Borçlu Mal Kaçırıyor: Alacaklı Ne Yapabilir?
09 Haziran 2026

Borçlu Mal Kaçırıyor: Alacaklı Ne Yapabilir?

Mevzuat güncellemesi — 7571 sayılı Kanun (25 Aralık 2025): İİK m.278 tümüyle yeniden yazılmıştır.

10 Saniyede Hukuk · İcra ve İflas Hukuku

Borçlu mal kaçırmadan tedbir alınır mı?

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

▶ Videonun sayfası ve tam metni →
Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

“Alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir.”

  • Şüpheli dönem kısaldı: iki yıl → bir yıl.
  • Sürenin başlangıcı değişti: eskiden hacizden, hacizde mal bulunamaması sebebiyle acizden ya da iflâsın açılmasından geriye işliyordu. Artık geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten geriye işler.
  • Karineler yeniden düzenlendi: Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları doğrultusunda ikinci fıkrada aksi ispat edilebilir kanuni karineler belirlenmiştir. Yakın hısımlar, eş ve kayın hısımları ile borçlunun ortak konutta birlikte yaşadığı kişilerle yaptığı tasarruflar, pek düşük bedelle yapılan sözleşmeler ve yeterli karşılık ispatlanmadıkça intifa hakkı, ömür boyu gelir veya ölünceye kadar bakma sözleşmeleri bağışlama sayılır.

Borçlu kişilerin alacaklılardan mal varlıklarını kaçırmak amacıyla yaptığı devir, bağış ve benzeri tasarrufların hükümsüz kılınmasına yarayan tasarrufun iptali davası, İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ila 284. maddeleri arasında düzenlenmektedir. Bu dava, alacaklının haklarını korumak ve borçlunun iyiniyetsiz işlemlerini etkisiz kılmak amacıyla açılır. Bu yazıda tasarrufun iptali davasının koşulları, süresi ve uygulamadaki önemi ele alınmaktadır.

1) Tasarrufun İptali Davasının Hukuki Temeli

İcra ve İflas Kanunu’nun 277. maddesi, alacaklının “borçlunun mevcudunu eksiltmek maksat ve kastıyla yaptığı” tasarrufları iptal ettirebileceğini düzenler. Bu dava; sözleşmeden doğan bir alacağın varlığına, borçlunun icra takibine konu edilmesine ve takibin sonuçsuz kalmasına dayandırılabilir.

Dava üç temel iptal türünü kapsar: (i) İİK m.278 kapsamında, ödeme güçsüzlüğü döneminde bağış niteliğindeki işlemler; (ii) İİK m.279 kapsamında, aciz halinde yapılan karşılıksız ya da düşük bedelli tasarruflar; (iii) İİK m.280 kapsamında, üçüncü kişilerin zarar verme kastına ortak olduğu tasarruflar. Her bir madde farklı ön koşullar ve ispat kuralları öngörür.

2) İptal Konusu Olabilecek Tasarruflar

İptal davasına konu olabilecek başlıca işlemler: (i) taşınmaz devri (satış sözleşmesi, bağış, kat karşılığı vb.); (ii) taşınır devri (araç, değerli eşya, hisse senedi vb.); (iii) ipotek tesis edilmesi; (iv) borçlu lehine vekâletname kullanılarak yapılan devir; (v) şirket hisseleri devri.

Özellikle şüpheli görülen işlemler: düşük bedelle aile üyelerine satış, bağış, geriye dönük düzenlenmiş gibi görünen sözleşmeler, alacaklıların başvurusundan kısa süre önce gerçekleştirilen devirler. Bu işlemler İİK m.278-280 kapsamında belirli dönem kısıtlamalarına tabidir.

3) Davanın Şartları

Tasarrufun iptali davası açılabilmesi için gerekli koşullar: (i) geçerli bir alacak bulunması; (ii) borçlu hakkında kesinleşmiş icra takibi yapılmış olması; (iii) takibin sonuçsuz kalmış olması (aciz vesikası veya aciz şerhi); (iv) borçlunun söz konusu tasarrufu iptale konu dönem içinde yapmış olması.

Her hükmün farklı zaman sınırı mevcuttur: İİK m.278’de geriye dönük 1 yıl (7571 s.K ile 25.12.2025’te iki yıldan indirilmiştir), m.279’da 1 yıl, m.280’de ise herhangi bir süre sınırı olmaksızın ancak borçlunun zarar verme kastını bilen kişilere karşı açılabilmektedir. Alacağın doğum tarihi bu hesaplamalarda belirleyicidir.

4) Dava Kime Karşı Açılır?

Tasarrufun iptali davası, borçluya değil; borçluyla işlem yapan üçüncü kişiye karşı açılır. Üçüncü kişi dava sonucunda elde ettiği mal varlığını alacaklının takibine sunmak zorunda kalır. Bu kararın sonucu “iade” değil; alacaklı bakımından o mal üzerinde haciz imkânının doğmasıdır.

Taşınmazı devralandan sonra alan “dördüncü kişi” de davaya dahil edilebilir; ancak bunun için ya iyiniyetsizliğin ya da karşılıksız kazanımın ispat edilmesi gerekir. İyi niyetle ve bedel ödeyerek devralan kişilere karşı dava açılması İİK m.283 kapsamında değerlendirilir ve farklı koşullar aranır.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

5) Aciz Vesikası ve Davanın İlişkisi

Tasarrufun iptali davası açılabilmesi için kural olarak kesinleşmiş aciz vesikası gerekmez; takibin sonuçsuz kalması ve borçlunun mal varlığının yetersiz olduğunun anlaşılması yeterlidir. Ancak davanın güçlendirilmesi için aciz vesikasının elde edilmesi tavsiye edilir.

Aciz vesikası, borçlunun ödeme gücünün bulunmadığını resmî olarak belgeleyen ve ilerleyen süreçte açılacak davalarda kolaylaştırıcı etki yaratan bir icra belgesidir. Aciz şerhi ile aciz vesikası birbirinden farklıdır; birincisi geçici, ikincisi kalıcı niteliktedir.

6) Yargılama ve İspat Yükü

Tasarrufun iptali davasında yargılama; asliye ticaret mahkemesi ya da asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yerleşik içtihat gereği ağırlıklı ispat yükü alacaklıdadır; borçlunun zarar verme kastını ve bu kastın üçüncü kişi tarafından bilindiğini kanıtlamak gerekir. Kasta ilişkin somut delil sunulamadığında karine mekanizmalarından yararlanılabilir.

İspat araçları: tapu kayıtları, banka transferleri, sözleşmeler ve yazışmalar. Devrin tarihini ve bedelini sorgulayan bilirkişi incelemesi istenebilir. Özellikle aile içi devirlerde Yargıtay, zarar verme kastının varlığına yönelik karine uygulamasını kabul etmektedir.

7) Pratik Öneriler

Alacaklı için öneriler: (i) borçlunun mal varlığını hızlıca araştırın — devirin ardından dava açma süreleri kısadır; (ii) aciz şerhi ya da vesikası alın; (iii) tapu hareket sorgusunu (son 2-3 yıl) mutlaka inceleyin; (iv) aile üyelerine yapılan devir ya da bağışları hedefleyin; (v) dava açarken ihtiyati tedbir talebiyle tapu şerhi isteyin.

Dava Açılırken Alınacak Koruma Önlemleri

Dava sürerken malın el değiştirmesi, kazanılan kararı işlevsiz bırakabilir.

Önlemİşlevi
İhtiyati tedbirTaşınmazın yeniden devrini engeller
Tapu şerhiSonraki alıcıların iyiniyet savunmasını zayıflatır
TeminatTedbir için teminat istenebilir; tutar mahkemece belirlenir
Kayıt geçmişiTapunun tüm devir geçmişi istenmelidir
Değer tespitiDevir bedeliyle gerçek değer arasındaki fark belirlenir

Beşinci satır davanın en güçlü delilidir. Tasarrufun iptali dosyalarında en ikna edici bulgu, malın gerçek değerinin çok altında bir bedelle devredilmiş olmasıdır. Bu nedenle dava dilekçesinde; devir tarihindeki rayiç değer, emsal satışlar ve tapudaki beyan bedeli karşılaştırmalı olarak sunulmalı, gerekiyorsa keşif ve bilirkişi incelemesi talep edilmelidir. Değer farkı belirginse, bağışlama benzeri tasarruf değerlendirmesi gündeme gelir.

Mal Üçüncü Kişinin Elinden Çıkmışsa

Dava açıldığında malın bir kez daha devredilmiş olması sık karşılaşılan bir durumdur.

  1. Son maliki inceleme. Devralan kişinin durumu bilip bilemeyeceği araştırılır.
  2. Kötüniyet. Yakın akrabalık, düşük bedel veya kısa süre içindeki ard arda devirler güçlü emare sayılır.
  3. İyiniyetli kazanım. Korunması hâlinde mal geri alınamaz.
  4. Bedele yönelme. Bu durumda, devreden kişiden bedelin talep edilmesi gündeme gelir.
  5. Husumet. Dava, ilgili tüm devir halkalarına yöneltilmelidir.

Beşinci madde davanın usulden reddine yol açabilir. Tasarrufun iptali davasında husumetin doğru kurulması zorunludur; borçlu, devralan ve varsa sonraki devralanlar birlikte taraf gösterilmelidir. Eksik taraf gösterildiğinde dava sonuçsuz kalır ve süre geçmişse yeniden açılamaz. Bu nedenle dilekçe hazırlanmadan önce tapu kayıt geçmişi çıkarılmalı, zincirin her halkası belirlenmelidir.

Süre ve Aciz Hâli Şartı

Bu davanın iki kapı bekçisi vardır: hak düşürücü süre ve borçlunun aciz hâli.

ŞartAçıklama
SüreTasarruf tarihinden itibaren beş yıl; hak düşürücüdür
Aciz belgesiBorçlunun borcunu karşılayamadığının belgelenmesi aranır
Sonradan tamamlamaAciz belgesi yargılama sırasında da sunulabilir
Kesin borçTakibin kesinleşmiş olması gerekir
SonuçMal, mülkiyeti değişmeksizin haczedilebilir hâle gelir

Son satır beklentiyi doğru kurar. Dava kazanıldığında tapu iptal edilmez ve mal alacaklının mülkiyetine geçmez; yalnızca o mal üzerinde cebrî icra yapılabilmesinin önü açılır. Yani alacaklı, malı sattırıp alacağını tahsil eder; artan bedel devralana kalır. Bu nedenle dava planlanırken hedef, mülkiyeti almak değil alacağı tahsil edebilmektir; strateji buna göre kurulmalıdır.

Ceza boyutu ayrıca yürür: mal kaçırma fiili, koşulları varsa ayrı bir suç oluşturabilir ve icra ceza mahkemesinde şikâyet konusu yapılabilir. İki yol birbirinin alternatifi değildir; birlikte işletilebilir ve ceza dosyasındaki tespitler hukuk davasında delil olarak kullanılabilir.

Mal kaçırmanın ceza boyutu ve özel kast şartı için İİK 331 rehberimize, eşin borcu nedeniyle gelen hacizde izlenecek yol için eşin borcu rehberimize bakabilirsiniz.

🗺️ İcra Takibi Konu Haritası

İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

🔒 Haciz İşlemleri

📁 Takip Süreci

⚖️ İtiraz ve Dava

💰 Ödeme, Harç ve Faiz

🏛️ Satış ve Paraya Çevirme

📌 Özel Alacak Türleri

📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Alacaklının Kullanabileceği Yollar

Mal kaçırma iddiasında alacaklının önünde birbirini tamamlayan birden çok yol bulunur.

Yol haritası
YolKuralDayanak
İhtiyati hacizAlacağın güvence altına alınması için geçici korumaİİK m.257
İnfazKararın on gün içinde infazının istenmesiİİK m.261
Tamamlayıcı merasimKanunda öngörülen sürelerde takip veya davaİİK m.264
Aciz vesikasıHaczedilecek mal bulunmaması hâlinde belgeİİK m.105, m.143
Tasarruf iptaliBelgeye dayalı iptal davasıİİK m.277
SüreTasarruf tarihinden itibaren beş yılİİK m.284
Ceza yoluAlacaklıyı zarara uğratma kastıyla mevcudu eksiltmeİİK m.331
Mal beyanıBeyanda bulunmayan borçlu hakkında tazyik hapsiİİK m.74, m.76

Birinci ve üçüncü satırlar birlikte okunmalıdır: mal kaçırma belirtileri görüldüğünde en hızlı koruma ihtiyati hacizdir; ancak kararın on gün içinde infazı ve tamamlayıcı merasimin süresinde yerine getirilmesi gerekir.

Aciz belgesi davanın anahtarıdır. Elinde kesin aciz vesikası bulunan alacaklı tasarrufun iptali davası açabilir (İİK m.277). Belgenin niteliği tereddütlü ise dava, dava şartı yokluğundan reddedilir. Bu nedenle takip sürecinin, haczedilecek mal bulunmadığının tutanakla belgelendiği şekilde sonuçlandırılması gerekir.

Delil Hazırlığı

İddianın desteklenmesi, belgelerin zamanında toplanmasına bağlıdır.

Delil kaynakları
Kaynakİçerik
TapuTaşınmaz devirlerinin tarihleri
TrafikTaşıt devirleri
Ticaret siciliOrtaklık ve pay devirleri
BankaPara hareketleri ve ödeme akışı
AlacakAlacağın doğum tarihi
YakınlıkTaraflar arasındaki ilişki
BedelDevir bedelinin gerçekliği
KullanımMalın devirden sonra kimin kullanımında olduğu

Beşinci satır, davanın temel şartını gösterir: iptali istenen tasarrufun alacağın doğumundan sonra yapılmış olması aranır. Bu nedenle alacağın doğum tarihi belgeyle ortaya konmalıdır.

İptal davası için tasarrufun iptali davası rehberimize bakabilirsiniz.

İhtiyati Haciz ile Erken Koruma

Mal kaçırma belirtileri görüldüğünde en hızlı araç ihtiyati hacizdir.

İhtiyati haciz rejimi
KonuKuralDayanak
ŞartlarRehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş alacakİİK m.257
TalepMahkemeden talepte bulunulmasıİİK m.258
İspatAlacağın yaklaşık olarak ispatıİİK m.258
TeminatKararın teminat karşılığında verilmesiİİK m.259
İnfazOn gün içinde infazın istenmesiİİK m.261
MerasimKanunda öngörülen sürelerde takip veya davaİİK m.264
İtirazBorçlunun karara itirazıİİK m.265
SorumlulukHaksız hacizde doğacak zarar

Beşinci ve altıncı satırlar, en çok hak kaybına yol açan iki süredir: karardan itibaren on gün içinde infaz istenmezse karar kalkar; haczin tatbikinden sonra tamamlayıcı merasim yerine getirilmezse ihtiyati haciz hükümsüz hâle gelir.

Mühlet kararı tedbirleri durdurur. Konkordato mühleti verilmesi hâlinde ihtiyati haciz kararları uygulanamaz (İİK m.294). Bu nedenle borçlunun mali durumuna ilişkin belirtiler izlenmeli; koruma tedbirine başvurulacaksa mühlet kararından önce harekete geçilmelidir.

İptal Sebeplerinin Kanuni Dayanağı

Kanun, iptale tabi tasarrufları ayrı maddelerde düzenlemiştir.

İptal rejimi
KonuKuralDayanak
Genel şartElinde kesin aciz vesikası bulunan alacaklının dava açabilmesiİİK m.277
İvazsız tasarruflarBağışlamalar bakımından özel hükümİİK m.278
Aciz hâlindeBorcunu ödemeyen borçlunun belirli işlemleriİİK m.279
Zarar kastıAlacaklıları zarara uğratma kastıyla yapılan tasarruflarİİK m.280
SüreTasarruf tarihinden itibaren beş yılİİK m.284
SonuçO mal üzerinden cebrî icra yapılabilmesi
MülkiyetMülkiyetin davacıya geçmemesi
İyiniyetÜçüncü kişilerin durumunun değerlendirilmesi

Yedinci satır, davanın niteliğini gösteren en önemli husustur: iptal kararı mülkiyeti davacıya geçirmez; yalnızca o mal üzerinde cebrî icra yapılabilmesini sağlar.

Beş yıl geçtiyse muvazaa yolu değerlendirilir. Tasarrufun üzerinden beş yıllık hak düşürücü süre geçmişse iptal davası açılamaz; bu durumda işlemin muvazaalı olduğu iddiasıyla genel hükümlere dayalı dava yolu gündeme gelir. Bu yolda aciz belgesi şartı aranmaz ancak muvazaanın ispatı davacıya düşer.

Ceza yolu için mevcudu eksiltme suçu rehberimize bakabilirsiniz.

Dava Hazırlığında Kontrol Listesi

İptal davasında dilekçenin dayanağı takip dosyasındaki verilerdir.

Hazırlık listesi
KonuNe kontrol edilir
Aciz belgesiKesin aciz vesikasının bulunması (İİK m.277)
AlacakAlacağın tasarruftan önce doğmuş olması
Tasarruf tarihiBeş yıllık sürenin hesabı (İİK m.284)
SebepHangi iptal sebebine dayanıldığı
TaraflarBorçlu ve tasarrufta bulunulan üçüncü kişi
Tapu ve sicilDevir kayıtlarının çıkarılması
BedelDevir bedelinin ödenip ödenmediği
TedbirYeniden devri önleyecek tedbir talebi

Sekizinci satır, davanın sonucunu koruyan unsurdur: dava süresince malın bir başkasına devredilmesi ihtimaline karşı tedbir talep edilmelidir. Aksi hâlde dava kazanılsa dahi mal üçüncü kişiye geçmiş olabilir.

Üçüncü kişi de davalıdır. İptal davası hem borçluya hem de tasarrufta bulunulan üçüncü kişiye karşı açılır. Taraflardan birinin dava dışı bırakılması, davanın esasa girilmeden reddine yol açar. Devir zincirinde birden çok kişi varsa her birinin durumu ayrı değerlendirilmelidir.

Ceza Yolu ile Karşılaştırma

Mal kaçırma iddiası hem hukuk hem ceza boyutunda ileri sürülebilir.

Karşılaştırma
ÖlçütTasarrufun iptali (m.277)Ceza yolu (m.331)
AmaçAlacağın tahsiliYaptırım uygulanması
MerciGörevli hukuk mahkemesiİcra ceza mahkemesi
Ön şartKesin aciz vesikasıKanunda öngörülen şartlar
SüreBeş yıl (İİK m.284)Şikâyet süresi
KastSebebe göre değerlendirmeÖzel kastın aranması
SonuçO mal üzerinden cebrî icraÖngörülen yaptırım
TahsilatAlacağın karşılanmasıTahsilat sağlamaması
Bağımsızlıkİki yolun ayrı yürümesiAynı şekilde

Yedinci satır, iki yolun hedef farkını gösterir: ceza yolu alacağı tahsil etmez. Alacağın karşılanması için takibin sürdürülmesi ve iptal davasının açılması gerekir.

Deliller ortak kullanılabilir. Tapu ve sicil kayıtları, banka hareketleri ve devir belgeleri her iki süreçte de kullanılabilir. Bu nedenle delil toplama bütüncül planlanmalı; mali güçlük belirtileri ortaya çıktığında kayıtlar erken çıkarılmalıdır.

Davanın Sonuçları

İptal kararı, alacaklıya cebrî icra imkânı sağlar.

Sonuçlar
KonuDeğerlendirme
MülkiyetMalın üçüncü kişide kalması
İcraO mal üzerinden cebrî icra yapılabilmesi
KapsamAlacak ve ferileriyle sınırlı olması
SatışMalın satılarak alacağın karşılanması
Artan bedelAlacağı aşan kısmın üçüncü kişiye kalması
KararKararın icra dosyasına sunulması
TakipTakip dosyasının ayakta tutulması
SüreSatış isteme süresinin izlenmesi (İİK m.106)

Beşinci satır, üçüncü kişiyi koruyan sonuçtur: satış bedelinin alacağı aşan kısmı alacaklıya değil, malın maliki konumundaki üçüncü kişiye kalır.

Dava takip dosyasıyla birlikte yürür. İptal kararı alındıktan sonra o mal üzerinde haciz ve satış işlemlerinin yürütülebilmesi için kararın icra dosyasına sunulması gerekir. Bu nedenle dava sürerken takip dosyasının ayakta tutulması; satış isteme sürelerinin ve dosya yenilemelerinin ihmal edilmemesi gerekir.

Mevcudu eksiltme için mevcudu eksiltme suçu rehberimize bakabilirsiniz.

Erken Müdahalenin Önemi

Mal kaçırma belirtileri görüldüğünde zamanlama sonucu belirler.

Zamanlama
Aşamaİçerik
BelirtiMali güçlük işaretlerinin fark edilmesi
SorguTapu ve sicil kayıtlarının çıkarılması
İhtiyati hacizGeçici koruma talebi (İİK m.257)
İnfazOn gün içinde infaz (İİK m.261)
MerasimTakip veya dava (İİK m.264)
TakipAlacağın takibe konulması
Mal araştırmasıMalvarlığının taranması
İptal davasıŞartları oluşunca dava (İİK m.277)

Üçüncü satır, en etkili erken araçtır: ihtiyati haciz, mal kaçırma tamamlanmadan malvarlığı üzerinde koruma sağlar ve sonraki iptal davası ihtiyacını ortadan kaldırabilir.

Tarihler erken çıkarılmalıdır. Devir işlemlerinin tarihleri hem iptal davasındaki beş yıllık hak düşürücü sürede hem de ceza yolundaki şikâyet süresinde esas alınır. Mali güçlük belirtileri ortaya çıktığında tapu ve sicil kayıtlarının çıkarılması, her iki yolun da zamanında kullanılmasını sağlar.

Uygulamada Sık Sorulanlar

Mal kaçırma iddiasında tekrarlanan sorular belirli başlıklarda toplanır.

Başlık bazında
SoruCevap
Ön şartAciz vesikası veya iflas (İİK m.277)
SüreBeş yıllık hak düşürücü süre (İİK m.284)
MülkiyetMalın davacıya geçmemesi
SonuçO mal üzerinden cebrî icra imkânı
TarafBorçlu ve üçüncü kişinin birlikte davalı olması
İyiniyetÜçüncü kişinin durumunun değerlendirilmesi
Erken korumaİhtiyati haciz imkânı (İİK m.257)
Ceza yoluAyrı bir süreç olması (İİK m.331)

Yedinci satır, en etkili önleyici araçtır: mal kaçırma tamamlanmadan ihtiyati haciz alınması, sonraki iptal davası ihtiyacını ortadan kaldırabilir.

Alacak tasarruftan önce doğmuş olmalıdır. İptali istenen tasarrufun, alacağın doğumundan sonra yapılmış olması aranır. Alacaktan önce yapılmış bir devir bakımından bu dava dinlenmez. Bu nedenle alacağın doğum tarihi ile devir tarihi, dava hazırlığında ilk karşılaştırılacak iki veridir.

İyiniyetli Üçüncü Kişi

Devir zincirinde yer alan kişilerin konumu ayrıca değerlendirilir.

Değerlendirme
KonuNe incelenir
BilmeÜçüncü kişinin borçlunun durumunu bilmesi
YakınlıkTaraflar arasındaki ilişki
BedelDevir bedelinin gerçekliği
Ödeme akışıBedelin banka üzerinden geçmesi
PiyasaBedelin piyasa değerine uygunluğu
Sonraki devirMalın yeniden devredilmiş olması
SicilTescil tarihlerinin sırası
Korumaİyiniyetli kişilerin korunması

Altıncı satır, davanın kapsamını genişletebilen hâldir: mal iptal davası açılmadan önce bir başkasına devredilmişse, sonraki devralanın durumu ayrıca değerlendirilir ve dava buna göre kurulur.

Ödeme akışı en güçlü delildir. Devir bedelinin banka üzerinden ödendiğini gösteren kayıtlar, hem muvazaa iddiasının hem de iyiniyet savunmasının değerlendirilmesinde en etkili belgedir. Nakit ödeme beyanı tek başına yeterli görülmeyebilir.

Mal Araştırması ve Takip Yönetimi

İptal davasının şartı, takip sürecinin doğru yürütülmesiyle sağlanır.

Yönetim başlıkları
Konuİçerik
SorguTapu, trafik ve banka sorgularının yapılması
HacizBulunan mallara haciz (İİK m.78)
TutanakMal bulunmadığının belgelenmesi
Aciz vesikasıBelgenin talep edilmesi (İİK m.105, m.143)
TürKesin nitelikte belge alınması
DavaŞartlar oluşunca iptal davası (İİK m.277)
SüreBeş yıllık hak düşürücü süre (İİK m.284)
TakipDosyanın ayakta tutulması

Üçüncü ve dördüncü satırlar birlikte okunmalıdır: haczedilecek mal bulunmadığının tutanakla açıkça belgelenmesi, kesin aciz vesikasının düzenlenmesinin temelidir.

Belge kendiliğinden düzenlenmez. Aciz vesikasının verilmesi için alacaklının talepte bulunması gerekir. Talep edilmediğinde belge düzenlenmez ve alacaklı, iptal davası dâhil bu belgeye bağlanan imkânlardan yararlanamaz. Bu nedenle mal bulunamadığı tespit edildiğinde talep gecikmeden yapılmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Tasarrufun iptali davası ne zaman açılabilir?

Borçlu hakkında takip yapıldığı ve takip sonuçsuz kaldığında açılabilir. İİK m.278’de 1 yıl (7571 sayılı Kanun’la 25.12.2025’te iki yıldan indirilmiştir; süre artık aciz belgesinin veya aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği ya da iflasın açıldığı tarihten geriye işler), m.279’da 1 yıl geriye dönük işlemler hedef alınabilir.

Kimler dava açabilir?

Takip alacaklıları dava açabilir. Birden fazla alacaklı varsa her biri kendi alacağı için ayrı dava açabilir ya da birlikte hareket edebilir.

Dava kime karşı açılır?

Borçluya değil, borçluyla işlem yapan üçüncü kişiye karşı açılır. Taşınmazı devreden üçüncü kişiden alanlar da koşullara göre davaya dahil edilebilir.

İptal kararı ne anlama gelir?

Borçlu tarafından devredilen mal üzerinde alacaklının haciz hakkı doğar. Mal üçüncü kişiden geri alınmaz; alacaklı o mal üzerine haciz koyabilir.

Aciz vesikası zorunlu mu?

Kural olarak zorunlu değil; takibin sonuçsuz kaldığını kanıtlamak yeterlidir. Ancak aciz vesikası davayı kolaylaştırır.

Aile içi devirler dava kapsamında mı?

Evet. Özellikle aile üyelerine yapılan devir ve bağışlarda Yargıtay zarar verme kastına ilişkin karine uygulamakta; ispat yükü üçüncü kişiye geçebilmektedir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman görüş esas alınmalıdır.

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme

Hukukçular Evi — Ankara

📞 Hemen Ara💬 WhatsApp ile Yaz
Post by Av. Fatma Öztürk