Menfi tespit davası ise itiraz süresinin kaçırıldığı, kambiyo takibinin devam ettiği, takip başlamadan önce önlem almak gereken veya borcun kesin olarak yokluğunun tespit edilmesinin istendiği durumlarda öne çıkar. İtirazın iptali davası itirazın iptali davası (İİK 67) yazımızda anlatılmıştır.

İcra Mahkemesi Kararından Sonra Menfi Tespit

İcra mahkemesinin itirazın kaldırılması veya kambiyo takibinde borca ya da imzaya itiraz hakkında verdiği kararlar, borcun varlığı konusunda genel mahkemenin vereceği hükmün yerini tutmaz. Kanun bu nedenle icra mahkemesinde hükmedilen tazminat ve para cezalarını menfi tespit davasına bağlamıştır:

İcra mahkemesi yaptırımlarının menfi tespit davasıyla ilişkisi

İcra mahkemesi kararıMenfi tespit veya istirdat davası açılırsaDayanak
İtirazın kaldırılması ve en az yüzde yirmi tazminatTazminatın tahsili dava sonuna kadar ertelenir; dava lehine sonuçlanan taraf için tazminat kalkarİİK m.68
İmza itirazının reddi ve yüzde on para cezası (genel haciz yolu)Para cezasının infazı dava sonuna kadar ertelenir; borçlu kazanırsa ceza kalkarİİK m.68/a
Kambiyo takibinde borca itirazın reddi ve tazminatTazminatın tahsili dava sonuna kadar ertelenir; dava lehine sonuçlanan taraf için tazminat kalkarİİK m.169/a
Üçüncü kişiye ikinci haciz ihbarnamesi sonrası bildirimÜçüncü kişi on beş gün içinde menfi tespit davası açıp yirmi gün içinde belgesini icra dairesine verirse işlemler dava sonuna kadar durur; dava maktu harca tabidir; kaybederse en az yüzde yirmi tazminatİİK m.89/3

Bu düzen, icra mahkemesinde kaybeden borçlunun genel mahkemede borcun yokluğunu ispat etme imkânını korur. Haciz ihbarnamesi alan üçüncü kişiler için öngörülen özel menfi tespit davası üçüncü haciz ihbarnamesi ve menfi tespit yazımızda anlatılmıştır.

İspat: Senede Karşı Senetle

Menfi tespit davasında ispat, uyuşmazlığın niteliğine göre değişir. Alacaklı alacağın doğduğunu, borçlu ise ödeme, ibra veya takas gibi borcu sona erdiren olguları ispatlamakla yükümlüdür. Senetle ispat kuralları burada belirleyicidir: bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemler, yapıldıkları zamanki değerleri HMK m.200’deki parasal sınırı aştığında senetle ispat edilmelidir. Senede bağlı bir iddiaya karşı senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak hukuki işlemler ise miktarı ne olursa olsun tanıkla ispat edilemez (HMK m.201). Senetle ispatı gereken hallerde delil başlangıcı varsa tanık dinlenebilir (HMK m.202).

Bu nedenle bedeli ödenmiş bir senedin takibe konulduğu durumlarda ödeme dekontu, makbuz veya yazışmalar gibi yazılı deliller davanın kaderini belirler. Sahte imza iddiasında imza incelemesi için mukayese imzaların toplanması gerekir; HMK m.106/1 de bir belgenin sahte olup olmadığının tespitini tespit davasının konusu olarak sayar. Delil durumunun dava açılmadan önce değerlendirilmesi, tedbir alınırsa doğacak yüzde yirmi tazminat riskinin hesaba katılması bakımından da önemlidir.

Ciro Edilmiş Senetler ve Kefalet: Kime Karşı Dava Açılır?

Menfi tespit davasında en sık hata, yanlış kişiye karşı dava açmaktır. Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerle kendi arasındaki doğrudan ilişkilere dayanan def’ileri, senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olmadıkça hamile karşı ileri süremez (TTK m.687/1). Bu kural bono için TTK m.778/1-a, çek için m.818/1-e yollamasıyla uygulanır. Dolayısıyla “senet hatır senedidir”, “mal teslim edilmedi” veya “bedeli ödendi” gibi kişisel def’iler, senedi ciro yoluyla iyi niyetle edinen hamile karşı kural olarak ileri sürülemez; bu def’iler ancak doğrudan ilişkideki lehtara karşı veya hamilin kötü niyeti ispatlanarak kullanılabilir. Davanın kime karşı açılacağı ve hamilin kötü niyetinin nasıl ispatlanacağı bu nedenle baştan planlanmalıdır.

Kefalete dayalı takiplerde ise menfi tespit davasının dayanağı çoğu zaman şekil eksikliğidir. TBK m.583’e göre kefalet sözleşmesi yazılı yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz; kefil azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil ise bu sıfatını kendi el yazısıyla belirtmelidir. Evli kişinin kefaleti, kanunda sayılan istisnalar dışında, eşin sözleşmeden önce veya en geç sözleşme anında verdiği yazılı rızasına bağlıdır (TBK m.584). Bu şartları taşımayan kefalete dayanan takipte kefil borçlu olmadığının tespitini isteyebilir; kefalete ilişkin dilekçe örneği için kefalete dayalı takibe menfi tespit dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz.

Dava açmadan önce şu noktalar kontrol edilmelidir:

  • Takip başladı mı, ödeme emri ne zaman tebliğ edildi, itiraz süresi dolmuş mu?
  • Takip genel haciz yoluyla mı, kambiyo senetlerine özgü yolla mı yapılıyor?
  • Senet ciro edilmiş mi; davalı kim olmalı ve hamilin kötü niyeti ispatlanabilir mi?
  • Borcun yokluğunu gösteren yazılı delil veya delil başlangıcı var mı?
  • Uyuşmazlık ticari mi; arabuluculuk dava şartı var mı?
  • Tedbir için alacağın en az yüzde on beşi tutarında teminat karşılanabilir mi ve kaybedilirse yüzde yirmi tazminat riski göze alınabilir mi?
  • Borç ödendiyse ödeme tarihi nedir ve bir yıllık istirdat süresi ne zaman dolar?

Görevli ve Yetkili Mahkeme, Arabuluculuk

Görev, yetki ve dava şartı

KonuKuralDayanak
Yetkili mahkemeTakibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi veya davalının yerleşim yeri mahkemesiİİK m.72/8
Genel görevGenel mahkemeler; icra mahkemesi menfi tespit davasına bakmazİİK m.72; HMK genel görev kuralları
Ticari uyuşmazlıklarAsliye ticaret mahkemesiTTK m.5/1
Ticari menfi tespit ve istirdat davalarıDava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdırTTK m.5/A (1.9.2023’ten itibaren)
Tüketici uyuşmazlıklarıTüketici mahkemesi; hakem heyeti görevindeki uyuşmazlıklar dışında arabuluculuk dava şartı6502 m.73/1, 73/A

Ticari bir menfi tespit davasında arabuluculuk aşamasının atlanması davanın dava şartı yokluğundan reddine yol açar. Takipten sonra açılacak davalarda arabuluculuk süresi boyunca takibin devam edeceği de hesaba katılmalıdır; bu süre içinde icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi ancak dava açılıp m.72/3’teki tedbir alındıktan sonra sağlanabilir.

Örnek Durumlar

Örnek durumlar (varsayımsal)

DurumDeğerlendirmeDayanak
Bedeli ödenmiş senet elden çıkmamış, alacaklı ödeme ihtarı gönderdi; takip yokTakipten önce menfi tespit; teminatla takibin durdurulması tedbiri istenebilirİİK m.72/2
Kambiyo takibi başladı, beş günlük süre geçti, ödeme makbuzu varTakipten sonra menfi tespit; teminatla paranın alacaklıya ödenmemesi istenebilirİİK m.72/3
Kambiyo takibinde imza sahte, süre içindeBeş gün içinde icra mahkemesine imza itirazı; ayrıca menfi tespit değerlendirilebilirİİK m.168/4, 170; HMK m.106/1
Maaş haczi nedeniyle borç tamamen ödendi, dava açılmamıştıSon ödemeden itibaren bir yıl içinde istirdat davasıİİK m.72/7
Bedeli ödendiği bilinen senetle takip, borçlu davayı kazandıTalep halinde takip konusu alacağın en az yüzde yirmisi tazminatİİK m.72/5

Sık Yapılan Hatalar

  • Takipten sonra açılan menfi tespit davasının takibi durduracağını sanmak.
  • Teminat oranının yüzde on beşten az olamayacağını hesaba katmadan tedbir istemek.
  • Tedbir alındığında davanın kaybedilmesi halinde en az yüzde yirmi tazminat riskini göz ardı etmek.
  • Borçlu lehine tazminatın kendiliğinden verileceğini düşünmek; talep ve kötü niyet şarttır.
  • Ödeme emrine yedi günlük, kambiyo takibinde beş günlük itiraz sürelerini menfi tespite güvenerek kaçırmak.
  • Borç ödendikten sonra bir yıllık istirdat süresini kaçırmak.
  • Ticari davalarda dava şartı olan arabuluculuğa başvurmadan dava açmak.
  • Senede karşı tanıkla ispat yasağını bilmeden yalnız tanığa dayanmak.
  • Takipten önce hukuki yarar göstermeden dava açmak.

Hukukçular Evi Bu Süreçte Ne Yapar?

Hukukçular Evi Ankara olarak borç iddiasıyla karşılaşan müvekkillerimizin dosyasını, takip başlamadan önce mi sonra mı olduklarına göre değerlendiriyor; ödeme emrine itiraz, icra mahkemesine başvuru ve menfi tespit davası arasından doğru yolu birlikte belirliyoruz. Tedbir ve teminat stratejisini yüzde yirmi tazminat riskiyle birlikte hesaplıyor, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk sürecini yürütüyor, yazılı delilleri ve imza incelemesini hazırlıyoruz. Borç ödenmişse istirdat davasını süresinde açıyor, haksız ve kötü niyetli takiplerde tazminat talebini davaya ekliyoruz.

Ödeme emri, senet, ihtarname ve ödeme belgelerinizle 0554 648 37 15 numaralı telefondan veya WhatsApp hattımızdan bize ulaşabilirsiniz. İcra sürecinin tamamı için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza, dilekçe örneği için menfi tespit dava dilekçesi örneği yazımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Takipten önce açılan menfi tespit davası takibi durdurur mu?

Kendiliğinden durdurmaz; ancak mahkeme talep üzerine alacağın yüzde on beşinden az olmayan teminat karşılığında icra takibinin durdurulmasına ihtiyati tedbir kararı verebilir (İİK m.72/2).

Takipten sonra açılan menfi tespit davası takibi durdurur mu?

Hayır. Takip sonrasında tedbirle takibin durdurulmasına karar verilemez; borçlu yalnız en az yüzde on beş teminatla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir (İİK m.72/3).

Menfi tespit davasında yüzde yirmi tazminatı kim öder?

Borçlu tedbir almış ve davayı kaybetmişse alacaklının gecikme zararı en az yüzde yirmi olarak teminattan karşılanır (m.72/4). Borçlu kazanır ve takip haksız ve kötü niyetliyse, talebi üzerine alacaklı takip konusu alacağın en az yüzde yirmisi kadar tazminat öder (m.72/5).

Takip yokken açılan davada kötü niyet tazminatı istenebilir mi?

İİK m.72/5’teki tazminat, borçluyu dava açmaya zorlayan bir takibi varsayar; takip yokken bu özel tazminat uygulanmaz. Varsa zarar genel hükümlere göre istenebilir.

Menfi tespit davası için süre var mı?

Menfi tespit davası için kanunda özel bir süre yoktur; takipten önce veya takip sırasında açılabilir. Borç ödendikten sonra ise İİK m.72/7’deki istirdat davası için ödemeden itibaren bir yıllık süre vardır.

Borcu ödedikten sonra ne yapabilirim?

Menfi tespit davası açmış ve tedbir almamışsanız davanız istirdat davası olarak devam eder. Dava açmamışsanız, itiraz etmediğiniz veya itirazınız kaldırıldığı için ödediğiniz parayı ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davasıyla geri isteyebilirsiniz.

Menfi tespit davası hangi mahkemede açılır?

Takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde (İİK m.72/8). Ticari uyuşmazlıklarda asliye ticaret, tüketici uyuşmazlıklarında tüketici mahkemesi görevlidir.

Ticari menfi tespit davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. TTK m.5/A’ya göre 1.9.2023’ten itibaren ticari davalardan menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır.

Ödeme emrine itiraz etmedim, yine de dava açabilir miyim?

Evet. İtiraz süresinin kaçırılması menfi tespit davası açmaya engel değildir; ancak takip durmaz ve yalnız paranın alacaklıya ödenmemesi için teminatla tedbir istenebilir.

Senedi ödediğimi tanıkla ispat edebilir miyim?

Senede karşı ileri sürülen ödeme gibi hukuki işlemler, miktarı ne olursa olsun tanıkla ispat edilemez (HMK m.201). Yazılı delil veya delil başlangıcı gerekir (HMK m.202).

Teminatı nakit yerine teminat mektubuyla verebilir miyim?

Teminatın şeklini hâkim serbestçe belirler (HMK m.87). Uygulamada banka teminat mektubu da kabul edilebilir; ancak tutar alacağın yüzde on beşinden az olamaz (İİK m.72/2-3).

Tedbir kararına karşı alacaklı ne yapabilir?

Karşı taraf dinlenmeden verilen tedbire, uygulamadan veya tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde tedbirin şartlarına, yetkiye ve teminata ilişkin olarak itiraz edebilir (HMK m.394).

Ciro edilmiş senette hatır senedi savunması yapabilir miyim?

Kişisel def’iler, senedi iyi niyetle edinen hamile karşı kural olarak ileri sürülemez; ancak hamil senedi bile bile borçlunun zararına hareket ederek edinmişse ileri sürülebilir (TTK m.687/1; bono için m.778, çek için m.818).

İstirdat davasında neyi ispatlamam gerekir?

İstirdat davasında davacı yalnız paranın verilmesi gerekmediğini ispatlamakla yükümlüdür (İİK m.72/8). Dava, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.

Sahte imzalı senet için ne yapmalıyım?

Kambiyo takibinde beş gün içinde icra mahkemesine imza itirazında bulunabilirsiniz (İİK m.168/4, 170). Ayrıca belgenin sahteliğinin tespiti ve borcun yokluğu için menfi tespit davası açılabilir (HMK m.106/1).


Menfi tespit veya istirdat davası mı açacaksınız?

Tedbir, teminat ve tazminat riskini birlikte hesaplayalım; süreleri kaçırmayalım. Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Ödeme emri ve belgelerinizi birlikte inceleyelim. Telefon: 0554 648 37 15.

İletişime Geçin

Post by Av. Fatma Öztürk