İstirdat Davası
10 Şubat 2026

İstirdat Davası

İstirdat davası, icra takibinin özel bir sonucu olarak açılan geri alma davasıdır. Borçlunun, aslında borçlu olmadığı bir alacak için icra takibi sonucunda zorunlu olarak ödemek durumunda kaldığı miktarı geri alma amacıyla açtığı bu dava, İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu yazıda istirdat davasının hukuki niteliği, açılma şartları, davacı ve davalı, dava süresi, ispat yükü, mahkeme ve yetki, karar sonrası uygulama esasları ile pratik öneriler ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

1) İstirdat Davasının Hukuki Niteliği

İstirdat davası, İİK m.72 hükmünde düzenlenmiş özel bir dava türüdür. “İstirdat” kelimesi “geri alma” anlamına gelir; bu dava ile borçlu, aslında borçlu olmadığı hâlde icra takibi sonucunda ödemek zorunda kaldığı miktarı alacaklıdan geri alır. İİK m.72 hükmü uyarınca “menfi tespit davasının açıldığı fakat borç ödendiği takdirde, ödenen para, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde açılacak istirdat davasında istenebilir.”

İstirdat davasının niteliği hem eda davası hem de tespit davası özelliği taşır. Eda davası niteliği ile davalıdan belirli bir para miktarının ödenmesi talep edilir. Tespit davası niteliği ile ise borcun gerçekten mevcut olmadığı ya da ödendiği tespit edilir. Bu iki yönlü niteliği, istirdat davasının hem hukuki durumu netleştirmesi hem de somut para tahsili sağlaması açısından önemlidir. Ayrıca istirdat davası, borçlunun kendi rızası ile ödeme yapması durumunda değil, icra takip baskısı altında ödeme yapması durumunda açılabilir; borçlunun sonradan pişman olması istirdat davasına dayanak olmaz.

2) İstirdat Davasının Açılma Şartları

İstirdat davasının açılabilmesi için birkaç koşulun karşılanması gerekir. Birinci koşul, icra takibi sürecinde borçlu tarafından ödemenin yapılmış olmasıdır. Ödeme, borçlunun kendi iradesi ile değil, icra takip baskısı altında yapılmış olmalıdır. Yani borçlu, ödemeyi haczin uygulanmaması, mallarının satılmaması, tazyik hapsinden kurtulmak gibi baskı altında yapmalıdır. Serbest irade ile yapılan ödemeler için istirdat davası kural olarak açılamaz.

İkinci koşul, borcun aslında mevcut olmamasıdır. Yani borçlu, ödediği miktara ilişkin gerçekte bir borç yükümlülüğünün bulunmadığını iddia etmelidir. Bu iddianın somut hukuki sebeplere dayanması gerekir; örneğin borcun daha önce ödendiği, alacaklının haksız zenginleşmede bulunduğu, borcun zamanaşımına uğradığı, borç ilişkisinin geçersiz olduğu gibi sebepler ileri sürülebilir. Üçüncü koşul, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde davanın açılmasıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve süresinde açılmayan dava reddedilir. Ayrıca borçlunun ödeme sırasında ihtiraz kaydı ile ödeme yaptığını belirtmesi (yani “ihtirazi kayıtla” veya “protesto ile” ödeme yaptığını beyan etmesi) davanın kabulünü kolaylaştırır.

3) İhtiraz Kaydı ile Ödemenin Önemi

İstirdat davasının başarılı olabilmesi için borçlunun ödemeyi “ihtiraz kaydı” ile yapması genellikle önem taşır. İhtiraz kaydı, borçlunun ödemeyi yaparken bu ödemenin borcu kabul anlamına gelmediğini, ödemenin sadece icra takip baskısından kurtulmak amacıyla yapıldığını ve istirdat hakkının saklı tutulduğunu beyan etmesidir. İhtiraz kaydı, icra müdürlüğüne verilen makbuz üzerine yazılabilir veya ayrı bir dilekçe ile bildirilebilir.

İhtiraz kaydının mutlak zorunluluk olup olmadığı doktrinde tartışmalıdır. Uygulamada ihtiraz kaydı olmadan yapılan ödemelerde de istirdat davası açılabilir; ancak bu durumda borçlunun ödemesinin “iradî” olmadığını ispatlaması daha zor olur. İhtiraz kaydı, bu ispat sürecini kolaylaştırır ve davanın kabul edilme olasılığını artırır. Bu nedenle icra takibi baskısı altında ödeme yapan borçluların, ödeme öncesinde ihtiraz kaydı beyanında bulunmaları önerilir. Ayrıca menfi tespit davası da açılmış ise, ödeme sonrası istirdat davasına dönüştürülebilir; İİK m.72 hükmü bu geçişi düzenler.

4) Davacı ve Davalı

İstirdat davasının davacısı, icra takibi sırasında ödeme yapan ve aslında borçlu olmadığını iddia eden kişidir. Kural olarak asıl borçlu bu kişidir; ancak borçlu adına ödeme yapan üçüncü kişi de (kefil, borçlunun mirasçısı vb.) belirli koşullarda istirdat davası açabilir. Ayrıca borçlunun ölmesi durumunda mirasçıları da istirdat davasını devam ettirebilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15 💬 WhatsApp

Davanın davalısı, icra takibini yürüten ve ödemeyi tahsil eden alacaklıdır. Alacaklının kimliği icra takip dosyasından belirlenir. Alacaklı gerçek kişi veya tüzel kişi olabilir. Alacaklının ölmesi durumunda mirasçıları davalı olabilir; alacaklının şirket olduğu durumlarda şirket tüzel kişiliği davalı sıfatını taşır. Davalı sayısı birden fazla olabilir; müşterek alacaklılar veya alacağın kısmen devri hâlinde birden fazla alacaklı davalı sıfatı taşıyabilir. Bu durumda dava tüm davalılara birlikte açılır ve karar tüm davalıları etkiler.

5) Dava Süresi ve Zamanaşımı

İstirdat davasının açılması için İİK m.72 hükmünde belirlenen süre, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıldır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; yani süresinde açılmayan dava reddedilir ve bu ret geriye alınabilir bir usul hatası değildir. Süre hesabı, ödemenin fiilen yapıldığı tarihten başlar; kısmî ödemeler için her ödeme kendi süresi içinde takibe alınır.

Süre hesabında bazı özel durumlar bulunabilir. Örneğin borçlu, ödeme yaparken ödemenin gerçekten yapılıp yapılmadığından emin değilse veya ödeme sonucunu sonradan öğrenmişse süre öğrenme tarihinden başlayabilir. Ancak bu tür istisnalar dar yorumlanır ve borçlunun somut gerekçelerle desteklemesi beklenir. Bir yıllık süreye ek olarak medeni hukuk kaynaklı zamanaşımı süreleri de (TBK m.146 vd.) göz önünde bulundurulabilir; ancak İİK m.72 hükmü özel düzenleme olarak öncelikle uygulanır. Süresinde açılmayan istirdat davası için borçlu alternatif olarak Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde sebepsiz zenginleşme davası (TBK m.77 vd.) açma yolunu deneyebilir; ancak bu farklı bir dava türü olup ispat şartları da farklıdır.

6) Mahkeme, Yetki ve Görev

İstirdat davası kural olarak asliye hukuk mahkemesinde açılır. Yetki ise davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6). Ancak davanın konusuna göre farklı görevli mahkemeler de söz konusu olabilir; örneğin tacir davalarında ticaret mahkemesi, tüketici davalarında tüketici mahkemesi görevli olabilir. Yetki ve görev tespitinde somut dosyanın koşullarına göre değerlendirme yapılır.

Dava dilekçesinde şu unsurlar yer almalıdır: (i) davacı ve davalı bilgileri, (ii) icra takip dosya bilgileri (icra dairesi, dosya numarası), (iii) ödeme yapılan miktar ve ödeme tarihi, (iv) borcun mevcut olmadığına dair gerekçe, (v) ihtiraz kaydının bulunup bulunmadığı, (vi) hukuki dayanak (İİK m.72), (vii) deliller (icra takip dosyası, ödeme belgeleri, borç ilişkisi belgeleri, tanık, bilirkişi vb.), (viii) netice-i talep (ödenen miktarın faizi ile birlikte geri istenmesi). Dava açma sırasında harç ödenmesi gereklidir; harç miktarı dava değerine göre hesaplanır. Uzun sürebilecek yargılamada avukat desteği çok önemlidir.

7) Yargılama Süreci ve Karar

İstirdat davasında ispat yükü kural olarak davacı borçluya aittir. Borçlu, borcun mevcut olmadığını ve ödemenin baskı altında yapıldığını ispat etmek zorundadır. Bu ispat için icra takip dosyası, ödeme belgeleri, borç ilişkisine dair belgeler, ihtiraz kaydı beyanları, tanıklar ve bilirkişi raporları kullanılabilir. Örneğin senetli borç iddiasında senedin gerçekliği veya vadesi tartışılabilir; ödendiği iddiasında ödeme belgeleri sunulur.

Yargılama süreci HMK’nın genel usulüne göre yürür. Ön inceleme, tahkikat ve karar aşamaları izlenir. Yargılama süresi somut olayın karmaşıklığına göre değişir; genellikle 1-3 yıl arasında olabilir. Karar sonucu davanın kabul edilmesi hâlinde alacaklının ödediği miktarı geri iade etmesine hükmedilir; bu iade faiziyle birlikte yapılır. Faiz hesabı, ödeme tarihinden başlayarak karar tarihi arasındaki dönem için hesaplanır ve genellikle yasal faiz uygulanır. Karar sonrası alacaklının ödemeyi yapmaması durumunda borçlu, yeni bir icra takibi başlatarak ilamlı takip yolu ile tahsilat sağlayabilir. Karar taraflarca istinaf ve temyiz yoluna götürülebilir; kararın kesinleşmesi ile iade yükümlülüğü kesinleşmiş olur.

Menfi Tespit mi, İstirdat mı? Ayrım Ödemeye Bağlı

İki dava da “borçlu değilim” iddiasına dayanır; ayrımı yapan tek unsur paranın ödenmiş olup olmadığıdır.

İki davanın karşılaştırması
ÖlçütMenfi tespitİstirdat
ZamanlamaÖdeme yapılmadan önceÖdeme yapıldıktan sonra
TalepBorçlu olunmadığının tespitiÖdenen paranın geri alınması
SüreTakip sürerkenÖdeme tarihinden itibaren bir yıl
ŞartÖdemenin cebrî icra tehdidi altında yapılmış olması
Görevli mahkemeGenel mahkemeGenel mahkeme
İhtiyati tedbirTakibi durdurabilir
İspat yüküDavacı borçludaDavacı borçluda
TazminatHaksız takipte %20’den az olmamak üzereAynı
Dava açılmazsaTakip devam ederBir yıl geçince hak düşer

Üçüncü ve dördüncü satırlar istirdat davasının iki şartıdır: dava ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır ve ödemenin cebrî icra tehdidi altında yapılmış olması aranır. Kendi isteğiyle, takip baskısı olmaksızın yapılan ödeme istirdada konu olmaz.

Birinci satır ise pratik tavsiyeyi doğurur: mümkünse ödeme yapmadan menfi tespit davası açılmalı ve ihtiyati tedbirle takip durdurulmalıdır — ödeme yapıldıktan sonra süreç hem uzar hem bir yıllık süreye bağlanır.

Takip ve itiraz rehberlerimiz: ödeme emrine itiraz türleri · icra inkâr tazminatı · kefilin savunması · menfi tespit ve istirdat · rehnin paraya çevrilmesi · kira alacağıyla tahliye

İstirdat Rejiminin Kanuni Çerçevesi

İstirdat davası, borçlu olunmadığı hâlde takip baskısıyla ödenen paranın geri alınması için açılır.

İİK m.72 çerçevesi
KonuKuralDayanak
Menfi tespitBorçlu, borçlu bulunmadığının tespitini isteyebilirİİK m.72
DönüşümÖdeme yapılması hâlinde davanın istirdada dönüşmesiİİK m.72
İstirdatÖdenen paranın geri alınması için davaİİK m.72
SüreÖdeme tarihinden itibaren bir yılİİK m.72
İhtirazi kayıtÖdemenin borç kabulü sayılmaması bakımından önemi
İspatBorcun bulunmadığının gösterilmesi
TazminatŞartları varsa hükmedilmesiİİK m.72
MerciGenel mahkeme

Dördüncü satır, en sık hak kaybına yol açan süredir: istirdat davası ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Sürenin kaçırılması hâlinde iade talebi genel hükümlere göre değerlendirilir ve ispat yükü ağırlaşır.

Ödeme ihtirazi kayıtla yapılmalıdır. Takip baskısı altında ödeme yapılacaksa, ödemenin borcu kabul anlamına gelmediğinin belirtilmesi ve bu kaydın belgeye geçirilmesi yerinde olur. Bu kayıt, sonradan açılacak istirdat davasında ödemenin niteliğinin değerlendirilmesinde dikkate alınır.

Menfi Tespit ile Karşılaştırma

İki dava aynı maddede düzenlenmiştir; ayrıldıkları nokta ödemenin yapılıp yapılmadığıdır.

Karşılaştırma
ÖlçütMenfi tespitİstirdat
DurumBorç henüz ödenmemişBorç ödenmiş
TalepBorçlu olunmadığının tespitiÖdenen tutarın iadesi
SüreTakipten önce veya sonraÖdemeden itibaren bir yıl
TakipKendiliğinden durmamasıTakip sona ermiş olabilir
TedbirAyrıca istenmesi gereğiSöz konusu olmaması
İspatBorcun bulunmadığıAynı şekilde
TazminatŞartları varsaŞartları varsa
MerciGenel mahkemeGenel mahkeme

Beşinci satır, iki dava arasındaki pratik farktır: ödeme yapıldığından istirdat davasında durdurulacak bir takip bulunmaz; bu nedenle tedbir tartışması gündeme gelmez.

Menfi tespit için menfi tespit davası rehberimize bakabilirsiniz.

Dava Şartları ve Taraflar

İstirdat davasının kabulü belirli şartlara bağlıdır.

Şart listesi
KonuNe aranır
ÖdemeParanın fiilen ödenmiş olması
TakipÖdemenin takip baskısı altında yapılması
BorçGerçekte borçlu olunmaması
SüreÖdemeden itibaren bir yıl (İİK m.72)
DavacıÖdemeyi yapan borçlu
DavalıÖdemeyi alan alacaklı
İhtirazi kayıtÖdemenin niteliği bakımından önemi
DelillerÖdeme belgeleri ve dosya kayıtları

İkinci satır, davanın ayırt edici şartıdır: ödemenin cebrî icra tehdidi altında yapılmış olması aranır. Serbest iradeyle ve borç kabulüyle yapılan ödemeler bakımından bu yol farklı değerlendirilir.

Ödeme belgesi saklanmalıdır. Hangi tarihte, hangi dosyaya ve ne tutarda ödeme yapıldığını gösteren belge davanın temel delilidir. Ödemenin banka üzerinden ve dosya numarası yazılarak yapılması, hem tarihin hem tutarın tereddütsüz gösterilmesini sağlar.

Görev ve Yetki

Davanın açılacağı mahkeme uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir.

Usul başlıkları
KonuDeğerlendirme
GörevUyuşmazlığın niteliğine göre görevli mahkeme
Ticari nitelikTicari işlerde asliye ticaret mahkemesi
Genel görevDiğer hâllerde asliye hukuk mahkemesi
YetkiGenel yetki kuralları
Takip yeriTakibin yapıldığı yer mahkemesi
HarçDava değerine göre hesaplanması
ArabuluculukTicari uyuşmazlıklarda dava şartı
SüreBir yıllık sürenin korunması (İİK m.72)

Yedinci ve sekizinci satırlar birlikte okunmalıdır: dava şartı olan arabuluculuk süreci işletilirken bir yıllık sürenin dolmamasına dikkat edilmelidir. Bu nedenle başvuru gecikmeden yapılmalıdır.

Yanlış mahkeme süre riski doğurur. Görevsiz veya yetkisiz mahkemede açılan dava, görevsizlik veya yetkisizlik kararıyla sonuçlanır. Bu nedenle dava açılmadan önce görev, yetki ve dava şartları denetlenmelidir.

Menfi tespit için menfi tespit ve istirdat rehberimize bakabilirsiniz.

İspat Yükü ve Deliller

İstirdat davasında ispat, borcun bulunmadığının gösterilmesine dayanır.

İspat başlıkları
KonuDeğerlendirme
ÖdemeÖdemenin yapıldığını gösteren belge
TarihÖdeme tarihinin tespiti
BorçBorcun bulunmadığı iddiasının dayanağı
SenetVarsa senedin incelenmesi
BedelsizlikSenedin karşılıksız kaldığı iddiası
İbranameAlacaklının ibra beyanı
YazışmaTaraflar arasındaki kayıtlar
TanıkDelil serbestisi kapsamında

İkinci satır, sürenin hesabı bakımından zorunludur: bir yıllık süre ödeme tarihinden işlediğinden, bu tarihin belgeyle tereddütsüz gösterilmesi gerekir.

Tam yargılama delil serbestisi sağlar. İstirdat davası genel mahkemede görüldüğünden, icra mahkemesindeki dar incelemeden farklı olarak her türlü delille ispat mümkündür ve tanık dinlenebilir. Bu imkân, belgeye dayanmayan iddialar bakımından bu yolu değerli kılar.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

İstirdat davalarında tekrarlanan eksiklikler sınırlıdır.

Hata başlıkları
HataSonucu
SüreBir yıllık sürenin kaçırılması (İİK m.72)
İhtirazi kayıtÖdemede kayıt düşülmemesi
BelgeÖdeme belgesinin saklanmaması
TarihÖdeme tarihinin belirsiz kalması
GörevYanlış mahkemede dava açılması
ArabuluculukTicari uyuşmazlıkta dava şartının atlanması
TazminatTalebin dilekçede yer almaması
DelillerBorcun bulunmadığına ilişkin belgelerin sunulmaması

Birinci satır, davanın kaderini belirler: bir yıllık süre hak düşürücü niteliktedir ve kaçırılması hâlinde bu özel dava yolu kapanır.

Ödeme tarihi belgelenmelidir. Bir yıllık süre ödeme tarihinden işlediğinden, bu tarihin dekont veya makbuzla tereddütsüz gösterilmesi gerekir. Dosyaya yapılan ödemelerde tahsilat makbuzu, haricen ödemelerde ise banka dekontu esas alınır.

Kesinleşme Sonrası İşleyen Rejim

Dava açılmadan önce takip kesinleşmişse paraya çevirme zinciri işlemiştir.

Paraya çevirme rejimi
KonuKuralDayanak
Satış istemeHacizden itibaren bir yılİİK m.106
Haczin düşmesiSüresinde satış istenmez veya gider on beş gün içinde yatırılmazsaİİK m.110
Kıymet takdiriRaporun ilgililere tebliğiİİK m.128
ŞikâyetTebliğden itibaren yedi gün; masraf da yedi gün içindeİİK m.128/a
Rızaen satışKıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi günİİK m.111/a
Elektronik artırmaPortalda yedi günlük teklif süresiİİK m.111/b
İlanEn az on beş gün önce ilanİİK m.114
İhale bedeliSonuç tutanağının ilanından itibaren yedi günİİK m.118

Beşinci satır, borçlu bakımından ödeme öncesinde değerlendirilmesi gereken imkândır: kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde rızaen satış yetkisi istenebilir ve bu yol daha yüksek bedelle satış sağlayabilir.

Ödeme öncesinde alternatifler değerlendirilmelidir. Takip baskısı altında ödeme yapılmadan önce, borcun gerçekten bulunup bulunmadığı ve elde bulunan belgelerin gücü değerlendirilmelidir. Ödeme yapıldıktan sonra izlenecek yol istirdat davasıdır ve bu yol bir yıllık süreye tabidir.

Tazminat Rejimi

İstirdat davasında da tazminat gündeme gelebilir.

Tazminat başlıkları
KonuDeğerlendirme
TalepAncak talep hâlinde hükmedilmesi
Borçlu lehineHaksız takipte tazminat (İİK m.72)
Kötü niyetAlacaklının borcun yokluğunu bilmesi
Alacaklı lehineDavanın reddi hâlinde
OranKanunda öngörülen asgari oran
HesapTalep edilen tutar üzerinden
Faizİade edilecek tutara faiz
Kanun yoluKarara karşı başvuru

Yedinci satır, talebin kapsamı bakımından önemlidir: iade edilecek tutara ödeme tarihinden itibaren faiz istenmesi dilekçede ayrıca talep edilmelidir.

Talep edilmeyen tazminata hükmedilmez. Hem alacaklı hem borçlu bakımından tazminat, dilekçede açıkça istenmedikçe kendiliğinden hükmedilmez. Talebin miktar ve dayanak gösterilerek yazılması, sonradan hak kaybını önler.

Menfi tespit için menfi tespit dava dilekçesi rehberimize bakabilirsiniz.

Takip Dosyasıyla Bağlantı

İstirdat davası açılırken takip dosyasındaki veriler esas alınır.

Dosya verileri
Konuİşlevi
Takip talebiAlacağın dayanağının gösterilmesi
Ödeme emriTebliğ tarihinin tespiti
İtirazİtiraz edilip edilmediği
KesinleşmeTakibin kesinleştiği tarih
TahsilatÖdemenin dosyaya işlenmesi
MakbuzTahsilat belgesinin alınması
KapanışDosyanın kapanma durumu
FekHacizlerin kaldırılmış olması

Beşinci ve altıncı satırlar birlikte okunmalıdır: dosyaya yapılan ödemenin tahsilat makbuzuyla belgelenmesi, hem ödeme tarihini hem tutarı tereddütsüz gösterir ve bir yıllık sürenin hesabında esas alınır.

Dosya kapansa dahi dava açılabilir. Ödeme yapılıp dosya kapatılmış olması istirdat davası açılmasına engel değildir. Aksine, ödemenin yapıldığı ve dosyanın kapandığı kayıtlar davanın dayanağını oluşturur. Bu nedenle kapanış belgeleri saklanmalıdır.

Uygulamada Sık Sorulanlar

İstirdat davası konusunda tekrarlanan sorular belirli başlıklarda toplanır.

Başlık bazında
SoruCevap
ŞartÖdemenin yapılmış olması
BaskıCebrî icra tehdidi altında ödeme
SüreÖdemeden itibaren bir yıl (İİK m.72)
İhtirazi kayıtÖdemenin niteliği bakımından önemi
MerciGenel mahkeme
DönüşümMenfi tespitin istirdada dönüşmesi
TazminatŞartları varsa talep edilmesi
Faizİade tutarına faiz talebi

Altıncı satır, iki davanın bağlantısını gösterir: menfi tespit davası devam ederken borç ödenirse dava kendiliğinden istirdat davasına dönüşür ve ayrıca yeni dava açılması gerekmez.

Süre hak düşürücüdür. Bir yıllık süre içinde açılmayan istirdat davası bakımından bu özel yol kapanır. Kalan imkân genel hükümlere göre iade talebidir ve bu yolda ispat yükü ile şartlar farklıdır.

Borçlunun Diğer Yolları

İstirdat dışında da başvurulabilecek yollar bulunur.

Yol haritası
YolDayanak
İtirazÖdeme emrine yedi gün içinde (İİK m.62)
Gecikmiş itirazKusursuz engel hâlinde (İİK m.65)
Usulsüz tebligatSürelerin işlememesi (İİK m.16)
Menfi tespitÖdeme öncesinde dava (İİK m.72)
İstirdatÖdeme sonrasında dava (İİK m.72)
Geri bırakmaİlamlı takipte (İİK m.33)
HaczedilmezlikKonut ve temel ihtiyaç eşyası (İİK m.82)
TaksitHaciz sonrası taahhüt (İİK m.111)

Dördüncü ve beşinci satırlar, aynı maddedeki iki yolu gösterir: ödeme yapılmamışsa menfi tespit, yapılmışsa istirdat davası açılır. Ayrım ödemenin gerçekleşip gerçekleşmediğine dayanır.

Yol seçimi aşamaya göre yapılır. Hangi yolun izleneceği, takibin hangi aşamada olduğuna ve ödeme yapılıp yapılmadığına göre belirlenir. Bu değerlendirme yapılmadan açılan dava veya yapılan başvuru süre kaybına yol açar.

İtiraz için icra takibine itiraz rehberimize bakabilirsiniz.

Dava Sonrası Süreç

Kararın yönüne göre farklı sonuçlar doğar.

Sonuç senaryoları
DurumSonuç
KabulÖdenen tutarın iadesi
FaizTalep edilmişse faiz
TazminatŞartları varsa borçlu lehine
Vekâlet ücretiLehine hükmedilmesi
RetÖdemenin yerinde sayılması
Karşı tazminatDavacı aleyhine ihtimali
Kanun yoluKarara karşı başvuru
İnfazKararın icraya konulması

Sekizinci satır, kararın sonuç doğurması için gereken adımdır: lehe karar alınsa dahi iade tutarının tahsili için kararın ayrıca icraya konulması gerekebilir.

Karar ilamlı takibe konu olur. İade kararı ilam niteliğinde olduğundan, ödeme yapılmaması hâlinde ilamlı takip yoluyla infaz edilir (İİK m.32). Bu nedenle karar kesinleştiğinde infaz süreci de planlanmalıdır.

Kambiyo Takibinde İstirdat

Senede dayanan takiplerde bu dava ayrı bir işlev görür.

Kambiyo takibinde
KonuKuralDayanak
İtiraz süresiBeş günİİK m.168
Merciİcra mahkemesiİİK m.168
Etkiİtirazın takibi kendiliğinden durdurmamasıİİK m.169
İncelemeBelge üzerinden dar incelemeİİK m.169/a
ÖdemeTakip baskısıyla ödeme yapılması
İstirdatGenel mahkemede iade davasıİİK m.72
SüreÖdemeden itibaren bir yılİİK m.72
DelilHer türlü delille ispat

Dördüncü ve sekizinci satırlar birlikte okunmalıdır: icra mahkemesindeki inceleme belge üzerinden yapılırken, istirdat davasında delil serbestisi bulunur ve tanık dinlenebilir.

Beş günlük süre kaçarsa yol istirdattır. Kambiyo takibinde itiraz süresi kısadır. Süre kaçırılmış ve ödeme yapılmışsa, borcun bulunmadığı iddiası istirdat davasıyla ileri sürülür. Bu dava ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.

Kambiyo takibi için kambiyo senetlerine özgü takip rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

İstirdat davası nedir?

İstirdat davası, borçlunun aslında borçlu olmadığı hâlde icra takibi sonucunda ödemek zorunda kaldığı miktarı alacaklıdan geri alma amacıyla açtığı davadır. İİK m.72 hükmünde düzenlenmiştir. “İstirdat” kelimesi “geri alma” anlamına gelir.

İstirdat davası hangi sürede açılmalıdır?

İİK m.72 uyarınca ödemenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; süresinde açılmayan dava reddedilir. Süresinde açılmayan dava için sebepsiz zenginleşme davası (TBK m.77 vd.) alternatifi değerlendirilebilir.

İhtiraz kaydı zorunlu mu?

Mutlak zorunlu değildir ancak çok faydalıdır. İhtiraz kaydı, borçlunun ödemenin borcu kabul anlamına gelmediğini beyanı olup istirdat davasının kabul edilme olasılığını artırır. Uygulamada icra takip baskısı altında ödeme yapan borçluların ihtiraz kaydı beyanında bulunmaları önerilir.

İstirdat davasında hangi mahkeme yetkilidir?

Kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi (HMK m.6). Görev bakımından genellikle asliye hukuk mahkemesi, tacir uyuşmazlıklarında ticaret mahkemesi, tüketici uyuşmazlıklarında tüketici mahkemesi görevli olabilir.

Ispat yükü kimdedir?

Davacı borçluya aittir. Borçlu, borcun mevcut olmadığını ve ödemenin baskı altında yapıldığını ispat etmek zorundadır. İspat için icra takip dosyası, ödeme belgeleri, borç ilişkisine dair belgeler, ihtiraz kaydı beyanları, tanıklar ve bilirkişi raporları kullanılabilir.

Serbest irade ile yapılan ödeme için istirdat mümkün mü?

Kural olarak hayır. İstirdat davası, icra takip baskısı altında yapılan ödemeler için açılabilir. Serbest irade ile yapılan ödemeler kural olarak istirdada konu olmaz. Ancak borcun sonradan geçersiz olduğu anlaşılırsa sebepsiz zenginleşme davası açılabilir.

Kararla ödenen miktar faizi ile iade edilir mi?

Evet. Karar sonucu davanın kabul edilmesi hâlinde alacaklı, ödenen miktarı faiziyle birlikte iade eder. Faiz hesabı, ödeme tarihinden karar tarihi arasındaki dönem için yapılır ve genellikle yasal faiz uygulanır. Alacaklı iade yapmaz ise borçlu yeni bir icra takibi ile ilamlı takip yapabilir.

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın

Ankara’da Uzman Avukat — Av. Fatma Öztürk

📞 Hemen Ara 💬 WhatsApp ile Yaz
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Av. Fatma Öztürk